TBMM'de yeni yasama yılı heyecanı! Cumhur İttifakı temsilcileri A Haber'de: "Devlet ayakta kimse panik yapmasın"

TBMM'de yeni yasama yılı heyecanı! Cumhur İttifakı temsilcileri A Haber'de: "Devlet ayakta kimse panik yapmasın"

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni yasama yılı başladı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul'daki hitabının ardından gözler verdiği mesajlara çevrildi. Yeni anayasa, Terörsüz Türkiye ve siyasetin gündemindeki başlıklar Meclis'te öne çıkarken, A Haber ekibi TBMM'den gün boyunca canlı yayın ve özel bağlantılarla gelişmeleri aktardı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni yasama yılına yoğun gündemle başladı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'daki konuşmasında yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Başkan Erdoğan'ın açıklamalarının ardından A Haber ekranlarına bağlanan Cumhur İttifakı milletvekilleri, Cumhurbaşkanı'nın mesajlarını ve Meclis'in yeni dönemdeki gündemini değerlendirdi.

Terörsüz Türkiye sürecinden yeni anayasa çalışmalarına, fon soruşturmasından siyasetin sıcak başlıklarına kadar birçok konu A Haber'de milletvekilleriyle ele alındı. "Artık silahın ve şiddetin miadı dolmuştur" mesajı da değerlendirmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

A Haber ekibi, TBMM'den canlı bağlantılar ve özel konuklarla Meclis gündemini ve kulislerdeki gelişmeleri aktardı.

01 Ekim 2026 tarihli canlı yayın sona erdi.

CANLI ANLATIM

"TÜRKİYE MUTABAKATI VE SİVİL ANAYASA İÇİN EN DOĞRU ZAMANDAYIZ"

Başkan Erdoğan'ın açılış konuşmasındaki en önemli başlığın birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, "Cumhurbaşkanımızın konuşmasında en çok dikkat çeken başlık Türkiye mutabakatıydı. Suni kutuplaşmalardan uzaklaşılması, Türkiye’nin tüm renkleri, inançları ve farklı görüşleriyle bir arada olarak Büyük Türkiye hedefine ulaşması vurgulandı. Kanun-i Esasi'nin 150. yılına tekabül eden böyle bir dönemin yeni ve sivil bir anayasayla taçlandırılması gerekiyor. Neden hala vesayetin ve darbelerin anayasasını kullanıyor olalım? Türk milletinin hak ettiği anayasayı yapabiliriz; nitekim 'Terörsüz Türkiye' sürecinde 467 gibi rekor bir kabul oyuyla Meclis nasıl irade gösterdiyse, anayasada da aynı mutabakat sağlanabilir" ifadelerini kullandı.

Aynı çerçevede iç cephenin güçlendirilmesine dikkat çeken AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise "Cumhurbaşkanımızın konuşmasının tamamında birlik, beraberlik ve iç cephenin tahkimi vurgusu vardı. 'Terörsüz Türkiye' süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Devlet Bahçeli'nin ve Meclis'in ortak iradesiyle yürüyen çok başarılı bir süreçtir. Bugün Meclis'te 7 siyasi grubun olduğu, en fazla grubun yer aldığı zorlu bir dönemdeyiz; ancak farklı fikirlerimize rağmen ortak değerlerimizde ve Türkiye'nin geleceğinde buluşabilmeliyiz" sözleriyle aktardı.

"DEVLET AKLINDAN İSTİFADE EDEMEDİLER"

Başkan Erdoğan salona girdiğinde Genel Kurul'u terk eden muhalefet milletvekillerine tepki gösteren Leyla Şahin Usta, "Keşke Sayın Cumhurbaşkanımızı dinleselerdi. Bir devlet aklı ve devlet adamlığı noktasında nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini öğrenebilirlerdi. Onlara oy veren seçmenler, o Genel Kurul'da bulunmaları için onları Meclis'e gönderdi. Bu tavrı çok yanlış buluyorum. Biz milletin iradesinin yansıdığı bu çatıda her türlü konunun konuşulmasından yanayız. 24 yıllık iktidarımız vesayet odaklarını bitirdi; artık birilerinin ağzına bakan değil, milletin sözünün geçerli olduğu bir siyaset var" değerlendirmesinde bulundu.

"FON MESELESİNDE KİMSEYE KEFİL OLUNAMAZ, HESAP VERİLECEK"

Gündemdeki fon krizi tartışmalarının Meclis zemininde ele alınmasından hiçbir çekinceleri olmadığını belirten Nilhan Ayan, "Biz bu konunun Meclis'te tartışılmasından, değerlendirilmesinden ve gerekirse komisyon kurulup araştırılmasından asla geri durmayız. Biz milletin en üst düzeyde temsil edildiği yerdeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız il başkanları toplantısında çok net konuştu. İnsanların olduğu yerde her partiden yanlışa düşenler çıkabilir; kimse kimseye bu konuda kefil olamaz. Ne ben size kefil olabilirim ne siz bana. Usulsüzlük yapanın dini, dili, mezhebi veya partisi olmaz; suçlu suçludur. Ancak 'herkes yaptı' diyerek toptancı bir yaklaşımla iftira atmak da kul hakkıdır. Sanal kutuplaşmalara fırsat vermeden hukuk çerçevesinde gereği yapılacaktır" şeklinde konuştu.

BOŞANMALAR HIZLANACAK, SÜRESİZ NAFAKAYA KRİTER GELECEK

Yargı paketinde yer alması beklenen aile hukuku düzenlemelerine değinen Leyla Şahin Usta, boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçileceğini belirterek, "Toplumun beklentilerini çözmek için buradayız. Boşanma davalarının 6-8 yıl sürmesi taraflar arasındaki çekişmeyi ve kadına yönelik şiddet riskini artırıyor. Boşanma davası ile mal paylaşımı davasını iki ayrı dava şeklinde ayırarak boşanma sürecini hızlandırmayı, böylece çocukların ve kadınların hırpalanmasını engellemeyi hedefliyoruz. Süresiz nafaka konusunda da Yargıtay kararları doğrultusunda kimseyi mağdur etmeyecek kanuni bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz" dedi.

Nafaka konusunda evlilik süresinin baz alınması gerektiğini savunan Nilhan Ayan ise "Birkaç ay evli kalıp ömür boyu nafaka ödemek adil değil, bunu hanımlar da adil bulmuyor. Ancak boşanmış bir kadının toplumdaki durumu da gözetilmeli; kadının çalışma imkânı, mesleği, yaşı, çocuk sayısı ve maddi durumu gibi kriterler değerlendirilerek hakkaniyetli bir sınır getirilmelidir" ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYADA KİMLİK DOĞRULAMA VE 16 YAŞ SINIRI

Sosyal medyada yalan, iftira ve itibar suikastlarının önüne geçmek için kimlik doğrulama sisteminin gündemde olduğunu belirten Leyla Şahin Usta, "İnsanlar gerçek kimlikleriyle var olmadıkları mecralarda her istediklerini söyleyebileceklerini sanıyorlar. Gerçek hayatta hangi sorumluluğumuz varsa sosyal medyada da aynı sorumluluğu taşımak zorundayız. Güçlü bir e-Devlet ve siber güvenlik altyapımız var. Kişilerin gerçek kimlikleriyle orada bulunması sorumluluk doğuracaktır. Ayrıca 16 yaş altındaki çocuklarımızın sosyal medyaya girişine yönelik kısıtlamalar da Kasım ayından itibaren kademeli olarak başlayacak; yönetmelik yayımlandığında uygulama devreye girecektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

"KİMİN ELİ KİRLİYSE BEDELİNİ ÖDEYECEK, SEÇİM ZAMANINDA YAPILACAK"

Başkan Erdoğan'ın Meclis kürsüsünden verdiği en önemli mesajın anayasa vurgusu olduğunu belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, "Cumhurbaşkanımız en uzun bölümü anayasaya ayırdı. Milletimiz darbe anayasasına layık değildir. Bu darbeyi yapanlar mahkemelerde yargılandılar ve mahkum oldular; ama onların müellifi olduğu anayasa hala yürürlükte. Bu büyük bir çelişkidir ve değişmesi lazım. Bütün maddeleri, bütün kelimeleri değişse bile müellifi aynıdır. Bu anayasanın rafa kaldırılması ve bu Meclis tarafından, sivil ellerle, hiçbir silahın gölgesinde kalmaksızın sivil, özgürlükçü, katılımcı, çoğulcu ve çevreci yeni bir anayasanın yazılması gerekir. Başka türlüsünü kabul etmek mümkün değildir; anayasasında demokratik yazan bir ülkede bu durum milli iradeye saygısızlıktır" ifadelerini kullandı.

Anayasanın ilk 4 maddesi üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Şen, "Cumhurbaşkanımız çizdiği çerçeveyle 'bu konuları boşu boşuna tartışıp milletin enerjisini heba etmeyin' mesajı verdi. İlk 4 madde hakkındaki kanaatimiz nettir ve bellidir. Ankara Türkiye'nin başkentidir; bunun nesini değiştireceksiniz? Hukuk devleti, laik, demokratik ve sosyal devlet ilkeleri bellidir. Bayrağımız, ülkemiz, cumhuriyetimiz bellidir. Cumhurbaşkanımız bu boş şeylerle uğraşılmaması gerektiğini çok açık bir şekilde ifade etmiştir" sözleriyle aktardı.

GENEL KURUL'DA AYAĞA KALKMAYAN MUHALEFETE TEPKİ: "DEVLET ADABINA YAKIŞMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul salonuna girdiğinde bazı muhalefet partilerinin ayağa kalkmamasını eleştiren Mustafa Şen, "Devletin ve milletin bütünlüğünü temsil eden makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Devlet adabı gereği ayağa kalkıp Meclis içtüzüğünde yazan protokol kurallarını uygulamak gerekir. Siyasi nezaket gereği en sert rakibiniz dahi olsa ayağa kalkmalı, alkışlamalı ve nezaketle uğurlamalısınız. Tersi bir durum olsa biz AK Parti grubu olarak asla öyle davranmayız; çünkü devlet adabına yakışmaz. Cumhurbaşkanlığı makamına saygı göstermemek, devlete ve millete saygısızlık etmektir" şeklinde konuştu.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VE 'FON VURGUNU'NDA TAVİZ YOK

Meclis'ten 467 oyla geçen düzenlemeyi ve 'Terörsüz Türkiye' hedefini değerlendiren Şen, sürecin sahadaki yansımalarına dikkat çekerek, "Suriye kolu kendini feshetti, ardından Sincar'da benzer adımlar görüldü. MİT yüzlerce mağarayı teslim alıp içindekilerle birlikte kullanılamaz hale getirdi. Bu süreç aceleye getirilmeden, çok hassas bir şekilde yürütülüyor. Ancak şu çok iyi bilinmelidir: 2005 öncesi bu kanuna dahil değildir. 2005 sonrası devlete, askere, polise, öğretmene, doktora kurşun sıkmış, ambulansa bomba atmış hiç kimsenin bu kanun dahilinde yeri yoktur. Onların tek muhatabı Türk Ceza Kanunu'dur" dedi.

