Putin ve Şi 150 yıl yaşar mı?
Pekin'de dev askeri geçit töreni...
Malum, İkinci Dünya Savaşı'nın sona erişinin 80. yıldönümü...
Herkes yeni silahlara odaklanmış...
Hipersonik gemisavarlar, en yeni balistik füzeler falan...
Ve tam o sırada fark ediliyor; Putin ve Şi'nin tercümanlarınınmikrofonları açık kalmış...
Konuşmaları işitiliyor...
Ne konuşuyorlar?
Hayır, bugünü değil,yakın geleceği...
Silahları değil, "insan"ınyaşlanmasını, beden algısınındeğişimini ve yeni tıpteknolojilerini konuşuyorlar...
Öyle laf olsun diye değil, uzun uzun konuşuyorlar.
***
Şi, "geçmişte 70 yaşına gelene çok yaşlandı gözüyle bakılıyordu, oysa yakında genç sayılacaklar" diyor.Putin konuyu derinleştiriyor: "yeni tip organ nakilleri bildiğimizden çok ötesinde artık, tekrarlanan organ nakilleri yoluyla beden gençleştirilebilecek" diyor ve ekliyor: "150 yaşına gelmekolağan sayılacak, hatta iş birtür ölümsüzlüğe kadar gidebilir."
***
Bizim medya iki satırdanfazla ilgilenmediği için haberigörmemiş olabilirsiniz...Ama bu sohbet Batı medyasını karıştırdı.
Trump'ın Çin ve Rusya'yı eleştiren ve Hindistan'ı tehdit eden açıklaması bile ikinci planda kaldı...
***
Öyle de devam ediyoruz.
TV kanalarımız gece yarılarına kadar CHP'yi tartışıyorlar.
Kimse de demiyor ki...
CHP dediğimiz eskisiyle de, muhtemel yenisiyle de on dakikalık bir konu, ötesi için harcanan enerjiye yazık...
***
Şu çok net...Tıp giderek ayrışıyor; bu gidişle "seçkinlerin tıbbı"ndan söz edeceğiz.
Ne yazık ki...
Bu türden dünya gündemleriylebizim hiçbir bağımız kalmadı...
***
Uzun ve genç yaşam...Hatta bir tür ölümsüzlük arayışı...
Bunlar artık ön planda...
Sade insan tansiyonla, şekerlefalan uğraşırken tıp bambaşkabir teknolojik safhaya geçiyor.
İleride bunlar üzerine çok konuşacağız...
***
Bugün yazımı Enbiya Suresi'nin34. Ayeti ile bitirmek istiyorum: "Biz, senden önce de hiçbir beşeri ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de, onlar ebedi yaşayacaklar mı?"
***
NOT DEFTERİ
İnkârlar, inatlaşmalar, hırslar, hasetler, yalanlar, kayırmalar... Beden hastalıkları bunların yanında hiç kalır. İnan bana! (TARIKBUĞRA / Yağmuru Beklerken)


