
AK PARTİ HÜKÜMETLERİ DÖNEMİ
Şimdi sizlere, hükümetlerimiz döneminde yaptığımız icraatları, olabilecek en özet haliyle hatırlatmak istiyorum. İktidara geldiğimizde ülkemizi eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet üzerinde kalkındıracağımızın sözünü vermiştik. Bunun için de icraatlarımızı hep bu sırayla anlatıyoruz.
EĞİTİM: Önce "eğitim" dediklerini ve bütçede önceliği her zaman bu alana verdiklerini anlatan Erdoğan, "Milli eğitim bütçesini 2002'de 7,5 milyar lira seviyesinden aldık ve 2021 yılı itibarıyla 147 milyar liraya çıkardık. Nereden nereye. Yükseköğrenim bütçemizi ilave ettiğimizde bu rakam 212 milyar liraya ulaşıyor." diye konuştu.
Resmi ve özel dahil olmak üzere tüm okulların sayısını 50 bin 877'den 87 bin 678'e, derslik sayısını ise 343 binden 600 bine yükselttiklerine işaret eden Erdoğan, yıllarca vatandaşın üzerinde yük olan okul kitaplarını, her seviyede ücretsiz olarak çocukların sıralarının üzerine koyduklarını hatırlattı.
Bugüne kadar toplam 693 bin öğretmenin atamasını gerçekleştirdiklerini, eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendirerek zorunlu eğitimi 12 yıla yükselttiklerini belirten Erdoğan, üniversite sayısını 76'dan 207'ye, üniversite öğrencisi sayısını ise 1,5 milyondan 8 milyonun üzerine çıkardıklarını söyledi.
Üniversiteye girişteki okul katkı puanlarını, katsayı farklılıklarını ve üniversite harçlarını kaldırdıklarını dile getiren Erdoğan, "Bay Kemal siz kaldırmadınız biz, biz. O, okulların kapılarında, sağda solda o görüntü yapanlar, harçlarla ilgili konuşanlar, bağırıp, çağıranlar önce bu harçları kim kaldırdı bunu sormaları lazım." ifadelerini kullandı.
Maarif Vakfıyla 43 farklı ülkede eğitim desteği verdiklerini belirten Erdoğan, yükseköğrenim yurtlarının hem kalitesini yükselttiklerini hem de yatak kapasitesini 282 binden 700 bin sınırına getirdiklerini söyledi. Erdoğan, "Biz geldiğimizde burs olarak öğrencilerimiz ne alıyordu biliyor musunuz? 45 liracık, 45 lira. Bu yıl itibarıyla aylık lisansta 650 liraya, yüksek lisansta 1300 liraya, doktorada 1950 liraya bunu biz yükselttik." dedi.
Erdoğan, gençlik merkezi sayısını 9'dan 364'e çıkartarak Türkiye'nin her köşesinde yaygınlaştırdıklarını ifade etti.
SPOR: Atletizm pisti sayısını 12'den 56'ya, yarı-tam olimpik yüzme havuzu sayısını 46'dan 278'e, toplam tesis sayısını da 1575'ten 3 bin 907'ye çıkardıklarını vurgulayan Erdoğan, "Ülke genelinde 32 stadyumun yapımını tamamladık, 10 tanesinin inşası, 4 tanesinin de proje ve ihale çalışmaları devam ediyor." diye konuştu.
SAĞLIK: Hastanelerdeki yatak sayısını 164 binden 253 binin üzerine, nitelikli yatak sayısını ise 19 binden 162 bine çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, "Bay Kemal bunlardan haberin var mı? Halkımıza daha iyi hizmet vermek için Adana'nın hal çadırını hastane yapmadık, biz hastane yaptık hastane. Hal çadırı başka bir şey hastane başka bir şey. Milleti bunlarla aldattınız." dedi.
Erdoğan, 378 binden devraldıkları sağlık çalışanı sayısını 1 milyon 177 bine ulaştırdıklarını, hekim sayısının 2002'de 92 bin seviyesindeyken bugün 174 bini geçtiğini belirtti.
