CHP'li Tanju Özcan ve Serkan Tuncer ihraç talebiyle disipline sevk edildi | Kılıçdaroğlu il başkanlarını değiştiriyor

CHP'li Tanju Özcan ve Serkan Tuncer ihraç talebiyle disipline sevk edildi | Kılıçdaroğlu il başkanlarını değiştiriyor

CHP'de sular durulmuyor, "değişim" kavgası artık bir siyasi imha operasyonuna dönüştü. Özgür Özel ve ekibi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu köşeye sıkıştırmak ve yönetimi tamamen kilitlemek için Parti Meclisi’nden (PM) toplu istifa kararı alarak "kaos" düğmesine basarken, CHP'li Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın grup başkanvekilliği düştü. CHP Sözcüsü Müslim Sarı ise 12 Haziran 2026 tarihli MYK toplantısının ardından kritik kararları açıkladı. Partide olağan kurultay süreci resmen başlarken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi. Öte yandan CHP Genel Merkezi'nden gelen son kulis bilgilerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir, Manisa, Kars il başkanlarını değiştirme kararı aldığı belirtildi.

Ana muhalefette sular durulmuyor, krizin dozu her geçen gün artıyor. CHP Genel Merkezi'nde dün yapılan MYK ve bugünkü kritik Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesi partide adeta 'ateş hattı' kuruldu. Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 milletvekilini ihraç etme kararının ardından, Özgür Özel ekibinden 28 Parti Meclisi üyesi istifa etti.

SICAK GELİŞMELER DAKİKA DAKİKA A HABER'DE

CANLI ANLATIM

KILIÇDAROĞLU CHP İL BAŞKANLARINI DEĞİŞTİRİYOR

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ihraç süreçlerinin başlamasıyla birlikte örgütlerdeki hareketlilik en üst seviyeye tırmandı. Son kulis bilgilerini paylaşan A Haber Muhabiri İlter Yeşiltaş, "Özellikle tabii ihraç süreci başladı Cumhuriyet Halk Partisi'nde. İl örgütlerinde de değişim kaçınılmaz haliyle ve bu anlamda edindiğim kulis bilgisini hemen paylaşayım. İzmir'de, yine Manisa'da ve Kars olmak üzere başta bu iller olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinde bir değişikliğe gidilecek." sözleriyle örgütlerdeki büyük değişimin fitilinin ateşlendiğini duyurdu. Özellikle İzmir İl Başkanı’nın Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki çıkışlarının genel merkezde büyük bir infiale neden olduğunu vurgulayan İlter Yeşiltaş, "Başka il başkanları tabii ki burada en önemli isimler. Özellikle İzmir İl Başkanı'nın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yaptığı değerlendirmeler, açıklamalar tabii ki haliyle bir tepkiyle de karşılanmış durumda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde." ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU’NUN DÖRT AŞAMALI HAKİMİYET PLANI

Parti içinde kontrolü yeniden ele almak isteyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, adım adım ilerleyen çok katmanlı bir yol haritası izlediği ortaya çıktı. Stratejik bir kuşatma operasyonunu andıran bu sürece dair detayları aktaran İlter Yeşiltaş, "Kemal Kılıçdaroğlu bir yol haritası belirledi. Öncelikli olarak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde bir hakimiyet, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi grubunda, daha sonra belediyelerde, örgütlerde hakimiyet... Böyle bir yol haritası var önünde ve buna dair de adımları atmaya başladı Kemal Kılıçdaroğlu." şeklinde konuştu. Bu plan doğrultusunda il örgütlerindeki değişimin kaçınılmaz olduğunu belirten Yeşiltaş, "Nihayetinde il örgütlerinde de bir değişim bekleniyordu. Özellikle başta İzmir olmak üzere Manisa, Kars'ın da aralarında bulunduğu bazı illerde il başkanları değişecek." dedi.

OPERASYONUN TAKVİMİ NETLEŞTİ: HAFTAYA SOMUT ADIMLAR GELİYOR

Kulislerde konuşulan bu köklü değişimin ne zaman hayata geçeceği ise merak konusuydu. İlter Yeşiltaş, değişimin çok yakın bir tarihte gerçekleşeceğini müjdeleyerek, "Tabii bu değişim ne zaman olacak? Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki haftalarda geç bir zamanda olmayacak, onu söyleyelim. Önümüzdeki hafta bu anlamda somut adımların atılabileceği kulislerde konuşuluyor." bilgisini paylaştı. CHP içindeki bu "sıcak temas" trafiğinin, önümüzdeki günlerde partinin vitrininde ciddi sarsıntılara yol açması bekleniyor.

TANJU ÖZCAN İÇİN İHRAÇ KARARI VE BELEDİYELERDE DENETİM KISKACI

Sadece il başkanları değil, belediye başkanları düzeyinde de disiplin mekanizmasının sert bir şekilde işletildiği görüldü. Özellikle Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile ilgili sürecin MYK’da resmiyet kazandığını ifade eden İlter Yeşiltaş, "Diğer yandan bazı belediye başkanlarıyla ilgili de yine değerlendirmeler söz konusuydu ki zaten bugünkü MYK toplantısında ihraç yönünde kararlar alındı. İşte Tanju Özcan'ın ihracı mesela bekleniyordu. Geçtiğimiz hafta, geçtiğimiz günlerde bu yönde bir kulis bilgisi gelmişti ve nihayetinde MYK'da yapılan değerlendirmelerde Tanju Özcan'la ilgili bir ihraç süreci başlatıldı." sözleriyle süreci aktardı. Bununla da yetinilmeyerek tüm belediyeler için yeni bir kontrol mekanizması kurulduğunu belirten Yeşiltaş, "Diğer belediyelerle ilgili de yine değerlendirmeler olacak. Belediyelerle ilgili bir denetim mekanizması oluşturuluyor Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Yani tam anlamıyla Kemal Kılıçdaroğlu partide geldi ve hakimiyeti sağlamak üzere bir strateji üzerine hareket ediyor." dedi.

"KILIÇDAROĞLU’NU TANIMAYANLA YOL YÜRÜNMEYECEK"

Yapılan bu operasyonların siyasi arka planında, mevcut genel başkan Özgür Özel ve yönetimine yönelik bir güç savaşı yattığı değerlendiriliyor. Kılıçdaroğlu’nun kendine sadık bir yapı kurma arzusunda olduğunu vurgulayan İlter Yeşiltaş, "Yani Kemal Kılıçdaroğlu'na, mevcut yönetime yönelik bazı söylemler... Tabii ki Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini genel başkan olarak görmeyen il başkanlarıyla çalışmama yönünde bir karar alması gayet doğal. Bu amaçla gerçekleşen değişimler tabii ki siyasi mesajlar olabilir. Nihayetinde değişim yaşanacak olan illere baktığımızda bu tabii ki siyasi bir mesaj, Özgür Özel ve yönetimine yönelik de bir mesaj içeriyor şeklinde değerlendirilebilir." cümleleriyle CHP’deki tarihi hesaplaşmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

İKİ BELEDİYE BAŞKANINA İHRAÇ TALEBİ

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmelerine karar verildiğini bildirdi.

CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında toplandı. Parti genel merkezindeki toplantı 2 saat sürdü.

MYK'de daha önce partiden ihraç edilen ve mutlak butlan kararıyla ihracı yok hükmünde sayılan görevinden uzaklaştırılan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'nin yeniden ihracına karar verildi.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, MYK toplantısına ilişkin bilgi verdi.

MYK'de ülke gündeminin yanı sıra CHP'de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını aktaran Sarı, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Dün gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında alınan olağan kurultay kararı doğrultusunda, kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin görevlendirmelerin yapılmasına karar verilmiştir. Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmelerine karar verilmiştir."

BAŞARIR VE GÜNAYDIN'IN GÖREVLERİ SONA ERDİ

CHP'de kurultay sonrası başlayan tartışmalar Meclis'e de yansıdı. TBMM'nin resmi internet sitesinde yapılan güncelleme, parti içindeki güç mücadelesine ilişkin yeni bir gelişmeyi gündeme taşıdı. Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın grup başkanvekili unvanlarının sistemden kaldırılması dikkat çekti.

MECLİS SİTESİNDEKİ DEĞİŞİKLİK DİKKAT ÇEKTİ

A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu, yaşanan gelişmenin artık kulis bilgisi olmaktan çıktığını belirterek, "Aslında resmileşti de, kulis bilgisi olarak değerlendirmek şu aşamada yanlış olur. Meclis internet sitesine girdi, artık grup başkanvekili olarak yer almıyorlar" ifadelerini kullandı. Ağaoğlu ayrıca, "Gökhan Günaydın ile Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri de böylece düşmüş oluyor. İşte resmen bu, Meclis'in internet sitesine de girdi" dedi.

CHP'NİN SANDALYE SAYISINDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ

Parti içindeki süreçlerin Meclis aritmetiğini de etkileyebileceği belirtiliyor. Ağaoğlu, "9 milletvekilinin CHP üyeliği de düşeceği için sandalye sayısının da düşmesini bekliyoruz. Meclis internet sitesinde 138 olarak görünüyor ancak bu sayının 129'a düşmesini bekliyoruz" açıklamasını yaptı.

Bu gelişmenin gerçekleşmesi halinde CHP'nin Meclis'teki temsil gücünde önemli bir değişim yaşanabileceği değerlendiriliyor.

KOMİSYON ÜYELİKLERİ DE ETKİLENEBİLİR

Yaşanan sürecin yalnızca grup yönetimiyle sınırlı kalmayacağı ifade edildi. Tülay Ağaoğlu, "Meclis'teki komisyon üyeliklerinden de düşüşler olacak. Bu isimler komisyonlarda da CHP adına yer alamayacaklar" bilgisini paylaştı. Bu durumun, komisyon çalışmalarında partinin etkinliğini doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

KILIÇDAROĞLU'NUN GRUP TOPLANTISI MESAJI

Parti içindeki liderlik tartışmaları sürerken gözler Kemal Kılıçdaroğlu'nun atacağı adımlara çevrildi. Ağaoğlu, "Kılıçdaroğlu önümüzdeki salı grup toplantısı yapacağım diyor. Her ne koşulda olursa olsun gruba geleceğini ifade etti" sözleriyle mevcut tabloyu aktardı.

ALİ MAHİR BAŞARIR VE GÖKHAN GÜNAYDIN'A BÜYÜK ŞOK

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın'ın 'grup başkan vekili' ünvanları TBMM'nin internet sitesinden kaldırıldı.

CHP'de tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilen 9 milletvekili arasında bulunan Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile ilgili TBMM'de süreç başlatıldı. CHP Genel Merkezi'nin, bu isimlerin partideki görevlerinden uzaklaştırıldığına ilişkin yazısının TBMM Başkanlığı'na ulaşmasının ardından, TBMM'nin internet sitesinden Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın 'grup başkan vekili' ünvanları silindi. İki ismin grup başkan vekilliği makam odalarının da boşaltılması bekleniyor.

CHP SÖZCÜSÜ SARI: PARALEL YAPI OLUŞTU

CHP Sözcüsü Müslim Sarı katıldığı bir televizyon programında ihraç sürecini ve parti içindeki çatışmaya yönelik açıklamalarda bulundu. Sarı 

"GÜNDEMİMİZDE BÖYLE BİR BAŞLIK YER ALMADI"

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'nun ihraç iddialarına yanıtlayan Müslim Sarı, "Toplantımızda ihraçları konuşmadık. Şu an gündemimizde böyle bir başlık yer almadı" şeklinde konuştu.

Sarı açıklamalarının devamında; "21 Mayıs'tan itibaren bir süreç yaşıyoruz, biz zorunlu ve hukuki süreci yürüten arkadaşlar olarak diğer arkadaşlarımızı dışlamadan kolektif aklı çalıştırarak, mevcut hukuk düzeni içerinde ama kendi siyasal yaklaşımlarımızı içerecek şekilde bir orta yol bulalım, konuşalım ve diyalog mekanizması oluşturmak istedik." dedi. 


"BİZ EL UZATTIKÇA ONLAR YUMRUK SIKTI" 

Müslim Sarı Kılıçdaroğlu yönetiminin ortak nokta bulmak adına çaba harcadığını ve Özel cephesinden gelen hamlelerle sabote edilmeye çalışıldığını belirterek; "Diyalog heyeti kurmak istedik. Bu konuda MYK'da karar aldık. İyi niyetli girişimler oldu. Partimizde görev yapan abilerimiz ve 3 belediye başkanı orta yol bulmak istedi. Ancak bu girişimler olumlu sonuçlanmadı. Diyalog kapısını açık tutuştuğumuz halde biz el uzattıkça arkadaşlar yumruk sıktı. Bu bizim açımızdan zorlu bir süreç. İyi niyetli çabaları gösterdik. Tükendiğimiz yerde öyle bir noktaya geldik ki bir çeşit iki başlılık oluştu partide." ifadelerini kullandı. 

"PARALEL YAPI OLUŞTU"

Sarı açıklamalarının devamında Kemal Kılıçdaroğlu'nun Grup Toplantısı'nın ardından Özel'in de toplantı planlamasına değinerek; "Bir CHP Genel Merkezi var ve bayramlaşma için bir gün belirliyor, arkadaşlarımız aynı gün ve aynı saatte bir gün belirliyor. Grup toplantısı yapacağımızı söylüyoruz biz ve arkadaşlarımız grubu gelmeye meyyal olmadığı halde sırf bu duyuruyu yaptığımız için gelelim, gurup toplantısı yapalım ve Genel Başkanı konuşturmayalım noktasına geliyor. Bir çeşit paralel yapı oluştu." dedi. 

"HİÇBİR KURUM ÇİFT BAŞLI YAPIYA MÜSAADE ETMEZ"

Müslim Sarı verdiği demeçte parti içindeki ayrışmaya ilişkin Özel cephesine mesaj vererek CHP kimliğine zarar verecek hamlelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Sarı "Ben CHP Parti Sözcüsü'yüm ama başka bir arkadaş da CHP Parti Sözcüsü olarak televizyonlara çıkıp demeç veriyor. MYK üyelerimiz var, başka bir yerde MYK toplantısı yapıyorlar. Hiç bir kurum çok başlı, daha doğrusu ikili yapıya müsaade etmez. Rövanşist bir anlayışta değiliz. CHP'de itiraz kültürü, parti içi muhalefet, siyasal mücadele hep var ama CHP'nin kırmızı çizgileri de var. Bu kırmızı çizgileri onun kurumsal yapısı. Hiçbirimiz CHP'nin kurumsal yapısının örselenmesine izin veremez." şeklinde konuştu. 

YARGI SÜRECİNDEKİ "STRATEJİK HATA": KURULTAYIN ÖNÜNÜ KENDİLERİ KAPATTI

CHP’li Zeynel Emre, partinin tüzüğündeki kritik bir noktaya parmak basarak krizin fitilini ateşledi. CHP’li Zeynel Emre, "Partimizin tüzüğünün madde 24, görevin boşalması: Parti Meclisi'nde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisi'ne bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan, 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır. Madde bitiyor, bir istisnası yok. Butlan olursa, tedbir olursa, şu olursa, bu olursa diye bir şey yazmıyor" sözleriyle, istifaların ardından kurultayın bir zorunluluk olduğunu savundu.

Bu noktada devreye giren Hukukçu Av. Hadi Dündar, konunun teknik detaylarına inerek, "Burada iki tane önemli husus var. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti tüzüğü ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun zamanında oluşmuş bir parti tüzüğü; 2018 yılındaki parti tüzüğünün 24. maddesinin 3. bendi. Yani daha sonra tüzük kurultayı da oldu. İzleyicilerimizin kafasında 'Daha sonra tüzük değiştirildi, o geçersizdir' diye bir algı oluşmasın. Sayın Kılıçdaroğlu zamanındaki tüzükten bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.

GENEL MERKEZİN "HAYIR" DEME HAKKI VE ASLİYE HUKUK YOLU

Tüzükte yazan kuralların uygulanmaması durumunda yaşanacak hukuk mücadelesini anlatan Av. Hadi Dündar, "Burada 'Genel Başkan bu kararı alır' diye bir ibare durumu söz konusu. Eğer Genel Başkan, tüzüğün maddesindeki bütün şartlar taşınsa dahi 45 gün içerisinde kurultayı toplantıya çağırmazsa, götürmezse o zaman istifa edenler mahkeme yoluna başvurabilir. Çünkü kendiliğinden düşme gibi bir durum söz konusu değil. Eğer genel merkezin aldığı yanlış bir karar varsa, bu yanlış karara karşı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yolunun tutulması gerekiyor. Bütün kural böyle işlemektedir" şeklinde konuştu. Dündar, PM üye sayısı 39’a düştüğünde Genel Başkan’ın kurultay kararı alabileceğini ancak almadığı takdirde yargı denetiminin devreye gireceğini vurguladı.

"KAYYUM" ÇELİŞKİSİ: HEM TANIMIYORLAR HEM TÜZÜĞE UYUN DİYORLAR

Özgür Özel yanlılarının Kılıçdaroğlu’na yönelik "kayyum" nitelendirmesini sert bir dille eleştiren Av. Hadi Dündar, "Zeynel Emre'nin söylediği şey; bir parti tüzüğüne göre olağanüstü bir kurultaya gitmek istiyorlar. Ancak ortada bir mahkeme kararı varsa ve siz mahkeme kararıyla gelen bir kayyum olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu kamuoyuna gösteriyorsanız, o zaman bu tüzük kanun maddesine de başvuramazsınız. Madem mahkeme kararıyla gelen bir kayyum olduğunu söylüyorsanız, kayyum tek kişidir. Ve geldiğinde Parti Meclisi de önemli değil, Yüksek Disiplin Kurulu da önemli değil, MYK da önemli değil. O parti, yeni bir kurultay, yeni bir seçim dönemine girene kadar o kayyum kendi görevine devam eder. Yeri geldiğinde Sayın Kılıçdaroğlu'na 'kayyum' deniliyor, yeri geldiğinde de seçilmiş bir Genel Başkan gibi 'tüzüğe de uyması gerektiğini' söylüyorlar. Kendi içlerinde bir çelişkiye düşüyorlar" diyerek siyasi tutarsızlığa dikkat çekti.

YARGI SÜRECİNDEKİ "STRATEJİK HATA": KURULTAYIN ÖNÜNÜ KENDİLERİ KAPATTI

Sürecin neden kilitlendiğine dair dehşet verici detayları paylaşan Av. Hadi Dündar, "Sayın Kılıçdaroğlu neden bu olağanüstü kurultaya gitmiyor? Sayın Özgür Özel'den dolayı gitmiyor. Sayın Özgür Özel, tahminimce bilinçli bir şekilde, mahkeme karar verdiği gün, kararın açıklandığı gün daha mesai bitmeden gittiler, karara itiraz ettiler. Temyiz sürecini başlattılar. Bu burası çok önemli. Çünkü eğer bir mahkeme kararı olmamış olsaydı, tüzüğün 48. maddesine göre delegelerin 5'te 1'inin imzasıyla kurultaya gidebilirlerdi. Delegeler zaten sizden yanaydı ve 800-900 tane delege imzası toplayabiliyorsunuz. Ancak bunu yapmadılar çünkü bir mahkeme kararı var. Mahkeme kararı olduğu için de karar sonuçlanıncaya kadar bir kurultayın olmaması gerekiyor" sözleriyle Özgür Özel ekibinin hamlesinin kurultayı imkansız hale getirdiğini ifade etti.

YARGITAY SAVCISININ "GİTMEYİN" UYARISI NEDEN DİKKATE ALINMADI?

Siyaset koridorlarında yankılanan "akıl tutulması" tartışmalarına eski bir savcının uyarısını hatırlatarak ekleme yapan Av. Hadi Dündar, "Hamdi Bey biliyorsunuz Ömer Faruk Eminağaoğlu –sık sık onun görüşüne başvuruda bulunurlar– o uyardı. Dedi ki: 'Sakın Yargıtay'a gitmeyin.' Kendisi çünkü eski Yargıtay savcısı. 'Giderseniz Yargıtay'daki temyiz süreci sonuçlanana kadar Kılıçdaroğlu orada oturur ve siz kurultay yapamazsınız' uyarısında bulundu. Buna rağmen gittiler. Ama her şeyi algı operasyonuna sokuyorlar. Netice itibariyle de hem gidiyorlar oraya müracaat ediyorlar, şimdi de çıkıp 'Niye kurultaya gitmiyorsun?' diyorlar. E nasıl gidecek adam? Gittin, elini kolunu bağladın. Yargıtay daha karar vermeden kurultaya gidemez ki" şeklinde konuştu.

SİLİVRİ VURGUSU VE GİZEMLİ TALİMATLAR: KARAR NEREDE ALINDI?

Mahkeme kararı öncesinde yaşanan garip gelişmelere değinen Av. Hadi Dündar, "Bence bu mahkeme kararı çıkmadan önce bir ara konuşuluyordu, 'mahkeme kararı çıkacak olumlu yönde mutlak butlan şeklinde' diye. O andan itibaren bence yeni bir parti kararı alındı. Artık o az önce bahsettiğiniz gibi Silivri'den mi alındı, başka bir yerden mi alındı... O yeni parti kararı alındığı için burada işte o Yargıtay süreci devreye girmiş oldu. Çünkü bunu bilmemelerinin imkanı yok" ifadeleriyle, kararın arkasında farklı odakların olabileceği imasında bulundu.

TOPLU İSTİFALARIN HUKUKİ KARŞILIĞI: 27 PM ÜYESİ NEDEN BOŞA DÜŞTÜ?

Parti Meclisi’ndeki toplu istifaların neden sonuçsuz kaldığını açıklayan Dündar, "Bugün 27 tane PM üyesi birden istifa etmediler mi? Ettiler. Aynı tüzüğün 24. maddesi şunu söylüyor; diyor ki: '3'te 2 oranında eğer toplu bir istifa durumu söz konusu olursa PM'de...' 60 kişiden 21 kişi yani istifa ederse, o zaman ne olacaktı? 45 gün içerisinde olağanüstü kurultaya gitmen gerekiyor. Bakın, kendi tüzükleri, kendi ortaya koydukları kurallar. Ancak bunları bilmelerine rağmen çıkıp ne yaptılar? Temyiz sürecini başlattılar. Temyiz süreci varken bunu uygulayamazsınız" dedi.

ŞAİBELİ DELEGELER VE İRADE SATIŞI: MAHKEMENİN "MENFAAT" TOKADI!

Dündar, mahkemenin CHP’li delegeler hakkındaki ağır tespitlerini şu sözlerle aktardı:

"Olağanüstü bir kurultaya şu an Cumhuriyet Halk Partisi giderse, bu davanın herhangi bir anlamı kalmaz. Çünkü 21. ve 22. Olağanüstü Kurultaylarda İstanbul delegelerini çıkarttırıp yaptırdılar. Mahkeme bunları kabul etti mi? Etmedi. Niye? Çünkü bu davanın temel noktası delegelerin iradesinin sakatlanması. Orada oy kullanan delegeler zaten kendi iradelerini, tabiri caizse menfaat karşılığında satmış. Mahkeme, 'kendi iradesini satan, suç işleyen bir delegeyle sen bir partinin iç demokrasisini ya da Türkiye demokrasisini tesis edemezsin' diyor. Mahkeme süreci devam ederken bu delegelerle kurultay yapamazsınız."

HUKUKİ ÇIKMAZDA SON PERDE: TEMYİZE GİTMESELERDİ NE OLURDU?

Hadi Dündar, Özgür Özel ve ekibinin önündeki kaçırılan fırsatı, "Eğer Özgür Özel ve arkadaşları deseydi ki: 'Tamam, biz bunu kabul ediyoruz. Mahkeme böyle bir karar verdi, temyize gitmiyoruz.' Sayın Kılıçdaroğlu da daha sonra gitmemiş olsaydı, dosya kapanmış olsaydı, dava kapanmış olsaydı; Cumhuriyet Halk Partisi delegelerini kabul etmiş olurdu. Gitmeselerdi 15 gün içerisinde karar kesinleşecekti ve kurultaya gitmenin önünde hiçbir engel kalmayacaktı" sözleriyle özetleyerek, CHP’deki krizin hukuki bir satranç oyununa dönüştüğünü vurguladı.

KILIÇDAROĞLU: BANA HAKARET EDENLERİ ALLAH’A AVALE EDİYORUM

CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen kritik Parti Meclisi toplantısında en önemli gündem maddelerinden biri, peş peşe gelen istifalar oldu. Ancak Genel Merkez kanadı bu istifalara adeta kapıyı kapattı. A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, Parti Meclisi toplantısında bu istifaların mevcut haliyle hiçbir anlam ifade etmediği net bir dille belirtildi. Genel merkez yetkilileri, bu istifa dilekçelerinin verilmesi gereken yerin genel merkez olmadığını vurgulayarak, istifaların hukuki geçerlilik kazanması için istinaf mahkemesine yapılması gerektiğini ifade ettiler. Genel merkeze sunulan kağıtların siyasi bir karşılığı olmadığı dile getirilirken, bu hamle muhalif kanada yönelik bir hukuk salvosu olarak yorumlandı. Toplantı sonrası konuşan Kılıçdaoğlu, konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunurken, kendisi hakkında başlatılan hakaret olaylarına yanıt vererek “Allah’a havale ediyorum” dedi.

LİSTEDEKİ KRİTİK İSİM: YAŞAR SEYMAN İSTİFA ETMEDİ!

Toplantının en çarpıcı detaylarından biri ise istifa ettiği iddia edilen isimler üzerindeki sayısal belirsizlikti. Daha önce Özgür Özel ve yanındaki isimlerin topluca istifa ettiği yönündeki bilgiler kamuoyuna yansımış, istifa edenlerin sayısı 28 olarak belirtilmişti. Ancak bugün yapılan toplantıda bu rakamın 27 olduğu ortaya çıktı. Bu sayısal farkın merkezindeki isim ise Yaşar Seyman oldu. Yaşar Seyman, kamuoyundaki iddiaların aksine istifa etmediğini bizzat deklare ederek Parti Meclisi toplantısındaki yerini aldı. Bu durum, istifa cephesinde bir çatlak olduğu yorumlarını da beraberinde getirdi.

KILIÇDAROĞLU’NDAN MUHALİFLERE 'KEŞKE'Lİ GÖNDERME

Tam 2,5 saat süren ve her dakikası yüksek tansiyonla geçen toplantıda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıkarak süreci en başından itibaren değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, toplantıya katılmayan ve istifa ettiğini açıklayan isimlere yönelik sitemkar bir dil kullandı. Kemal Kılıçdaroğlu, "Keşke onlar da burada olsalardı ve sürece, sürece ilişkin katkıda bulunmaları söz konusu olabilirdi" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, eleştirilerin dışarıda değil, parti kurulları içinde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

"BANA HAKARET EDENLERE KİNİM YOK"

Toplantının en duygusal ama bir o kadar da stratejik anları, Kılıçdaroğlu’nun şahsına yönelik eleştirilere verdiği yanıttı. Kendisine karşı sert bir muhalefet yürüten isimlere karşı hoşgörü mesajı veren Kemal Kılıçdaroğlu, "Bana hakaret edenlere kinim yok. Onları Allah'a havale ediyorum" sözleriyle aktardı. Kılıçdaroğlu, şahsi bir kavgadan ziyade ilkeli bir duruş sergilediğini belirterek, "Benim karşı çıkışım kurumsal bir karşı çıkış" şeklinde konuştu.

ÖZGÜR ÖZEL İLE 'SORUN YOK' MESAJI

Genel başkanlık yarışı ve parti içi muhalefetin odak noktasında bulunan Özgür Özel hakkında da ilk kez bu kadar net konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında bir kişisel husumet olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Özgür Bey'le bir sorunum yok benim" diyerek partideki bölünme iddialarına karşı bir nebze de olsa yumuşatıcı bir tavır sergiledi. Ancak bu sözlerin siyasi rekabetin sertliğini azaltıp azaltmayacağı henüz merak konusu.

YENİ PARTİ TARTIŞMALARINDA SERT RÜZGARLAR

Toplantının bir diğer sıcak başlığı ise kulislerde dolaşan "başka bir parti kurulacağı" veya "başka bir partiye geçileceği" yönündeki iddialardı. Bu konu gündeme geldiğinde Kılıçdaroğlu’nun tavrı oldukça sertleşti. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP çatısı altındayken bu tür konuların tartışılmasının dahi kabul edilemez olduğunu belirterek, "CHP'deyken bu konunun tartışılması son derece yanlış" ifadelerini kullandı. Bu çıkış, parti içi disipline verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi.

OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇİN HUKUKİ ÇIKMAZ

Koltuk tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, kalıcı olmadığını ancak değişimin de usulüne uygun olması gerektiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, "Sonsuz, sonsuza kadar genel başkan olacak değilim. Olanaklar varsa olağanüstü kurultay için de gereği yapılabilir" şeklinde konuştu. Ancak Kılıçdaroğlu’nun bu kapıyı açık bırakmasına rağmen, Genel Merkez hukukçularının görüşü oldukça katı. Hukukçular, mevcut yasal ve tüzük süreçleri göz önüne alındığında "kesinlikle kurultay, olağanüstü kurultay bu süreçte yapılamaz" görüşünde birleşiyor.

YARIN KRİTİK MYK TOPLANIYOR: İHRAÇLAR MASADA MI?

CHP’de sular yarın da durulmayacak. Yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplanacak ve bu toplantının ana gündem maddesi yine "ihraçlar" olacak. Daha önce 9 milletvekilinin ihracıyla sarsılan partide, yeni bir tasfiye operasyonunun yapılıp yapılmayacağı konuşuluyor. Ancak Özgür Özel’e yönelik bir ihraç kararı olup olmayacağı sorusuna Kılıçdaroğlu’nun kurmayları çok net bir cevap veriyor. Kurmaylar, kesinlikle Özgür Özel’in ihracının gündemde olmadığını belirtirken, "Genel başkanlık unvanını tartıştırtmayız" diyerek partinin otoritesini koruyacaklarının mesajını verdiler.

MECLİS VE DİSİPLİN HATTINDA BEKLEYİŞ

Parti içindeki bu kaosun yargı ve Meclis boyutu da hareketli. Yüksek Disiplin Kurulu’nun ne zaman toplanacağı belirsizliğini korurken, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden Meclis Başkanlığı’na kritik yazılar yazılmış durumda. Genel Merkez şimdi gözünü Meclis’ten gelecek hamleye dikmiş durumda. Öte yandan, olağanüstü kurultay için imza veren ancak bugünkü Parti Meclisi toplantısına katılarak "buradayız" diyen Ali Öztunç, Gürsel Erol, Mehmet Tüm ve Oğuz Kaan Salıcı gibi isimlerin varlığı, partideki çok sesliliğin ve gerilimin devam edeceğinin en net kanıtı olarak kayıtlara geçti.

"PARTİDE İKİ BAŞLILIK OLUŞMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, PM gündemiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Sarı'nın söylemlerinin satırbaşları şöyle:

"PM, katılanların salt çoğunluğuyla karar alacak. CHP MYK’sının belli işleri yapabileceği, belli işleri ise yapamayacağı açık. Bu konuda 16. madde, siyasi partilerde olağanüstü durumlarda partinin en üst karar organının, partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldıracak değişiklikler dışında bütün işleri yapabileceğini söylüyor.

 

Bu yüzden konu son derece açık. Bu istifalar karşılığında PM’nin düşmüş sayılması hukuken mümkün değildir. Ama bu, kurultay yapılamayacağı anlamına da gelmiyor. Biz de duruş olarak bu süreçten çıkmanın bir kurultayla mümkün olacağını başından beri düşünüyor ve paylaşıyorduk.

Genel Başkanımız, bildiğiniz üzere kurultay takviminin PM’de gündeme geleceğini ve yeni bir yol haritası konulacağını söylemişti. Önyargısız şekilde, kendi siyasi açılarımızla partinin önüne nasıl bir yol koyacağımızı düşünüyorduk. Fakat biz, mevcut arkadaşlarla birlikte bir yol haritası konuştuk.

Genel Başkanın çizdiği yolda, ortaya koyduğu iradenin arkasında durduğumuzu ve bunun ardından bir kurultay takvimi ortaya koymak istediğimizi paylaştık. Siyasi değerlendirmeler var. Partinin yetkili organları MYK ve PM’dir ama başka birimlerimiz de var. Yetkili organlarda da siyasal görüş alışverişi olacaktır.

Bugün PM’de olağan kurultay sürecini başlatma yönünde karar aldık.

Neden olağanüstü değil de olağan kurultay? Olağanüstü kurultay için tarih belirlemek lazım ancak mahkeme süreci nedeniyle bu tarih belirlenemiyor. Ortada kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve bunun ne zaman kesinleşeceğini öngöremiyoruz. O yüzden bir tarih veremiyoruz.

Ama kurultaysız kalmamak için en azından olağan kurultay takvimi sürecinin başlatılması gerektiğini kararlaştırdık. Mahkeme kararına kadar hareketsiz kalmayız. O sırada mahkemenin de bir karar vereceğini düşünüyoruz.

Sürece ilişkin değerlendirmeler yapacağız. Yarın da bir MYK toplantısı gerçekleştireceğiz.

Disiplinle ilgili yeni bir değerlendirme yapılmadı. Partide iki başlılık oluşmasına izin vermeyeceğiz."

CHP'Lİ BAŞARIR: İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUZ

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM'de basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Başarır, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla kendisi hakkında verilen ihraç kararına ilişkin, "Beni ihraç edemezler, beni ancak millet ihraç edebilir. CHP olarak öncelikle milleti en tepeye koyarız, sonrasında yetkili kurullarımız vardır; en yetkili kurul kurultay, Parti Meclisi ve milletvekili grubudur. Bakın delegelerimizin yüzde 90'ı, 'Kurultay yapalım' diyor. Bugün itibariyle Parti Meclisi düştü. 60 kişilik Parti Meclisi 29'a düştü. Bu da bir kurultay sebebidir ve milletvekili grubunun yüzde 90'ı, 'Kurultay' diyor. Bunlara rağmen saray tarafından yönetilen bir kişi; millete, Parti Meclisi üyelerine ve TBMM grubuna karşı direnç gösteriyor. Bizleri ise ihraç edecekmiş. Üzülerek söylemek isterim ki, bu AKP ile iş birliği yapılarak bizlere uygulanan bir kumpastır. Bu kişi partimize vasi olarak atanmıştır. Hukuku, parti tüzüğünü, Meclis iç tüzüğünü hiçe saymıştır. Ben yanında bir avuç bulunan o arkadaşlara sesleniyorum; daha fazla suç işlemeyin, millete kötülük yapmayın, millet sizden daha fazla nefret etmesin. Bu yüzden gelin kurultayı toplayın. Sizler bizi ihraç ettiğinizi düşünürsünüz ama bu millet bizi ihraç etmez. 8 arkadaşımı ve beni bağlayan 86 milyon ve 2 milyon parti üyemizdir. O yüzden ihraç kararını tanımıyoruz, tanımayacağız" ifadelerini kullandı.

"KİMSE SİZİ MUHALEFET OLARAK KABUL ETMİYOR"
Partisine kumpas düzenlendiğini öne süren Başarır, "Türkiye'nin, muhalefetin, bu ülkeyi seven insanların önünden çekilin. Eğer illa bir kurulu bir yerde toplayacaksınız, sarayın bin 116 odası var, gidin orada işinize bakın. Artık bu parti ve Meclis'te kimse sizi muhalefet olarak kabul etmiyor. Kemal Bey utan diyeceğim ama şu ana kadar göremedim. Evinin önündeki bankta oturma, Kızılay'da, Kuğulu Park'taki bankta otur, bakalım millet sana ne diyor? Arkadaşlarımız ve bizler, bu partiye yıllarımızı verdik. Kemal Bey bu partinin üyesi bile değilken Umut Akdoğan afiş asıyordu. Ben ise 17 yaşında 92 açılış kurultayındaydım. Şimdi sen mi bana ömür biçeceksin" diye konuştu

İSTİFA LİSTESİ AHABER.COM.TR'DE

CHP’de Parti Meclisi’nden istifa edenler listesine ahaber.com.tr ulaştı.

İşte Özel'in ekibindeki 28 kişilik liste... 

1- Sevgi Kılıç 2- Selin Sayek Böke 3- Erbil Aydınlık 4- Ednan Arslan 5- Zeynel Emre 6- Yunus Emre 7- Gökçe Gökçen 8- Özgür Karabat 9- Ulaş Karasu 10- Aylin Nazlıaka 11- Hakkı Süha Okay 12- Sezgin Tanrıkulu 13- Gamze Taşcıer 14- Yüksel Taşkın 15- Bülent Tezcan 16- Seyit Torun 17- Pınar Uzun Okakın 18- Aylin Yaman 19- Emre Yılmaz 20- Gökhan Zeybek 21- Hüseyin Yaşar 22- Ayşe Eser Danışoğlu 23- Umut Akdoğan 24- Veli Ağbaba 25- Fethi Açıkel 26- Nurhayat Altaca Kayışoğlu 27- Aysu Bankoğlu 28- Yaşar Seyman

CHP'DE PARTİ MECLİSİ TOPLANTISI BAŞLADI

Cumhuriyet Halk Partisi'nde Manisa Milletvekili Özgür Özel'in ekibinden 28 parti meclis üyesinin istifası sonrası parti meclisi toplantısı başladı.  Hangi kararların alınacağı merakla bekleniyor. 

CHP’Lİ ŞİMŞEK: PARTİ MECLİSİ’NDE 5 KİŞİ DE KALSA HAYAT DEVAM EDER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, PM toplantısı öncesi genel merkezde basın mensuplarına açıklama yaptı.

Şimşek, mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini belirterek, "Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi’nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan Merkez Yönetim Kurulu'nun almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. 63 B Tüzük 5’inci madde, burada amir hüküm açık. Meclis İç Tüzüğü Grup 74’üncü madde de diyor ki ‘Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir'" ifadelerini kullandı.

CHP'DE KURULTAY TOPLANACAK MI?

 CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Özgür Özel ve ekibinin PM'den istifası sonrası açıklama yaptı. Parti Sözcüsü Sarı, "Parti Meclisi toplantımızı yapacağız, her koşulda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Müslim Sarı, "Tedbir kararı oldukça kurultay toplanamaz, hem de hiçbir yolla" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL VE EKİBİNDEN KILIÇDAROĞLU’NU DEVİRME OPERASYONU: SİYASİ AYAK OYUNLARI A HABER’DE DEŞİFRE EDİLDİ!

Güne bomba gibi düşen son dakika gelişmesiyle CHP’de adeta bir iç savaşın fitili ateşlendi. Özgür Özel ve ekibi, bugün yapılması planlanan Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde 28 ismi istifa ettirerek yönetimi işlemez hale getirdi. Bu stratejik hamlenin perde arkası A Haber'de aralandı.

 "BU BİR AKIL OYUNU SÜRECİDİR"

A Haber canlı yayınına katılan Hukukçu Avukat Mehmet Yılmazer, CHP’deki bu kaosu "akıl oyunları" olarak tanımlayarak dehşet uyandıran bir analize imza attı. Mehmet Yılmazer, "Açıkçası tabii bir akıl oyunları süreci yaşanıyor Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Bu akıl oyunları sürecine baktığımızda, 28 kişinin istifasıyla aslında Parti Meclisi'nin toplantı yeter sayısını ortadan kaldırmaya, hatta karar yeter sayısını ortadan kaldırmaya yönelik bir hamle bu." ifadelerini kullandı. Yılmazer, bu hamlenin sadece bir istifa değil, yönetimin elini kolunu bağlamak için kurgulanmış profesyonel bir abluka olduğunu vurguladı.

İHRAÇLARI ENGELLEME PLANI

İstifaların zamanlaması, partideki tasfiye operasyonuna karşı bir kalkan oluşturma çabasını da ortaya çıkardı. Mehmet Yılmazer, "Dün 9 kişi ihraç edildi. Özellikle Özgür Özel'e yakın Grup Başkanvekillerinin de içerisinde olduğu 9 kişi ihraç kararıyla Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti. Parti Meclisi'nin onayını istiyorlardı; onay çıkmaması ve Parti Meclisi'ni çalıştırmamak adına bu hamleyi yapıyorlar." şeklinde konuştu. Yılmazer’e göre bu girişim, hukuku arkadan dolanarak disiplin süreçlerini sabote etme amacı taşıyor.

KURULTAY ZORLAMASINDA KARANLIK STRATEJİ

Özgür Özel ve ekibinin asıl hedefinin kurultayı zorlamak olduğunu belirten Mehmet Yılmazer, delegeler üzerinden yürütülen süreci şu sözlerle aktardı: "Bir şekilde kurultaya zorlamak adına bir hamle yapıyorlar. Kurultaya gidebilmek için zaten delege sayısını tutturmaları ve ona göre olağanüstü kurultay çağrısı yapabilirlerdi; bunun önünde hiçbir engel yoktu. Ama muhtemelen bu sayıyı tutturamadılar ki böyle bir yola gidiyorlar." Mehmet Yılmazer, bin imzaya ulaşıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu yüzden partiyi kaosa sürükleyerek koltuğu hedeflediklerini belirtti.

TÜZÜK MADDELERİYLE SAVAŞ: 45 GÜN İÇİNDE KURULTAY MECBURİYETİ Mİ?

Özgür Özel’in iletişim ekibi tarafından sosyal medyada paylaşılan tüzük maddeleri, tartışmanın hukuki zeminini daha da ısıttı. Sunucu, paylaşılan metni aktarırken, "CHP Tüzüğü Madde 24'ün 3. bölümüne göre, Parti Meclisi'nde boşalan üyelikler yedeklerle doldurulur. Ancak üye sayısı tam sayının üçte ikisinin altına düştüğü takdirde Genel Başkan 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır. Kurultaya gidilmesi zorunludur." ifadeleriyle Özel cephesinin dayanağını açıkladı. Bu hamle, Kılıçdaroğlu’nu köşeye sıkıştırmak için atılan en somut adım olarak nitelendiriliyor.

KILIÇDAROĞLU’NDAN "TEDBİR" HAMLESİ GELEBİLİR: MAHKEME YOLU GÖRÜNDÜ

Mehmet Yılmazer, bu tüzük hamlesine karşı Kılıçdaroğlu yönetiminin sessiz kalmayacağını ve yargı yoluna başvurabileceğini öngördü. Mehmet Yılmazer, "Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin kurultaya gitmemek için ihtiyati tedbir kararı alması mümkün olabilir. Mahkemeye başvurması gerekir. Aksi takdirde kurultay süreci başladığında bu sürecin durdurulması için bir tedbir talebinde bulunulması gerekecektir. Bu süreci muhtemelen yöneteceklerdir." sözleriyle hukuk savaşının yeni başladığına işaret etti.

 "SİYASİ BİR ÇETE GİBİ DAVRANIYORLAR"

Mehmet Yılmazer, programın ilerleyen dakikalarında Özgür Özel ve ekibine yönelik eleştirilerini en sert boyuta taşıdı. Mehmet Yılmazer, "Özgür Özel ve çetesi maalesef bir siyasi çete gibi davranmaktadır. Türkiye’nin kurucu partisini yönetilemez hale getirmeye çalışıyorlar. Bu bir hakkın kötüye kullanımıdır. Siyasi bir hamledir, hukuka uymaya çalışan bir ekibin hamlesi değildir." ifadelerini kullandı. Yılmazer, yaşananları "ayak oyunu" olarak nitelendirerek, bu yapının Türkiye’nin ana muhalefet partisini ipotek altına almaya çalıştığını vurguladı.

 

"PM YİNE DE TOPLANACAK"

Özgür Özel ekibi, CHP Parti Meclisi'nden istifa etme kararı aldı. Mutlak Butlan kararıyla göreve döndürülen 57 üyeden 28'i istifa etti.

"PM YİNE DE TOPLANACAK"

İstifaların ardından açıklamada bulunan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, "PM yine de toplanacak." dedi.

 

ÖZGÜR ÖZEL EKİBİNDEN PARTİ MECLİSİ'NDEN İSTİFA KARARI

Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 milletvekilini ihraç etme kararının ardından, Özgür Özel'in kurmayları Parti Meclisi'nden (PM) istifa etme kararı aldı. CHP'de Özgür Özel ekibinden 28 Parti Meclisi üyesi istifa etti.

Parti Tüzüğü'ne göre, Parti Meclisi üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi halinde 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor.

DOKUZ İSİM ATEŞ HATTINDA: PM ÜYELERİNE TASFİYE OPERASYONU

İhraç istemiyle disipline sevk edilen isimlerin kimlikleri ve partideki konumları, krizin ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor. İhraç listesindeki kritik isimleri sıralayan  A Haber muhabiri Oğuzhan Gültekin, "Bu 9 ismin 4'ü özellikle Parti Meclisi üyesiydi. Bunlar; Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan ve Veli Ağbaba gibi Parti Meclisi içerisinde bulunan isimlerdi." şeklinde konuştu. Bu isimlerin ihraç istemiyle görevlerinden uzaklaştırılmaya çalışılmasının, mevcut PM yapısını doğrudan hedef aldığı vurgulanıyor.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN KARŞI ATAK: 28 İSİM AYNI ANDA İSTİFA ETTİ

Kılıçdaroğlu yönetiminin ihraç hamlesine, Özgür Özel cephesinden "siyasi darbe" niteliğinde bir yanıt geldi. PM’nin işleyişini tamamen durdurmayı amaçlayan bu hamleyi detaylandıran Oğuzhan Gültekin, "Bu atılan adıma karşılık Özgür Özel cephesinden yeni bir hamle geldi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin mutlak butlan kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi'nin 57 üyesinden 28'inin istifa etme kararı aldığını belirttiler." sözleriyle yaşanan depremin boyutunu aktardı. Bu toplu istifaların, partiyi bir "karar alamama" sürecine soktuğu ifade ediliyor.

TÜZÜK SAVAŞLARI: 24/3 MADDESİYLE KURULTAY ZORLAMASI

Özgür Özel ve ekibinin istifa hamlesinin arkasında yatan teknik ve hukuki kurnazlık, CHP tüzüğündeki kritik bir maddeye dayanıyor. Sürecin matematiksel arka planını anlatan Oğuzhan Gültekin, "Böylece parti tüzüğüne göre, özellikle 24'e 3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş sayılıyor deniliyor." ifadelerini kullandı. Bu hamleyle, Kılıçdaroğlu yönetiminin meşruiyetinin tüzük üzerinden sorgulanmaya açıldığı görülüyor.

KRİTİK RAKAM 40: KURULTAY KAPISI ARALANIYOR MU?

CHP’de kurultayın toplanması için gereken üye sayısı, şu an partinin en büyük tartışma konusu haline gelmiş durumda. Tüzükteki sayısal zorunluluğu açıklayan Oğuzhan Gültekin, "Parti tüzüğüne göre özellikle Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının üçte ikisinin yani 40'ın altına düşmesi durumunda, 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur ifadeleri yer alıyor." şeklinde konuştu. 28 istifa ile bu sayının altına düşüldüğü ve Kılıçdaroğlu’nun başka seçeneğinin kalmadığı iddia ediliyor.

KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN SERT DİRENİŞ: "KURULTAY TOPLANAMAZ"

Genel Merkez yönetimi ise bu istifalara ve kurultay baskısına karşı geri adım atmıyor. Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin hukuki tezlerini aktaran Oğuzhan Gültekin, "Kılıçdaroğlu cephesi de bir değerlendirme yaptı. Özellikle Parti Meclisi üyelerini kurultayın seçtiği yönünde bir bilgi var. Kurultaya gidilemeyeceği için şu anda böyle bir durumun söz konusu olamayacağı savunuluyor." sözleriyle partideki kör düğümü anlattı.

ADLİYE KORİDORLARINDA CHP SAVAŞI: TEDBİR KARARI ENGELİ

Krizin sadece parti binalarında değil, mahkeme salonlarında da devam edeceği anlaşılıyor. Mevcut yönetimin hukuki barikatını aktaran Oğuzhan Gültekin, "Kılıçdaroğlu cephesi burada özellikle parti içerisinde, parti üstünde bir tedbir kararı varken kurultayın toplanamayacağı tezini savunmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı. Bu durum, CHP'nin önümüzdeki günlerde yoğun bir hukuk savaşına sahne olacağını kanıtlıyor.

ZEYNEL EMRE’DEN MEYDAN OKUMA: "17 YETİYORDU, BİZ 28 ALDIK"

Özgür Özel ekibinin operasyondaki kararlılığı, yapılan açıklamalarla bir kez daha tescillendi. Değişimci kanadın sayısal gövde gösterisini aktaran Oğuzhan Gültekin, "Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen Zeynel Emre, 'Biz 17 kişinin istifası gerekiyordu kurultay için ama biz 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı." şeklinde konuştu. Ayrıca Zeynel Emre'nin, bugün yapılacak PM toplantısına katılarak sürecin yanlış olduğunu haykıracak 10’a yakın arkadaşıyla birlikte gövde gösterisi yapacağı belirtiliyor.

ANA MUHALEFETTE BELİRSİZLİK HAKİM: ÇALIŞMALAR DURACAK MI?

Partideki bu iç savaşın ardından yönetimin nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Son durumu özetleyen Oğuzhan Gültekin, "Bundan sonraki süreçte özellikle Parti Meclisi'nin toplanacağı ve çalışmaların olağan şekilde devam edeceği yönünde Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden açıklamalar var. Ancak tüzük maddelerine göre PM’nin üçte ikisinin istifası halinde kurultay şartı savunulmaya devam ediyor." sözleriyle belirsizliğin altını çizdi. CHP’de "sıcak temas" sürerken, Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki bu tarihi hesaplaşmanın galibinin kim olacağı henüz bilinmiyor.

KILIÇDAROĞLU'NDAN "OLAĞAN KURULTAY" HAMLESİ

Parti içinde yaşanan kaosun gölgesinde toplanacak olan PM, CHP'nin en yüksek karar organı olması sebebiyle büyük önem taşıyor. Toplantıda ele alınacak başlıkların başında ise yönetim krizi ve kurultay takvimi geliyor. A Haber Ankara İstihbarat Şefi Arzu Fidanverdi, "CHP yönetimi şu an itibarıyla kritik bir virajdan geçiyor. PM, CHP'nin en önemli karar alma organlarından bir tanesi. Alınacak kararlar ve verilecek mesajlar, parti içinde nasıl bir denge kurulacağının işareti olarak değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU'NDAN "OLAĞAN KURULTAY" HAMLESİ
Mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bugünkü toplantıda nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu. Kılıçdaroğlu tarafının süreci zamana yaymak istediği konuşulurken, Fidanverdi, "Mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun olağan kurultay sürecini başlatma kararı açıklaması bekleniyor" sözleriyle Kılıçdaroğlu cephesindeki planı aktardı.


ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİ "OLAĞANÜSTÜ KURULTAY" DİYOR
Öte yandan, değişimcilerin başını çeken Özgür Özel ve ekibi, delegelerin iradesine başvurulması konusunda ısrarcı. Parti içindeki bölünme, kurultayın yönteminde düğümlenmiş durumda. Arzu Fidanverdi, "Özgür Özel ekibinin PM'den olağanüstü kurultay kararı çıkmasını beklediğini ifade edelim. Kılıçdaroğlu yönetimine göre ise yargı kararı kesinleşmeden olağanüstü kurultay yapılması mümkün değil. Ancak olağan kurultay takviminin başlatılması yönünde bir engel bulunmuyor" değerlendirmesinde bulundu.


DELEGE YAPISI SIFIRLANACAK MI?
Parti içindeki en büyük tartışmalardan biri de mevcut delegelerin durumuna dair. Kılıçdaroğlu kanadı, mevcut yapının hukuki açıdan sakatlandığını iddia ederek "tazelenme" istiyor. Arzu Fidanverdi, "Kılıçdaroğlu kanadı, mutlak butlan kararıyla delege iradesinin sakatlandığını, mevcut delege ile olağanüstü kurultaya gidilemeyeceği için delegenin sıfırdan yenilenmesi gerektiği görüşünü taşıyor" ifadeleriyle partideki delege krizine dikkat çekti.
Saat 13.00'te başlayacak olan bu kritik toplantı, CHP'de yeni dönemin şifrelerini verecek. Tüm bu soruların yanıtları, CHP PM toplantısı sona erdiğinde netlik kazanacak.

CHP'DE KRİTİK GÜN! GÖZLER PM TOPLANTISINDA

CHP Genel Merkezi'nde dün (10 Haziran) gerçekleştirilen kritik toplantının ardından 9 milletvekili ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti. CHP'deki bu tarihi tanıklık bugünde kritik bir aşamaya geçecek. Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi'ni (PM) acil toplantıya çağırdı. A Haber muhbiri İlter Yeşiltaş, "Parti Meclisi toplanacak ve MYK'nın talebi üzerine bu isimlerle ilgili ihraç kararı verilecektir" sözleriyle sürecin nasıl işleyeceğini aktardı.

CHP içinde kılıçların çekildiği dün 9 isim tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi ve görevden alındı.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı açıklamasında "9 arkadaşımız, parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere YDK'ya sevk edilmiş bulunuyor." dedi.

Özgür Özel ile ilgili de konuşan Sarı, "Özel ile ilgili değerlendirme daha sonra yapılacak" ifadelerini kullandı. Öte yandan ihraç kararı sonrası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan "Şaibeli olan para pul işine giren aklanıp gelsin" açıklaması geldi.

CHP'de 9 isim tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi ve görevden alındı.

KRİTİK PARTİ MECLİSİ : BÜYÜK GÜN
CHP'deki bu tarihi tanıklık bugünde kritik bir aşamaya geçecek. Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi'ni (PM) acil toplantıya çağırdı.

A Haber muhbiri İlter Yeşiltaş, "Parti Meclisi toplanacak ve MYK'nın talebi üzerine bu isimlerle ilgili ihraç kararı verilecektir" sözleriyle sürecin nasıl işleyeceğini aktardı. Parti tüzüğüne göre, milletvekilleri ve belediye başkanları hakkındaki ihraç kararlarının PM oylamasıyla netleşmesi gerekiyor.

SAYISAL ÜSTÜNLÜK SAVAŞI: KİMİN KAÇ ÜYESİ VAR?
PM içindeki dengeler ise adeta bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda. Kılıçdaroğlu cephesi sayısal üstünlükten emin görünürken, diğer kanat da geri adım atmıyor. İlter Yeşiltaş, "Genel Merkez kaynakları, 31 Parti Meclisi üyesinin kendilerinden yana olduğunu ifade ediyorlar" şeklinde konuştu.

 

 

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin