2012 sonrası dijital dönüşüm çocukları nasıl etkiledi? Uzmanlar ekran bağımlılığı ve algoritmalara karşı uyardı

2012 sonrası dijital dönüşüm çocukları nasıl etkiledi? Uzmanlar ekran bağımlılığı ve algoritmalara karşı uyardı

Uzmanlar, akıllı telefon ve tablet kullanımının yaygınlaşmasının ardından çocukların dijital alışkanlıklarında önemli değişimler yaşandığını belirtti. Dijital ayak izi, algoritmaların içerik önerileri ve uzun süreli ekran kullanımının çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken uzmanlar, çözümün dijital okuryazarlık ve aile içi kurallardan geçtiğini vurguladı.

Teknolojinin baş döndüren hızıyla birlikte çocukların oyun alanları sokaklardan ekranlara taşındı. Bilişim uzmanları ve psikologlar, 2012 yılını dijital çağın en büyük ve en tehlikeli kırılma noktası olarak işaret ediyor.Akıllı telefonların ve tabletlerin çocukların hayatına girmesiyle başlayan bu yeni dönemde, algoritmalar evlatlarımızın her adımını takip ederken ruh sağlığı verileri ise korkutucu bir tabloyu gözler önüne seriyor.

İşte dijital bağımlılığın pençesindeki nesilleri bekleyen büyük tehlike ve uzmanların hayati uyarıları...

2012: DİJİTAL DÜNYANIN KARANLIK DÖNÜM NOKTASI

Dijital çağın çocuklar üzerindeki etkisini A Haber ekranlarında değerlendiren Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "2010'dan sonra akıllı telefon teknolojisi yaygınlaşmaya başladığı için çocuklar ve gençler bu teknolojiyi yoğun şekilde kullanmaya ve yavaş yavaş bağımlı hale gelmeye başladı. Dikkat ederseniz artık çocuklar hiçbir şeyi ezberleyemiyor, sorgulayamıyor ve araştırmayan bir nesil haline geliyorlar. Bunun temel nedeni, 2012 ile başlayan ve pandemiyle zirve yapan dijital ayak izi ve yapay zeka bağımlılığıdır." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ali Murat Kırık - foto: ahaber.com.trProf. Dr. Ali Murat Kırık - foto: ahaber.com.tr

ALGORİTMALAR ÇOCUKLARI ADIM ADIM TAKİP EDİYOR

Çocukların dijital dünyada savunmasız bırakıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Algoritma aslına bakarsanız sizin dijital ayak izlerinizi çıkartıp sizi yönlendiren, beğenilerinize göre içerik sunan bir formülasyondur. Çocuk makyaj videosu mu sevmiş, futbol mu izlemiş; sistem hemen onu algılıyor ve sürekli önüne benzer içerikleri çıkarıyor. Bu durum çocuğu ekran başında daha fazla tutarken, araya sıkıştırılan sübliminal mesajlarla ideolojik söylemler de beyinlerine kazınmaya çalışılıyor. Sistem bizi adeta hipnotize ediyor." sözleriyle tehlikenin görünmeyen yüzünü aktardı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

RUH SAĞLIĞI ALARM VERİYOR: DEPRESYONDA KORKUTUCU ARTIŞ

2012 sonrası değişen yaşam biçimi, çocukların ruh sağlığı verilerine de doğrudan yansıdı. Yapılan araştırmalara göre çocuklarda depresyon vakaları yüzde 134, kaygı bozukluğu ise yüzde 106 oranında devasa bir artış gösterdi. CDC verilerine göre her 5 çocuktan biri majör depresyonla mücadele ederken, psikiyatrik ilaç kullanım yaşının 5'e kadar gerilemesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

Klinik Psikolog Elif Nur Hamzaoğlu Tuğlu - foto: ahaber.com.trKlinik Psikolog Elif Nur Hamzaoğlu Tuğlu - foto: ahaber.com.tr

DOPAMİN TUZAĞI VE YENİ NESİL HASTALIKLAR

Klinik Psikolog Elif Nur Hamzaoğlu Tuğlu, teknolojinin biyolojik etkilerini, "Kısa videolar izlemek ve ekranı sürekli kaydırmak beyinde çok hızlı dopamin salgılanmasına neden oluyor. Çocuklar gerçek hayatta bu kadar hızlı bir uyarım bulamadıkları için huzursuz, kaygılı ve stresli oluyorlar. Bu durum ev içinde öfke patlamalarına ve sinir harplerine yol açıyor." cümleleriyle ifade etti.

Öte yandan dijital dünyanın yeni hastalıklar türettiğini belirten Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "WhatsAppitis, Selfieitis, Nomofobi ve Fomo gibi hastalıklar artık hayatımızın bir parçası. Özellikle Nomofobi, yani akıllı telefon bağımlılığı ve Fomo, yani gelişmeleri kaçırma korkusu çocukları ve gençleri uçuruma sürüklüyor." dedi.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

"YASAKLAMAYIN, SINIR KOYUN VE ROL MODEL OLUN"

Ebeveynlerin dijital okuryazarlık konusunda bilinçli olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, çözümün yasaklardan değil kurallardan geçtiğini belirtiyor. Klinik Psikolog Elif Nur Hamzaoğlu Tuğlu, "İnternet kullanımında tamamen yasaklayıcı olmak yerine zaman ve planlama konusunda sınırlayıcı olunmalıdır. Çocukların kullandığı bilgisayar evde görünür ve kontrol edilebilir bir konumda olmalı. En önemlisi de internetin ne zaman ve nasıl kullanılacağı aile içi kurallarla belirlenmelidir." tavsiyelerinde bulundu.

Uzmanlar ayrıca, çocukların eline sadece telefon verip onları kendi haline bırakmanın bağımlılığı tetiklediğini, ebeveynlerin bu konuda doğru rol model olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin