Son dakika: Başkan Erdoğan Ukrayna dönüşü gazetecilere konuştu! Dünya barışı için Putin ile görüşecek: Zaporijya 2. Çernobil olmasın

Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti sonrası yurda döndü. Uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail ve Mısır'la yeni ilişkiler ile Suriye'deki terör operasyonları hakkında konuştu. "ABD 'Ben terörü beslemedim' diyemez" ifadelerine yer veren Başkan Erdoğan, vakti geldiğinde Suriye'ye operasyon yapılabileceğini belirtti. Ukrayna'daki gelişmeleri de değerlendiren Başkan Erdoğan, Zaporijya'nın ikinci bir Çernobil olmaması için Putin'den mayınların sökülmesini isteyeceğini söyledi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyaretinde gerçekleştirdiği 3'lü zirve sonrası Türkiye'ye döndü. Uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeleri değerlendirdi. İç siyasette ise CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun iftiralarına tepki gösteren Başkan Erdoğan, "İnşallah 2023'te milletim sandıkta buna bir kez daha dersini verecek." dedi.
Başkan Erdoğan soru-cevap öncesi yaptığı Ukrayna ziyareti değerlendirmesinde 3'lü görüşmenin önemine değindi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, "Üçlü görüşmede, Ukrayna tahılının ihracı amacıyla kurulan mekanizmanın faaliyetlerinin artırılarak sürdürülmesi için atılabilecek adımlar üzerinde durduk." ifadelerine yer verdi.

UKRAYNA ZİYARETİ DEĞERLENDİRMESİ
İşte Başkan Erdoğan'ın gazetecilerin sorularını almadan önce yaptığı değerlendirme;
Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski'nin davetine icabetle Lviv'e yaptığım çalışma ziyaretini tamamladık. Bu, savaşın başlamasının ardından Ukrayna'ya gerçekleştirdiğim ilk seyahat oldu. Sayın Zelenski'yle yaptığımız görüşmelerde ikili ilişkilerimizi tüm veçheleriyle ele aldık.
Tabii yaklaşık altı aydır devam eden savaş, görüşmelerimizin ana konusunu teşkil etti. Dayanışmamızın, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğimizin süreceğini kendisiyle bir kez daha paylaştım. Savaşın diplomasi ve müzakereler yoluyla çözümü için elimizden gelen katkıyı sağlamaya devam edeceğimizi de ifade ettim. Aynen Soçi ziyaretimde Sayın Putin'e söylediğim gibi, Sayın Zelenski'ye de aralarındaki görüşmeye ev sahipliği yapabileceğimizi hatırlattım.
Ayrıca ziyaretimiz sırasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in de katılımıyla üçlü bir toplantı yaptık. Üçlü görüşmede, Ukrayna tahılının ihracı amacıyla kurulan mekanizmanın faaliyetlerinin artırılarak sürdürülmesi için atılabilecek adımlar üzerinde durduk. Diplomatik sürecin canlandırılması için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ettim.
Ziyaretim vesilesiyle, savaşın Ukrayna'da neden olduğu fiziki yıkımın boyutlarını ve Ukrayna'ya yardımlarımızı da masaya yatırdık. Bugüne kadar olduğu gibi Ukrayna'nın yeniden imarı sürecinde de Türkiye'nin yanlarında olacağını ifade ettim. Sayın Zelenski de gerek ülkemizin güçlü desteği gerekse diplomatik çabaları karşısında memnuniyetini dile getirdi.
Ziyaretimiz vesilesiyle Ticaret Bakanlığımız ile Ukrayna Altyapı Bakanlığı arasında bir iş birliği muhtırası imzalandı. Muhtıra, Ukrayna'nın yeniden imarı çalışmalarında bizlere rehberlik edecektir.
Stratejik ortağımız Ukrayna ile iş birliğimizin daha da güçlendirilmesi için her düzeyde temaslarımızı sürdürmek hususunda mutabık kaldık. Görüşmelerimizin, bölgemiz için, küresel barış ve istikrar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI AÇIKLAMASI
Savaşın başından beri aldığınız bir inisiyatif vardı. Bu Antalya Diplomasi Forumu ile başladı, İstanbul'da devam etti. Daha sonra tahıl koridoru anlaşması sonucunu verdi. Bu görüşmeleri Putin, Zelenski ve BM Genel Sekreteri arasında ikili ve üçlü şekilde sürdürüyorsunuz. Önümüzde BM Genel Kurulu var. Siz açıklamanızda atıfta bulundunuz. Bugünkü üçlü görüşmenin odak noktasında savaşın nasıl nihayete erdirilebileceğinin olduğunu söylediniz. BM Toplantısı'na kadar bu yönde bir sonuç bekliyor musunuz? Zelenski'den aldığımız izlenim nedir?
Şu anda tabii bir savaş süreciyle karşı karşıyayız. Bu savaş sürecinde bir matematik olayı yok. Yani iki kere iki dört diyemezsiniz, şu zaman bu bitecek diyemezsiniz. Çünkü süreç çok acımasız ilerliyor. Bizim bugün Lviv'e gelmemiz ve Lviv'de özellikle bu görüşmeyi yapmak isteyişimizin tabii ki bir nedeni var. Aynı görüşmeyi Soçi'de, Rusya'da, Sayın Putin'le yaptık. Burada da bu şekilde gerçekleştirmiş olduk. İyi de oldu. Guterres de buraya geldi. Guterres bizden sonra Kiev'e geçti. Kiev'de ayrıca çalışmalarına devam ettiler. Tabii bu seneki BM Genel Kurulu biraz farklı olacak. Bu konuda ilgili arkadaşlardan aldığımız bilgiler katılımın daha üst düzeyde olacağı istikametinde. Tabii bunu BM Genel Kurulu'nda göreceğiz. Orada verilecek mesajlar çok çok anlamlı. Gerek Türkiye olarak bizim vereceğimiz gerek diğer ülkelerin vereceği mesajlar çok çok önemli. Onun için hazırlıklarımızı buna göre yapmak, adımlarımızı da buna göre atmak durumundayız. Tabii sahada yaşanan gelişmelere bakıldığında, birçok noktada adeta bir kesinti mekanizması olmuş durumda. Ummadığımız, beklemediğimiz kesintiler oldu. Onun için ben bu BM Genel Kurulunu biraz farklı yaşayacağımızı zannediyorum.
Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santrali Zaporijya ile ilgili uyarılar yapılıyor. Geçtiğimiz günler de Zelenski de "Herhangi bir sızıntı ya da patlama olasılığında Avrupa ülkeleri, Türkiye ve çevre ülkeler için felaket olur" demişti. Bugün siz de "Yeni bir Çernobil istemiyoruz" diye vurgu yaptınız. Türkiye tahıl koridorunda olduğu gibi nükleer enerji santraliyle ilgili de güvenliği sağlamak ve çevresindeki çatışmaları durdurmak adına devreye girer mi?
Zaporijya konusu gerçekten rastgele bir konu değil. Ama birinci derecede Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun bu işin yakın takibinde olması ve neler yapılması gerektiği hususunda belli bir yükü üstlenmesi lazım. Burada şu an itibarıyla içeride Ukrayna'nın bu alanda etkin ve yetkin elemanları bulunuyor. Zelenski bizden şunu özellikle istedi; Rusya'nın buradaki bütün mayın ve benzeri döşemeleri söküp alması ve bu hususun süratle ürkütücü olmaktan çıkması. Çünkü bir tehdit unsuru. 'Çernobil'i yaşamak istemiyoruz' derken biraz da onu kastettim. Bu konuyu Sayın Putin'le de görüşüp, dünya barışı için önemli bir adım olarak bu konuda Rusya da üzerine düşeni yapmalıdır diye bunu kendisinden özellikle isteyeceğiz. Bu adımı atmaları gerekiyor. Zaporijya'da Ukrayna'nın hem kendi teknik elemanları hem kendi askerleri var. Bu teknik elemanlar ve askerlerle orayı koruma altına almış vaziyetteler.










