CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! Tel Aviv semalarında füze düellosu | A Haber ekipleri ateş hattında

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! Tel Aviv semalarında füze düellosu | A Haber ekipleri ateş hattında

28 Şubat’ta patlak veren krizle Orta Doğu’da gerilim yeniden yükseldi. ABD-İsrail hattının planları, vekil güçler üzerinden yürütülen stratejiler ve hava sahasında yaşanan hareketlilik bölgeyi barut fıçısına çevirdi. Tahran’dan Tel Aviv’e uzanan güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de analiz ediliyor. Bölgede gerilim tırmanıyor. İran'dan İsrail'e misillemeler peş peşe geldi. Tel Aviv semalarında patlama sesleri yankılanırken heron sesleri şehri inletti. Tel Aviv ve Tahran'dan son gelişmeleri takip eden A Haber ekipleri savaşı yerinden takip ediyor.

Orta Doğu'da 28 Şubat'tan bu yana gerilim dinmiyor. ABD-İsrail hattında yaşanan gelişmeler bölgeyi yeniden bir çatışma sarmalına sürükledi. Ekber Karabağ Tahran'dan son durumu ve sahadaki gelişmeleri aktarırken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den İsrail'in operasyon planlarına dair detayları paylaşıyor. Bölgedeki kritik gelişmeler, sahadan en sıcak görüntüler ve büyük güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de.

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

00:24

PETROL KOKUSU TÜM ŞEHRİ SARDI

Orta Doğu’da gerilim hat safhaya ulaşırken, İran’ın başkenti Tahran gece yarısı düzenlenen ağır bombardımanla sarsıldı. Kentin stratejik enerji altyapıları ve petrol tesisleri doğrudan hedef alınırken, gökyüzünü dev duman bulutları ve alevler kapladı. A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, Tahran semalarındaki savaş uçaklarının gölgesinde yaşanan dehşeti, kenti aydınlatan patlamaları ve sokaklara kadar sinen petrol kokusunu sıcak bölgeden aktardı.

"TAHRAN DEV BİR LAMBAYLA AYDINLANMIŞ GİBİYDİ"

Saldırı anında yaşananları bizzat müşahede eden A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, "Esasında ben bunları göstermek isterdim izleyicilerimize, ancak öyle bir izin verilmiyor bize. Ben bunların hepsini görebiliyorum. Çatıya çıkarak Tahran'ın her tarafından dumanların yükseldiğini görebiliyorum. An itibarıyla gördüğümüz bu nokta Şehran'daki bir petrol tesisi" ifadelerini kullandı. Patlamaların şiddetine dikkat çeken Karabağ, "Şiddeti o kadar yüksekti ki; sanki dev bir lambayla Tahran'ın üzerini aydınlatmışsın gibi, tam saldırının olduğu anda bir durum söz konusuydu. Ben saldırının tam anını görme imkanı buldum" sözleriyle sahadaki dehşeti aktardı.

SAVAŞ UÇAKLARI TAHRAN SEMALARINDA: SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVRE DIŞI

Şehirde herhangi bir uyarı sisteminin bulunmadığını ve uçakların çok alçaktan uçtuğunu belirten Karabağ, "Artık savaş uçakları başımızın üstünden uçuyor. Çok rahat bir şekilde, herhangi bir önleme söz konusu değil. Hava savunma sistemleri devrede değil. Tabii İran'da öyle siren sistemi falan yoktur; yani herhangi bir uyarı söz konusu gelmiyor. Ben sadece seslerini duyabiliyorum bu savaş uçaklarının" dedi. Patlamanın etkilerinin kilometrelerce öteden hissedildiğini vurgulayan Karabağ, "Savaş uçağının sesini duydum, kısa süre sonra da tam Tahran'ın doğu kısmından dev bir alevin havaya yükseldiğini gördüm. Şehran bölgesi bana takriben bir 15-20 kilometre uzaklıkta fakat kokusu ta buraya kadar geliyor. Yani öyle bir koku var dışarıda" ifadelerini kullandı.

ENERJİ ALTYAPISI HEDEFTE: AKARYAKIT KRİZİ KAPIDA

Saldırıların bilinçli olarak enerji tesislerine yöneltildiğini ifade eden Ekber Karabağ, "Donald Trump gün içinde bunun emarelerini vermişti; İran'da farklı noktalara saldıracakları ile ilgili. Meğerse saldırı İran'ın enerji altyapısına yönelik olacakmış. Bu durum sonrasında yarın itibarıyla akaryakıt temini konusunda belki büyük bir sıkıntı söz konusu olabilir" uyarısında bulundu. Kentin batı ve doğu noktalarından yükselen dumanların stratejik noktaların vurulduğunun kanıtı olduğunu belirten Karabağ, enerji krizinin derinleşebileceğine işaret etti.

İSRAİL’İN HAYFA ÜSSÜNE MİSİLLEME

İran yönetiminin resmi bir açıklama yapmadığını ancak misilleme hamlelerinin başladığını söyleyen Karabağ, "Yönetimden bir açıklama yok fakat İran medyasında baktığımda; Hayfa'daki o petrol tesisine düzenledikleri saldırının, İran'ın petrol tesislerine düzenlenen saldırıya bir misilleme olduğu ifade ediliyor" sözleriyle Tahran’ın karşı hamlesini aktardı. Bölgede karşılıklı enerji tesislerinin hedef alınmasıyla savaşın seyrinin ekonomik ve altyapısal bir yıkıma dönüştüğü gözlemleniyor.

00:08

BAĞDAT’TA ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE ROKETLİ SALDIRI

Irak’ın başkenti Bağdat’ta, diplomatik misyonların ve hükümet konaklarının yer aldığı korunaklı Yeşil Bölge içinde bulunan ABD Büyükelçiliği’ne roketli saldırı düzenlendi.

A Haber’e konuşan Anadolu Ajansı (AA) Irak temsilcisi Haydar Karaalp, saldırının İran’a yönelik operasyonların yansımalarından kaynaklandığını belirterek, “Bağdat’ta yaklaşık bir saat önce art arda çok şiddetli patlama sesleri duyuldu. Daha sonra bu patlamaların ABD Büyükelçiliği’ne yönelik füzeler olduğu anlaşıldı” dedi.

Bölgede zaten yüksek güvenlik önlemleri alındığını ifade eden Karaalp, “ABD Büyükelçiliği, daha önce de İran destekli grupların hedefi oluyordu. Patlamaların ardından hava savunma sistemleri devreye sokuldu. Şu an Bağdat’ta temkinli bir bekleyiş hakim” ifadelerini kullandı.

Irak Başbakanı, saldırıyı gerçekleştirenlerin bir an önce yakalanıp adalete teslim edilmesi için talimat verdi ve eylemi terör saldırısı olarak nitelendirdi. Karaalp, “Irak’ın kuzeyinde Erbil, güneyde Basra’da da Amerikan ve İngiliz şirketleri zaman zaman saldırılara maruz kalıyor. Bu saldırı da Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik olarak gerçekleşti” diye konuştu.

Yeşil Bölge’de güvenlik önlemlerinin en üst düzeye çıkarıldığı vurgulandı. Giriş ve çıkışlar sıkı kontrollerle sağlanıyor ve sadece yetkili kişiler bölgeye alınabiliyor. Karaalp ayrıca, “Bağdat’ta günlerdir devam eden ABD karşıtı gösteriler de Yeşil Bölge çevresinde yapılıyor. Göstericiler ABD Büyükelçiliği’ni hedef aldıklarını açıkça ifade ediyor” dedi.

23:40

İRAN’IN CAN DAMARI HEDEFTE: PETROL TESİSLERİ VURULDU

Orta Doğu’da savaşın seyri sivil altyapı ve enerji tesislerine sıçrayarak yeni bir boyuta taşındı. İsrail ve ABD ittifakı, İran’ın askeri noktalarının ötesine geçerek stratejik petrol rafinerilerini ve su arıtma tesislerini doğrudan hedef almaya başladı. Tahran yönetimi ise Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ve bölgedeki ABD üslerine füze yağdırarak küresel ekonomiyi sarsacak bir hamleyle karşılık verdi. AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, bölgedeki çok katmanlı hava savunma savaşını ve İran’ın "kaos" stratejisine karşı direnişini A Haber ekranlarında çarpıcı detaylarla aktardı.

ÇOK KATMANLI HAVA SAVUNMA DUVARI

İran’dan ateşlenen füzelerin İsrail’e ulaşana kadar pek çok engelle karşılaştığını belirten AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, "Konuşmadan, orada sirenler çaldığını söylemeden 3 dakika önce sirenler burada çaldı. Çünkü İsrail'in yaklaşık 100 kilometre doğusundayız biz. İran'dan atılan füzeler buradan oraya gidiyor ve ilk önce sirenler Ürdün'de çalıyor ve burada daha havadayken müdahale başlıyor" ifadelerini kullandı. Savunma sistemlerinin Irak’tan başladığını vurgulayan Boyraz, "İran'dan çıkar çıkmaz Irak'ta, özellikle Erbil civarında ABD’ye ait hava savunma sistemleri bunlara müdahale ediyor. İsrail sınırları içerisine girdiğinde ise İsrail açıklarındaki ABD gemisinden ve İsrail'in o çok katmanlı hava savunma sistemlerinden müdahale geliyor" sözleriyle operasyonun kapsamını anlattı.

STRATEJİK PETROL VE SU TESİSLERİ İLK KEZ HEDEFTE

İsrail’in saldırı stratejisinde kritik bir değişiklik yaşandığını ve ilk kez enerji tesislerinin vurulduğunu söyleyen Turgut Alp Boyraz, "İsrail Devlet Televizyonu KAN, hem petrol depolarının hem de petrol rafinerisinin vurulduğu bilgisini paylaştı. Zannediyoruz Trump'ın bahsettiği 'Bu gece çok sert vuracağız, sürpriz yapacağız' dediği hadise buydu. Bu savaşın başından bu yana ilk kez İran'da petrol tesisleri vuruluyor" dedi. Sivil altyapının da hedef alındığını belirten Boyraz, "Kiş Adası'nda bir su arıtma tesisi de vuruldu. İran'ın güneyi çok aşırı sıcakların olduğu noktalar ve buralarda deniz suyu arıtması kullanılıyor. Gördüğümüz kadarıyla İsrail ve ABD tarafı sadece askeri hedefleri değil, aynı zamanda petrol ve su gibi altyapıyı da hedef almaya başlıyor" değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'DAN ABD VE İSRAİL'E 2600 İHA İLE SALDIRI

İran kanadından gelen üst düzey açıklamaları aktaran Boyraz, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin, "Düşmanın stratejisi İran'da kaos oluşturmak ve bu sayede İran'ı bölmek" şeklindeki uyarısını hatırlattı. Öte yandan İran’ın karşı saldırılarının boyutuna değinen Boyraz, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini’nin, "ABD ve İsrail'e ait 200 nokta hassas ve yüksek isabet derecesine sahip füzelerle vuruldu. Bu süreçte 2600 İHA saldırısı gerçekleştirildi" ifadelerini izleyicilerle paylaştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI DÜNYA EKONOMİSİ HEDEFTE

Tahran’ın misilleme stratejisinin küresel bir baskı oluşturmayı hedeflediğini belirten Turgut Alp Boyraz, "İran da elindeki bütün imkanlarla hem ABD’nin bölgedeki üslerine hem Körfez'deki enerji tesislerine misillemede bulunuyor. Hem İsrail'e saldırıyor hem de Hürmüz Boğazı'nı kapatıyor. Bu stratejinin hedefi; dünya ekonomisini ve enerji trafiğini tıkayarak ABD ve müttefikleri üzerinde bir baskı oluşturmak" dedi. İran’ın lider kadrosundaki kayıplara rağmen hazırlıklı olduğunu vurgulayan Boyraz, "İran lideri Hamaney ve komuta kademesinin önemli bir kısmı öldürüldü ancak askeri ve istihbari birlikler özerk bir şekilde karşılık vermeye devam ettiler. Çok ciddi bir kaos olmadı" sözleriyle sahadaki direncin sürdüğünü aktardı.

23:30

ORTA DOĞU VE KAFKASYA’DA “KİRLİ TEZGAH” İDDİASI

ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma sanayii devleriyle yaptığı kritik toplantının ardından bölgede tansiyonun yükseldiği öne sürüldü. A Haber muhabiri İrfan Sapmaz, İsrail’in Azerbaycan üzerinden kurduğu iddia edilen planı ve ABD’deki bazı lobilerin Türkiye’yi de içine çekmek istediği büyük savaş senaryosunu gündeme taşıdı. Savunma bütçelerindeki büyük artış ve sınır hattındaki hareketlilik, bölgedeki gerilimin tırmandığına dair işaretler olarak değerlendiriliyor.

TRUMP’IN TOPLANTISI VE SAVUNMA BÜTÇESİNDE DEV ARTIŞ
ABD’deki gelişmeleri aktaran İrfan Sapmaz, ABD Başkanı Donald Trump’ın hayatını kaybeden 6 askerin cenazelerinin getirildiği Dover Hava Üssü’ne gittiğini belirtti. Sapmaz, bu ziyaretin ardından Washington’da verilen mesajların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Sapmaz, Beyaz Saray’da savunma sanayiinin önde gelen şirketleriyle gerçekleştirilen toplantıya dikkat çekerek şunları söyledi:

“Trump dün Lockheed Martin, Raytheon, Northrop Grumman ve General Dynamics gibi savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin CEO’larıyla bir araya geldi. Mühimmat stoklarının hızla artırılması talimatı verildi. İlk etapta 50 milyar dolar olarak konuşulan savunma harcamasının 200 milyar dolara kadar çıkabileceği ifade ediliyor.”

AZERBAYCAN ÜZERİNDEN KURULAN PLAN İDDİASI
Kafkasya’daki gelişmelere de değinen Sapmaz, Azerbaycan’a gönderilen bazı füze ve drone sistemlerinin arkasında İsrail’in olabileceğini öne sürdü.

Sapmaz, “İsrail’in Azerbaycan üzerinden İran’a karşı yeni bir cephe açmayı hedeflediği ve Nahçıvan hattı üzerinden Türkiye’ye komşu olma stratejisi izlediği iddia ediliyor” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in son dönemde yaptığı sert açıklamalara da değinen Sapmaz, Azerbaycan yönetiminin bu süreçte dikkatli hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“ANA HEDEF TÜRKİYE” İDDİASI
Sapmaz, bölgedeki gerilimin nihai hedeflerinden birinin Türkiye olabileceğini öne sürerek, “Bazı çevrelerin Türkiye’yi de bu çatışma ortamının içine çekmek istediği yönünde değerlendirmeler var” ifadelerini kullandı.

23:27

SAVAŞIN İKİNCİ PERDESİ AÇILDI: ABD VE İSRAİL’İN HARK ADASI PLANI DEŞİFRE OLDU

Orta Doğu’da gerilim yerini topyekûn bir yıkıma bırakırken, çatışmanın seyri stratejik hedeflerin ötesine geçerek enerji ve lojistik hatlarına sıçradı. A Haber ekranlarında bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendiren Orta Doğu uzmanı Mete Sohtaoğlu, savaşın resmen "ikinci aşamasına" geçildiğini vurguladı.

ABD’nin İran’ın petrol can damarı olan Hark Adası’nı ele geçirmek için özel birliklerini harekete geçirdiğini deşifre eden Sohtaoğlu, Kafkasya’da ise Azerbaycan ile İran arasındaki iplerin kopma noktasına geldiğine dikkat çekti. 

KÖRFEZ KARANLIĞA VE AÇLIĞA GÖMÜLÜYOR

Bölgedeki enerji hatlarının ve stratejik limanların hedef alınmasının sadece askeri bir hamle olmadığını, aynı zamanda büyük bir toplumsal felakete yol açtığını belirten Mete Sohtaoğlu, "Gördüğünüz gibi ABD üslerinin olduğu bütün alanlar vuruluyor. Fakat buralar limanların olduğu bölgeler olduğu için elektrik hatları da hedefte. 52-53 derece sıcaklığın olduğu bir bölgede enerji hatlarını vurduğunuz zaman, hem üretimi durdurur hem de askeri tesislerin enerji kaybına sebebiyet verirsiniz" ifadelerini kullandı.

Bölgedeki gıda ve su krizinin derinleştiğine dikkat çeken Sohtaoğlu, "Birleşik Arap Emirlikleri 80 milyon dolarlık uçakla gıda getirdi, çünkü bu bölge tarım yapılan bir yer değil. Kısa ve orta vadede yiyecek sıkıntısı var. Su arıtma tesislerinde de elektrik kesintileri nedeniyle ciddi aksamalar başladı" sözleriyle krizin boyutunu aktardı.

KAFKASYA’DA BARUT FIÇISI: ALİYEV MİSİLLEMEYE HAZIRLANIYOR

Nahçıvan’a düşen füzelerin ardından Azerbaycan ve İran arasındaki diplomatik ilişkilerin tamamen koptuğunu hatırlatan Mete Sohtaoğlu, "Azerbaycan yönetimi çok şiddetli bir tepki göstererek büyükelçilik ve konsolosluk çalışanlarını geri çağırdı.

İlham Aliyev ağır sözlerle İran’ı eleştirdi. Aliyev bu tür şeylerin altında kalacak, kolay kolay affedecek bir lider değil" dedi. Devrim Muhafızları’nın Azerbaycan’ı "Siyonistlere hizmet etmeyin" diyerek tehdit etmesine tepki gösteren Sohtaoğlu, "İran’ın o sınır bölgesinde, Erdebil-Urmiye hattındaki birliklerini Aliyev misilleme kapsamında dronla vurmaya çalışacak. İran ise buna karşılık boru hatları üzerinden Gürcistan bölgesini hedef alarak farklı bir baskı unsuru oluşturmaya çalışabilir" uyarısında bulundu.

ABD’NİN GİZLİ HEDEFİ

Savaşın sadece Körfez’le sınırlı kalmayacağını, Akdeniz ve Girit hattına da sıçrayabileceğini belirten Sohtaoğlu, ABD’nin asıl hedefinin İran’ın ekonomik kalbi olan Hark Adası olduğunu iddia etti. Mete Sohtaoğlu, "ABD’nin hava indirme kabiliyeti olan özel birlikleri ve MC-130J tipi helikopterleri İngiltere’ye ulaştı. ABD özel kuvvetleri muhtemelen Hark Adası’nı ele geçirmeye çalışacak" bilgisini paylaştı.

Adanın stratejik önemine vurgu yapan uzman, "İran’ın petrolünün neredeyse büyük bir bölümünün depolandığı ana ada burası. Burayı alıp askerileştirdiğiniz zaman, Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılma ihtimali artık pek mümkün kalmaz" sözleriyle Washington’ın kirli planını deşifre etti.

22:56

BU GÖRÜNTÜLER A HABER'DE

 A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail'den yaptığı canlı yayında İran Tel Aiv'i vurfuğu anları kaydetti.

22:23

KARŞILIKLI BOMBARDIMAN BAŞLADI

Orta Doğu’da tansiyonun zirve yaptığı saatlerde Tel Aviv semaları bir kez daha füzelerin ve hava savunma sistemlerinin düellosuna sahne oldu. İran ve Hizbullah tarafından gerçekleştirilen yoğun saldırılar sonrası İsrail’in kalbinde siren sesleri yankılanırken, bölgedeki askeri hareketlilik en üst seviyeye çıkarıldı. A Haber Program Müdürü Muhabiri Emine Kavasoğlu, Tel Aviv’deki son durumu ve İsrail’in basın üzerindeki ağır sansürünü sıcak bölgeden aktardı.