Sağlıktaki kalitenin önemli göstergelerinden olan ambulans başına düşen nüfus sayısını 107 binlerden 14 binlere indirdiklerini dile getiren Erdoğan, "İlkini 2017 yılında Yozgat'ta açtığımız şehir hastanelerimizin sayısını 17'ye, toplam yatak kapasitesini de 22 bin 600'e yükselttik. Halen 9 şehir hastanemizin inşası, 3'ünün ihale süreci, 3'ünün de proje çalışmaları devam ediyor. Bunlar da tamamlandığında, toplamda 43 bin 158 yatak kapasiteli 32 şehir hastanesini ülkemize kazandırmış olacağız." diye konuştu.
Bangladeş'te bir sahra hastanesinin yandığını hatırlatan Erdoğan, "Hemen talimatı verdik, Bangladeş'teki sahra hastanesini biz süratle yapıyoruz fakat bunların yanında ciddi sayıda da konutlar yanmış, İçişleri Bakanımız AFAD'la takibini yapmak suretiyle AFAD bu konutları da yapacak ve Bangladeşli kardeşlerimize inşallah bunları da kazandırmış olacağız. Bay Kemal, bunlar Erdoğan'ın reklamı değil, Türkiye'nin ve Türk milletinin tanımıdır." dedi.

SOSYAL HİZMETLER: Erdoğan, son 18 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlara 411 milyar lirayı aşan tutarda yardım yaptıklarını, engelli aylığını 2002 yılındaki ortalama 24 lira seviyesinden 2021 Ocak itibarıyla ortalama 914 liraya çıkardıklarını söyledi.
Kamudaki engelli istihdamının 2002 yılında sadece 5 bin 777 iken, bugün 58 binin üzerinde olduğunu dile getiren Erdoğan, "Yaşlılık maaşını, 2002 yılında aylık 24 liradan aldık, 2021 Ocak ayı itibarıyla 763 liraya yükselttik. Net asgari ücret 2002 yılında 184 lirayken, bu yılbaşı itibariyle 2 bin 825 lira olarak uygulanıyor." diye konuştu.
ADALET: En çok hassasiyet gösterdikleri alanlardan birinin adalet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Hakim, savcı ve diğer personel sayısını yüzde 176 oranında artırarak, yargının insan kaynağı kapasitesini güçlendirdik. İktidara geldiğimizde 9 bin 349 olan hakim-savcı sayısı, FETÖ'cü hainlerin yol açtığı tahribata rağmen bugün 21 bin 651'e ulaştı." dedi.
İstinaf uygulamasını başlattıklarını, 15 bölge adliye mahkemesi ve 8 bölge idare mahkemesini devreye almak suretiyle temyizdeki yığılmaların önüne geçtiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yargının, hukuku daha etkin ve sade şekilde işletebilmesi amacıyla temel kanunların pek çoğunu baştan sona yeniledik. Tabi bütün bunlarla kalmadık fiziki imkanları da geliştirdik. İllerde yaptığımız adalet sarayları, bütün bunların yanında Ankara'mızda Danıştay, bunu yaptık. Anayasa Mahkemesi binasını en güzel anlamda yaptık ve şu anda muhteşem bir Yargıtay binasını inşa ediyoruz ki evvelallah dünyada Yargıtay binamızın benzeri yok. Derdimiz ne? O merdiven altı adalet dağıtımı vardı ya bir zamanlar, artık bunlar yok. Şimdi bütün güzel imkanlarla yargıcımız, savcımız hepsi bu çalışmalarını yürütecekler. Bu yıl Yargıtay adli yılını yeni binasında inşallah açmış olacak."
İnşa ettikleri 274 adalet hizmet binasıyla hem yargı mensuplarına hem de vatandaşlara en iyi fiziki şartları sağlamanın gayreti içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, "Adalet arayışının insanlığın bitmeyecek yolculuğu olduğu anlayışıyla, reform gündemimizden hiç ayrılmadık. Son olarak da, geçtiğimiz haftalarda İnsan Hakları Eylem Planımızı milletimizin takdirine sunduk. Ayrıca, milletimizi yeni ve sivil anayasayla buluşturmak için çalışmaya başladık." değerlendirmesinde bulundu.
GÜVENLİK: Millete söz verdikleri şekilde güvenliğin önceliklerinin daima en başında yer aldığını söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Askerlerimiz sınırlarımızda, emniyet teşkilatımız şehirlerimizde, jandarmamız kırsalda, sahil güvenliğimiz kıyılarımızda, istihbaratımız her yerde milletimizin huzuru için gece gündüz görev yapıyor. Bu arada PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerini hezimete uğratarak, ülkemiz sınırları içinde eylem yapamaz hale getirdik. Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te, Bestler Dereler'de hamdolsun askerimiz, jandarmamız, polisimiz, güvenlik güçlerimiz yaptıkları mücadeleyle, verdikleri o yiğit mücadeleyle bugüne kadar görmedikleri hesabı ödediler ödüyorlar ve ödeyecekler."
Milletin doğrudan günlük hayatına dokunan hizmetler veren mahalli idareleri, mevzuatından kaynaklarına kadar her alanda güçlendirdiklerini dile getiren Erdoğan, "Muhtarlarımızın vatandaşlarımıza daha etkin hizmet verebilmelerini sağlayacak mekanizmaları kurarken, muhtarlarımızın özlük haklarında en çok iyileştirmeyi biz yaptık. Ama Bay Kemal ne diyor? 'Onlara şimdi biz birer de özel kalem atayacağız', gayet anlamlı bir şey, hayırlı olsun. Eğer gelirsen o atamaları da yaparsın. Biz silahından kendilerine verilecek her türlü desteğe kadar muhtarlarımıza bu destekleri zaten verdik, veriyoruz." diye konuştu.

ULAŞTIRMA: Ulaştırmada, son 19 yılda 932 milyar lira tutarında yatırım yaparak Türkiye'nin altyapısını baştan sona yenilediklerini ve geliştirdiklerini dile getiren Erdoğan, kara yollarında 6 bin 101 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 28 bin 200 kilometreye, 1710 kilometreden devraldıkları otoyol uzunluğunu 3 bin 523 kilometreye yükselttiklerini belirtti.
Kara yolu tünel sayısını 83'ten 438'e, kara yolu tünel uzunluğunu 50 kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğunu 311 kilometreden 701 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, "Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Marmaray, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit Tünelleri gurur abidesi projelerimiz olarak gönlümüze yerleşmiştir." dedi.
İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolunu da ağlarına kattıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Çanakkale 1915 Köprüsünün de içinde yer aldığı Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu ile Ankara-İzmir Otoyolunun inşası sürüyor. Demiryollarında, toplam 1213 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Ülkemizin 11 bin 590 kilometre uzunluğundaki mevcut demiryolu ağını adeta sıfırdan inşa etmişçesine baştan sona yeniledik. İzmir'e İzban'ı, Ankara'ya Başkentray'ı, İstanbul'a Gebze-Halkalı Banliyosunu ve çeşitli şehirlerimizde pek çok metro hatlarını ülkemize kazandırdık."
Havayollarında önemli adımlar attıklarını ve 26'dan devraldıkları havalimanı sayısını 30 ilaveyle 56'ya çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, "İstanbul Havalimanının yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını devreye aldık. Yurt dışı uçuş noktamızı 60'dan 329'a, uçulan ülke sayısını 50'den 126'ya yükselttik. Salgın sebebiyle durgunluğa girmiş olsa da Türkiye geleceğin en büyük hava yolu ulaşım altyapısına sahip ülkesi olarak dünyada ilk sıralarda yer alacaktır." şeklinde konuştu.
Denizcilikte, tersane sayısının 37'den 83'e, yat bağlama kapasitesinin 8 bin 500'den 18 bin 545'e çıktığını anlatan Erdoğan, "Filyos Limanının, Rize İyidere Limanının, Haliç, Tekirdağ, Datça Yat limanlarının yapımları sürüyor. İletişimde, 2002 yılında 3 bin olan geniş bant abone sayısı 85 milyona ve 23 milyon civarında olan mobil telefon abone sayısı 84 milyona yükseldi. Bugün 54 milyona yaklaşan elektronik devlet kullanıcı sayısıyla, bu alanda dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdik." diye konuştu.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK: 8 yıl önce 145 olan atık su arıtma tesisi sayısının 1170'i, yüzde 35 olan atık su arıtma hizmeti verilen belediye nüfusu oranının da yüzde 89'u bulduğunu belirten Erdoğan, "TOKİ kanalıyla ürettiğimiz konut sayısı, hedefimiz olan 1 milyon adete ulaştı. Toplam 35 millet bahçesini hizmete aldık, 22 millet bahçemizi açılışa hazır hale getirdik. Halen 9 millet bahçesi bitme aşamasındayken, 48 millet bahçesinin yapımı ve 33'ünün ihalesi sürüyor." dedi.
TARIM: Tarımda, 2002 yılında 37 milyar lirayı bulmayan Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın, geçen yıl 333 milyar lirayı geride bıraktığını belirtti.
Tarım ve gıda ürünleri ihracatının 20 milyar lirayı geçtiğini aktaran Erdoğan, çiftçilere bugüne kadar ödenen tarımsal desteklerin toplamının 160 milyar liraya yaklaştığını kaydetti.
Erdoğan, sadece bu yıl yapılacak tarımsal destekleme ödemelerinin tutarının 24 milyar lira olduğunu dile getirerek, "Türkiye'nin, iklim şartları sebebiyle üretimi sınırlı olan birkaç ürün dışında, tarımda dışa bağımlılığı kesinlikle söz konusu değildir. Geçtiğimiz 19 yılda, tarla ve sebze üretimimiz yüzde 20, meyve üretimimiz yüzde 67, süt ve et üretimimiz 2 katına yakın artış göstermiştir." diye konuştu.
Türkiye'de orman varlığını yaklaşık 21 milyon hektardan 23 milyon hektara, 175 olan korunan alan sayısını 616'ya, 16 olan tabiat parkı sayısını ise 250'ye çıkardıklarını belirten Erdoğan, barajların sayısını 276'dan 600 ilaveyle 876'ya, içme suyu tesislerinin sayısını 84'ten 262 ilaveyle 346'ya, sulama tesislerinin sayısını ise 1764'ten 1457 ilaveyle 3 bin 221'e ulaştırdıklarını aktardı.
VATANDAŞLARA DÖVİZ VE ALTIN ÇAĞRISI
EKONOMİ: Başkan Erdoğan, makroekonomide satın alma gücü paritesine göre milli gelirde Türkiye'yi dünyada 17'nci sıradan 13'üncü sıraya yükselttiklerini söyledi.
"Dünyayı kasıp kavuran salgına rağmen geçtiğimiz yıl yüzde 1,8 büyümeyle, G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldık." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Göreve geldiğimizde vergi gelirlerinin yüzde 86'sını bulan faiz ödemelerini, geçtiğimiz yıl yüzde 16'ya gerilettik. Avrupa ülkelerinde yüzde 97'ler, gelişmiş ülkelerde yüzde 130'lar civarında olan borç stokunun milli gelire oranını yüzde 42,6 seviyesinde tutmayı başardık. İhracatımızı 36 milyar dolardan aldık 170 milyar dolar bandına kadar çıkardık. Her ay yeni ihracat rekorları kırarak, bu yolda yürümeyi sürdürüyoruz. Son birkaç gündür piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, Türkiye ekonomisinin temellerini, gerçek dinamiklerini, taşıdığı potansiyeli ve yarınını kesinlikle yansıtmıyor. Türk sanayisi, salgın dönemindeki performansıyla direncini ve gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Kamu maliyesi ve finans sektöründeki göstergeler, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkeye göre daha sağlam bir yapıya sahip olduğumuza işaret ediyor."
"TÜRKİYE'NİN GÜCÜNE GÜVENİN"
Bir süre önce açıkladıkları ekonomideki reform programının politikalarını ve takvimini dün akşam itibarıyla ilan ettiklerini anımsatan Erdoğan, "Şimdi artık vakit, daha çok çalışma, üretme, gaza basma, hedeflerimize yürüme vaktidir." dedi.
İktisadi temeli olmayan hareketlere karşı ülkesinin yanında yer alarak, güven ve istikrar mesajına sahip çıktıkları için milletin tüm fertlerine teşekkür eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Sadece kendilerini güvende hissetmek amacı ile evlerinde döviz ve altın tutan vatandaşlarıma buradan bir çağrıda bulunuyorum. Bu vatandaşlarımdan, milli servetimiz olan evlerindeki döviz ve altını, çeşitli finans araçlarına yatırarak, ekonomiye ve üretime kazandırmalarını istiyorum. Finans kuruluşları, özellikle de katılım finans şirketleri, bu altın ve dövizler için müşterilerine, onları memnun edecek getiri sağlayabilecek alternatifler sunuyor. İş insanlarımıza da, 30 Haziran'a kadar devam eden Varlık Barışı'ndan yararlanarak, yurt dışındaki kaynaklarını ülkemize getirebileceklerini tekrar hatırlatıyorum. Herhangi bir endişeye gerek yok. Kesinlikle biz, kendilerinin bu noktada garantisiyiz. Ülkemize yatırım yapan uluslararası yatırımcılara ise, Türkiye'nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri çağrısında bulunuyorum. Esasen, bu çağrının somut göstergeleri de vardır. Geçen yıl ülkemizde yeni açılan iş yeri sayısı 103 bine yaklaşırken, kapanan sayısı 16 binin altında kaldı."
Erdoğan, iş yapma kolaylığı endeksinde 2002 yılında 175 ülke arasında 84'üncü sırada olan Türkiye'nin, geçen yıl 190 ülke arasında 33'üncü sıraya yükseldiğine dikkati çekti.
"BATTIK, BİTTİK' DİYENLERE BAKMAYIN"
Türkiye'de 2010-2020 arasında kurulan 75 bin 699 uluslararası sermayeli şirketten, toplam sermayesi 39 milyar lirayı bulan 11 binden fazlasının salgına rağmen geçen yıl faaliyete başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Şimdi buradan soruyorum, hangi uluslararası yatırımcı geleceğine güvenmediği bir ülkeye gelip şirket kurar ve o ülkenin vatandaşlarıyla iş ortaklığı yapar? Aynı şekilde, ülkemizde dünyanın hemen her devletinden 200 bin uluslararası öğrenci eğitim görüyor. Soruyorum, hangi ana, baba evladını geleceğine güvenmediği, huzurundan ve güvenliğinden emin olmadığı bir ülkeye 4-5 yıllığına eğitime gönderir? Siz, içeride birilerinin 'battık, bittik, yıkıldık, öldük' diye terane tutturduğuna, kendi ülkelerini kötüleme yarışına girdiklerine bakmayın. Bunlar kendi ülkelerinin ve milletinin felaketinden iktidar devşirme hevesinde olan, gözlerini kin ve nefret bürümüş, kifayetsiz muhterislerdir. Türkiye gücünü, ekonomisinin sağlam altyapısından, üretiminden, yetişmiş insan kaynağından, girişimcilerinden, ihracatçılarından, velhasıl reel ekonomisinden alan bir ülkedir. Dinamik iktisadi yapımızla, mali disiplinimizle, serbest piyasaya ekonomisine bağlılığımızla, her türlü şoka dayanıklı olduğumuzu defalarca ispatladık."
Erdoğan, gelecek dönem Türk ekonomisini yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyüterek, çok daha iyi yerlere getireceklerini söyledi.