Son dakika: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den önemli açıklamalar
Son dakika haberleri... MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Muhalefetin Türkiye karşıtı her projede yer almasına tepki gösteren Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın güçlü yürüyüşüne devam edeceğini söyledi. Millet İttifakı'nı hedef alan MHP lideri Bahçeli, "Bizim birileri gibi vicdanımız ipotekli değil" şeklinde konuştu. AYM'nin Ömer Faruk Gergerlioğlu kararına da karşı çıkan Bahçeli, hainin hakkının olmayacağını vurguladı.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Fikir ve düşünce ufkumuzun parlayan yıldızı olan merhum Ziya Gökalp, milli kültürü kuvvetli medeniyetçe zayıf milletlerin, medeniyetçe kuvvetli fakat milli kültürce zayıf milletleri siyasi mücadelede her zaman yendiğine dair misaller vermişti." diye konuştu.
KARTAL TİBET İÇİN BAŞSAĞLIĞI
Milli kültürün anlatım ve aktarım mekanizmaları arasında sinemanın kayda değer bir rolü olduğuna inandığını ifade eden Bahçeli, milli sinemanın en önemli görevinin, Türk milletinin öz değerlerini yakalamak ve beyaz perdeden bu değerleri yansıtmak olduğunu söyledi.
Milli sinemanın, milli kültürün ve milli bakış açısının şuurlu bir dille takdim ve ifadesi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Geçtiğimiz hafta ebediyete irtihal eden Sayın Kartal Tibet bu alanda öne çıkmış, gönüllerde taht kurmuş, canlandırdığı tarihi karakterlerle milletimizin takdirini kazanmıştır. Tarkan ve Karaoğlan filmleriyle de milli hafızalara kazınan, oyuncu, yönetmen, senarist sayın Tibet geçen cuma günü son yolculuğuna uğurlanmıştır. Türk tarih ve kültürünü usta oyunculuğuyla sahneleyen, efsaneleşmiş tarzıyla gösteren ve elbette Yeşilçam'a damga vuran sayın Kartal Tibet'e Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem ailesine, sevenlerine, sanat ve sinema camiasına, aziz milletimize başsağlığı diliyor, mekanı cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Bahçeli, sinema sektöründe yaşanan sorunların çözümü hususunda atılacak her adıma, yapılacak her iyi niyetli girişime destek vereceklerini belirtti.
Demokrasilerde her siyasi düşüncenin, her siyasal partinin az ya da çok, büyük veya küçük bir karşılığı olduğunu kaydeden Bahçeli, siyasi partilerin demokrasi hayatının vazgeçilmez kurumları olduğunu vurguladı.
Her siyasal hareketin, üzerinde şekillendiği aynı topluma dayanmasına ve aynı sorunlara bakmasına rağmen teşhiste, tedavide ve teklif ettiği çözüm yollarında ayrıldığına işaret eden Bahçeli, bu ayrılıkların, siyasetin doğasında olduğunu, bu farklılıkların saygın ve demokratik bir sonuç olduğunu dile getirdi.
MHP'nin, Türkiye'nin tamamında zemin bulmuş ve kök salmış, milletin gönlünde yer tutarak kendisine sevgiyle bağlı, duruşuna ve fikriyatına inanmış bir seçmen kitlesine kavuştuğunu anlatan Bahçeli, "Bu kavuşma hali aynı zamanda toplumsallaşmayı da beraberinde getirmiştir. Bugün üç hilal, milyonlarca insanımızın kalbine girmiş, hamdolsun bir sevda halini almıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"MİLLİ İRADEYİ MİLLİYETÇİ İRADEYE DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN DAHA ÇOK GÖNÜLE GİRECEĞİZ"
MHP'nin bir demokrasi namusu, büyük bir millet eseri olduğunu dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
"Milliyetçi Hareket Partisi huzurun, umudun, güvenliğin, istikrarın, vatanseverliğin, dik duruşun, dik başın, devrilmez inancın markasıdır. Hayata nasıl baktığımız, hadiseler geçidini nasıl yorumladığımız, haysiyetli bir insan ve millet yaşamını nasıl savunduğumuz taraflı tarafsız herkesçe bilinmektedir. Bizi diğer partilerden ayıran siyasi kavşak noktalarında; Türkiye'nin ana meselelerini okuyuş biçimimiz, milli ve manevi değerleri kavrayış niteliğimiz, siyasal çizgimizin anlayış ve ilkeleriyle karşı karşıya olunan sorunları ele alış şeklimiz, hem müessiriyetini hem de mümeyyiz farkını belirgin olarak göstermektedir. Tabii olarak, bütün bunları hangi program, hangi yol, hangi yöntemlerle, dahası nasıl bir kadro marifetiyle yapacağımızın ayrıntılarıyla tarifi milli ve ilkeli siyasetimizin yaygınlaşmasına hizmet edecektir. Milli iradeyi milliyetçi iradeye dönüştürmek için daha çok gönüle gireceğiz. Her eli tutacağız, her kapıyı çalacağız, hiç kimseyi ayırmayacağız, ayrı görmeyeceğiz."
Devleti yaşatmak için insanı yaşatacaklarını belirten Bahçeli, "Daha mutlu, daha güvenli, daha müreffeh, daha gelişmiş bir millet hayatı için geceyi gündüze katacağız. Bunu yaparken geçmişimizi göz ardı etmeyeceğiz. Bugüne kadar siyasi meşruiyetimizin kaynağını çıkar lobilerinin kapılarında, yabancı başkentlerin sokaklarında aramadık. Hiçbir şey adına dürüst ve samimi siyasetimizi karalatmadık, buna tevessül edenlere fırsat tanımadık. Aldatmaya sırtımızı döndük. Riyakarlığa yüzümüzü çevirdik. Yegane güç kaynağımız olan milletimizin şaşmaz sağduyusu ve tertemiz vicdanına ümitlerimizi bağlayarak dedik ki; 'Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya, yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya.' Yine dedik ve her zaman da diyeceğiz ki; 'Tarihin dilinden düşmez bu destan, Nehirler gazidir, dağlar kahraman, Her taşı bir yakut olan bu vatan, Can verme sırrına erenlerindir.'" yorumunu yaptı.
"Birileri gibi vicdanımız ipotekli değildir." diyen Bahçeli, "Birileri gibi irademiz tutsak düşmemiştir. Biz Milliyetçi Hareket'iz, biz Cumhur İttifakı'yız, biz ya istiklal ya ölüm diyen bir kahramanlığın varisleriyiz. Huzur isteyen milletimizle tek yüreğiz. Refah ve bolluk isteyen boynu büküklerle aynı yolun yolcusuyuz. Hayattan nasibini alamamış gariplerin, el çizgileri nasırla örtülmüş biçarelerin, ağlamaktan göz pınarları derinleşmiş mağdurların, zorluklar karşısında bakışlarının feri silinmiş mazlumların hem davacısıyız, hem de dağ gibi arkalarındayız. Siyaseti sanal korkulara tahvil etmek isteyen pişkin zihniyetler, pireyi deve yapan palavracılar, bir kaşık suda fırtına koparan pervasızlar akıllarından çıkarmasınlar ki, hak edene fırlatılacak taşlar cebimizdedir, hesapsız uçanlar, istismar dallarına yüzsüzce konanlar bedel ödemeyi muhakkak surette göze almalıdırlar." dedi.

Gayelerinin Türkiye'yi hak ettiği gelişmişlik düzeyine ulaştırmak olduğunun altını çizen Bahçeli, "Bunu yaparken her yolu mubah gören, her rüzgara yelken açan, tarlasını sırtlayıp yağmur neredeyse oraya taşıyan ikiyüzlülük ve karaktersizliğe itibar etmedik, etmeyeceğiz. Neysek öyle görüneceğiz, göründüğümüz gibi de olacağız." diye konuştu.
Bahçeli şöyle devam etti:
"Bu nedenle zillet ittifakıyla ayrıyız, gayrıyız, uzağız. Çünkü yalancı değiliz, çünkü inkarcı değiliz, çünkü gece başka, gündüz başka değiliz. Şirazlı Sadi'den esinlenerek ifade etmek isterim ki, kendi ayıplarının hamalı olanlar, başkalarının kusurlarıyla uğraşıyor. Bunu yaparken çok tehlikeli bir dile tevessül ediyorlar. Yanlışı ve yalanı savunacak kadar cahil olanlardan, doğruyu ve doğruluğu göremeyecek kadar kör olanlardan, iyiliği ve iyi niyeti inkar edecek kadar nankör olanlardan Rabbim cümlemizi korusun ve böylelerini milletimizden her daim uzak tutsun. İstanbul Sözleşmesi'nin çarpıtılması, İstanbul Kanalı'nı hedef alan bayağı saldırılar ve Katarlı öğrencilerin sınavsız tıp fakültesi okuyacakları ile ilgili yalan dozu yüksek kara kampanyalar Türkiye'yi zor duruma sokmaya yönelik taktik adımlardır."
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Tank-Palet Fabrikası'nı sattılar" yalanını söylediğini, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'ın da daha geçen hafta "ne satması, biz satmaktan hiç bahsetmedik" diyebildiğini ifade etti.
Bahçeli, "Hadi kuldan utanmıyorsunuz, Allah'tan da mı korkmuyorsunuz? Bunlar gerçekten de yalancının daniskasıdır. Güvenirlikleri sıfıra inmiştir. CHP yönetiminin hal-i pürmelali kelimesi kelimesine işte budur." ifadesini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, paylaştığı bir videoda "Beni hapse atmak istiyorlar" dediğini aktaran Bahçeli, "Oysaki hakkında düzenlenip TBMM'ye gönderilen fezlekelerin detaylarından bahsetmiyor, buna hiç cesaret edemiyor. Kılıçdaroğlu'nun, çiğ süt içmediyse karın ağrısı çekmesini gerektirecek bir hali de olmayacaktır. Daha mühimi sabırlı ve sakin olmasında, hukuka saygı duymasında yarar vardır." diye konuştu.
Bahçeli, bir yanda adalet ve hukuka vurgu yapan, diğer yanda konusu suç teşkil eden fiillerinden dolayı hakkında düzenlenen fezlekeleri sulandırmaya çalışan Kılıçdaroğlu'nun, tam bir açmazda, tam bir çıkmazda olduğunu belirterek, "Hukukun karşısında imtiyazlı bir zümre, ayrıcalıklı bir tabaka, dokunulmaz ve ulaşılmaz bir kesim düşünülemeyecektir. Adaletin terazisi yeri geldi mi herkesi tartmalıdır. Eğer hukukun üstünlüğüne inanıyorsak, eğer hukukun evrensel ilkelerine bağlıysak ahlaki tutarlılıktan ödün veremeyiz. Kılıçdaroğlu, mağduriyet pozlarını bıraksın da hangi sözlerinin, hangi eylemlerinin kanunlarla çeliştiğini düşünsün. Türk mahkemelerinin önünde herkes eşittir." değerlendirmesini yaptı.






