
DİJİTAL ORTAMDAKİ TEHLİKELER: AİLELERE KRİTİK UYARI
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının ardından çocukların çevrim içi oyunlar ve sosyal medya üzerinden zararlı grupların etkisine girebildiğine dikkat çeken Çiftçi, yalnızca güvenlik tedbirlerinin yeterli olmayacağını vurguladı.
Çiftçi, "Bu mücadeleyi sadece İçişleri Bakanlığı olarak bizim yürütmemiz mümkün değil. Ailelerin de çocuklarını yakından takip etmesi gerekiyor. Kimlerle arkadaşlık yaptıkları, hangi sitelere girdikleri, okula devam durumları dikkatle izlenmeli. Üniversitelerden belediyelere, devlet kurumlarından sivil topluma kadar herkesin sorumluluğu var. Ancak birlikte mücadele edersek siber suçların önüne geçebiliriz" ifadelerini kullandı.
OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİ ARTIRILIYOR
Eğitim kurumlarındaki fiziksel güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirten Bakan Çiftçi, riskli bölgelerde görev yapan personel sayısının yükseltildiğini açıkladı. Çiftçi, "Okullardaki fiziksel güvenlik tedbirlerini artırdık. Daha önce yılda iki kez yapılan güvenli okul toplantılarını artık her ay gerçekleştiriyoruz. Riskli okullarda zaten polislerimiz görev yapıyordu. Son olayların ardından bekçilerimizi, bazı bölgelerde ise güvenlik korucularımızı da görevlendirdik" dedi.
Türkiye genelindeki tüm okullara polis görevlendirilmesinin mevcut personel yapısıyla mümkün olmadığını ifade eden Çiftçi, "Her okula iki polis verilmesi yaklaşık 150 bin personel anlamına gelir. Bu durumda kolluk kuvvetlerimiz asli görevlerini yerine getirmekte zorlanır. Bu nedenle okul yönetimlerine ve ailelere de önemli görevler düşüyor" diye konuştu.
"BİREYSEL RADİKALLEŞME" İDDİASI İNCELENİYOR
Okul saldırılarını gerçekleştiren faillerin yurt dışı bağlantıları olup olmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi, güvenlik birimlerinin konuyu titizlikle araştırdığını söyledi.
Çiftçi, "Bireysel radikalleşme üzerinde duruyoruz. Bu saldırıları gerçekleştiren çocukların yurt dışındaki bazı örneklerden etkilenmiş olabileceğini değerlendiriyoruz. İstihbarat birimlerimiz, uluslararası bağlantı ya da yönlendirme olup olmadığını araştırıyor. Böyle bir durum varsa ortaya çıkaracağız" ifadelerini kullandı.
SAHİPSİZ HAYVANLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARDA SON AŞAMA
Sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, sürecin yıl sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanmasının planlandığını söyledi.
Çiftçi, "Türkiye genelinde sahipsiz hayvanların yaklaşık yüzde 80'i toplandı. Kalan kısmın da yıl sonuna kadar, özellikle Eylül-Ekim döneminde barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alınmasını hedefliyoruz" dedi.
"5 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR KÖPEKLER YÜZÜNDEN HAYATINI KAYBEDİYOR"
Bakan Mustafa Çiftçi, Erzurum'da yürütülen çalışmalar nedeniyle yoğun eleştiriler ve sosyal medya kampanyalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade ederek, buna rağmen geri adım atmadıklarını söyledi. Çiftçi, "Ben Erzurum'da çalışmalara çok erken başladım. Büyükşehirlerin sıraya girmesini beklemedik. Nisan ayı gibi süreci başlattık. Bütün toplantılara kendim başkanlık ettim. Belediye başkanlarıyla görüştük, kaymakamlarımızla toplantılar yaptık. Israrlı takipler sonucunda Ekim ayının sonu, Kasım ayının başı itibarıyla Erzurum'daki bütün sahipsiz sokak hayvanlarını topladık ve barınaklara aldık" ifadelerini kullandı.
ERZURUM MODELİ NASIL UYGULANDI?
Çiftçi, Erzurum'da yürütülen uygulamanın Türkiye'ye örnek olabilecek nitelikte olduğunu söyledi. Sürecin kolay olmadığını belirten Bakan Çiftçi, hayvan hakları savunucularından yoğun tepki aldıklarını anlattı.
Çiftçi, "Sahipsiz sokak hayvanlarını savunan kesimin ciddi linç kampanyalarına maruz kaldık. Ellerinden kurtuluş yok zaten. Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin barınağında bir grup hayvan öldü. Veteriner raporları vardı. Ama bu olay üzerinden büyük bir kampanya yürüttüler. 'Hayvanları böyle topladılar' diyerek sosyal medyada algı oluşturmaya çalıştılar. Ama biz doğrusunu yaptığımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu.
"ÇOCUKLAR PARKA GİDEMİYOR, YAŞLILAR CAMİYE ÇIKAMIYOR"
Sokak güvenliğinin sağlanmasının devletin görevi olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, mevcut yasal düzenlemeyle birlikte sokak hayvanlarının artık barınaklarda tutulmasının esas hale geldiğini söyledi.
Çiftçi, "Çocuklar parka gidemiyor, okula gidemiyor, yaşlılar camiye çıkamıyor. Sahipsiz hayvanlar insanlara saldırırken devletin hiçbir şey yapmaması düşünülemez. 2024 yılında yasa değişti. Artık bu hayvanların yeri sokaklar değil; barınaklar. Bu hayvanlar toplanacak, tedavi edilecek, kısırlaştırılacak ve barınaklarda muhafaza edilecek" dedi.
Programda dikkat çeken başlıklardan biri de bazı çevrelerin düzenlemeye gösterdiği tepki oldu. Çiftçi, bu süreçte ekonomik çıkar elde eden yapıların bulunduğunu söyledi.
Çiftçi, "Aslında hayvan hakları savunucularının bu çalışmalardan memnun olması gerekir. Çünkü sokakta aç kalan, tedavi olamayan hayvanlar artık koruma altına alınıyor. Ama burada rantı kesilenler var. Asıl saldıran, linç eden güruh onlar. Mamalarının kesilmesinden dolayı bu tepkiyi gösteriyorlar" ifadelerini kullandı.
VAN'DAKİ FACİA SONRASI MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Van'da küçük bir çocuğun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırıya ilişkin de konuşan Çiftçi, olayın hemen ardından soruşturma başlatıldığını açıkladı. Çiftçi, "Olayın duyulmasının ardından hemen mülkiye müfettişi görevlendirdik. Eğer burada ihmal ya da kusur tespit edilirse gerekli kanuni işlemler yapılacak. Belediye başkanı hakkında da ihmali varsa soruşturma izni verilip adli mercilere sevk edeceğiz" dedi.
"2026 TÜRKİYESİ'NE YAKIŞMIYOR"
Yaşanan olayların Türkiye'nin gündeminde yer almaması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, yıl sonuna kadar bu sorunun çözülmesini hedeflediklerini söyledi. Çiftçi, "2026 Türkiye'sine bunlar yakışmıyor. Güvenli sokaklar istiyoruz. Hayvanların yeri artık sokak değil, barınak. Önceden 'yakala, tedavi et, bırak' mantığı vardı. Şimdi 'yakala, tedavi et, kısırlaştır ve barınakta muhafaza et' anlayışı uygulanıyor" ifadelerini kullandı.
"100 DİKİŞ ATILAN ÇOCUĞU GÖRÜNCE KARARLILIĞIMIZ ARTTI"
Bakan Çiftçi, Erzurum'un Narman ilçesinde yaşanan saldırının kendisini derinden etkilediğini de anlattı. Hastanede ziyaret ettiği küçük çocuğun durumunun hafızasına kazındığını ifade eden Çiftçi, bu olayın ardından mücadelede daha kararlı hale geldiklerini söyledi.
Çiftçi, "Çocuğu hastanede ziyaret ettim. Ameliyathanedeydi. Girdiğimde kulağını dikiyorlardı. İlk etapta 60 dikiş atılmıştı, sonrasında 100 dikişe ulaştı. Çocuğun başı, boynu, kulağı perişan haldeydi. O tabloyu görünce etkin mücadele yürütmemiz gerektiğine kesin olarak kanaat getirdim" dedi.
BELEDİYELERE AÇIK ÇAĞRI
Çiftçi, belediyelere yönelik net mesajlar da verdi. Yasal sürecin 2028'e kadar süre tanıdığını ancak belediyelerin beklemeden harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Çiftçi, "Kim çocuğunun saldırıya uğramasını ister? Kim evladının başına yüzlerce dikiş atılmasını ister? Belediyeler kendilerini o ailelerin yerine koymalı. Lütfen 2028 yılını beklemeden barınakları kurun, hayvanları toplayın ve bu süreci hızlandırın" sözleriyle çağrıda bulundu.

İRAN SINIRINDA SON DURUM: HERHANGİ BİR GÖÇ DALGASI YOK
Programın ikinci bölümünde düzensiz göç ve sınır güvenliği masaya yatırıldı. İran-İsrail-ABD hattındaki gerilim nedeniyle Türkiye sınırlarında yaşanan hareketlilik sorulan Bakan Çiftçi, dikkat çeken bilgiler paylaştı. Çiftçi, "İran'la 560 kilometrelik sınırımız var. 28 Şubat'ta başlayan savaş sürecinden bu yana İran'dan Türkiye'ye doğru herhangi bir düzenli ya da düzensiz göç hareketi olmadı. Hatta İran'ın kendi vatandaşlarının geçişine sınırlama getirmesi nedeniyle geçiş oranları üçte bir seviyesine kadar düştü" dedi.
SINIRLARDA "ÇELİK KALKAN"
Türkiye'nin doğu ve güney sınırlarında yoğun güvenlik önlemleri uygulandığını belirten Çiftçi, duvarlar, termal kameralar, dronlar ve keşif sistemleriyle sınır hattının sürekli kontrol altında tutulduğunu söyledi. Çiftçi, "Şu anda 1412 kilometrelik güvenlik duvarı tamamlandı. 89 kilometrelik bölümde çalışmalar sürüyor. Termal kameralar, optik kuleler, devriye yolları, keşif gözetleme araçları ve dronlarla sınır güvenliğimizi sürekli takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Çiftçi, Türkiye'nin düzensiz göç konusunda önemli bir dönüşüm yaşadığını da vurguladı. Çiftçi, "Türkiye artık düzensiz göçmenlerin rahatça girip barınabileceği bir ülke değil. Gelse bile rahat çalışamayacağı, tespit edildiğinde sınır dışı edileceği bir sistem kuruldu" dedi.
SURİYE'YE DÖNÜŞLERDE DİKKAT ÇEKEN RAKAM
Suriyelilerin geri dönüş sürecine ilişkin verileri de paylaşan Çiftçi, 2016'dan bu yana 1 milyon 407 bin 568 kişinin ülkesine döndüğünü açıkladı.
Çiftçi, "2016'dan 2025'e kadar ülkemizden Suriye'ye dönenlerin sayısı 1 milyon 407 bin 568'e ulaştı. Özellikle 8 Aralık'taki rejim değişikliğinden sonra geri dönüşlerde hızlanma yaşandı" şeklinde konuştu.
ODTÜ'DE BAYRAK PROVOKASYONU! "AFFEDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
Programın son bölümünde ODTÜ'de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen provokasyon gündeme geldi. Bakan Çiftçi, olayın ardından güvenlik güçlerinin hızlı şekilde harekete geçtiğini belirtti. Çiftçi, "Bunu açık bir provokasyon olarak değerlendiriyoruz. Bayrağımıza yapılan saygısızlığın affedilmesi mümkün değil. Güvenlik kuvvetlerimiz hızlı şekilde reaksiyon gösterdi ve olaya karışan şahıslar yakalandı" dedi.
GÖZALTILAR ARTABİLİR
Soruşturmanın sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, yeni gözaltıların da olabileceğini söyledi. Çiftçi, "Şu ana kadar 6 kişi gözaltına alındı. Ancak çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki günlerde gözaltı sayısının artması da mümkün" ifadelerini kullandı.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA MÜFETTİŞ ORDUSU SAHADA
Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen idari ve adli soruşturmanın detaylarını ilk kez bu kadar kapsamlı paylaşan Bakan Mustafa Çiftçi, "Öncelikle müfettişlerimiz henüz raporlarını tam tamamlamadılar. Olay ilk duyulduğunda iki mülkiye müfettişimizi görevlendirmiştik, onlar önceki dönem valisi ile ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar" ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın derinleştiğini belirten Bakan Çiftçi, "2020 yılından bugüne etkili bir soruşturma yürütüldü mü, herhangi bir ihmal veya eksiklik var mı diye ekstradan iki mülkiye ve iki de polis müfettişi daha görevlendirdik. Yani toplamda altı müfettişimiz konuyu enine boyuna inceliyor" sözleriyle adaletin titizlikle işlediğini vurguladı.
Gülistan Doku'nun bulunması için her türlü imkanın seferber edildiğini kaydeden Çiftçi, "Gülistan'ın nereye gömüldüğünü, mezarının nerede olduğunu bulma konusunda JASAT ekiplerimiz sahada çok yönlü bir çalışma yürütüyor" şeklinde konuştu.
MEKSİKA ÜZERİNDEN ABD'YE KAÇAN FİRARİYE YAKIN TAKİP
Adalet önünden kaçmaya çalışan suçluların izinin dünyanın neresinde olursa olsun sürüldüğünü belirten Bakan Çiftçi, kritik bir firari ismin rotasını deşifre etti. Şahsın önce yasadışı yollarla Meksika'ya, oradan da ABD'ye geçtiğini tespit ettiklerini söyleyen Mustafa Çiftçi, "Şu anda Amerika'da olduğunu tespit ettik, yerini öğrenmeye çalışıyoruz. Kırmızı bülten çalışmalarımız sürüyor. Dünyanın neresine giderlerse gitsinler Türk polisi peşlerini bırakmayacak" sözleriyle firari suçlulara gözdağı verdi.
FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERDE %97'LİK REKOR BAŞARI
Türkiye'nin faili meçhul cinayetler ayıbından büyük oranda kurtulduğunu rakamlarla ortaya koyan Bakan Çiftçi, "2002 yılından bugüne faili meçhul cinayetlerin %97'si aydınlatılmış durumda. Geçtiğimiz günlerde tam 19 yıl önce işlenmiş bir cinayeti aydınlattık" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı ile tam bir eşgüdüm içerisinde çalıştıklarını belirten Çiftçi, "Ne zaman işlenmiş olursa olsun bu cinayetleri aydınlatmak devletin borcudur. JASAT ekiplerimizi tüm faili meçhul dosyalar için görevlendirdik, tüm imkanlarımızı birleştiriyoruz" diyerek kararlılık mesajı verdi.
MADENCİ EYLEMİNDE BAKAN ARABULUCULUĞU: PROVOKASYON ÖNLENDİ
Ankara'da günlerce süren madenci eyleminin perde arkasındaki diplomatik trafiği de Bakan Çiftçi ilk kez anlattı. Enerji ve Çalışma Bakanları ile yürüttüğü arabuluculuk sürecine değinen Mustafa Çiftçi, "Meselenin tatlıya bağlanması için patronu bizzat aradım ve işçilerin alacaklarının ödenmesini istedim. Bazı marjinal sol grupların olayı provoke etmesine izin vermedik" sözleriyle aktardı.
Emniyet teşkilatına işçilere karşı sert müdahalede bulunulmaması talimatını verdiğini söyleyen Bakan, "Görüşmeler neticesinde uzlaşma sağlandı, işçilerimiz alacaklarını aldı ve olay teşekkür çiçekleriyle kapandı" ifadelerini kullandı.
MAKAM ODASINDAKİ 2. ABDÜLHAMİD HAN PORTESİ TARTIŞMALARINA NET YANIT
Makam odasında Sultan Abdülhamid Han, Mustafa Kemal Atatürk ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın portrelerinin bir arada bulunmasına yönelik eleştirilere de yanıt veren Bakan Çiftçi, "Abdülhamid Han 19. yüzyılın, Atatürk 20. yüzyılın, Sayın Cumhurbaşkanımız ise 21. yüzyılın lideridir. Sultan Abdülhamid, İlber Ortaylı hocamızın tabiriyle 'Son İmparator'dur ve ona büyük bir hayranlığım var" şeklinde konuştu.
Avustralya'nın Hobart Adası'nda yaşadığı bir anıyı paylaşan Bakan Çiftçi, "Hobart Adası'nda bir camide Sultan Abdülhamid'in resmini gördüm. 110 yıl önce oraya temsilci göndermiş. İşte bu devlet vizyonudur" sözleriyle ecdat mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Bakan Çiftçi, "Ecdadımız Sultan Abdülhamid de, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk de bizimdir; hepsine hürmetimiz sonsuzdur" ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.
POLİSİN ÇALIŞMA SAATLERİNE NEŞTER: 12/36 SİSTEMİ HAYATA GEÇİYOR
Teşkilatın en büyük beklentilerinden biri olan çalışma saatleri düzenlemesine ilişkin kararlılık mesajı veren Bakan Mustafa Çiftçi, "Göreve geldiğim günden beri 12/36 saat mevzusu üzerinde çalışıyoruz. Bunu hayata geçirme konusunda bakan yardımcılarımız ve Emniyet Genel Müdürümüzle ortak bir iradeye sahibiz" ifadelerini kullandı.
Bu sistemi desteklemek amacıyla bekçilerin görev tanımında değişikliğe gidildiğini belirten Bakan Çiftçi, "Bekçilerin çalışma saatlerini belirleme yetkisini valilerimize devrettim. Artık sadece gece değil gündüz de çalışabilecekler; böylece polisin nöbet tuttuğu yerlerde polisin yerini ikame edebilecekler" sözleriyle yeni stratejiyi aktardı.
Personel takviyesi konusunda yönetmelik değişikliğine gidildiğini müjdeleyen Bakan Çiftçi, "Şu anda 10 bin polis adayımız var ve mezuniyetlerini iki ay erkene aldık. Mayıs sonu veya haziran başında mezuniyetlerini gerçekleştirip onları Emniyet Müdürlüklerimize tayin edeceğiz" şeklinde konuştu. Bakan, bu adımın 12/36 çalışma sistemine geçişte büyük bir kolaylık sağlayacağını vurguladı.
EMNİYET AMİRLERİNE TERFİ YOLU AÇILIYOR: MECLİS'TE KRİTİK DÜZENLEME
Rütbeli amirlerde yaşanan terfi yığılmasını çözmek için yasal sürecin başladığını duyuran Bakan Mustafa Çiftçi, "Başkomiserlikten emniyet amirliğine ve 2. sınıftan 1. sınıfa geçişlerde bir yığılma vardı. Bu engeli aşmak için hazırladığımız kanun teklifini Meclis'e sevk ettik. Siyasi partilerin mutabakatıyla bu sorun önümüzdeki günlerde çözülecek" ifadelerini kullandı.
Emniyet teşkilatının kurumsal yapısını modernize edecek yeni Teşkilat Kanunu hazırlıklarında sona gelindiğini belirten Bakan Çiftçi, "Mevcut kanun 1937 yılında çıkmış ve 350 bin kişilik dev kadroya artık dar geliyor. Yeni Teşkilat Kanunu ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğümüz bana sunumunu yaptı, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu ile istişare ettikten sonra gündeme getireceğiz" sözleriyle tarihi reformun işaretini verdi.
POLİSE FAZLA MESAİ ÜCRETİ VE ŞARK HİZMETİNDE YENİ DÖNEM
Polislerin özlük haklarına ilişkin de önemli bir gelişmeyi paylaşan Bakan Mustafa Çiftçi, "Eğer 12/36'ya rağmen fazla çalışma olursa, Maliye Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler neticesinde 2027 başı itibarıyla fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi konusunda bir düzenlememiz olacak" şeklinde konuştu. Şark hizmetiyle ilgili de konuşan Bakan Çiftçi, "Bu sene üç ilimizi daha şark hizmetinden kaldırıyoruz; şark illerinin sayısını zamanla azaltacağız" ifadelerini kullandı.
İSTANBUL'DAKİ POLİSLERE LOJMAN SEFERBERLİĞİ: "BU SENE ARAÇ DEĞİL KONUT ALACAĞIZ"
İstanbul'daki hayat pahalılığı ve barınma sorununa karşı radikal bir karar aldıklarını açıklayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İstanbul Valimizle görüştük; bu sene araç alımına ara verip toplu lojman alımı yapacağız. Emlak Konut ve TOKİ'nin hazır konutlarını alıp polislerimizin kullanımına sunacağız; özellikle tek maaşlı ve çocukları okuyan memurlarımızı rahatlatacağız" sözleriyle lojman müjdesini verdi.
HİZMET ALIMI PERSONELİNE KADRO SİNYALİ
Bakanlık bünyesinde hizmet alımıyla çalışan personelin durumuna da değinen Bakan Çiftçi, "Bu biraz da Maliye'nin vereceği kadroya bağlı. İmkan olursa diğerleri gibi neden olmasın ama şimdiden kimseyi boş beklentiye sokmak istemem, Maliye Bakanlığı ile mutabakat sağlamamız lazım" ifadelerini kullandı.
KURBAN BAYRAMI ÖNCESİ HAYATİ UYARI: "BAYRAM EVİ YAS EVİ OLMASIN"
9 günlük Kurban Bayramı tatili öncesi vatandaşları kurallara uymaya davet eden Bakan Mustafa Çiftçi, "Denetimlerimizi hem emniyet hem jandarmada en üst seviyeye çıkaracağız ancak vatandaşlarımızdan istirhamımızdır; lütfen kurallara uyun. Bayram evi yas evi olmasın istiyoruz" sözleriyle uyarılarda bulundu.