
"KELİME-İ TEVHİD" BAYRAĞI TAŞIYAN KİŞİYE YUMRUKLU SALDIRIDA BULUNULMASI
Ömer Çelik, İstanbul'da düzenlenen "Şehitlerimize Rahmet, Filistin'e Destek, İsrail'e Lanet" yürüyüşünün ardından "Kelime-i Tevhid" bayrağı taşıyan bir kişiye yumruklu saldırıda bulunulması, ardından başlayan "hilafet" tartışmalarına ilişkin soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu, hem cahillik hem barbarlık, Kelime-i Tevhid bayrağıyla hilafet bayrağının ne ilgisi var. İlgili kişi, Gazze mitingine katılmış, İsrail'i lanetlemiş, Filistinlilere sahip çıkmış. Elinde Kelime-i Tevhid, 'la ilahe illallah Muhammedün Resulullah' yazan bir bayrak var diye, 'bu bir hilafet talebidir ve anayasal düzene karşı kalkışma suçudur, o mitingde bu bayrağı taşıyanların hepsi de böyle yapmıştır' diyorlar. Bu absürt, saçma, mantıksızlık zincirini üretenler de barolar. Suç duyurusunda bulunuyorlar, bunlara izin veren İstanbul Valisi'ne de suç duyurusunda bulunuyorlar."
"ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜ KÖTÜDÜR, HER TÜRLÜ ŞİDDETİN REDDEDİLMESİ LAZIM"
Dünyanın her tarafında Gazze ile ilgili müthiş bir vicdan, insanlık dayanışmasının ortaya çıktığına işaret eden Çelik, İsrail'in bu küresel propagandası çerçevesindeki Gazze'deki durumun "Müslüman olanlar-olmayanlar" tartışması haline getirilmeye çalışıldığını ve bu zihin yanlışlığının yanında saf tutulmaması gerektiğini aktardı.
Çelik, "Gencin tutuklanmasını hukuken doğru buluyor musunuz?" sorusuna, şu sözlerle yanıt verdi:
"Bunu ben hukuken değerlendiremem ama bildiğim şu, bir vatandaşımıza yumruk atılmış, yüzü kan içerisinde ve bana göre bunun mutlaka bir müeyyidesi olması lazım. Şiddete karşı çıkmak konusunda kesin prensibimiz olması lazım, çifte standart olmaz. En çok şuna üzüldüm, kadına yönelik şiddete karşı çıkan bazı muhalif partilerdeki kadın siyasetçi arkadaşlarımız, bu şiddeti savundular. Çok üzüldüm buna. Şiddetin her türlüsü kötüdür ve her türlü şiddetin reddedilmesi lazım."
"GENÇLERE ŞİDDETİN YOLUNU ÖNERMEK KADAR BÜYÜK BİR KÖTÜLÜK YOKTUR"
İnsanların beğenmediği, adaletsiz bulduğu bir meseleden dolayı diğerine şiddet uygulamasının söz konusu olamayacağını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
"O yumruğu atan gence söylenmesi gereken şudur; 'Senin bu yaptığın yanlıştır. Az, cahilce bir bilgiyle ve fanatik duygularla gittin birisine şiddet uyguladın. Hayatının sonuna kadar bir daha bunu yapmamalısın, bu yaptığından da utanç duymalısın.' Bunu demek yerine gidip de 'çok iyi yaptın, yumruk attın, rejimi, Cumhuriyet'i korudun' gibi şeyler söylenmesi son derece yanlıştır. Gençlere şiddetin yolunu önermek kadar büyük bir kötülük yoktur. 'Bu gencin attığı yumruk iyi bir şeydir' diyen kim varsa, bunu kim savunuyorsa, bu ülkeye de, bu ülkenin gençlerine de kötülük ediyordur."
"MAALESEF FAY KIRIKLARINA OYNAYAN PEK ÇOK EYLEM, SÖYLEM GELİŞTİRİLİYOR"
"Hilafet" tartışmalarına yönelik soru üzerine de Çelik, böyle bir gündemlerinin asla olmadığının, rejim değişikliği meselesine de sonuna kadar karşı olduklarının altını çizdi.
Çelik, Anıtkabir'de bir kişinin Cumhuriyet rejimine karşı slogan atmasına da değinerek, şunları kaydetti:
"Niye Anıtkabir'de birisi bu sloganı atar, bunun herhangi bir şekilde doğal olmasını kabul etmek mümkün mü? Bu memlekette maalesef fay kırıklarına oynayan pek çok eylem, söylem geliştiriliyor ama zaman içerisinde gördük ki toplumumuz, bütün bunları aşacak olgunlukta. Bunlar defalarca görüldü, Türkiye'yi belli bir atmosfere sokmak isteyen, özellikle seçimlere dönük olarak yapılmak istendiğinde...
Biz en önemli mücadelemizi şan ve şerefle Cumhuriyet'imizin demokrasiyle taçlanması, demokrasinin önündeki vesayetin, engellerin kaldırılması için verdik. Bizim bugün temel meselemiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olma vasfının güçlendirilmesinden ibarettir."
"BÖYLE BİR KONU HİÇBİR YERDE GÜNDEME GELMEDİ"
Çelik, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin demokrasiyle taçlanmasının mücadelesini verdiklerinin altını çizdi.
"AK Parti içerisinde, kendi aranızda hilafet konuşmuyorsunuz o zaman" şeklindeki değerlendirme üzerine Çelik, "Ben bugüne kadar böyle bir şeye hiç rastlamadım, hiçbir yerde de gündeme gelmedi. Mesela, bazı farklı konularda uzmanları dinliyor, konuşuyoruz. En son yakın zamanlarda bazı hocalarımızı çağırıp, kuantum fiziği konuştuk. Her konuda uzman birisi olduğunda zaman zaman çağırıp, konuşuyoruz ama hiç böyle bir tartışma duymadım, herhangi bir şekilde böyle bir konu gündeme gelmedi. Ancak demokrasinin toplumsal hayatta daha derinleşmesi, şehir siyasetiyle demokrasi ilişkisinin daha güçlü kurulması için neler yapmak gerektiğine dair çok kapsamlı konuşmalar yaptık." diye konuştu.
AK Parti Sözcüsü Çelik, üniversitelerde bazı gençlerin kendilerini ifade etmek, istediğini söylemek konusunda endişeler yaşadığını söylediğinin belirtilmesi üzerine, nefret suçu ve nefret siyaseti olmadığı müddetçe her konunun rahatça konuşulabilmesi gerektiğini vurguladı.

"HEPİMİZİN SOYADI TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR"
Türkiye'de gençlerin kendini ifade edebilmesi için birçok çalışma yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini belirten Çelik, Türkiye Yüzyılı'nın aynı zamanda gençlerin yüzyılı olduğunu, ifade hürriyeti, kendini ifade etme kabiliyetinin gelişmesinin, ülkenin bekası, milletin geleceği açısından da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Çelik, şöyle konuştu:
"Ön yargılarımız, adlarımız, meşreplerimiz, mezheplerimiz, ideolojilerimiz farklı olabilir, hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bu çatı hepimiz için büyük bir nimettir. Etrafımıza bakalım, kan, gözyaşı var, sandık, demokrasi, Cumhuriyet yok. Önce sahip olduklarımız üzerinden gidelim, bunlara sahibiz ve bunlar üzerinde titizlenelim. Ortak değerlerimizi birbirimizi ayrıştırmak için değil birbirimizi kucaklamak, el sıkışmak için değerlendirelim. Yumruk yumruğa konuşacağımız bir şey yok."
Ömer Çelik, ailelerin çocuklarına verebileceği en önemli prensibin de şiddetsiz bir dünya olduğunu, konuşmanın kendisinin başlı başına bir değer olduğunu vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhur İttifakı açısından esas olan Cumhurbaşkanı'mızın ifade ettiği 'Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak' ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz." dedi.
Çelik, canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Kamuda torpil yapıldığı iddialarına ilişkin soruya Çelik, "Bakan Yardımcısı arkadaşımız Ramazan (Can) Bey'e haksızlık ediliyor. Çünkü hepimizin elinde yüzlerce not vardır her gün. Hepimizin görevlendirdiği bir arkadaşımız sadece bu işe bakar. Yani bu notların değerlendirmesi... Belli bir kesimden not gelmiyor sadece. Hangi toplantıya gitsek, nerede bulursak vatandaşımız haklı olarak bunu iletiyor. Bu da demokrasinin iletişim kanallarından bize özgü olanlarından bir tanesi. Partimizde sadece vatandaşlarımızın taleplerini alan ilgili bir ofis var. Torpil şikayetlerinin bize iletilmesi, bunları takip etmemizi kolaylaştırır." diye konuştu.
Federasyon ve yerel yönetimle ilgili açıklamaların sorulması üzerine Çelik, "Cumhur İttifakı açısından esas olan, Cumhurbaşkanı'mızın ifade ettiği 'Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak' ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz. Bu tartışmalar Türkiye'de yapıldı ve yapılıyor. Bu, ayrı bir mesele ama ben aynı zamanda şunu söylemek isterim; dünyanın başka ülkelerinde demokrasi geliştirmek için gündeme getirilmiş olan federasyon, özerklik, bölgesel yönetim gibi prensipler Türkiye'de demokrasiyi zehirleyen ve aslında demokrasi karşıtı bir mekanizma olarak gündeme geliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'de ikinci sınıf vatandaşın olmadığını, bütün vatandaşların birinci sınıf olduğunu vurgulayan Çelik, "Dolayısıyla federasyon ya da bölgesel yönetimi Türkiye için iyi bir şey olarak önermek son derece yanlıştır. Bu, Türkiye'de olmayan bir bölünmeyi beraberinde getirir. Olmayan bir ayrışmayı beraberinde getirir." ifadelerini kullandı.

"PAZAR GÜNÜ İSTANBUL ADAYIMIZI AÇIKLAYACAĞIZ"
Çelik, AK Parti'nin İstanbul ve Ankara adaylarınızın belli olup olmadığına ilişkin soru üzerine, "Pazar günü İstanbul adayımızı açıklayacağız. Cumhurbaşkanı'mız bugün ifade etti. Büyükşehir ve il adaylarımızın açıklanacağı için büyük oranda bu çalışmalar şu anda tamamlanmıştır. Cumhurbaşkanı'mız bir konuşma yapacaklar. İstanbul ve İstanbul'a mücavir iller açıklanmış olacak. Daha sonraki hafta seçim beyannamemizi açıklayacağız ve kalan adaylarımızı açıklamış olacağız. Seçim beyannamemizi açıkladıktan sonra resmen yerel seçim çalışması için sahaya inmiş oluyoruz." dedi.
Çelik, genel seçimlerden önce bir araya gelen altılı masadaki partilerin artık birbirlerini ihanetle suçladıklarını söyleyerek "Bu altılı masanın, yedili masanın bileşenlerinin hepsinin milletten özür dilemesi lazım. Şimdi 'Bilseydim onu desteklemezdim, bunu desteklemezdim.' diyorlar. Mayıstan bugüne kadar geçen 7-8 ayda bu kadar ağır yanılgı ortaya koyanların millete ciddi bir özür borcu var." değerlendirmesinde bulundu.