Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve toplumda büyük üzüntü yaratan olayların faturası televizyon dizilerine kesilmeye çalışılırken, asıl tehlikenin denetimsiz sanal platformlar ve şiddet içerikli oyunlar olduğu gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Sabah Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ, reklam pastasından büyük pay alan dev mecraların algı operasyonlarına dikkat çekti.

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının tek suçlusunun bazı kesimler tarafından televizyon kanalları ve dizileri gibi gösterilerek hedef tahtasına oturtulması tepkilere neden oldu.

HEDEF SAPTIRIYORLAR

Sabah Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ bugün konuyla ilgili bir yazıyı köşesine taşıdı. Aytuğ, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının suçunun tamamen televizyon dizilerine bağlayanların aslında bir hedef şaşırtma çabası içinde olduğunu belirtti. Bu durumun, reklam pastasının yüzde 75'ini alan, denetimsiz, vergisiz ve çoğunlukla kara para aklama tezgahı olarak kullanılan sanal medya platformlarını ve şiddet içerikli internet oyunlarını kurtarmaya yönelik bir operasyon olduğunu vurguladı.

Bu mecraları besleyenlerin bilinçli bir strateji izlediğini vurgulayan Aytuğ, dijital dünyadaki devasa kontrolsüzlüğün üzerinin örtülmek istendiğini sözlerine ekledi.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 1

ÇOCUKLAR TELEVİZYON DEĞİL DİJİTAL TUZAK İZLİYOR

Televizyonda dizi izleyen çocuk neslinin neredeyse kalmadığına dikkat çeken Aytuğ, "Çocuklar artık tüm boş vakitlerini tablet ya da cep telefonlarında oyun oynayarak ya da ne idüğü belirsiz fenomenlerin videolarını izleyerek geçiriyor. Onlar, odalarına kapanıp televizyona göre çok daha denetimsiz bu alanda, adeta bir mayın tarlasında yürüyorlar" sözleriyle anne ve babaları uyardı.

Dijital mecraların yapısına yönelik eleştirilerini sürdüren Aytuğ, "Bu mecranın algoritma tuzakları, bilinçli şekilde çocukları şiddete yönlendiriyor; masum gibi görünen bir oyunda aşamalar geçildikçe ortaya çok daha ağır şiddet unsurlarının yer aldığı oyunlar çıkıyor" cümleleriyle tehlikenin sinsi ilerleyişini aktardı.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 2

TELEVİZYON DİZİLERİ DEVEDE KULAK KALIYOR

Şiddetin asıl kaynağının sanal dünya olduğunu ifade eden Yüksel Aytuğ, bazı sorumsuz dizilerin gidişata etkisinin yadsınamaz olduğunu ancak sanal şiddetin yanında bu dizilerin "devede kulak" kaldığını belirtti. Aytuğ, "Kararlı, kapsamlı ve hedef gözeten 'sanal şiddet'in yanında iki-üç televizyon dizisi devede kulak kalıyor" diyerek asıl mücadelenin verilmesi gereken alanı bir kez daha işaret etti.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 3

"SUÇLU DENETLENEN TELEVİZYON DEĞİL DENETİMSİZ DİJİTAL MECRA"

Öte yandan Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD), Türkiye'yi sarsan şiddet olaylarının ardından yayımladığı ortak bildiride, medya ve dijital içeriklerin denetimi konusundaki duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştu.

DENETİMSİZ ALANLARA VURGU!

Bildiride, yaşanan acı hadiselerin ardından televizyon kanallarının haksız yere suçlandığı belirtilmişti. Dernek yönetimi, asıl sorunun hiçbir kuralın işlemediği sosyal medya ve kontrolsüz oyun platformları olduğunu vurgularken, "Suçlu denetlenen televizyon değil, denetimsiz dijital mecralardır" ifadesine yer verilmişti.

TVYD, dijital mecralardaki "daha fazla izlenme ve etkileşim alma" hırsının şiddeti körüklediğine işaret etmişti. Bildiride, reklam gelirlerinin bu kontrolsüz alanlara kaymasının, dezenformasyonu ve toplumu rencide edici içerikleri beslediği aktarılmıştı.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 4

OYUN DEĞİL ŞİDDET MERKEZİ

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen saldırıların ardından failler Ömer Ket ve İsa Aras Mersinli'nin dijital ayak izleri, kamuoyunda derin bir endişeye yol açtı. Özellikle şiddet içerikli video oyunlarına olan bağımlılıkları ve kapalı devre oyun topluluklarındaki aktif rolleri, dijital dünyanın karanlık boyutları yeniden mercek altına aldı.

Yürütülen incelemeler, tüyler ürpertici bir ortak noktayı gün yüzüne çıkardı. Her iki saldırganın da profilinde, dünya genelinde milyonlarca kullanıcısı olan PUBG ve benzeri şiddet odaklı oyunlara duyulan patolojik bağlılık dikkat çekti.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 5

OYUNLAR SİLAH KULLANMAYI ÖĞRETİYOR!

Şiddet içerikli dijital oyunlar çocuklara silah kullanmayı hatta bomba yapmayı bile öğretebildiğini belirten uzmanlar, şiddet sarmalını tetikleyen oyunlara karşı aileleri de uyardı.

Geleneksel medyanın yerini alan kontrolsüz dijital platformlar, Türk gençliğini ciddi bir tehdit ile karşı karşıya bırakıyor. Uzmanlar uyarıyor: Oyun parklarından dijital bataklıklara çekilen çocuklar; şiddet sarmalı, LGBT propagandası ve siber istismar tehdidiyle "sanal bir hapishanede" yaşıyor.

"ÖLDÜRDÜKÇE KAZANAN BİR NESİL"

Gençler, gerçeklikten kopuk sanal dünyalarda saatlerini harcarken, PUBG ve Roblox gibi oyunlar tehlikenin merkez üssü haline gelmiş durumda.

  • PUBG: Telefon başında geçirilen saatler, gençlere "daha fazla insan öldürme" motivasyonu aşılıyor. Bu durum, çocuk zihninde tehlikeli saldırı senaryolarının oluşmasına zemin hazırlıyor.
  • Roblox: Masum bir oyun gibi görünse de içerisindeki kontrolsüz alanlarda çocuklar, erken yaşta LGBT içeriklerine maruz bırakılarak kimlik karmaşasına sürükleniyor.

Discord uygulamasıDiscord uygulaması

KAPALI DEVRE TEHLİKE: DİSCORD VE TELEGRAM

Denetimin neredeyse imkansız olduğu Discord ve Telegram gibi uygulamalar, "kapalı devre" iletişim imkanı sunarak art niyetli kişilerin iştahını kabartıyor.

Yurtdışı kaynaklı odaklarla kurulan kontrolsüz iletişimler, çocukları cinsel istismarın eşiğine getiriyor. Ailelerin ruhu bile duymadan gençler siber zorbalık ve istismar ağlarına düşürülüyor.

Roblox adlı oyunRoblox adlı oyun

DİJİTAL BATAKLIĞIN SON HALKASI: TİKTOK VE PLATFORM DİZİLERİ

Televizyon dizilerinin yerini alan dijital platform yapımları, açık bir LGBT propagandası merkezi haline geldi. Şiddet sarmalının son halkası ise TikTok oldu.Müstehcenlik üzerinden para kazanma hırsı, gençleri ahlaki bir çöküşe itiyor.

Yapılan araştırmalarda çocuklardaki şiddet eğiliminin ana kaynağı artık televizyon değil, YouTube ve TikTok gibi denetimsiz, her türlü manipülasyona açık platformlar.

"LOBİ" KISKACINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ

LGBT lobilerinin hedefi haline gelen çocuklarımız, bir yandan oyunlarla şiddete alıştırılırken diğer yandan ideolojik bir kuşatma altına alınıyor. Uzmanlar, ailelerin ve yetkililerin bu "dijital şiddet ve propaganda" sarmalına karşı acilen harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan (AA)Başkan Recep Tayyip Erdoğan (AA)

HÜKÜMET HAREKETE GEÇTİ

Dijital bataklığın çocukların üzerindeki etkileri sonrası hükümet düğmeye bastı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik yeni adımları duyurmuştu. Başkan Erdoğan, 15 yaş altı çocukların sosyal ağ kullanımını sınırlandırmayı amaçlayan teklifin Meclis'te değerlendirildiğini ifade etti.

Başkan Erdoğan, yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, "Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanma, bunu sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz." dedi.

Sosyal medya uygulamalarıSosyal medya uygulamaları

SOSYAL MEDYADA E-DEVLET DÖNEMİ!

Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesiyle ilgili İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmeler tamamlandı. Bu doğrultuda taslak hazırlandı. Kabine toplantısında taslağın sunumu yapıldı. Yeni düzenleme ile 5651 sayılı İnternet Kanunu'nda kritik bir değişikliğe gidiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan Instagram, YouTube, X, TikTok gibi platformlara kimlik doğrulama zorunluluğu getirilecek.

DÜNYADA BİR İLK OLACAK!

Dünyada bir ilk olan düzenlemeye göre kullanıcılar, hesap açarken sosyal medya platformu üzerinden doğrudan e-Devlet sistemine yönlendirilecek. E-Devlet, kişinin kimlik bilgilerini platforma aktarmadan, sadece doğrulamanın yapıldığını teyit eden kişiye özel bir "anahtar" üretecek. Sistemin çalışma prensibi kişisel verileri koruyacak şekilde tasarlandı. Kimlik bilgileri sosyal medya devleriyle paylaşılmayacak. Bu bilgiler BTK'nın bünyesinde muhafaza edilecek. Kimlik doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik kademeli ve ağır yaptırımlar getirilmesi de gündemde.

İŞTE ÜÇ AŞAMADA YENİ DÜZENLEME

E-DEVLET İLE BAĞLANTI: Kullanıcılar hesap açarken sosyal medya platformu üzerinden doğrudan e-Devlet sistemine yönlendirilecek.
ANAHTAR SİSTEMİ: e-Devlet, kişinin kimlik bilgilerini platforma aktarmadan, sadece doğrulamanın yapıldığını teyit eden kişiye özel bir "anahtar" üretecek.
VERİ GÜVENLİĞİ: Kimlik bilgileri sosyal medya devleriyle paylaşılmayacak; bu bilgiler münhasıran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde muhafaza edilecek.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül KarslıAK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı

AK PARTİLİ KARSLI'DAN TBMM'DE TARİHİ 'DİJİTAL YASA' ÇAĞRISI

AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya platformlarına kısıtlama getirmeyi hedefleyen yasa tasarısı görüşmelerinde TBMM kürsüsünden muhalefet partilerine seslendi. Karslı'nın, "Bir çocuğun, algoritma tüccarlarının kölesi olma özgürlüğü mü olur?" dedi.

"DÜN TEHLİKE SOKAKTAN GELİRDİ, BUGÜN CEBİMİZDEKİ CİHAZDAN GELİYOR"

Konuşmasına Siverek ve Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden gençleri anarak başlayan Karslı, ailelerin çocuklarını korumakta ne denli çaresiz kaldığına dikkat çekti. Geleneksel güvenlik anlayışının dijital çağda çöktüğünü vurgulayan Karslı, "Dün çocuğun odasına giren tehlike sokağın başından gelirdi. Bugün cebindeki cihazdan geliyor. Dün aile kapıyı kilitler, evladını korurdu. Bugün kapılar kilitli olsa da görünmeyen kapılar ardına kadar açık duruyor" ifadelerini kullandı.

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN YARISI RİSK ALTINDA

Gençler arasındaki dijital tehlikenin boyutlarını BTK verileriyle gözler önüne seren AK Partili Karslı, lise öğrencilerinin yaklaşık yarısının sosyal medya bağımlılığı riski taşıdığını belirtti. Karslı, çocukların anne-babalarıyla aynı evde yaşamalarına rağmen "bambaşka bir âlemde, kimin ne telkin ettiğinin bilinmediği ekranlarda" büyüdüğünü ifade ederek, tehlikenin boyutlarına dikkat çekti.

"HANGİ ÖZGÜRLÜK? EKRAN KARŞISINDA ZEHİRLENME ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ OLUR?"

Meclis'e sunulan ve 15 yaş altı çocuklara sosyal medya platformlarında kati kısıtlama, 15-18 yaş aralığına ise denetim mekanizması getiren yasa tasarısına yönelik eleştirilere sert tepki gösteren Karslı, "özgürlüklere müdahale" iddialarına şu sözlerle yanıt verdi:

"Allah aşkına hangi özgürlük? Bir çocuğun, algoritma tüccarlarının kölesi olma özgürlüğü mü olur? Siber zorbaların pençesinde kıvranma, şiddeti ve nefreti oyun zannetme özgürlüğü mü olur? Ekran karşısında zehirlenme özgürlüğü mü olur? Özgürlük, bağımlılığın zincirlerini kırabilmektir."

DÜNYA İLE EŞZAMANLI BİR ADIM

Avustralya, Fransa, Birleşik Krallık ve Danimarka gibi ülkelerin de benzer sınırlamaları hayata geçirdiğini hatırlatan Karslı, Türkiye'nin bu küresel erozyona karşı çocuklarına kalkan olmak zorunda olduğunun altını çizdi.

"SİYASİ KAVGALARINIZI KAPININ DIŞINDA BIRAKIN"

Konuşmasının sonunda muhalefet sıralarına dönerek tarihi bir çağrıda bulunan Karslı, konunun partiler üstü bir mesele olduğunu vurguladı:

"Bu işin iktidarı olmaz... Muhalefeti hiç olmaz. Bugün karar günüdür. Gelin, siyasi kavgalarınızı, günübirlik menfaatlerinizi şu salonun kapısının dışında bırakın. Vakit, Gazi Meclis'in iradesini, milletimizin çocuklarına siper etme vaktidir."

Şengül Karslı'nın konuşmasının ardından gözler, tüm dünyada tartışılan dijital kısıtlama yasasının Meclis'teki oylama sürecine çevrildi. Tasarının, farklı partilerden de destek bulup bulmayacağı merak konusu.

Okul saldırılarının perde arkasındaki gerçek: Diziler bahane sanal terör şahane - 11

ÇOCUK SIM KARTI GELİYOR

BTK tarafından yapılan düzenleme 18 yaş altı kişilerin kullanacağı hatlarda ebeveyn kontrolüne izin veriyor. Yapılan düzenleme ile artık ebeveynler kendi adlarına olan hatları "çocuk SIM hattı" olarak tanımlayacak. Bu uygulamasıyla birlikte çocuk hattı olarak tanımlanan bu hatlara bazı önlemler alınabilecek.

Ayrıca TBMM'de kabul edilen yasal düzenleme ile GSM aboneliklerine sınırlama da getirilerek bir kişi adına sınırsız hat alma dönemi sona erdi.
GSM aboneliklerine yeni sınırlamalar getiren düzenleme kapsamında çipli TC kimlik kartı ile doğrulama zorunlu oldu. Ebeveynlerin çocukları için alacakları hatlarda da çocuklarının TC kimlik kartlarını sunması gerekecek ve böylece çocuk hattı olacağı belli olacak. Bu kapsamda 18 yaş altında SIM karta sahip olan çocuklar için de kısıtlayıcı tedbirler alınması daha da kolaylaşacak.

Mobil uygulamalarımızı indirin