TEL AVİV SEMALARINDA PEŞ PEŞE PATLAMALAR

Saldırıların başladığı anlarda yaşanan hareketliliği aktaran A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bu kez diye, işte onun hemen sonrasındaysa 3-4 patlama yaşandı. Hava savunma sistemleri devreye girdi ve Tel Aviv semaları yeniden hareketlendi. Onun hemen ardındansa yoğun bir askeri hareketlilik başladı. 3-4 tane yine askeri uçak hareketlendi bizim bulunduğumuz noktadan, gökyüzünde görebildik" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri uçak hareketliliğinin yanı sıra insansız hava araçlarının seslerinin de tüm şehirde duyulduğunu belirten Kavasoğlu, "Daha da önemlisi yoğun bir Heron hareketliliği var an itibarıyla. Heronların seslerini çok rahat bir şekilde duyabiliyoruz. Belki de sekiz gündür ilk kez bu kadar net bir şekilde Tel Aviv semalarından Heron seslerini duyduğumuzu söyleyelim" sözleriyle durumun ciddiyetini vurguladı.

STRATEJİK ASKERİ ÜSLER HEDEFTE

İsrail’in farklı noktalarından gelen saldırı uyarılarına dikkat çeken Kavasoğlu, "Özellikle Celile ve Golan bölgelerinde insansız hava araçlarıyla saldırı olduğu yönünde o alarm sistemlerinden bilgiler geliyor. İsrail medyasına göre Hayfa’da yoğun bir saldırı sonrasında ağır hasar meydana geldi ki İsrail medyasının bu tip bilgileri paylaşmadığını biliyoruz. Bu bilgiden sonraysa herhalde artık gözle görülebilecek kadar bir hasarın olduğunu söylemek mümkün" dedi. Hizbullah’ın saldırılarında özellikle askeri noktaları hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "Hizbullah güneyde özel bir füzeyle İsrail’in hava üssüne saldırı düzenledi dedi. Ramat David olabilir bu üs, çünkü günlerdir Ramat David üssü hem İran’ın hem de Hizbullah’ın hedefinde. İsrail hava savunma sistemlerini, hava savunma kabiliyetini çökertmeyi amaçlıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

BASIN MENSUPLARINA AĞIR YAPTIRIM VE SANSÜR

İsrail’in sahadaki gerçeklerin yansımasını engellemek için basın üzerinde büyük bir baskı kurduğunu ifade eden Emine Kavasoğlu, "Uluslararası basın mensuplarına çok büyük yaptırımlar geldi. Füze savunma sistemlerinin o gönderilen füzeleri imha ettiği görüntülerin kaydedilmesi yasak. Sizin stüdyoda dinlediğiniz siren seslerinin yayınlanması yasak. Onun dışında zaten herhangi bir bölgeye giriş çıkış yapmak oldukça güç oluyor" dedi. İsrail’in kayıplarını gizlediğini vurgulayan Kavasoğlu, "Günlerdir devam eden bir savaş var, ABD dahi hayatını kaybeden askerleri açıklamışken İsrail’den an itibarıyla herhangi bir açıklama dahi yapılmıyor. Bugün hem Heron hareketliliği hem askeri uçakların hareketliliği evet büyük bir saldırıya hazırlık olabilir. Bu gece sıcak olacağa benziyor hem Tahran için hem de Tel Aviv için" ifadelerini kullanarak bölgedeki bekleyişin sürdüğünü aktardı.

ABD ve İsrail saldırılarının sürdüğü İran’ın başkenti Tahran’da şiddetli patlamalar meydana geldi. Aynı saatlerde Irak’ın başkenti Bağdat’ta da art arda patlama sesleri duyuldu.

Başkent Bağdat’ta nedeni henüz bilinmeyen patlama seslerinin ardından ABD Büyükelçiliği binasında bulunan hava savunma sistemi devreye alındı.

Iraklı resmi makamlar ise olayla ilgili henüz herhangi bir açıklama yapmadı.

20:06

BATI BLOĞUNDA NATO ÇATLAĞI! DEV ÜLKELERDEN ABD’YE ÜS VETOSU!

Orta Doğu’daki gerilim tüm dünyayı bir barut fıçısına çevirirken, Batı ittifakı içerisinde tarihi bir kırılma yaşanıyor. A Haber ekranlarında stratejik tabloyu değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan; İspanya, Fransa ve İtalya gibi NATO’nun ağır toplarının ABD’ye üslerini kapattığını belirterek Washington’ın bölgedeki planlarının ağır darbe aldığını vurguladı.  

AVRUPA’NIN ENERJİ VE GÖÇ KABUSU

Dünya petrollerinin kalbi olan Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlığın Avrupa ekonomisini çökertebileceğine dikkat çeken Dr. Canan Tercan, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve genel istikrarsızlık tabii ki Avrupa Birliği ülkelerini önümüzdeki süreçte çok etkileyecek" sözleriyle ekonomik tehlikeye işaret etti.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in 2003 yılındaki Irak Savaşı hatırlatmasına değinen Tercan, "2003 yılında biz bir savaşa müdahil olmak durumunda bırakıldık; kitle imha silahları iddiaları üzerinden gelişen bu söylemlerin aslının olmadığını gördük" hatırlatmasında bulunarak, Avrupa’nın geçmişten ders aldığını ve yeni bir sosyal yıkım istemediğini belirtti.

ÜÇ DEV ÜLKEDEN ABD’YE TOKAT GİBİ VETO

NATO’nun ana aktörü olan ABD’nin ittifakı devreye sokma çabalarına karşı Avrupa’dan beklenmedik bir direnç geldiğini vurgulayan Dr. Canan Tercan, "Fransa'nın da, Macron'un da Pedro Sanchez ile birlikte üslerini kullandırmayacağını öğrendik; ardından benzer bir açıklama İtalya’dan da geldi" ifadelerini kullandı.

Bu kararın Washington’da deprem etkisi yarattığını söyleyen Tercan, "İspanya, Fransa ve İtalya gibi güçlü orduları olan ülkelerin üslerini kullandırmayacak olmaları tabii ki Amerika Birleşik Devletleri tarafından hoş karşılanmadı" diyerek ittifaktaki derin çatlağın altını çizdi.

AKDENİZ’DE SAVAŞ SENARYOSU VE FAS KRİTİĞİ

Savaşın Akdeniz ve Afrika hattına yayılma ihtimalinin Batı’yı tedirgin ettiğini ifade eden Tercan, "Güney Kıbrıs vuruldu ve Türkiye'ye düşmek üzereyken engellenen füzenin aslında Yunanistan'a yöneldiği söyleniliyor; bu durum savaşın direkt Avrupa Birliği içine girmesi demektir" uyarısında bulundu.

İsrail ile Fas arasında yapılan İbrahim Anlaşmaları’nın tesadüf olmadığını belirten uzman, "İbrahim Anlaşması 'savaş ihtimali çıkacak, savaşta da destek olacak' bunu kapsıyor; Fas’ın bu denklemde olması savaşın Afrika’ya yayılabileceğini gösteriyor" değerlendirmesini yaptı. Bu süreçle birlikte Avrupa ve NATO’nun ABD ile olan partnerliğinin fiilen kırıldığını söyleyen Tercan, "Bu kırılma Gazze Savaşı ile başlamıştı ancak şimdi fiili olarak savaşa girilmeyeceğinin belirtilmesiyle kritik bir noktaya gelindi" sözlerini ekledi.

ALMANYA’NIN TARİHİ ÇIKMAZI VE GAZZE DERSİ

Almanya’nın İsrail’e olan tarihi mahkumiyeti ve iç siyasetindeki dengeleri analiz eden Dr. Canan Tercan, "Alman siyasetinde de İsrail'in çok etkili olduğunu ve İsrail'in Alman politikalarında kilit noktada bir ülke olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor" dedi.

Ancak Almanya’daki yoğun Orta Doğulu nüfus ve seçmen baskısının Başbakan Scholz’u kısıtladığını belirten Tercan, Gazze’deki vahşetin Batı’nın maskesini düşürdüğünü vurgulayarak, "Bütün dünya artık o demokrasi ve insan hakları söylemlerinin gerçek olmadığını, batının elitleri tarafından masumlara büyük işkenceler yapıldığını öğrendi" tespitinde bulundu.

"BİR GAZZE DAHA YAŞANMASINA MÜSAADE EDİLMEYECEK"

Konuşmasının sonunda dünya kamuoyunun artık eski dünya olmadığını ve vicdanların uyandığını ifade eden Dr. Canan Tercan, "Dünya kamuoyu Gazze'den çok ders aldı ve bir Gazze'nin daha yaşanmasına müsaade etmeyecektir" mesajını verdi.

İran’a yönelik olası bir saldırının meşruiyetinin kalmadığını belirten Tercan, "Özellikle çocukların bombalanmasıyla başlayan bir İran savaşının meşruiyet zemini kalmamıştır; İsrail ve ABD'yi agresif destekleyen ülkeler kamuoyundan büyük tepki alacaktır" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

19:00

ABD VE İSRAİL'DEN İRAN'A 'BALKANLAŞTIRMA' PLANI!

Ortadoğu'da tansiyon her geçen dakika daha da yükseliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın 'hiç vurulmayan hedefi vuracağız' açıklaması ve İsrail'in bölgesel operasyon hazırlıkları, yeni bir savaş fitilini ateşledi. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber canlı yayınında bölgedeki son durumu, ABD'nin 'kara harekatı' planlarını ve Türkiye'nin bu kaos ortamındaki kritik operasyonlarını değerlendirdi.


TRUMP'IN HEDEFİNDE SİVİL YERLEŞİM YERLERİ Mİ VAR?
Savaşın gidişatıyla ilgili kritik değerlendirmelerde bulunan Tutar, ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamalarının sahadaki gerilimi artıracağını belirterek, “Trump’ın bugüne kadar hedefte olmayan yerlere saldırabileceğimiz yönündeki açıklamaları, akıllara ‘acaba sivil yerleşim yerleri mi hedef alınacak?’ sorusunu getiriyor” dedi. Tutar, İran tarafının da geri adım atmadığını vurgulayarak, İran ordusunun “İlerleyen günlerde gelişmiş silahlarımızı kullanmayacağız, uzun bir savaşa hazırız ve Abraham Lincoln uçak gemisine de saldırabiliriz” şeklindeki iddialarını hızlandırdığını ifade etti.

 

ABD’DEN KARA HAREKATI SİNYALİ VE 12 BİN BOMBALIK SEVKİYAT
Bercan Tutar, George W. Bush uçak gemisinin bölgesel sevkinin kritik bir eşik olduğunu belirtti. ABD medyasında kara harekat seçeneklerinin konuşulmaya başlandığını ifade eden Tutar, “82. Tümen gibi hava indirmeleriyle, bombalarla yok edilemeyen noktalara operasyon düzenleme seçeneği üzerinde duruluyor” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti. ABD’nin Kongre’ye onay vererek İsrail’e 12 bin bomba sattığını hatırlatan Tutar, “İsrail’in 40 yıldır yürüttüğü bu operasyon, ABD’nin Irak Savaşı’ndan bu yana yürüttüğü büyük planın bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

AVRUPA’DA ENERJİ KRİZİ KAPIDA: FİYATLAR YÜZDE 50 ARTABİLİR
Savaşın küresel ekonomik etkilerine de değinen Tutar, Avrupa ülkelerinin bu gerilimden ciddi şekilde endişe duyduğunu belirtti. Enerji nakil hatlarında yaşanacak olası aksaklıkların Avrupa’yı vuracağını söyleyen Tutar, “Doğal gaz ve benzin fiyatlarında yüzde 30 ile 50 arasında artış öngörülüyor” dedi. Almanya ve İspanya gibi ülkelerin savaş tarafı olmayacağını açıklayacaklarını kaydeden Tutar, Avrupa’nın ABD-İsrail projesine askeri desteğinin oldukça sınırlı olacağını ve “Avrupa birimlerinin operasyonlar ve ekonomik destek karşısında askeri açıdan mesafeli durduğunu” sözleriyle vurguladı.

 

17:57

İNGİLTERE SAVAŞ GEMİSİNİ BÖLGEYE GÖNDERİYOR! VATANDAŞLAR SOKAĞA DÖKÜLDÜ

Dünyanın gözü Orta Doğu’daki gerilime çevrilmişken, İngiltere’nin başkenti Londra’da on binlerce kişi sokağa döküldü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını durdurması çağrısıyla yürüyen dev kitle, Amerikan Büyükelçiliği’ni adeta abluka altına aldı.

Bir yandan halk “Savaşı durdurun” çığlıkları atarken, diğer yandan İngiliz hükümetinin dev uçak gemisi HMS Prince of Wales’i bölgeye göndermek için hazırlık süresini yarıya indirmesi tansiyonu zirveye taşıdı.

LONDRA SOKAKLARINDA "DURDURUN" ÇIĞLIĞI

Orta Doğu’daki saldırılara tepki olarak Londra’nın kalbinde dev bir protesto dalgası yükseldi. Süreci yerinde takip eden A Haber Muhabiri Alpaslan Düven, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına son verilmesi çağrısıyla yaklaşık 20 bin kişi Londra'nın merkezinde bugün bir yürüyüş gerçekleştiriyor. An itibarıyla protestocular Amerikan Büyükelçiliği'ne doğru yürüyüş gerçekleştiriyor ve yaklaşmış durumdalar" ifadelerini kullandı.

Milbank ve Parlamento Meydanı’ndan harekete geçen on binlerce kişi, "Biz halkız, susturulmayacağız" ve "Bombalamayı hemen durdurun, hemen şimdi" sloganlarıyla Londra sokaklarını inletti.

GAZZE PANKARTLARIYLA ABD’YE GÖVDE GÖSTERİSİ

Protestocuların sadece İran değil, Gazze’de yaşanan insanlık dramına da dikkat çektiğini belirten Alpaslan Düven, "Filistin konusunda da Gazze'deki yaşananlara atıfta bulunan çok sayıda pankart ve slogan var. Metropoliten Polisi'ne göre şu ana kadar yürüyüşe yaklaşık 20 bin kişi katıldı ancak bu sayının 50 bine kadar çıkması bekleniyor" sözleriyle sahadaki atmosferi aktardı. 

İNGİLTERE’DEN SAVAŞ HAZIRLIĞI: DEV GEMİ YOLA ÇIKIYOR!

Halkın barış çığlıklarına rağmen İngiltere hükümetinin askeri hareketliliği hızlandırması dikkat çekti. İngiliz donanmasının bölgeye takviye göndermeye hazırlandığını belirten Düven, "İngiltere, Orta Doğu'ya olası bir konuşlanma için uçak gemisini hazırlıyor. İngiliz haber bültenlerine göre; HMS Prince of Wales gemisinin hareket etmesi için gereken hazırlık süresi 10 günden 5 güne düşürülerek yarıya indirildi" bilgisini paylaştı. Geminin olası bir seferberlik kararı durumunda çok daha hızlı yanıt verebilmesi için hazırlıkların süratle tamamlandığı kaydedildi.

17:43

ABD’DEN ACİL MÜHİMMAT SEVKİYATI

Orta Doğu’da gerilim doruk noktasına tırmanırken, İran’ın İsrail’e yönelik başlattığı füze saldırıları Tel Aviv yönetimini ve savunma sistemlerini köşeye sıkıştırdı. A Haber Programlar Şefi Emine Kavasoğlu’nun bölgedeki sıcak gelişmelere dair aktardığı bilgilere göre, İsrail’in hava savunma sistemleri ve radarları ağır darbe alırken, ABD "acil" koduyla devreye girerek 12 bin bombalık dev sevkiyatı başlattı.

Savaşın maliyeti sadece 4 günde 11 milyar doları aşarken, İran’ın "Bunlar daha eski füzelerimiz" açıklaması İsrail cephesinde büyük bir korku dalgasına yol açtı.

SİRENLER ÇALMIYOR, RADARLAR KÖR OLDU

Bölgedeki son durumu değerlendiren A Haber Programlar Şefi Emine Kavasoğlu, İsrail’in erken uyarı sistemlerinde ciddi bir zafiyet yaşandığını belirterek, "İki günden bu yana siren sesleri çalmadan hava saldırıları gerçekleştiriliyor İsrail’e karşı. İran tarafından füzeler ateşleniyor ve hava sistemleri bu füzelerle meşgul edilirken radarların yerleri saptanıyor. İnsansız hava araçlarıyla yapılan müdahale sonucu radar sistemlerinde sorun yaşanıyor ve erken uyarı sistemleri çalışmıyor" sözleriyle sahadaki kaosu aktardı.

Kavasoğlu ayrıca İran’ın taktiksel bir hamle yaptığını vurgulayarak, "İran’dan 'Göndermiş olduğumuz füzeler eski füzelerimizdi, daha yeni füzelerimizi kullanmaya başlamadık' açıklaması yapıldı. Eski füzelerin dahi savunma sistemlerini geçmesi, İsrail’de yeni füze sistemleriyle yapılacak bir saldırının sonuçları hakkında büyük bir merak ve endişe uyandırdı" ifadelerini kullandı.

ABD’DEN 12 BİN BOMBALIK DEV DESTEK

İsrail ordusunun İran’ın füze kapasitesi karşısında savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını itiraf etmesi üzerine Washington yönetiminin jet hızıyla harekete geçtiğini ifade eden Emine Kavasoğlu, "İsrail ordusunun açıklamasının hemen ardından ABD’nin silah ve mühimmat yardımı onaylandı. Acil durum koduyla gerçekleştiği için Kongre onayı beklenmedi. 151.8 milyon dolarlık yardım kapsamında, her biri 450 kilogram ağırlığında olan 12.000 bombanın buraya ulaşması bekleniyor. Hatta Nevatim Hava Üssü’ne ilk kargo uçağının indiği bilgisi paylaşıldı" dedi.

MİLYON DOLARLIK FÜZELERE KARŞI UCUZ İHA TAKTİĞİ

Savaşın ekonomik boyutunun hem İsrail hem de ABD için sürdürülebilir olmaktan çıktığına dikkat çeken Kavasoğlu, "İran’ın gönderdiği füzelerle mücadele için 4 günde 5.7 milyar dolar harcandı. ABD ve İsrail’in toplam savunma bütçesi bu kısa sürede 11 milyar dolara ulaştı. İran, 10 ila 20 bin dolar değerindeki ucuz insansız hava araçlarıyla radar sistemlerini hedef alırken, İsrail bunları imha edebilmek için milyon dolarlık füzeler ateşliyor. Bu gidişat, savaş uzadıkça iki ülkenin de ekonomik anlamda zorlu bir duruma gireceği anlamına geliyor" değerlendirmesinde bulundu.

15:44

İRAN'IN FÜZE GÜCÜ ABD STRATEJİSİNİ ALTÜST MÜ ETTİ?

Orta Doğu’da tansiyon her geçen dakika artarken, ABD ile İran arasındaki askeri hareketlilik küresel dengeleri etkileyen kritik bir gelişme haline geldi. İran’ın füze saldırılarındaki olası isabet oranı ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığına yönelik hamleleri, “yeni bir savaş ihtimali mi doğuyor?” sorusunu gündeme getirdi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, A Haber canlı yayınında bölgedeki kritik noktaları ve Washington–Tahran hattındaki olası planları tüm yönleriyle değerlendirdi.

İRAN'IN DEĞİŞEN STRATEJİSİ VE FÜZE GÜCÜ
Bölgedeki son saldırıları harita üzerinden değerlendiren Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “İran bu kez, 12 gün süren çatışmalardan çok daha farklı bir askeri kapasiteyle karşımıza çıkıyor. Gerçekleştirilen füze saldırılarının çok daha yüksek isabet oranına sahip olduğu görülüyor.” ifadelerini kullandı.

Hava savunma sistemlerinin aşılmasının önemine dikkat çeken Tanrıkulu, “Bugün Demir Kubbe’yi aşabilen ve Bahreyn ile Katar gibi noktalardaki Amerikan üslerini hedef alabilen bir İran gerçeği var. Hatta İran tarafı, ABD tarafından yalanlanmasına rağmen Abraham Lincoln uçak gemisinin doğrudan vurulduğuna ve kayıplar yaşandığına dair iddialar ortaya koyuyor.” sözleriyle bölgedeki kırılganlığa dikkat çekti.

ABD VE TRUMP’IN STRATEJİK ÇIKMAZI
Washington cephesindeki belirsizliğe dikkat çeken Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “Şu an ABD ve Trump’ın zihninde bu savaşa ilişkin net bir plan bulunduğunu söylemek zor. Trump’ın saldırıların ‘cesurca’ olacağına dair açıklamaları da aslında belirli bir stratejinin henüz ortaya konmadığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD kamuoyundaki destek oranlarına da değinen Tanrıkulu, “Irak ya da Afganistan savaşlarında bile bu kadar düşük bir destek görülmemişti. Şu anda halk desteği yüzde 20’lere kadar gerilemiş durumda. Buna rağmen bazı çevrelerin Trump’ı bu savaşa adeta ittiği görülüyor. Ancak bu sürecin nasıl sonuçlanacağı hâlâ büyük bir belirsizlik taşıyor.” ifadelerini kullandı.

 

KARA HAREKÂTI VE COĞRAFİ ENGELLER
Olası bir kara operasyonunun ABD açısından çok ağır maliyetler doğurabileceğini belirten Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “CIA’in bölgede bazı gruplarla temas kurduğu ve İran’da iç karışıklık çıkarılmasına yönelik iddialar gündemde. Ancak İran, Irak gibi değil; oldukça engebeli ve zorlu bir coğrafyaya sahip.” dedi.

Operasyonun teknik zorluklarına da dikkat çeken Tanrıkulu, “Yüksek teknolojiye sahip olsanız bile sahada güçlü bir kara ordunuz yoksa İran’ın çamurlu arazileri ve geniş tuz çöllerinde başarılı olmanız çok zor. Böyle bir kara harekâtı, Amerikan askerleri için büyük kayıplar anlamına gelebilir ve Trump’ı iç siyasette daha da zor bir duruma sokabilir.” ifadelerini kullandı.

15:20

PEZEŞKİYAN’DAN KOMŞU ÜLKELERE ÖZÜR VE ABD’YE DİPLOMASİ RESTİ

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın bölge ülkelerine yönelik itidalli ama ABD’ye karşı ödün vermeyen tutumunu aktaran Pezeşkiyan, "İran tarafından saldırıya uğrayan komşu ülkelerden kendi adıma özür diliyorum. Bizim bölge ülkeleriyle bir düşmanlığımız yok. Bize saldırılmadıkça biz de kimseye saldırmayacağız. Bu meselenin diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. Washington’ın teslimiyet baskısına da sert çıkan Pezeşkiyan, "ABD’nin koşulsuz teslim olma talebi sadece bir hayaldir. Bizden kayıtsız şartsız teslimiyet bekleyenler, bu hayali yanlarında mezara götürmelidir." sözleriyle Tahran’ın geri adım atmayacağını vurguladı.

"KÖRFEZ BU SAVAŞIN İLK KURBANI OLDU"

Bölgedeki stratejik tabloyu A Haber’de değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz, "İran’ın Türkiye ve Azerbaycan’ı hedef almadığı yönündeki açıklamaları önemli ancak savaşın doğasında belirsizlikler ve kazalar her zaman mümkündür. Pezeşkiyan’ın 'komşular' vurgusu aslında tüm bölgeye, özellikle de sarsılan Körfez ülkelerine bir deeskalasyon sinyalidir." dedi. Savaşın asıl hedefinin İran’ı tam teslimiyete zorlamak olduğunu belirten Korkmaz, "Trump yönetimi savaşın amacını İran’ın tam teslimiyeti olarak koydu ancak İran’ın bu çok cepheli savaşa hazırlıklı olduğu mesajı, bu amacın gerçekleşmeyeceğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

DUBAİ HAVALİMANI’NA DRONLU SALDIRI: GÜVENLİK ALGISI ÇÖKTÜ MÜ?

Dubai’de yaşanan sıcak gelişmeleri ve Körfez’in sarsılan imajını analiz eden Korkmaz, "Körfez ülkelerinin bütün güvenlik stratejisi ABD’nin varlığı üzerine kuruluydu ancak bu algı artık çöktü. Dubai Havalimanı’na düzenlenen dronlu saldırılar bunun en somut örneğidir. Amerika, İsrail’in güvenliğini öncelerken Körfez’i bir an bile düşünmedi. 3.6 trilyon dolarlık yatırımı olan Körfez, bu çatışmanın en büyük kaybedeni haline geldi." sözleriyle aktardı.

MEGA PROJELER VE YATIRIMCI KAÇIŞI: "GULF 2.0" HAYAL Mİ OLUYOR?

Savaşın ekonomik bilançosunun Körfez rejimlerini tehdit ettiğini vurgulayan Korkmaz, "Sermaye ve yatırımcı ürkektir, güvenli olmayan yerden kaçar. Körfez’in 2030 ve 2035 yılları için planladığı mega projelere, eğer bu savaş uzarsa 'bay bay' demek zorunda kalacaklar. Körfez rejimlerinin güvenliği ekonomik başarılarına bağlıdır; dolayısıyla şu an sadece İran değil, Körfez ülkeleri de dolaylı bir rejim güvenliği sorunuyla karşı karşıyadır. Bu yüzden kapalı kapılar ardında bir an önce ateşkes sağlanması için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyorlar." ifadelerini kullanarak bölgedeki derin endişeyi dile getirdi.

15:11

İSRAİL'DE TARİHİ YIKIM: GAZETECİLERİN GİRMESİNİ ENGELLİYORLAR

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta 8. güne girilirken, A Haber Programlar Şefi Emine Kavasoğlu çatışmanın en kritik noktası olan Beyt Şemeş’ten bildirdi. İran füzelerinin doğrudan hedefi olan bölgede koca bir mahallenin haritadan silindiği görülürken, İsrail’in gerçek zayiatı dünya kamuoyundan sakladığına dair çarpıcı iddialar gündeme bomba gibi düştü. İşte saniye saniye bölgedeki son durum ve radar sistemlerini felç eden o gizli füzeler...

BEYT ŞEMEŞ’TE MAHALLELER HARİTADAN SİLİNDİ

İran’ın saldırılarında en ağır darbeyi alan bölgelerin başında gelen Beyt Şemeş’te yıkımın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı. Bölgedeki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Beyt Şemeş, askeri bölgelerin de burada bulunması sebebiyle İran’ın hedef aldığı ilk noktalardan biriydi ve günlerdir ardı ardına saldırılar devam ediyor" sözleriyle bölgedeki ateş çemberini anlattı. Kameraman Niyazi Kurt’un görüntülediği enkaz yığınlarına dikkat çeken Kavasoğlu, "Burası bir mahalleydi ve şu an tamamen yerle bir olmuş durumda; en az 5-6 konutun tamamen yıkıldığını görüyoruz ancak mahallenin alt kısımlarına doğru yıkım çok daha geniş bir alana yayılıyor" ifadelerini kullandı.

İSRAİL GERÇEKLERİ SAKLIYOR MU?

Saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı tartışma konusu olurken, sahadaki veriler İsrail resmi makamlarının açıklamalarıyla çelişiyor. Bölgedeki can kaybına ilişkin verileri paylaşan Emine Kavasoğlu, "Resmi açıklamalara göre sadece bu mahallede 9 kişi hayatını kaybetti ancak İsrail bir zafiyet görüntüsü vermemek adına gerçek rakamları paylaşmıyor olabilir" dedi. Stüdyodan söz alan Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, "İsrail dezenformasyon konusunda mahir bir ülke, bu kadar geniş bir konut bölgesinin yerle bir olmasına rağmen açıklanan 11 ölü sayısı ne kadar gerçekçi?" sorusunu yöneltti. Kavasoğlu bu soruya, "İsrail askeri kayıplarını ya da üslerdeki hasarı asla doğrulamıyor, bazı bölgelere gazetecilerin girmesi barikatlarla engelleniyor; görünen o ki bir imaj tazeleme çabası içindeler" şeklinde yanıt verdi.

UYARI SİRENLERİ NEDEN ÇALMADI?

İran’ın saldırı stratejisi, İsrail’in dünyaca ünlü hava savunma sistemlerini de çaresiz bıraktı. Bölgedeki radar sistemlerinin nasıl devre dışı kaldığını açıklayan Emine Kavasoğlu, "İran önce balistik füzeler göndererek radar sistemlerini bozdu, bu sebeple uyarı sistemleri devreye girmedi ve İsrail halkı saldırılara tamamen hazırlıksız yakalandı" sözleriyle yaşanan kaosun nedenini aktardı. Kavasoğlu ayrıca, "Hava savunma sistemleri ne kadar devreye girse de, müdahaleler kent merkezine çok yakın noktalarda gerçekleştiği için düşen parçalar Beyt Şemeş gibi bölgelerde büyük bir yıkıma neden oluyor" ifadelerini kullandı.

İRAN’IN GİZLİ SİLAHLARI DEVREDE: HÜRREMŞEHR-4

Savaşın seyrini değiştiren füzelerin teknik detaylarına da değinen Kavasoğlu, son iki gündür saldırıların şiddetinin arttığını vurguladı. İran’ın yeni nesil silahlarını sahaya sürdüğünü belirten Emine Kavasoğlu, "İran artık elindeki gizli silahları, özellikle de Hürremşehr-4 füzelerini kullanmaya başladı; bu füzelerin kullanılmasıyla birlikte patlamaların şiddeti ve binalardaki tahribat önceki günlere oranla çok daha korkunç bir boyuta ulaştı" sözleriyle sahadaki dehşeti özetledi.

13:06

PEZEŞKİYAN’DAN TRUMP’IN "TESLİMİYET" TALEBİNE CEVAP!

A Haber muhabiri Ekber Karabağ, savaşın merkez üssü Tahran’dan en sıcak gelişmeleri aktarmaya devam ediyor. Saldırıların şiddetinin arttığı bölgede Karabağ’ın evinin yakınına da bomba düşerken, İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’dan bölge ülkelerine "itidal", ABD’ye ise "direniş" mesajı geldi. Trump’ın "kayıtsız şartsız teslimiyet" çağrısını "bir hayal" olarak nitelendiren Pezeşkiyan, ayrılıkçı terör gruplarına karşı da çok sert bir uyarıda bulundu. Tahran sokaklarında tansiyon zirveye tırmanırken, Devrim Muhafızları’nın terör mevzilerini füzelerle vurduğu açıklandı.

TERÖR ÖRGÜTLERİNE SERT UYARI: "BATI’NIN OYUNCAĞI OLMAYIN"

İran sınırındaki hareketliliği ve ayrılıkçı grupların hamlelerini değerlendiren Pezeşkiyan, "Bu gruplara uyarımız nettir: Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in oyuncağı olmayın. İran topraklarına girmeye çalışanlara karşı cevabımız sert olacaktır." dedi. Öte yandan Devrim Muhafızları’nın dün gece boş durmadığını belirten Ekber Karabağ, "Devrim Muhafızları, Irak’ın kuzeyindeki ayrılıkçı grupların mevzilerine yönelik kapsamlı bir füze saldırısı düzenleyerek bu tehditlere sahada cevap verdi." bilgilerini aktardı.

13:00

SAVAŞIN AĞIR FATURASI: 4 GÜNDE 11 MİLYAR DOLAR!

İran ve İsrail arasındaki savaş 8. gününde Tel Aviv’de büyük bir yıkıma neden oldu. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, Savaşın sadece askeri değil, ekonomik bir yıkım da getirdiğine dikkat çeken Kavasoğlu, saldırıların hedefindeki Tel Aviv'den en sıcak gelişmeleri ve sahadaki son durumu aktardı. 

Savaşın sadece askeri değil, ekonomik bir yıkım da getirdiğine dikkat çeken Kavasoğlu, "Pentagon’un hesaplarına göre savaşın sadece 4 günlük maliyeti 11 milyar doları geçti. Bunun 5.7 milyar doları sadece İran saldırılarını önlemek için harcandı. İran’ın 10-20 bin dolarlık ucuz dronlarına karşı İsrail, milyon dolarlık bataryaları ateşlemek zorunda kalıyor. Bu durum Tel Aviv ve Washington için maliyeti sürdürülemez hale getiriyor." ifadelerini kullandı.

 

 

12:28

ABD VE İSRAİL'İN PLANI ÇÖKTÜ, MÜHİMMATLARI BİTTİ! 8. GÜNDE ŞOK GERÇEK!

Orta Doğu'da 8. gününe giren kanlı savaşta tüm dengeler altüst oldu. Amerika ve İsrail'in İran rejimini birkaç günde devirme planı suya düşerken, iki ülkenin de kritik bir mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, canlı yayında savaşın perde arkasını ve kimsenin beklemediği şok gelişmeleri tek tek anlattı.

"BİRKAÇ GÜNDE BİTİRİRİZ DİYE DÜŞÜNDÜLER"

Savaşın ilk günlerinde Amerika ve İsrail'in, İran'daki rejimin anında düşmesini beklediğini belirten Orhan Sali, tüm stratejinin bu beklenti üzerine kurulduğunu vurguladı. Sali, iki ülkenin hesabını, "İran'da bir anda Hamaney gittikten sonra rejim zaten değişecek. Zaten sokak olayları vardı, biz bir taraftan bu ayrılıkçı bölgeleri de ayaklandırırız deyip bunu birkaç günde bitiririz diye düşündüler" sözleriyle aktardı. Sali, planın devamında Venezuela'da olduğu gibi kendi istedikleri bir yönetimi iş başına getirme hedefi olduğunu, "Biz de bakanımızı göndeririz Tahran'a, bu işi bitiririz. Amerika'nın planları buydu" şeklinde ifade etti.

PANİK! MÜHİMMAT TÜKENMEK ÜZERE

Ancak 8. güne gelindiğinde tablonun tamamen tersine döndüğünü belirten Sali, kimsenin beklemediği o gerçeği canlı yayında açıkladı. Orhan Sali, "Bugüne, sekizinci güne gelindiğinde şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: İsrail'in ve Amerika'nın şu anda mühimmatı bitmek üzere. Çok net bir şekilde" diyerek sahadaki kritik durumu özetledi. Bu iddiasını somut delillerle destekleyen Sali, eski ABD Başkanı Trump'ın Lockheed Martin şirketine, "Kapasitenizi dört kat arttırın" talimatı verdiğini hatırlattı. Ayrıca Sali, bu krizin en büyük kanıtının, "Bu gece saatlerinde Amerikan Kongresi 18 milyar dolarlık İsrail'e silah satışını onayladı. Çünkü yok, mühimmat yok" sözleriyle ABD'nin yaptığı acil sevkiyat olduğunu vurguladı.

İRAN'I VUR VUR BİTİREMEDİLER

Mühimmatın tükenme sebebinin İran'ın coğrafi büyüklüğü olduğunu belirten Sali, aralıksız saldırılara rağmen sonuç alınamadığına dikkat çekti. Sali, "Çünkü sürekli vuruyorlar. Dağı taşı, İran çok büyük bir coğrafya. 24 saat, 365 gün vursanız yine bu bölgeyi kontrol altına alamazsınız" ifadelerini kullandı. İran'ın Gazze ya da Lübnan gibi etrafı çevrili bir bölge olmadığını, Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan, Pakistan gibi ülkelerle sınırı olduğunu ve lojistik desteğe açık olduğunu belirten Sali, bu durumun savaşı çıkmaza soktuğunu söyledi.

İRAN'IN NİYETİ ZAFER DEĞİL, AYAKTA KALMAK

Savaşın uzamasının Amerika ve İsrail'in aleyhine işlediğini belirten Orhan Sali, iki tarafın hedeflerinin farklı olduğunu dile getirdi. Sali, "İran'ın burada bir zafer kazanma niyeti yok. İran burada ayakta kalmak için çalışıyor, bunun için mücadele veriyor" dedi. Karşı tarafın ise mutlak bir zafer hedeflediğini ancak bunun kolay olmadığını, "Bu zaferi karadan, başkenti işgal etmeden kazanamazsınız" sözleriyle ifade ederek olası bir kara harekatı tehlikesine işaret etti.

Ahaber
11:10

GPS SİNYALLERİNE SABOTAJ: GEMİLER ROTASINI ŞAŞIRDI

Bölgedeki navigasyon kaosunun perde arkasını  Haber'de değerendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Giray Saynur Derman, "Hürmüz’de binden fazla geminin rotası şaşmış durumda. ABD ve İsrail’in saldırıları sonrası yoğunlaşan elektronik sinyal karıştırma faaliyetleri, yüzlerce ticari geminin navigasyon sistemini bozdu. Öyle ki, deniz üzerindeki gemiler haritalarda karada, nükleer santrallerin içinde veya havalimanlarında görünüyor. Bu durum, uydu tabanlı sistemlere yönelik yoğun bir yanıltma faaliyetinden kaynaklanıyor." ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ’ÜN KAPATILMASI DÜNYAYI YAKTI: ENERJİDE %10’LUK PATLAMA

Boğazın kapatılmasının küresel ekonomiye maliyetini değerlendiren Derman, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü şu an İran’ın elinde ve Tahran boğazı kapattığını duyurdu. Dünyadaki petrolün %20'si ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) çok önemli bir kısmı buradan geçiyor. Bu karar sonrası enerji fiyatlarında %10’luk bir artış yaşandı ve enerji şirketlerinin hisseleri tavan yaptı. Ancak uzmanlar 3 hafta sonrası için çok daha ciddi bir arz krizi bekliyor." sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK HAMLESİ: KALKINMA YOLU VE ORTA KORİDOR

Hürmüz’e alternatif arayışında Türkiye’nin kilit rolüne vurgu yapan Prof. Dr. Giray Saynur Derman, "Hürmüz bu hale gelince, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kalkınma Yolu ve Orta Koridor projelerinin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye, Irak üzerinden hayata geçirdiği bu hamleyle enerji sevkiyatının merkezine oturdu. Putin’in daha önce belirttiği Trakya üzerinden bir enerji 'hub'ı kurulması önerisi, bugün yaşanan krizle birlikte en gerçekçi senaryo haline geldi." ifadelerini kullandı.

SİNSİ PLANIN HEDEFİ İRAN’I KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK

Bölgedeki kaosun tesadüf olmadığını belirten Derman, "Bu sinyal karıştırma ve kaos operasyonu muhtemelen ABD ve İsrail’in ortak yapımıdır. İran’da şu an internet ve iletişim kesintileri de yaşanıyor. Amaç, gemi geçişlerinde kaos çıkararak İran’ı zor durumda bırakmak ve bölgeyi istikrarsızlaştırmaktır. Özellikle Çin bu rotaya çok bağımlı olduğu için, bu krizden en büyük zararı Çin ekonomisi görecektir." sözleriyle büyük oyunu deşifre etti.

10:20

İRAN'IN SAVAŞ DOKTRİNİ DEŞİFRE OLDU: ‘MOZAİK SAVUNMA’ STRATEJİSİ NEDİR?

İran’ın bölgedeki askeri stratejileri ve savunma konsepti uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında İran’ın "Mozaik Savunma Stratejisi"ni, mobil füze sistemlerini ve Körfez ülkeleriyle olan diplomatik satranç hamlelerini bütün detaylarıyla analiz etti. Tahran’ın merkezi komutadan bağımsız, yerel inisiyatiflere dayalı yeni savaş doktrini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki küresel ekonomik tehditleri mercek altına alındı.

MERKEZDEN BAĞIMSIZ YENİ DOKTRİN: MOZAİK STRATEJİSİ

İran'ın savunma konseptindeki köklü değişime dikkat çeken Dr. Tolga Sakman, "Mozaik savunma stratejisi aslında sonradan geçilen, merkezi yönetimden ziyade aşağıda inisiyatif alan komutanların olduğu bir yapıyı öngörüyor" ifadelerini kullandı. Bu stratejinin temelinde hızlı cevap verme yeteneğinin yattığını belirten Sakman, "Her vilayetteki devrim muhafızları komutanlıkları nispeten daha fazla inisiyatif alarak, Tahran’a sormadan hareket edebiliyor. Bu durum, her bölgeye yapılan saldırının yoğunluğu ve şekli farklı olduğu için bölgeye uygun ve hızlı cevap vermek adına geliştirildi" sözleriyle stratejinin işleyişini aktardı.

MOBİL PLATFORMLAR VE TEKNOLOJİK TAKİP

İran’ın füze kapasitesinin sadece sayısal değil, hareket kabiliyeti üzerinden de şekillendiğini vurgulayan Sakman, "Füze rampa platformlarının mobil olması İran için çok önemli; füzeyi attıktan sonra yerini değiştirmeleri bir savunma özelliği taşıyor" dedi. Ancak bu sistemlerin karşılaştığı teknolojik engellere de değinen Sakman, "Özellikle son dönemde bölgeye gelen AWACS uçakları radar kapasitesini çok uzun menzillere uzatıyor. İran ne kadar hızlı davranırsa davransın, bu uçaklar sayesinde füzelerin atıldığı yerin tespiti çok daha kolaylaştı" değerlendirmesinde bulundu.

KÖRFEZ ÜLKELERİYLE DİPLOMATİK VE ASKERİ DENGELER

İran’ın komşu ülkelerle olan gerilimli ancak bir o kadar da stratejik ilişkisini yorumlayan Dr. Tolga Sakman, "İran, gerilimin başından beri 'Bana saldırı olursa Körfez’deki ABD üslerini vururum' diyerek bir gözdağı verdi. Ancak Körfez ülkelerindeki sivil yerleşim yerlerinin ve petrol tesislerinin hedef alınmaya başlanması, Tahran’ın bu söyleminin altını boşalttı" ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın son dönemdeki yumuşama mesajlarını değerlendiren Sakman, "İran yönetimi stratejisinin değiştiğinin farkında; Pezeşkiyan'ın 'Bölge ülkeleriyle düşmanlığımız yok' diyerek özür dilemesi, komşu ülkelerin ABD safına daha fazla kaymasını engelleme çabasıdır" dedi.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL EKONOMİ TEHDİDİ

Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimalinin küresel piyasalardaki etkisine değinen Sakman, "Hürmüz’ün kapatılması tehdidi bile sigorta şirketlerinin gemi sigortalama fiyatlarını yükseltmesine yetti. Bu durum küresel ekonomiye doğrudan bir zarar anlamına geliyor" dedi. İran’ın bölgedeki askeri varlığının ekonomik bir silaha dönüştüğünü belirten Sakman, "Gemi fiyatlarının ve sigorta maliyetlerinin artması, bölgedeki uluslararası şirketlerin çekilmesine ve turizmin baltalanmasına neden oldu. İran, Hürmüz’ü tamamen kapatmasa bile bu ekonomik baskıyı bir strateji olarak kullanıyor" şeklinde konuştu.

 

09:50

THY VE PEGASUS'TAN İRAN SEFERLERİNE İPTAL

Savaşın hava trafiği üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatan A Haber muhabiri Ahmet Nazif Vural, "İsrail-Amerika iş birliğinin İran’a karşı başlattığı savaş, hava trafiğini doğrudan vurdu. Özellikle İstanbul ve Türkiye'den yola çıkan uçaklar için İran, Suriye ve Irak hava sahaları en büyük engel haline geldi." ifadelerini kullandı. Sürecin yönetimini aktaran Vural, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Havayolu şirketlerimiz bu noktada 6 Mart'a kadar uçuşlarını durdurmuştu ve durumun tekrar değerlendirileceğini belirtmiştik." sözlerini aktardı.

THY VE PEGASUS’TAN MART SONUNA KADAR ASKI

Uçuş yasaklarının kapsamının genişlediğine dikkat çeken Vural, "Yapılan son değerlendirmelerin ardından Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress; İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşlarını 9 Mart gün sonuna kadar durdurdu. İran seferleri özelinde ise kısıtlama çok daha uzun sürecek. Pegasus Havayolları 12 Mart'a kadar, Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar İran seferlerini programdan tamamen çıkardı." bilgilerini paylaştı.

TRUMP’IN KİRLİ PLANI: "EYLÜL AYINA KADAR SAVAŞ"

ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı uzatma niyetini deşifre eden Ahmet Nazif Vural, "Trump, savaşın uzun sürmesini beklediklerini ve hatta eylül ayına kadar devam edecek bir plan hazırlığı içerisinde olduklarını ifade ediyor. İran kanadı ise savaşı sonuna kadar yürütebileceklerini belirtiyor; bu karşılıklı restleşme hava sahasındaki belirsizliği körüklüyor." sözleriyle aktardı.

NAHÇIVAN’DA FÜZE PANİĞİ VE YATIDA KALAN UÇAKLAR

Bölgedeki havalimanlarında yaşanan hareketliliği aktaran Vural, "Savaşın başladığı andan itibaren uçaklar farklı limanlarda mahsur kaldı. İran ve Irak bölgesine ait 7 uçak İstanbul Havalimanı’nda yatıya kalırken, Türkiye’ye ait 2 uçak da şu an Irak’ta bekletiliyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Nahçıvan Havalimanı’na düşen füze nedeniyle büyük bir kriz yaşandı. O gün Nahçıvan’a ilerleyen uçaklar güvenlik gerekçesiyle Iğdır Havalimanı’na yönlendirildi, yolcular ise karayoluyla Nahçıvan’a ulaştırıldı." ifadelerini kullandı.

09:40

KERPE ADASI’NA ASKERİ ÇIKARTMA: SÖZDE HAVA KALKANI

Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayarak attığı adımları değerlendiren A Haber muhabiri İlhan Tahsin, "Yunanistan şu anda savaşa müdahil olmadan, şimdiye kadar silahların olmaması gereken adaları silahlandırmada bunu yasal bir düzeye, bir düzene taşımak istiyor. Kerpe (Karpathos) adasını fırsat bilerek, savaş gemilerini, iki fırkateyni ve dört F-16 savaş uçağını Güney Kıbrıs’a gönderdi. Bunun yanı sıra silahsız olması gereken Kerpe adasına Patriot bataryaları ve komandolar yerleştirildi. Burada bir oldu bitti yapılmak isteniyor ve Avrupa Birliği’ne ‘Biz de bir hava koruma şemsiyesinde varız’ mesajı veriliyor." ifadelerini kullandı.

BULGARİSTAN ÜZERİNDEN YENİ STRATEJİ: SARİŞABAN’A PATRIOT YIĞINAĞI

Atina yönetiminin bölgedeki yeni askeri planlarını aktaran Tahsin, "Dendias’ın imzasıyla dün çok sıcak bir gelişme yaşandı. Hükümet konseyi, Bulgaristan hava sahasını güya İran’dan gelebilecek olası füze tehditlerine karşı korumak üzere bir karar aldı. Bu kapsamda Batı Trakya’nın hemen yanı başında bulunan Sarışaban (Hrisupoli) bölgesindeki Kavala Havalimanı’na Patriot bataryaları yerleştirilmek üzere harekete geçildi. Bataryalar her an Kavala’ya ulaşmış olabilir." sözleriyle Yunanistan’ın genişleyen askeri yayılmacılığını aktardı.

MERİÇ SINIRINDA TEYAKKUZ: TANK SEVKİYATI BAŞLADI

Yunan ordusunun Türkiye sınırındaki hareketliliğine dikkat çeken İlhan Tahsin, "Yunan ordusunda tüm izinler kaldırıldı, ordu şu an tam teyakkuz durumunda. Özellikle Meriç sınırına, Türkiye ile olan kara sınırına askeri araçlar, ağır mühimmatlar ve askeri tanklar sevk edildi. Sürekli teyakkozda olan bir Yunanistan var. Ancak ne hikmetse Başbakan Miçotakis’in ağzını bıçak açmazken, Savunma Bakanı Dendias’ın ateşe benzin dökmesi anlaşılır gibi değil." ifadelerini kullandı.

YUNAN HALKI TEDİRGİN: DENDİAS’A TEPKİLER ÇIĞ GİBİ

Atina’daki iç siyasi atmosferi ve halkın tepkisini dile getiren Tahsin, "Yunan halkı bu gelişmelerden dolayı oldukça tedirgin. İçeride hem Miçotakis hükümetine hem de özellikle Dendias’ın bu kışkırtıcı girişimlerine karşı tepkiler devam ediyor. Yunanistan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki tüm yasal uyarılarına rağmen, silahsız olması gereken adaları silahlandırmaya ve bölgeyi bir barut fıçısına çevirmeye devam ediyor." sözleriyle haberini tamamladı.

09:20

İRAN’IN DİRENCİ VE TRUMP’IN ALGI OPERASYONU

Savaşın geride kalan bir haftalık sürecinde İran’ın beklenenden daha sert bir duruş sergilediğini belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "İran beklentilerin ötesinde güçlü bir direnç gösterdi. Trump’ın hangi saikle bu operasyona taraf olduğu belirsizliğini korusa da, İran halkı rejim karşıtları dahil olmak üzere bu saldırganlık karşısında devletinin yanında saf tuttu." ifadelerini kullandı. Trump’ın başarısızlığı başarı gibi gösterme çabasına gireceğini vurgulayan Ülger, "Trump’ın yoğun bir bombardıman sonrası 'başarı kazandık' diyerek çekilmesi en olası senaryolardan biri. İran’ın nükleer kapasitesini yok ettik diyerek süreci lanse edecek ancak bu gerçeklerle örtüşmeyecektir." sözlerini kaydetti.

ETNİK FAY HATLARI KAŞINIYOR: "SURİYE MODELİ" TEHLİKESİ

İran’ın heterojen yapısının dış güçler tarafından bir silah olarak kullanıldığını belirten Ülger, "İran’da Persler, Azeriler, Kürtler, Araplar ve Beluciler gibi pek çok farklı etnik grup var. İsrail ve ABD, özellikle PJAK ve Beluciler gibi ayrılıkçı unsurları lojistik ve askeri destekle kışkırtarak İran’ı bir iç savaşa sürüklemeyi amaçlıyor. Tıpkı Suriye’de olduğu gibi, İran’ı etnik ve dini temelli bir parçalanmaya götürmek istiyorlar." ifadelerini kullandı. Bölgedeki vekil güçlerin harekete geçirilme çabalarına dikkat çeken Ülger, "Kürt grupların İran’a yönelmesi bu kirli planın bir parçası ancak bu büyüklükteki bir coğrafyada sadece hava operasyonlarıyla netice alınması mümkün değil." şeklinde konuştu.

MASADAKİ 4 SENARYO: REJİM Mİ YIKILACAK?

Geleceğe dair öngörülerini dört ana senaryo üzerinden açıklayan Ülger, "İlk senaryo İslam Cumhuriyeti rejiminin yıkılmasıydı ancak bugün görüyoruz ki bu seçenek devre dışı kalmış durumda. İkinci senaryo ise Trump’ın yoğun bombardıman sonrası 'İran’ın nükleer gücünü kırdık' diyerek bölgeden çekilmesidir." dedi. Diğer seçeneklere de değinen Ülger, "Üçüncü olarak Venezuela benzeri bir modelle ABD ile iş birliği yapacak bir yönetim zemini aranabilir ancak bu düşük bir ihtimal. Son ve en tehlikeli senaryo ise İran’ın tıpkı Suriye gibi 10-15 yıl sürecek bir iç savaşa mahkum edilmesidir." sözleriyle bölgeyi bekleyen karanlık tabloyu aktardı.

KÖRFEZ’DEKİ ABD VARLIĞI VE LİTANİ NEHRİ HEDEFİ

Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin ve İsrail’in hedeflerinin altını çizen Ülger, "Katar’da 10 bin Amerikan askeri var ancak buralardaki faaliyetler akamete uğramış durumda. İsrail, Gazze Savaşı esnasında terk edilen kuzey bölgelerinin güvenliğini sağlamak bahanesiyle Lübnan’daki Litani Nehri’nin güneyini tamamen işgal etmeyi kafaya koydu. Körfez ülkeleri ise İran’ın hem bölgeye hem de İsrail’e saldırıları karşısında ABD’nin sadece İsrail’i koruduğunu görerek yeni bir güvenlik muhasebesi yapmaya başlayacaktır." ifadelerini kullandı.

09:10

İSRAİL’DEN İRAN’A DEV HAVA HAREKATI

İsrail ordusunun operasyonel detaylarını aktaran Emine Kavasoğlu, "İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, İran Hava Kuvvetleri İstihbarat Müdürlüğü komutasındaki noktalar, 80’den fazla savaş uçağıyla bombardıman altına alındı. Tahran ve çevresini hedef alan bu kapsamlı saldırılarda toplam 230 mühimmat kullanıldı. Devrim Muhafızları’nın askeri merkezleri ve füze fırlatma rampaları operasyonun ana hedefleri arasındaydı." ifadelerini kullandı.

TEL AVİV’DE SİREN SESLERİ VE PATLAMA ŞİDDETİ

İsrail’deki hareketliliği ve gece boyu süren gerilimi aktaran Kavasoğlu, "Gece saat 12:30 sularında başlayan siren sesleri sabah 06:00’ya kadar dört kez tekrarlandı. Patlamaların şiddetinden Hürremşah füzelerinin kullanılmış olabileceğini anlıyoruz. Şehirde patlama seslerinin ardından yoğun bir polis ve ambulans hareketliliği yaşandı. Askeri uçakların ve tanker uçakların hareketliliği ise hala devam ediyor." sözleriyle sahadaki atmosferi aktardı.

ABD’DEN DEV MÜHİMMAT DESTEĞİ VE ÜÇÜNCÜ UÇAK GEMİSİ

ABD’nin İsrail’e verdiği tam desteğin ayrıntılarına değinen Kavasoğlu, "İsrail ve ABD arasında yaklaşık 2 milyar dolar değerinde dev bir mühimmat anlaşması imzalandı. Bu dev paketin içinde 450 kilogramlık bombalar ve kara taktik araçları da yer alıyor. Ayrıca ABD’nin üçüncü uçak gemisi George Bush da bölgeye gelmek üzere yola çıktı." ifadelerini kullandı.

SAVAŞIN EKONOMİK MALİYETİ KATLANIYOR

Savaşın mali ve stratejik boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran’ın düşük bütçeli dronlarına karşı İsrail ve ABD’nin milyon dolarlık füzeler ateşlemesi, Washington ve Tel Aviv için ekonomik açıdan büyük bir yük oluşturuyor. İsrail tarafı, İran’ın saldırı kabiliyetinin sürdüğünü ve hava savunma sistemlerinin zaman zaman yetersiz kaldığını ilk kez bu kadar net bir şekilde paylaştı." sözleriyle haberini tamamladı.

08:45

ABD’NİN CEPHEDE ZOR ANLARI: PATRIOTLAR GERİ Mİ ÇAĞRILIYOR?

Pasifik’teki askeri hareketliliği ve ABD’nin stratejik çıkmazını değerlendiren Mehmet Zeyrek, "Amerika’nın Güney Kore’den Patriotlarını geri istediği yönünde dün öne çıkan bir haber vardı. Malum, Amerika Güney Kore’de oldukça kapsamlı bir üsse sahip. Şu anda İran’ı vuran Amerikan savaş uçak gemisi Pasifik’ten Orta Doğu’ya kaydırılmış durumda. Ancak Washington’ın aynı anda birden fazla cephede savaşamayacak düzeyde olduğu yorumları yapılıyor." sözleriyle Washington’ın içine düştüğü askeri darboğazı aktardı.

GÜNEY KORE’DEN GÜVENLİK RESTİ: "HEDEF HALİNE GELİRİZ"

ABD’nin hava savunma bataryalarını Orta Doğu’da İran’a karşı bir "hava şemsiyesi" oluşturmak için istediğini belirten Zeyrek, "Trump yönetiminin Güney Kore’deki Patriot hava savunma bataryalarını istemesi, İran’ın balistik füzelerine karşı acil bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Seul yönetimi bu talebi doğrulasa da Kore yarımadasının güvenliğini zayıflatacak hiçbir adım atılmayacağını vurguladı. Çünkü Amerikan sistemlerinin gitmesi, Güney Kore’yi açık bir hedef haline getirecektir." ifadelerini kullandı.

KUZEY KORE’DE SAVAŞ HAZIRLIĞI: KİM JONG-UN DÜĞMEYE BASTI

Pasifik’te suların ısınmasına neden olan Kuzey Kore’nin hamlelerini deşifre eden Zeyrek, "Kim Jong-un, Amerika’nın Orta Doğu’ya odaklanmasını ve Asya’daki savunma sistemlerini çekme ihtimalini bir fırsat olarak görüyor. Kuzey Kore devlet medyası, İran’ın nükleer silahı olmadığı için vurulduğu propagandasını yaparak ordusuna nükleer kapasitenin artırılması talimatını verdi. Sınır hattındaki askeri yığınak ve balistik füze denemeleri bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı." sözleriyle bölgedeki büyük tehlikeye dikkat çekti.

ÇİN’DEN İRAN’A DESTEK: DİPLOMATİK DİRENÇ

Pekin yönetiminin kriz karşısındaki tutumunu aktaran Zeyrek, "Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, İran’a destek verip vermeyecekleri sorusuna diplomatik bir yanıt vererek İran’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini açıkladı. Pekin yönetimi, sorunların savaşla değil diyalogla çözülmesi gerektiğinin altını çizerek Batı’ya mesaj gönderdi." ifadeleriyle Çin’in stratejik duruşunu özetledi.