Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik

Gelişen teknolojiyle birlikte medyanın geçirdiği büyük dönüşüm, dijital mecralardaki devasa denetim boşluğunu ve millî yayıncılara yönelik "çifte standart" tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye'nin millî bekası ve toplumsal huzuru için her kritik eşikte en ön safta yer alan yerli yayın kuruluşları RTÜK tarafından "mikroskopla" denetlenerek milyonlarca liralık cezalara çarptırılırken, çocuk istismarı, uyuşturucu ticareti ve provokasyonun merkezi haline geldiği öne sürülen küresel sosyal medya platformları geniş bir hareket alanına sahip oluyor. Ahaber.com.tr, hazırladığı dosya haberle denetimsizlik, çifte standart ve haksız rekabet tartışmalarının gölgesindeki sosyal medya düzeninin kirli anatomisini mercek altına aldı.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle içerik ve platform sayısı katlanarak artarken, denetim mekanizmalarının bu dönüşüme ayak uyduramadığı görülüyor.

Denetim mevzuatının büyük ölçüde ulusal yayıncılıkla sınırlı kalması, dijital mecralarda önemli bir boşluk oluşturuyor. Basın ve televizyon yayıncılığı üzerindeki denetimin dijital platformlarda aynı ölçüde uygulanmaması, kontrolsüz bir alan yaratıyor.

GENÇLER VE AİLE YAPISI DİJİTAL TEHDİT ALTINDA

Gençlerin sosyal medya platformlarında uzun süre geçirmesi, çocuklar ve aile yapısı açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Denetimsiz içerikler, gençlerin hangi tehditlerle karşı karşıya kaldığı sorusunu gündeme getirirken mevcut denetim sisteminin yetersizliği de tartışılıyor.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 1

KÜRESEL DEVLER SERBEST, YERLİ MEDYA KISKACINDA

Yerli ve millî yayın kuruluşları sıkı kurallara tabi tutulurken, küresel dijital platformların daha geniş bir hareket alanına sahip olması haksız rekabet tartışmasını büyütüyor. Dijital yayıncılıktaki denetim boşluğunun çocuklar, gençler ve toplumsal değerler açısından ciddi riskler oluşturduğu belirtiliyor.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 11 Haziran 2026'da ATV'ye yalnızca tek bir program gerekçesiyle 7 milyon 987 bin lira idari para cezası kesti. Turkuvaz Medya Grubu bünyesindeki ATV'ye yönelik bu uygulama, "Esra Erol'da" programı üzerinden yürütülen sistemli bir cezalandırma zinciri tartışmasını beraberinde getirdi.

RTÜK, aynı içerik gerekçesiyle ATV'ye 7 Kasım 2024'te 18 milyon 20 bin TL, 4 Şubat 2022'de 1 milyon 385 bin TL ve 30 Eylül 2020'de 463 bin TL ceza uygulamıştı. Uzmanlar bu tabloyu, yerli ve millî yayın kuruluşlarının sıkı kurallara tabi tutulduğu, küresel platformların ise denetim açısından farklı bir konumda bulunduğu haksız rekabet ortamı olarak değerlendiriyor.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 2

MEVZUATTAKİ ZAMANLAMA ÇELİŞKİSİ: 2019'DAN 2026'YA NE DEĞİŞTİ?

RTÜK'ün dijital alandaki yetki karmaşası ve zamanlama sorunları da dikkat çekiyor. RTÜK Başkanı, 4 Ağustos 2019'da internet yayıncılığı yönetmeliğiyle "önemli bir boşluğu" doldurduklarını ve Türkiye'nin Batı'dan ileri olduğunu söyleyerek kurumsal başarıya vurgu yapmıştı.

Ancak aradan geçen 7 yılın ardından, 23 Temmuz 2026'da Kurulun yeni Başkanı, YouTube gibi habercilik ve yayıncılık yapan kuruluşların lisanslanması için mevzuatın yenilenmesi ve RTÜK'e yetki verilmesi gerektiğini açıkladı. Bu açıklama, mevcut düzenlemedeki boşluklara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

RTÜK, televizyon ekranındaki tek bir programı saniyeler üzerinden inceleyerek milyonlarca liralık ceza uygulayabilirken, YouTube, X, TikTok ve Instagram'daki içeriklerin yaptırım rejiminin dışında kalması büyük bir tezat oluşturuyor.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 3

GENÇLER DİJİTAL BATAKLIĞIN EŞİĞİNDE: 3 SAAT 24 DAKİKALIK RİSK

RTÜK'ün 26 ilde 7 bin 511 gençle yürüttüğü 2025 araştırması, dijital medya kullanımındaki dönüşümü rakamlarla ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre 15-21 yaş grubundaki gençler sosyal medyada günde ortalama 3 saat 24 dakika geçirirken televizyon izleme süresi 40 dakikada kaldı.

Gençlerin yüzde 82,4'ünün haber almak için sosyal medyayı tercih ettiğini belirleyen Kurul, buna rağmen denetim gücünü, yüzde 89,2'si sosyal medya kullanan bu kitlenin en az vakit geçirdiği televizyon ekranlarına kanalize ediyor.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 4

OPERASYONLAR GERÇEĞİ FISILDADI: KAPALI GRUPLARDA UYUŞTURUCU VE İSTİSMAR

Sosyal medyanın denetim alanındaki tartışmalar sürerken, platformlarda işlendiği belirtilen suçlara karşı güvenlik güçlerinin mücadelesi de devam ediyor. 10 Şubat'ta İçişleri Bakanlığı, anlık mesajlaşma programları ve sosyal medya platformlarındaki kapalı gruplar üzerinden uyuşturucu arzı yapıldığının tespit edildiğini ve 14 ilde 305 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Haziran ayında Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimleri, MASAK ve Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda 29 ilde düzenlenen operasyonlarda, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi, yasa dışı bahis ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik çalışmalarda 409 şüpheli yakalandı, 213'ü tutuklandı.

Operasyonların farklı suç başlıklarını kapsaması, dijital platformlardaki önleyici denetim ve müdahale mekanizmalarının kapsamına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 5

ÇOCUĞA ZARAR SADECE TV'DE Mİ? MİLYONLUK CEZALARIN ADRESİ ŞAŞTI

RTÜK'ün çocukları koruma amacıyla yürüttüğü denetimler de dijital mecralardaki tartışmaların başlıklarından biri. Son 5 yılda "çocuğa zararlı içerik" başlığında 454 idari yaptırım uygulayan ve 345 milyon TL ceza kesen RTÜK'ün bu yaptırımlarının televizyon yayıncılığı ağırlıklı olduğu görülürken, dijital mecralardaki benzer içeriklere yönelik denetim ve yaptırımların kapsamı tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Roblox ve Discord gibi platformlara "yeterli şüphe" üzerine erişim engeli getirilirken UNICEF, yaş sınırının tek başına çocukları korumaya yetmeyeceği; bunun güvenli platform tasarımı ve etkili içerik moderasyonuyla desteklenmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 6

ENSTİTÜ SOSYAL RAPORU: ORTAK RİSK İZLEME MEKANİZMASI ŞART

Enstitü Sosyal'in Ocak 2026 tarihli "Türkiye'de Dijital Kumar" raporu, parçalı denetim yapısının yetersizliğine dikkat çekti. Raporda, YEDAM'ın 2020-2025 dönemindeki 22 bin 249 danışma hattı kaydı üzerinden yaptığı analizde, 14 bin 458 ilk değerlendirme formundaki grubun yaş ortalamasının 21,52 olduğu belirtildi. Söz konusu verinin Türkiye genelindeki kumar oynama yaşı veya yaygınlık oranını değil, başvuru grubunun profilini yansıttığı vurgulandı.

Kurumsal yönetişim grubunun yaptığı değerlendirmede ise RTÜK, BTK, Siber Güvenlik Başkanlığı ve diğer kurumlar arasında ortak bir risk izleme ve koordinasyon mekanizmasının kurulmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 7

DİJİTAL ALAN BAŞIBOŞ DEĞİL ANCAK SİSTEM PARÇALI

Dijital mecralardaki denetim mekanizmaları, internetin tamamen kontrolsüz olduğu algısının aksine farklı kanun ve kurumlar üzerinden yürütülüyor.

İNTERNETTEKİ SUÇLARA KARŞI 5651 SAYILI KANUN KALKANI

Türkiye'nin internet ortamındaki düzeni sağlamak amacıyla hayata geçirilen 5651 sayılı Kanun, siber alandaki mücadelenin temelini oluşturuyor. Kanun; Türkiye'de internet ortamında yapılan yayınları düzenlemeyi, bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele etmeyi ve içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcılarının sorumluluklarını belirlemeyi amaçlıyor.

SOSYAL MEDYA DEVLERİNE YASAL ZORUNLULUK: 7253 SAYILI DÜZENLEME

Kamuoyunda "Sosyal Medya Yasası" olarak bilinen 7253 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2020'de yayımlanarak dijital mecralarda yeni bir dönemin önünü açtı. 5651 sayılı Kanun'da kapsamlı değişiklikler yapan düzenlemeyle, Türkiye'de günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yabancı ve yerli sosyal ağ sağlayıcılarına çeşitli hukuki ve idari yükümlülükler getirildi. Sosyal ağ sağlayıcılarına ilişkin temel hükümler ise 1 Ekim 2020'de yürürlüğe girdi.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 8

DEZENFORMASYONLA MÜCADELEDE YENİ DÖNEM: 7418 SAYILI YASA

Kamuoyunda "Dezenformasyon Yasası" olarak adlandırılan 7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 18 Ekim 2022'de yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle gerçeğe aykırı bilgilerin yayılmasının önlenmesi ve internet medyasının düzenlenmesine yönelik yeni hükümler getirildi.

Ancak tüm bu düzenlemelere rağmen dijital mecralardaki denetim mekanizmasının parçalı yapısı, farklı kurumların sorumluluk alanları ve müdahalelerin çoğunlukla olay sonrasında gerçekleşmesi tartışılmaya devam ediyor.

Tüm bu başlıkların üzerine giden ahaber.com.tr, RTÜK kaynaklı denetimsizlik, çifte standart ve haksız rekabet tartışmalarının gölgesindeki sosyal medya düzenini tüm yönleriyle mercek altına aldı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 9

ÖRNEK 1: DİJİTAL ZEHİRLENMENİN KAN DONDURAN SONUCU: ARDA KÜÇÜKYETİM

Eskişehir'de meydana gelen olayda, 18 yaşındaki Arda Küçükyetim; kafasında kask, belinde balta, yüzünde maske ve üzerinde hücum yeleğiyle bir çay bahçesini hedef almıştı. Beş kişiye bıçakla saldıran saldırgan, dehşet anlarını sosyal medya üzerinden canlı yayımlamıştı. Saldırıda 2'si ağır olmak üzere 5 kişi yaralanmış, saldırgan güvenlik güçleri tarafından yakalanarak tutuklanmıştı.

"GERÇEK İNSANLARA YAPMAK İSTİYORUM"

Saldırganın bilgisayar oyunları üzerinden kurduğu dünya, arkadaşının ifadeleriyle ortaya çıkmıştı. Bilgisayar oyunu oynarken tanıştığı arkadaşı Ayaz Bulut, Küçükyetim'in şiddet içerikli oyunlar sırasında "Bunları gerçek insanlara da yapmak istiyorum. Yakında yapacağım." dediğini aktarmıştı.

Bulut ayrıca Küçükyetim'in parti binalarına molotof atmak, sokaktaki kedilere tekme atmak ve adam öldürmekle ilgili videolar izlemekten hoşlandığını söylediğini belirtmişti.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 10

KAN DONDURAN İTİRAF: "İNSANLARI SEVMEDİĞİM İÇİN YAPTIM"

Saldırganın emniyetteki sorgusunda eylemi nasıl planladığına ilişkin verdiği bilgiler de ortaya çıkmıştı. Arda Küçükyetim, babasının kendisini dövdüğünü, evde uzun süre yalnız bırakıldığını ve saldırıyı bir sosyal medya platformu üzerinden tanıştığı Doğu Avrupalı bir arkadaşıyla birlikte planladığını ileri sürmüştü. Küçükyetim'in, "İnsanları sevmediğim için ve ses getireceğinden dolayı bu eylemi yaptım." ifadelerini kullandığı iddia edilmişti.

Öte yandan, 75 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılan Arda Küçükyetim (20), geçtiğimiz aylarda cezaevinde intihar ederek hayatına son vermişti.

DİJİTAL KARANLIKTA KURULAN TUZAK

Saldırganın sosyal medya üzerinden yurt dışındaki kişilerle temas kurarak saldırıyı planlaması, dijital mecralardaki denetim tartışmalarını ve yabancı odaklı yönlendirmelerin gençler üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirmişti.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 11

ÖRNEK 2: OYUN DEĞİL SESSİZ VE DERİN BİR SUİKAST: KAHRAMANMARAŞ VE ŞANLIURFA OKUL SALDIRILARI

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan dehşet verici olayların ardından, saldırganların en büyük ortak noktasının şiddet içerikli sanal oyunlar olduğu saptanmıştı.

Bu durumu masum bir eğlence olarak görmenin büyük bir hata olduğunu vurgulayan uzmanlar, "Bu oyunlar masum bir eğlence değil, bir neslin zihnine düzenlenen sessiz ve derin bir ruh suikastıdır." ifadelerini kullanmıştı.

Dijital dünyadaki tehlikenin çocukların gerçeklik algısını yerle bir ettiğini belirten uzmanlar, "Oyunlarda karşı tarafa verdiği zararı hissedemiyor. Fiziksel ortamda da o duyguyu hissedemediği için saldırgan davranışlarını devam ettirebiliyor." sözleriyle tehlikenin boyutunu aktarmıştı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 12

EMPATİ DEVRELERİ DİJİTAL FELÇ GEÇİRİYORDU

Dijital algoritma içinde hapsolan çocukların doğruyla yanlışı ayırt edemez hâle geldiği ve bilinçaltlarının şiddetle doldurulduğu her geçen gün daha net görülüyordu.

Özellikle PUBG gibi oyunlara olan bağımlılığın empati duygusunu nasıl yok ettiğini açıklayan uzmanlar, "Oyunda bir sonsuzluk döngüsü var, bu da çocukların ödül mekanizmasını, yani dopamin dengesini bozuyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Sanal dünyanın ölümü basitleştirdiğine ve insan canını kıymetsizleştirdiğine dikkat çeken uzmanlar, "Bu oyunlarda ölümün ağırlığı, acının kalıcılığı yok. Acıya düşen bir puan gibi bakıyor; ölümü ise 'yeniden başlat' tuşu sanan bir beyinde empati devreleri dijital felç geçiriyor." diyerek dehşet verici süreci tarif etmişti.

DİJİTAL KUŞATMAYA KARŞI MİLLÎ VE YERLİ ÖNLEM ŞART

Sanal dünyanın karanlık koridorlarında çocukların zihnine sızan bu şiddet sarmalının, toplumsal değerlerimizi ve aile yapımızı hedef aldığı belirtilmişti.
Uzmanların "ruh suikastı" olarak tanımladığı bu süreçte, dijital platformlardaki denetimsizlik ve kontrolsüz içeriklerin, çocukların ellerindeki teknolojik cihazları birer silaha dönüştürdüğü ifade edilmişti.

Sosyal medya düzeninin kirli anatomisinin, gençlerin bilinçaltını "yeniden başlat" komutuyla hissizleştirdiği belirtilirken, dijital mecralardaki bu kuralsızlığa karşı topyekûn bir denetim seferberliğinin gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmıştı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 13

ÖRNEK 3: YOUTUBE'DA ÇOCUKLARA KURULAN KİRLİ TUZAK: LGBT VE ŞİDDET GÜZELLEMESİ

YouTube üzerinden çocuklara ulaşan bazı kanalların, masumiyetin arkasına saklanarak şiddet sahnelerini ve uygunsuz davranış modellerini servis ettiği ortaya çıkmıştı. "Parodi" ya da "oyun" adı altında sunulan içeriklerde çocukların rol model aldığı karakterlerin öğretmenlerine silah çekmesi, akranlarına zorbalık yapması ve suçu bir eğlence aracı olarak göstermesi, platformun çocuklar için nasıl büyük bir tehdit merkezine dönüştüğünü ortaya koymuştu.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 14

7,5 MİLYON ABONELİ KANALDA ŞİDDET GÜZELLEMESİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, YouTube'da 7,5 milyonu aşkın abonesi bulunan "Minecraft Parodileri" isimli kanalı yakın takibe almıştı. Yapılan incelemelerde, kanaldaki içeriklerin çocukları öğretmenlerine ve arkadaşlarına karşı şiddet uygulamaya teşvik ettiği, ağır suç unsuru taşıyan eylemlerin ise son derece normal ve meşru davranışlarmış gibi yansıtıldığı belirlenmişti.

Eğlence adı altında silah kullanımı, tehdit ve saldırı sahnelerinin yer aldığı bu içerikler, dijital mecralardaki denetimsizliğin boyutunu ortaya koymuştu.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 15

GÜVENLİ DENİLEN ALGORİTMADA LGBT VE CİNSEL İÇERİK TUZAĞI

Tehlikenin boyutu sadece bireysel kanallarla sınırlı kalmamış, platformun kendi algoritmasının da adeta bir tuzak gibi çalıştığı öne sürülmüştü. Dijital güvenlik uzmanı Orhan Toker (Dijital Baba), YouTube Kids'in "güvenli" olduğu iddiasını çürüten bir saha deneyi gerçekleştirmişti.

Orhan Toker, "Kendimi sisteme 7 yaşında bir kız çocuğu olarak kaydettim ve sadece birkaç dakikalık gezintinin ardından platformun algoritması tarafından doğrudan LGBT temalı içeriklere, cinsel içerikli reklamlara ve çocuk psikolojisine tamamen aykırı materyallere yönlendirildim." ifadelerini kullanarak, çocukların her saniye kontrolsüz bir cinsel ve zihinsel manipülasyonla karşı karşıya kaldığını belirtmişti.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 16

MİLYONLARCA TAKİPÇİSİ OLAN O KANALLARIN ARKASINDAKİ İSİM

Ebeveynlerin çocuklarına güvenle izlettiği "Çuf Çuf Çocuk Şarkıları", "Karpuz Adam", "Pırtık" ve "Afacan TV" gibi dev çocuk kanallarının yönetimindeki isim de gün yüzüne çıkmıştı. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi bulunan bu kanalların arkasındaki ismin Melih Abuaf olduğu tespit edilmişti. Sefarad Yahudisi bir aileye mensup olduğu bilinen Melih Abuaf'ın faaliyetleri kamuoyunda dikkatle takip edilmişti.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 17

O HESAPLARA ERİŞİM ENGELİ GELMİŞTİ

Yürütülen hukuki süreçler ve dijital alandaki kuralsızlığa karşı atılan adımlar neticesinde önemli bir gelişme yaşanmıştı. Melih Abuaf'ın şahsi X (eski adıyla Twitter) hesabına, Türkiye'deki hukuk kuralları çerçevesinde "erişim engeli" getirilmişti. Sosyal medyanın denetimsiz rolü ve aile yapısını hedef alan içeriklere karşı yürütülen bu mücadele, dijital dünyadaki tartışmaları bir kez daha gündeme getirmişti.

ÖRNEK 4: TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYE DİJİTAL ABONELİK TUZAĞI

Kontrolsüz içeriklerin çocuklar ve gençler üzerindeki yıkıcı etkileri her geçen gün daha korkunç bir boyuta ulaşıyor. Kolay yoldan para kazanma hırsının toplumsal temelleri sarstığına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun ahlaki erozyonu, kültürel yozlaşmayı ve toplumsal çözülmeyi hızlandırdığı uyarısında bulunuyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülen abonelik sisteminin, içerik üreticilerinin takipçilerinden düzenli ödeme alarak "özel içerik" adı altında sunduğu paylaşımlarla toplumsal çürümenin zeminini hazırladığı vurgulanıyor.

PROF. DR. ALİ MURAT KIRIK: "BU BİR DİJİTAL AFYONDUR"

Ücretli abonelik sistemlerinin yarattığı bağımlılık ve yasal boşluklara ilişkin çarpıcı değerlendirmeler geldi. A Haber'e değerlendirmelerde bulunan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Bu, aslında bir dijital afyon. İnsanları bağımlı hâle getiren ve Türkiye'de giderek büyüyen ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bir içeriğin ücretli olması ya da abonelik sistemiyle sunulması, onun yasal veya meşru olduğu anlamına gelmez. Bu durum aynı zamanda ahlaki yozlaşmayı derinleştirirken kişileri suça eğilimli hâle de getirebiliyor." ifadelerini kullanmıştı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 18

KUTSAL DEĞERLERE SALDIRIYA YARGI TOKADI

Sosyal medyadaki kuralsızlığı fırsat bilerek İslam'ın kutsal değerlerine dil uzatanlara karşı yargı bir kez daha kararlılığını göstermişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, içeriklerinde dini değerleri hedef alan Fatma Soydaş hakkında "Dini değerleri alenen aşağılama" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını ve gözaltı talimatı verildiğini duyurmuştu.

Savcılık, provokatif içeriklerle toplumsal barışı hedef alan eylemlere karşı hukuk çerçevesinde en ağır müeyyidelerin uygulanacağını bildirmişti.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 19

MÜSTEHCENLİKTEN TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLMİŞTİ

Yürütülen soruşturmanın ardından sosyal medya dünyasını sarsan bir karar açıklanmıştı. Sosyal medya içerik üreticisi Fatma Soydaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hâkimliğince "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklanmıştı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 20

ÖRNEK 5: YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİNİN KİRLİ TETİKÇİ TUZAĞI: TİKTOK'TA ÇOCUK AVI

Yeni nesil suç örgütlerine yönelik soruşturmada, dijital mecraların suç pazarlama alanına dönüştürüldüğü ortaya çıkmıştı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, çete liderlerinin çocukları eylem başına 10 bin ila 50 bin lira ödeme vaadiyle kandırarak tetikçi olarak kullandığı belirtilmişti. Sosyal medyada lüks araç ve para görüntüleriyle kandırılan çocukların, "Sen bizim kardeşimizsin" söylemiyle suçun içine çekildiği aktarılmıştı.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 21

50 BİN LİRALIK "VURGUN" VAADİ

İddianamede, en küçüğü 13 yaşında olan "piyon çocukların" para vaadiyle eylemlerde kullanıldığı ve sonrasında ödeme yapılmayarak dolandırıldıkları bilgisi yer almıştı. 52 ayrı kanlı eylemle ilişkilendirilen çete üyelerinin yöntemleri, sosyal medyanın çocukları suç örgütlerinin ağına çekmek için nasıl kullanıldığını ortaya koymuştu.

Dijital tehdit ve çifte standardın anatomisi! Milli medyaya kıskaç, küresel kirli düzene denetimsizlik - 22

BAŞSAVCI DUMAN'DAN YENİ NESİL MAFYA TESPİTİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Doç. Dr. Barış Duman, Casperlar ve Çirkinler suç ortaklığına yönelik çatı iddianamede, bu yapıların TikTok ve Instagram'ı işledikleri suçları "pazarlama" ve propaganda aracı olarak kullandığını belirtmişti.

Soruşturma, sosyal medyanın yeni nesil suç örgütleri tarafından propaganda ve eleman devşirme aracı olarak kullanıldığını ortaya koymuştu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin