Osman Kavala skandalının perde arkası! 10 büyükelçiden çocukça bahaneler
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi davasından tutuklu Osman Kavala'nın serbest bırakılması için Türkiye'nin içişlerine müdahaleye kalkışan ve bu amaçla skandal bir bildiriye imza atan 10 büyükelçiyle ilgili ‘İstenmeyen adam ilan edilsinler’ talimatı sonrası Dışişleri’nde acil toplantı yapıldı. Muhataplarla temasa geçildi ve skandal ‘Kavala’ bildirisinin geri alınması açık bir dille istendi. Bazı AB büyükelçileri, ikili görüşmelerde metni görmediklerini, rutin açıklama olarak onay verdiklerini söylediler, bazıları ise "cuma öğleden sonranın tatil havasına kapıldık, metnin sonuçlarını hesap edemedik" sözleriyle bahane üretmeye çalıştılar.

Avrupalı elçilikler bünyesinde kurulan "İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı" kapsamında faaliyet gösteren diplomatlar, taslak metin oluşturdu. Mutfak çalışmasını Danimarka Büyükelçiliği yaptı, ABD Büyükelçiliği de süreci koordine edince diğer büyükelçilikler de arkasına takıldı. 10 ülkenin daha çok ikinci adamları düzeyinde şekillenen skandal bildiri, AB üyesi olmayan başka büyükelçiliklerle de paylaşıldı. Metni provokatif bulan bazı ülkeler, taraf olmak istemedi. Bazı büyükelçilikler "Gelişmelere göre hareket ederiz"'cevabını verirken, kimileri "Bu ifadeler siyasi kriz yaratabilir" diyerek kaygılarını dile getirdi.

DİPLOMATİK BAŞARI: Başkan Erdoğan'ın, "İstenmeyen adam ilan edilmeleri talimatını verdim" demesinin ardından Dışişleri Bakanlığı'na ilk telefon Brüksel'den geldi. AB Komisyonu ile Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilciliği, krizin derinleşmemesi için ne yapılabileceğini sordu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bakan yardımcıları Sedat Önal, Faruk Kaymakcı ve Yavuz Selim Kıran'la acil toplantı yaptı. Toplantıda daha önce hazırlanan "istenmeyen adam ilanı dosyaları" gözden geçirildi. Toplantıda Çavuşoğlu, "Bu, egemenlik haklarımızla ilgili bir konu. Cumhurbaşkanımızın sözlerini kesinlikle havada bırakamayız" ifadesini kullanırken, alternatif diplomatik seçeneklerin de tartışılması için zemin hazırladı. Diplomatik misyon şeflerinin, telaşla telefonlar ederek "Ne yapabiliriz?" diye sorduğu da kayıtlara geçti. Acil toplantıda alınan karar çerçevesinde muhataplarla iletişime geçilerek skandal bildirinin, yine 10 ülke açıklaması ile geri alınması açık bir dille anlatıldı.



















