
Erdoğan, Kasım 2002 seçimlerinin ardından ülkenin yönetimini devraldıklarında, millete Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik üzerinde kalkındıracaklarının sözünü verdiklerini hatırlatarak, Türkiye'yi her alanda muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracak icraatlar gerçekleştirdiklerini söyledi.
Eğitime ayrılan bütçeyi 20 kattan fazla artırarak, yükseköğrenimle birlikte 212 milyar liraya yükselttiklerini dile getiren Erdoğan, okullardaki derslik sayısını 2002'den bugüne 343 binden 600 bine çıkardıklarını ifade etti.
Okullardaki laboratuvar sayısını 22 binden 55 bine, kütüphane sayısını 14 binden 29 bine, dijital kütüphane sayısını 3 binin üzerine, spor salonu sayısını ise 2 bin 791'den 11 bin 749'a ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Son 18 yılda toplam 693 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştirerek bu alandaki eksikleri önemli ölçüde tamamladık. Eğitimi, bilimsel bir anlayışla 4+4+4 şeklinde kademelere bölerek zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık." diye konuştu.
Üniversiteye girişteki okul katkı puanlarını, yıllardır bir istismar aracı olarak kullanılan üniversite harçlarını kaldırdıklarını, üniversiteye girişteki katsayı farklılıklarını giderdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Maarif Vakfı'mız kanalıyla bugün 43 ülkede 338 okul, 1 üniversite, 1 eğitim merkezi ve 41 yurtla eğitim-öğretim veriyoruz. Hükümete geldiğimizde 76 olan üniversite sayımız bugün 207'ye, akademik personel sayımız 70 binden 178 binin üzerine ve 1,5 milyon olan üniversite öğrencisi sayımız da 8 milyonun üzerine çıktı. Bugün dünyanın birçok farklı ülkesinden 200 bin öğrenci ülkemiz üniversitelerinde öğrenim görüyor. Gençlik merkezlerimizin sayısını 9'dan 364'e çıkartarak, ülkemizin her köşesinde bu hizmetin verilebilmesini sağladık.
Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 700 bine ulaştırdık. Kredi veya burs ödemelerinin aylık tutarını; gençlere sesleniyorum; 'Sizi maddi noktada biz destekleyeceğiz, biz güçlendireceğiz.' diyor Bay Kemal, biz göreve geldiğimizde üniversite öğrencilerine verilen burs 45 liracıktı, şimdi ise 650 lira. Yüksek lisans öğrencilerinde 1300 liraya, doktora öğrencilerinde 1950 liraya çıkardık. Bunu biz yaptık. Siz zaten bu makamlara gelecek de değilsiniz. Gelseniz de zaten bu tür destekleri verecek niyetiniz asla yok. Geçmişte olmadı ki şimdi olsun."
DÜNYAYA ÖRNEK OLDUK
Erdoğan, sağlıkta hastane yatak sayısını 164 binden 253 binin üzerine, nitelikli yatak sayısını 19 binden 162 bine, sağlık çalışanı sayısını 378 binden 1 milyon 177 bine yükselttiklerini anımsattı.
CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bunlar da yapar mı? Yapar. Bunlar ne yapar? İşte Adana'da pazar yerini, 'hastane' hatta 'sahra' da demiyorlar, edepten yoksun olmayalım diye. Diyorlar ki 'Bak, işte biz hastane yaptık.' Senin ona hiçbir zaman gücün yetmez. O, bizim şanımızdandır. Biz 54 günde Atatürk Havalimanı'ndaki acil durum hastanesini yaptık. Aynı şekilde Sancaktepe'de yine 45 günde bir diğer acil durum hastanesini yaptık. Niye buraları seçtik? Uçak geldi, buraya insin ve buradan da 5 dakikada hastaneye geçsin. Sancaktepe'ye uçak insin, 5 dakikada hemen oradan hastaneye geçsin. Bunların içinde oda sayısı ve ameliyathaneler, her birinde 18 ameliyathane var. Tamamen modern tıp aletleriyle dayalı, döşeli bu hastaneleri yapmak suretiyle dünyaya örnek olduk. Arnavutluk gördü. Bizden bunu aynen istedi. Arnavutluk'a söz verdik. Bir müteahhidimizi görevlendirdik. 48 günde müteahhidimiz Arnavutluk'ta acil durum hastanesini yaptı ve Başbakan, teşekkür için Sağlık Bakanı'mızı aradı ve teşekkür etti. Görüldüğü gibi biz sadece kendi kendimize yeten değiliz. Aynı zamanda bize kim ulaşıyorsa biz de onlara ulaşmanın hep gayreti içinde olduk. Bundan sonra da aynı şekilde bu yola devam edeceğiz."
SİZİN AKLINIZ YOK MUYDU?
Ambulans başına düşen nüfus sayısının 107 binlerden 14 binlere indiğini bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ambulansları alışılmış ambulanslar olarak değil. Dağlar var; kar, tipi, bora var. Normal ambulanslarla, oralarda problemleri çözmek mümkün değildi. Neleri getirdik? Oralara da paletli ambulansları getirdik. Bugün Erzurum'un her bir köşesine o paletli ambulanslarla ulaşmamız mümkün. Onlarla da kalmadık. Yine aynı şekilde helikopter ambulanslarımızı, ambulans uçaklarımızı devreye soktuk. Bu millet bunları görüyor muydu? Bu ülkede CHP'nin iktidar olduğu dönemler yok muydu? Bunlar aklınıza gelmedi mi? O zaman dünyada ambulanslar yok muydu? Uçak ambulanslar, palet ambulanslar yok muydu? Siz neredeydiniz? Sizin aklınız yok muydu?
Ben, anacığım rahatsızlandığı zaman bugün Şehir Hastanesi olarak kurduğumuz Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Hastanesi, o zaman Okmeydanı SSK Hastanesi'ydi. Sabah namazından sonra oraya gider, oradan numarayı alır. O numarayla daha sonra anacığımla orada muayeneye giderdik. Onu da geç, aynı hastanede, benim bir dava arkadaşımın eşi rahmetli oldu. Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; eşini maalesef doğum esnasında; çocuk rahmetli, hanımı rahmetli... 'Ödeme yapılmadı.' diye vermediler. Ne yapıyorlar? Rehin alıyorlar. Bunları biz bu ülkede yaşadık. Kimlerin iktidarıydı? Bay Kemal, senin SSK Genel Müdürü olduğun dönemdi. Sen bu ülkede bunları yapmış bir adamsın. Bu millet senin cemaziyelevvelini çok iyi biliyor. Bunları bütün dava arkadaşlarım, tek tek dolaşarak bu millete anlatmalıdır. Çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Gerekirse belgelerle bunları anlatacağız. Bunların ne olduğunu, nerede, neleri, nasıl yaptıklarını anlatacağız. Anlatalım ki milletimiz gerçekleri öğrensin."
Erdoğan, hastanelerde 2002'de 58 olan MR sayısının, bugün 940'a, 323 olan bilgisayarlı tomografi sayısının 1251'e ulaştığını söyledi.
GİT, GEZ, GÖR
"Artık sağlık hizmetlerini ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ayağına götürüyor, toplam 1 milyon 770 bin insanımıza evde sağlık hizmeti veriyoruz." diyen Erdoğan, sağlıkta çıtayı gelişmiş ülkelerin bile üzerine çıkararak, toplamda 22 bin 604 yatak kapasiteli 17 şehir hastanesini milletin hizmetine sunduklarını belirtti.
Erdoğan, "(Kılıçdaroğlu) Hesap soruyor, 'Bunları açıklayın.' Eser ortada. Şehir hastanelerimizi gezmek, görmek istiyorsan, gidersin, görürsün ve neyin ne olduğunu beğenmediğin Sağlık Bakanı'mız sana anlatır. Öyle diyor ya. Git, gez, gör." diye konuştu.
Halen 9 şehir hastanesinin inşasının; 3'ünün ihalesi, 3'ünün de proje çalışmalarının sürdüğünü bildiren Erdoğan, "Sadece salgın döneminde 16 bin 159 yataklı sağlık tesisinin inşaatını tamamlayıp, milletimizin hizmetine verdik. Yerli ventilatörü geliştirip seri üretime geçerek, kendi ihtiyacımızı karşılama yanında 20 ülkeye de ihraç ettik. Salgın öncesinde test yapabilen laboratuvar sayımız 73 iken, salgın döneminde bu sayıyı 461'e yükselttik." ifadelerini kullandı.
TOPLAM SPOR TESİSİ SAYISINI 3 BİN 907'E ÇIKARDIK
Erdoğan, sporda; atletizm pisti sayısını 12'den 56'ya, yarı veya tam olimpik havuz sayısını 46'dan 278'e, toplam spor tesisi sayısını ise 1575'ten 3 bin 907'e çıkardıklarını belirtti.
Bugüne kadar 32 stadyumun yapımını tamamladıklarını, 10 tanesinin inşasının, 4 tanesinin de proje ve ihale çalışmalarının sürdüğüne bildiren Erdoğan, "Faal sporcu sayımız 206 binden 3 milyon 623 bine, spor kulübü sayımız 6 binden 19 bine ulaştı." dedi.
Sosyal hizmetlerde, 2002'de 2 milyar lira olan sosyal yardım tutarının, 2020'de 69 milyar lira olarak gerçekleştiğini aktaran Erdoğan, "Son 18 yılda toplamda 411 milyar liranın üzerinde sosyal yardım yaptık. Engelli maaşlarını 2002 yılındaki 24 lira seviyesinden 914 liraya, yaşlı maaşını yine 24 liradan 763 liraya çıkardık. Kamudaki engelli istihdamını 2002 yılındaki 5 bin 777 seviyesinden 58 binin üzerine yükselttik. Asgari ücreti 2002 yılında 184 liradan aldık, bugün 2 bin 825 lira olarak uyguluyoruz. Daha önce 66 liradan başlayan en düşük emekli maaşını 1500 liraya çıkarttık." bilgisini paylaştı.
Emeklilere bayramlarda 1000'er lira ikramiye vermeye başladıklarını anımsatan Erdoğan, "Vatandaşlarının neredeyse tamamını genel sağlık sigortası şemsiyesi altına alan ve herkese birinci sınıf sağlık hizmeti sunan tek ülkeyiz. Dünyanın herhangi bir ülkesinde sağlık sorunu yaşayan vatandaşlarımız, bu farkı çok iyi bilmekte ve her seferinde bize teşekkür etmektedir." diye konuştu.
SON 18 YILDA TOPLAM 275 ADALET HİZMET BİNASI İNŞA ETTİK
Erdoğan, adalet sisteminin daha iyi hizmet verebilmesi için yargıda insan kaynakları kapasitesini güçlendirdiklerini söyledi.
İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hakim-savcı sayısının, bugün 21 bin 630'a, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 168 binin üzerine çıktığını dile getiren Erdoğan, "Son 18 yılda toplam 275 adalet hizmet binası inşa ederek hem yargı mensuplarımızın çalışma şartlarını düzelttik hem de vatandaşlarımızın hizmet alma standartlarını iyileştirdik." diye konuştu.
Mahkeme kararlarındaki hataları asgariye indirmek ve temyiz sürecindeki yığılmayı önlemek için 15 yerde Bölge Adliye Mahkemesi, 8 yerde Bölge İdare Mahkemesi kurduklarını hatırlatan Erdoğan, böylece Yargıtay ve Danıştayın iş yükünü azaltırken, uyuşmazlıkların daha hızlı ve etkin çözümüne imkan sağlayarak, vatandaşların hukuki güvencesini yükselttiklerini anlattı.
Erdoğan, içişlerinde; yerel yönetim mevzuatlarında yaptıkları düzenlemelerle, mahalli idare sistemini güçlendirdiklerini, mahalli idareleri daha demokratik, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturarak, vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmelerini temin ettikleri belirtti.
MİLLETİ NİYE ALDATIYORSUN?
"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yakın dönemde muhtarlarla ilgili abuk sabuk şeyler söylediğini" ifade eden Erdoğan, "Yapacağından değil ya kendilerine özel kalem memuru atayacakmış. Bunu söylüyor. Bay Kemal, biz muhtar maaşlarını 97 liradan aldık, 2 bin 445 liraya çıkarmak ve SGK primlerini ödemek suretiyle mali haklarını güçlendirdik. Milleti niye aldatıyorsun? Yapacağından değil. Siz bu süreçlerden geçtiniz. Bu süreçleri yaşadığınız zaman niçin bu tür imkanları sağlamadınız?" dedi.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Muhtar Bilgi Sistemi ile muhtarların taleplerinin merkezi olarak takibine imkan sağladıklarını söyleyen Erdoğan, "Geçmişte muhtarların mühürlerini toplatarak tüm muhtarlıkların kapısına kilit vurmaya kalkanların, bugün yaptıkları muhtar edebiyatının ne kadar sahte olduğunu ise söylemeye bile gerek duymuyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile vatandaşların ülke topraklarının her karışında huzur ve güven içinde yaşamasını temin ettiklerini dile getiren Erdoğan, gece-gündüz demeden görevlerini fedakarca yürüten kahraman güvenlik güçlerinin her birine şükranlarını sundu.

EMEKLİ AMİRALLER TALİMATI KILIÇDAROĞLU'NDAN ALIYOR
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarlarında, milli savunma alanında, sınır ötesi harekatlarla, DEAŞ ve PKK-YPG gibi terör örgütlerini çökerterek, Türkiye'yi güneyden kuşatmayı hedef alan terör koridorunu paramparça ettiklerini belirtti.
Sınırlarda huzuru, güveni ve dirliği hakim kılmak için tüm güçleriyle mücadeleyi sürdürdüklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Buradan Genelkurmay Başkanından erine kadar, karasıyla, deniziyle, havasıyla, özel kuvvetleriyle ve diğer tüm birimleriyle, kahraman ordumuzun tüm mensuplarına sevgilerimi, saygılarımı, şükranlarımı gönderiyorum. Mavi vatanını korumak için aylardır denizlerde bayrağımızı dalgalandıran, hak ve menfaatlerimize göz dikenlere göz açtırmayan denizcilerimizi ayrıca selamlıyorum. Milletimizle birlikte biz de tüm kalbimizle, darbecilerden temizlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yanındayız, yanında olmayı sürdüreceğiz. Rabb'ime, bana böyle bir ordunun 'başkomutanı' sıfatını bahşettiği için binlerce kez hamdüsenalar ediyorum.
Tabii, bu emekli amiraller falan, onlar bu işin dışında. Onları karıştırmayalım, o da bize leke olur. Bu emekli amiraller, ne yazık ki talimatı kendi başkomutanları Kılıçdaroğlu'ndan alıyor. Zaten orada onun imzası var. İmzayı atan o. Önce onu temize çıkarması lazım. Temizlenmesi lazım. Temizlenmedikten sonra kendini kurtaramaz. 15 Temmuz gecesi ne yaptın yaptın, kaçtın, Bakırköy'e gittin. Ama şimdi kaçacaksın, kovalayacağız."
ULAŞTIRMA EN ÇOK YATIRIM YAPTIĞIMIZ ALANLARIN BAŞINDA GELİYOR
Ulaştırma alanının, AK Parti iktidarlarının en çok yatırım yaptığı alanların başında geldiğine dikkati çeken Erdoğan, iktidara geldikleri günden bugüne ulaştırma projelerine toplam 932 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını bildirdi.
Bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 kilometreden 28 bin 200 kilometreye, otoyol uzunluğunu da bin 714 kilometreden 3 bin 523 kilometreye çıkardıklarına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kara yolu tünel sayımız 83'ten 438 adete, kara yolu tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 701 kilometreye yükselttik. Ama bu arada Osman Gazi, Yavuz Sultan Selim, Nissibi köprüleriyle, Avrasya, Ilgaz, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit tünelleriyle birlikte nice dev eserleri inşa ederek, milletimizin istifadesine sunduk.
Yine İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu, Ankara- Niğde Otoyolu, ülkemize kazandırdığımız eserler arasındadır. Bir başka gurur abidesi projemiz olan Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü'nün de yer aldığı Kınalı-Tekirdağ Çanakkale-Savaştepe Otoyolu'nun yapımı devam ediyor. Bay Kemal kıskanma, çalış senin de olur. Buna böyle bakacaksın.
Demir yollarında, toplam bin 213 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Mevcut altyapımızın tamamına yakınını ifade eden 11 bin 590 kilometre uzunluğundaki demir yollarımızı baştan sona yeniledik. İzmir'de İzban'ı, Ankara'da Başkentray'ı, İstanbul'da Gebze-Halkalı Banliyö Hattı'nı, çeşitli şehirlerimizde pek çok metro projesini tamamlayıp hizmete sunduk."
HAVALİMANI SAYISINI 56'YA ÇIKARDIK
Havalimanı sayısını 26'dan 56'ya çıkardıklarını belirten Erdoğan, dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanı'nın yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını hizmete açtıklarını anımsattı.
Yurt dışı uçuş noktasını 60'tan 329'a, uçulan ülke sayısını da 50'den 126'ya çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, "Salgın sonrası, hava taşımacılığı alanındaki ataklarımızı, inşallah hızlandırarak sürdüreceğiz." dedi.
Denizcilikte, tersane sayısının 37'den 83'e, yat bağlama kapasitesinin 8 bin 500'den 18 bin 545'e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, Filyos ve Rize-İyidere Limanı ile Haliç, Tekirdağ ve Datça Yat limanlarının yapımının sürdüğünü ifade etti.
İnternet altyapısını adeta sıfırdan kurarak, 2002 yılında 3 bin olan geniş bant abone sayısını 85 milyona ve 23,3 milyon olan mobil telefon abone sayısını 84 milyona çıkardıklarını aktaran Erdoğan, yaklaşık 54 milyona ulaşan e-devlet kullanıcısıyla, pek çok kamu hizmetinin internet üzerinden etkin bir şekilde verildiğini anlattı.
YAKINDA, 1 MİLYONUNCU KONUTUMUZUN ANAHTAR TESLİM TÖRENİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ
Başkan Erdoğan, çevreyi korumak için, daha önce sadece 145 olan atık su arıtma tesisi sayısını 8 kat artışla bin 170'e, yüzde 35 olan atık su arıtma hizmeti verilen belediye nüfusu oranını ise yüzde 89'a çıkardıklarını bildirdi.
TOKİ kanalıyla, yatırım değeri toplam 180 milyar lira olan 1 milyonu aşkın konut ürettiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Yakında inşallah, 1 milyonuncu konutumuzun anahtar teslim törenini gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz 9 yılda ülkemizde 2,5 milyon konutun dönüşümünü tamamladık, halihazırda 300 bin binadaki dönüşüm çalışmaları sürüyor. Şu anda 44 ilimizde 79 tarihi kent merkezimizi yeniliyor, 30'dan fazla sanayi alanımızı şehir dışına taşıyor, il merkezlerimize şehir otoparkları yapıyoruz. Ülke genelinde 45 ayrı projede 7 bin tarım köy konutunun yapımını tamamladık." dedi.
Halen 78 ilde 52 milyon metrekarelik alanda 291 millet bahçesi kurarak, şehirlere nefes aldırdıklarını belirten Erdoğan, bugüne kadar 57 millet bahçesini tamamladıklarını, bunlardan 35'ini hizmete aldıklarını, 22'sinin açılışının da yakında yapılacağını ifade etti.
Sıfır Atık Projesi ile sadece 3 yılda, 315 milyon kilovatsaat enerji, 345 milyon metreküp su ve 50 milyon varil petrolden tasarruf edildiğine vurgu yapan Erdoğan, "Geri dönüştürdüğümüz 17 milyon ton kullanılabilir atıkla ekonomimize 17 milyar lira katkı sağladık, tam 209 milyon ağacımızı kurtardık." diye konuştu.
SADECE BU YIL, ÇİFTÇİMİZE 24 MİLYAR LİRALIK DESTEK VERECEĞİZ
Tarımsal hasılayı, 37 milyar liradan 333 milyar liraya ulaştırdıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tarım ürünleri ihracatımızı 2002 yılındaki 3,7 milyar dolar seviyesinden 19 milyar dolar sınırına getirdik. Sadece bu yıl, çiftçimize 24 milyar liralık destek vereceğiz. Son 18 yılda çiftçilerimize 160 milyar liraya yakın tarımsal destek ödemesi yaptık. Bizden önce toplam 450 bin hektar alanda arazi toplulaştırması yapılmışken, biz 8,2 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmaları gerçekleştirdik.
Ovalarımızı koruma altına alarak, tarım faaliyetlerinin geleceğini güvenceye bağladık. Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan 22,9 milyon hektara, korunan alan sayımızı 175'ten 616'ya, tabiat parkı sayımızı 16'dan 250'ye yükselttik. Aynı şekilde baraj sayımızı 276'dan 600 ilaveyle 876'ya, HES sayımızı 97'den 590 ilaveyle 687'ye, içme suyu tesisi sayımızı 84'den 262 ilaveyle 346'ya, sulama tesisi sayımızı bin 764'den bin 457 ilaveyle 3 bin 221'e ulaştırdık. Son 18 yılda inşa ettiğimiz 262 adet yeni tesisle 45 milyon kişinin içme suyu ihtiyacını uzun vadeli olarak karşıladık. Daha önce 31 adet olan meteoroloji gözlem sistemi sayısını 2 bin 47'ye yükselterek, bu alanda da önemli bir atılım gerçekleştirdik."
"HER KRİZ ALANINDA KALICI ÇÖZÜM BULUNMASI İÇİN HEM SAHADA, HEM DE MASADA AKTİF ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ"
"Dünyanın dört bir yanındaki varlığımızı artırmak, ay yıldızlı bayrağımızı her yerde dalgalandırmak için temsilcilik ağımızı genişleterek, 163'ten 251'e çıkardık." diyen Erdoğan, "dışişleri" alanındaki çalışmalara ilişkin şu bilgiyi verdi:
"Suriye'den Libya'ya, Doğu Akdeniz'den Ege'ye, Kıbrıs'tan Karabağ'a kadar her kriz alanında kalıcı çözüm bulunması için hem sahada, hem de masada aktif şekilde çalışıyoruz. Komşumuz Suriye'nin, toprak bütünlüğü ve milli birliği temelinde bir barış, güven, istikrar iklimine kavuşması için her türlü gayreti göstermeyi sürdürüyoruz. Libya ile imzaladığımız güvenlik ve askeri iş birliği ile deniz yetki alanları mutabakatlarıyla, her iki ülkenin Akdeniz'deki doğal kaynaklar üzerinde var olan haklarını garanti altına aldık. Azerbaycan topraklarının bir kısmı ile Dağlık Karabağ'da 30 yıldır süren işgali sona erdirmek için mücadele eden kardeşlerimizin yanında yer alarak, kazandıkları zafere destek olduk. Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İran, Orta Asya ülkeleri, Arap dünyası gibi yakın ilişki içinde olduğumuz yerler başta olmak üzere, herkesle hak ve adalet zemininde ilişkilerimizi geliştirme kararlılığı içindeyiz."
Sanayide, üretimde çarkların kesintisiz çalışması için her türlü gayreti gösterdiklerini belirten Erdoğan, "Salgın döneminde, girişimcilerimizin ve emekçilerimizin gayretleriyle, belirsizliği hızla atlatarak üretimini artıran nadir ülkelerden biri olduk. Bu başarının etkisi, imalat sanayi istihdamında da ortaya çıkmaya başladı." ifadesini kullandı.
Toplam imalat sanayi istihdamının, Ocak 2021 itibarıyla, bir önceki yılın aynı ayına göre 346 bin ilaveyle yüzde 9,2 oranında artış gösterdiğine işaret eden Erdoğan, şunları paylaştı:
"Yatırım tarafında ise 2020 yılında düzenlediğimiz teşvik belgesi adedi, bir önceki yıla göre yüzde 86 artışla 10 bin 505'e çıktı. Bu yatırımlarla öngörülen sabit yatırım tutarı 238 milyar lira, istihdam da 305 bin kişidir. Ülkemizde hala devletin fabrika yapmasını bekleyenler var. Halbuki günümüzde devletler, fabrikaların üzerine inşa edileceği altyapıyı hazırlar, finansman ihtiyacı duyanlara kaynak desteğinde bulunur, ürünleri pazara ulaştıracak yolları inşa eder. Kısaca devlet, yatırım ortamını hazırlar, girişimci de yatırımını yapar.
Geçtiğimiz yıl, 12 yeni organize sanayi bölgesine tüzel kişilik kazandırarak, ülkemizdeki organize sanayi bölgesi sayısını 325'e çıkardık. Artık ülkemizde organize sanayi bölgesi olmayan şehir kalmamıştır. Salgın döneminde sadece organize sanayi bölgelerinde bin 93 yeni fabrikanın faaliyete geçmesiyle buralardaki istihdam 98 bin kişi artmıştır. Bu yıl ise sanayi üretiminden elektrik tüketimine kadar her alanda çok daha güzel gelişmelerin işaretlerini görmeye başladık. Yatırım iştahındaki artış da mart ayında düzenlediğimiz ve tüm zamanların rekoru olan bin 257 adet yatırıma teşvik belgesiyle devam ediyor.
Üretim tarafındaki bu başarının, salgın tedbirlerinin sürdüğü ve turizm sektörünün büyük oranda kapalı olduğu bir dönemde gerçekleştiğini özellikle belirtmek istiyorum. Türk sanayisinin böyle zorlu bir dönemde ortaya koyduğu bu performans yabancı yatırımcıların da dikkatini cezbediyor. Birçok uluslararası şirket diğer ülkelerdeki üretimlerine ara verirken, Türkiye'de vardiya artırdı. Ford-Otosan'ın 2 milyar avroluk ilave yatırım kararı, teknoloji devleri Xiaomi ve OPPO'nun akıllı telefon üretimi yatırımları bu dönemde gerçekleşti. Dünyada ilk olan ve 10 dakikada market ürünleri teslimat modeli fikri ile kurulan GETİR'in 2,6 milyar dolarlık değerlemeye ulaşması da girişimcilerimizin iftihar tablosuna örnektir."
SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ BAŞARILAR HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR
Savunma sanayisindeki başarılarının da hız kesmeden sürdüğünün altını çizen Erdoğan, "Bu alanda 2002 yılında bütçesi 5,5 milyar olan 62 proje yürütülürken, bugün bu sayı 75 milyar dolarlık bütçeye sahip 750 projeyi geride bıraktı. SİHA'larımızdan zırhlı araçlarımıza, güdümlü mühimmatlarımızdan roketlerimize kadar her alanda gıptayla takip edilen ürünlere sahibiz. İnşallah savunma sanayisinde, kendi yeni nesil savaş uçağımızın geliştirilmesi ve üretimi başta olmak üzere, çok daha büyük başarılar bizi bekliyor." dedi.
TOPLAM KURULU GÜCÜMÜZÜ 96 BİN 271 MEGAVATA YÜKSELTTİK
Enerji alanında, toplam kurulu gücü 31 bin 846 megavattan 96 bin 271 megavata yükselttiklerine dikkati çeken Erdoğan, "TANAP ve TürkAkım gibi önemli bölgesel enerji projelerini tamamladık. Karadeniz'deki Sakarya Havzası'nda, Fatih Sondaj Gemimiz ile kazılan Tuna-1 kuyusunda 405 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettik. Akkuyu Nükleer Santrali'mizin inşası devam ediyor, inşallah ilk reaktörde üretim 2023'te başlıyor." diye konuştu.
Kültür alanında, dünya mirası listesinde olan varlık ve alanların sayısını 9'dan 18'e, kültür merkezi sayısını da 42'den 118'e yükselttiklerini belirten Erdoğan, Bakanlar Kurulu Kararlı, Türk kazılarının sayısını 57'den 118'e, yurt dışından getirilen eser sayısını 2 bin 525'ten 4 bin 854'e, restore edilen eser sayısını ise 46'dan 5 bin 450'ye çıkardıklarını kaydetti.
Erdoğan, Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının, 2019 yılında 52 milyon sınırına, turizm gelirinin de 12,4 milyar dolardan 34,5 milyar dolara dayandığına vurgu yaparak, "Geçtiğimiz yıl, salgına rağmen 16 milyon turist ağırladık ve 12,1 milyar dolar turizm geliri elde ettik." açıklamasında bulundu.
TAKSİM CAMİİ'Yİ RAMAZAN'IN SON CUMASINDA HİZMETE AÇACAĞIZ
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yeni binası, Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul Sinema Müzesi gibi yeni değerleri Türkiye'nin kültür-sanatına kazandırdıklarını anımsatan Erdoğan, "Taksim Meydanı'ndaki yeni Atatürk Kültür Merkezi'ni, inşallah 29 Ekim'de hizmete açıyoruz. Yine Taksim Meydanı'nda hamdolsun muhteşem bir camiyi de ramazanın son cumasında, Müslümanların hizmetine alacağız. Yine aynı şekilde, Kadir Gecesi'nde, Zonguldak'ta sahilde Uzun Mehmet Camii bitiyor. Uzun Mehmet Camii'ni de orada Müslümanların hizmetine alacağız." ifadesini kullandı.
Başkan Erdoğan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar vasıtasıyla, dünyanın dört bir köşesinde Türkiye'nin milli ve insani vasıflarını sergileyen faaliyetler yürüttüklerini de dile getirdi.
Erdoğan, "Her başlığı birkaç cümleyle ifade etmemize rağmen, 19 yıllık icraatımızı özetlememiz dahi oldukça uzun sürdü. Milletimden, 19 yıl öncesinin Türkiye'si ile bugünün Türkiye'sini her alanda mukayese ederek, kimin laf ve istismar siyaseti, kimin de eser ve hizmet siyaseti yaptığını takdir etmesini istiyorum. 'Kamil odur ki, koya dünyada bir eser / Eseri olmayanın yerinde yeller eser.'" diye konuştu.
KANAL İSTANBUL İLEİLGİLİ HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLADIK
Erdoğan,, 81 ilinin her köşesinde hayata geçirdikleri eserlerle, hizmetlerle, tamamladıkları yatırımlarla, yapacakları projelerle milletin huzurunda olduklarını söyledi.
Tarihin, eseri olanları eserleriyle değerlendireceğini, eseri olmayanları ise yıllarca bu ülkenin, milletin vaktini, enerjisini, heyecanını heba ettiği için mahkum edeceğini kaydeden Erdoğan, millete bir müjde vermek istediğini belirtti.
"Türkiye'nin en büyük ve en stratejik altyapı projesi olan Kanal İstanbul ile ilgili hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık." diyen Erdoğan, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:
"Projenin ÇED raporu, 56 kurum ve kuruluşun, 200'den fazla bilim insanının, medyanın ve vatandaşlarımızın katkılarıyla tamamlandı. Kanalın iki yakasında kurulacak toplam 500 bin nüfuslu şehir, aynı zamanda İstanbul'un depreme hazırlık sürecini de hızlandıracaktır. Bu proje, aynı zamanda İstanbul'a kazandırdığımız yeni havalimanı, köprü, otoyol, metro hatları gibi ulaşım ağlarıyla da bütünlük arz edecektir. Dünya ticaretinin yüzde 90'ının deniz yolu ile gerçekleştirilmesi, boğazlarımızın da en önemli deniz ticaret yollarından biri niteliğini taşıması, Kanal İstanbul Projesi'nin önemini artırıyor. Karadeniz'de, hem biz hem de kıyısı olan diğer ülkeler sürekli yeni ve büyük limanlar yapıyor. Bu durum, boğazlardaki gemi trafiğinin gelecekte azalmak bir yana, daha da artacağına işaret ediyor."
Erdoğan, "Kim ki bu Kanal İstanbul projesine girer... Biz geliyoruz, geldiğimizde bütün bu müteahhitlerin ödemelerini vesaire ellerinden alırız ve kendilerini de kenara koyarız." şeklinde tehdidin de yapıldığını anımsatarak, "Böyle bir devletin devamlılığına inanmak, böyle bir şey olabilir mi? Bu, nasıl bir zihniyettir? Bu, nasıl bir çürümüşlüktür?" eleştirisini dile getirdi.
İstanbul Boğazı'ndan 1930'lu yıllarda 3 bin gemi geçerken, bugün bu rakamın 40 binin üzerinde olduğuna dikkati çeken Erdoğan, buna karşılık Panama Kanalı'ndan yılda 13 bin, Süveyş Kanalı'ndan 17 bin civarında gemi geçişinin gerçekleştiğini anlattı.
Diğer kanallardan elde edilen gelirleri telaffuz bile etmediğini vurgulayan Erdoğan, "Halbuki İstanbul Boğazı'nın emniyetli gemi geçiş kapasitesi 25 bindir. Yani şartları zorlayarak boğazlardaki gemi trafiğini yürütüyoruz. İnşa edeceğimiz 45 kilometre uzunluğa, 21 metre derinliğe, 275 metre taban genişliğine, en dar yerinde 360 metre su yüzeyi genişliğine sahip Kanal İstanbul, bölge için yeni bir nefes borusu olacaktır. İsteseniz de istemeseniz de biz Kanal İstanbul'a başlıyoruz, yapacağız ve milletimizin emrine amade edeceğiz." ifadesini kullandı.
Başkan Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde, Kanal İstanbul Projesi'ni ve önemini anlatan bir videoyu izletti.
Videonun ardından Erdoğan, "İnşallah bu önemli projenin, etaplar halinde yapılacak ihalesine çok yakında çıkıyor, yaz aylarında da temelini atıyoruz. Epeyce bir gecikmeyle de olsa inşasına başlayacağımız Kanal İstanbul'un, şimdiden ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Projenin bugünkü aşamasına gelmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum." diyerek, konuşmasını tamamladı.