Trump’ın doğum gününde imzalar atılır mı? A Haber’de çarpıcı analiz: Trump için artık kırmızı çizgi yok!
ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan mutabakat zaptına ilişkin taraflardan peş peşe gelen çelişkili açıklamalar, "gerilim yeniden mi tırmanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı. Sürecin geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken, A Haber ekranlarında yayınlanan çarpıcı bir görsel dikkat çekti. Trump ile Mücteba Hamaney'in yer aldığı ve Hürmüz Boğazı'nı simgeleyen pasta figürü, diplomasi trafiğinin perde arkasına dair yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzman isimler, pastanın üzerindeki füze detayları, Pakistan'ın yürüttüğü arabuluculuk girişimleri ve taraflar arasında gündeme gelen "e-imza diplomasisi" üzerinden süreci değerlendirdi. Yapılan yorumlarda, Trump'ın dış politikada artık geleneksel kırmızı çizgilere bağlı kalmadığı da vurgulandı.
ABD ile İran arasında varıldığı duyurulan mutabakat zaptına ilişkin çelişkili açıklamalar, taraflar arasındaki gerilimin yeniden yükselip yükselmediği sorusunu gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı'nın geleceği, nükleer pazarlıklar ve diplomasi trafiği dünya kamuoyu tarafından yakından takip edilirken, sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler peş peşe geldi. A Haber yayınında konuşan Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş ve Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, perde arkasındaki kritik detayları ve olası senaryoları masaya yatırdı.
TRUMP İÇİN ARTIK KIRMIZI ÇİZGİ YOK
Washington'daki son gelişmeleri ve Trump'ın diplomasi anlayışındaki keskin dönüşü değerlendiren A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, "Donald Trump için artık kırmızı çizgilerin olmadığının çok sık altını çiziliyordu. Ahmet eş-Şaray'ı karşılaması bunun bir göstergesi. Trump, Hamaney'i de en güzel şekilde ağırlayabilir, hatta 'Onur duyarım' diyerek iltifatlar yağdırdı. Amerika'da Trump için kırmızı çizgilerin kalktığına dair yorumlar varken, ekranlara yansıyan bu tip yapay zeka görselleri ve pastalar son derece normal karşılanıyor" ifadelerini kullandı. Sapmaz, ABD ana akım medyasında da benzer içeriklerin hazırlandığına dikkat çekti.
NÜKLEER TOZ VE B2 BOMBARDIRMAN UÇAKLARI
Stüdyodaki sembolik pastayı teknik ve siyasi açıdan yorumlayan Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, nükleer tesislere yönelik tehditlerin ciddiyetine vurgu yaparak, "Trump, nükleer uranyumu zaten vurduklarını, geri kalanı toz haline getirmek için B2 uçaklarını yollayacağını ya da uranyumu alıp Amerika'da imha edeceğini söyledi. Ancak İran tarafı buna karşı çıkıyor. İran, uranyumu seyrelteceklerini ancak elektrik üretimi için nükleer kapasiteyi koruyacaklarını belirtiyor. Pastadaki füzeler ve Trump'ın gülümsemeyen ifadesi aslında sahadaki gerçeği tam yansıtmıyor; burada asıl gülmesi gereken, talepleri kabul gören Hamaney tarafıdır" şeklinde konuştu.
Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, nükleer tesislere yönelik tehditlerin ciddiyetine vurguladı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA EGEMENLİK SAVAŞI
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve geçiş hakları meselesine değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, Trump ve İran arasındaki derin görüş ayrılığını şu sözlerle aktardı:
"Trump, anlaşma imzalanır imzalanmaz ablukayı kaldıracağını söylüyor ancak İranlı yetkililer, özellikle Pezeşkiyan ve Arakçi, durumun hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını savundu. İran, boğazın kendi egemenliğinde açılacağını vurguluyor. Trump böyle bir şartı kabul etmiş değil. Dolayısıyla ne pastadaki o tatlı tablo ne de mumları simgeleyen füzeler şu an Trump'ın arzu ettiği noktada bulunmuyor."
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve geçiş hakları meselesine değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, Trump ve İran arasındaki derin görüş ayrılığı yaşandığını belirtti (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
PAKİSTAN ARACILIĞIYLA E-İMZA DİPLOMASİSİ
Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş, İran ve ABD arasındaki diplomatik trafiğin ilginç bir boyuta ulaştığını belirterek, "İran ile ABD arasında Pakistan arabuluculuğuyla atılacak imzaların e-imza olarak atılması gündemde. Hürmüz'ün statüsü konusunda İran haklılık payı arıyor çünkü orası her ne kadar uluslararası bir su yolu olsa da Umman ile birlikte orada bir geçiş hakkı var. İran, 'bana bildirilecek, benden izin alınacak' diyor. Belki bu süreci bir e-bildiri sistemiyle çözebilirler. Ancak 28 Şubat'tan beri Hürmüz meselesi sürekli bir 'açıldı, açılıyor' döngüsü içinde" dedi.
SAHADAKİ ASIL KAZANAN KİM?
İran ve ABD arasındaki psikolojik üstünlük mücadelesini yorumlayan Ekrem Kızıltaş, "Eğer Hürmüz eski haline dönecek idiyse biz bu kadar işi niye yaptık sorusu sorulacaktır. Gelinen aşamada İran 'ben kazandım' diyecek, Trump ise 'tabii ki ben kazandım' diyerek hava atacaktır. Ancak objektif olarak baktığımızda ABD ve İsrail arzu ettikleri sonuçları tam olarak alamadı. Burada Hürmüz anahtar roldedir. Kara harekatına giremeyişleri ve İran varlıklarının yarattığı rahatsızlık süreci kilitledi" açıklamasında bulundu.







