Zimmetine para geçirmekle suçlandığı için intihar eden Yaşar Uçar’ın eşi ahaber.com.tr'ye konuştu: İmamoğlu yedi yedi doymadı

Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde zimmete para geçirmekle suçlandığı için intihar eden belediye veznedarı Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Turgut Uçar, ahaber.com.tr'ye konuştu. Ekrem İmamoğlu’na sert tepki gösteren Uçar, "Yedi yedi doymadı. Doymayı bilmedi, durmayı bilmedi. Bedava pekmez baldan tatlı geldi. Ekrem İmamoğlu'nun şu anki yolsuzluk soruşturması İBB üzerinden devam etse de aslında Beylikdüzü'ne kadar dayanıyor. Yaşar'ın yazdıklarının hepsi doğru. O belediyeyi yönetenler sorumlu ve suçlu. Daha ne kadar makbuz iptal edilmiş soruşturulmalı." dedi. Arzu Uçar, eşinin ölümünün aydınlatılması için de Bakan Tunç'a çağrıda bulundu. Peki, deliller karartıldı mı? Sus payı karşılığında mı ev teklif edildi? İmamoğlu cenaze evini ziyaret etti mi? İkinci veznedar bu işin tam olarak neresinde? Beylikdüzü Belediyesi'nde rüşvet ve yolsuzluk çarkı mı dönüyordu? İşte detaylar...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde yapılan yolsuzluklar ile ilgili iddialar yeniden gündeme geldi.
İmamoğlu döneminde Beylikdüzü Belediye'si yönetiminin mobbingi yüzünden 2019 yılında intihar eden Yaşar Uçar'ın ailesi ise yaşadıkları acıyı hala unutamıyor. Zimmetine 161 bin TL para geçirmekle suçlanan Uçar, 11 sayfalık mektubu geride bırakarak intihar etmişti.
Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Turgut Uçar, Turkuvaz Dijital'den ahaber.com.tr editörü Sevgi Canpolat ve takvim.com.tr özel içerik editörü Fatma Gül'e konuştu (Foto: ahaber.com.tr)
Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde zimmete para geçirmekle suçlanan belediye veznedarı Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Turgut Uçar, Turkuvaz Dijital'den ahaber.com.tr editörü Sevgi Canpolat ve takvim.com.tr özel içerik editörü Fatma Gül'e konuştu.
(Foto: ahaber.com.tr)
İMAMOĞLU'NUN ANNESİNE TEPKİ: BİZ 6 SENEDİR 12 BAYRAMI BABASIZ GEÇİRİYORUZ
Ekrem İmamoğlu'nun annesi Havva İmamoğlu'nun Maltepe mitingindeki konuşmasının altında "Senin oğlun benim kocamın intiharından sorumlu" ifadelerini kullanan Arzu Turgut Uçar konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ben 6 senedir sesimi duyurmaya çalışıyorum. Onun oğlu cezaevine girdi diye oğlu, karısı, çocukları, var denilerek sosyal medya da yorum yapılıyor. Ekrem İmamoğlu büyük bir isim, arkasında milyonlar var deniliyor. Ben de tek başına çocuklarıyla sesini duyurmaya çalışan 6 senedir mücadele etmeye çalışan bir kadınım. Sosyal medyada İmamoğlu'nun annesinin elinde mikrofonu oğlu işte onsuz bayram geçirecek falan gibi sözler duyunca bir anda "Senin oğlun benim çocuklarımı babasız bıraktı" diyerek sosyal medyada o yorumu yazdım. Biz, 6 senedir 12 bayramı babasız geçiriyoruz. Biz bir mezarlığa gidiyoruz. İmamoğlu'nun annesi sen, ah vahlar içindesin ama oğlun suçsuzsa çıkacak. Keşke benim eşim de cezaevinde olsaydı da yargılansaydı. Öyle bir mobbing uygulanmasaydı. Yatıp çıkardı. Ondan sonra yaptığım yorum ile tweet aldı başını gitti." dedi.
Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Turgut Uçar (Foto: ahaber.com.tr)
"EŞİME BASKI YAPMAYA BAŞLADILAR"
Yaşar Uçar'ın intihara sürüklene olay gününe değinen Arzu Turgut Uçar, "Olayların başlangıcı bizim için 3 Ocak 2019'dur. Asıl belediyede başlaması 26 Aralık 2018 tarihi oldu. O gün bir kooperatif belediyeye geliyor. Bir tahsilat için belediyeye geliyor. Taner Yaman adlı, eşimin diğer veznedar arkadaşı tahsilatı yapıyor. O sırada eşim belediyede değil. işçi kadrosunda oldukları için sendikaya oy kullanmaya gidiyorlar. Ondan sonra eşim yarım saat, 40 dakika sonra belediyeye geri geliyor. Bu seferde Taner Yaman oy kullanmaya gidiyor. Eşim o makbuzdan şöyle bahsediyor. O sendikaya gittiği için oy kullanmaya, makbuzun alındığı bilgisini bilmiyor. 13.58'de de makbuz iptal ediliyor. O esnada da kamerada bilgisayarın başında eşim görünüyor. Belediye sadece bu kamera görüntüsünün üzerine eşime baskı yapmaya başlıyor. Yaşar Bey, kameralarda belli. Bilgisayarın başında sen varsın. 13.58'de iptal edilmiş. Saat 13.58'de de bir bilgisayarın başında sen görünüyorsun. Belediyenin iddiası bu." ifadelerini kullandı.
