
Erdoğan, tam yarım asırdır her biri milletin göz aydınlığı olan binlerce gencin bu çatı altında ilim, irfan ve hikmetle yoğrularak hayata hazırlandığını aktararak, şöyle devam etti:
"Vakfımızın tedrisatından geçen pek çok kardeşimiz, yıllardır bürokraside, iş dünyasında, sivil toplumda veya dünyanın farklı köşelerinde 'Sizin en hayırlınız insanlığa en faydalı olandır.' inancıyla insanlığa hizmet ediyor. '100 yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.' diyen irfanın kurumsallaşmış hali olan vakfımızın yürüttüğü çalışmaların ehemmiyetini bugün çok daha iyi anlıyoruz. Deprem felaketinin bizlere hatırlattığı gerçeklerin başında dünya hayatının geçiciliği geliyor.
İşte şu anda illeri dolaşırken, oralarda ebediyete irtihal eden ailelerin hayatta kalanlarını gördüm. Bu arada 900'e yakın amputemiz var. Bunların içinde yavrularımız var. Ayaklarını kaybeden, kollarını kaybeden Aleyna'mız var. Bu Aleyna'mız annesini de babasını da kaybetti. Şu anda teyze kızı hemşire onunla hayata tutunacak. Ne büyük imtihan ve bütün bu imtihanları aşarak, hep birlikte bu yola yürüyeceğiz inşallah. Son günlerde bir kez daha gördük ki hepimiz birer faniyiz. Bir can taşıyoruz. Onun da bizden ne zaman alınacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Uykuya dalınca nasıl uyanacağımızın, yarına çıkıp çıkmayacağımızın, bir sonraki ramazan-ı şerifi görüp göremeyeceğimizin bilgisine sahip değiliz. Bunun için biz dünyadan göçsek de geride amel defterimizi açık tutacak hizmetlere imza atmamız gerekiyor. Hep söylediğimiz gibi aslolan Allah'ın verdiği can emanetini hakkıyla teslim etmek ve gök kubbede hoş bir sada bırakmaktır."

86 YILLIK HASRETE SON VERDİK
86 yıl aradan sonra Ayasofya'nın asıl kimliğine kavuşturduk. Türkiye siyasi ve ekonomik bağımsızlığını küresel ölçüde tescillemiştir. Ayasofya'yı aziz bir kitap gibi açma şerefini açmayı bizlere kısmet etti.
SAMİMİYETİMİZE, GAYRETİMİZE 85 MİLYONUN HEPSİ ŞAHİTTİR
6'lı masadakilerin uyudukları gaflet uykusundan bir an önce uyanmasını tavsiye ediyorum. Birisi de, Çamlıca'yı dolduramazlar. E ne oldu? Tıklım tıklım doldu. İnanç ve iman öyle bir cevher ki tekeden bile süt çıkartır. Diğer eserlerimizle birlikte bu tarihi kazanımlar geride bırakacağımız siyasi mirasın en güzel örnekleridir. Samimiyetimize, gayretimize 85 milyonun hepsi şahittir. İlk gençlik yıllarımızdan itibaren bize dava şuurunu kazandıran, siyasette Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle yad ediyorum. Örnek mücadele ve erdem insanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu da rahmetle anıyorum.

14 MAYIS TARİHİ YOL AYRIMI
Yeni bir seçim ve yeni bir imtihandayız. 14 Mayıs tarihi bir yol ayırımına dönüşmüştür. Terör örgütlerinden küresel odaklara kadar 14 Mayıs'a kilitlendi. Buraya gelmeden Putin ile bir görüşmemiz oldu. Türkiye'deki seçimi nasıl izlediklerini onlardan dinlendim.
TEK DERDİMİZ MİLLETİMİZDİR
Seçimlerden kendi çıkarlarına uygun sonuçları almak için her türlü operasyonu yapmaktalar. Terör örgütleriyle omuz omuza yürüyen bu insanlardan ülkemize, vatanımıza herhangi bir hayır gelir mi? Bu ülkeye siyasetçi, belediye başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak neredeyse yarım asırdır size hizmet eden bir kardeşimiz olarak 14 Mayıs'a ihtiras penceresinden bakmıyoruz. Tek derdimiz milletimizdir. Çevresi adeta bir ateş çemberi ile kuşatılmış Türkiye'nin kaybedecek tek bir anın dahi olmadığına inanıyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi Irak üzerinden Körfez bölgesine bağlayacak Kalkınma Yolu'yla ilgili en kritik adımı geçen hafta Irak Başbakanı ile birlikte attık. Önümüzdeki günlerde milletimize yeni müjdeler vermeyi de sürdüreceğiz." dedi.
Erdoğan, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen İlim Yayma Vakfı 52. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, fani dünyada esas meselenin mal, mülk, koltuk değil kalpleri kazanmak, gönülleri fethetmek, ülkesine, milletine, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı işler yapmak olduğunu söyledi.
Geride kalıcı eserler için çalışan, bu uğurda çaba harcayan insanlar olduklarını dile getiren Erdoğan, "Bu anlayışla 40 yıldır siyasetin farklı kulvarlarında aziz milletimize aşkla hizmet ediyoruz. Allah'ın takdiri, milletimizin de tensipleriyle Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak Türkiye için, Türk milleti için çok önemli projelere hamdolsun imza attık. Her karışında bir şehit yatan bu aziz vatanı ilelebet payidar kılmak, küresel nizamda hak ettiği yere ulaştırmak için yoğun çaba harcadık. 85 milyon vatandaşımızla birlikte dünyadaki tüm mazlum ve mağdurların da umudu olan bir Türkiye inşa etmek için gerçekten çetin mücadeleler verdik." değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşan bu zorlu süreçte ciddi sıkıntılarla sınamalarla da karşılaştıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık kumpasından 15 Temmuz alçak darbe teşebbüsüne kadar milletimizin iradesini gasbetmeye yönelik nice saldırıyı Allah'a hamdolsun boşa çıkardık. Emperyalist güçlerin, eli kanlı terör örgütlerinin, sırtını vesayet odaklarına dayamış milli irade düşmanlarının, vatanımızın istiklalini, evlatlarımızın istikbalini çalmasına asla müsaade etmedik. Ekonomimizi büyüttük. Demokrasimizi güçlendirdik. Yasakları ortadan kaldırdık. Türk dış politikasına itibar ve öz güven kazandırdık. Allah'a hamdolsun. Şu anda kişi başı milli gelir 10 bin 650 dolara yükseldi, daha da artacak. Türk Devletleri Teşkilatı'nın kuruluşundan yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarının korunmasına kadar pek çok imkansızı başardık."
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdikleri reformlarla Türk siyasetinde tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Bugün artık sürekli ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan değil savunma sanayinden terörle mücadeleye, sağlık, eğitim, ulaşım ve enerjiye kadar her alanda başarılarıyla destan yazan bir Türkiye var. 1999 depremi sonrasında memur maaşlarını ancak IMF kredileriyle ödeyebilen bir Türkiye'den bugün hem depremin yaralarını saran hem de işçisine, memuruna, emeklisine her türlü desteği veren bir ülkeye kavuştuk." diye konuştu.
"İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ASRI TÜRKİYE YÜZYILI HALİNE GETİRMEK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem asrın felaketiyle mücadele ettiklerini hem de asrın projelerini tek tek gerçeğe dönüştürdüklerini belirterek, emekli olmak için yaşı bekleyen 2 milyon 250 bin vatandaşın taleplerini karşıladıklarını anlattı.
Milletin 600 yıllık hayali olan Türkiye'nin otomobili Togg'un teslimatlarının da başlayacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ülkemizi bir üst lige çıkaracak Milli Muharip Uçağımız başta olmak üzere pek çok savunma ürününü tamamlama yolunda hızla mesafe alıyoruz. İHA'mızı yaptık, SİHA'mızı yaptık, Akıncı'mızı yaptık ve hepsinden öte şu anda en üst segmentte jet uçağımızı yaptık. Karadeniz gazının milli dağıtım sistemimize verilmesine ilişkin çalışmalarda sona geldik."
Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi'ne değinerek, "Türkiye'yi Irak üzerinden Körfez bölgesine bağlayacak Kalkınma Yolu'yla ilgili en kritik adımı geçen hafta Irak Başbakanı ile birlikte attık. Önümüzdeki günlerde milletimize yeni müjdeler vermeyi de sürdüreceğiz. İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı haline getirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
"SESSİZ DEVRİMLERLE YILLARCA MİLLETE DİKTE EDİLEN KAST SİSTEMİNİ ORTADAN KALDIRDIK"
Ekonomide, savunmada, enerjide, ulaştırmada, altyapı ve üstyapı yatırımlarında katettikleri mesafenin önemli ve değerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ama bizim asıl büyük başarımız, yasakları kaldırarak insanımızın iradesine vurulan zincirleri kırarak milletimize cesaret ve öz güven kazandırmamızdır. 'Kendi öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya' muamelesi gören Anadolu insanına, bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olduğunu yeniden hissettirdik. Üniversite kapısında gözyaşı döken başörtülü kızlarımı biz unutamayız. Kılık kıyafeti sebebiyle çalışma hakları gasbedilen kadınlarımızı unutamayız. Sakalından, giysisinden dolayı horlanan mütedeyyin kardeşlerimizi unutamayız. Askerdeki torunlarının yemin törenlerine katılamayan ninelerimizi unutamayız. Parası olmadığı için cenazesi hastanede rehin kalan garip gurebayı unutamayız. Ülkedeki siyasi istikrarsızlığın yükünü sırtlayan esnaflarımıza, ay sonunda maaş alamama korkusu yaşayan memur ve emeklilerimize, hasılı bizden önce yıllarca ötelenmiş, ötekileştirilmiş, hizmete ve hürmete layık görülmemiş toplum kesimlerinin tamamına hak ettikleri değeri Allah'a hamdolsun biz verdik. Hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle bu ülkede yıllarca millete dikte edilen kast sistemini ortadan kaldırdık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya'yla ilgili bir anısını şu sözlerle anlattı.
"Bilhassa burası çok önemli, Sultanahmet'teyiz. Üstat konuşuyor. Ben de spikerliğini yapıyorum. Konuşmasında Ayasofya'ya bakarak 'Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, hem de öyle açılacak ki adeta sayfalar açılırcasına açılacak.' Rabb'ime hamdolsun o gün spikerliğini yaptık. Daha sonra Ayasofya'yı açacak olan imzayı da bizler attık. 86 yıllık hasretin ardından Sultan Fatih'in vasiyetine uygun şekilde asli kimliğine tekrar kavuşturulmasını, milletimize vurulan pranganın parçalanıp atılması olarak görüyorum. Fetih yadigarı Ayasofya'yı tekrar ezanı Muhammediler ile buluşturmakla Türkiye, siyasi ve ekonomik bağımsızlığını küresel ölçekte tescillemiştir. Rabb'im üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle tekrar ediyorum, Ayasofya'yı aziz bir kitap gibi açma şerefini bizlere nasip etti. Milletimizin bu muhteşem sevincine ortak olamayanlara ise sadece acıyorum. İşte şu anda o Altılı Masa'da maalesef onları görüyorum. Rabb'im hidayetlerini artırsın. Bulundukları gaflet uykusundan bir an önce uyanmalarını tavsiye ediyoruz."
Ayasofya'yı, Büyük Çamlıca Camisi ve Taksim Camisi'ni İstanbul'un sembol makamlarından, mekanlarından biri haline getirdiklerini aktaran Erdoğan, "Hatta birisi de ne dedi, 'Çamlıca'yı dolduramazlar.' Ne oldu? Tıklım tıklım doldu. Bunlar bir şeyi ifade ediyor, inanç, iman öyle bir cevher ki tekeden bile süt çıkartır süt." dedi.
Erdoğan, asırlık hayalleri, önceki nesillerin ömrünü verdiği davaları 20 yıl gibi kısa sürede gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşadıklarını dile getirerek, "Diğer eserlerimizle birlikte özellikle bu tarihi kazanımlar geride bırakacağımız siyasi mirasın en güzel nişaneleridir. Elbette her beşer gibi 40 yılı aşan siyasi hayatımızda bizim de eksiklerimiz, kusurlarımız, ulaşmak isteyip de ulaşamadıklarımız olmuştur. Ama samimiyetimize, gayretimize, aziz milletimize olan muhabbetimize 85 milyonun hepsi şahittir." ifadelerini kullandı.