Dijital teşhir ve müstehcenlik sınırsızlığına tepki! Sosyal medyadaki tehlikeye denetim çağrıları

Dijital teşhir ve müstehcenlik sınırsızlığına tepki! Sosyal medyadaki tehlikeye denetim çağrıları

Sosyal medyada müstehcenlik ve teşhircilik çocukları kötü etkilediği gibi aile kurumunu da hedef alıyor. Dijital platformlar üzerindeki denetim tartışmaları yeniden gündemde. Avrupa ülkeleri, özellikle çocukların korunması, yasa dışı içeriklerin engellenmesi ve algoritmaların denetlenmesi konusunda yeni adımlar atarken, Türkiye'de de dijital mecralara yönelik daha etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerektiği değerlendiriliyor.

Instagram, TikTok ve Telegram gibi sosyal medya uygulamaları ile dijital yayın platformları, denetim eksikliği nedeniyle uzun süredir eleştirilerin odağında yer alıyor.

Özellikle son dönemde yaygınlaşan abonelik sistemi üzerinden sunulan ücretli içeriklerin, "kolay kazanç" anlayışını teşvik ettiği ve mahremiyetin ticarileşmesine zemin hazırladığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

TOPLUMSAL HASSASİYETLERİ HEDEF ALAN DİJİTAL PLATFORMLAR

Yerli ve milli medyada yayınlanan içerikler RTÜK denetimine tabi tutulurken, küresel dijital platformların içerik politikaları ve denetim süreçleri ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Netflix, Disney+ ve Amazon Prime Video gibi dijital yayın platformlarında yer alan bazı yapımların dini ve toplumsal hassasiyetleri hedef aldığı, ayrıca müstehcen sahnelerin sosyal medya aracılığıyla çocuklar ve gençler arasında hızla yayılabildiği ifade ediliyor.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

YALNIZCA İÇERİK DEĞİL SİSTEMLERİN DENETLENMESİ GEREK

Sabah'ta yer alan habere göre Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformların yalnızca içerik bazlı değil, algoritmaları, reklam sistemleri, yapay zeka uygulamaları ve veri kullanım süreçleriyle birlikte kapsamlı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Çocukların korunması, yasa dışı içeriklerin kaldırılması, algoritmaların şeffaflığı ve kişisel verilerin işlenmesi konusunda önemli boşluklar bulunduğunu belirten Kırık, platformların çoğu zaman kendi kurallarını kendilerinin belirlediğini ifade etti.

UZMANINDAN "SÜREKLİ VE ETKİN DENETİM MEKANİZMASI OLUŞTURULMALI" UYARISI

Kamu otoritelerinin ise çoğunlukla sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girdiğini belirten Kırık, dijital dünyanın artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguladı. Bu nedenle yalnızca içerik kaldırmaya odaklanan değil, algoritmaları, reklam sistemlerini, yapay zeka uygulamalarını ve veri kullanımını kapsayan sürekli ve etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulmasının önem taşıdığını dile getirdi.

Prof. Dr. Ali Murat Kırık | Fotoğraf-AAProf. Dr. Ali Murat Kırık | Fotoğraf-AA

Dijital platformların ekonomik etkilerine de dikkat çeken Kırık, dijital reklam gelirlerinin büyük bölümünün küresel teknoloji şirketlerine yöneldiğini söyledi.

Yerli medya kuruluşlarının içerik üretmesine, gazetecilik faaliyetlerini sürdürmesine ve istihdam sağlamasına rağmen ekonomik pastanın önemli kısmının yabancı platformlara gittiğini belirten Kırık, bunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda dijital egemenlik ve bilgi güvenliği açısından da değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu ifade etti.

Yerli dijital platformların desteklenmesi, adil rekabet ortamının oluşturulması, dijital reklam gelirlerinin daha dengeli paylaşılması ve yerli içerik üreticilerine teşvik verilmesi gerektiğini belirten Kırık, aksi durumda yalnızca medya kuruluşlarının değil, toplumun bilgiye erişim kanallarının da yabancı platformların kontrolüne daha fazla gireceğini söyledi.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

SOSYAL MEDYADA ABONELİK TEHLİKESİ!

Özellikle sosyal medya platformlarında kullanılan abonelik sistemlerine dikkat çeken Kırık, bazı dijital platformların gelir modellerinin kullanıcıları daha görünür ve daha dikkat çekici içerikler üretmeye yönlendirdiğini ifade etti.

Canlı yayınlar ve abonelik sistemlerinden elde edilen gelirlerin bazı gençleri mahremiyetlerini ticari bir ürüne dönüştürmeye kadar götürebildiğini belirten Kırık, sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını söyledi.

Platformların öneri algoritmaları, gelir modelleri ve yaş doğrulama sistemlerinin de denetlenmesi gerektiğini kaydeden Kırık, çocuklar için etkin yaş doğrulama mekanizmalarının kurulması, abonelik sistemlerinin bağımsız kurumlar tarafından düzenli olarak denetlenmesi, dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

Dijital özgürlüğün önemli olduğunu belirten Kırık, çocukların güvenliği ve toplumun geleceği söz konusu olduğunda platformların da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

AVRUPA'DA SIKI DENETİMLER

Avrupa'da dijital platformlara yönelik uygulamaların son yıllarda daha da sıkılaştığını belirten Kırık, Avrupa Birliği'nin yasa dışı içeriklerin kaldırılması, çocukların korunması ve algoritmaların şeffaflaştırılması konusunda önemli yükümlülükler getirdiğini söyledi.

CİDDİ YAPTIRIMLAR UYGULANIYOR

İngiltere'de medya düzenleyicisi Ofcom'un Çevrim İçi Güvenlik Yasası kapsamında dijital platformları doğrudan denetleyen en önemli kurumlardan biri haline geldiğini ifade eden Kırık, Ofcom'un çocukların zararlı içeriklerden korunması, yaş doğrulama sistemlerinin uygulanması, yasa dışı içeriklerin hızlı şekilde kaldırılması ve platformların risk değerlendirmesi yapması gibi konularda ciddi yaptırımlar uyguladığını belirtti.

Kurallara uymayan platformların yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını dile getiren Kırık, Avrupa'nın dijital platformları yalnızca teknoloji şirketi olarak değil, toplum güvenliğinden de sorumlu küresel aktörler olarak değerlendirdiğini ifade etti.

ÜLKEMİZDE ABONELİK SİSTEMİ DENETLENMİYOR

Türkiye'de abonelik sistemlerine yönelik doğrudan ve kapsamlı bir denetim mekanizmasının bulunmadığını söyleyen Kırık, mevcut denetimlerin daha çok ödeme süreçleri ve tüketici haklarıyla sınırlı kaldığını belirtti. Abonelik sistemi üzerinden hangi içeriklerin teşvik edildiği, gençlerin ekonomik ve psikolojik açıdan nasıl etkilendiği ile mahremiyetin nasıl ticarileştirildiği konularının yeterince incelenmediğini kaydeden Kırık, abonelik modellerinin yalnızca ticari değil, aynı zamanda toplumsal etkileri bulunan bir yapı haline geldiğini ifade etti.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

TV DENETLENİYOR ANCAK DİJİTAL PLATFORMLAR KENDİ KURALLARINI BELİRLİYOR

"İngiltere'de Ofcom başta olmak üzere bazı ülkelerde çocuk güvenliği ve yaş doğrulaması konusunda önemli adımlar atıldı. Türkiye'de de abonelik sistemlerinin çocuk hakları, kişisel veriler ve dijital güvenlik açısından özel olarak düzenlenmesi ve bağımsız şekilde denetlenmesi gerekiyor." şeklinde konuşan uzman ism televizyonların sıkı kurallarla denetlenirken, milyonlarca kullanıcıya ulaşan dijital platformların, küresel yapıları ve ücretli abonelik sistemlerini gerekçe göstererek büyük ölçüde kendi kurallarını kendileri belirlediğine dikkat çekti.

Kırık sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Oysa bir platformun uluslararası olması ya da içerik için ücret alması, denetlenmeyeceği anlamına gelmemelidir. İngiltere'de Ofcom'un Çevrim İçi Güvenlik Yasası kapsamında dijital platformlara uyguladığı sıkı denetim bunun en somut örneklerinden biridir. Türkiye'de de ilgili kurumların dijital yayıncılığı da kapsayacak şekilde, çok daha etkin ve caydırıcı bir denetim modeli oluşturulması gerektiğini düşünüyorum."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin