CHP'de kürsü kapma gerilimi! Kılıçlar çekildi | Partide Silivri gölgesi: "İmamoğlu talimat vermeseydi Özel gitmezdi"
CHP, mahkemenin kurultaya ilişkin verdiği "mutlak butlan" kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuken göreve dönmesinin ardından, TBMM çatısı altında tarihin en sıra dışı krizlerinden biri yaşanıyor. Sabah saatlerinde yaşanan gerilimin ardından Kılıçdaroğlu, açıklamasını CHP Genel Merkezi'nde yaptı. İplerin gerildiği parti içi krizde A Haber'de uzman isimler çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
CHP, mahkemenin kurultaya ilişkin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından siyasi tarihinin en kritik süreçlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Karar doğrultusunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuken yeniden genel başkanlık görevine dönmesi parti içinde yeni bir tartışma başlatırken, gözler TBMM'deki grup toplantısına çevrildi. Toplantı öncesinde Ankara kulislerinde tansiyon yükselirken, Kılıçdaroğlu konuşmasını parti genel merkezinde yapacağını açıkladı. Özgür Özel'in ise grup toplantısında milletvekillerine hitap etmek üzere TBMM'de kürsüye çıktı.
AHABER.COM.TR SICAK GELİŞMELERİ ANBEAN AKTARDI
CANLI ANLATIM
MUHALEFETTE POPÜLİST VE GERÇEK DIŞI SİYASET
Gazeteci Mahmut Övür, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın sosyal medya üzerinden yaptığı, “Yaşananlar CHP’nin iç meselesi değil” açıklamasında değinerek şunları söyledi:
"Tabii öyle diyecek, kendisini öyle savunma noktasına getirecekler çünkü sonuçta siyaset yapıyorlar. Özgür Özel’in ‘Biz burada yolsuzluk yaptık, siyasete kirliliği karıştırdık, arkadaşlarımız belediyelerden rüşvet aldı’ diyecek hali yok"
Övür, Özel’in siyaset tarzını tanımlarken, Mahmut Övür, "Siyasi argüman üzerinden kendisini savunuyor, o yüzden ben deminden beri söylüyorum; popülist, post-truth (gerçek sonrası) siyaset uyguluyor" şeklinde konuştu. Özgür Özel’in, onlarca itirafçının geri adım attığı yönündeki iddialarına da değinen Övür, Mahmut Övür, "Bunun neresinden tutacaksınız? Bir gerçek bir şey söylüyor mu? Söylemiyor" ifadelerini kullandı.
24 YILLIK TANIĞIN GÖZÜNDEN CHP: SİYASET ÜRETEMEYEN BİR YAPI
CHP’nin yıllardır süregelen kronik sorunlarına dikkat çeken Mahmut Övür, partinin AK Parti karşısında gerçek bir alternatif oluşturamadığını belirtti. Mahmut Övür, "Ben 24 yıldır yazıyorum, CHP ile ilgili de çok yazı yazan birisiyim. En yoğun dile getirdiğim mesele şuydu: Siyaset üretin! AK Parti'ye kimse muhatabınız, onun karşısında toplumun nefes alabileceği, en azından farklı bir parti vardır diye yönelebilecek bir partiye dönüşün" sözleriyle ana muhalefetin vizyonsuzluğunu eleştirdi. Partinin bölünmüşlüğünün yeni bir durum olmadığını söyleyen Övür, Mahmut Övür, "CHP zaten ruhen de bölünmüş, fiziken de bölünmüş. Bu bugüne ait de değil, geçmişte de böyleydi. Hep kliklerle, hizipler üzerinden kendisini tarif etmeye çalışıyor" şeklinde konuştu.
EKREM İMAMOĞLU’NUN VESAYETİ VE YOLSUZLUK DOSYALARI
CHP’deki en büyük sorunun "siyasi vesayet" olduğunu belirten Övür, Ekrem İmamoğlu ismine dikkat çekti. Mahmut Övür, "Partiyi kirletme açısından temel problemin olduğu ve vesayeti de oluşturan, Kemal Kılıçdaroğlu da diyor ya; Özgür Özel bir vesayet altındadır. Ekrem İmamoğlu vesayeti... Suç örgütü lideri olmaktan yargılanıyor ve hakkında hakikaten akla izana gelmeyen iddialar var" ifadelerini kullandı. İmamoğlu hakkındaki iddiaların sadece mal varlığıyla sınırlı olmadığını hatırlatan Övür, Mahmut Övür, "Sadece üç villadan bahsetmiyorum; toprak dökümünden tutun da jet-fatura işlerine kadar onlarca iddia var. Şimdi bunun vesayeti altında bir CHP Genel Başkanlığı düşünün, bu yolculuğu götüremezler" sözleriyle partinin geleceğine dair karanlık bir tablo çizdi.
İHRAÇ LİSTESİ VE PARTİ İÇİ TASFİYE OPERASYONU
Programda, Kemal Kılıçdaroğlu kanadının tasfiye edilmek istendiği ve bir "ihraç listesinin" masada olduğu konuşuldu. Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Özgür Karabat ve Turan Taşkın Özer gibi isimlerin hedefte olduğu belirtilirken, ihraç sürecinin nasıl işleyeceği tartışıldı. Mahmut Övür, "Merkez Yürütme Kurulu (MYK) bir karar verir, o tedbirli disiplin kuruluna ihraç ederse Parti Meclisi’ne gitmeden böyle bir yol olabilir mi? Bu isimleri partiden ihraç edecekler" diyerek, parti içindeki büyük temizlik operasyonunun sinyallerini verdi.
SANDIKTA ŞOK ETKİSİ: CHP’NİN KALESİNDE BÜYÜK ÇÖKÜŞ
Son yapılan yerel ara seçim sonuçlarını analiz eden Övür, Özgür Özel ve ekibinin uğradığı büyük hezimeti rakamlarla açıkladı. Özgür Özel’in erken seçimi zorlamak için bu seçimleri bir koz olarak kullanmak istediğini ancak evdeki hesabın çarşıya uymadığını belirten Mahmut Övür, "O kadar büyük hava attılar ki... Bu seçimler alınırsa iktidarı daha çok zorlar dediler. Özgür Özel bizzat gitti miting yaptı, ‘bana oy verin’ dedi. Peki sonuç ne oldu? 5-1!" şeklinde konuştu. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun geçmişte %96 oy aldığı bölgelerdeki düşüşe dikkat çeken Övür, Mahmut Övür, "O yer öyle bir yer ki Kemal Kılıçdaroğlu'na %96 oy verilen bir yer, CHP'ye oyu ise %84. Peki orada CHP şimdi kaç aldı? %52. AK Parti kaç aldı? %42! Yani AK Parti oyunu %2’den %42’ye çıkardı. Bu inanılmaz bir gösterge" ifadeleriyle CHP tabanındaki büyük kopuşu deşifre etti.
MİLLET ÇÖZÜMÜN ADRESİNİ BİLİYOR: AK PARTİ 10 PUAN ÖNDE!
Tüm algı operasyonlarına ve yaratılmaya çalışılan mağduriyet edebiyatına rağmen halkın gerçeği gördüğünü söyleyen Övür, anket sonuçlarına atıfta bulundu. Mahmut Övür, "En önemli sorun ne? Ekonomi deniyor değil mi? Peki kim çözer Türkiye'nin meselesini dendiğinde; AK Parti ile CHP arasındaki oy farkı en az 5'tir ama benim gördüğüm birçok araştırmada 10 puan fark var. Yani millet, problemin nereden kaynaklandığını da biliyor ama kimin çözeceğini de biliyor" sözleriyle, halkın CHP yönetimine güvenmediğini belirtti. Son olarak Özgür Özel ve İmamoğlu ekibinin stratejisini eleştiren Övür, Mahmut Övür, "Bu ekip bir algı oluşturarak, sürekli bir gerilim yaratarak, sürekli kendisini mağdur göstermeye çalışarak bir yolculuk yapmak istiyorlar ama o yolculuk AK Parti'nin 2001'deki yolculuğu gibi olmayacak. Üzerlerindeki yük kıyaslanmayacak kadar ağırdır" diyerek sözlerini noktaladı.
A HABER'DE ÇARPICI YORUM: İMAMOĞLU ÖZEL'E 'CHP GRUBU'NA GİT" DEDİ
A Haber canlı yayınına katılan Gazeteci Mustafa Ertekin, CHP’deki mevcut durumu analiz ederek, "CHP ikiye bölünmüş durumda ama bir de bunu bölen var. CHP’nin içerisinde üçüncü bir el var" ifadelerini kullandı.
Bu gizemli elin varlığının Özgür Özel’in tutarsızlıklarından anlaşıldığını belirten Ertekin, "Özgür Özel Bey'in sürekli fikir değiştirmesinden bunu anlıyoruz. Akşamı sabahına uymayan bir Özgür Özel profiliyle karşı karşıyayız" sözleriyle partideki irade karmaşasına dikkat çekti.

SOKAK ÇAĞRILARININ VE KİRLİ EMELERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ ÇIKIŞININ PERDE ARKASI
Daha önce sokak hareketliliği ve yakılmak istenen ateşle ilgili uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Ertekin, "Sokak çağrılarından, eğitim alan insanlardan ve bunları kimlerin organize ettiğinden bahsetmiştim. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugünkü mesajına baktığımızda, Meclis’e gitmeyeceğini belirten tweet’ini görüyoruz" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun tweet’indeki detaylara değinen Ertekin "Kılıçdaroğlu, 'Topyekün bir halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz' diyor" şeklinde konuştu.
CUMARTESİ GECESİ ATILAN O MESAJLARDA NE VARDI?
Kemal Kılıçdaroğlu ile doğrudan irtibat halinde olduğunu belirten Ertekin "Sayın Kılıçdaroğlu ile Cumartesi akşamı mesajlaştık. Kendisi Meclis’e gitmeye kararlıydı. 'Tabii ki gideceğim Mustafa Bey' dedi. Aynen bu şekilde ifade etti" sözleriyle süreci aktardı.
Ertekin, Kılıçdaroğlu'nun başlangıçta Meclis'te olma niyetini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.
SİLİVRİ’DEKİ ‘ABİ’DEN GELEN KESİN TALİMAT
Kararın nasıl ve neden değiştiğini açıklayan Ertekin "Pazartesi öğleden sonraya geldiğimizde ne oldu? Pazar akşamı Özgür Özel Bey’in morali bozuldu, ara seçimlerden aldığı sonuçla morali çöktü. İşte o üçüncü el, yani Silivri’deki abisi devreye girdi" dedi.
Özgür Özel’in Silivri’ye yaptığı sık ziyaretlere değinen Ertekin "Baba oğul olsalar her Çarşamba ziyaret etmez bir insan, ama Özgür Özel onu lider gördüğü için ediyor. Oradan gelen talimatla 'bu şeye kesinlikle izin verilmesin' denildi" ifadelerini kullandı.

EKREM İMAMOĞLU VE ‘KİRLİ DELEGELER’ MESELESİ
Parti içindeki güç dengelerinin çok karmaşık olduğunu belirten Ertekin, "Özgür Özel aslında burada ikna edilmişti. Hatta bu kirli olarak gördüğü 'pavillon delegelerini' ve birtakım soruşturmalara konu olan belediye başkanlarının hamisi durumundaki Ekrem İmamoğlu’ndan birazcık uzaklaştırma arzusu vardı" şeklinde konuştu. Ertekin, Kılıçdaroğlu’nun "kirlilik" olarak nitelendirdiği bu yapılarla olan mücadelesinin Özel tarafından da kısmen desteklendiğini ima etti.
ARACILAR VASITASIYLA GELEN ‘MUHARREM İNCE’ KORKUSU
İki lider arasındaki görüşme trafiğinin perde arkasını anlatan Ertekin "Özgür Özel zaten söyledi, direkt konuşmayacaklar, aracılarla konuşacaklar. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Ben Muharrem İnce’nin durumuna düşmek istemem' diyerek bu vekiller ve aracılar vasıtasıyla mesajını iletmiştir" dedi.
Ertekin, parti içi çekişmenin ve kurumsal kimliğin zarar görmemesi adına yapılan bu "dolaylı" diplomasinin altını çizdi.
SİNSİ PLAN: ÖNCE PARTİ, SONRA İKTİDAR!
Türk siyasi hayatı için son derece tehlikeli bir sürecin işlediğini belirten Ertekin, "Sinsi plan şuydu; Sayın Kılıçdaroğlu’nun da 'etrafımda fark edemedim' dediği birtakım yapılar, ilk önce partiyi, sonra iktidarı, daha sonra dünyadan destek veren Brüksel’deki abilerini, Londra’daki yandaşlarını ve İspanya’daki yoldaşlarını mutlu edecek adımlar atmaktı" ifadeleriyle küresel bağlantılara işaret etti.
Ertekin, bu sinsi planın Türkiye’yi hedef alan tarihi bir tehdit olduğunu vurguladı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘SUÇLULUK PSİKOLOJİSİ’ VE HEDEF ŞAŞIRTMA ÇABALARI
Özgür Özel’in her bulduğu mikrofona bir gün Kılıçdaroğlu’nu, bir gün Cumhurbaşkanını, bir gün ise Akın Gürlek’i hedef alan sözler sarf etmesini değerlendiren Ertekin "Buna psikolojide suçluluk psikolojisi denir. Yükü kaldıramıyor, kaldıramayınca bahaneyi ayakkabıda, pantolonda buluyor. Aslında kendi güçsüzlüğünü görmeyen bir Özgür Özel profili var" dedi.
Ertekin, Özel’in ruh halinden bir gazeteci olarak şüpheli olduğunu belirterek, CHP’nin iradesinin tamamen Silivri’nin elinde olduğunu Ertekin, "Şu anda kurultaya gidiyoruz dese bile delege hakimiyeti Silivri’dekinin elinde" sözleriyle aktardı.
KILIÇDAROĞLU’NUN ‘ARINMA’ VAADİ VE KURULTAY ÇIKMAZI
Kılıçdaroğlu’nun partiye dönüş amacını net bir şekilde tanımlayan Ertekin, "Sayın Kılıçdaroğlu, 'Ben yüzyıllık partiyi bu duruma düşürenlerden hesap soracağım, arındıracağım' diyor. Ancak arınma sadece kurultayda olmaz; mahalle, ilçe ve il kongrelerinden başlayan bir süreçtir" değerlendirmesinde bulundu.
Ertekin, iradesi fesada uğratılmış delegelerle yapılacak bir değişimin "arınma" değil, sadece bir "tekrar" olacağını sözlerine ekledi.
CHP'Lİ 72 İL BAŞKANINDAN KURULTAY AÇIKLAMASI
CHP'li 72 il başkanı, "Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026'dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir" açıklamasını yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve beraberindeki 72 il başkanı, TBMM'de ortak açıklama yaptı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Bugün demokrasimize ve sandığımıza sahip çıktığımız kritik günde; grup genel kurul toplantımızı onurlandıran, 2 milyon üyemiz ve örgütlerimiz adına 72 il başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.
"ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR"
Ardından 72 il başkanının ortak açıklamasını CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu okudu. Tanburoğlu, "Türkiye'nin kaybedecek vakti yok, önce kurultay, sonra iktidar. Atamızın emaneti Cumhuriyetimizin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna, demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz; atlattığı büyük badirelerde, bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler, kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih, 25 Temmuz 2026'dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz. CHP'de egemenlik kayıtsız, şartsız örgütündür. Seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu'dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi, CHP'yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. En son sözümüz ise 'halkın dediği olur" diye konuştu. (DHA)