Koalisyonlar ülkeyi böyle felakete götürdü! 10 yılda 10 hükümet | 25 günde yıkılan hükümet
HDP’nin katılmasıyla 7’li masaya dönüşen bir koalisyon, Türkiye'nin gündemini meşgul ediyor. Bu proje, Türkiye'ye ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan büyük zarar veren yılları hatırlattı. Türkiye'nin siyasi hayatı koalisyonlarla kabusa döndü. Anlaşmazlıklarla geçen koalisyonlar döneminde hiçbir alanda başarı sağlanamadı. Peki koalisyonlar Türkiye’ye ne vaat ediyor? İşte Türkiye’nin en istikrarsız koalisyon hükümetlerinin kurulduğu 90’lı yıllarda yaşananlar.
ANAP'ın tek başına iktidar olduğu dönem, dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın deyimiyle Türkiye'ye çağ atlatmıştı. Özal'ın cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından Mesut Yılmaz'ın başbakanlık koltuğuna oturması, beraberinde bazı fikir ayrılıklarını da getirmişti.
1991 seçimlerinde Demirel'in liderliğindeki DYP birinci, ANAP ikinci, SHP ise üçüncü parti olmuştu. Partiler, seçim sonuçları kesinleşmeden kara kara koalisyon formülleri üzerinde çalışmaya başladı.

YİNE DEMİREL YİNE KOALİSYON
Demirel, SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ile sancılı geçen bir pazarlık süreci başlattı. Siyasi hayatı koalisyon hükümetleri kurmak ve yıkmakla geçen Demirel, SHP ile koalisyon ortaklığı yaparak yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu. Böylece 11 yıl sonra tekrar koalisyon dönemi başlamış oldu.

Turgut Özal'ın vefatının ardından Demirel'in cumhurbaşkanı koltuğuna oturması siyasette yeni bir krize neden olmuştu. DYP kongresi geleceğin başbakanını da belirleyecekti. Çekişmeli yarış sonucunda Tansu Çiller ipi göğüsledi. Çiller ilk iş olarak Demirel'in kabinesini değiştirdi. Bu değişiklikler Demirel'in partiden tasfiyesi anlamına geliyordu.
























