TBMM'de yeni yasama yılı heyecanı! Cumhur İttifakı temsilcileri A Haber'de: "Devlet ayakta kimse panik yapmasın"
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni yasama yılı başladı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul'daki hitabının ardından gözler verdiği mesajlara çevrildi. Yeni anayasa, Terörsüz Türkiye ve siyasetin gündemindeki başlıklar Meclis'te öne çıkarken, A Haber ekibi TBMM'den gün boyunca canlı yayın ve özel bağlantılarla gelişmeleri aktardı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni yasama yılına yoğun gündemle başladı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'daki konuşmasında yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Başkan Erdoğan'ın açıklamalarının ardından A Haber ekranlarına bağlanan Cumhur İttifakı milletvekilleri, Cumhurbaşkanı'nın mesajlarını ve Meclis'in yeni dönemdeki gündemini değerlendirdi.
Terörsüz Türkiye sürecinden yeni anayasa çalışmalarına, fon soruşturmasından siyasetin sıcak başlıklarına kadar birçok konu A Haber'de milletvekilleriyle ele alındı. "Artık silahın ve şiddetin miadı dolmuştur" mesajı da değerlendirmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
A Haber ekibi, TBMM'den canlı bağlantılar ve özel konuklarla Meclis gündemini ve kulislerdeki gelişmeleri aktardı.
01 Ekim 2026 tarihli canlı yayın sona erdi.
CANLI ANLATIM
"TÜRKİYE MUTABAKATI VE SİVİL ANAYASA İÇİN EN DOĞRU ZAMANDAYIZ"
Başkan Erdoğan'ın açılış konuşmasındaki en önemli başlığın birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, "Cumhurbaşkanımızın konuşmasında en çok dikkat çeken başlık Türkiye mutabakatıydı. Suni kutuplaşmalardan uzaklaşılması, Türkiye’nin tüm renkleri, inançları ve farklı görüşleriyle bir arada olarak Büyük Türkiye hedefine ulaşması vurgulandı. Kanun-i Esasi'nin 150. yılına tekabül eden böyle bir dönemin yeni ve sivil bir anayasayla taçlandırılması gerekiyor. Neden hala vesayetin ve darbelerin anayasasını kullanıyor olalım? Türk milletinin hak ettiği anayasayı yapabiliriz; nitekim 'Terörsüz Türkiye' sürecinde 467 gibi rekor bir kabul oyuyla Meclis nasıl irade gösterdiyse, anayasada da aynı mutabakat sağlanabilir" ifadelerini kullandı.
Aynı çerçevede iç cephenin güçlendirilmesine dikkat çeken AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise "Cumhurbaşkanımızın konuşmasının tamamında birlik, beraberlik ve iç cephenin tahkimi vurgusu vardı. 'Terörsüz Türkiye' süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Devlet Bahçeli'nin ve Meclis'in ortak iradesiyle yürüyen çok başarılı bir süreçtir. Bugün Meclis'te 7 siyasi grubun olduğu, en fazla grubun yer aldığı zorlu bir dönemdeyiz; ancak farklı fikirlerimize rağmen ortak değerlerimizde ve Türkiye'nin geleceğinde buluşabilmeliyiz" sözleriyle aktardı.
"DEVLET AKLINDAN İSTİFADE EDEMEDİLER"
Başkan Erdoğan salona girdiğinde Genel Kurul'u terk eden muhalefet milletvekillerine tepki gösteren Leyla Şahin Usta, "Keşke Sayın Cumhurbaşkanımızı dinleselerdi. Bir devlet aklı ve devlet adamlığı noktasında nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini öğrenebilirlerdi. Onlara oy veren seçmenler, o Genel Kurul'da bulunmaları için onları Meclis'e gönderdi. Bu tavrı çok yanlış buluyorum. Biz milletin iradesinin yansıdığı bu çatıda her türlü konunun konuşulmasından yanayız. 24 yıllık iktidarımız vesayet odaklarını bitirdi; artık birilerinin ağzına bakan değil, milletin sözünün geçerli olduğu bir siyaset var" değerlendirmesinde bulundu.
"FON MESELESİNDE KİMSEYE KEFİL OLUNAMAZ, HESAP VERİLECEK"
Gündemdeki fon krizi tartışmalarının Meclis zemininde ele alınmasından hiçbir çekinceleri olmadığını belirten Nilhan Ayan, "Biz bu konunun Meclis'te tartışılmasından, değerlendirilmesinden ve gerekirse komisyon kurulup araştırılmasından asla geri durmayız. Biz milletin en üst düzeyde temsil edildiği yerdeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız il başkanları toplantısında çok net konuştu. İnsanların olduğu yerde her partiden yanlışa düşenler çıkabilir; kimse kimseye bu konuda kefil olamaz. Ne ben size kefil olabilirim ne siz bana. Usulsüzlük yapanın dini, dili, mezhebi veya partisi olmaz; suçlu suçludur. Ancak 'herkes yaptı' diyerek toptancı bir yaklaşımla iftira atmak da kul hakkıdır. Sanal kutuplaşmalara fırsat vermeden hukuk çerçevesinde gereği yapılacaktır" şeklinde konuştu.
BOŞANMALAR HIZLANACAK, SÜRESİZ NAFAKAYA KRİTER GELECEK
Yargı paketinde yer alması beklenen aile hukuku düzenlemelerine değinen Leyla Şahin Usta, boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçileceğini belirterek, "Toplumun beklentilerini çözmek için buradayız. Boşanma davalarının 6-8 yıl sürmesi taraflar arasındaki çekişmeyi ve kadına yönelik şiddet riskini artırıyor. Boşanma davası ile mal paylaşımı davasını iki ayrı dava şeklinde ayırarak boşanma sürecini hızlandırmayı, böylece çocukların ve kadınların hırpalanmasını engellemeyi hedefliyoruz. Süresiz nafaka konusunda da Yargıtay kararları doğrultusunda kimseyi mağdur etmeyecek kanuni bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Nafaka konusunda evlilik süresinin baz alınması gerektiğini savunan Nilhan Ayan ise "Birkaç ay evli kalıp ömür boyu nafaka ödemek adil değil, bunu hanımlar da adil bulmuyor. Ancak boşanmış bir kadının toplumdaki durumu da gözetilmeli; kadının çalışma imkânı, mesleği, yaşı, çocuk sayısı ve maddi durumu gibi kriterler değerlendirilerek hakkaniyetli bir sınır getirilmelidir" ifadelerini kullandı.
SOSYAL MEDYADA KİMLİK DOĞRULAMA VE 16 YAŞ SINIRI
Sosyal medyada yalan, iftira ve itibar suikastlarının önüne geçmek için kimlik doğrulama sisteminin gündemde olduğunu belirten Leyla Şahin Usta, "İnsanlar gerçek kimlikleriyle var olmadıkları mecralarda her istediklerini söyleyebileceklerini sanıyorlar. Gerçek hayatta hangi sorumluluğumuz varsa sosyal medyada da aynı sorumluluğu taşımak zorundayız. Güçlü bir e-Devlet ve siber güvenlik altyapımız var. Kişilerin gerçek kimlikleriyle orada bulunması sorumluluk doğuracaktır. Ayrıca 16 yaş altındaki çocuklarımızın sosyal medyaya girişine yönelik kısıtlamalar da Kasım ayından itibaren kademeli olarak başlayacak; yönetmelik yayımlandığında uygulama devreye girecektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
"KİMİN ELİ KİRLİYSE BEDELİNİ ÖDEYECEK, SEÇİM ZAMANINDA YAPILACAK"
Başkan Erdoğan'ın Meclis kürsüsünden verdiği en önemli mesajın anayasa vurgusu olduğunu belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, "Cumhurbaşkanımız en uzun bölümü anayasaya ayırdı. Milletimiz darbe anayasasına layık değildir. Bu darbeyi yapanlar mahkemelerde yargılandılar ve mahkum oldular; ama onların müellifi olduğu anayasa hala yürürlükte. Bu büyük bir çelişkidir ve değişmesi lazım. Bütün maddeleri, bütün kelimeleri değişse bile müellifi aynıdır. Bu anayasanın rafa kaldırılması ve bu Meclis tarafından, sivil ellerle, hiçbir silahın gölgesinde kalmaksızın sivil, özgürlükçü, katılımcı, çoğulcu ve çevreci yeni bir anayasanın yazılması gerekir. Başka türlüsünü kabul etmek mümkün değildir; anayasasında demokratik yazan bir ülkede bu durum milli iradeye saygısızlıktır" ifadelerini kullandı.
Anayasanın ilk 4 maddesi üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Şen, "Cumhurbaşkanımız çizdiği çerçeveyle 'bu konuları boşu boşuna tartışıp milletin enerjisini heba etmeyin' mesajı verdi. İlk 4 madde hakkındaki kanaatimiz nettir ve bellidir. Ankara Türkiye'nin başkentidir; bunun nesini değiştireceksiniz? Hukuk devleti, laik, demokratik ve sosyal devlet ilkeleri bellidir. Bayrağımız, ülkemiz, cumhuriyetimiz bellidir. Cumhurbaşkanımız bu boş şeylerle uğraşılmaması gerektiğini çok açık bir şekilde ifade etmiştir" sözleriyle aktardı.
GENEL KURUL'DA AYAĞA KALKMAYAN MUHALEFETE TEPKİ: "DEVLET ADABINA YAKIŞMAZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul salonuna girdiğinde bazı muhalefet partilerinin ayağa kalkmamasını eleştiren Mustafa Şen, "Devletin ve milletin bütünlüğünü temsil eden makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Devlet adabı gereği ayağa kalkıp Meclis içtüzüğünde yazan protokol kurallarını uygulamak gerekir. Siyasi nezaket gereği en sert rakibiniz dahi olsa ayağa kalkmalı, alkışlamalı ve nezaketle uğurlamalısınız. Tersi bir durum olsa biz AK Parti grubu olarak asla öyle davranmayız; çünkü devlet adabına yakışmaz. Cumhurbaşkanlığı makamına saygı göstermemek, devlete ve millete saygısızlık etmektir" şeklinde konuştu.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' VE 'FON VURGUNU'NDA TAVİZ YOK
Meclis'ten 467 oyla geçen düzenlemeyi ve 'Terörsüz Türkiye' hedefini değerlendiren Şen, sürecin sahadaki yansımalarına dikkat çekerek, "Suriye kolu kendini feshetti, ardından Sincar'da benzer adımlar görüldü. MİT yüzlerce mağarayı teslim alıp içindekilerle birlikte kullanılamaz hale getirdi. Bu süreç aceleye getirilmeden, çok hassas bir şekilde yürütülüyor. Ancak şu çok iyi bilinmelidir: 2005 öncesi bu kanuna dahil değildir. 2005 sonrası devlete, askere, polise, öğretmene, doktora kurşun sıkmış, ambulansa bomba atmış hiç kimsenin bu kanun dahilinde yeri yoktur. Onların tek muhatabı Türk Ceza Kanunu'dur" dedi.
Kamuoyunu meşgul eden fon tartışmalarına ilişkin kararlılığı yineleyen Şen, "Cumhurbaşkanımız fon vurgununa da çok net dikkat çekti. Orada kimin eli kirliyse gidecek; ya mahkemede aklanacak ya da cezasını alıp hapishanede çekecek. İster ben olayım ister bir başkası olsun; bunun ötesi berisi yoktur" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE BİR ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA"
A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün ise Başkan Erdoğan'ın mesajlarını ve bölgesel riskleri analiz ederek, "Cumhurbaşkanımızın konuşması 4 ana temel üzerine oturdu: Yeni anayasa, Terörsüz Türkiye, fon krizinin süratle çözülüp adaletin sağlanması ve yeni bir siyaset tarzı. Türkiye'nin etrafı tam bir alev çemberi. Kuzeyimizde bitmeyen bir Rusya-Ukrayna savaşı, güneyimizde nereye evrileceği belirsiz İran-İsrail gerilimi ve İsrail'in Gazze'deki durmak bilmeyen soykırımı var. Böyle bir ortamda Türkiye'nin iç cephesini tahkim etmesi hayati önemdedir. Sayın Cumhurbaşkanımız 'Büyük Türkiye Mutabakatı' ve 'mutabakat içinde rekabet' vurgusu yaptı. Yani sorunlar konuşulurken siyasi çıkarlar geri plana atılmalı, devletin ve milletin ali menfaatleri öne çıkarılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
SEÇİM TARTIŞMALARINA NET CEVAP: "ZAMANINDA, YANİ 2028'DE"
Gündemdeki erken seçim iddialarına kesin bir dille yanıt veren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, "Seçim zamanında yapılacak. Yani 2028'de. Şu an görülen budur ve bunun dışında bir takvime ihtiyaç yoktur. Ülkenin bir ihtiyacı olursa Meclis toplanır, müzakeresini yapar ve kararını verir. Takvim gereği 3 gün, 5 gün veya bir ay gibi teknik ayarlamalar erken seçim anlamına gelmez; seçimler zamanında yapılacaktır" sözleriyle konuşmasını noktaladı.
"TARİHİ BİR KAPI SONUNA KADAR AÇILDI"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Yeni Yasama Yılı Özel Oturumu'nda açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Tarihi bir kapı sonuna kadar açıldı" ifadelerini kullandı.