Gençler hak yenen dünyayı nasıl öğreniyor?
"Benim küçük kız şimdiden spordan, toplumdan, insandan umudunu kesti ağabey" diyor ahbabım...
"Geçen yıl bütün karşılaşmalara hevesle katıldı ama takım olarak her yarışmada açık haksızlıklarla karşılaştılar; hakemler rezalet, küçücük çocukları spordan soğuttular."
Ortaokul ve lise çağında sporyapan gençlerden konuşuyoruz...
En çok da Uzakdoğu dövüş sporlarıalanındaki lisanslı okullu sporculardan...
***
Soruyorum...Sonuç?
Cevap şöyle...
"Kayırılan illerde gözde hocalarve talebeleri var, hep onlar birinciilan ediliyor. Bizim gençler figürangörevi yapıp geri dönüyor ve bütünbunlar anne babaların gözleri önündeoluyor..."
***
Yine bir dostum anlatıyor:"Çocuklar zombi gibi AVM AVM gezmiyorlar diye başta sevinmiştik.. Elleri, ayakları, parmakları inciniyordu ama telefon bağımlılıkları bitmişti. Sonra iller arası müsabakalar başladı. Ailece oradan oraya taşınmayabaşladık. Ama hakem rezaletleribütün tadımızı kaçırdı ağabey...
Çocuklar bizden zekiler; sahteliği,numaracılığı öyle net fark ediyorlarki, şimdi hepsinin kalbi kırık,hem spora hem de memlekete karşıkalpleri kırık."
***
Dinledim, dinledim...
Bitmiş bu iş dedim, bitirmişiz...
Adı spor ama "dostlar alışverişte görsün ve ahbapların çocukları sebeplensin" sporu...
***
Biliyorum...Aktüel politikadan ve dünya hâllerinden o kadar çok konuşuyoruz ki, bunlara sıra gelmiyor.
Hele hayata ve dümdüz insan hâllerinehiç girilmiyor.
Şimdi bu yazdıklarıma da şöyle bir bakıp geçeceksiniz, muhtemelen. Çünkü bu alışkanlığımızı kaybettik...
***
Genel tablo şöyle...Her gün politik aktörlerden söz ediliyor.
Kalan alan dış politika ve finansal gelişmelerle dolduruluyor.
Hayat mı?
Magazin işte!
Spor mu?
Eğer içinde ünlüler yoksa, sporda yok!
***
Oysa benim gazeteciliğe gözümü açtığım yıllarda "insan"dan söz etmek temel görev sayılıyordu.
İnsanın peşini bıraktık...
Hırsları, yalanları, ucuz numaralardan sebeplenmeyi konuşmuyoruz.
Sosyal hizipçiliği yazmaktan kaçınıyoruz.
Sonuç bu!
Başlıktaki sorunun cevabını biliyorsunuz?
Spor yaparak...
***
NOT DEFTERİ
Eğer denizdeyseniz... Fırtına çıkacaksa, gökyüzünde belirtilerini günler önceden görürsünüz. Karada göremezler; çünkü nereye bakacaklarını bilmezler... (ERNEST HEMINGWAY / İhtiyar Adam ve Deniz)


