Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı?

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı?

RTÜK’ün ATV’de yayınlanan ‘Esra Erol’da’ programına uyguladığı 8 milyon TL’ye varan ceza, Turkuvaz Medya’ya yönelik yaptırımları yeniden gündeme taşıdı. 17/25 Aralık sürecinde A Haber’e yönelik yaklaşık 300 RTÜK yaptırımının ardından bugün ATV’nin milyonluk cezayla karşı karşıya kalması “Neden yine Turkuvaz Medya?” sorusunu beraberinde getirdi. Gençlerin televizyondan yaklaşık 5 kat daha fazla zaman geçirdiği sosyal medyada şiddet, müstehcenlik, yasa dışı bahis ve istismar içerikleri yayılırken, lisanslı ve denetlenebilir yerli medyaya ağır faturalar çıkarılması yayıncılıkta adalet tartışmasını büyüttü. RTÜK, 2019’da internetten yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınlara ilişkin düzenlemenin önemli bir boşluğu doldurduğunu duyurmuştu. Kurumun 2026’da YouTube benzeri haber ve yayın kuruluşları için yeni lisans yetkisine ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi ise dikkat çekti. Aradan geçen 7 yılda dijital yayıncılığın ulaştığı boyuta uygun politika, kapasite ve kapsamlı bir denetim modelinin neden hayata geçirilemediği merak konusu oldu.

Televizyon kanallarına en ufak yayın ihlalinde ağır mali yaptırımlar ve yayın durdurma cezaları yağarken; TikTok, Instagram ve X gibi sosyal medya platformlarında her gün yaşanan skandallar cezasız kalıyor.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 1

RTÜK'TEN ATV'YE 8 MİLYON TL CEZA

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ATV ekranlarında yayınlanan Esra Erol'da programına "çocuk ve gençlerin ruhsal gelişimini etkileme" gerekçesiyle 8 milyon TL'ye varan idari para cezası uyguladı. Karar kamuoyunda geniş yer bulurken, geleneksel medyanın en ince detayına kadar denetlendiği bir ortamda, her gün milyonlarca gence ve çocuğa ulaşan sosyal medyadaki kontrolsüzlük büyük bir çelişkiyi gözler önüne seriyor.

AYNI YAPTIRIM GÜCÜ DİĞER İÇERİKLERE NEDEN GÖSTERİLMİYOR?

Tek bir televizyon programı üzerinden Turkuvaz Medya'ya milyonlarca liralık fatura çıkaran RTÜK'ün, sosyal medyada çocuklara açık biçimde ulaşan şiddet, yasa dışı bahis, istismar ve müstehcenlik içeren paylaşımlar karşısında aynı yaptırım gücünü göstermemesi ise büyük bir çelişkiyi ortaya çıkardı.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 2

ADALET NEREDE?

RTÜK, kendisine karşı hukuki ve mali sorumluluğu bulunan lisanslı yayıncıya bütün yaptırım araçlarıyla yönelirken asıl büyük dijital risk karşısında yetki sınırlarını gerekçe gösteriyor.

Kurumun bir alanda azami yetki kullanırken diğer alandaki düzenleme boşluğunun giderilmesi için etkili bir sonuç üretememesi, yayıncılar arasında adaleti zedeleyen iki farklı denetim düzeni oluşturuyor.

TURKUVAZ MEDYA'YA MALİ BASKI KURMA AMACI MI?

Cezanın boyutu, yayıncılık ilkelerinin korunmasından çok Turkuvaz Medya üzerinde mali baskı kurulup kurulmadığı sorusunu beraberinde getirdi.
Turkuvaz Medya, geçmiş dönemlerde de A Haber ve grubun diğer yayın kuruluşlarına yönelik yaptırımlara tepki göstermişti. Son karar, kurallara uyarak lisans alan, vergi veren, editoryal ve hukuki muhataplığı bulunan yerli yayıncıların bu denetim sistemi nedeniyle cezalandırılması kolaylaşırken; küresel dijital platformlarda çocuklara ulaşan içeriklere karşı aynı tepki vermiyor.

