
BAŞKAN ERDOĞAN'A HAKARET YEŞİL SOL'A İŞARET!
Başkan Erdoğan'a kin kusmaya devam eden kanlı katil HDP'nin seçime çatısı altında gireceği Yeşil Sol'a destek istedi.
7'LİYE UYANIK OLUN UYARISI
7'li koalisyona da uyanık olun uyarısı yapan Seven şunları öne sürdü;
"Halkımız ve demokrasi güçleri bu konuda uyanık olup her türlü tedbiri alan yoğun bir seferberlik içinde çalışmalı. Yeşil Sol Parti çatısı altında kendisini her alanda ifade edebilmeli. Bunu her türlü tedbiri alarak yapmalılar. Zaten Erdoğan kaçak olarak seçimlere giriyor, kaçak bir adaydır. Yalancı, hırsız, hiçbir ahlaki ölçüsü kalmamış Türkiye Cumhuriyeti devletini yöneten en rezil kişilikle karşı karşıyayız. Böyle bir kişiliğe sahip olan biri, kendi egosu için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Milli Görüş geleneğine ihanet ettiği gibi kendi inandığı tüm değerlerin hepsine gözünü kırpmadan ihanet edebilir. Hele hele o her ağzını açtığında salyalar akıtarak herkese her şeye saldıran kanla beslenen Devlet Bahçeli ve MHP gerçekliği göz önüne alındığında, demokrasi güçlerinin büyük bir uyanıklık içinde ve devrimci duruşla çabasını en yüksek seviyede tutması gerekir. Böyle olunca başarılacaktır. Ki her anlamda çürüyen, batan ve birçok çete, kadın düşmanı kontra çevrelerle ittifak yapan bu faşist iktidar karşında başarıya ulaşmak o kadar zor olamaması gerek."

Terörist kustuğu röportajda Başkan Erdoğan'a destek vereceğini açıklamasının ardından CHP ve FETÖ medyasın tarafından hedefe konulan HÜDAR PAR'a şu sözlerle saldırdı;
"Hüda Par, bir kontra yapıdır. Kürtler bunları çok yakından tanımaktadır. Bu yapı 1990'lı yıllarda derin devlet ve hükümetler tarafından her türlü destek verilerek, örgütlendirilen bir kontra cinayet şebekesidir. Binlerce insanımızın kanını döken bu çete yapısı, PKK'ye ve Kürtlere karşı savaştırılmak için kuruldu. Kürtler bu cinayet şebekesine Hizbulkontra diyor. Zaten Hizbullah'ın Kürtçedeki anlamı Hüda Par'dır. Yani Allah'ın partisi anlamındadır. Bu kontra örgütü aslında bir DAİŞ, bir JİTEM gerçekliğidir. 1990'lardaki JİTEM'in tüm katil elamanları tamamıyla bu Hizbulkontra yapısından oluşuyordu. Bu kontra yapısının biraz daha geniş yapısı AKP'nin kendisidir. Kürtler DAİŞ'e karşı savaş yürütürken DAİŞ'in doğrudan AKP olduğu net bir biçimde ortaya çıkmıştı. Onun için AKP'nin bu yapılarla ittifak kurmasına şaşırmamak gerek. Zaten her anlamda çürüyen faşist rejim, bu ittifakla halklar ve tüm insani çevreler nezdinde daha da hiçleşecektir. Bir diğer durum ise Hüda Par'a yasal bir kılıf uydurulmaya çalışılıyor. Bunun için her türlü ekonomi ve siyasi olanak sağlanıyor. İleriki süreçte bu durum muhtemelen çok tehlikeli bir hal alacaktır. Eğer AKP-MHP faşist bloku bu seçimde istediği sonucu alamazsa bunları Kurdistan'da ve diğer yerlerde silahlandırıp devrimci mücadeleye ve Kürtlere karşı savaştıracaktır. Bu kontralara yasal bir kılıfın uydurulmaya çalışılmasının nedeni budur.
Bu yaklaşımın bu düzeyde açık bir şekilde sergilenmesi T.C. geleneğinde ilk defa oluyor. Türkiye'nin geleneğinde kırmızı kitap vardır. İrtica tehlikesi denilen bir madde bulunur. İrtica, Kürtler ve Sol. Şimdi bu kitabın sayfasını yırtarak, AKP kendi yeşil faşizmini Hüda Par ile (Hizbulkontrayla) buluşturmuştur. Artık bu bir şer üçgeni, bir çete ve kontra grubudur. Bunu böyle yorumlayıp her yerde teşhir etmek gerekiyor. Bu Kürtler nezdinde teşhir olmuştur. Bu durum AKP-MHP'nin nasıl bir düzeyde zorlandığının resmidir. Amadspor, Bursaspor maçında Yeşil'in (Mahmut Yıldırım) ve beyaz torosların fotoğraflarının açılması, sonrasında Bahçeli'nin bu saldırıları sahiplenen bir tutum içerisine girmesi ve kutlaması, bu olayın nasıl organizeli bir saldırı ve tehdit olduğu açığa çıktı. Tüm çevreler bunu bilmeli, görmeli ve ona göre hareket etmeli. Bu zihniyet hiçbir farklılığı tanımaz ve yok etme çabasında olur. Onun için tüm kesimler buna karşı uyanık olup güçlü bir mücadele yürütmeli. Bu yapı, seçim sonrası tehlikeli hale gelebilir."

7'Lİ KOALİSYONA GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIN TALİMATI
Seven 7'li koalisyona ve ortaklarına gece gündüz çalışan talimatını ise şu sözlerle verdi;
"Bu açıdan bizim tutumumuz ve çağrımız, bu seçimi AKP-MHP faşist rejiminin sonunu getiren bir seçim olmalıdır. Şüphesiz bunun için çalışmak gerekiyor. Her kesin gecesini gündüzüne katarak sadece medyayla, bir iki telefon görüşmesiyle bir iki basın açıklamasıyla değil; kapı kapı dolaşan bir çalışma yürütülmelidir. "
PKK KAZANIRSA APO SERBEST KALACAK OSMANLICI İŞGAL SONA ERECEKMİŞ!
Rezil ifadelerle AK Parti'yi ve MHP'yi hedef almayı sürdüren terörist Seven seçimlerde Cumhur İttifakı'nın başarısız olması durumunda terör örgütü elebaşı Öcalan'ın serbest kalacağını iddia ederek HDP'nin Öcalan'a özgürlük söylemlerine gönderme yaptı.
Terörist Seven, "Bu Newroz'da gençlik ve kadın öncülüğünde gelişen muazzam direniş, Önderliğin özgürlüğünü haykıran bu direniş, kendisini tutumuyla da adına yasal çerçeve denilen sandıklara büyük bir potansiyel güç olarak yansıyacaktır. Bu temelde AKP-MHP'nin öngördüğü yeni Osmanlıcılık siyaseti boşa çıkarılacaktır. Yeni Osmanlı siyaseti ve Misak-ı Mili hayalleri işgalci planları gerçekleşmeyecektir. Bunun önemli oranda önü alınmıştır. Bu seçimler de buna vesile olacaktır. Bu temelde halkımıza ve demokrasiye duyarlı herkese çağrımız bu eksendedir. Newroz ruhuyla demokrasinin öngördüğü yasal çerçeveyi de siyaset alanında sahiplenmek gerekiyor." dedi.

KİMDİR BU TERÖRİST NEDİM SEVEN?
"Çukurcalı Behzad" kod adlı Nedim Seven Terör örgütü PKK'nın Avrupa sorumlusu olduğu 2008'de İtalya'da yakalanmıştı. Suriyeli terörist Fehman Hüseyin'in adamı olan Seven'in, Murat Karayılan yandaşları tarafından İtalyan güvenlik birimlerine ihbar edildiği bildirilmişti.
Seven PKK'nın Avrupa'daki kasası olarak da biliniyordu.
2008'de AA'nın aktardığına göre, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan ve Roma Fiumicino Havaalanı'nda geçen hafta İtalyan güvenlik güçlerince yakalanan örgütün Avrupa sorumlusu Nedim Seven'in üzerinden "Seyfi Ateş" adına düzenlenmiş sahte pasaport çıktı.
Ermenistan'a kaçmak isterken ele geçirilen Nedim Seven'le birlikte gözaltına alınan ve terör örgütünün İtalya sorumlusu olduğu bildirilen Mehmet Yüksel ise "Danimarka vatandaşı olduğunu" söyleyerek üzerinde taşıdığı Danimarka pasaportunu ibraz etmesi üzerine serbest kaldı.