İstanbul'daki deprem büyük depremin habercisi mi? A Haber canlı yayınında flaş yorumlar
İstanbul'da merkez üssü Silivri olduğu öğrenilen peş peşe depremlerin ardından büyük panik yaşandı. AFAD, depremlerin en büyüğünü 6,2 olarak açıklarken, depremler sonrası A Haber canlı yayınına bağlanan uzmanlar birbirinden önemli noktalara değindi. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, depremin merkez üssüyle ilgili olarak "Gelecek Marmara Depremi konusunda endişeli bir yer" dedi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise bölgedeki fayın tamamen kırılmadığına dikkat çekerken, "Bu şiddetteki depremler ile fayda kırıklar olması iyi bir şey." dedi.
İstanbul öğle saatlerinde peş peşe depremlerle sarsıldı. İlk olarak 3,9 büyüklüğünde yaşanan depremin ardından, saat 12.49'da ise büyüklüğü 6,2 olan bir deprem meydana geldi. Bu depremlerin ardından İstanbul bu kez de 12.51'de 4,4 büyüklüğü ile sarsıldı. Depremlerin ardından A Haber canlı yayınına bağlanan uzmanlar birbirinden değerli açıklamalarda bulundu.
CANLI ANLATIM
BU BEKLENEN BÜYÜK DEPREM Mİ? UZMAN İSİM A HABER'DE AÇIKLADI
İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından gözler yeniden Marmara’ya çevrildi. “Büyük İstanbul depremi yaklaştı mı?” sorusu bir kez daha gündeme gelirken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, bölgedeki en yüksek olası deprem büyüklüğüne dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
DEPREM ENERJİSİ VE LOGARİTMİK ARTIŞ
Meydana gelen depremlerde büyüklüklerin arasındaki farka ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Ersoy, 7 ile 6 büyüklüğünde bir depremin arasındaki logaritmik farkın 32 kat olduğunu söyledi. Ersoy, “Enerji miktarı konusunda uzman arkadaşım daha iyi bilir ama 7 ile 6 arasında fark 32 kat. Bir enerji farklılığı var. Dolayısıyla arada 1 puan fark var gibi düşünmemek gerekiyor. Yani bu logaritmik olarak artıyor. Mesela 7 büyüklüğündeki bir depremin enerjisini alması için 900 tane 5 büyüklüğünde deprem olması gerek. Dolayısıyla bu depremleri çok rahatlatıcı şeyler olarak düşünmek yanlış olur. Bu bölgenin dinamik, aktif, canlı olduğunu bir göstergesidir. Bunun akabinde daha büyük bir deprem olur demek de şu anda bir kehanet. Bu doğru değil. Olmaz demiyorum ama olur da demiyorum. Bizim bu aşamada ne yapmamız gerekiyor? Bu 6.2'den sonra artçıların nerede seyrettiği, harita üzerinde nerelerde görüldüğü, daha doğuya gidiyor mu, bunlara göre belki yeni yorumlar yapabiliriz. Bugünkü depremler oldukça büyük depremlerdi. Yani büyük derken 4 üzeri büyüklüklerden bahsediyorum. Hatta bir tanesi 5.9’du.” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE 9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLMAZ
Türkiye’de meydana gelebilecek en büyük deprem büyüklüğünün ne olacağına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ersoy, “Burada şunu belirtmek istiyorum: Doğrultu atımlı fayların dünyada nerede olursa olsun en büyük deprem üretme kapasitesi 8’dir. 8’den büyük olmaz. Bizde, Türkiye toprakları üzerinde, Japonya veya Şili’deki gibi 9 büyüklüğünde deprem olmaz” diye belirtti.İSTANBUL'DA HANGİ İLÇEDE RİSK DAHA FAZLA?
Banu El'in sunduğu Ajans Güniçi programının konuğu olan Prof. Dr. Şükrü Ersoy, canlı yayında açıklamalarda bulundu. Prof.Dr. Ersoy, İstanbul'un bazı ilçelerine dikkat çekerken şunları söyledi:
"6,2 deprem eski yapılarda hasar beklenebilir. Aslında İstanbul’un merkezi kesiminde çok sağlam yerler var. Örneği A Haber’in binası sağlam bir zemine yüksek mühendislik görerek yapılmış bina. Bazı ilçelerde ise daha kötü yapılar var. Yeni ve eski ilçeler var bunun yanında kültürel yapılar var. Bunların içerisinde bir kentsel dönüşüm yaparken aynı hareketlilik yapılamıyor.
Yeni binaların buna ihtiyacı yok. Örneğin Başakşehir’in yapı stoku yeni zemini de iyi. Ancak Bağcılar, Esenler, Güngören ve Avcılar’ı konuşurken daha farklı söylemler geliştirmek gerekiyor. Üsküdar’ı konuşurken kültürel yapıların çok olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla kentsel dönüşüm yaparken ilçelerin özellikleri dikkate alınması gerekir.
Deprem her yeri aynı etkilemez. Beklene deprem Marmara Denizi’nin içinde olduğuna göre kuzeye göre sahil kesimi daha çok etkilenecek. Buna dikkat etmek gerekir. Depremler sizi beklemiyor. Hazır mısınız diye de bakmıyor. Deprem olmadığı her anı iyi değerlendirmek gerekiyor. Depremler çok maliyetli oluyor.
Bir sistem olarak Kuzey Anadolu Fayı’nı harita üzerinde çizerken tek çizgi üzerinde çizeriz ama daha detaya baktığınızda parçalar halindedir. Bunlara segment adını veririz. Kumburgaz Segmetini konuşuyoruz ama da faya dahildir. Karışıklık yaratmasın Kuzey Anadolu Fayı’nın üzerinde olan depremler. Silivri açıklarında olan deprem 1912 depreminin bittiği yerlere denk geliyor. Burada büyük bir depremin olma olasılığı hep konuşuluyor ve hep söylüyoruz.
Umarız 6,2 büyüklüğündeki deprem bölgenin ana şokudur. Diğerleri de bunu artçısıdır ve öyle gidip sönümlenmesini bekliyoruz. 6,2 depremin 1 haftaya varan artçı deprem süreci var."
"BEKLENEN DEPREMİN ÖNCÜSÜ DEĞİL"
A Haber'da Banu El'in konuğu olan Prof. Dr. Mustafa Toker de yaşanan depremin olası etkileri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Toker, "Kuzey Anadolu Fay hattının içerisinde yer alan segmentin bir parça sağ yanal doğrultu atımlı olarak kırıldı. Şu anda biz bu fayın hareketliliği ile karşı karşıyayız. Fay tiplerinin en zoru olan doğrultu atımlı yani birbirlerine göre fay bloklarının hareket ettiği yani enerjinin kayıpsız aktarıldığı bir fay biçimi ile karşı karşıyayız. Zemin yapısının bozukluğu, binaların eskiliği ve fayın doğrultu atımlı olması paniği ve korkuyu arttırıyor. Hiçbir şekilde hasarlı binalara girilmemesi gerekiyor. Toplanma alanlarında belirli bölgelerde kalınması gerekiyor. Güven vermeyen binada oturuyorsanız hiçbir şekilde içeri girmemelisiniz. 6,2 şiddetindeki depremin beklediğimiz İstanbul depremi olduğunu zannetmiyorum aynı zamanda İstanbul depreminin öncüsü olduğunu da düşünmüyorum." dedi.