Buradaki temel mesele, çocukların korunmasına yönelik yayın ilkelerinin gerekliliği değil, aynı hassasiyetin neden çocukların çok daha uzun süre kullandığı dijital platformlarda gösterilmediği. Televizyondaki tek bir içerikten dolayı milyonluk ceza uygulanırken sosyal medyada her gün yayılan sayısız zararlı içeriğin farklı kurumlar arasında dağılan, gecikmeli ve parçalı müdahalelerle ele alınması kamu vicdanını yaralıyor.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 3

NEDEN TURKUVAZ MEDYA GRUBU?

15 Temmuz darbe girişimi gecesinde milletin iradesinden yana tavır alan ve yayınlarıyla kamuoyunun haber alma ihtiyacını karşılayan Turkuvaz Medya Grubu'nun bugün yaptırımlarla karşı karşıya kalması dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

17/25 ARALIK SÜRECİNDE A HABER'E VERİLEN CEZALAR HÂLÂ HAFIZALARDA

RTÜK'ün ATV'deki Esra Erol'da programına verdiği ceza medya alanında geçmişte yaşanan tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Özellikle 17/25 Aralık sürecinde A Haber'e yönelik yaklaşık 300 RTÜK yaptırımı uygulanmış olması, bugünkü kararın yalnızca münferit bir para cezası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.

YERLİ VE MİLLİ MEDYAYA PARA CEZASI KAFALARDA SORU İŞARET BIRAKTI

Aradan geçen yıllara rağmen bugün tartışılan sadece para cezası değil. Mesele "Medya ekonomisi", "Dijital egemenlik", "Kültürel güvenlik" ve "Yayıncılıkta adalet" başlıklarının kesiştiği daha geniş bir alanı kapsıyor. Çünkü iletişim çağında bilgiyi üreten ve algıyı yöneten, geleceği şekillendirme gücünü de büyük ölçüde elinde bulunduruyor.

Medya "denetimsiz" bir dijital kuşatma altındayken, yerli ve milli mecraların güçlendirilmek yerine cezalandırılması kafalarda soru işareti bırakıyor.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 4

GENÇLER SOSYAL MEDYADA RTÜK TELEVİZYONUN PEŞİNDE

RTÜK'ün "Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması" sonuçları, denetimdeki çelişkiyi kurumun kendi verileriyle ortaya koydu.

Araştırmaya göre 15-21 yaş grubundaki gençler günde ortalama 3 saat 24 dakikayı sosyal medyada geçiriyor. Aynı grubun günlük televizyon izleme süresi ise yalnızca 40 dakikaya geriledi.

Başka bir ifadeyle gençler sosyal medyada televizyona kıyasla yaklaşık beş kat daha fazla zaman geçiriyor. Ancak RTÜK'ün doğrudan yaptırım gücü, etkisi gençler arasında giderek azalan lisanslı televizyonlar üzerinde yoğunlaşıyor.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 5

RTÜK BAŞKANI DA DİJİTALDEKİ BOŞLUĞU KABUL ETTİ

RTÜK, 2019'da internetten yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınlara ilişkin düzenlemenin önemli bir boşluğu doldurduğunu açıklamıştı. Kurum 2026'da ise YouTube benzeri haber ve yayın kuruluşları için yeni lisans yetkisine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı açıklamalar, dijital mecralardaki düzenleme ihtiyacının Kurul tarafından da kabul edildiğini gösterdi.

Daniş, YouTube gibi düzenli habercilik ve yayıncılık faaliyeti yürüten dijital kanalların lisanslama kapsamına alınması gerektiğini belirtti. Bu açıklama, televizyon benzeri yayıncılık yapan dijital kuruluşlarla lisanslı kanallar arasındaki denetim farkının sürdürülemez hale geldiğinin RTÜK yönetimi tarafından da görüldüğünü ortaya koydu.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 6

BEŞ YILDA 454 YAPTIRIM VE 345 MİLYON LİRA CEZA

RTÜK Başkanı Daniş'in TBMM'deki sunumunda aktardığı bilgilere göre Kurul, çocukları olumsuz etkileyen ve şiddet içeren yayınlar nedeniyle son beş yılda 454 idari yaptırım uyguladı. Bu yaptırımların parasal tutarının yaklaşık 345 milyon liraya ulaştığı bildirildi.

