Erken yaşta sosyal medya kullanımı okul başarısını etkiliyor: Matematik ve ana dilde düşük performans araştırmayla belirlendi
İtalya’da 5 bin 227 öğrenciyle yürütülen araştırma, ilk sosyal medya hesabını ortaokulun ilk yıllarında açan çocukların matematik ve İtalyanca testlerinde daha düşük sonuçlar aldığını ortaya koydu. İngilizce puanlarında ise belirgin bir etki saptanmadı. Araştırmacılar, yoğun akıllı telefon kullanımının öğrenme kaybında rol oynayabileceğini belirtti.
Çocukların sosyal medyayla erken yaşta tanışması, matematik ve ana dilde ölçülen akademik performansı düşürebiliyor. Kuzey İtalya'daki 5 bin 227 öğrencinin verilerini inceleyen araştırmada, ilk hesabını 11-13 yaş aralığında açanların 14 yaş ve sonrasında başlayanlara göre daha düşük puan aldığı belirlendi.
İtalya’da 5 bin 227 öğrenciyle yapılan araştırma, erken sosyal medya kullanımının okul başarısıyla ilişkisini inceledi. (Görseller: A Haber Grafik Ekibi ve A Haber Foto Arşiv)
ARAŞTIRMA 5 BİN 227 ÖĞRENCİYİ KAPSADI
Milano-Bicocca Üniversitesinden araştırmacılar, sosyal medyaya başlama yaşının öğrencilerin okul hayatındaki performansına etkisini inceledi.
Nature Human Behaviour dergisine göre, araştırma kapsamında öğrencilerin ilkokuldan lise dönemine kadar İtalyanca, matematik ve İngilizce derslerinde aldıkları puanlar takip edildi. Analize toplam 5 bin 227 öğrencinin verisi dahil edildi.
İlk sosyal medya hesabını 11-13 yaşlarında açan öğrencilerin matematik ve İtalyanca puanları daha düşük çıktı.
ERKEN BAŞLAYANLARDA PUAN KAYBI GÖRÜLDÜ
İlk sosyal medya hesabını altıncı, yedinci veya sekizinci sınıfta açan öğrenciler, dokuzuncu sınıfa kadar bekleyen öğrencilerle karşılaştırıldı.
Altıncı sınıfta sosyal medyaya başlayan öğrencilerin sekizinci sınıftaki İtalyanca puanları, geç başlayan gruba göre yaklaşık 0,22 standart sapma daha düşük çıktı. Matematikteki fark ise 0,18 standart sapma olarak hesaplandı. Sosyal medyada geçirilen yıl arttıkça olumsuz etkinin güçlendiği de görüldü.
Araştırmacılar, sonuçların erken sosyal medya kullanımının öğrenme performansı üzerindeki olumsuz etkisiyle uyumlu olduğunu bildirdi. Ancak çalışmanın deneysel olmaması nedeniyle aile yapısı ve kişilik özellikleri gibi ölçülemeyen etkenlerin tamamen dışlanamadığı vurgulandı.


