Kuriş Suç Örgütünün asıl hedefi ne? FETÖ ile benzer yapılanma: İsrail bankaları üzerinden para transferleri
Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik milyonlarca lira, döviz ve kilolarca külçe altının ortaya çıkmasının ardından örgütün FETÖvari yapısı ise dikkat çekiyor. Yürütülen soruşturma titizlikle sürerken örgütün para trafiği ve yurt dışı bağlantıları A Haber'de masaya yatırıldı. Askeri Stratejist Kemal Olçar, MOSSAD, CIA ve BND gibi istihbarat servislerinin Kuriş Suç Örgütüyle irtibat kurarak Türkiye'yi bölme planı yaptıklarını vurgularken, Emekli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir ise örgütü cunta yapılanmasına benzeterek FETÖ ile aynı siyasi amaçlara sahip olduğunu belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Yapılan operasyonlar çerçevesinde baskın yapılan adreslerden çok sayıda ruhsatsız silah, milyonlarca lira ve dövizlerin yanı sıra örgüt lideri Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanması için düzenlenen operasyonda 200 kilogram külçe altın ele geçirildi.
Soruşturma dosyasına gören tespitlere göre Kuriş Suç Örgütünün Türkiye'yi 17 ayrı bölgeye ayırdıkları ve her bir bölge için özel sorumluların atandığı belirtildi. Öte yandan örgütün sadece dernek ve vakıfların gelirlerinin ticari ortaklıklar ve şirketler üzerinden finansal durumu kontrol ettiği tespit edildi. Örgüt lideri Alihan Kuriş ve beraberinde 33 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 6 şüpheliye adli kontrol tedbiri uygulandı. Firari durumda bulunan Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanması için güvenlik güçlerinin çalışmaları sürüyor.
Kuriş Suç Örgütüne yönelik düzenlenen baskınlarda milyonlarca TL ve dövizin yanı sıra ruhsatsız silah ele geçirildi.
Türkiye'nin günlerdir konuştuğu olayda Kuriş Suç Örgütünün hain FETÖ yapılanması ile benzerliği dikkat çekerken, bu iki karanlık yapının arasındaki bağın perde arkası A Haber'de ele alındı. Konuya ilişkin Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Dış Politika Analisti Dr. Tolga Sakman ve Emekli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir çarpıcı değerlendirmelerde bulunurken ortaya çıkan örgütün tehlikeli boyutuna dikkat çekildi.
2016 KIRILMASI VE İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN SIZMA OPERASYONU
Cemaat içindeki kırılmanın 2016 yılında başladığını vurgulayan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, "2016'da film kopmuş bu cemaatte. Süleyman Hilmi Tunahan, Kemal Kaçar ve arkasından Arif Ahmet Denizolgun... En son 2016'da Ahmet Arif Denizolgun diyor ki, Alihan Kuriş için bu terör örgütleriyle, istihbarat örgütleriyle ve suç örgütleriyle bağlantısı var. O yüzden Fetret Devri'ne benzetiyor bu Alihan Kuriş dönemini. Dolayısıyla 2016'dan itibaren şu oluyor: Süleymancılar diye ifade edilen cemaatin içerisine sızmalar başlıyor. İlk sızan MOSSAD. MOSSAD sızıyor, CIA ile beraber çalışıyorlar, BND de dahil oluyor şimdi bu örgütlere ve Türkiye'yi 17 bölgeye bölüyorlar. Bu bölünme tarzı FETÖ'nün yaptığı tarz, PKK da bölmüştür Türkiye'yi biliyorsunuz. Aralarındaki irtibatı da ulaklar vasıtasıyla sağlıyorlar. FETÖ'den çok büyük ders aldıklarını fark ediyoruz." dedi.
Kemal Olçar, Kuriş Suç Örgütünün FETÖ'den daha tehlikeli olduğunu vurguladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
Olçar, Kuriş Suç Örgütünün FETÖ'nün kullandığı Bylock sistemine benzer Glooper üzerinden irtibat kurduklarını vurgulayarak "FETÖ ve Süleymancılar rakip gibi gözüküyorlar ama iç içe geçmişler artık. MOSSAD, CIA ve BND bunların hepsini örgütlüyor. Alihan Kuriş tarafından bir suç örgütüne dönüştürülen bu yapı, İsrail bankaları üzerinden kaynağı belirsiz paralarla Türkiye'de kaçak yurtlar inşa ediyor ve bu yıkım başlayınca kıyamet kopuyor." diyerek durumu özetledi.
ALMANYA'DAKİ DEV KARARGÂH VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN DİNİ DEĞERLER HEDEFTE
Yapının eğitim faaliyetlerini paravan olarak kullandığına dikkat çeken Dış Politika Analisti Dr. Tolga Sakman, "İlk kuruluşunda cemaat yapısının bir toplumsal desteği var; Kur'an öğretilmesi gibi. Ama bu tip yapılar çok hızlı şekilde başka yapılarla iç içe geçiyor. FETÖ ile benzer yapılanmalar var. İçinde olmasıyla tamamen olması arasında fark var, kazanılmış zemini kullanmak gibi düşünülebilir. Almanya bu tip şeylere fazla destek vermeye başladı. Türkiye'deki muhafazakar taban üzerinden bir nüfuz etme çabası var. FETÖ'de dershanelerden, bunlarda da yurtlardan çıkmış. Bu yapılar ailelerin güvenini kazanarak doğrudan çocuklarla birebir temas etmesiyle çok hızlı nüfuz ediliyor. İstihbarat faaliyetinin öncesinde devamlı haber almak var; çocukların psikolojik yapılarını, aileleri, Türkiye'deki düşünce yapısını öğrenmek temel hedefleri haline geliyor." sözleriyle süreci aktardı.
Mehmet Demir, Kuriş Suç Örgütünün cemaatin içerisinde kurulmuş bir cunta olduğunu istihbarat örgütleriyle bağlantılı olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
CUNTA YAPILANMASI VE SİYASİ OPERASYONLAR
Cemaat içindeki Alihan Kuriş grubunun bir suç örgütü gibi hareket ettiğini belirten Emekli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, "Alihan Kuriş, cemaat içerisinde bir cunta yapılanması oluşturarak Süleymancı cemaatini FETÖ'nün paralel örgütü haline getirmeye çalışmış. 32 yaşındaki bir gencin Kur'an kursu gibi köklü bir cemaatte lider olma ihtimali yoktur çünkü burası maneviyat üzerine bina edildiği iddia edilen bir yerdi. Bu yapı, FETÖ ile aynı siyasi amaçlara sahip. 2019'dan itibaren FETÖ'nün aparatlarıyla birlikte bu Kuriş cuntası da direkt Ekrem İmamoğlu'nu destekledi. MOSSAD, CIA ve Alman istihbarat örgütü BND, Alihan Kuriş cuntasını cemaati örgüt haline getirmek için kullanmış. Almanya'da 70 milyon euroluk genel merkez yapmak, sadece idari maliyetini bile karşılayamayacağınız dev binalar inşa etmek normal değil. Para transferlerinde İsrail bankaları kullanılıyor, İsrail üzerinden paralar transfer ediliyor" şeklinde konuştu.
KÜRESEL TEHLİKE VE TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALAN YAPI
Yapının finansal gücünün ve küresel ağının tehlikelerine işaret eden Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, "Almanya'da yapılan 70 milyon euro olduğu belirtilen binaya bakın. Belki 5 bin odalı bir bina. Burada Kur'an öğretmedikleri kesin. Gizli odalar var, istihbarat örgütlerinin irtibat subayları ve personeli var. Ticari faaliyetler yürüten ofisler var. Burada devasa bir bina, binlerce çalışan, odalar... Şöyle bir tehlike var: Sanki Avrupa'daki bütün bu İslam dernekleri adı altında kurulmuş yapıları bir çatı altında birleştiriyorlar. Kendi sitelerinde VIKZ kendi resmi sitesinde bir çatı örgüt olduklarını ve 3 yapılanması olduğunu söylüyor. Bu yapı Almanya'yı da aşıyor. FETÖ'nün Asya'da, Avrupa'da ve Latin Amerika'da kurduğu küresel yapının bir benzeri." dedi.





