Erdem Yılmaz: “Her oyuncu sınırlarını zorlayan yönetmenle çalışmak ister”

Kırık Hayatlar'da Çınar karakterine hayat veren oyuncu Erdem Yılmaz, Bi' Başka YouTube kanalında İrem Erbaş'ın konuğu oldu. Oyunculuk kariyeri öncesi ve sonrasını tüm bilinmeyenleriyle anlatan ünlü oyuncu, yönetmen Nuri Bilge Ceylan ile çalışma isteğinden bahsederek, böyle yönetmenlerin oyunculara farklı bir bakış açısı kattığını söyledi. Yılmaz, "Belki de Nuri Bilge Ceylan'ın filminde rol alan oyuncular en yüksek performansını gösteriyor o filmlerde. Her oyuncu kendi sınırlarını zorlayan yönetmenle çalışmak ister" dedi.
Youtube'un sevilen kanallarından Bi' Başka'ya konuk olan Erdem Yılmaz, çocukluğundan, oyunculuk kariyerine uzanan hikâyesini anlattı. Hiperaktif bir çocuk olan Erdem Yılmaz'ın ailesi 'fazla enerjisini' bin bir türlü kursla kesmeye çalışırken Yılmaz, kendini tiyatroda buldu. İlk kez 13 yaşındayken yuttuğu sahne tozu onu bu günlere getirdi. Şimdilerde günlük yayınlan bir dizi ile ekranda.
Nasılsın? Nasıl gidiyor hayat?
Urla'dayız şu an çekimlerden dolayı. İstanbul'da doğup büyüyen biri olarak İzmir'e adapte olmaya çalıştım bir süre tabii. Oraya alıştığım için şimdi burası biraz farklı geliyor. Temmuzdan beri İzmir'deyim. Yoğun tempoda çalışıyoruz.
Canın kaos istemiyor mu? :)
İstiyor arada. Yaşadım daha demin işte buraya gelirken :)
Günlük dizide oynamanın avantajları/dezavantajları nedir sence? Süreç yormuyor mu seni?
Bizim çekim mekânlarımız birbirine çok yakın. Trafik anlamında çok ciddi bir zaman tasarrufumuz oluyor. Ekip de birbiriyle çok uyumlu. Keyifli bir atmosferimiz var. Yapımcımız, yönetmenimiz, ekip arkadaşlarımız birbiriyle iç içe. Zaman anlamında çok hızlanmaya başladık. İş oturdu. Herkes birbirine alıştı, rollerimize alıştık. Bu yüzen çalışma tempomuz ilk zamanlardaki kadar yoğun değil.
Kırık Hayatlar'da Çınar karakterine hayat veriyorsun. Hem diziden hem karakterinden hem de projenin nasıl geliştiğinden sana geldiğinden bahseder misin?
Kırık Hayatlar, birbirini çok seven ama kavuşamayan 2 insanın hikâyesi olarak başlamıştı. Ama bu süreçte de çok başka hikâyeler dönüyor tabii etrafta. Çınar çok duygusal ve naif bir karakter. Ama aynı zamanda sevdikleri için gözünü karartıp her şeyi yapabilecek bir karaktere de sahip. Erdem ile Çınar'ın da benzediği çok yer var. Çınar'ı oynamak da benim için keyifli. Proje bana geldiğinde setin İzmir'de olduğunu bilmiyordum. Sonradan öğrendim. Çok şaşırdım. Çünkü çocukluğum İzmir'de geçti. Her yaz giderdik, ailemin bir kısmı orada. İzmir'de çekileceğini öğrenince mutlu oldum. Çünkü İzmir'de uzun soluklu kalma hayalim vardı. Güzel bir tesadüf oldu.
"BİTSE DE GİTSEK, DEMEMEK LAZIM"
Oyunculuğa nasıl başladın?