İntihar eden belediye veznedarı Yaşar Uçar ve eşi Arzu Turgut Uçar (Foto: ahaber.com.tr)
Arzu Uçar konuşmasının devamında şöyle konuştu: Şimdi 26 Aralık tarihinde bu makbuz iptali oluyor. 31 Aralık yılbaşı gecesi misafirim vardı, kız kardeşim gelecekti. Ben o sırada dışarıdaydım. Eşim beni aradı. 'Arzu beni belediyeye bırakır mısın' dedi. Ondan sonra ben onu belediyeye bıraktım. Sonra geldi. O akşam misafirlerimiz olduğu için bir konuşma falan geçmedi. 1 Ocak resmi tatil olduğu için 2 Ocak'ta işe gitti. Ama 3 Ocak'ta eşim gelince çok kötüydü. Çünkü o gün o kooperatif belediyeye geliyor. Başka bir iş için kooperatife deniliyor ki 'Sizin böyle böyle bir borcunuz var' diyor. Eşim de "hayır ben ödememi yaptım. Buyurun bu da makbuzu' diyor. Bunun üzerine eşime 'hayır, böyle bir ödeme yapılmamış' deniliyor. Yakuklu Yapı Kooperatifi makbuzu çıkartınca olay patlıyor. Olay patlayınca da tabii kamera kayıtlarına bakıyorlar. 'İşte kamera kaydında 13.58'de Yaşar Bey bilgisayarın başında sen görünüyorsun.' deniliyor.
Yaşar Uçar eşi ve çocukları (Foto: ahaber.com.tr)
YAŞAR UÇAR'A BASKI YAPAN YÖNETİCİLER KİM?
Yaşar Uçar'ın belediye yönetimi tarafından baskı yapıldığını iddia eden Arzu Uçar, "Belediye sadece bir kamera görüntüsünün üzerinden eşime baskı yaptı. Eşime baskı yapanlar arasında mektupta yazıldığı gibi Emel Turan başkan yardımcısı, Gülnür Erdem o zamanki Mali Hizmetler Müdürü, Nizamettin Bayrak mı, Bayraktar mı, soyadını tam bilmiyorum o da teftiş kurulundan sanırım. Yaşar Uçar nasıl biriydi biliyor musunuz? Ben halen 6 sene de geçmiş olmasına rağmen ben Beylikdüzü'nde birçok esnafa gideyim. 'Belediyede Yaşar vardı. Ben onun eşiyim' desem 'O yenge, hoş geldin' derler. Yaşar sevilen, işinde dürüst, kimseye yanlışı olmayan, etrafında sevilen bir insandı. Eşim yıllarca 23 sene o belediyeye emek vermiş. 23 sene Beylikdüzü'nde yaşıyor. Çevresi tarafından namuslu, dürüst bir insan olarak tanınırken şimdi hırsız, para çalmış, zimmetine para geçirmiş, iddiasında bulundular. Kesinlikle asla böyle bir şeyi kabul edemezdi, etmedi de zaten. Sonunda işte intiharla sonuçlandı. Yani o kadar mobbing uygulandı ki, eşime psikolojik baskı çok fazla yapıldı. Şöyle deniliyor. 'Yanarsın, emekliliğin yanar, emekliliğinden de olursun, seni açığa alırlar.' Eşim ne düşündü biliyor musunuz; ben emekli olamayacağım. Maaşım da olmayacak. Üzerine de cezaevine gireceksin. Yani ceza alır, cezaevine girerim. Arzu çalışmıyor. Çağla Eren okula gidiyor. Kira, bunlar ne olacak?" şeklinde konuştu.
İKİNCİ VEZNEDAR BU İŞİN TAM OLARAK NERESİNDE?
İkinci veznedar Taner Yaman'a ilişkin konuşan Arzu Turgut Uçar, "Taner Yaman tahsilatı yapan kişi, makbuzu kesen kişi. Taner Yaman bu işin tam göbeğinde. Tahsilatı o yapıyor. Mesela diyelim ki kasanın yanlışlıkla tahsilatı iptal oldu diyelim. Kasanın fazla vermesi gerekiyor. 161 bin lira fazla çıkması gerekiyor. Ama çıkmadı. Taner Yaman da 'Tahsilatı ben yaptım. Ama iptalinden haberim yok' diyor. 13.58'de eşimin bilgisayarın başında görüyor. Ama bilgisayarın başında o saatte eşimin görünmesi o makbuzu eşimin iptal ettiği anlamına gelmiyor. Neden derseniz, bilgisayarlara uzaktan erişim var. Bunu eşim zaten yazdıklarında da belirtmiş. Zaman zaman bilgisayarlarda donma, ekranda kararma, bunlar oluyormuş. Ve eşim şunu da söylüyordu. Bütün usulsüzlükler Taner'in bilgisayarından yapılıyor." ifadelerine yer verdi.
Bilirkişi raporunda Uçar'ın bilgisayarının hard diskinin intiharından bir gün sonra elektrik akımı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği tespit edildi(Foto: ahaber.com.tr)
DELİLLER KARARTILDI MI?
Arzu Turgut Uçar, o dönem başlatılan soruşturmada yer alan bilirkişi raporunda Uçar'ın bilgisayarının hard diskinin intiharından bir gün sonra elektrik akımı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği tespit edildiğini belirtti. İntihar sonrası hard diskin yanması raporda, belediyede akım düzenleyici regülatör olması gerektiği ve yalnızca Yaşar Uçar'a ait olan bilgisayarın bozulmasının hayatın doğal akışına aykırı olacağı ifade edildi. Konuya ilişkin konuşan Arzu Turgut Uçar, "Bilgisayar başında eşim var ama şöyle bir şey de var. Bilgisayarlar bilir kişi raporuyla da tespit edildi. Rastgele alınan bir sürü bilgisayarda bütün bilgisayarlara uzaktan erişim var. Kesinlikle deliller karartıldı. Bunu neye dayanarak söylüyorum? Bilir kişi raporunda da belirtiliyor. Ben zaten eşimin ölümünden birkaç gün sonra dilekçe verdim. Bilgisayarlara derhal el konsun diye. Zaten bunun benim dilekçe vermeme de gerek olmaması gerekiyor. Çünkü ortada bir intihar var. Bir zimmet suçu var. Yazılan mektup ortada çünkü savcılık yazılanlara el koydu. Ben daha onları okuyamamıştım. Savcılık geldi. İşte o gün eşimi intihar ettiğinde hemen o halde bulduğumuzda savcılık, polisler geldi. O zarfları alınca gece 00.30'da bir daha iki tane polis geldi. 'Arzu Hanım, böyle böyle yazıyor' dedi. Eşinizin siyah takım elbisesi varmış. Ben hatta askıda getirdim kapıya. O polis memurları ceketin cebinden zarfları çıkardı. Orada mesela Yaşar her şeyi yazmış. Derhal o bilgisayarlara el konulması gerekiyordu." diye konuştu.
Zimmetine para geçirmekle suçlandığı için intihar eden Yaşar Uçar (Foto: ahaber.com.tr)
ADALET BAKANI YILMAZ TUNÇ'A ÇAĞRI
Dosyanın tekrar araştırılması için çağrıda bulunan Arzu Turgut Uçar şu ifadeleri kullandı: "Dosyanın tekrar araştırılması için X'deki bütün yayınlarımda da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'u, Adalet Bakanlığını etiketliyorum. Sesimin Adalet Bakanlığınca, Çağlayan Adliyesi, başsavcımız tarafından da duyulmasını istiyorum, Emniyet Genel Müdürlüğümüzce de duyulmasını istiyorum. Delil kesinlikle karartıldı. Çünkü neden diyeceksiniz, bilir kişi raporuyla bir kere sabit. Bu kurumda, yolsuzluğa adı karışmış sadece o bilgisayarın hard diskinin zarar görmesi sizce normal mi? Diğer hard disklerde problem yok, sadece eşimin rastgele alınan bilir kişi raporuyla da tespit edilmiş. Rastgele alınan bütün bilgisayarlarda uzaktan erişim programı var ve eşimin kullandığı bilgisayarın hard diskine elektrik akımı verilerek zarar verilmiş. Bilirkişi o zaman şöyle bir rapor veriyor, savcılığa diyor ki, 'işte belirli kurumlar var. Bunun kurtarılabilmesi için, bu hard diskte çalışılıp verilerin bir kısmı kurtarılabilir' Savcı da ne yapıyor? Bilir kişinin böyle bir rapor vermesine rağmen, geri o hard diski belediyeye teslim ediyor.
Yaşar Uçar'ın SGK belgesi (Foto: ahaber.com.tr)
"HEPSİNİN BEN MAL VARLIĞININ ARAŞTIRILMASINI İSTİYORUM"
Belediyede iyice kullanılmaz hale getiriyor. Bu ne demek oluyor? Taner Yaman kişisinin bilgisayarı da sıfırlanıyor. Hiçbir bilgi yok. Ve eşim şunu da söylüyordu. Bütün usulsüzlükler Taner'in bilgisayarından yapılıyor. Ben şimdi Adalet Bakanlığından, Emniyet Genel Müdürlüğünden, Sayın Cumhuriyet Başsavcımız'dan şunu da talep ediyorum. Taner Yaman, Gülnür Erdem, o zamanki IT müdürü, bir kere bilgi işlem bu işin kesinlikle içinde. Bilgi işlemin haberi olmadan o bilgisayara müdahale edilemez. Ve eşim hep şunu da söylüyordu. Bilgisayarlarda, ya ekran donması, ekranda kararma oluyordu. O bilgisayarı aktif hale getirmek için bilgisayarın başına geçiyor. Eşim bilgisayarın başına geçtiğinde, bilgi işlemden o makbuz iptal edildi. Yaşar Uçar, hani bilgisayarın başında görünsün, o yarattı, yapmış gibi görünsün. Kesinlikle delil karartma var. Yaşar'ın kullandığı bilgisayarın hard diskinin zarar görmesi ne demek? Bu normal mi? O kişilerin, o kişilerin mal varlığı da araştırılsın. Sadece kendilerinin değil, ailelerin de araştırılsın. O kişiden kastımız tam olarak kim? Taner Yaman o zamanki IT müdürü, şu an hani o zamanki diyorum, şu an hala görevde mi, bilmediğim için. Taner Yaman hala belediyede. Gülnür Erdem, şimdi bir çocuk sahibi oldu, ondan sonra da, kreş, Beylikdüzü Belediyesi kreş müdürü oldu. Emel Turan hala belediye başkan yardımcısı. Nizamettin Bayrak hala orada mı bilmiyorum. O zamanki teftiş kurulundaymış Bilişim bilgi işlemdekilerin falan hepsinin ben mal varlığının araştırılmasını istiyorum. Ve şunu da istiyorum. Daha bunlar gibi ne kadar makbuz iptal edilmiş? Bütün iptal edilen makbuzların ben incelenmesini istiyorum. İptal edilen makbuzların iptal edildi ya, alınan ödemeler ne oldu? Geri sahiplerine iade edildi mi? Burada iptal edilen makbuzlar sahiplerinde halen var mı? Ödendi mi görünüyor yoksa iptal mi görünüyor? Daha ne kadar makbuz iptal edildi, daha bunun gibi ne kadar işlem yapıldı? Ya müteahhitler artık Beylikdüzü Belediyesi ile çalışmaktan nefret etmiş. Bunu da söylüyordu eşim. çünkü hep sürekli rüşvet isteniyor. Yönetim, Ekrem İmamoğlu ve ekibi tarafından. Ekrem İmamoğlu'nun haberi olmadan, ben sürekli neden Ekrem İmamoğlu diyorum? Çünkü bunun başında sen varsın, bu belediyenin gidişatından sen sorumlusun.
Daire teslim belgesi (Foto: ahaber.com.tr)
"EŞİNİZE KABUL ET, 15 YILLA YARGILANIRSIN" DİYEN KİM?
Arzu Turgut Uçar, eşinin belediye yönetimi tarafından 'kabul et,15 yılla yargılanırsın' şeklinde mobbinge uğradığını belirterek, "Emel Turan, Gülnür Erdem, Nizamettin Bayrak, bu üçünün arasında eşime mobbing yapılıyor. Nedenine gelince böyle bir usulsüzlük ortaya çıkıyor. Olay savcılığa yansıyor. Olay savcılığa yansıdığı için birinin bunu kabul edip dosyanın savcılıktan alınması gerekiyor. Neden? Çünkü Ekrem İmamoğlu Büyükşehir'e aday. Bu bilgisayar alınırsa böyle bir hatalı işlem var deniliyor. Bu bilgisayar alınırsa altından başka şeyler de çıkar, başka iptal edilen makbuzlar da çıkar. Olay başka boyutlara gider. Onun üzerine akıllara Yaşar gelmiş. Kendi halinde sadece işiyle ilgisi olan, karısı ev hanımı çalışmıyor. Kirada oturuyorlar, iki çocuğu liseye gidiyor. İki çocuk okuyor, servisi var. Bu evin geçimi var, kirası var. Ondan sonra kızımız üniversite sınavına hazırlanıyordu, kursa gidiyordu, o var. Gözü alamaz. Bu zaten emekliliği gelmiş, emekliliğini yakmayı gözü alamaz. En iyisi Yaşar. Nasıl olsa kamerada bilgisayarın başında da görünüyor. şeklinde düşündüler." ifadelerine yer verdi.







