Gaddarlığın haber olanı ile olmayanı fark eder mi?
03.11.2016, Perşembe
Şimdi 2015 baharına dönüpIrak ordusunun Tikrit'i kurtarmaharekâtını hatırlamanıntam zamanıdır.
Ama bakmadığımız, ilgilenmediğimiz, öğrenmediğimiz şeyi nasıl hatırlayacağız?
Bir de bu var tabii...
Çünkü DAEŞ'in gaddarlıklarına ve Suriye'deki savaşa öylesine odaklanmıştık ki, gözümüz başka bir yeri görmüyordu.
Ajanslar haberi pek uzatmadan geçmişlerdi: "Irak ordusu Tikrit'ikurtardı." Haydar elAbadi ise coşku içindeydi: "DAEŞ'e karşı büyük bir zafer kazandık!"
***
Peki neden hatırlayalım, diyorum?
Şundan... Şii milisler Telafer ve Musul'aher an girebilirler. Hatta siz busatırları okuduğunuzda onlar şehrindış mahallelerine ulaşmış olabilir.
Geçen gün Milli SavunmaBakanı Işık da sınıra sevk edilenbirliklerimiz konusunda açıklamayaparken bu duruma değindi veher türlü müdahaleye hazır olmamızgerektiğini belirtti. Türkiye endişeli. Olup bitenlere "insanca"bakan herkes endişeli.
Neden? Çünkü DAEŞ'ten kurtulmakiçin yeni bir gaddarlığın kapısıaçılmamalı.
Bazıları soruyor: Bu endişeler abartılı olabilir mi? Bazıları da bu endişeleri Türkiye'nin "devletpolitikası"nın uzantısı olarak göstermeye çalışıyor.
Oysa Batı medyası Tikrit operasyonunda olup bitenleri gözlerden kaçırmasaydı, belki bu tartışmalara hiç gerek kalmayacaktı.
***
Şimdi olaya dönelim...
İşgal sonrası Sünni direnişin kalelerinden olarak bilinen, Saddam'ın doğduğu şehir Tikrit bir ay kadar süren çok zorlu çatışmalardan sonra DAEŞ'ten geri alındı.
Bu doğru.
Fakat bunun bir "kurtarmaoperasyonu"olduğu yalan!
Şehre girenler içinde resmi Irak ordusu personeli sayısı üç bini aşmıyordu. Oysa çeşitli milis gruplarının toplam savaşçı sayısı yirmi bini buluyordu. Üstelik bu gruplara İranlısubaylar komuta ediyordu.
Amerikalı askeri gözlemciler Tikrit'te olup bitene "Şii milislerinkan banyosu" demişlerdi.
Sayısız insan yakıldı, yüksek binalardan aşağı atıldı, kör bıçaklarla doğrandı, asıldı, vs.
Bu görüntüleri Batı medyasında gördünüz mü? Hayır!
Gerçekler manşete çıktı mı? Hayır!
***
Böyle üzeri karartılan veya unutturulan çok olay var.
Biliyorsunuz, zaman zaman burada onlardan söz ediyorum.
Diyelim ki, Tikrit'te olan oldu, geçmişte kaldı. Zaman tünelinde geriye gitmek imkânsız. Ama Telafer ve Musul buyalan operasyonların eline terkedilemez.
Gözlerimizi hep açık tutmak ve mezhepçi çapulculuğa karşı elimizden geleni yapmak zorunda olduğumuz günlerdeyiz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.