"Alihan Kuriş Suç Örgütü"nün "Glooper" uygulaması deşifre: 3 kademeyle girilebiliyor | Bakan Çiftçi: Hiçbir oluşum hukuktan üstün değil

"Alihan Kuriş Suç Örgütü"nün "Glooper" uygulaması deşifre: 3 kademeyle girilebiliyor | Bakan Çiftçi: Hiçbir oluşum hukuktan üstün değil

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasına ilişkin, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen operasyonun dindarlara, muhafazakarlara veya dini cemaatlere değil, örgüte ve yönetimine yönelik olduğunu söyledi. Çiftçi, örgütün "Glooper" adlı bir uygulama kullandığını ve uygulamaya üç kademeli doğrulama ile girilebildiğini belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi “Hiçbir grup veya oluşum hukuktan üstün değildir” dedi ve dini hassasiyetlerin suç ve çıkar ilişkilerine kalkan yapılmasına devletin asla müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, çeşitli temaslarda bulunmak ve Trendyol Süper Lig'de Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor FK arasında oynanacak karşılaşmayı izlemek üzere Diyarbakır'a geldi.

BAKAN ÇİFTÇİ'DEN "KURİŞÇİLER" AÇIKLAMASI

Bakan Çiftçi, burada yaptığı açıklamada, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı olarak operasyon düzenlediklerini hatırlattı.

Fotoğraf: AAFotoğraf: AA

Çiftçi, operasyonun kapsamına ilişkin, "AK Parti iktidarları döneminde hiçbir dindar insanımıza, hiçbir cemaate, hiçbir muhafazakar kesime kesinlikle operasyon yapılmamıştır." ifadelerini kullandı.

"GENİŞ KESİMLERE YÖNELİK BİR OPERASYON YOK"

Alt kademedeki inanan insanlarla, yapıyı çıkar örgütüne dönüştüren üst yönetimin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Çiftçi, "Burada üst örgüte, üst yönetimine yapılan bir operasyon var. Yani geniş kesimlere yönelik olarak yapılan bir operasyon yok." dedi.

FETÖ GİBİ! 3 DOĞRULAMAYLA GİRDİKLERİ "GLOOPER" UYGULAMASINI KULLANIYORLARMIŞ

Çiftçi, Alihan Kuriş'in 2016 yılında örgütün başına geçtiğini, son dönemde büyük para ve mal varlığı hareketlerinin görüldüğünü belirterek şöyle devam etti:

"Bir dini cemaat, bir akım, örnek veriyorum, gizli bir yazılım kullanır mı? Önceden FETÖ'cüler biliyorsunuz ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı 'Glooper' diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor."

ÖRGÜT FAALİYETLERİ 70 MİLYON EUROLUK MERKEZE TAŞINACAKTI

Almanya'nın Köln şehrinde 70 milyon euro değerinde büyük bir genel merkez yapıldığını da söyleyen Çiftçi, merkezin tamamlanması halinde örgütün bütün faaliyetlerinin buraya kayacağını ifade etti.

Çiftçi, söz konusu yapının daha önce de dikkatle izlendiğini ve bununla ilgili çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "Uygun zamanda örgütün üst yönetimine yönelik bir operasyon yapıldı." dedi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, açıklamasının sonunda operasyonun hedefinin dindarlar, muhafazakarlar veya dini cemaatler olmadığını şu sözlerle vurguladı:

"Burada kesinlikle dindarlara, muhafazakarlara, dini cemaatlere herhangi bir operasyon yok."

"HİÇBİR GRUP VEYA OLUŞUM HUKUKTAN ÜSTÜN DEĞİLDİR"

Bakan Çiftçi, operasyonun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hukukun üstünlüğünden ve kamu düzeninden taviz vermeyeceğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.

Hiçbir grup veya oluşumun hukuktan üstün olmadığını vurgulayan Çiftçi, AK Parti iktidarları döneminde dindar vatandaşlara, inanç gruplarına ve muhafazakâr kesimlere yönelik herhangi bir kısıtlamaya gidilmediğini ifade etti.

Çiftçi, dini değerlerin ve vatandaşların samimi duygularının kullanılarak suç, rant ve çıkar düzeni oluşturulmasına ise devletin müsaade etmeyeceğini kaydetti.

Bakan Çiftçi'nin X hesabından yapılan paylaşımBakan Çiftçi'nin X hesabından yapılan paylaşım

Bakan Çiftçi'nin açıklamasının tamamı şu şekilde:

Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti iktidarları, bugüne kadar hiçbir dindar vatandaşımıza, inanç grubuna veya muhafazakâr kesime yönelik en ufak bir kısıtlamaya gitmemiş; aksine tüm dinî yapılar için tam bir özgürlük iklimi tesis etmiştir. Ancak, yüce dinimizi ve vatandaşlarımızın halis duygularını kendilerine kalkan yaparak karanlık bir çıkar şebekesi kuranlara, devletimizin müsamaha göstermesi asla beklenemez. Devletin kararlılığı, inançlı vatandaşlarımıza değil; bu yapıyı suça, ranta ve karanlık emellere alet eden üst yönetime yöneliktir.

Alihan Kuriş'in 2016 yılında bu yapının başına geçmesinden bu yana yaşanan devasa para ve mal varlığı hareketleri, devletimizin ilgili birimlerince milimetrik olarak izlenmiştir. Sadece dinî hassasiyetlerle hareket ettiğini iddia eden bir yapı, neden üç kademeli doğrulamayla erişilen 'gizli bir iletişim yazılımı' kullanma ihtiyacı hisseder? Geçmişte FETÖ'nün ByLock ihanetinde şahit olduğumuz bu kriptolu ve karanlık yöntemlerin kimler tarafından, ne amaçla kullanıldığını çok iyi biliyoruz.

Şeffaflıktan uzak gizli ajandaları olan her türlü suç örgütü, karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sarsılmaz iradesini ve hukukun gücünü bulacaktır.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin