Sumud'un ardından şimdi de Özgürlük Filosu Gazze yolunda! Adli Tıp Kurumu'nda işlemler tamamlandı: 1'i Türk 6 aktivist hastaneye kaldırıldı
Sumud Filosu’na yönelik saldırının ardından, uluslararası destek ve dayanışma hareketi kesintisiz şekilde sürüyor. Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen ikinci Uluslararası Özgürlük Filosu denize açıldı. Filo toplam 11 gemi ile Akdeniz'den Gazze'ye doğru ilerliyor. İsrail, Sumud Filosu'nda alıkoyduğu 4 aktivisti sınır dışı ederken A Haber İsrail'in alıkoyduğu aktivistlerin tutulduğu hapishaneyi görüntüledi. Öte yandan İsrail'in alıkoyduğu 36'sı Türk, 137 aktivisti taşıyan uçak İstanbul Havalimanı'na indi. Adli Tıp Kurumu'nda işlemlerin tamamlanmasının ardından 1'i Türk 6 aktivist ambulansla hastaneye kaldırıldığı ve 2'sinin taburcu edildiği belirtildi.
Sumud Filosu'na yapılan saldırının ardından, uluslararası dayanışma çabaları hız kesmeden devam ediyor. İnsani yardım malzemelerini Gazze'ye ulaştırmayı amaçlayan ikinci Uluslararası Özgürlük Filosu yola çıktı.
CANLI ANLATIM
BAKAN TUNÇ: SAĞLIK MUAYENELERİN ARDINDAN SÜREÇ HASSASİYETLE YÜRÜTÜLMEKTEDİR
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistlerin Adli Tıp Kurumu'ndaki sağlık muayenelerinin tamamlanmasının ardından Cumhuriyet savcıları tarafından ifadelerin alındığı ve makamlarca sürecin hassasiyetle yürütüldüğünü belirtti.
Bakan Tunç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; "Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulmalarının ardından İstanbul’a ulaşan Küresel Sumud Filosu'ndaki vatandaşlarımızın ve çeşitli ülkelerden aktivistlerin İstanbul Adli Tıp Kurumundaki sağlık muayeneleri tamamlanmıştır.
Aralarında adli tıp ve psikiyatri uzmanları ile dahiliye, genel cerrahi, göğüs hastalıkları, aile hekimliği, göz hastalıkları, ortopedi-travmatoloji ve nöroloji uzmanlarından oluşan 100 kişilik bir heyet tarafından gerçekleştirilen muayenelerde, aktivistlerin fiziksel ve ruhsal durumları titizlikle incelenmiştir.
Ülkemizle birlikte Tunus, Ürdün, İngiltere, Moritanya ve Fas vatandaşlarından oluşan aktivistlerin tamamından gerekli tahliller için örnekler alınmış, ilave tıbbi şikayeti olanlar ve sağlık sorunu bulunanlar ise sağlık kurumlarına sevk edilmiştir.
Muayenelerin ardından Cumhuriyet savcıları tarafından ifadeler alınmış olup, süreç ilgili makamlarımızca hassasiyetle yürütülmektedir. "
1'İ TÜRK 6 AKTİVİST HASTANEYE KALDIRILDI
Gazze'ye insani yardım ulaştırmaya çalışırken İsrail yönetimi tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu'ndaki 36'sı Türk olmak üzere 137 aktivisti taşıyan Türk Hava Yolları'na (THY) ait uçak İstanbul'a indi. İstanbul Havalimanı'nda karşılanan yerli ve yabancı aktivistler, sağlık kontrolü için Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Sağlık kontrollerinin ardından 11 cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan aktivistler, gecenin ilerleyen saatlerinde Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı. İstanbul'da evi olan aktivistler evine giderken, yabancı uyruklu aktivistlerin otellerde ağırlanacağı öğrenildi. Öte yandan sağlık kontrolünün ardından 1'i Türk, 6 aktivist ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aktivistlerin Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemleri gecenin ilerleyen saatlerinde sona erdi. Bu arada, kontrolün ardından durumları takip edilmek üzere hastaneye sevk edilen 1'i Türk 6 kişiden 2'si taburcu edildi.
"ÇOCUKLARLA BULUŞAMADAN DÖNMEK HAKİKATEN YARALADI BİZİ"
Aktivist Bekir Develi, "Elhamdülillah vatanımıza kavuştuk. Yaklaşabildiğimiz kadar Gazze'nin sınırına yaklaşabildik. Bizim teknemiz Avustralya diye bir tekneydi ve biz Avustralya teknesiyle 36.8 mile kadar yaklaştık. O anı da basınla paylaştık. Artık gittiğimiz yerde Gazze'ye o kadar yakındık ki müdahale edildiğinde, çok fazla zorumuza gitti. Yani oradan elimizdeki eşyaları, o sahilde bekleyen çocuklarla buluşamadan dönmek hakikaten yaraladı bizi. Fakat bu ablukanın kırılmaz olduğuna dair inancı kırdığını düşünüyorum ben Sumud Filosu'nun. Allah'ın izniyle bir dahaki sefere daha fazla tekne ile aynı anda açılıp daha organize bir şekilde bu ablukayı kıracağız. Büyünün bozulduğunu düşünüyorum. Smud Filosu bence görevini başarıyla ve hakkıyla yerine getirdi. Şimdi oturup buna ah etmekten ziyade artık insanların tamamen oradaki muhtaç insanlara oradaki işgale sessiz kalmayan dünyanın dört bir tarafından aktivistin bir şeyleri başarabileceğini zannediyorum tüm dünya gördü. Allah'ın izniyle bundan daha iyisini yapmak için azmettik ve yapacağız" dedi.
Develi, "Her türlü psikolojik şiddetli uyguluyorlar. Bu konuda çok eğitimliler. Hiçbir şekilde su vermediler, buraya gelen arkadaşlarımın hiçbiri 36 saattir su içmemişti. Çok aşağılayıcı bir şekilde yapıyorlar. Tuvalet musluklarından su içmemizi söylediler. Yemekler verdiler ama içine ne koyduğuna emin olamadığın için yemiyorsun. Mesela namaz vakitlerinde biz hücrenin içinde arkadaşlarla birlikte namaz kılarken içeriye girip bizi proveke etmeye çalıştılar. Arabayla bir yerden bir yere transfer ederken montuna el koyuyor önce ondan sonra o transfer aracını 16 derece soğutuyor. Dişlerimizin birbirine zangırdadığını biliyoruz, ellerimiz kelepçeli. Onların dışişleri bakanını yuhaladık. 'Free Palestine' diye bağırdığımız için 'Siz teröristsiniz, sizler çocuk öldürdünüz' diyerek bunu konuşturmadığımız için en çok orada diş bilediler. Plastik kelepçelerle ellerimizi en uca kadar kan gitmeyecek şekilde bağladılar. 4,5 saat boyunca bize o psikolojik işkenceyi yapıp oturttular. Allah'a yemin ediyorum en kısa zamanda yine gideceğiz" ifadelerini kullandı.
"SORUŞTURMA TİTİZLİKLE DEVAM ETMEKTEDİR"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin bir açıklama yaparak, soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak sürdüğünü bildirdi. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "İnsani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze'ye doğru yol alan Küresel Sumud Filosu'na yönelik İsrail donanması unsurları tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırı neticesinde alıkonulan vatandaşımız ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ndeki düzenlemeler, 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 15. Maddesindeki yetki kuralları ve 5237 sy. Türk Ceza Kanunu'nun 12/13. Maddelerindeki görev kuralları çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığı'mızca 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma' 'Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması', 'Nitelikli Yağma', 'Mala Zarar Verme' ve 'Eziyet' suçları kapsamında soruşturma başlatılmış olup, 04.10.2025 tarihinde İsrail'den İstanbul Havalimanı'na inen ve mağdurları taşıyan uçakta, 36 Türk, 23 Malezyalı olmak üzere münferit ülkelerden gelen aktivistlerden oluşan toplam 137 yolcunun yer aldığı tespit edilmiştir. Mağdur vatandaşlarımız ve diğer ülkelerin vatandaşlıklarına mensup aktivistlerin şehrimize inmeleri akabinde sağlık muayeneleri yapılıp adli muayene raporlarının hazırlanması amacıyla Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na sevk edilmişlerdir. Mağdurların muayene işlemleri akabinde Cumhuriyet Başsavcılığı'mızca görevlendirilen 11 savcı tarafından Adli Tıp Kurumu'nda bizzat ifade alma işlemleri gerçekleştirilecektir. Soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
"İSRAİL ASKERİ VARLIĞINI SÜRDÜRME NİYETİNDE!"
A Haber ABD Muhabiri İrfan Sapmaz, ABD medyasında yer alan bir habere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sapmaz, "İsrail'in Washington'a daha geniş bir çekilmenin ardından bile Gazze'nin bazı bölgelerinde uzun süreli askeri varlığını sürdürme niyetini bildirdiğini yazıyor.
Yetkililer, İsrail savunma kuvvetlerinin Gazze çevresi boyunca bir güvenlik tamponu ve Mısır sınırındaki Philadelphia koridorunun tam kontrolü de dahil olmak üzere önemli stratejik bölgeleri elinde tutmaya devam edeceğini söyledi." ifadelerine yer verdi.
