ABD ve İran'dan mutabakat zaptına imza! Trump: İran ile artık çok iyi anlaşıyoruz

ABD ve İran'dan mutabakat zaptına imza! Trump: İran ile artık çok iyi anlaşıyoruz

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının dün "dijital olarak" imzalandığını açıkladı. Hürmüz'ün açılması ve ABD ablukasının kaldırılmasını öngören anlaşmanın ayrıntıları önümüzdeki günlerde açıklanacak. Konuya ilişkin Trump ise "İran ile artık çok iyi anlaşıyoruz." dedi. Yaptığı bir diğer açıklamasında Tahran'ın asla nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile bir barış anlaşmasının tamamlandığını açıkladı.

Trump, anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın tüm gemi trafiğine açılacağını ve ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının derhal kaldırılacağını duyurdu. Sosyal medya paylaşımında, küresel petrol sevkiyatının yeniden normal şekilde devam edeceğini vurguladı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı. Taraflar arasındaki mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağı bildirildi. Bu gelişme, bölgedeki gerilimin azalması ve enerji ticaretinin yeniden rahatlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 13-15 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

TRUMP: İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYACAĞINA DAİR ANLAŞTI

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la sağlanan mutabakat kapsamında Tahran yönetiminin "asla bir nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardığını" belirtti.

Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir paylaşımda bulundu.

ABD-İran mutabakatı kapsamında Tahran yönetiminin "asla nükleer silah sahibi olamayacağına dair anlaşmaya vardığını" kaydeden Trump, "Ayrıca, ABD'nin İran'a 300 milyon dolar ödediği haberi de Demokratlar tarafından uydurulmuş sahte bir haberdir." ifadesini kullandı.
 

VANCE: MUTABAKAT GENİŞ ÇERÇEVEDE SAĞLANDI

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington ve Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakatın "yalnızca geniş bir çerçeve sağladığını ve önemli ayrıntıların sonraki müzakerelerde belirleneceğini" söyledi.

Vance, Amerikan yayın kuruluşu CNN'de katıldığı bir programda ABD-İran mutabakatını değerlendirdi.

Mutabakat metninin "yaklaşık bir buçuk sayfa" olduğunu aktaran Vance, bu nedenle bu belgenin "çok genel" olduğunu ancak İran'la yapılan görüşmelerin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Vance, "Birçok konuda, bu konuları teknik müzakere aşamasında çözmemiz gerekecek, ancak mutabakat zaptı, İranlıların anlaşmanın faydalarından yararlanarak yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlayacak bir çerçeve oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Başkan Yardımcısı Vance, anlaşma kapsamında İran için iki olası yol olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Birinci seçenek, olağanüstü ekonomik yaptırımlar altında kalmaları, bu da askeri güçlerini asla yeniden inşa edemeyecekleri ve nükleer programlarını asla yeniden oluşturamayacakları anlamına geliyor, ya da denetim, rejiminin güvenle nükleer programlarını yeniden inşa etmeyeceklerini doğrulanabilir bir şekilde göstermeleri. Bunu yaparlarsa, bu durum tüm bölgeyi dönüştürecek."

Vance, söz konusu mutabakatın "en önemli yanının" İran'ın nükleer silah üretmeme konusunda doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğunu vurgulayarak, Tahran yönetiminin bunu yerine getirmesi durumunda bundan fayda göreceğini ifade etti.

Söz konusu mutabakatta İran'ın varlıkların dondurulmasının kaldırılması veya yaptırımların hafifletilmesi konusunda yazılanlarla ilgili soruya Vance, "Ne ABD'den ne de Körfez'deki müttefiklerimizden tek bir dolar bile yaptırım hafifletmesi veya varlıkların dondurulmasının kaldırılması olmadı." dedi.

ÜST DÜZEY ABD'Lİ BİR YETKİLİ DE BENZER AÇIKLAMALARDA BULUNMUŞTU

Üst düzey ABD'li bir yetkili, daha önce yaptığı bir açıklamada, İran'la mutabakat zaptının ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını belirtmişti.

ABD'li yetkili, "Bu mutabakat, müzakerelerimizin ve ilişkilerimizin gelecekte nasıl işleyeceğine dair bir çerçeve sunuyor. İranlılar nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında bizimle ne kadar işbirliği yapmaya istekli olurlarsa, dünya ekonomisine o kadar sıcak karşılanacaklar." demişti.

ABD ile İran arasındaki mutabakatın detaylarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını kaydeden yetkili, bu detaylarla birlikte herkesin mutabakatı daha iyi kavrayacağını söylemişti.

ABD'li yetkili, İran'ın taahhütlerine bağlı olduğunu göstermesi durumunda 300 milyar dolarlık dondurulmuş olan fonlarının yavaş yavaş serbest bırakılacağını öne sürmüştü.

Öte yandan yetkili, İsrail'in Lübnan'dan geri çekilip çekilmeyeceği ile ilgili bir soruya yanıt verirken, mutabakatta İsrail'in geri çekilmesi gibi madde olmadığını aktarmıştı. 

HÜRMÜZ BOĞAZI YAKINLARINDA PATLAMA SESLERİ

İran basını, Hürmüz Boğazı yakınlarında 3 patlama sesinin duyulduğunu bildirdi. Patlamaların "boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmek" amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceği kaydedildi.

ABD ve İran arasında varılan anlaşma kalıcı barış umutlarını artırırken, bölgede dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İran’ın Mehr Haber Ajansı, Hürmüz Boğazı yakınlarında 3 patlama sesinin duyulduğunu bildirdi.

Keşm Adası'nın güneyi ve Hürmüz Boğazı sınırlarında yaşanan patlamaların "boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmek" amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceği kaydedildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve yerel kurumların henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadığı vurgulandı. 
 

İRAN'IN 3 GEMİSİ ABD ABLUKASINDAN GEÇTİ

ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasının ardından ilk İran gemilerinin abluka bölgesinden sorunsuz bir şekilde geçtiği belirtildi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın varılan mutabakatın ardından deniz ablukasının kaldırılması emrini verdiği ve birkaç İran gemisinin abluka bölgesinden sorunsuz geçtiği kaydedildi.

Haberde bir İran VLCC tankeri ile canlı hayvan taşıyan başka bir geminin açık sulardan İran limanlarına doğru, İran petrolü taşıyan bir tankerin de Umman Denizi'ni geçerek ihraç edileceği limana doğru hareket ettiği bilgisi paylaşıldı.

İSRAİL'İN SALDIRILARINA HİZBULLAH'TAN PÜSKÜRTME

Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde ateşkesi ihlal ederek ilerlemeye çalışan bir İsrail birliğini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alarak geri çekilmeye zorladıklarını açıkladı.

Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusuna ait 1 buldozer ve 2 Merkava tankından oluşan bir birliğin, bugün saat 18.15'te Lübnan'ın güneyindeki Arnun-Kammaşe bölgesinden Kefertebnit beldesinin dış kesimlerindeki el-Maaber bölgesine doğru ilerlediğinin tespit edildiği belirtildi.

İHA'LARLA HEDEF ALINDI

Açıklamada, ateşkes ihlaline karşılık Hizbullah unsurlarının söz konusu birliği güdümlü füzeler ve "Ababil" tipi kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef aldığı, saldırı sonucu İsrail güçlerinin geri çekilmek zorunda kaldığı ifade edildi. 

TRUMP: İRAN'LA ARTIK ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakatın içeriğinin cuma gününden sonra herhangi bir zamanda kamuoyuna duyurulabileceğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da düzenlenecek G7 Zirvesi’ne katılmak üzere İsviçre’nin Cenevre kentine ulaştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la görüşmesinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, Hürmüz Boğazı'nın cuma günü tamamen açılacağını söyledi.

Bölgedeki mayınların büyük bölümünün de etkisiz hale getirileceğini belirten Trump, mutabakat zaptının içeriğinin kamuoyuna duyurulmasını istediğini kaydetti. Trump, “Obama'nınki gibi berbat değil. Çok güçlü bir belge ve yayınlanmasını istiyorum, muhtemelen çok yakında. Cuma gününden sonra bir süre sonra. Orta Doğu'da çok güzel şeyler olacak. Petrol fiyatları hızla düşüyor ve borsa bugün roket gibi yükseliyor, rekor seviyelere ulaştı. Petrol fiyatları en büyük düşüşünü yaşadı ve düşük seviyelere indik, henüz tam olarak eski seviyemize dönmedik” ifadelerini kullandı.

İMZA TÖRENİNE JD VANCE KATILACAK

Turmp, İran'ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini vurgulayarak, ABD'nin İran'a karşı ‘harika bir iş çıkardığını’ dile getirdi. Trump, “Umarım iyi bir ilişkimiz olur ve iyi geçiniriz, eğer geçinemezsek de başladığımız yere geri döneriz ama bunun gerekli olacağını sanmıyorum” dedi.

İran ile mutabakat zaptının imza törenine katılma ihtimali sorulan Trump, “Duruma bağlı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance katılacak. Belki ben de katılırım. Belki katılmam ama JD özellikle bunun için geliyordu” diye konuştu. 

 

ABD İRAN ATEŞKESİ İMZALADI

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının dün "dijital olarak" imzalandığını açıkladı.

 

PEZEŞKİYAN: İRAN-ABD MUTABAKATI CUMA GÜNÜ İMZALANACAK

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Pezeşkiyan, İçişleri Bakanlığında düzenlenen toplantıda, ülkesiyle ABD arasındaki mutabakata ilişkin açıklamalarda bulundu.

Pezeşkiyan, “Gerçekleştirilen koordinasyonla birlikte İran-ABD mutabakat zaptı cuma günü imzalanacak.” ifadelerini kullandı.

Savaş döneminde ülkesinde herhangi bir kargaşanın ve ayaklanmanın meydana gelmediğine vurgu yapan Pezeşkiyan, hükümetin savaş süreci boyunca iyi bir yönetim sergilediğini dile getirdi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurmuştu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.

CUMAYA İŞARET
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Muhtemelen cuma günü İsviçre'de müzakere heyeti başkanları arasında bir görüşme olacak.

Mutabakat zaptı imzalandıktan sonra ilk müzakere turu gerçekleşecek.” dedi. 

 

ESKİ İSRAİL BAŞBAKANI YAİR LAPİD: NETANYAHU KAYBETTİ

 Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı eleştirerek, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun "savaşı kaybettiğini" söyledi.

Başkent Tel Aviv'de partisinin haftalık meclis grup toplantısı öncesinde gazetecilere açıklama yapan Lapid, Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakata tepki gösterdi.

Lapid, "Netanyahu savaşı kaybetti. İran cephesinde Netanyahu’nun diplomatik başarısızlığı kadar mutlak bir başarısızlık tarihte asla ve asla görülmemiştir. Netanyahu’nun artık bu işi kıvıramadığı gerçeğini kabul etme vaktimiz geldi." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Netanyahu'ya açıkça ve herkesin gözü önünde "Senin patronun benim ve sana ne söylenirse onu yapacaksın." dediğini hatırlatan Lapid, bu durumun son derece rahatsız edici olduğunu belirtti.

"ABD-İRAN MUTABAKATI NETANYAHU'NUN BAŞARISIZLIĞI"

Muhalefetteki Lapid ile kurulan "Birlikte (Together)" ittifakının başında yer alan ve 27 Ekim 2026'ya kadar yapılması planlanan genel seçimlerde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yerine geçebilecek en güçlü adaylardan biri olarak görülen eski Başbakan Naftali Bennett de ABD-İran mutabakatına tepki gösterdi.

Bennett, söz konusu mutabakatın Netanyahu yönetiminin başarısızlığının bir sonucu olduğunu söyleyerek, hükümetin İsrail’i bir "tıkanma ve yıpratma savaşına sürüklediğini ve kesin bir zafer elde etmekten aciz" olduğunu kaydetti.

"NETANYAHU, İSRAİL'İ DİPLOMATİK FELAKETE SÜRÜKLEDİ"

İsrail’in eski Savunma Bakanı ve muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman da İsrail’in ABD’nin İran ile yapılacak ateşkes ile Lübnan’daki saldırılar arasında bir ilişki kurmasına izin vermemesi gerektiğini savundu.

Liberman, Netanyahu’yu, İsrail’i Tahran ile 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yapılan anlaşmadan "çok daha kötü bir diplomatik felakete" sürüklemekle suçladı.

İran ve Lübnan'dan Hizbullah'ın saldırılarına hazır olunması gerektiğini öne süren Liberman, "İsrail'e fırlatılan her İran füzesine karşılık, Hark Adası'nı ve Bender Abbas Limanı'nı yerle bir ederek cevap vermeliyiz." dedi.

Liberman ayrıca İsrail ordusu bünyesinde bir füze kuvveti kurulmasını isteyerek, "Şu andan itibaren (İsrail Dış İstihbarat Servisi) Mossad tek bir misyona odaklanmalıdır, Ayetullah rejimini devirmek." şeklinde konuştu.

HÜRMÜZ'DEN GEÇİŞLER BAŞLADI

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakatın ardından ticari petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmaya başladığını belirtti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklama yaptı.

Trump, "Çoğu petrol yüklü gemiler, Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmaya başladı. Tamamen güvenli ve emniyetli olan güney 'otoyolunu' kullanıyorlar. Bunun dışında başka seyir rotaları da mevcut." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump ve İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, iki ülke arasında mutabakata varıldığını ve mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını bildirmişti.

VANCE: İMZA TÖRENİNE KALİBAF VE ARAKÇİ KATILACAK

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance İran ile anlaşma imzalanması törenine İran Meclis Başkanı Kalibaf, Dışişleri Bakanı Arakçi ve diğerlerinin katılımasını beklediklerini belirtti. 

Vance "Hürmüz Boğazı'nın uzun vadede ücretsiz olarak açılmasını bekliyoruz" dedi. 

LÜBNAN SAVAŞI ANLAŞMANIN AYRILMAZ BİR PARÇASI

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi yaptığı açıklamada "Lübnan'daki savaşı sona erdirmek, ABD ile yapılan mutabakatın ayrılmaz bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.

 

İSRAİL ANLAŞMAYA RAĞMEN LÜBNAN'I VURDU

İsrail ordusu, ateşkese ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi.

KATİL İSRAİL'DEN "LÜBNAN'DAN ÇEKİLMEYECEĞİZ" MESAJI

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD ile İran arasında varılan mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini söyledi.

"NETANYAHU'YA RAĞMEN YAPTIK"

Trump, İran ile mutabakatın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen sağlandığına işaret etti.

Başkan Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail'in Beyrut'a saldırısını eleştirerek bunun "yaşanmaması gerektiğini" vurguladı.

Netanyahu için "Çok zor bir adam." diyen Trump, "Dürüst olmak gerekirse, bunu yaptığımız için bize çok şükran duymalı. Zira İran'ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı." ifadelerini kullandı.

 

TRUMP'TAN ANLAŞMA OLMAZSA SALDIRIRIZ TEHDİDİ

Trump, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata dair New York Times'a konuştu.

İran ile anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nda "kalıcı olarak ücretsiz geçiş" sağlayacağını savunan Başkan Trump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ise Tahran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtti.

Trump, İran'a düzenlediği saldırılar ve Tahran'ın boğazı kapatmasının akabinde uygulanan deniz ablukasının, Orta Doğu'yu ABD'nin lehine yeniden şekillendirdiğini ileri sürdü.

Yeni mutabakatın İran'ın "nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını" güvence altına alacağını savunan Trump, anlaşmanın eski Başkan Barack Obama döneminde, 2015'te İran ile imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti. Başkan Trump, İran'ın kapasitesinin "askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek" düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.

PAKİSTAN: MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Dar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin açıklamada bulundu.

Pakistan'ın iki ülke arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını bildiren Dar, "Bu önemli atılım, süregelen diplomatik çabaların gücünü ve dost ülkelerin çatışma yerine diyaloğu tercih etmesindeki ortak kararlılığını yansıtmaktadır." ifadesini kullandı.

Dar, mutabakatın uluslararası topluma "güven verici mesaj" gönderdiğini, küresel piyasalar ile dünya ekonomisine, özellikle de bölgesel istikrarsızlıktan en çok etkilenen ülkelere güven ve istikrar sağladığını belirtti.

Ülkesinin, süreç boyunca tüm ilgili taraflarla aktif şekilde temas halinde kaldığını aktaran Dar, Pakistan'ın tüm sorunların çözümünde diyalog ile diplomasinin tek geçerli yol olduğunu vurguladığını ve itidal ile yapıcı yaklaşımı savunduğunu kaydetti.

Dar, ABD ile İran'ı Pakistan'a duydukları güven konusunda takdir ederek "Bu süreç boyunca yakın işbirliği içinde kalan ve bu önemli dönüm noktasına ulaşılmasında yardımcı olan kardeş ülkeler Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır ve diğerlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler ile uluslararası ortaklarımızın destek ve samimi diplomatik çabalarına da minnettarız." ifadesini kullandı.

Hala çözülmemiş konularla ilgili müzakerelerin sürdüğünün altını çizen Dar, Pakistan'ın her türlü çabayı desteklemeye hazır olduğunu vurguladı.

İsviçre'nin Cenevre kentinde 19 Haziran'da yapılacak imza törenini dört gözle beklediklerini belirten Dar, bu gelişmenin bölge ve ötesinde kalıcı barış, istikrar ve ortak refahın önünü açacağından emin olduklarını kaydetti.

İRAN: ABD DONDURULMUŞ VARLIĞI BIRAKACAK

İranlı yetkili tarafından ateşkes anlaşmasının ardından yapılan açıklamada ABD'nin İran'a yönelik dondurulmuş varlığı bırakacağı bildirildi. 

AVRUPA'DAN ŞARTLI "AMBARGOLARI KALDIRIRIZ" ÇIKIŞI

ABD ve İran'ın barış anlaşmasının ardından Avrupa'dan dikkat çeken bir çıkış geldi. A Haber muhabiri Alparslan Düven, Reuters'ta yer alan haberi aktararak 4 ülkenin İran'ın nükleer programdan vazgeçmesi durumunda ambargolarını kaldıracaklarını duyurdu. 

Düven açıklamasında; "Reuters haber ajansının aktardığı bilgiye göre İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa'dan oluşan E4 ülkeleri İran'ın nükleer programdaki beklentilerini yerine getirmesi karşılığında amborgoları kaldırmaya hazır olduklarını belirtti." ifadelerini kullandı. 

DURAN: TEMENNİMİZ KALICI BARIŞA KATKI SAĞLANMASI

ABD ile İran arasında varılan mutabakat sonrasında sanal medya hesabından paylaşım yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bölgedeki gerilimin sona ermesi açısından varılan uzlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

"UZLAŞIYI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"

Duran, “Bölgemizde gerilimin sona erdirilmesi ve istikrarın yeniden tesis edilmesi açısından ABD ve İran arasında varılan uzlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz. Temennimiz, bu anlaşmanın yalnızca mevcut krizin sona ermesine değil, aynı zamanda kalıcı barışın sağlanmasına da katkı sağlamasıdır. Bölgemizin uzun süredir ihtiyaç duyduğu huzur ve güven ortamının tesisi, diyalog, diplomasi ve uluslararası hukuka bağlılıkla mümkün olacaktır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik her türlü yapıcı çabayı desteklemeyi sürdürecektir” ifadelerine yer verdi. 
 

 

BARIŞ ANLAŞMASININ AYRINTILARINDA 30 GÜN ŞARTI

A Haber muhabiri Ekber Karabağ ABD-İran barış anlaşmasının ardından sürece ilişkin son durumu aktardı. 

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN 30 GÜNLÜK TAKVİM

Küresel deniz ticaretinde nefeslerin tutulduğu bir anda Donald Trump’tan dikkat çeken bir sosyal medya hamlesi geldi. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Donald Trump az önce yaptığı paylaşımda bölgedeki gemilere hitaben 'Motorlarınızı açın, artık hareket edebilirsiniz, süreç başlıyor' dedi ancak burada büyük bir çelişki var; zira aynı Trump, boğazın ancak 30 gün içinde yeniden açılabileceğinden bahsediyor" ifadelerini kullandı. Trump’ın bu hamlesi, bölgedeki gerilimi bir nebze olsun düşürme çabası olarak yorumlanırken, sahadaki gerçeklerin çok daha karmaşık olduğu vurgulanıyor.

TAHRAN’IN "CUMA" ŞARTI

Müzakere masasında zamanlama krizi baş gösterirken, İran kanadından gelen açıklamalar Washington ile Tahran arasındaki derin güven bunalımını bir kez daha gözler önüne serdi. Ekber Karabağ, "İran Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın açıklamalarına göre, yarın bu saatten itibaren hem Lübnan'da savaş duracak hem de abluka kaldırılacak; fakat kritik bir detay var: İran, kendi taahhütlerini ancak Cuma günü imzalar atıldıktan sonra yerine getireceğini ilan etti" sözleriyle pazarlıktaki pürüzleri aktardı. Trump’ın "her şey karşılıklı ve eş zamanlı olacak" iddiasına karşılık Tahran’ın "önce karşı taraf başlasın, biz imzadan sonra" restini çekmesi, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor.

LÜBNAN SALDIRISI PAZARLIĞIN ÖNÜNÜ MÜ AÇTI?

İran medyasında yer alan analizler, İsrail’in Lübnan saldırılarının aslında gizli bir amaca hizmet ettiğini öne sürüyor. Ekber Karabağ, "İran medyasına göre müzakerelerde ciddi bir tıkanma söz konusuydu ancak İsrail'in Lübnan'a saldırması bu tıkanıklığı adeta bir 'koçbaşı' gibi açtı. Donald Trump, İran'ın sert tehditleri ve bölgedeki baskısı karşısında geri adım atarak hem Lübnan hem de abluka konusunda Tahran’a ciddi tavizler vermek zorunda kaldı" şeklinde konuştu. Karabağ ayrıca, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nden gelen resmi açıklamada ayrıntı verilmediğini ancak bahsi geçen bu "tavizli pazarlığın" altının çizildiğini belirtti.

PETROL FİYATLARI VE SEÇİM KAYGISI: TRUMP’IN ASIL HEDEFİ NE?

Washington kulislerinde esen rüzgarı A Haber mikrofonlarına değerlendiren İrfan Sapmaz, Trump’ın aceleci tavrının arkasındaki asıl saiki deşifre etti. İrfan Sapmaz, "Donald Trump şu anda ne barış ne de diplomasi derdinde; onun tek bir hedefi var, o da Amerikan piyasalarını yatıştırmak ve petrol fiyatlarını acilen indirmek. ABD’de yaz tatili başlamış durumda ve 200 milyona yakın insan yollarda. Yaklaşan ara seçimler öncesi seçmenin yakıt maliyeti tepkisini dindirmek isteyen Trump, bu yüzden günde beş kez açıklama yapıyor ve 'bugün başladık, Cuma imzalıyoruz' diyerek piyasalara gaz veriyor" ifadelerini kullandı.


 

GUTERRES: BARIŞ ANLAŞMASINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ile İran arasında varılan barış anlaşmasından dolayı memnuniyetini ifade etti.

BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinden yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Genel Sekreter, ABD ve İran'ın derhal ve kalıcı bir ateşkes, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve daha fazla müzakere için bir çerçeve sağlayan bir barış anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyar.” ifadelerine yer verildi.

Bunun, çatışmanın barışçıl çözümü yolunda kritik bir adım olduğu belirtilen açıklamada, “Genel Sekreter, barış anlaşmasına yol açan müzakereleri desteklemede Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerin oynadığı yapıcı rol için derin takdirini ifade eder.” denildi.

BAŞKAN ERDOĞAN: BARIŞIN İSTİKRARIN VE HUZURUN TESİSİ İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI DESTEKLEYECEĞİZ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ABD-İran savaşının sona ermesinin ardından karardan mennuniyet duyduğunu belirterek olası sabotajlara karşı dikkat çeken vurguda bulundu. 

Başkan Erdoğan açıklamasında; "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum. 

Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. 

İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. 

Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. 

Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. 

Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz. "

FİDAN: MUTABAKATI MEMNUNUİYETLER KARŞILIYORUZ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD-İran savaşında anlaşmanın sağlanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan açıklamasında anlaşmadan memnuniyet duyurduğunu ve barış ve istikrar için desteğin kesintisiz süreceği bildirildi. 

Açıklamanın tamamı ise şöyle; "ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz.

Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz.

Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz.

Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır.

Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik.  Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir."