CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD/İsrail-İran savaşının galibi kim olacak?

28 Şubat’ta patlak veren krizle Orta Doğu’da gerilim yeniden yükseldi. ABD-İsrail hattının planları, vekil güçler üzerinden yürütülen stratejiler ve hava sahasında yaşanan hareketlilik bölgeyi barut fıçısına çevirdi. Tahran’dan Tel Aviv’e uzanan güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de analiz ediliyor. Bölgeyi yeniden dizayn etme hamleleri ve Türkiye’nin dengeleri etkileyen kararlı duruşu dikkat çekiyor.
Orta Doğu'da 28 Şubat'tan bu yana gerilim dinmiyor. ABD-İsrail hattında yaşanan gelişmeler bölgeyi yeniden bir çatışma sarmalına sürükledi. Ekber Karabağ Tahran'dan son durumu ve sahadaki gelişmeleri aktarırken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den İsrail'in operasyon planlarına dair detayları paylaşıyor. Bölgedeki kritik gelişmeler, sahadan en sıcak görüntüler ve büyük güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
ABD VE İSRAİL'İN PLANI ÇÖKTÜ, MÜHİMMATLARI BİTTİ! 8. GÜNDE ŞOK GERÇEK!
Orta Doğu'da 8. gününe giren kanlı savaşta tüm dengeler altüst oldu. Amerika ve İsrail'in İran rejimini birkaç günde devirme planı suya düşerken, iki ülkenin de kritik bir mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, canlı yayında savaşın perde arkasını ve kimsenin beklemediği şok gelişmeleri tek tek anlattı.
"BİRKAÇ GÜNDE BİTİRİRİZ DİYE DÜŞÜNDÜLER"
Savaşın ilk günlerinde Amerika ve İsrail'in, İran'daki rejimin anında düşmesini beklediğini belirten Orhan Sali, tüm stratejinin bu beklenti üzerine kurulduğunu vurguladı. Sali, iki ülkenin hesabını, "İran'da bir anda Hamaney gittikten sonra rejim zaten değişecek. Zaten sokak olayları vardı, biz bir taraftan bu ayrılıkçı bölgeleri de ayaklandırırız deyip bunu birkaç günde bitiririz diye düşündüler" sözleriyle aktardı. Sali, planın devamında Venezuela'da olduğu gibi kendi istedikleri bir yönetimi iş başına getirme hedefi olduğunu, "Biz de bakanımızı göndeririz Tahran'a, bu işi bitiririz. Amerika'nın planları buydu" şeklinde ifade etti.
PANİK! MÜHİMMAT TÜKENMEK ÜZERE
Ancak 8. güne gelindiğinde tablonun tamamen tersine döndüğünü belirten Sali, kimsenin beklemediği o gerçeği canlı yayında açıkladı. Orhan Sali, "Bugüne, sekizinci güne gelindiğinde şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: İsrail'in ve Amerika'nın şu anda mühimmatı bitmek üzere. Çok net bir şekilde" diyerek sahadaki kritik durumu özetledi. Bu iddiasını somut delillerle destekleyen Sali, eski ABD Başkanı Trump'ın Lockheed Martin şirketine, "Kapasitenizi dört kat arttırın" talimatı verdiğini hatırlattı. Ayrıca Sali, bu krizin en büyük kanıtının, "Bu gece saatlerinde Amerikan Kongresi 18 milyar dolarlık İsrail'e silah satışını onayladı. Çünkü yok, mühimmat yok" sözleriyle ABD'nin yaptığı acil sevkiyat olduğunu vurguladı.
İRAN'I VUR VUR BİTİREMEDİLER
Mühimmatın tükenme sebebinin İran'ın coğrafi büyüklüğü olduğunu belirten Sali, aralıksız saldırılara rağmen sonuç alınamadığına dikkat çekti. Sali, "Çünkü sürekli vuruyorlar. Dağı taşı, İran çok büyük bir coğrafya. 24 saat, 365 gün vursanız yine bu bölgeyi kontrol altına alamazsınız" ifadelerini kullandı. İran'ın Gazze ya da Lübnan gibi etrafı çevrili bir bölge olmadığını, Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan, Pakistan gibi ülkelerle sınırı olduğunu ve lojistik desteğe açık olduğunu belirten Sali, bu durumun savaşı çıkmaza soktuğunu söyledi.
İRAN'IN NİYETİ ZAFER DEĞİL, AYAKTA KALMAK
Savaşın uzamasının Amerika ve İsrail'in aleyhine işlediğini belirten Orhan Sali, iki tarafın hedeflerinin farklı olduğunu dile getirdi. Sali, "İran'ın burada bir zafer kazanma niyeti yok. İran burada ayakta kalmak için çalışıyor, bunun için mücadele veriyor" dedi. Karşı tarafın ise mutlak bir zafer hedeflediğini ancak bunun kolay olmadığını, "Bu zaferi karadan, başkenti işgal etmeden kazanamazsınız" sözleriyle ifade ederek olası bir kara harekatı tehlikesine işaret etti.

İRAN'IN SAVAŞ DOKTRİNİ DEŞİFRE OLDU: ‘MOZAİK SAVUNMA’ STRATEJİSİ NEDİR?
İran’ın bölgedeki askeri stratejileri ve savunma konsepti uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında İran’ın "Mozaik Savunma Stratejisi"ni, mobil füze sistemlerini ve Körfez ülkeleriyle olan diplomatik satranç hamlelerini bütün detaylarıyla analiz etti. Tahran’ın merkezi komutadan bağımsız, yerel inisiyatiflere dayalı yeni savaş doktrini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki küresel ekonomik tehditleri mercek altına alındı.
MERKEZDEN BAĞIMSIZ YENİ DOKTRİN: MOZAİK STRATEJİSİ
İran'ın savunma konseptindeki köklü değişime dikkat çeken Dr. Tolga Sakman, "Mozaik savunma stratejisi aslında sonradan geçilen, merkezi yönetimden ziyade aşağıda inisiyatif alan komutanların olduğu bir yapıyı öngörüyor" ifadelerini kullandı. Bu stratejinin temelinde hızlı cevap verme yeteneğinin yattığını belirten Sakman, "Her vilayetteki devrim muhafızları komutanlıkları nispeten daha fazla inisiyatif alarak, Tahran’a sormadan hareket edebiliyor. Bu durum, her bölgeye yapılan saldırının yoğunluğu ve şekli farklı olduğu için bölgeye uygun ve hızlı cevap vermek adına geliştirildi" sözleriyle stratejinin işleyişini aktardı.
MOBİL PLATFORMLAR VE TEKNOLOJİK TAKİP
İran’ın füze kapasitesinin sadece sayısal değil, hareket kabiliyeti üzerinden de şekillendiğini vurgulayan Sakman, "Füze rampa platformlarının mobil olması İran için çok önemli; füzeyi attıktan sonra yerini değiştirmeleri bir savunma özelliği taşıyor" dedi. Ancak bu sistemlerin karşılaştığı teknolojik engellere de değinen Sakman, "Özellikle son dönemde bölgeye gelen AWACS uçakları radar kapasitesini çok uzun menzillere uzatıyor. İran ne kadar hızlı davranırsa davransın, bu uçaklar sayesinde füzelerin atıldığı yerin tespiti çok daha kolaylaştı" değerlendirmesinde bulundu.
KÖRFEZ ÜLKELERİYLE DİPLOMATİK VE ASKERİ DENGELER
İran’ın komşu ülkelerle olan gerilimli ancak bir o kadar da stratejik ilişkisini yorumlayan Dr. Tolga Sakman, "İran, gerilimin başından beri 'Bana saldırı olursa Körfez’deki ABD üslerini vururum' diyerek bir gözdağı verdi. Ancak Körfez ülkelerindeki sivil yerleşim yerlerinin ve petrol tesislerinin hedef alınmaya başlanması, Tahran’ın bu söyleminin altını boşalttı" ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın son dönemdeki yumuşama mesajlarını değerlendiren Sakman, "İran yönetimi stratejisinin değiştiğinin farkında; Pezeşkiyan'ın 'Bölge ülkeleriyle düşmanlığımız yok' diyerek özür dilemesi, komşu ülkelerin ABD safına daha fazla kaymasını engelleme çabasıdır" dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL EKONOMİ TEHDİDİ
Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimalinin küresel piyasalardaki etkisine değinen Sakman, "Hürmüz’ün kapatılması tehdidi bile sigorta şirketlerinin gemi sigortalama fiyatlarını yükseltmesine yetti. Bu durum küresel ekonomiye doğrudan bir zarar anlamına geliyor" dedi. İran’ın bölgedeki askeri varlığının ekonomik bir silaha dönüştüğünü belirten Sakman, "Gemi fiyatlarının ve sigorta maliyetlerinin artması, bölgedeki uluslararası şirketlerin çekilmesine ve turizmin baltalanmasına neden oldu. İran, Hürmüz’ü tamamen kapatmasa bile bu ekonomik baskıyı bir strateji olarak kullanıyor" şeklinde konuştu.
THY VE PEGASUS'TAN İRAN SEFERLERİNE İPTAL
Savaşın hava trafiği üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatan A Haber muhabiri Ahmet Nazif Vural, "İsrail-Amerika iş birliğinin İran’a karşı başlattığı savaş, hava trafiğini doğrudan vurdu. Özellikle İstanbul ve Türkiye'den yola çıkan uçaklar için İran, Suriye ve Irak hava sahaları en büyük engel haline geldi." ifadelerini kullandı. Sürecin yönetimini aktaran Vural, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Havayolu şirketlerimiz bu noktada 6 Mart'a kadar uçuşlarını durdurmuştu ve durumun tekrar değerlendirileceğini belirtmiştik." sözlerini aktardı.
THY VE PEGASUS’TAN MART SONUNA KADAR ASKI
Uçuş yasaklarının kapsamının genişlediğine dikkat çeken Vural, "Yapılan son değerlendirmelerin ardından Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress; İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşlarını 9 Mart gün sonuna kadar durdurdu. İran seferleri özelinde ise kısıtlama çok daha uzun sürecek. Pegasus Havayolları 12 Mart'a kadar, Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar İran seferlerini programdan tamamen çıkardı." bilgilerini paylaştı.
TRUMP’IN KİRLİ PLANI: "EYLÜL AYINA KADAR SAVAŞ"
ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı uzatma niyetini deşifre eden Ahmet Nazif Vural, "Trump, savaşın uzun sürmesini beklediklerini ve hatta eylül ayına kadar devam edecek bir plan hazırlığı içerisinde olduklarını ifade ediyor. İran kanadı ise savaşı sonuna kadar yürütebileceklerini belirtiyor; bu karşılıklı restleşme hava sahasındaki belirsizliği körüklüyor." sözleriyle aktardı.
NAHÇIVAN’DA FÜZE PANİĞİ VE YATIDA KALAN UÇAKLAR
Bölgedeki havalimanlarında yaşanan hareketliliği aktaran Vural, "Savaşın başladığı andan itibaren uçaklar farklı limanlarda mahsur kaldı. İran ve Irak bölgesine ait 7 uçak İstanbul Havalimanı’nda yatıya kalırken, Türkiye’ye ait 2 uçak da şu an Irak’ta bekletiliyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Nahçıvan Havalimanı’na düşen füze nedeniyle büyük bir kriz yaşandı. O gün Nahçıvan’a ilerleyen uçaklar güvenlik gerekçesiyle Iğdır Havalimanı’na yönlendirildi, yolcular ise karayoluyla Nahçıvan’a ulaştırıldı." ifadelerini kullandı.