Kamuoyunu meşgul eden fon tartışmalarına ilişkin kararlılığı yineleyen Şen, "Cumhurbaşkanımız fon vurgununa da çok net dikkat çekti. Orada kimin eli kirliyse gidecek; ya mahkemede aklanacak ya da cezasını alıp hapishanede çekecek. İster ben olayım ister bir başkası olsun; bunun ötesi berisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE BİR ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA"

A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün ise Başkan Erdoğan'ın mesajlarını ve bölgesel riskleri analiz ederek, "Cumhurbaşkanımızın konuşması 4 ana temel üzerine oturdu: Yeni anayasa, Terörsüz Türkiye, fon krizinin süratle çözülüp adaletin sağlanması ve yeni bir siyaset tarzı. Türkiye'nin etrafı tam bir alev çemberi. Kuzeyimizde bitmeyen bir Rusya-Ukrayna savaşı, güneyimizde nereye evrileceği belirsiz İran-İsrail gerilimi ve İsrail'in Gazze'deki durmak bilmeyen soykırımı var. Böyle bir ortamda Türkiye'nin iç cephesini tahkim etmesi hayati önemdedir. Sayın Cumhurbaşkanımız 'Büyük Türkiye Mutabakatı' ve 'mutabakat içinde rekabet' vurgusu yaptı. Yani sorunlar konuşulurken siyasi çıkarlar geri plana atılmalı, devletin ve milletin ali menfaatleri öne çıkarılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

SEÇİM TARTIŞMALARINA NET CEVAP: "ZAMANINDA, YANİ 2028'DE"

Gündemdeki erken seçim iddialarına kesin bir dille yanıt veren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, "Seçim zamanında yapılacak. Yani 2028'de. Şu an görülen budur ve bunun dışında bir takvime ihtiyaç yoktur. Ülkenin bir ihtiyacı olursa Meclis toplanır, müzakeresini yapar ve kararını verir. Takvim gereği 3 gün, 5 gün veya bir ay gibi teknik ayarlamalar erken seçim anlamına gelmez; seçimler zamanında yapılacaktır" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

"TARİHİ BİR KAPI SONUNA KADAR AÇILDI"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Yeni Yasama Yılı Özel Oturumu'nda açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Tarihi bir kapı sonuna kadar açıldı" ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ DEM HEYETİYLE GÖRÜŞTÜ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM heyetiyle görüşerek selamlaştı. 

 

 

 

 

"RÜŞVET ÇARKINA SAHİP ÇIKTILAR, HUKUKSUZLUĞA MÜSAMAHA GÖSTERMEYİZ!"

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 28. Dönem 5. Yasama Yılı başlarken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu'nun konuğu oldu. 

FON VURGUNUNDA DEVLET DENETLEME KURULU DEVREDE
Yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, kamuoyunu meşgul eden fon krizi meselesine değinerek, "İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konu hakkındaki net tutumu; nerede bir kasıt, yanlışlık, kusur, ihmal varsa kimde varsa bütün yönleriyle ortaya çıkartılıp sorumlular hakkında neyse gereği muhakkak yapılacak." sözleriyle aktardı. AK Parti'nin kimsesizlerin kimsesi olarak yola çıkan bir dava hareketi olduğunu vurgulayan Uygur, "Sayın Cumhurbaşkanımız net bir şekilde ifade etti, AK Parti bir ak davadır, onun aklığına kimse halel getiremez. Yanlışa düşenlerle, hukuk dışı, hukuka aykırı davrananlarla biz yolumuzu ayırır, yine yolumuza güçlü bir şekilde millete hizmet yolculuğumuzda devam ederiz." ifadelerini kullandı.


Devletin tüm mekanizmalarının işletildiğini belirten Uygur, "Cumhurbaşkanı Yardımcılığımızın başkanlığında bir kurul kuruldu, Devlet Denetleme Kurulu'na Sayın Cumhurbaşkanımız net bir talimat verdi. Bugün itibarıyla parası olan vatandaşlarımızın geri ödemeleri noktasında bir yol haritası var. Mağdur olan, sıkıntıya düşen vatandaşımızın korunması ve sorumluların ortaya çıkartılması noktasındaki süreç hassasiyetle Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, talimatıyla devam ediyor. Bizim buradaki duruşumuz nettir, biz her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa karşı kim olursa olsun buna müsamaha göstermeme noktasındaki tavrımız net." şeklinde konuştu.


"MEYDAN MEYDAN O RÜŞVET ÇARKINA SAHİP ÇIKTILAR"
Muhalefete yönelik eleştirilerin gündeme gelmesi üzerine sözlerine devam eden Belgin Uygur, Cumhuriyet Halk Partisi yönetimindeki belediyelerde yaşanan skandallara dikkat çekerek, "Muhalefetin özellikle Yeni parti belediyelerindeki durumu, bütün Türkiye'nin, bütün milletimizin gözünün önünde cereyan ediyor. Edebimizin, terbiyemizin müsaade etmeyeceği, telaffuz edemeyeceğimiz, bazen okurken dahi utandığımız tablolarla bu ülke, bu millet karşı karşıya bırakıldı." ifadelerini kullandı.

 

"MİLLETİMİZ MÜSTERİH OLSUN, KARARLI ADIMLAR ATILIYOR"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşat Zorlu, A Haber'de gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yeni yasama döneminden Terörsüz Türkiye sürecine, Meclis'te kurulması planlanan izleme komisyonundan Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'da düzenleyeceği zirveye kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Zorlu, "Milletimiz müsterih olsun" mesajı verdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşat Zorlu, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni yasama döneminin yoğun ve tartışmalı bir sürece sahne olacağını belirten Zorlu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin farklı görüşlerin tartışıldığı ve zaman zaman uzlaşmanın sağlandığı bir merkez olduğunu söyledi.

"EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARDAN BİRİ YENİ ANAYASA"

Meclisin temel görevinin verimlilik olması gerektiğini belirten Zorlu, vatandaşların ihtiyaçlarına karşılık verecek yeni kanunların hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Zorlu, yeni yasama döneminde yeni anayasa konusunun da yoğun biçimde tartışılacağını söyledi.

Terörsüz Türkiye sürecini Meclis çalışmalarına örnek gösteren Zorlu, bu süreçte önemli bir yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini ifade etti.

FON TARTIŞMASINA İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN MESAJ

Gündemdeki fon tartışmalarına da değinen Zorlu, yaşanan gelişmelerin kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Türkiye'nin son dönemde çevresindeki çatışma ve istikrarsızlıklara rağmen güçlü şekilde yoluna devam ettiğini savunan Zorlu, ülkenin "güvenli liman" olarak nitelendirilmesinin kolay oluşmadığını belirtti.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranına da değinen Zorlu, milli savunma hamlesinde yüzde 80'in üzerinde bir seviyeye ulaşıldığını söyledi.

Zorlu, AK Parti teşkilatlarının Türkiye Yüzyılı buluşmaları kapsamında ülkenin dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiğini belirterek, sahada dile getirilen sorunları da yakından takip ettiklerini ifade etti.

"MİLLETİMİZ MÜSTERİH OLSUN"

Zorlu, yaşanan gelişmelerle ilgili "Milletimiz müsterih olsun" mesajı verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurulun ikinci toplantısını gerçekleştirdiğini belirten Zorlu, ilgili kurumların gerekli adımları attığını ve yargı sürecinin devam ettiğini söyledi.

Zorlu, süreç kapsamında 70'in üzerinde tutuklu bulunduğunu belirterek, mağduriyetlerin giderilmesi konusunda da çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

"Kurumlarımız çalışıyorlar. Bu mağduriyetleri de hızlı bir biçimde aşama halinde inşallah ortadan kaldıracağız." diyen Zorlu, yaşananların Türkiye Yüzyılı hedefini ilerletme konusunda engel oluşturmayacağını savundu.

Zorlu ayrıca, milletin haklarına ve malına yönelik herhangi bir ihlale müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE YENİ AŞAMA

Zorlu, Meclis gündeminin önemli başlıklarından biri olan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin bugünkü noktaya kolay gelmediğini belirten Zorlu, şehitler ve gaziler başta olmak üzere terörle mücadelede verilen mücadelenin ardından terör örgütünün kendisini tasfiye etme kararı aldığını ifade etti.

Mecliste oluşturulan 51 kişilik komisyonun çalışmalarının kapsamlı bir rapora dönüştürüldüğünü belirten Zorlu, söz konusu rapor doğrultusunda yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini söyledi.

"ŞEHİT YAKINLARIMIZI, GAZİLERİMİZİ İNCİTECEK HİÇBİR ŞEY YOK"

Zorlu, Terörsüz Türkiye süreci üzerinden yapılan bazı açıklamalara ve tartışmalara da tepki gösterdi.

"Şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir şey yasamızda yoktur." diyen Zorlu, sürecin soğukkanlılıkla takip edildiğini vurguladı.

Milli Güvenlik Kurulunun süreçteki rolüne dikkat çeken Zorlu, silah bırakmanın bütün unsurlarıyla gerçekleştiğinin teyit edilmesinin ardından ilgili yasaya göre tasfiye ve silahsızlandırma sürecinin diğer aşamalarının uygulanacağını söyledi.

MECLİS'TE "İZLEME KOMİSYONU" MESAJI

Mecliste kurulması planlanan izleme komisyonunun da sürece katkı sağlayacağını belirten Zorlu, komisyonun Milli Güvenlik Kurulunun teyit ve tespit çalışmalarına Meclis ayağında katkı sunacağını ifade etti.

Zorlu, farklı siyasi partilerin komisyonda yer almasının önemine dikkat çekerek bunun hem Meclis açısından hem de siyasi partilerin seçmenlerine süreci anlatabilmesi açısından faydalı olacağını söyledi.

TÜRK DÜNYASI İÇİN KRİTİK ZİRVE

Zorlu, A Haber yayınında Türk dünyasına ilişkin önemli bir gelişmeyi de duyurdu.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Devlet Başkanları Zirvesi'nin 29-30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirileceğini belirten Zorlu, zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliği yapacağını söyledi. Aynı tarihlerde Ankara'da yapılacak zirveye ilişkin Zorlu'nun daha önce de hazırlıkların sürdüğüne yönelik açıklamaları bulunuyor.

Sekiz Türk devletinin bir araya geleceğini belirten Zorlu, ulaştırmadan enerjiye, kültürden turizme kadar birçok başlığın zirvenin gündeminde olacağını ifade etti.

ZİRVENİN TEMASI: "TÜRK YÜZYILI"

Zorlu, Ankara'daki zirvede önemli kararların ortak şekilde açıklanacağını belirterek zirvenin ana başlığının "Türk Yüzyılı" olacağını söyledi.

Zorlu, "Dilde, fikirde, işbirliği" vurgusuyla Türk devletleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

AK Parti'nin Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı bünyesinde bu alanda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Zorlu, Ankara'daki zirvenin Türk dünyası açısından önemli bir buluşma olacağını söyledi.

BAŞKAN ERDOĞAN MECLİS'TE

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'na katılmak üzere Meclis'e geldi.

"HİÇBİR KADIN MAĞDUR EDİLMEYECEK"

Yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemindeki kritik başlıkları değerlendiren AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, nafaka düzenlemesinden yeni anayasa çalışmalarına ve fon krizine kadar önemli açıklamalarda bulundu. 

Yeni yasama döneminde Meclis çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini belirten AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, "Yeni yasama döneminde de hem milletvekilleri hem de siyasi partiler olarak var gücümüzle çalışacağız. Kadınlarla ilgili gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması amacıyla yaz ayları boyunca toplumdan gelen beklentileri dinledik, STK'larımızla toplantılar yaptık. Kanuni anlamda gerekli olan tüm düzenleme ve tavsiyelerimizi Meclis'imize sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

SÜRESİZ NAFAKAYA 'HAKKANİYETLİ' FORMÜL

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından gündeme gelen nafaka düzenlemesine ilişkin detayları paylaşan Ercan, "Süresiz nafaka pek çok kadın için de adaletli bir durum olarak görülmüyordu. Kadınların 'adaletli ve hakkaniyetli bir yaklaşım olmalı' şeklindeki taleplerini dinledik. Bizim için en temel öncelik hiçbir kadının mağdur olmamasıdır. Düzenleme muhtemelen evlilik süresiyle ilişkilendirilecek ancak her şartta son takdir yetkisi yine hâkimde olacaktır" şeklinde konuştu.

Kadınların çalışma hayatı ve yaş kriterlerinin de gözetileceğini belirten Ercan, "Özellikle uzun süreli evliliklerde kadınlar çocuk sahibi olurken iş yaşamından uzak kalabiliyorlar. Kadının yaşı, çalışıp çalışamayacağı gibi tüm faktörler detaylıca değerlendirilerek hakkaniyetli bir sonuca ulaşılacak" sözleriyle aktardı.

FON KRİZİNDE ANINDA REAKSİYON

Fon piyasasında yaşanan gelişmeler ve muhalefetten gelen tepkiler hakkında net mesajlar veren Tuğba Işık Ercan, "Soruşturma süreci devam etmesine rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle partimiz hemen ivedilikle gerekli aksiyonu aldı. İlgili kurumlarımız koordinasyon içinde incelemelerini sürdürüyor. Kendi partilerinde ortaya çıkan sayısız hırsızlık ve skandala karşı hiçbir adım atmayanların bizi eleştirmeden önce dönüp kendilerine bakması gerekir. AK Parti olarak 25 yıldır haksızlığın ve adaletsizliğin karşısında durduk, durmaya da devam ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE YENİ SİVİL ANAYASA HEDEFİ

Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda atılacak tarihi adımlara değinen Ercan, "Türkiye olarak çok önemli bir süreçten geçiyoruz ve Terörsüz Türkiye hedefi bunların başında geliyor. Bu süreçle birlikte artık sivil, demokratik ve kapsayıcı bir anayasa dönemine girilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'miz yeni dönemde Türkiye Yüzyılı'na lider ülke olma kararlılığıyla hızla ilerleyecektir" ifadelerini kullandı.

 

 

MECLİS 51 GÜN SONRA MESAİYE BAŞLIYOR

TBMM yeni yasama yılına başlıyor. Kurtulmuş ve beraberindeki heyet Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı. 

 

 

 

"MANİPÜLASYONUN HİÇBİR MAZERETİ OLAMAZ"

Yeni yasama yılının millete ve devlete hayırlı olmasını temenni ederek konuşmasına başlayan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Meclis'in önünde yoğun ve tartışmalı bir gündem olduğunu belirterek, fon tartışmaları üzerinden iktidara yüklenen muhalefete tepki gösterdi. Muhalefetin yapıcı bir öneri sunmadığını ifade eden Akçay, "Eleştiriler olabilir, olması da gerekir ama muhalefetin ortaya koyduğu hiçbir öneri yok. Bir siyasi istismar peşindeler ve biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bunu doğru ve sağlıklı bulmuyoruz. Yürütme erki, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere duruma bizzat el koymuştur. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında bir koordinasyon kurulu ve altında 4 birim oluşturuldu. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ve yargı organlarımız aktif bir şekilde soruşturmalarını sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin konuya ilişkin hassasiyetle üzerinde durduğu 4 ana başlığı aktaran Akçay, "Birincisi, finansal istikrarın korunması gerekir ve spekülatif açıklamalardan özenle kaçınılmalıdır. İkincisi, küçük yatırımcılar dediğimiz tasarruf sahibi vatandaşlarımızın hakkının ve hukukunun korunması şarttır. Üçüncüsü, her kim olursa olsun yapılan hukuksuzlukların hesabının mutlaka sorulmasıdır. Dördüncüsü ise siyasi istismardan özenle kaçınılmasıdır. Bu sorumluluk sadece iktidara değil; tüm siyasi partilere, siyasetçilere ve medyaya düşmektedir" sözleriyle aktardı.

"MANİPÜLASYONUN İÇİNDE YER ALANIN HİÇBİR MAZERETİ OLAMAZ"

Tartışmalara konu olan yaklaşık 130 fonun borsa işlem hacminin yalnızca yüzde 1'ine tekabül ettiğini, tasfiye ve hukuki süreçlerin Sayın Cumhurbaşkanının talimatları doğrultusunda hızla tamamlanacağını hatırlatan Akçay, Türkiye'nin mali ve bankacılık yapısının çok güçlü olduğunun altını çizdi. Siyasette etik dışı ve kanun dışı iddiaların varlığına ilişkin konuşan Akçay, "İster etik dışı olsun ister hukuk ve kanun dışı olsun, her ne olursa olsun, kim olursa olsun ve hangi siyasi partiden olursa olsun gereğinin hukuki çerçevede yapılması gerekir. Kimseye itibar suikastı da yapılmamalıdır; ancak bu manipülasyonun içerisinde bilerek yer almış birisi varsa, bunun hiçbir mazereti ve gerekçesi olamaz. Türkiye'nin güçlü sermaye piyasası ve sağlam bankacılık sistemi vardır; ümitsiz olmaya ve panik yapmaya hiç gerek yoktur, devletimiz ayaktadır ve görevini yapmaktadır" dedi.

MECLİS'TE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULACAK MI?

Devlet Denetleme Kurulu'nun yanı sıra TBMM çatısı altında bir komisyon kurulup kurulmayacağı konusundaki tartışmaları değerlendiren Erkan Akçay, "Bu durum önümüzdeki günlerde yapılacak istişarelerle netleşir. Bir komisyon kurulmasında herhangi bir beis yoktur; ama illa kurulması şart diye bir durum da söz konusu değildir. Deyim yerindeyse kurulsa da olur, kurulmasa da olur diyebileceğimiz bir süreçtir. Eğer kurulacak olursa bu bir soruşturma değil, araştırma komisyonu niteliğinde olur ve paydaş kurumlara perspektif sunacak bir rapor hazırlayabilir. Gelişmeleri takip edip karar verilecektir" şeklinde konuştu.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' ÇAĞRISI MİLLET VİCDANININ SESİDİR

Yaz dönemi boyunca sahada vatandaşlarla bir araya geldiklerini ve halkın 'Terörsüz Türkiye' projesine gösterdiği kabulün siyaset kurumlarının çok üzerinde olduğunu belirten Akçay, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin tarihi adımına dikkat çekerek, "Vatandaşımızın sağduyusu, geçmişte yaşanan acıları dikkate alarak huzurlu, güvenli ve gelecek kaygısı taşımadığı bir ülkede yaşama arzusunu ortaya koyuyor. 22 Ekim 2024'te Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı hamle, çıkış ve tarihi çağrı, aslında doğrudan millet vicdanının sesidir. Bu sadece Türkiye için değil; Kafkaslar, Balkanlar, Orta Doğu ve Türk dünyasını içine alan geniş bir coğrafyada dalga dalga etkisini gösterecek bir adımdır. Nitekim şimdiden Irak'ta ve Suriye'de olumlu sonuçları görülmeye başlanmıştır. Bölge halkları pusulalarını Türkiye'ye çevirmiştir; çünkü Türkiye bölgenin en güçlü, en istikrarlı ülkesidir ve bu tarihi sürece öncülük etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"BEDELİNİ HEM SİYASETEN HEM DE HUKUK ÖNÜNDE ÖDEYECEKLER"

Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı tarihi konuşmayı hatırlatarak fon tartışmalarına dair partisinin kararlı tutumunu aktaran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Bir siyasi hareketin böyle sınamalarla karşılaşması, hayatın bizi böyle durumlarla karşı karşıya getirmesi hepimizin kalbini yaralayan, dava ahlakımızda, şuurumuzda ve gönlümüzde yaralar açan bir hadisedir. Burada sorumlu kim olursa olsun, hangi mevkide olursa olsun sonuna kadar araştırmanın ve tetkikin gideceğini en üst düzeyden milletimizle paylaştık. Biz mazlumlara umut olmak için yola çıkmış bir hareketiz ve siyasi varlık gayemiz budur. Aramızdan kim böyle bir yanlışın içine düşerse sonuna kadar gidileceğinin siyasi tarihimizde onlarca örneği vardır. Kim hangi mevkide olursa olsun bu yanlışın içine düşmüşse bedelini ödeyecektir; ama siyaseten ödeyecektir, ama hukuk önünde ödeyecektir. Hesabını da hukuk önünde verecektir, buradaki irademiz nettir" ifadelerini kullandı.

Süreç kapsamında mal varlığı tedbirleri, yurt dışı çıkış yasakları ve haksız tutarların iadesi gibi mekanizmaların işletildiğini belirten Büyükgümüş, "Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Adalet Bakanlığımızın yer aldığı bir heyet oluşturuldu. İdari ve yasal tedbirler tüm boyutlarıyla çalışılıyor. Bir yerde hata yapıldıysa köküne, dibine, kim olduğuna bakılmaksızın gidilir. Kanun dışı olmasa bile etik dışı davrananların da tasfiye edilmesi konusunda partimizin geniş bir birikimi ve dava ahlakı vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız da 'Gönlümle kelamım arasına bir perde koymadan sizinle dertleşeceğim' diyerek bu iradeyi en açık yüreklilikle ortaya koymuştur" sözleriyle aktardı.

SİSTEMİK RİSK İDDİALARINA VE ÖZGÜR ÖZEL'E SERT TEPKİ

Sermaye piyasalarına yönelik "sistemik risk" iddialarını yalanlayan ve muhalefetin tutumunu eleştiren Büyükgümüş, "Finansal piyasalarımız açısından kesinlikle sistemik bir risk yoktur. Türkiye'de sermaye piyasalarının toptan bir riske girebileceğine dönük bu bühtan, 85 milyonu ilgilendiren bir probleme yol açabilir; böyle bir durum asla söz konusu değildir. Fonlar tasfiye ediliyor, usulsüz ve hatalı işlem yapanlar tek tek tespit edilip tedbirler alınıyor. Maalesef eski kirli dilleriyle, iftira siyasetiyle hareket ediyorlar. Başta Özgür Özel olmak üzere kendileri en ufak bir tedbiri dahi almaktan acizler. Yargılanan belediye başkanlarının esiri olmuş bir teşkilat görünümündeler; çünkü aynı kirliliğin, aynı ahlaksız anlayışın bir parçası durumundalar. Döndürüp Cumhurbaşkanımıza ve partimize laf söylemek onların haddi değildir" şeklinde konuştu.

YENİ YASAMA YILINDA ÖNCELİK: EMEKLİLER VE SABİT GELİRLİLER

Yaz döneminde Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında sahada milletle iç içe olduklarını, sadece İstanbul'un 39 ilçesinde adeta çıkarma yaptıklarını ifade eden Ahmet Büyükgümüş, Meclis'in yeni dönem ekonomi hedeflerine değinerek, "Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin oluşturduğu küresel maliyetlere ve asrın felaketi olan depremin 120 milyar dolarlık devasa faturasına rağmen sözünü tutan bir iktidar olduk. 600 binden fazla konut, yol, okul, hastane inşa ederek 11 şehrimizi ayağa kaldırıyoruz. Şimdi Meclis'te yürüteceğimiz stratejide odaklanacağımız en temel nokta; sabit gelirli ve emekli büyüklerimizin, vatandaşlarımızın çektiği sıkıntılara dönük önemli bir sosyal hamleyi başlatmaktır. Hem partimizde hem bakanlıklarımızda yoğun bir çalışma var; yasa gereken kısımları TBMM'de ele alacağız, idari kısımları ise bakanlıklarımız yürütecek. Toplumsal olarak artan sosyoekonomik problemlerin tamamını yeni süreçte Meclis çatısı altında çözüme kavuşturacağız" değerlendirmesinde bulundu.

"SİYASETTE AKLANMAYA İHTİYAÇ VAR"

Yeni yasama yılının tüm ülkeye hayırlar getirmesini temenni ederek sözlerine başlayan MHP Grup Başkanvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, Meclis'in tatile girdiği dönemde dahi Türkiye'de gündemin çok hareketli geçtiğini belirterek, "Yeni yasama yılının milletimize, ülkemize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Meclis kapandıktan sonraki süreçte de Türkiye'de gündem her gün yeni bir haberle çalkalandı. Meclisimiz bu dönemde de çok hareketli geçecek, öyle gözüküyor. Art arda yasa teklifleri gelecek. Dünyadaki gelişmeler, yeni anayasa oluşturulması meselesi ve Sayın Genel Başkanımızın çok özel bir itina ve önem gösterdiği 'Terörsüz Türkiye' çalışmaları Meclis'in önünde olacak" ifadelerini kullandı.

Ekonomiye ilişkin vatandaşların beklentilerinin farkında olduklarını vurgulayan Kılıç, "Halkımızın refah seviyesinin yükseltilmesi, alım gücünün artırılması ve ekonominin düzeltilmesi noktasında milletimizin ciddi beklentileri var. Bu konularda inşallah çok ciddi çalışmalar yapacağız, hazırlıklarımızı tamamladık. Bunlar uzun mesailer, saatler, günler hatta aylar gerektiren meseleler. Meclisimizde halkımızın ve ülkemizin daha müreffeh bir hayat sürebilmesi için bunları art arda yerine getirmeye çalışacağız" şeklinde konuştu.

"FON KRİZİNDE SUÇLULAR CEZASINI ÇEKMELİ, SİYASET AKLANMALI"

Son günlerin en çok tartışılan başlıklarından biri olan 'fon krizi'ne de değinen Filiz Kılıç, yaşananların son derece üzücü olduğunu belirterek, "Bu tür hadiseler hiç olmasını istemediğimiz, can sıkıcı olaylardır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli bu noktada bir an önce hareket edilmesini, adaletin mutlak surette hak ve hukuk çerçevesinde yerine getirilmesini ve suçlulara gereken cezaların verilmesini istedi. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu durumlar ortaya çıktıktan sonra hiç vakit kaybetmeden gerekli talimatları verdi. Adalet Bakanlığımız da isimler tek tek açıklanmasa da onlarca, yüzlerce isim noktasında harekete geçti; bazıları tutuklandı, bazıları gözaltında. Siyasette de bir aklanmaya ihtiyaç var gibi gözüküyor" dedi.

Yargı sürecinin ardından gerekirse yasal düzenlemelerin yapılacağını aktaran Kılıç, "İnşallah başlatılan bu çalışmalar hukuk çerçevesinde tamamlanır, hak edenlere gereken cezalar verilir ve milletimiz nezdinde de gerekenler yapılıp herkes mutmain olur. Bundan sonrasında bu tür olayların tekerrür etmemesi için gerekirse kanunlarda değişiklikler yapılarak bu durumların önüne geçilmelidir. Geçmişte de maalesef siyasette ve bürokraside bu tür gayriahlaki olaylar yaşandı. Meclisimizde alınacak kararlarla, çıkarılacak kanunlarla ve bürokratlarımızın işlerini daha büyük titizlikle yapmasıyla bu tür olaylar inşallah engellenir. MHP olarak Sayın Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda üzerimize düşeni yapacağız" sözleriyle aktardı.

MECLİS'TE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULACAK MI?

Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) harekete geçirilmesinin ardından Meclis'te konuya ilişkin bir araştırma komisyonu kurulup kurulamayacağı sorusunu yanıtlayan Kılıç, "Önümüzdeki hafta bakalım muhalefetten ne gelecek. Biz Cumhur İttifakı ve MHP olarak bu noktada üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya hazırız. Bir durum değerlendirmesi yapılır, Adalet Bakanlığı ile devam eden görüşmeler çerçevesinde duruma göre bir komisyon kurulması da söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VE İZLEME KOMİSYONU GÜNDEMDE

Meclis tatile girmeden önce çıkarılan 12 maddelik çerçeve yasayı hatırlatan ve 'Terörsüz Türkiye' hedefinde Meclis zemininde atılacak adımlara değinen Filiz Kılıç, "Meclis kapanmadan önce son çıkardığımız çerçeve yasadaki 12 maddede gerçekleştirilmesi gereken hususlar vardı, şimdi onların üzerinde durulacak. Hem bakanlıklar düzeyinde bir kurul oluşturuldu hem de Meclis bünyesinde bir izleme komisyonu oluşturulacak. O kurul, alt komisyonlarıyla birlikte çalışmalarına başladı. Alınan kararların nasıl uygulandığı şu anda izleniyor. Meclis tarafında ise beklentimiz 10-15 gün içerisinde bu izleme komisyonunun kurulmasıdır. Kanun çıktığından bu yana neler yapıldığı ve sürecin nasıl hızlandırılabileceği ele alınacak. İhtiyaç olursa başka tasarılar da gündeme gelebilir; önce izlemek, planlamak ve gerekirse adımları atmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

"AK PARTİ ADI GİBİ AK BİR PARTİDİR"

Kamuoyunun gündemini meşgul eden ve muhalefetin eleştirilerine konu olan fon krizi tartışmalarına açıklık getiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın il başkanları toplantısında teşkilata ve kamuoyuna verdiği net mesajları hatırlatarak, "Bu konuda söylenmesi gereken sözü ilk anda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan söyledi. AK Parti, adı gibi ak olan bir partidir. AK Parti, seccadelerinin başında gözyaşlarıyla seccadelerini ıslatanların, tarihin doğru tarafında duranların ve Cumhurbaşkanımızı şartsız bir biçimde dualarıyla destekleyenlerin hareketidir. Bu parti mazlumların partisidir, bir Anadolu hareketinin, Anadolu devriminin ve asil Türk milletinin partisidir. Dolayısıyla burada isimler geçicidir; önemli olan davadır, millettir, Türkiye'nin davasıdır" ifadelerini kullandı.

Parti içerisinde ve yönetim kademesinde tavrın son derece açık olduğunu vurgulayan Yayman, "Burada Cumhurbaşkanımızın tavrı nettir. Bu konuda eğer Hüseyin Yayman'ın da böyle bir meselesi varsa, gerekenin yapılması noktasında tavrımız bellidir. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında bu konuyla ilgili hızla aksiyon alınıyor ve alınmaya devam edecek. Buradaki mesele çok nettir; biz milletin yanındayız, mağdur olan insanların yanındayız. Ne gerekiyorsa sonuna kadar gidilecek ve bu durum Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle bir temizlenmeye vesile olacaktır. AK Parti bu fon meselesini doğru yönetip fırsata çevirerek ve milletiyle yaptığı ahitleşmeyi tazeleyerek yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir" sözleriyle aktardı.

"DÜNYANIN EN TECRÜBELİ LİDERİYLE TÜM KRİZLERİ GERİDE BIRAKTIK"

AK Parti'nin geçmişten bu yana büyük krizleri başarıyla yönettiğinin altını çizen Yayman, "Düşünün, 11 ilimizi yıkan asrın deprem krizinden alnının akıyla çıkmış ve milletin yanında durmuştur. 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimine karşı partimiz yine tarihin doğru tarafında durmuş, milletimizin yanında yer almıştır. 17-25 Aralık'ta, parti kapatma davasında, 367 krizinde, 27 Nisan e-muhtırasında AK Parti sürekli krizlerle karşılaşmış ve bunları geride bırakmayı başarmıştır. Cumhurbaşkanımızın en büyük siyasi dehası; krizleri serinkanlılıkla doğru yönetmesi, vaziyet alması ve olayı tespit edip yeni bir yol haritası açmasıdır. Dünyanın en tecrübeli lideri olarak krizler konusunda muazzam bir başarısı vardır. Ben fon krizi ya da başka bir krize değil, Cumhurbaşkanımızın tavrına ve milletle kurduğu doğru ilişkiye bakarım" şeklinde konuştu.

"SİLAHIN VE ŞİDDETİN MİADI ARTIK DOLMUŞTUR"

Yeni yasama yılında TBMM gündeminin en mühim başlıklarından biri olan 'Terörsüz Türkiye' sürecine ve atılan adımlara da değinen Hüseyin Yayman, sürecin planlandığı şekilde aksamadan yürüdüğünü belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti gündemine hâkimdir. TBMM de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak gündemine hâkimdir ve gerekeni yapmıştır. Bu meselede 467 kabul oyu aslında bu sürecin sigortası ve garantisidir. Komisyonun kurulması, toplanması, İmralı Adası'na gidilmesi, raporun yazılması ve yasanın çıkması adımları sırasıyla gerçekleşmiştir. Belirlenen bir takvim var ve süreç adım adım, öngörülene uygun şekilde ilerliyor. Geçen iki yılda bir yol kazasının yaşanmaması çok önemlidir; çünkü bu bir devlet ve millet politikasıdır" ifadelerini kullandı.

Silahların tamamen devre dışı kalması gerektiğini vurgulayan Yayman, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığındaki heyet, teyit ve tespit mekanizmasını işletmek suretiyle sürecin hızlanmasını sağlamaktadır. Artık silahın ve şiddetin miadı dolmuştur; bunları tarihin tozlu raflarına bırakmamız gerekir. Bu noktada Cumhur İttifakı'nın duruşu son derece nettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımı ve Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlı tavrı çok önemlidir. Tüm adımlar atılmıştır ve atılmaya devam edecektir. Önümüzdeki dönemde çok daha tarihi anlara hep birlikte şahitlik edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin