CANLI | İran'da kara operaysonu başlar mı? "Trump'ın hesapları sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor"

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI | İran'da kara operaysonu başlar mı? "Trump'ın hesapları sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor"

Orta Doğu'da savaşın fitili ateşlendi. İsrail İran’ın kalbi Tahran’ı vurdu, intikam füzeleri Tel Aviv ve ABD üslerini hedef aldı. Ateş çemberi genişlerken Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenme dünya enerji arzını sarsıyor. Atina ise kaosu fırsat bilip Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı kirli bir oyun peşinde. 28 Şubat’ta masanın devrilmesiyle başlayan büyük krizin şifreleri, askeri misillemeler ve perde arkasındaki tüm planlar A Haber’de uzman isimler ve muhabirler tarafından analiz ediliyor. İşte detaylar...

28 Şubat'ta masanın devrilmesiyle başlayan kirli savaşta tansiyon zirveye çıktı. Tahran'dan yükselen intikam füzeleri ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla bölgede kriz derinleşirken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den, Ekber Karabağ Tahran'dan, Ata Gündüz Kurşun ise Lübnan'dan ateş hattındaki son durumu aktarıyor. Karşılıklı saldırılar ve perde arkasındaki kirli planların tüm detayları A Haber'de.


İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

02:17

İRAN'A KARA SALDIRISI OLUR MU?

Ortadoğu'da kartlar yeniden karılırken, İran-İsrail gerilimi yeni bir boyuta evriliyor. Akademisyen Yeliz Albayrak, A Haber ekranlarında ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara operasyonu ihtimalini, değerlendirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Albayrak Trump'ın aklındaki saldırı planıyla sahadaki gerçekliğin örtüşmediğine dikkat çekerken Irak üzerinden Kürt silahlı örgütlerin harekete geçirilerek İran'ı iç karışıklığa sürükleyebileceğine dikkat çekti. 

"TRUMP'IN HESAPLARI VE SAHA GERÇEKLİĞİ ÇATIŞIYOR"

Savaşın gidişatı ile ilgili öngörülerini paylaşan Yeliz Albayrak, "Trump'ın kafasında hesapladığı saldırı ile şu anki bölge alanının gerçekliği ortada oturmuyor. Sadece havadan müdahale, İsrail desteği ya da Körfez ülkelerinin kalkan uçaklarıyla bu iş ABD'nin istediği şekilde dağıtılamaz. Böylece, ABD'nin daha fazla askeri harcaması, daha fazla mühimmat ve savaş çok daha uzun sürmesi" ifadelerini kullanıldı.

NÜKLEERDEN BALİSTİK FÜZE TEHDİDİNE

ABD'nin nükleer enerji tartışmalardan savaşın başka bir boyuta evrildiğini belirten Albayrak, "Uzun süre nükleer krizler konuşuldu ancak şu bir balistik füze kapasitesinin ön plana çıkıyor. Trump tek başına, İran'ın karadan doğrudan hedef alabilecek bir balistik füze gelişimini ve buna karşı hareketin ilerlemesini ifade ediyor. Bu durum, operasyonun dozunu ve süreci temelden biri haline geldi" sözleriyle aktardı.

TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KİRLİ İTTİFAK: İSRAİL'DEN 1.5 YILLIK HAZIRLIK

İran'ı çevreleyen vekil aktörlere dikkat eden Yeliz Albayrak, "İran'da bir rejim değişikliği hedefleniyor ve bunun için bir kara süreci planlanıyor. Süleymaniye bölgesinde, Talabani kontrolü çevresinde PJAK, PAK ve Komala gibi İsrail ile 1-1,5 senedir temas halinde olduğu görülüyor. Bu bir iç savaş tetiklemesi sırasında; hatta saldırılarına devam ediyordu." dedi. 

PARÇALANMIŞ BİR İRAN SENARYOSU

Bölgedeki etnik ve mezhepsel dinamiklerin ABD tarafından kaşındığını vurgulayan Albayrak, "ABD'nin hedefinde Irak ve Suriye'deki gibi parçalı bir yapı var. İran'da rejim kırılmamasa bile Kürt gruplar, Beluçlar ve Azeri Türkleri üzerinden federatif bir yapı öngörülüyor. Kuzeyde Azerbaycan Türkleri, Pakistan ve Afganistan'daki Beluçlar İran'ın topraktan alınıyor. Ancak bu yerde, daha önce Suriye'de olduğu gibi yalnız bırakılmamak için ABD'den kesin garantiler istiyor" kullanıldı.

PKK/PYD UNSURLARI İRAN SINIRINA KAYDIRILIYOR

ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğini deşifre eden Yeliz Albayrak, "ABD'nin ve Suriye'deki vekil aktörleri olan PKK/PYD unsurlarının yavaş yavaş sınır noktasında, yani Irak üzerinden İran sınır hattına geçiş yapılabiliyor. Suriye'de bulunan bu unsurların bu noktalarda kanalize edilmesi, geniş uzunlukta bir kara harekatının hazırlığı olarak okunabiliyor. dedi.  
 

22:58

TEL AVIV'DE ALARMLAR YENİDEN DEVREDE

İran füzelerini Tel Aviv'e ateşlemesinin ardından İsrail'de yeniden siren sesleri çalmaya başladı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu bölgedeki son gelişmeleri aktararak 225 noktada uyarı verilerek sirenlerin devreye girdiğini fakat havada herhangi bir saldırının görülmediğini belirtti. 

SİRENLER SUSMUYOR: TEL AVİV ÇEVRESİNDE ALARM

Tel Aviv'de sirenlerin yeniden yükseldiğini bildiren Emine Kavasoğlu, "Sirenler yine çalmaya başladı. Bakalım bu kez doğru mu sirenler? Çünkü ikinci defadır bu akşam yanlış alarm verdi bu sirenler. Ama şimdi yeniden o sirenler yüksek bir sesle çalmaya başladı Tel Aviv'de çalmaya başladı". Bölgedeki hareketliliğe dikkat çeken Kavasoğlu, "Sol taraftaki hafif bir müdahale mi, helikopter mi, uçak mı tam anlaşılamadı; ufak bir alev topu o noktada oldu" ifadeleriyle gökyüzündeki patlama seslerini ve görüntülerini aktardı.

SIĞINAKLARA GİRİN TALİMATI

Bulunan saldırı riskinin ciddiyetini koruduğunu ifade eden Kavasoğlu, otelde yapılan acil durum anonslarına değinerek, "Bulunduğumuz birçok anonsları duyuldu az önce. 'Bir saldırı saldırısı, hemen sığınaklara hareket edin' uyarısı geldi. Şu anda sağımızı solumuzu yeniden kontrol etmeye başladık, hangi noktalar için bu alarmlar mevcut onu da paylaşıyorum" cümlesinde kalabalık ve görevlilerin sığınaklarına yönlendirildiğini bildirdi.

255 FARKLI NOKTADA SALDIRI UYARISI

Saldırı uyarısının çok geniş bir coğrafyayı kapsadığını belirten Emine Kavasoğlu, "Gelen uyarılardan hangi noktalar olduğunu kontrol ediyorum; Tel Aviv'den Yarikon, Lakhish, Beit Lahya, Beit Shavit taraflarından uyarılar geliyor. Havat Yair, Nofim... Hem kuzeyden hem gelecekten ayrı ayrı uyarı sistemleri devreye giriyor. Az önceki siren sesleri tam 255 farklı nokta için ortaya çıkmıştı" sözleriyle boyutuna dikkat etti.

YENİ BİR TAKTİK Mİ YANLIŞ ALARM MI?

Hava savunma sisteminin şaşırtıcı olabileceğine işaret eden Kavasoğlu, "Sanıyorum ki hava savunma sistemleri bir kez daha yanıldı. Bu İran'ın kullanmaya başladığı farklı bir taktik mi, yeni bir taktik mi bunu gerçekten anlamak güç. Çünkü siren çalmasına rağmen ikinci defa bir hava saldırısı görüntüsüyle karşı karşıya kalmadık. Havada herhangi bir saldırı görülmüyor."  ifadelerini kullandı. 

21:59

A HABER ANBEAN ATEŞ HATTINDAN BİLDİRİYOR

İran ve İsrail arasındaki gerilim en sıcak noktasına ulaştı. Tel Aviv semaları, İran’dan gelmesi beklenen yeni bir füze dalgası nedeniyle siren sesleriyle yankılanırken; bölgedeki askeri hareketlilik zirve yaptı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, canlı yayında saniye saniye yaşanan kaosu aktararak İsrail halkına "Olağanüstü risk altındasınız" uyarılarının yapıldığını bildirdi. Hava savunma sistemlerinin teyakkuza geçtiği bölgede, stratejik tesislerin hasar aldığı ve hava trafiğinin durma noktasına geldiği belirtiliyor.

TEL AVİV SEMALARINDA SAVAŞ UÇAKLARI VE SİREN SESLERİ

Bölgedeki son durumu sıcağı sıcağına aktaran A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, "Bakın az önce bahsettiğim uyarı; 'Olağanüstü risk altındasınız' uyarısı geldi. Birkaç dakika içinde de sirenler çalmaya başladı ve tahmin ediyorum ki en fazla 2-3 dakika içinde eğer Tel Aviv yakınlarına isabet ederse o füzeler, hava savunma sistemlerinin devreye girmesini bekliyorum" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri yoğunluğun normalin çok üzerinde olduğunu vurgulayan Kavasoğlu, "Bir yandan da yoğun bir askeri hareketlilik olduğunu da söyleyelim havada. Bakın ardı ardına helikopterler, savaş uçakları bulunduğumuz noktadan geçmeye başlamıştı" sözleriyle gökyüzündeki hareketliliği aktardı.

HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNDE ALARM: YÜZLERCE BÖLGE RİSK ALTINDA

İsrail genelinde yüzlerce nokta için saldırı uyarısı verildiğini belirten Emine Kavasoğlu, "Çok yoğun bir hava saldırısı uyarısı geldi Tel Aviv'in kuzeyi, güneyi her bir nokta için yapıldı. Buraların her birinde, yani yüzlerce bölge görüyorsunuz, bu yüzlerce bölgenin her noktası için uyarı yapıldı. Bir yandan Hizbullah'tan, bir yandan İran'dan gelen saldırılar için bu uyarılar gerçekleşiyor" dedi. Sirenlerin ardından yaşanan belirsizliğe dikkat çeken Kavasoğlu, "Sirenler çaldı, her şey alıştığımız gibiydi aslında. Önce telefona uyarı geldi arama motorundan, ardından o aplikasyondan uyarılar geldi, sonra siren sesleri çalmaya başladı Tel Aviv'de" şeklinde konuştu.

STRATEJİK NOKTALAR HEDEFTE: BEN GURION HAVALİMANI HASAR ALDI

İsrail’in dünyaya açılan kapısı olan Ben Gurion Havalimanı’ndaki duruma da değinen Emine Kavasoğlu, "Ben Gurion Havalimanı'nın dün akşam saatlerindeki ve bugün öğle saatlerindeki saldırılar nedeniyle her ne kadar görüntüleyemesek de hasar aldığını biliyoruz" bilgisini paylaştı. Ticari uçuşların durumuna ilişkin gözlemlerini aktaran Kavasoğlu, "Dün ticari uçakların yurt dışından İsrail'e gelişi için izin verilmişti mesela. Çok yoğun bir ticari uçak hareketliliği de vardı. Bugün tek bir uçak daha gördük, o yoğunluk azalmıştı" ifadelerini kullandı.

İRAN’IN VURMA KAPASİTESİ VE İSRAİL’İN SAVUNMA ZAFİYETİ

İsrail kanadından yapılan savunma sistemlerine dair itirafları hatırlatan Emine Kavasoğlu, "İsrail'in, İran'ın hala vurma kapasitesi olduğu, hava savunma sistemlerinin yeterli olmadığı açıklamalarından sonra böyle bir hareketlilik var" sözleriyle durumun ciddiyetini vurguladı. Takipte olduklarını belirten Kavasoğlu, "Hala 'Sonlandır, risk altında değilsiniz' uyarısı da gelmedi telefonlara, hala 'Risk altındasınız' şeklinde bir uyarı var telefonlarımızda. Biz takipte kalalım, herhangi bir gelişme olursa tekrar aktaralım" diyerek bölgedeki gergin bekleyişin sürdüğünü ifade etti.

15:14

İSRAİL POLİSİ A HABER EKİBİNİ ALIKOYDU

İsrail A Haber ekibini keyfi gözaltına aldı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu , Tel Aviv'de alıkonulma anlarını anlattı. 

Kavasoğlu, "Türk olduğumuz duyulunca farklı davranılıyor." dedi. 

 

11:01

A HABER İRAN FÜZELERİNİN VURDUĞU BEYT ŞEMEŞ'TE

İran ve Hizbullah'ın İsrail'e yönelik füze saldırıları aralıksız devam ediyor. İsrail'in hava savunma sistemi Demir Kubbe'yi aşan füzeler, Tel Aviv yakınlarındaki Beyt Şemeş kentine düştü. A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu, 9 kişinin hayatını kaybettiği ve adeta harabeye dönen o bölgeye giderek yaşanan büyük yıkımı yerinde görüntüledi. 

İSRAİL ÜSSÜNÜ ISKALAYAN FÜZELER MAHALLEYİ KÜLE ÇEVİRDİ

A Haber ekibi, füzelerin hedefi olan Beyt Şemeş kentindeki yıkımı saniye saniye ekranlara taşıdı. Bölgenin stratejik konumuna dikkat çeken Emine Kavasoğlu, "Tel Aviv'e yaklaşık 30-35 kilometre uzaklıktaki Beyt Şemeş'teyiz şu anda. Beyt Şemeş önemli, hedef alınmasının sebebi de var elbette çünkü burada İsrail'e ait bir üs de bulunuyor. Dolayısıyla o üsse isabet etmeyen füzelerin bir mahalleye isabet ettiğine tanıklık ediyoruz. Mahalle neredeyse tamamen yerle bir olmuş durumda, evler, araçlar yanmış kül olmuş durumda" sözleriyle aktardı.

BÖLGE BARİKATLARLA KAPATILDI

Bölgedeki tahribatın şiddetini anlatan Kavasoğlu, "Patlama öylesine şiddetliydi ki hemen karşıda bulunan mahallede de büyük bir hasara neden oldu, o sitede bulunan dairelerin camları tuz buz oldu. Patlamanın bulunduğu bölge barikatlarla kapatılmış durumda" ifadelerini kullandı. Enkaz alanında üst düzey güvenlik önlemlerinin alındığını belirten Kavasoğlu, pazar günü yaşanan patlamaya rağmen İsrail kuvvetleri, polis ve arama kurtarma ekiplerinin bölgedeki yoğun çalışmalarını hala sürdürdüğünü vurguladı.

HEDEF İSRAİL'İN HAVA GÜCÜNÜ ZAYIFLATMAK

İran ve Hizbullah'ın saldırı stratejisini değerlendiren Emine Kavasoğlu, "İsrail'in üsleri de bir yandan hedefte. Çünkü İsrail'in üslerini kırmak isteyen İran ve Hizbullah, İsrail'in hava gücünü zayıflatmaya çalışıyor. Art arda füzeler ateşlenmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, İsrail saldırıları ile İran ve Hizbullah'ın misillemeleri arasında sıkışan bölgede tansiyonun her geçen gün daha da yükseldiğine dikkat çekti.

10:18

İSRAİL'DEN BÖLGEDE YENİ KATLİAM SİNYALİ: LÜBNAN'I GAZZE GİBİ YIKACAĞIZ!"

A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının perde arkasını Tel Aviv'den anlattı. İsrailli yetkililerin Lübnan için "Gazze'deki gibi bir yıkımla karşı karşıya bırakacağız" şeklindeki tehditkar açıklamaları dikkat çekti. Sivil bölgelerin hedef alındığını vurgulayan Kavasoğlu, İsrail'de medyaya uygulanan sansürün de arttığını belirtti.

"ÇOK DAHA FAZLA SİVİL KATLİAMIYLA KARŞILAŞABİLİRİZ"

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının artacağı sinyalini veren İsrailli yetkililerin açıklamalarını aktaran A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, "İsrail Ordu Sözcülüğü ve Genelkurmay Başkanı, 'İran'da yeni bir aşamaya geçiyoruz, hava üstünlüğünü sağladık' dedi. Maliye Bakanı Smotrich ise çok çarpıcı bir benzetme yaparak, 'Gazze'deki gibi bir yıkımla karşı karşıya kalacak Lübnan. Hizbullah'ın kolunu keseceğiz ve Lübnan'ın güneyini Gazze'deki gibi bir yıkımla karşı karşıya bırakacağız' dedi" ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların Gazze'deki soykırımdan gurur duyduklarının bir göstergesi olduğunu belirten Kavasoğlu, "Önümüzdeki günlerde çok daha fazla sivil katliamıyla karşılaşabileceğimizin bir göstergesi" sözleriyle aktardı.

SİREN SESİ ÇALMADAN FÜZELER DÜŞTÜ

Lübnan'da yaşanan hareketliliğe ve İran'ın olası misillemesine değinen Kavasoğlu, "Lübnan'ın güneyinde 26 ayrı noktanın vurulduğu ve insansız hava araçlarının bulunduğu depoların hedef alındığı duyuruldu. Dün gece Türkiye saatiyle 12'yi gösterdikten sonra çok yoğun bir hareketlilik vardı. İlk kez siren sesleri çalmadan füzelerin düştüğünü gördük. İran tarafından 4 adet Hürremşehr füzesinin kullanıldığı bildirildi. Bu füzeler oldukça geniş etki alanına sahip balistik füzelerdir" şeklinde konuştu.

CANLI | İran'da kara operaysonu başlar mı? "Trump'ın hesapları sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor" - 1

MEDYAYA SANSÜR: "GÖRÜNTÜ ÇEKMEK YASAKLANDI"

İsrail'de basına uygulanan sansürün ulaştığı boyutları gözler önüne seren Kavasoğlu, "Sosyal medyaya düşen bazı görüntülerin tamamı, nerede olduğunu bulmaya çalıştığımızda kaldırılmış oluyor. Yabancı basın mensupları için de sansürün alanı genişletildi. Havada imha edilen füzelerin çekilmesi veya sirenler çaldığında yayın yapılması yasaklandı. Dün gece bize iletilen bir mailde, sadece kameramanların kendilerini göstermesine izin verildiği, binaları ve sokakları görüntülemenin, adres vermenin yasak olduğu söylendi" ifadelerini kullandı.

BEYRUT HAVALİMANINA UÇAK İNDİ

Kavasoğlu'nun Tel Aviv'den yaptığı değerlendirmeler sırasında, Beyrut'taki havalimanı çevresinden yansıyan görüntüler de ekranlara geldi. İsrail'in saldırı tehditlerine rağmen bir yolcu uçağının Beyrut Havalimanı'na iniş yapması dikkat çekerken, Kavasoğlu "Bir yolcu uçağının piste iniş yaptığı anı şu an canlı yayında görüyoruz. Dün tam bu noktayı, havalimanının hemen önünü hedef almışlardı" diyerek bölgedeki gerginliğin ortasında sivillerin yaşadığı riske işaret etti.

 

09:46

"SÜREÇ 2. DÜNYA SAVAŞI'NA BENZİYOR"

ABD'nin eski başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. A Haber ekranlarında Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Giray Saynur Derman, Trump'ın "Yeni liderin seçim sürecine dahil olmak istiyorum" şeklindeki sözlerini değerlendirdi. Derman, Trump'ın barış söylemlerinin bir illüzyon olduğunu ve asıl amacının ABD'nin hedefleri doğrultusunda Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmek olduğunu belirtti. Derman, bu sürecin 2. Dünya Savaşı benzeri bir felakete dönüşebileceği uyarısında bulundu.

TRUMP İRAN'IN İÇİŞLERİNE KARIŞIYOR: "SEÇİME DAHİL OLMAK İSTİYORUM"

ABD Başkanı Trump'ın İran'daki rejim değişikliği beklentilerine değinen Prof. Dr. Giray Saynur Derman, "Trump'ın tam ifadesini okumak istiyorum, diyor ki: 'İşin sonunda başka bir Hamaney ile uğraşalım diye yaşamıyoruz tüm bunları. Yeni liderin seçim sürecine dahil olmak istiyorum. Ben seçebilirim. Onlar seçebilirler ama seçilen kişinin ABD için makul biri olduğundan emin olmak zorundayız'" ifadelerini kullandı. Derman, bu açıklamaların uluslararası hukuka ve diplomasiye aykırı olduğunu belirterek, "Egemen bir devlete saldırı yapıyorsunuz, devrim muhafızları komutanını, dini liderini öldürüyorsunuz ve iç sisteme müdahale hakkını kendinizde görüyorsunuz" sözleriyle aktardı.

CANLI | İran'da kara operaysonu başlar mı? "Trump'ın hesapları sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor" - 1

ORTADOĞU'YU YENİDEN DİZAYN PROJESİ Mİ DEVREDE?

Trump'ın "barış getireceğim" söylemlerinin aslında yeni bir savaş düzeninin habercisi olduğunu savunan Derman, "Trump ilk göreve gelir gelmez 'Ben barış getireceğim' dedi. Rusya-Ukrayna savaşını bile 3 günde bitireceğini söyledi. Ancak Rusya-Ukrayna savaşı sürdüğü gibi yeni cepheler açılıyor. Venezuela'da, Pakistan ve Afganistan'da yaşananları görüyoruz. Gazze zaten bir facia. Tarih göstermiştir ki Vietnam başta olmak üzere birçok savaşta Amerika hiçbir zaman günün kazananı olmamıştır. Ama küresel bir hegemon devlet olarak Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmek ve Büyük Ortadoğu Projesi'nin mimarı olmak istiyor" ifadelerini kullandı. Bu projenin temelinde İsrail'in güvenliğinin yattığını belirten Derman, "Ortadoğu'nun güvenliği denince İsrail'in güvenliği algısı ön plana çıkıyor ve İsrail'in güvenliği için sınırların yeniden dizayn edilmesi hedefleniyor" sözleriyle aktardı.

"İSRAİL'İN KURUCUSU İKİ ÜLKEYİ HEDEF GÖSTERMİŞTİ: İRAN VE TÜRKİYE"

Trump'ın izlediği politikaların ve müdahaleci yaklaşımının dünyayı daha büyük bir savaşa sürükleyebileceğini dile getiren Prof. Dr. Derman, "İkinci Dünya Savaşı başladığında Hitler, Stalin ve Mussolini gibi liderler savaşa sürüklendi ve dünyadaki en büyük insan kaybına neden olan bir savaş yaşandı. Şu anki süreç de oraya doğru gidiyor. Tüm Ortadoğu'yu kontrol altına almasını kendinde meşru gören bir Netanyahu var karşımızda" ifadelerini kullandı. İsrail'in kuruluş felsefesine de atıfta bulunan Derman, "İsrail'in kurucusu Ben-Gurion, iki ülkeyi hedef göstermişti: Bunlardan biri İran, diğeri Türkiye'dir. Dolayısıyla Trump'ın gidişatı bu noktada çok endişe verici, çünkü kendisinde bu hakkı meşru görüyor. En büyük tehlike de bence burada" sözleriyle uyardı.

08:20

TAHRAN’IN STRATEJİK MERKEZİ HEDEF ALINDI

İsrail’in sabah saatlerinde Tahran’a yönelik saldırılarını değerlendiren Ekber Karabağ, "Sabah 05:30 sularında Tahran’ın merkez noktalarında şiddetli patlamalar meydana geldi. Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi, Meclis ana binası ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi gibi kritik kurumların bulunduğu bölgeden hala yoğun dumanlar yükseliyor," ifadelerini kullandı. Saldırıların ardından Tahran hava sahasını siyah dumanların kapladığını belirten Karabağ, "Hangi binanın tam olarak vurulduğuna dair henüz net bir bilgi yok ancak hedeflenen bölge İran yönetiminin kalbi niteliğindedir," sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.

İRAN’DAN "HAYBER" VE "HÜRREMŞEHR" MİSİLEMESİ

İran’ın karşı saldırılarını ve kullanılan mühimmatın gücünü aktaran Karabağ, "İran, gece saatlerinde İsrail ve ABD üslerine karşı büyük bir füze operasyonu başlattı. Bu saldırılarda özellikle 1.8 ton başlık taşıma kapasitesine sahip Hürremşehr ve çok başlıklı Hayber füzeleri kullanıldı," dedi. İran’ın füze sayısında azalma gözlemlense de daha etkili ve durdurulması zor silahları devreye soktuğunu vurgulayan Karabağ, "İran Devrim Muhafızları şu ana kadar 2 binin üzerinde İHA ve 600’den fazla füzeyi bölgedeki hedeflere gönderdiğini duyurdu," bilgilerini paylaştı.

TAHRAN’DA SIKI YÖNETİM VE "KURŞUNA DİZME" TEHDİDİ

Şehirdeki sosyal durumu ve iç siyasetteki sertleşmeyi anlatan Karabağ, "Tahran’ın bir kısmı tahliye edilmiş olsa da sokaklarda hareketlilik devam ediyor. Cuma namazı sonrası ülke genelinde orduya destek mitingleri düzenlenecek," dedi. Karabağ ayrıca, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ne yakın bir milletvekilinin halka yönelik sert uyarılarını, Karabağ, Salar Velayat-madar’ın "Düşmanla uyumlu bir şarkı söyleyen herkes kurşuna dizilecektir," şeklindeki ölüm tehditlerini aktardı.

SAVAŞA YENİ AKTÖRLER: UKRAYNA VE KÜRT GRUPLAR

Savaşın coğrafi sınırlarının genişlediğine dikkat çeken Karabağ, "Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, ABD’nin talebiyle bölgeye uzman göndererek İran İHA’larının tespit edilip düşürülmesine yardımcı olmaya hazır olduklarını açıkladı," ifadelerini kullandı. İran’ın Irak’ın kuzeyindeki Kürt gruplara yönelik saldırılarını da sürdürdüğünü belirten Karabağ, "İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, silahlı kuvvetlere bu gruplara karşı eyleme geçme emri verdi. Meclis Başkanı ise 'Bunları tarihin çöplüğüne göndereceğiz' diyerek kararlılık mesajı verdi," sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

07:50

ATİNA’DAN DOĞU AKDENİZ’E SAVAŞ SEVKIYATI

Yunanistan’ın bölgedeki askeri varlığını artırarak Türkiye’yi hedef aldığını belirten A Haber muhabiri İlhan Tahsin, "Yunanistan bölgeye iki fırkateyn ve dört F-16 savaş uçağı gönderdi. Yunan basını bu sevkiyatı halka adeta bir kahramanlık destanı gibi pazarlarken, aslında arka planda Türkiye’yi hedef alan kirli bir plan işliyor," sözlerini kaydetti. Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın özellikle Kıbrıs konusundaki açıklamalarına dikkat çeken Tahsin, Dendias, "Türkiye işgalci ordusuyla burada bulunuyor, artık 40 bin askerini geri çekme zamanı geldi. Avrupa Birliği ülkelerini buraya yığılması için göreve davet ediyorum," şeklindeki skandal ifadelerini kullandığını aktardı.

ADALARDA TEHLİKELİ SİLAHLANMA: KERPE’YE PATRİOT BATARYALARI

Atina yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayarak adaları silahlandırmaya devam ettiğini vurgulayan Tahsin, "Yunanistan, Fransa’dan aldığı dünyanın en modern fırkateynlerinden biri olan Belharra’yı bölgeye göndererek büyük bir özgüven patlaması yaşıyor. Bu durum Dendias’ı daha da saldırgan bir tutuma itti," dedi. Ege’deki stratejik noktalara yönelik hamleleri de aktaran İlhan Tahsin, Tahsin, "Tartışmalı adaların silahlandırılmayacağı yönündeki anlaşmalara rağmen Yunanistan, Rodos’a yakın Kerpe adasına Patriot bataryalarını yerleştirdi. Buradaki asıl amaç, Girit’teki Suda üssünü korumak ve Türkiye’nin bölgedeki hareket alanını kısıtlamaktır," ifadeleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA KAOS: YUNAN KAPTANLAR MAHSUR KALDI

Bölgedeki çatışmaların deniz ticaretini de vurduğunu belirten Tahsin, Hürmüz Boğazı’ndaki son durumu şu sözlerle paylaştı: Tahsin, "Hürmüz Boğazı’nda bekleyen Yunan gemilerinin kaptanları, boğazın tamamen kapalı olduğunu ve binlerce geminin burada mahsur kaldığını bizzat bildirdi. Kumanyalarının ve sularının bittiğini söyleyen kaptanlar, Yunan hükümetinden yardım alamadıklarını ifade ettiler," sözleriyle aktardı. Bu durumun Atina’da bir iç krize de yol açtığını belirten Tahsin, Tahsin, "Atina’daki taşımacılar, hükümetin bu duruma seyirci kalması nedeniyle grev başlattı. Yunanistan hem dışarıda provokasyon peşinde koşarken hem de içeride büyük bir ekonomik ve lojistik kaosla boğuşuyor," diyerek konuşmasını sonlandırdı.

07:31

HÜRMÜZ BOĞAZI: İRAN’IN ELİNDEKİ KRİTİK KOZ

İran’dan gelen çelişkili açıklamalar ve bölgedeki askeri hareketlilik, Hürmüz Boğazı’nın geleceği konusunda soru işaretlerini artırıyor. Süreci değerlendiren Yeliz Albayrak, "Devrim Muhafızları’ndan gelen açıklamalar bu boğazın bir hedef olduğunu gösterse de, Hürmüz kartı İran’ın yıllardır kriz durumlarında stratejik bir tehdit unsuru olarak elinde tuttuğu bir konu," sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu. Albayrak, boğazın tamamen kapatılmasa bile geçişlerin daraltılmasının küresel sistem üzerinde büyük bir baskı oluşturacağını, "Bu hamle sadece askeri değil, aynı zamanda küresel piyasaları sıkıştırmak ve rakipler üzerinde maliyet üretmek için kullanılan bir yöntem," ifadeleriyle aktardı.

DÜNYA ENERJİ ARZININ KALBİ DURABİLİR

Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı sarsacağı uyarısında bulunan Albayrak, "Buradan geçen enerji arzı, dünyadaki toplam arzın yaklaşık yüzde 26-27'sine tekabül ediyor. Başta Çin olmak üzere Katar, BAE ve İran’dan enerji taşıyan tüm şirketler bu durumdan büyük zarar görecektir," sözlerini kaydetti. Ticari gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalmasının navlun fiyatlarını artıracağını belirten Albayrak, "Birçok şirket şu an onay verdikleri teslimatları yapmayacaklarını söylüyor, sistem adeta askıya alınmış durumda," diyerek ekonomik tehlikenin boyutlarına dikkat çekti.

ABD DONANMASI HEDEFTE Mİ?

ABD Başkanı Trump’ın ticari gemilere eşlik etme planını da yorumlayan Yeliz Albayrak, "Trump ticari gemileri koruyacağını söylese de, İran’ın drone operasyonları ve füze kabiliyeti bu gemileri açık hedef haline getiriyor. Kendi gemilerini koruyup koruyamayacağından emin olmadığımız bir donanmanın ticari gemilere ne kadar güven vereceği büyük bir soru işareti," değerlendirmesinde bulundu. Bölgedeki askeri dengelerin değiştiğini belirten Albayrak, "İran’ın 'mozaik sistemi' sayesinde her birim kendi kararlarını alabiliyor, bu da her an beklenmedik bir saldırı ihtimalini masada tutuyor," ifadelerini kullandı.

İRAN’DAN ABD’YE SERT MEYDAN OKUMA

Olası bir kara operasyonu ihtimaline karşı İran kanadından gelen yanıtlar ise savaşın fitilini ateşleyecek nitelikte. İran Dışişleri Bakanı Araqchi, ABD’nin olası bir işgal planına ilişkin, "Biz onları bekliyoruz. Onlarla yüzleşebileceğimizden eminiz ve bu onlar için büyük bir felaket olur," sözleriyle Washington yönetimine rest çekti. Bu sert çıkışın bölgedeki belirsizliği körüklediğini belirten uzmanlar, diplomatik kanalların tıkanmasının askeri çatışma riskini en üst seviyeye taşıdığını vurguluyor.

04:37

AVRUPA'YI BEKLEYEN ENERJİ KRİZİ

ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırıların 7. gününde Tahran yönetimini  Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla dünyadan peş peşe ticaret sevkiyatını durdurma hamleleri geliyor. Yaşanan gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı'nın ticari açıdan önemli bir güzergah olması başta enerji taşımacılığında yeni bir krize sebep oldu. Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber ekranlarında Avrupa'nın ABD-İsrail-İran gerilimine karşı derin bir bölünme yaşadığına ve Türkiye'nin tek çare olduğuna dikkat çekti. 

AVRUPA'DA İSRAİL ÇATLAĞI VE ALMANYA'NIN "MECBURİ" DESTEĞİ

İsrail-İran geriliminin Avrupa bağlantılarını düşürdüğünü söyleyen Dr. Hayati Ünlü, "İran mevzusu Avrupa'yı net bir şekilde böldü. Almanya fiziksel olarak destek veremese de İsrail'i en çok destekleyen biri; zamanında işlerden soykırımdan dolayı mecburi yükler ve şimdi onun faturasını belki de istemeden kullandılar". Avrupa genelindeki bu bölünmenin NATO kapsamındaki Kuzey ve Güney ülkelerinin tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini kaydeden Ünlü, İspanya'nın net bir şekilde karşı performansını sergilediğini, İngiltere ve Fransa'nın ise operasyonlara dahil olduğunu hatırlattı.

TÜRKİYE: AVRUPA'NIN ENERJİDEKİ CAN SİMİDİ

Avrupa'nın en büyük endişesinin enerji ve göç olduğunu vurgulayan Dr. Hayati Ünlü, "Şu an Avrupa'yı besleyen tek enerji Türkiye'den gidiyor. Türkiye'ye herhangi bir şey olsa veya Türkiye aradan çıksa, Avrupa kışı soğukta geçirecek; göç meselesi de bizi nasıl rahatsız ediyorsa Avrupa'yı da aynı şekilde korkutuyor" sözleriyle Türkiye'nin çoğalması aktardı. Ünlü, İran'daki olası bir rejim değişiminin yaratacağı nükleer patlama ve Trump'ın öngörülemez davranışların da Avrupa'yı derin bir huzursuzluğa ittiğini dile getirdi.

İSRAİL'İN İKİNCİ AŞAMASI: HEDEF BEYRUT VE HİZBULLAH

Dr. Hayati Ünlü, "İsrail'in operasyonun ikinci bölümleme şeklinde net bir detay var ve burada Lübnan önemli bir yer ediniyor. Asıl hedef Hizbullah; Hizbullah'ın bir bölgedeki üyelerine savaşa hazırlanırken diğer bölgedeki merkezi hükümete 'bize karışmayın, biz İran'a yardım' mesajı gönderiyor" değerlendirmesinde bulunuyor. İsrail'in asimetrik savaş stratejisiyle Beyrut'u vurmaya devam ettiğini belirten Ünlü, bölgedeki yeni bir göç krizinin de kapıda olduğunu ifade etti. 

02:24

ABD'DEN İRAN'DA TERÖR KORİDORU PLANI MI?

Orta Doğu'da savaşın 7. gününde ateş çemberi giderek büyürken ABD ve İsrail'in İran'da iç savaş çıkarmaya yönelik kirli planları ortaya çıktı. ABD medyasında Trump'ın rejim karşıtı Kürt silahlı unsurlarla temasa geçerek, halk ayaklanması çıkarmak karşılığında silah ve mühimmat desteği vereceği seçeneğinin görüşüldüğü belirtildi.

PKK'nın uzantısı PJAK'ın İran'da devreye girmesiyle savaşın boyutunun ağırlaşacağı konuşulurken konuya ilişkin A Haber'de Arka Plan programına katılan Daily Sabah Yayın Koordinatörü Dr. Mehmet Çelik çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak süreci değerlendirdi.

"İRAN'DAKİ KÜRTLERİN TERÖR DESTEKÇİSİ OLDUĞU DÜŞÜNCESİ DOĞRU OLMAZ"

İran'da PJAK başta olmak üzere birçok ayrılıkçı örgütün olduğunu fakat bölgeden Kürt nüfusun örgüte destek vermek istemediği bilgisinin geldiğini belirterek "İran'daki Kürtler dediğimizde bunların hepsi PJAK'ı desteklediği ya da  PKK ile angaje olduğu anlamına gelmez. PJAK'ın orada bir varlığı var ama Kürt nüfusun tamamının örgüt destekçisi olarak lanse edilmesi doğru olmaz" diyerek İran'daki tüm Kürt halkını bu terör odağıyla bir tutmanın büyük bir yanılgı olacağına sözlerine ekledi.

"PJAK BÖLGEDEKİ OPERASYONLARDAN DERS ÇIKARARAK SALDIRIYA YELTENMEMELİ"

Bölgedeki geçmiş operasyonlara değinen Çelik, "PJAK'ın aslında YPG'den ders alması gerekiyordu. PKK'nın bu bölgedeki Türkiye'nin operasyonlarından ders alması gerekiyordu. Irak'ta Saddam'ın ardından nasıl bir iç savaş çıktı, bundan ders alınması gerekiyordu ve böyle bir saldırıya yeltenmemesi gerekiyordu" sözleriyle PJAK'ın bir grup olarak kendi emelleri peşinde koştuğunu ancak bu yolun sonunun hüsran olduğunu ifade etti.

"ABD VE İSRAİL'İN İPİYLE KUYUYA İNENLERİN SONU BELLİ"

Bölgedeki emperyalist müdahalelere ve dış destekli kışkırtmalara karşı sert uyarılarda bulunan Mehmet Çelik, "PJAK'lı olmayan Kürtler de aslında tarihi iyi okunması gerekiyor. Daha önce ABD'nin ipiyle veya İsrail'in kışkırtmalarıyla bölgesel durumlarda ve nasıl hesap ödediklerini çok iyi analiz edilmesi gerekiyor" dedi. Suriye ve İran arasındaki farklara da değinen Çelik, "Suriye'de uzun seneler süren bir iç savaş vardı ve ABD'nin yoğun desteğiyle YPG başını kaldırarak diklenmeye başladı. Resmen eğitildiler, donattılar. ABD TIR'larla askeri mühimmat sağladı. Ancak İran için aynı denklemin söz konusu olduğunda bilemeyiz." ifadeleriyle dış güçlerin bölgedeki kirli oyunlarına bir kez daha dikkat çekti. 
ABD'DEN İRAN'DA TERÖR KORİDORU PLANI MI?

22:26

MESCİD-İ AKSA ÜZERİNDEN KORKUNÇ PROVOKASYON İDDİASI

Washington hattında tansiyon düşmek bilmiyor! ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri harekatın seyrine dair dünyayı sarsacak açıklamalarda bulunurken, operasyonun hedeflerini ilk kez bu kadar net bir dille ortaya koydu. İran ordusunun tamamen yok edilmesini hedefleyen Washington’ın, Tahran yönetimi için "Venezuela modeli" bir lider atama planı üzerinde çalıştığı iddia edildi. Öte yandan A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, bölgeyi cehenneme çevirecek Mescid-i Aksa merkezli korkunç bir provokasyon senaryosunu da deşifre etti.

OPERASYONDA TAKVİM HIZLANDI: "İRAN ORDUSUNU YOK ETMELİYİZ"

ABD’nin İran stratejisindeki sertleşmeyi aktaran İrfan Sapmaz, "Trump, İran'a yönelik askeri operasyonun planlanandan daha hızlı ilerlediğini belirtiyor; operasyonun takvimine ilişkin ayrıntı vermeyeceğini söylüyor. 'İşte her şeyden önce İran ordusunu yok etmeliyiz' diyor." ifadelerini kullandı. Beyaz Saray’ın sahadaki kararlılığına dikkat çeken Sapmaz, "Trump ayrıca İran'da gelecekte oluşacak siyasi süreçlerde ABD'nin rol oynayabileceğini belirterek; 'Venezuela'da olduğu gibi İran'ın bir sonraki liderini seçme sürecinde de rolümüz olabilir' diyor.” sözleriyle ABD’nin yönetim değişikliği arzusunu aktardı.

BÖLGESEL AKTÖRLER VE ALMANYA İLE İŞ BİRLİĞİ

Trump’ın bölgedeki ve Avrupa’daki müttefikleriyle kurduğu hattı değerlendiren İrfan Sapmaz, "Kürt güçlerin İran'a yönelik bir saldırı başlatması durumunda bunu iyi bir gelişme olarak değerlendireceğinin altını çiziyor. Aynı zamanda Almanya'nın İran konusunda iş birliği içinde hareket ettiğini belirtiyor." bilgisini paylaştı. Trump’ın İran’ı hedef alan suçlamalarını sürdürdüğünü belirten Sapmaz, "Trump, 'İran, olanlarla hiçbir ilgisi olmayan ülkelere saldırıyor. En kötü senaryo, İran'a saldırdıktan sonra mevcut liderden daha kötü birinin iktidara gelmesidir' diyor." sözlerini izleyicilerle paylaştı.

MESCİD-İ AKSA ÜZERİNDEN KANLI PROVOKASYON PLANI

ABD medyasındaki çarpıcı iddiaları gündeme taşıyan Sapmaz, "ABD'deki ünlü gazeteci Tucker Carlson'ın ilginç bir yazısı var. Bir Yahudi rahibe dayandırarak söylüyor; 'İranlılar, şöyle bir senaryo var; işte Mescid-i Aksa'yı İsrail yıkabilir, onun üzerine bir bomba düşebilir. Daha sonra bunu İran'ın üzerine atacaklar ve arkasından da zaten olan olacak' diyor." ifadeleriyle Orta Doğu’yu geri dönülmez bir savaşa sürükleyebilecek o tehlikeli senaryoyu aktardı.

22:19

HİZBULLAH'TAN İSRAİL'E SALDIRI

Hizbullah, İsrail'in kuzey bölgesine saldırı başlattı. Tel Aviv ve Hayfa başta olmak üzere pek çok şehirde uyarı verilirken A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, bölgedeki son durumu canlı yayında aktardı. 

KUZEY SINIRINDA SIZMA VE ROKET HAREKETLİLİĞİ

İsrail'deki saldırı uyarısı en yüksek seviyeye çıktığını belirten Emine Kavasoğlu, "İsrail medyasında yer alan birtakım bilgilere göre kuzey sınırında Hizbullah'tan sızma girişimi ve askeri noktalara saldırı girişimleri olduğu yönde bilgiler paylaşıldı. Hemen ardından Hayfa, Teberyas, Yukarı Celile ve Margolit gibi pek çok bölgesel için hava saldırıları ve siren sesleri patlamaye başladı" sözleriyle saldırı altında olan noktaları belirtti. 


STRATEJİK LİMAN ŞEHRİ HAYFA HEDEFTE

Hizbullah'ın saldırılarında özellikle Hayfa ülkesinde kritik bir rol oynuyor. Şehrin önemine değinen Kavasoğlu, "Hayfa hem bir ticaret merkezi hem de İsrail'in denizaltı filosunun bulunduğu çok kritik bir liman noktası. Bu nedenle Hizbullah ile girilen onun çatışmasında Hayfa doğrudan hedef oluyor. Şu anda çok az bir nüfus kaldı, bölge neredeyse tamamen boşaltılmış durumda" ifadelerini kullanıldı.

AMERİKAN YAKIT TANKERLERİ HAVADA GÖRÜNTÜLENDİ

A Haber kameralarına yansıyan askeri hareketliğini anlatan Emine Kavasoğlu, "Gün boyu havada çok sayıda uçak ve tanker gördük. Bunların bir kısmı Amerika'ya ait yakıt ikmal uçaklarıydı. Savaş uçaklarının havada kalma süresini uzatmak için bu tanker uçakları sürekli tur atıyor" bölgedeki hareketliliğe dikkat çekti. Siren seslerinin yayılmadığı, füze atışlarının devam ettiği ve tehlikenin henüz geçmediği bildiriliyor. 

21:14

12 BİN KİŞİLİK AZADİ STADYUMU VURULDU

İran’ın başkenti Tahran’da sabah saatlerinde şiddetli bir saldırı gerçekleşti. Tahran’ın batısında bulunan Azadi Spor Kompleksi’nin İsrail veya ABD savaş uçakları tarafından vurulduğu bildirildi. 12 bin kapasiteli kompleks saldırının ardından kullanılamaz hale gelirken bölgede dumanların saatler sonra bile yükseldiği görüldü.

AZADİ SPOR KOMPLEKSİ HEDEF ALINDI

A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, saldırının Tahran’ın batısında yer alan Azadi Spor Kompleksi’ni hedef aldığını belirterek, “Burası Tahran'ın batısındaki Azadi Spor Kompleksi, 12 bin kapasitesi vardır. Bugün sabah saatlerinde İsrail veya Amerika Birleşik Devletleri savaş uçakları tarafından vuruldu. Görüldüğü şekliyle stat tamamıyla kullanılamaz bir vaziyettedir” sözleriyle son durumu aktardı.

BASIN EKİPLERİ BÖLGEDEN UZAKLAŞTIRILDI

Karabağ, saldırının ardından bölgeye girmek için izin aldıklarını ancak son anda güvenlik ekipleri tarafından uyarıldıklarını belirterek, “Esasında biz içeriye girerek oradan da görüntü alacaktık. Bu konuyla ilgili bize izin de çıkmıştı basın mensuplarına; ancak son anda bir ekip gelerek buranın, bu bölgenin tekrardan vurulmasıyla ilgili ellerinde güçlü istihbarat bilgileri olduğunu belirterek bir an önce bizim bu bölgeyi terk etmemizi istedi” ifadelerini kullandı.

“ASKERİ AMAÇLA KULLANILMIYORDU”

Kompleksin askeri bir faaliyet için kullanılmadığını belirten Karabağ, “Buradaki yetkililere sorduğumda burada herhangi bir mühimmat depolanmıyordu. Askerlerin de burada herhangi bir faaliyeti söz konusu değildi. Yani askeri amaçlı herhangi bir şekilde kullanılmıyordu” sözleriyle durumu aktardı.

TAHRAN’DA BAŞKA SPOR TESİSLERİ DE HEDEFTE

Saldırıların sadece Azadi Spor Kompleksi ile sınırlı kalmadığını ifade eden Karabağ, “Bugün sabah saatlerinde Tahran’ın doğu bölgesinde, Behcet Caddesi’ndeki bir spor kompleksi de aynı şekilde vuruldu” dedi.

SALDIRININ ARKASINDAKİ OLASI SENARYO

Karabağ, saldırının olası gerekçesine ilişkin değerlendirmesinde, “Benim öngörüm şu şekildedir ki İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri Tahran’da çok sayıda askeri alanı ve karakolu vurdu. Muhtemelen askerlerin spor komplekslerine gelebileceğini düşünerek önleyici bir eylem olarak bu alanları hedef almış olabilirler” sözleriyle dikkat çekti.

DUMANLAR SAATLER SONRA BİLE YÜKSELİYOR

Saldırının sabah saatlerinde gerçekleşmesine rağmen bölgede yangının etkilerinin sürdüğünü belirten Karabağ, “Sabah takribi olarak 10 sularında vurulmasına rağmen hala dumanların oradan yükseldiğini görebiliriz” ifadelerini kullandı.

3 KİŞİ YARALANDI

Karabağ, saldırı sonrası elde ettiği ilk bilgilere göre can kaybı yaşanmadığını belirterek, “Elde ettiğim bilgilere göre burada ölen yok, sadece bu bölgede görevli 3 kişinin yaralandığı ifade ediliyor” sözleriyle gelişmeleri aktardı.

19:00

"ABD NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN KARA SALDIRISINI GÖZE ALAMAZ"

İSPANYA’DAN AVRUPA’YA AYKIRI SES: İSRAİL POLİTİKASI ELEŞTİRİLİYOR
Dünya kamuoyu İsrail ve İran arasındaki gerilime kilitlenmişken, Avrupa kanadında çatlak sesler yükselmeye devam ediyor. A Haber canlı yayınına katılan Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz, İspanya’nın diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir noktada durduğunu belirterek, "İspanya’nın duruşu, daha önceki ABD ve İsrail’in Orta Doğu politikalarına yönelik olarak Avrupa’nın genelinden daha farklı ve daha açık, eleştirel bir pozisyonda bulunuyor." ifadelerini kullandı. Bu duruşun, Batı blokundaki politika farklılıklarını açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

ABD’NİN KARA SAVAŞI ÇEKİNCESİ: "AMERİKA ÖNCE" DOKTRİNİ
Washington yönetiminin İran’a yönelik stratejisinin zaman içinde evrildiğini hatırlatan analistler, sürecin önce "önleyici savaş" olarak başladığını, ardından "rejim değişikliği" hedefine dönüştüğünü kaydediyor. Ancak ABD'nin sahaya asker sürme konusunda isteksiz olduğu vurgulanırken, Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz , "ABD, rejim değişimini kendi kara kuvvetleriyle yapmayacağını söyledi. Bu durum 'Önce Amerika' doktrinine de uygun. Kara savaşı maliyetlidir ve ne kadar güçlü olursanız olun kendi askerinizin ölümünü göze almanız demektir." sözleriyle ABD'nin sahadaki sınırlarını çizdi. 

İSRAİL İÇİN VAROLUŞSAL TEHDİT: HEDEF TOPYEKÜN ZAYIFLATMA
İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü mücadeleyi bir bekâ meselesi olarak gördüğü ifade ediliyor. Özellikle 7 Ekim saldırıları sonrası İsrail’in geri adım atmayacağını savunan Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz , "İsrail için bu savaş artık ya rejim yaşayacak ya da ölecek noktasına geldi. İsrail, İran’ı neredeyse yok olma noktasında zayıflatmak; bu zayıflatmayla beraber kaos, iç savaş ya da rejim değişikliği opsiyonlarını zorlamaya devam edecektir." ifadeleriyle bölgedeki tehlikenin boyutuna dikkat çekti. 

ABD VE İSRAİL ARASINDAKİ "YUMURTA-TAVUK" İLİŞKİSİ
Washington ve Tel Aviv hattındaki ilişkinin tek taraflı olmadığını, karşılıklı bir stratejik çıkar ilişkisi üzerine kurulu olduğunu belirten Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz, "Trump’a İsrail’in kendilerini savaşa zorlayıp zorlamadığı sorulduğunda 'Hayır, ben onları zorladım' yanıtını vermişti. Bu bir yumurta-civciv ilişkisi gibidir. ABD, İsrail’i bölgede kendi stratejileri doğrultusunda bir silahlı güç olarak kullanırken; İsrail de ABD’yi kendi hedefleri için sürüklemeye çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu. 

AVRUPA’NIN "SAVAŞA SÜRÜKLENME" KORKUSU
Orta Doğu’daki yangının Avrupa’ya sıçrama ihtimali Brüksel’de büyük endişe yaratıyor. Avrupalı aktörlerin bölgedeki etkisinin sınırlı olduğunu hatırlatan Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Vişne Korkmaz , "Avrupalılar bu savaşın bir parçası olmaktan korkuyorlar. Sürüklenme riski var çünkü hedef alınabilirler. Ancak taraf olsalar bile savaşın temel doğasını, yani bu yıpratma harbindeki dengeleri değiştirebilecek bir aktörlüğe sahip değiller." sözleriyle Avrupa'nın içinde bulunduğu çaresizliği aktardı.

17:54

PAKİSTAN-AFGANİSTAN SINIRINDA GERİLİM

Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilim, sınır hattında düzenlenen kapsamlı hava operasyonlarıyla yeni bir boyuta taşındı. Pakistan ordusu, Afganistan’daki terör odaklarına yönelik harekat kapsamında savaş uçakları ve İHA’larla çok sayıda hedefi imha etti. Operasyonun detaylarını A Haber muhabiri Fakhur Rahman aktardı.

A Haber muhabiri Fakhur Rahman, Pakistan’ın Afganistan’daki operasyonlarının özellikle Bagram Hava Üssü çevresinde yoğunlaştığını ve harekatlarda hem savaş uçaklarının hem de insansız hava araçlarının (SİHA) aktif olarak görev aldığını bildirdi.

AĞIR BİLANÇO
Operasyonun sahadaki ayrıntıları Pakistan hükümeti tarafından paylaşıldı. Pakistan Enformasyon Bakanı, “481 Afgan Taliban üyesi öldürüldü, 696’sı yaralandı; 226 sınırlı karakol etkisiz hâle getirildi, 198 tank ve zırhlı araç imha edildi ve toplam 56 hedef nokta bombalandı” ifadelerini kullandı. Bu veriler, Pakistan’ın terörle mücadeledeki kararlılığını ve harekatın kapsamını gözler önüne seriyor.

 

17:41

PEKİN AKARYAKIT İHRACATINI DURDURDU

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte küresel enerji krizinin kapıya dayanması, Pekin yönetimini harekete geçirdi. Çin, savaş nedeniyle ham petrol sevkiyatlarının aksama riski üzerine, dev rafinerilerine dizel ve benzin dağıtımını durdurma kararı aldı.

Bu adım, iç pazardaki arz maliyetini ve fiyat istikrarını garanti altına almak amacıyla atılırken, özellikle Asya pazarlarında büyük bir fiyat dalgalanmasına yol açması bekleniyor.Detayları A Haber muhyabiri Mehmet Zeyrek aktardı.

A Haber muhabiri Mehmet Zeyrek, Çin’in en üst düzey ekonomik planlama kurumu olan Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun, ülkenin en büyük petrol rafinerilerine dizel ve benzin dağıtımını durdurma talimatı verdiğini aktardı. Rafineri yönetimlerinin, yeni dağıtım sözleşmelerini düzenlemeleri ve bazı bölümlerin iptali için gerekli bilgisayar sistemlerini devreye almaları gerektiği belirtildi.

BAZI ALANLAR YAŞAMIN DIŞINDA TUTULDU

İhracat kısıtlaması geniş kapsamlı olsa da belirli noktalar ve yakıt türleri için istisnalar getirildi. Zeyrek, “Uluslararası uçuşlar için yakıtlar, gümrüklü antrepolardaki gemi yakıtları ile Hong Kong ve Makao’ya yapılan tedarikler bu kısıtlamaların dışında tutuldu” dedi. Kararın temel gerekçesi olarak Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanma olasılığı ve küresel petrol tedarikinin aksama riski gösterildi.

ASYA PAZARLARINDA FİYAT ARTIŞI BEKLENİYOR

Çin’in bu hamlesinin özellikle Asya pazarlarında ciddi etkiler yaratması öngörülüyor. Zeyrek, “Asya’nın en büyük akaryakıt ihracatçısı olan Çin’in bu adımı, özellikle Nisan ayı için bölgede yakıt yoğunluğu ve fiyat artışlarına yol açabilir. Mart ayı teslimatları yolda olduğu için geri çağrılamazken, Nisan ayı arzının yayılması fiyatlara doğrudan yansıyacak” ifadelerini kullandı.

16:40

İRAN’IN HAVA GÜCÜ ÇÖKÜYOR MU? SAVAŞIN 6. GÜNÜNDE ÇARPICI RAKAMLAR

ABD ve İsrail’in İran’ın füze rampalarını büyük oranda imha etmesiyle birlikte Tahran’ın saldırı kapasitesinde ciddi bir gerileme yaşanıyor. Kamikaze dronlar ve balistik füzelerle bölgeyi hedef alan İran’ın hava gücü, savaşın 6. gününde etkisini kaybetmeye başladı.

FÜZE RAMPALARI İMHA EDİLDİ

A Haber sunucusu Banu El, "Füze rampalarının çoğunun imha edilmesi ve pek çok noktanın etkisiz hale getirilmesi nedeniyle İran’ın füze ve kamikaze dron fırlatma kapasitesi büyük ölçüde geriledi" ifadelerini kullandı. Balistik füze kullanımındaki devasa düşüşe dikkat çeken El, "İran’ın fırlattığı balistik füzeler ilk güne göre yüzde 86 oranında azaldı, bu da rampaların büyük ölçüde etkisizleştiği anlamına geliyor" sözleriyle sahadaki değişimi aktardı.

KAMİKAZE DRONLAR DEVREDE: HEDEFTE HANGİ ÜLKELER VAR?

Füzelerin yerini daha kolay hareket kabiliyeti olan unsurların aldığını belirten El, "İran’ın füze kapasitesi düştükçe çok daha kolay fırlatılabilen kamikaze dronların devreye alındığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. Tahmini verilerle saldırılardan en çok etkilenen noktaları sıralayan sunucu, "Birleşik Arap Emirlikleri 863, Kuveyt 562 ve Katar 162 kez hedef alınırken, İsrail’e yönelik 113 füze ve dron saldırısı gerçekleşti" sözleriyle bölgedeki durumu özetledi.

İRAN’IN HAVA GÜCÜ KAN KAYBEDİYOR

Savaşın ilerlemesiyle birlikte İran’ın mühimmat gücündeki azalmayı rakamlarla açıklayan El, "İlk gün 350 olan balistik füze sayısı 5. günde 40’a kadar gerilerken, dron kullanımında da 2. gündeki 541’lik zirveden sonra 45’e kadar düşüş yaşandı" ifadelerini kullandı.

16:25

A HABER İRAN'IN VURDUĞU BÖLGEDE YAYINDA

İran’ın İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği balistik füze saldırılarının ardından bölgedeki ağır hasar gün yüzüne çıkmaya başladı. Kudüs’ün Beyt Şemeş bölgesinden aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail’in dünyadan saklamaya çalıştığı yıkımı ve Demir Kubbe hava savunma sisteminin yetersiz kaldığı anları yerinde görüntüledi. Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürerken, İsrail’in bazı bölgelerinin ağır darbe aldığı bildirildi.


BEYT ŞEMEŞ SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ
Kavasoğlu, “İsrail hasar aldı mı almadı mı, İran’ın saldırılarının ardından bölgede ne olduğu merak ediliyor. Şu anda Beyt Şemeş’teyiz. Burası pazar günü İran tarafından vurulan noktalardan biriydi ve o günden bu yana da ardışık saldırıların hedefi olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Kavasoğlu, bölgede bir İsrail üssünün bulunduğunu hatırlatarak, “Burada arama kurtarma çalışmaları sürerken bir yandan da hasarın giderilmesine yönelik iyileştirme çalışmaları devam ediyor.” dedi.


İSRAİL YIKIMI DÜNYADAN GİZLİYOR
İsrail yönetimi, saldırı sonrası oluşan enkaz görüntülerinin kamuoyuna yansımaması için yoğun çaba harcıyor. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, “İsrail, herhangi bir saldırı sonrasında yerle bir olan bölgelerden görüntü verilmesini istemiyor. Bölgeye giriş ve çıkış yapmak oldukça zordu. Demir bariyerlerle tamamen kaplı ve İsrail bayrakları asılmış durumda; böylece bölgeden geçen kimse bu noktaları göremiyor.” dedi.

Kameraman Niyazi Kurt’un görüntülediği yanan araçlar ve yıkılan evlere dikkat çeken Kavasoğlu, “Bölgeler tamamen bu hale gelmiş durumda. Daha önce bu tür yıkımları İran’da, Lübnan’da ve özellikle Gazze’de görmüştük; ancak bu kez benzer görüntülerin İsrail’de ortaya çıkması tabloyu daha da vahim hâle getiriyor.” ifadelerini kullandı.

DEMİR KUBBE ÇARESİZ KALDI: EVLER YERLE BİR
Saldırının yerleşim yerlerinde yol açtığı hasarı aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, “Hasar alanı bölgesinde 7-8 ev bulunuyordu. En az 3-4 ev tamamen yerle bir olmuş durumda. Patlamanın şiddeti o kadar yüksek ki hemen karşıdaki sitenin kameraları da tuz buz olmuş.” dedi.

Kavasoğlu, İsrail’in hava savunma sisteminin yetersizliğine dikkat çekerek, “Demir Kubbe her ne kadar atılan füzeleri engellemeye çalışsa da pazar günü yaşanan saldırı sonrasında burada tamamen tükenmiş durumda. Bu nedenle füzelerin düşmesi büyük hasara yol açtı.” ifadelerini kullandı.

15:30

KAPIKÖY GÜMRÜK KAPISI’NDA NELER YAŞANIYOR?

Bölgedeki son durumu yerinden takip eden A Haber muhabiri Yüksel Akalan, "Bulunduğumuz alanda rutin geçişlerin devam ettiğini, olağandışı bir hareketliliğin olmadığını belirtelim" ifadelerini kullandı. Akalan, saldırıların ardından sınırda alınan tedbirlere dikkat çekerek, "Savaşın coğrafyası her geçen gün yayılırken Türkiye-İran sınır hattında tüm önlemler en üst seviyede alınmış durumda" sözleriyle aktardı.

VATANDAŞLAR KARA YOLUNA YÖNELDİ

Hava sahasının kapalı olması nedeniyle ulaşımın kara sınır kapılarına kaydığını belirten Akalan, "İran'da bulunan Türk vatandaşları ya da üçüncü ülke vatandaşları, hava sahası kapalı olduğu için kara yolunu kullanarak ülkelerine gitmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. İletişim hatlarındaki sıkıntılara da değinen muhabir, "İnternet ve telefon hatlarındaki kesintiler nedeniyle Türkiye'deki İranlı vatandaşlar ailelerinden haber almakta güçlük çekiyor" sözleriyle sahadaki zorlukları dile getirdi.

RESMİ VERİLER VE GÖÇ DURUMU

Yetkililerin süreci titizlikle yönettiğini vurgulayan Akalan, "Valilerle yapılan toplantı sonucunda olağanüstü bir durumun olmadığı teyit edildi ve 3 Mart verilerine göre kapıdan 2032 giriş, 1966 çıkış yapıldığı açıklandı" ifadelerini kullandı. Sınırda bir göç dalgası beklenmediğini belirten muhabir, "Herhangi bir kitlesel göç hareketliliğinin söz konusu olmadığı resmi makamlarca da paylaşıldı" sözleriyle aktardı.

İRAN İÇERİSİNDE GÜVENLİ ALANLARA GÖÇ BAŞLADI

İran'ın geçiş politikasındaki değişikliklere değinen Akalan, "İran şu an için kendi vatandaşlarının Türkiye'ye geçişini durdurmuş durumda, sadece çift vatandaşlık sahiplerine ve yabancı ülke vatandaşlarına izin veriliyor" ifadelerini kullandı. Halkın büyük şehirlerden uzaklaştığını belirten muhabir, "Vatandaşlar kendilerini güvende hissetmek için Tahran ve Tebriz gibi büyük merkezlerden kırsal bölgelere doğru bir iç göç gerçekleştiriyor" sözleriyle haberini noktaladı.

15:15

KIBRIS ÜZERİNDEN NATO'YU SAVAŞA ÇEKME PLANI MI?

A Haber ekranlarında Ortadoğu'daki son gelişmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, savaşın perde arkasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran'ın Amerikan üslerine yönelik saldırılarında doğrudan ABD askerlerini hedef almadığını belirten Noi, bölgede yaşanan dron saldırılarının arkasında ABD ve İsrail'in "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceği uyarısında bulundu. Noi, özellikle Nahçıvan ve Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının savaşın tüm bölgeye yayılması için kasten üretilmiş olabileceğini vurguladı.

İRAN ABD ASKERLERİNİ HEDEF ALMIYOR

İran'ın saldırılarının sembolik bir mesaj taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Amerika savaştan önce üslerdeki askerlerini geri çekti. Orada Amerikan askerinin hayatını tehlikeye gireceği bir durum yok. Hedefe tam olarak isabet edilmemişse sadece halk zarar görecektir, Bahreyn, Katar veya Suriye'de... Üslerde Amerikan askerleri yok" sözleriyle aktardı.

İsrail'in İran'a yönelik stratejisini de değerlendiren Noi, "İsrail kaynakları savaşın 4 gün süreceğini söylediler. İlk etapta İran'ı dize getirmek için bir nevi korku silsilesi vermek istiyorlar. Bu anlamda İran'ın eli kolu diye nitelendirebileceğimiz balistik füze depolarını, ikinci olarak deniz kuvvetlerini ve üçüncü olarak da hava savunma sistemlerini felç etmek için uğraşacaklardır" ifadelerini kullandı.

CANLI | İran'da kara operaysonu başlar mı? "Trump'ın hesapları sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor" - 1

"SAHTE BAYRAK" OPERASYONLARI İLE SAVAŞ BÜYÜTÜLMEK Mİ İSTENİYOR?

Özellikle Nahçıvan ve Güney Kıbrıs'a yönelik dron saldırısı iddialarının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Noi, bu saldırıların İran tarafından yapılmamış olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Noi, "Nahçıvan'ın hedef alınması enteresan çünkü orada bir Amerikan üssü mevcut değil. İsrail ile Azerbaycan'ın yakın ilişkileri var, Azerbaycan'ın Ermenistan savaşında İsrail'den destek aldığını biliyoruz. İran'ın bu savaşta hedef aldığı ülkelere baktığımızda daha çok Amerika'nın saldırılarının gerçekleştirildiği istihbarat üslerinin olduğu yerlerin hedef olduğunu görüyoruz" sözleriyle aktardı.

Saldırıların arkasında "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceğine dikkat çeken Noi, "Eğer İran'dan kalkmadıysa bu kamikaze dronlar, iki olasılık var: Bir, Hizbullah marifetiyle gönderildi. İki, bir 'Sahte Bayrak' operasyonu. Biz Ukrayna-Rusya savaşında bu tür sahte bayrak operasyonlarına çokça tanık olduk. Savaş durumunda propaganda savaşı ve sahte bayrak gibi, savaşı bölgeye yaymak isteyen ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde hareket etmesi çok normal" ifadelerini kullandı.

"BÖLGESEL BİR SAVAŞA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ"

Güney Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının arkasında AB ve NATO'yu savaşa dahil etme amacı olabileceğini belirten Noi, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir Avrupa Birliği üyesi. Orada böyle bir şeyin işletilme olasılığı var. İngiltere zaten Kıbrıs'ta garantör devletlerden birisi ve üslerini korumaya yönelik bir çaba içerisinde. Ülkeler ihtiyatlı davranıp bunu bölgesel bir savaşa dönüştürmemeli" sözleriyle uyardı. Savaşın uzamasının tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Noi, "Bu süreç sadece İran, Amerika ve İsrail'i ilgilendirmiyor. Bölgeyi bırakın, bütün dünyayı etkiler bir vaziyete giriyor. Ekonomik anlamda tüm dünyayı etkileyecek bir süreç" ifadelerini kullandı.

14:21

NAHÇIVAN'A DÜŞEN İRAN DRONUNUN GÖRÜNTÜSÜ A HABER'DE

Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Havalimanı İran topraklarından kalkan insansız hava araçlarının hedefi oldu. Dronlardan biri Nahçıvan Havalimanı'na, diğeri ise bir okul binasının hemen yakınına düştü. A Haber ekranlarında canlı yayınlanan görüntülerde, patlamanın şiddetiyle oluşan dev çukur ve dron kalıntıları net bir şekilde görüldü. Olayın ardından bölgedeki okullar tahliye edilirken, yaralıların olduğu bildirildi.

İKİ AYRI NOKTAYA DRON DÜŞTÜ

Nahçıvan'dan sıcak gelişmeleri aktaran AZTV Muhabiri İlham Valiyev, "Sabah yaklaşık 11-12 radelerinde İran'dan gelen iki pilotsuz uçuş aparatı Nahçıvan Beynelhalk Havalimanı'na ve havalimanı yakınındaki bir okul binasının yakınına düştü" ifadelerini kullandı. Valiyev, dronun düştüğü noktadaki devasa çukuru göstererek, "Drone'un düştüğü bu alan okul binasına çok yakın, ancak şans eseri okulda herhangi bir hasar meydana gelmedi" sözleriyle durumu aktardı.

OKULLAR TAHLİYE EDİLDİ, YARALILAR VAR

Saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine değinen Valiyev, "Tedbir amaçlı olarak hem bu okuldaki hem de Nahçıvan genelindeki tüm kreş ve okullardaki öğrenciler ile öğretmenler tahliye edildi" ifadelerini kullandı. Olaydaki can kaybı ve yaralanma durumuna dair bilgi veren muhabir, "Hücumlar neticesinde 4 kişi yaralandı ve şu anda hastanede tedavileri devam ediyor" bilgisini paylaştı.

BORU HATTI SABOTAJI İDDİALARINA CEVAP

Stüdyoda bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı'nın bölgede petrol boru hattı olup olmadığına dair sorusu üzerine Valiyev, "Nahçıvan'da petrol boru hatları geçmiyor, düşen yerler havalimanı ve bir köy arazisidir" diyerek sabotaj iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Valiyev, bölgedeki incelemelerin sürdüğünü belirterek, "Gördüğünüz bu kalıntılar düşen dronun parçalarıdır ve devletin görevlendirdiği yetkili birimler şu anda bu parçaları incelemek üzere topluyorlar" sözleriyle sahadaki son durumu özetledi.

Ahaber
13:59

TRUMP İRAN’IN BAŞINA KİMİ GETİRMEYİ HEDEFLİYOR?

ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik yeni stratejisi ve Orta Doğu’yu sarsan liderlik tartışmaları A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, Trump’ın İran rejimini toptan yok etmek yerine kilit isimleri tasfiye ederek yönetimi kendi çıkarlarına uygun bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Bölgede yükselen tansiyon ve İsrail’in bu süreci sabote etmeye yönelik gizli operasyonları dikkat çekerken, Türkiye’nin krizdeki kilit arabuluculuk rolü bir kez daha vurgulandı.

TRUMP’IN "VENEZUELA MODELİ" İRAN MASASINDA

Trump’ın İran politikasını geçmişteki hamleleriyle kıyaslayan Dr. Ayhan Sarı, "Trump bu yaklaşımı daha önce Venezuela’da da yapmıştı. Orada 'ben lider olabilirim, yönetimi devralabilirim' diyen şahıslar vardı. Trump, İran rejimini topyekûn silmenin mümkün olmadığını anladı. Bu nedenle daha makul ve kısa vadeli bir hedef olarak, rejimin başındaki 5-10 kişiyi ortadan kaldırıp yerine kendisiyle yakın çalışabilecek isimleri getirme mantığıyla hareket ediyor" ifadelerini kullandı.

İSRAİL DİPLOMASİYİ Mİ BALTALIYOR?

İsrail’in bölgedeki suikastlarının Trump’ın planlarıyla çelişebileceğine değinen Dr. Sarı, "Trump geçtiğimiz günlerde bazı liderlerin öldüğünü, yerlerine gelenlerin de etkisiz hale getirildiğini söyledi. Burada akıllara şu ihtimal geliyor: İsrail, özellikle Trump’ın çalışabileceği rejim içindeki makul isimleri de öldürüyor olabilir. Trump’ın planı rejimi dönüştürmekken, İsrail’in amacı bölgeyi Amerika ile büyük bir kavgaya, iç savaşa ve kaosa sürüklemek" sözleriyle kirli oyunun perde arkasını aktardı.

MOSSAD’IN 'SAHTE BAYRAK' OPERASYONLARI DEŞİFRE EDİLDİ

Bölgedeki istihbarat savaşlarına dikkat çeken Dr. Ayhan Sarı, "Körfez ülkelerinde ve Katar’da yakalanan Mossad ajanları, bölgede 'sahte bayrak' operasyonları yapıldığını gösteriyor. İsrail, Körfez ülkeleriyle İran’ı, İran ile Amerika’yı birbirine kırdırmak istiyor. Tıpkı 70’lerdeki Yom Kippur Savaşı’nda Amerikan gemisini bombalayıp suçu Mısır’ın üzerine yıkmaya çalıştıkları gibi, bugün de benzer bir provokasyon peşindeler" değerlendirmesinde bulundu.

TEK ÇARE TÜRKİYE: "ERDOĞAN YEGANE LİDER"

Ortadoğu’daki ateş çemberinden çıkış yolunun Türkiye’den geçtiğini belirten Dr. Sarı, "Bölgede büyük bir kaosun, mezhep ve etnik savaşların çıkmasını sadece İsrail istiyor. Bu işi durdurup tarafları tekrar masaya oturtacak tek güç Türkiye’dir. Hem Trump’ı hem İran’ı hem de Körfez ülkelerini bir masa etrafında toplayabilecek şu anki yegane ülke Türkiye, yegane lider de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır" ifadeleriyle Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yaptı.

Ahaber