Ben çok hiperaktif ve yaramaz bir çocuktum. Okulda çok da başarılı değildim. Annem ve babam da beni etkinliklere yollardı enerjimi atabilmem için. Önce futbola yolladılar. Ama dünyanın en kötü topçusu oldum :) Mahalle maçlarında bile kimse beni takımına almazdı. Kenardan izlerdim. Ardından basketbol, piyano, gitar dersi derken dikiş tutturamıyorum. Sonunda beni tiyatroya yollamaya karar veriyorlar. Hiçbir şeyden zevk almayan ben tiyatroda kalakalıyorum. Burada farklı bir şey var diyorum. 13-14 yaşlarındaydım başladığımda. Karar verdim, bu işi yapacağım dedim. Babama da söyledim. Genelde aileler istemez ya çocuklarının oyuncu veya şarkıcı olmasını. Ama bizde öyle olmadı. Ailem hep destekledi beni. 17 yaşında yüzde yüz bursla Yeditepe Üniversitesini kazandım, konservatuvara girdim. Serüven başlamış oldu. Bir insan ne iş yaparsa yapsın o insan işini sevmediği zaman başarısız olur. Bitse de gitsek dememek lazım. Sevdiğin işi yapmak lazım. Bu aslında başarıyı getiren şey. Ben işimi çok seviyorum.
"KOMEDİ YAPMAYI ÇOK İSTİYORUM"
Önümüzdeki projelerin için "Keşke şöyle bir projede yer alsam" ," "Keşke şöyle bir karakteri canlandırsam" gibi isteklerin var mı?
Ben komedi yapmayı çok istiyorum. Çok enerjik ve komiğimdir. İnsanları güldürmeyi severim. Leyla ile Mecnun, İşler Güçler gibi absürd komedi işler beni çok heyecanlandırıyor. O tarz işlerde yer almak isterim. Farklı dramaların ve oyunların içinde yer aldım ama komedi alanında da bir şeyler yapmak isterim.
"Her oyuncu kendi sınırlarını zorlayan yönetmenlerle çalışmak ister"
Nuri Bilge Ceylan ile çalışmak istediğini okudum bir yerde. Oyuncularını çok zorlayan bir yönetmen. Birlikte çalışacak olsanız bir yandan da ürkütür mü seni?
Zeynep Günay Tan da çalışmak istediğim yönetmenlerden. Soruna gelirsem, bu isimlerle çalışmak ürkütmez beni. Çünkü oyunculuk perspektif meselesi. Bakış açısıyla alakalı bir şey. Yönetmen gelip sana farklı bir perspektif katıyor. Çakralar açılıyor. Oyuncunun zorlanması oyuncuyu besleyen bir şey. Taner Birsel de Nuri Bilge ile çalıştıktan sonra çok zorlandığını ama büyük keyif aldığını söylemişti. Belki de Nuri Bilge Ceylan'ın filminde rol alan oyuncular en yüksek performansını gösteriyor o filmlerde. Her oyuncu kendi sınırlarını zorlayan yönetmenle çalışmak ister.
Bugüne dek çalışmaktan en keyif aldığın ismi sorsam?
Çok var. Şu an dizide babamı oynayan Atsız Karaduman var. İyi bir oyuncu, iyi bir hoca, iyi bir abi. Daha önceki projemde Cem Davran babamı oynamıştı. Amcamı Mehmet Aslantuğ oynamıştı. Bu insanlar Türkiye'de sayılı sanatçılar arasında yer alıyor. Partnerlerimden Afra Saraçoğlu çok başarılıydı. Şimdiki partnerim Meltem de çok başarılı. Kıyaslama yapamam. Hepsi farklı yerde benim için.
Kardeş Çocukları nasıl geçti senin için?
Askerlik dönüşü başladım projeye. Deneme çekimlerinde yönetmenim beni çok rahatlattı. Mert karakterine hayat verdim. Duayen tiyatrocularla çalıştım. Benim için çok özel bir yerde. Reytinglerden dolayı çok uzun sürmedi ama benim için bambaşka bir yerde bu proje.

