Barış varsa girişim de var! Terörsüz Türkiye için dikkat çeken veri

Terör örgütü PKK kendisini feshettiğini açıkladı PKK'nın fesih kararı Doğu ve Güneydoğu'nun ekonomik potansiyelini canlandıracak. Ekonomistler, bunun büyümeye pozitif etkileri olabileceğini belirtiyor. IMF'in tahminlerine göre terör örgütleriyle mücadele eden bir ülkenin her yıl milli gelir büyümesinin ortalama yüzde 2.2 oranında azaldığına dikkat çekiliyor. Peki, Terörsüz Türkiye süreci ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına ne gibi katkılar sağlar? Sabah Gazetesi yazarı Hülya Güler, bugünkü köşe yazısında çarpıcı veriler paylaştı.
Terör örgütü PKK'nın 5-7 Mayıs tarihlerinde toplanan fesih kongresinin kararları dün sabah açıklandı. Terör örgütünün yayımladığı karar bildirgesinde, "PKK adıyla yürütülen çalışmalar sonlandırıldı." denildi.
Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte yeni bir sayfa aralandı.
Ekonomide yeni bir dönem! Terörsüz Türkiye hangi alanları etkileyecek?
2 TRİLYON DOLARI BULUYOR
Araştırmalara göre, terörün özel sektör girişim ve yatırım kararları, doğrudan yabancı sermaye girişi, ihracat hacmi ve turizm talebi gibi makro büyüklükler aracılığıyla Türkiye ekonomisi üzerindeki örtük ve dolaylı maliyetleri yaklaşık 2 trilyon doları buluyor.
PKK’lı teröristin teslim olma anı (AHABER)
BÖLGE TARİHİ SIÇRAMANIN EŞİĞİNDE
Uzmanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu için tarım, turizm ve sınır ticaretinde tarihi bir sıçramanın kapıda olduğunu söylüyor. Bölgedeki geniş ve verimli araziler uzun yıllar üretimden uzak kalmıştı. Terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla birlikte dağ köylerinde tarım ve hayvancılığa dönüş için yerel girişimler başlamış durumda. Kültürel mirası ve doğasıyla aslında bir açık hava müzesi olan bölge, yıllarca şiddet haberleriyle anıldı. Şimdi ise otel yatırımları yeniden gündeme geldi.
Bazı tarihi konak ve hanların turizme kazandırılması için projeler hazırlanmaya başladı. Turizm profesyonelleri, "Burası Türkiye'nin kayıp destinasyonu. Şimdi yeniden keşfetme zamanı" görüşünde.
İş dünyası bölgenin ekonomik olarak ayağa kalkması için tüm koşulların ilk kez bu kadar elverişli olduğunu belirtiyor.
Ancak bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için kamunun teşviklerinin, özel sektörün cesaretinin ve halkın desteğinin birlikte işlemesi gerektiğine vurgu yapılıyor.





Daha müzakere sürecinde barış antlaşmasının olacağına ilişkin güven oluşuroluşmaz özellikle terörden etkilenen bölgelerde özelsektör yatırımları artıyor.






