CANLI| Orta Doğu'da satranç tahtası devrildi! CIA'den ilizyon ve psikolojik harp: Hameney hakkındaki kirli dosya deşifre oldu

Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran hattında gerilim zirvede! Karşılıklı misilleme ve saldırı açıklamaları bölgeyi barut fıçısına çevirirken, savaşta 28. güne girildi. Askeri hareketliliğin hız kazandığı ve jeopolitik dengelerin sarsıldığı kritik süreci A Haber ekibi sahada, sıcak noktalardan anbean takip ediyor. Bölgedeki son gelişmeleri ise canlı yayında uzmanlar tarafından analiz ediliyor.
Orta Doğu'da savaşın 28. gününde gerilim her geçen saat tırmanırken, A Haber sahadan çarpıcı gelişmeleri aktarmayı sürdürüyor. Tel Aviv'de bulunan Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail cephesindeki panik havasını ve ordu içindeki krizleri gözler önüne sererken; Tahran'dan süreci takip eden muhabir Ekber Karabağ ise İran'ın sahadaki hamlelerini ve bölgedeki askeri hareketliliği aktardı. Uzman isimlerin değerlendirmeleriyle bölgedeki kritik kırılma anları mercek altına alındı.
İŞTE ORTA DOĞU'DA DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
TRUMP’IN İRAN PANİĞİ VE KÜRESEL SAVAŞ PANDEMİSİ
Orta Doğu’daki kriz derinleşirken, ABD iç siyasetinde ve küresel piyasalarda "İran depremi" yaşanıyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber canlı yayınında Trump yönetiminin içine düştüğü çaresizliği, CIA’in Ayatullah Hameney hakkındaki çarpıcı iddialarını ve dünyayı pençesine alan "savaş pandemisinin" ekonomik yıkımını tüm detaylarıyla deşifre etti. Hürmüz Boğazı’nda petrodolar sistemine karşı yükselen Yuan hamlesi ve Pentagon’un bölgeye yaptığı 10 bin kişilik yeni askeri sevkiyat, savaşın seyrinin artık geri dönülemez bir noktaya ulaştığını kanıtlıyor.
TRUMP’IN İRAN’I İÇERİDEN KAŞIMA PLANI VE CIA’İN "PSİKOLOJİK HARP" DOSYASI
Trump’ın son dönemdeki çelişkili açıklamalarını ve İran’a yönelik hamlelerini değerlendiren Bercan Tutar, "Trump biraz o çaresizlikle başa dönmüş gibi görünüyor, yeniden İran’ın içini kaşımak istiyor. CIA’in Ayatullah ile ilgili eşcinsellik iddiasını içeren bir bilgiyi sızdırması, tamamen İran’ı içeriden karıştırmaya yönelik bir psikolojik harp taktiğidir" ifadelerini kullandı. ABD içindeki siyasi kutuplaşmaya da dikkat çeken Tutar, "Demokrat senatör Chris Murphy başta olmak üzere pek çok isim Trump’ın panik modunda olduğunu ve savaşın kontrolünü kaybettiğini savunuyor. Trump ise bu süreci bir savaştan ziyade 'askeri operasyon' olarak tanımlayıp İran’ın tamamen teslim olmasını dayatıyor" sözleriyle aktardı.
KÜRESEL EKONOMİDE "SAVAŞ PANDEMİSİ": VİETNAM VE SİNGAPUR SALLANIYOR
Bölgedeki gerilimin küresel tedarik zincirini ve enerji piyasalarını vurduğunu belirten Bercan Tutar, "Şu an dünyada bir savaş pandemisinden bahsediyoruz. Vietnam, yakıt bulamadığı için havayolu uçuşlarını durdurma kararı aldı, Singapur ekonomisi ise ciddi şekilde sarsılıyor. Küresel baskı o kadar büyük ki, Trump bu tepkileri dindirmek için sahadaki askeri kazanımları bir 'zafer' gibi pazarlamaya çalışıyor" şeklinde konuştu. Tutar ayrıca, Hürmüz Boğazı'nda petrodolar sistemine vurulan darbeyi, "Bazı ülkeler artık İran’a Yuan üzerinden ödeme yapıyor, bu durum ABD’nin finansal hegemonyasına karşı büyük bir başkaldırıdır" ifadeleriyle değerlendirdi.
HÜRMÜZ’DE DENİZ HUKUKU İHLALİ VE BM’NİN KRİTİK KARARI
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerden ücret talep etmesini ve uluslararası hukuku zorlamasını yorumlayan Bercan Tutar, "İran, kendi karasularından geçen gemilerden 2 milyon dolar gibi paralar istiyor ancak boğaz sadece İran sularından oluşmuyor, Umman’a ait sular da var. Bu durum Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin açık bir ihlalidir" dedi. BM Güvenlik Konseyi’ndeki son gelişmeleri de hatırlatan Tutar, "Rusya ve Çin’in çekimser kaldığı 2815 sayılı karar tasarısıyla İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları kınandı. Şimdi ABD, bölgeye 10 bin asker daha sevk ederek ve BM’nin 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkını kullanarak İran’a karşı küresel bir ittifak kurmanın zeminini hazırlıyor" sözleriyle aktardı.
TEL AVİV’DE 'İRAN' PARANOYASI VE HİZBULLAH KISKACI
Lübnan sınırındaki çatışmaların şiddetlendiğini ve İsrail’in kuzeyinin ateş hattında olduğunu belirten A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Hizbullah tarafından son 36-40 saatlik süre içinde kuzey bölgelerine 1000 ayrı saldırı gerçekleştirildi. İHA’lar, havan topları ve füzelerle yapılan bu saldırılarda 2 İsrail askeri hayatını kaybederken, ülke genelinde yaralı sayısı 6 bine yaklaştı, 20 binden fazla bina ve araç ise hasar gördü" sözlerini aktardı. Bölgedeki hareketliliğin bir an bile durmadığını vurgulayan Kavasoğlu, İsrail’in onlarca noktasında benzer yıkım manzaralarının yaşandığını belirtti.
GENELKURMAY'DAN TARİHİ İTİRAF: "ORDU ÇÖKÜYOR"
İsrail kabinesinde yaşanan sert tartışmaları ve askeri kanadın isyanını dile getiren Kavasoğlu, İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir’in dün akşamki kabine toplantısında, "On ayrı kırmızı bayrak kaldırıyorum, İsrail ordusu çöküyor. Yedek askerlerle biz artık bu savaşı kaldıramıyoruz, acil zorunlu askerlik yasası gelmek zorunda" ifadelerini kullandığını belirtti. Zamir’in bu çıkışının ordu içindeki derin krizi belgelediğini söyleyen Kavasoğlu, radikal bakan Smotrich ile askeri kanat arasında Hizbullah’ın savaşı yönetme kabiliyeti üzerinden büyük bir gerginlik yaşandığını ifade etti.
NETANYAHU’NUN TRUMP ÇIKMAZI VE ATEŞKES ŞARTLARI
Olası bir ateşkes sürecine dair İsrail’in katı tutumunu ve siyasi belirsizliği değerlendiren Emine Kavasoğlu, "Netanyahu, Trump’ın ne yaptığını anlamakta güçlük çektiğini ve savaşın sonunun kestirilemediğini yakın çevresine fısıldıyor. İsrail, masadaki 15 maddelik ateşkes teklifinin özellikle füze programının geleceği, uranyum nakli ve yaptırımların kaldırılması gibi üç kritik maddesine kesinlikle karşı çıkıyor" şeklinde konuştu. İsrail’in, İran’ın askeri sistemlerine yönelik saldırı başlatma planlarından vazgeçmediği bilgisini de paylaştı.
TEL AVİV SOKAKLARINDA 'İRAN AJANI' PARANOYASI
İsrail kamuoyunda Demir Kubbe’nin başarısızlığı ve içerideki güvenlik zafiyetleri nedeniyle büyük bir korku yaşandığını belirten Kavasoğlu, "İsrail’de tam bir paranoya hakim. Demir Kubbe’de görevli bir yedek askerin İran’a casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanmasının ardından, şimdi de 14 yaşındaki bir çocuğun 1100 dolar karşılığında stratejik noktaların videolarını İran’a sattığı iddiasıyla hakkında iddianame hazırlandı" sözleriyle sahadaki ürkütücü tabloyu aktardı. Kavasoğlu, Tel Aviv sokaklarında her köşe başında bir "İran ajanı" olabileceği korkusunun toplumun her kesimine yayıldığını ifade ederek değerlendirmelerini sonlandırdı.
TRUMP’TAN İRAN’A KRİTİK SÜRE VE MESCİD-İ AKSA’DA 28 GÜNLÜK ESARET!
Savaşın en kutsal noktası olan Mescid-i Aksa’da 28 gündür ibadete izin verilmemesini değerlendiren Dr. Necmettin Mutlu, "1967’den bu yana ilk kez bayram namazı kılınamadı ve bu çok önemli bir kırılmaydı. Bugün Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulması, Batı Şeria’da olup bitenleri gizlemek için kullanılan bir perde niteliğindedir" ifadelerini kullandı. Trump’ın İran’a yönelik hamlelerini 10 gün ileriye taşımasını bir hazırlık süreci olarak nitelendiren Mutlu, "Trump içerideki siyasi karışıklık ve dışarıdaki askeri yapılanmanın henüz yeterli olmaması nedeniyle süreci uzatıyor. Orta Doğu’daki bu satrançta mat hamlesini yapabilmek için kırılganlıkların netleşmesini bekliyorlar" sözleriyle sürecin perde arkasına ışık tuttu.
PETRODOLAR SİSTEMİ ÇATIRDIYOR: HÜRMÜZ’DE YUAN DEVRİ
Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinde İran’ın Çin Yuanı ile ödeme talep etmesinin ABD ekonomisi için varoluşsal bir tehdit olduğunu belirten Dr. Necmettin Mutlu, "Hürmüz’de Yuan ile ticaret yapılması, ABD’nin küresel finans kapitaldeki hakimiyetinin yıpratılması anlamına geliyor. 1973’te başlayan petrodolar sisteminin artık prestij kaybına dönüştüğü bir gerçekle karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. Bölge ülkelerinin dolar sisteminden uzaklaşmasının küresel dengeleri sarsacağını vurgulayan Mutlu, Hürmüz’deki "Yuan" hamlesinin askeri bir savaştan çok daha büyük bir ekonomik yıkım potansiyeli taşıdığını aktardı.
KÜRESEL GÜÇ DENGESİNDE TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİ
Dünyanın yeni yönetim modellerine evrildiği bu süreçte Türkiye’nin konumuna dikkat çeken Dr. Necmettin Mutlu, "Türkiye bugün hem bir üretim merkezi hem savunma sanayii devi hem de dünyanın lojistik ve enerji kavşağıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, insani diplomasi ve adalet vizyonuyla dünyada barışı sağlayan en güçlü aktör konumundadır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin "küresel balans üreticisi" rolünün bölgedeki krizlerin çözümünde tek anahtar olduğunu belirten Mutlu, Ankara’nın hamlelerinin dünya siyasetine yön verdiğini vurguladı.
PENTAGON’UN İŞGAL PLANI VE İRAN’IN BİLİNMEZLİK DOKTRİNİ
Pentagon’un bölgeye asker sevk etme hazırlıklarını ve olası bir kara savaşı senaryosunu yorumlayan Dr. Necmettin Mutlu, "İran coğrafyası ne bir Libya ne bir Suriye ne de bir Irak’tır. Batı, devlet anlayışıyla ülke anlayışını birbirine karıştırıyor; karşılarında vatan savunması noktasında bilinçlenmiş kadim bir devlet var" uyarısında bulundu. Olası bir müdahalenin maliyetinin Batı için çok ağır olacağını belirten Mutlu, "Hürmüz Boğazı’ndaki 420 kilometrelik İran kıyılarını 10 bin askerle kontrol edemezsiniz. İran’ın 'bilinmezlik güç doktrini' içinde ABD ve müttefiklerinin nelerle karşılaşacağını kestirmek imkansızdır" sözleriyle askeri risklerin büyüklüğüne dikkat çekti.
KÖRFEZ’DE PARÇALANMA RİSKİ VE BAE’NİN PROXY ROLÜ
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) savaştaki vekil güç rolünü değerlendiren Dr. Necmettin Mutlu, "BAE’nin bu tehlikeli politikalarına karşı kendi içindeki emirliklerden de itiraz sesleri yükseliyor. Bu durum yakın zamanda BAE içinde bir parçalanma sürecini beraberinde getirebilir" ifadelerini kullandı. Körfez’deki petrol tankerlerinin hedef alınması durumunda riskin kontrol edilemez bir boyuta ulaşacağını belirten Mutlu, "Körfez’de binlerce dolu tankerden bir tanesinin vurulması bile küresel bir enerji felaketini tetikleyecektir" sözleriyle değerlendirmelerini sonlandırdı.
HÜRMÜZ'DE YUAN SESLERİ
Savaşın enerji altyapısını hedef alacak saldırıların 6 Nisan’a ertelenmesini A Haber canlı yayınında değerlendiren Stratejist Mehmet Bozkuş, "Başkan Trump içerideki iç siyasi karışıklık ve dışarıdaki savaşın hazırlık aşamasındaki yeterli yapılanmaya ulaşmadığı gerçeğini ortaya çıkartıyor. Diplomasinin de yoğun şekilde devam ettiği gerçeğini hatırlatmakta fayda var" sözleriyle sürecin perde arkasına ışık tuttu. Orta Doğu'daki "satranç" benzetmesine dikkat çeken Bozkuş, "Bugün Orta Doğu'daki satrançta savaşın başlaması kanı ifade ediyor ama mat gelebilmek için de kırılganlık bir yapılanmasıyla beraber savaşın neticeleneceği ve sonucunun da neler olabileceği kimse tarafından kestirilemeyeceği bir süreçle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
PETRODOLAR SİSTEMİ ÇATIRDIYOR: HÜRMÜZ’DE YUAN DEVRİ
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinde İran’ın Çin Yuanı ile ödeme talep etmesinin ABD ekonomisi için büyük bir tehdit olduğunu belirten Bozkuş, "Hürmüz Boğazı'ndaki Yuan ile ticaret yapan ülkelerin gemilerinin serbest bırakılması, ABD'nin stratejik olarak finansal kapitaldeki hakimiyetinin giderek yıpratılması anlamına geliyor. Bölgedeki ülkelerin petrodolar sisteminden uzaklaşması, 1973’te başlayan sürecin artık prestij kaybına döndüğü gerçeğini gösteriyor" şeklinde konuştu.
KÜRESEL GÜÇ DENGESİNDE TÜRKİYE'NİN LİDERLİĞİ
Dünyanın üç farklı devlet yönetim şekline evrildiğini belirten Dr. Mehmet Bozkuş, Türkiye’nin "küresel balans üreticisi" konumuna vurgu yaparak, "Hem üretim merkezi hem savunma sanayisinde var olan hem lojistik merkezi hem de enerji merkezi konumunda olan ülkeler var. Bunların en güçlüsü Türkiye'dir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugün dünyaya gösterdiği insani noktadaki diplomasi, barış ve adalet politikalarıyla Türkiye, dünyada barışı sağlayan en güçlü aktördür" sözleriyle aktardı.
PENTAGON’UN İŞGAL SENARYOSU VE İRAN’IN "BİLİNMEZLİK" DOKTRİNİ
Pentagon’un bölgeye 10 bin asker gönderme hazırlığını ve olası işgal senaryolarını yorumlayan Bozkuş, "İran coğrafyası ne bir Libya ne bir Suriye ne de bir Irak. İran halkı vatanlarını koruma noktasında bilinçlenmiş bir millet ve kadim bir devlettir. Batı şu an devlet anlayışıyla ülke anlayışını karıştırıyor" dedi. Olası bir kara savaşının ABD için maliyetinin çok ağır olacağını belirten Bozkuş, "Hürmüz Boğazı'nda İran kıyıları 420 kilometredir. 10 bin askerle bu bölgeyi kontrol edemezsiniz. İran'ın 'bilinmezlik güç doktrini' içinde nelerle karşılaşabileceklerini savaşın gidişatına göre görecekler" ifadelerini kullandı.
BAE’NİN PROXY ROLÜ VE KÖRFEZ’DEKİ PARÇALANMA RİSKİ
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) savaşa doğrudan katılım sinyalleri vermesini bir "proxy" (vekil) güç hamlesi olarak değerlendiren Mehmet Bozkuş, "BAE’nin bu politikalarına karşı kendi içindeki emirliklerden de sesler yükseliyor. Bu durum yakın zamanda BAE’de bir parçalanma sürecini beraberinde getirebilir" uyarısında bulundu. Bölgedeki stratejik rafinerilerin ve jet yakıtı üretim merkezlerinin hedef alınması durumunda riskin çok daha büyüyeceğini belirten Bozkuş, "Körfez'de binlere ulaşan dolu tankerlerden bir tanesinin vurulmasıyla beraber riskin daha da büyüyeceği gerçeğini unutmamak gerekir" sözleriyle değerlendirmelerini sonlandırdı.

