Dünya ekseni
ÖNÜMÜZDEKİgünlerdeTürkiye lehinegelişmeleri vesürprizleri peşpeşe izleyeceğiz.
Bugün dünya, Washington- Moskova-Ankara Ekseni'nde dönüyor.
Çin, Hindistan, Japonya ve AB'den, Afrika'ya, Orta Asya'ya;
Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Latin Amerika'ya, Uzak Doğu'ya kadar her ülke menfaatlerini, bu EKSEN'e göre pozisyon alarak korumaya çalışıyor.
Türkiye, bu eksenin en önemli bir ayağı ve tam merkezinde belirleyici bir aktör olarak yer alıyor!
Hem askeri hem de yumuşak gücünü giderek artırıyor.
Bu yüzden, üzerimizde kumar oynayanlar, tekrar Türkiye'yi vesayetçi işbirlikçileri ile yönetme hayalini kuranlar, derin şoktalar! Artık ya "Kaybedenler veıskartaya çıkanlar" olacaklar; ya da "YeniTürkiye ile kazankazan" kriterine göre dostluklarını tazelemek zorunda kalacaklar!
Tam 10 yıl önce yukarıdaki satırları bu sütunlarda sizlere aktardım. Türkiye'nin gücünü, dünya için hayati önemini ve stratejik konumu ile nasıl vazgeçilemez olduğunu sık sık sizlere örnekleri ile anlattım.
Aslında Türkiye'nin sahip olduğu muazzam gücü 1999'da ABD'yi ziyaret eden dönemin Başbakanı Ecevit'e en güzel anlatan kişi onu Beyaz Saray'da ağırlayan Başkan Clinton'du.
ABD Başkanı "SayınEcevit Kafkaslar'danBalkanlara, Afrika'danOrtadoğu ve OrtaAsya'ya kadarmuazzam geniş biryelpazede muhteşembir YumuşakGücünüz var. Gelinbirlikte güçlerimizibirleştirelim" diyordu.
Ecevit ise "TürkiyeLaiktir laik kalacak"cevabını veriyordu. Odönemde kafalar bunakodlandığı için Türkiye'ninmuazzam gücünü,İslam-Türk ve Mazlumlarcoğrafyasındaki gönülimparatorluğunu görecek,buna ayıracak ne zamanne de beyin vardı bumemlekette.
Aradan yıllar geçti.
Türkiye kendisine enjekte edilen "Sadece içeridekendisiyle kavgalı" yönetim modelini ve onun getirdiği prangaları parçalayarak çıkarıp attı.
O yüzden Fransız Le Point geçtiğimiz hafta kapağında "Dünyadayeni düzeni kuracakdört lider" deyip Başkan Erdoğan'ı da o fotoğraf içine koyuyor.
O yüzden dört gün önce Washington'daki önde gelen düşünce kuruluşlarından Atlantic Council, "TürkiyeNATO içindekistratejik konumu,savunma sanayiindekiyükselişi ve bölgeselkriz yönetimindekideneyimiyleAvrupa'nın güvenlikstratejilerinde kilitbir rol üstlenecek" diye yazıyor. Evet bugün eskiyen dünya düzeni parçalara ayrılıyor. Yeni NATO, yeni BM gibi uluslararası kurumlar geliyor. Bunlar ve benzeri kurumlarda
"Dünya5'ten büyüktür" diye haykıran Türkiye'nin yer alacağı konum zirveye taşınıyor.
Clinton'ın "Türkiye'ninmuazzam gücünden"bahsetmesinin nedeni,Amerikan derin devletininönüne koyduğu rapordu.
O raporun sayfaları bugün kat kat artarak daha da üst seviyeye taşındı.
Yıllardır ABD'ye asalak gibi yapışıp, NATO üzerinden kendine koruma kalkanı kuran Avrupa'ya artık Washington yönetimi "Bizi enayiyeçeviremeyeceksiniz. Beleşçiler, kendinizinasıl koruyacaksanızkoruyun" diyor. Tam dabu noktada Avrupa'nıngüvenliği için dahiTürkiye'nin kilit rolüstlenecek en önemliülke olduğunu AtlanticCouncil dünyaya ilanediyor. 2. Dünya Savaşısonrası Kuzey Amerika-Avrupa ilişkilerinin devamettirilmesi için ABD'dekurulan bu konseyinyaptığı açıklama ABülkelerinin Ankara'yane kadar muhtaç halegeldiğini gösteren enbüyük belge.
Trump'tan sürekli tokat ve şantaj yiyen AB lideri Almanya'nın yeni seçilen başbakan adayı "ABD'denbağımsızlığımızı ilanetmeliyiz" diyor. İttifaklar çatırdıyor, ekonomik savaşlar ilan ediliyor.
Dünyayı kontrol eden ülkeler üzeri kurumlar sarsılıyor, ulus devletleri yönetmeye ve soymaya çalışan, savaşlardan beslenen küresel şirketlere sopa üzerine sopa indiriliyor. Yeni dünya düzeninin ayak sesleri kulak zarlarını patlatırken ABD bir anda Avrupa'nın düşman olduğu Rusya'yı "Zafer kazanan ülke" ilan edip, desteklediği Ukrayna'yı paçavra gibi atıyor, savaş tazminatı olarak madenlerini istiyor. Trump Putin'i, Putin Trump'ı öpüyor.
Rusya'nın ekonomik olarak çökertileceğine inandırılıp Moskova'ya düşman edilen Avrupa nasıl oyuna getirilip ahmağa dönüştüğünü her gün sorguluyor.
Zelensky bile "Ankara barışın garantörü" diyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov "Trump ileyapılan görüşmenintüm detaylarınımuhakkak Putinsayın Erdoğan'aanlatıyor" diyor. ABD Dışişleri Bakanı "Rusya-Ukrayna Barışı'ndaİstanbul kriterleri ölçüolacak" diye dünyaya ilan ediyor.
Afrika'dan Latin Amerika ve Asya'ya kadar sömürülen, kavga ettirilen ülkeler Ankara'ya koşuyor. 26 yıl önce Clinton'un söylediği büyük güce sırtını dayamak için ülkeler sıraya giriyor.
10 yıl önce söylediğimiz gibi... Yeni dünya düzeninde Washington- Ankara-Moskova ekseni karar verici ve kurucu olarak ön plana çıkıyor.
"Önce Türkiye" diyerek bu gücümüzü gören, eziklikten dünya liderliğine soyunanlar tarafından yönetildiğimiz için ne kadar şükretsek az.