Rakamlar, RTÜK'ün lisanslı yayıncılar üzerindeki mali yaptırım gücünü açık biçimde ortaya koyuyor. Buna karşılık kullanıcı üretimli sosyal medya içeriklerine aynı mevzuat kapsamında kesilmiş bir RTÜK cezasından söz edilemiyor.

ESAS RİSK GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Dijital platformlarda çocuk karakterlerinin kullanıldığı ancak şiddet, korku veya cinsel çağrışım taşıyan videolar, zararlı akımlar ve yetişkinlere yönelik içerikler yaş kontrolündeki yetersizlik nedeniyle küçük yaştaki kullanıcılara ulaşabiliyor.

Televizyon yayıncıları koruyucu semboller, yayın saati sınırlamaları ve çocukların gelişimini korumaya yönelik ilkelerle bağlı. Sosyal medya platformlarında ise yaş kontrolü büyük ölçüde kullanıcı beyanına ve şirketlerin kendi sistemlerine dayanıyor. Aynı içerik lisanslı bir çocuk kanalında yayımlandığında RTÜK'ün en ağır yaptırımları gündeme gelebilecekken sosyal medyada milyonlarca kez izlendikten sonra kaldırılması, çocukların korunmasında iki farklı standart uygulandığını gösteriyor.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 7

DİJİTALDEKİ REZİLLİKLERİ GÖRME GELENEKSEL MEDYAYA AĞIR YAPTIRIM UYGULA

Turkuvaz Medya'ya kesilen 8 milyon TL'lik ceza, "Geleneksel medya ağır denetim altında ezilirken dijitaldeki rezillikler neden görmezden geliniyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 8

DİJİTAL MECRALARDA CEZASIZ KALAN SAYISIZ OLAY

ÇOCUK İSTİSMARI VE FUHUŞ YUVASI SOSYAL MEDYA

Çocukların Canlı Yayında Metalaştırılması:
TikTok ve Instagram canlı yayını üzerinde bağış (hediye) toplamak adına küçük yaştaki çocuklarını uygunsuz kıyafet ve kurgularla kameranın karşısına geçiren ebeveynlere karşı hukuki süreçler son derece yavaş işliyor.

Para Karşılığı Teşhir: Kamuoyunda "Laz Kızı" örneğinde olduğu gibi, canlı yayınlarda bağış toplama amacıyla dekolte veren, müstehcen hareketler yapan ve bunu bir "meslek" haline getiren yüzlerce yayıncı, yaş sınırı ve içerik filtresi olmaksızın çocukların doğrudan erişebileceği şekilde faaliyetlerini sürdürüyor.

"GÜZEL BİR ŞEY VAR ONU DA GİYECEĞİM"

TikTok'ta yaptığı müstehcen yayınlar ve bu yayınlardan kazandığı parayla gündeme gelen, "Laz Kızı" adıyla tanınan Gül Hatun, canlı yayında "Güzel bir şey var. Onu da giyeceğim. Bir kere daha hediye atın" diyerek takipçilerinden hediye göndermelerini istedi. Hatun, yayında özel bölgelerini açarak bunu para kazanmak amacıyla yaptığını ifade etti.

Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından gözaltına alınan Gül Hatun, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Hatun, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.

Dijital rezilliğe sessiz kalan RTÜK'ten Turkuvaz Medya'ya ceza! Sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı? - 9

AİLE İÇİ SKANDALLARA BİLE CEZA YOK

Filtresiz İhanet ve Kaset Kurguları:
Televizyonlarda aile yapısını koruma gerekçesiyle en ufak tartışmalar dahi cezalandırılırken; YouTube'da yüz binlerce abonesi olan kanallarda ilişki kasetleri, aile içi ihanet kurguları ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntüler "Trendler" listesinden inmiyor.

Şiddet ve Akran Zorbalığının Viral Olması:
Okul bahçelerinde veya sokaklarda gençlerin birbirini darp ettiği, işkence vakalarının "meydan okuma" (challenge) adı altında paylaşıldığı videolar X ve Telegram gruplarında algoritmalar tarafından öne çıkarılarak kitlelere yayılıyor.

YASA DIŞI BAHİS VE KARA PARANIN MERKEZİ

  • Fenomenlerin Bahis ve Borsa Tuzakları: Milyonlarca genç takipçisi bulunan sosyal medya fenomenleri, gizli reklamlar ve lüks yaşam vaatleriyle kitleleri yasadışı bahis sitelerine ve manipülatif kripto/borsa gruplarına yönlendiriyor. Televizyonda örtülü reklamın bile ağır cezası varken, dijitaldeki bu dolandırıcılık çarkı serbestçe dönüyor.
  • Karanlık Gelirlerin Aklanma Alanı: Sosyal medya platformlarındaki "hediye/bağış" sistemleri ve denetimsiz e-ticaret bağlantıları, kayıt dışı paranın ve yasadışı faaliyetlerin aklanma merkezine dönüşmüş durumda.

DİJİTAL UYUŞTURUCU VE SUÇ ÖRGÜTÜ ÖVGÜSÜ

Çeteleşmeye Özendirme: YouTube ve Spotify gibi platformlarda yayınlanan bazı diziler ve müzik kliplerinde uyuşturucu kullanımı, ruhsatsız silahlanma ve mafyatik yapılanmalar alenen övülüyor. Bu içerikler, hiçbir yaş kısıtlamasına takılmadan 10-15 yaş grubundaki çocukların cep telefonlarına doğrudan ulaşıyor.

DÜNYA DİJİTAL PLATFORMLARA AĞIR SORUMLULUK YÜKLÜYOR

Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası ile çok büyük çevrim içi platformlara çocukların korunması, algoritmik risklerin azaltılması ve sistem şeffaflığı konusunda yükümlülük getiriyor. İhlallerde şirketlerin küresel yıllık cirosunun yüzde 6'sına kadar para cezası uygulanabiliyor.

İngiltere'de Ofcom, çocukların erişebildiği sosyal ağlardan risk değerlendirmesi yapmalarını ve koruyucu tedbir almalarını istiyor. Avustralya'da ise 16 yaşından küçüklerin hesap açmasını engelleme sorumluluğu platformlara verildi.

Bu modeller, dijital denetimin imkansız olmadığını gösteriyor. Tek tek milyonlarca paylaşımı izlemek yerine platformun algoritması, yaş güvencesi, şikayet sistemi ve risk azaltma mekanizmaları denetleniyor.

Türkiye'de ise hazır uluslararası örneklere rağmen lisanslı televizyonlara uygulanan sert yaptırım modeli ile sosyal medyadaki parçalı sistem arasındaki uçurum devam ediyor.

RTÜK BU SORULARA YANIT VERMELİ!

  • Gençler sosyal medyada televizyondan yaklaşık beş kat daha fazla zaman geçirirken denetim neden televizyonda yoğunlaşıyor?
  • Turkuvaz Medya'ya tek program üzerinden milyonluk ceza uygulanırken dijitaldeki benzer içerikler neden aynı yaptırımla karşılaşmıyor?
  • Profesyonel dijital yayıncılık yapan kanallar ne zaman lisanslı televizyonlarla eşit kurallara tabi tutulacak?
  • Lisanslı yayıncıların denetim sistemine uyması neden onları daha kolay cezalandırılan taraf haline getiriyor?
  • Çocukların korunması gerekçesi sosyal medyada neden aynı kararlılıkla işletilmiyor?

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin