CANLI| 16 gündür bitmeyen savaş ateşi! Katil Bibi "ölmedim" diyerek ortaya çıktı

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| 16 gündür bitmeyen savaş ateşi! Katil Bibi "ölmedim" diyerek ortaya çıktı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 17. gününe girerken Orta Doğu’daki gerilim giderek tırmanıyor. Karşılıklı saldırılar devam ederken, İran’dan İsrail ve bölgedeki ABD üslerine misillemeler geldi. Washington ve Tel Aviv’den yapılan yeni tehdit açıklamaları tansiyonu yükseltiyor. Tel Aviv’den son gelişmeleri aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, “öldü” denilen Katil Netanyahu’nun yeni bir video paylaştığını ancak nerede olduğunun ise hala bilinmediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş 17. gününde sürerken, Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor. Tahran yönetimi İsrail ve bölgedeki ABD-İngiliz üslerine misillemelerini sürdürürken, Mücteba Hamaney sonrası Trump-Netanyahu cephesinden tehdit mesajları geliyor. Sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarırken, İsrail'in bölgedeki asıl planını uzmanlar deşifre ediyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

22:49

ORTA DOĞU'DA 2 CEPHELİ SAVAŞ

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmezken ABD ve İsrail, İran topraklarına başlattığı hava saldırıları sürüyor. Lübnan ve İran'da yürütülen eş zamanlı savaşta, dev uçak gemileri bölgeye sevk edilerek adeta güç gösterisi yapıldı. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte dev gemilerin güvenliği tartışma konusu olurken, ABD donanmasının İran kıyılarına yaklaşamadığı görüldü. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Kemal Olçar, bölgedeki deniz trafiğini ve "Gambot Diplomasisi"nin modern savaştaki etkisizliğini A Haber’e değerlendirdi.

İKİ CEPHEDE OPERASYON: LÜBNAN VE İRAN

Orta Doğu’daki çatışmaların geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Doç. Dr. Kemal Olçar, "İran topraklarına yönelik 15 dalgalık bir İsrail-Amerika saldırısı var. Bu savaş tek cepheli değil, iki cepheli bir savaş yürütülüyor. Lübnan cephesini İsrail tek başına idare ederken, İran cephesini Amerika ve Fransızların da katılımıyla müşterek bir şekilde yürütüyorlar" sözleriyle bölgedeki koalisyonun yapısına dikkat çekti.

UÇAK GEMİLERİ KANALDAN GEÇTİ: KIZILDENİZ’DE HAREKETLİLİK

Bölgedeki deniz gücünün stratejik değişimine vurgu yapan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Gerald Ford uçak gemisi Akdeniz’den Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e geldi. Şu anda seyir halinde. Fransız gemisi de Umman Denizi açıklarında bulunuyor ve bu gemiler bir noktada birleşecekler" ifadelerini kullandı. Olçar, bölgedeki gemi değişiminin ardındaki kritik iddiayı ise, "300 gündür denizde olan Abraham Lincoln gemisi arızalandı ya da hasar aldı, bu yüzden bölgeyi terk ediyor. Onun yerine George Bush gemisini gönderdiler ve o da bölgeye katıldı" sözleriyle aktardı.

GAMBOT DİPLOMASİSİ İFLAS MI ETTİ?

Uçak gemilerinin gerçek bir muharebede hedeflendiği gibi etkili olamadığını savunan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Bu uçak gemilerinin gerçek bir savaşta çok büyük bir etkisi yok. Eğer karşınızda gerçek bir ordu yoksa, sömürgeleri veya kontrol etmek istediğiniz ülkeleri korkutmak için 'Gambot Diplomasisi' ya da 'Gambot Caydırıcılığı' işe yarayabilir. Ancak burada gerçek bir savaş var" değerlendirmesinde bulundu.

İRAN SINIRINA 600 KİLOMETRE ENGELİ

İran’ın savunma kapasitesinin ABD donanmasını açık denizde kalmaya zorladığını belirten Doç. Dr. Kemal Olçar, "Gerçek bir savaş olduğu için uçak gemileri İran topraklarına 600 kilometreden fazla yaklaşamıyor, ancak güneyde konuşlanabiliyorlar. Bölgede iki dev gemi, Ford ve Bush beraber hareket ediyor. Fransa’dan gelen gemi ise kapasitesi ve yetenekleri oldukça düşük bir platform" diyerek bölgedeki askeri kısıtlamaları ve güç dengesini A Haber ekranlarında özetledi. 

22:36

İSRAİL KÖŞEYE SIKIŞTI: 450 BİN YEDEK ASKER ÇAĞRILDI

Terör devleti İsrail, Lübnan’a yönelik kapsamlı bir kara harekatı için düğmeye bastı. 450 bin yedek askerin silah altına alındığı dev seferberlik ilanıyla birlikte bölgede tansiyon zirveye çıktı. Son 24 saatte 200 İran hedefini vuran katil İsrail ordusu, operasyonların en az 3 hafta daha süreceğini duyururken; hazırlıkların 2006'daki Lübnan Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük askeri tahkimat olduğu belirtildi. Öte yandan, insani krizin derinleştiği Gazze'de dünyaya açılan tek kapı olan Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılacağı bildirildi. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den bölgedeki son gelişmeleri aktardı. 

450 BİN YEDEK ASKER İÇİN SEFERBERLİK ÇAĞRISI 

Tel Aviv'de pazar akşamı sakin görünse de askeri kanatta hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. Bölgedeki kritik gelişmeleri aktaran Emine Kavasoğlu, "450 bin yedek asker için seferberlik çağrısı yapıldı. Günlerdir Lübnan’a bir kara harekatı olup olmayacağı konuşuluyordu ki o kara harekatının 1 ve 8 Nisan tarihlerini kapsayacak şekilde gerçekleşeceği değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı. Bu hazırlığın tarihi bir boyutu olduğunu vurgulayan Kavasoğlu, "İsrail ordusu, 2006 yılındaki Lübnan Savaşı’ndan bu yana son 20 yılın en büyük askeri seferberliğini gerçekleştiriyor" sözleriyle durumun ciddiyetini aktardı.

"SALDIRILAR 3 HAFTA DAHA SÜRECEK"

İsrail ordusunun bölgedeki operasyon kapasitesini artırdığı ve saldırılarını yoğunlaştırdığı bildiriliyor. Kavasoğlu, "İsrail ordusu tarafından operasyonların en az 3 hafta daha süreceği ve bunun için yeterli kapasitelerinin olduğu açıklandı. Son 24 saat içinde aralarında komuta merkezleri, hava savunma sistemleri ve silah depolarının da bulunduğu 200 İran hedefinin vurulduğu bilgisi paylaşıldı" şeklinde konuştu.

REFAH SINIR KAPISI YENİDEN AÇILIYOR

Savaşın gölgesinde devam eden insani drama dair Gazze cephesinden önemli bir haber geldi. Kavasoğlu, "Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı olan ve 28 Şubat’tan bu yana kapalı tutulan Refah Sınır Kapısı’nın çarşamba günü yeniden açılacağı duyuruldu. Gıda ve tıbbi malzeme bekleyen milyonlarca insan için bu kapı hayati bir önem taşıyor" sözleriyle insani yardım koridorundaki son gelişmeyi aktardı.

"LÜBNAN'A SON 20 YILIN EN BÜYÜK HAZIRLIĞI"

Savunma Bakanlığı ve ordu sözcülüğünden gelen açıklamalar, savaşın yeni ve daha sert bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor. Bölgedeki atmosferi özetleyen Emine Kavasoğlu, "İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik bu kara harekatının son 20 yılın en büyük hazırlığı olduğunu açıkça duyurdu. Tel Aviv şu an sakin bir pazar akşamı yaşasa da ordu tüm gücüyle sınır hattına odaklanmış durumda" ifadelerini kullandı.

21:37

TEL AVİV ATEŞ ALTINDA: İSRAİL’DE RADAR SİSTEMLERİ ÇÖKTÜ

Orta Doğu’da gerilim doruk noktasına çıkarken, Tel Aviv tarihinin en zorlu gecelerinden birini yaşadı. İran ordusu ve Hizbullah’ın doğrudan hedefi haline gelen kentte, ilk kez katı yakıtlı "Siccil" füzeleri kullanıldı.

Savunma sistemlerinde yaşanan "radar körlüğü" nedeniyle sirenler çalmazken, Ben Gurion Havalimanı çevresinde ağır yıkım meydana geldi. Bölgedeki son durumu aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail’deki bilgi karartmasını, halkın yaşadığı büyük paniği ve Netanyahu’nun gizemli bekleyişini tüm detaylarıyla paylaştı.

Savaşın seyrini değiştiren saldırıların dozajı her geçen gün artarken, Tel Aviv artık İran’ın doğrudan menziline girdi. Bölgedeki şiddetli saldırıları aktaran Emine Kavasoğlu, "Bu gece çok zor geçti gerçekten. Saatler sabaha karşı 02:30’u gösterdiğinde başladı füze saldırısı ve gerçekten çok şiddetliydi. Artık üç günden bu yana Tel Aviv tamamen İran’ın hedefinde. Savaşın bir ilki yaşandı; katı yakıtlı Siccil füzeleri kullanıldı" ifadelerini kullandı.

Kavasoğlu, füzelerin tahrip gücüne dikkat çekerek, "Birer tonluk başlıklar kullanılıyor, durum böyle olunca müdahale edilse dahi o füzeler çok geniş bir alana yayılıyor ve Tel Aviv’i büyük tehdit altında bırakıyor" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

RADARLARDA KÖRLÜK: SİRENLER ÇALMIYOR

İsrail’in en çok güvendiği erken uyarı ve radar sistemlerinde ciddi bir zafiyet yaşandığı bildiriliyor. Sahadaki tecrübelerini paylaşan Kavasoğlu, "Radar sistemlerinde bir körlük söz konusu. Bir haftadır telefondaki aplikasyonlara uyarı gelmiyor, sirenler çoğu zaman çalmıyor. Bir anda havada füzelerin ateşlendiğini görüyoruz. İsrail de erken uyarı sistemlerinde sıkıntılar yaşandığını inkar etmedi" dedi.

Özellikle Lübnan’dan ateşlenen füzelerde sistemin tamamen etkisiz kaldığını belirten Kavasoğlu, "Yakın mesafe olduğu için alarm sistemleri çalışmıyor, İsrail tarafı artık büyük bir güvenlik açığıyla karşı karşıya" ifadelerini kullandı.

TEL AVIV'DE HAYAT DURDU! SOKAKLAR BOMBOŞ

Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte İsrail’de günlük yaşam tamamen felç oldu. Kavasoğlu, "8 Nisan’a kadar, yani Hamursuz Bayramı sonuna kadar eğitim online olarak devam edecek. Okulların açılması bugün yaşananlardan sonra mümkün görünmüyor. Tel Aviv zaten bomboş, restoran ve marketlerin yüzde 95’i kapalı. Sadece sığınağı olan dükkanların açılmasına izin veriliyor ama zaten sokakta kimse yok" şeklinde konuştu.

Halkın endişe içinde olduğunu belirten Kavasoğlu, "İsrail halkı bu endişeyle yaşamaya alışık değil, tahliye olmak isteyenler için yapılan seferlerde havalimanlarında büyük izdiham yaşanıyor" sözlerini kaydetti.

BİLGİ KARARTMASI VE GERÇEK KAYIPLAR

İsrail hükümetinin askeri kayıpları gizlediği ve vurulan bölgelerde hızla temizlik çalışması yürüttüğü iddia ediliyor. Kavasoğlu, "Amerikan merkezli bir uydu görüntüleme merkezi, vurulan üslerin görüntülerine ilişkin karartma süresini 14 güne çıkardı. Büyük bir hasar var ve bunun örtbas edilmesi için çalışma yürütülüyor. Bir binaya füze parçası isabet etse, biz yayın yapana kadar orası inanılmaz bir hızla temizleniyor" dedi.

Resmi rakamların gerçeği yansıtmadığını öne süren Kavasoğlu, "Sadece 2 askerin öldüğü açıklandı ama hem Hizbullah hem İran pek çok üssün vurulduğunu duyurdu. Bilgi karartması nedeniyle gerçek tabloyu göremiyoruz" ifadelerini kullandı.

NETANYAHU NEREDE? GİZEMLİ "AYAKTAYIM" MESAJI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun nerede olduğu ve sağlığına ilişkin tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor. Kavasoğlu, "Netanyahu’nun nerede olduğuna dair bilgi sahibi olamıyoruz. Geçtiğimiz cuma yapılan basın toplantısı bile online yapıldı. Bugün paylaşılan görüntüde neresi olduğu anlaşılamayan bir kafeden 'Yıkılmadım ayaktayım' mesajı verdi ama görünürde bir yerde değil. İsrail basını bile kendisini görüntüleyemiyor, sadece servis edilen fotoğraflar kullanılıyor" diyerek Netanyahu üzerindeki gizem perdesini araladı.

18:00

İRAN’DAN TAKTİK DEĞİŞİKLİĞİ: SİCCİL VE KÜME FÜZELERİ İLE SALDIRDILAR

Savaşın seyrini değiştiren saldırılar sonrası bölgedeki durumu aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Tel Aviv bugün en yoğun son 15 saatini yaşadı. Dün gece saat 02.00’den bu yana kent ve çevresi tam 7 kez hedef alındı. 16 günden bu yana ilk kez bu kadar çok siren sesi duyuldu, İsrailliler büyük bir korku ve panik içinde" ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı’ndan alınan ilk verilere göre, düzenlenen saldırılarda en az 8 kişinin yaralandığı bildirilirken, kentin birçok noktasında ağır hasar meydana geldiği aktarıldı.

İran’ın saldırı stratejisinde önemli bir değişikliğe gittiğini belirten Emine Kavasoğlu, "İran artık parçalara ayrılabilen küme füzelerini kullanıyor ve bu da hasarın boyutunu her geçen gün artırıyor. Savaşın ilk gününden bu yana bir ilk yaşandı ve İran, ateşlenmesi daha kolay olan orta menzilli, katı yakıtlı Sicil füzelerini kullandı" sözleriyle teknik detayları paylaştı. Yaklaşık 20-23 ton ağırlığındaki bu füzelerin müdahale edilmesinin oldukça güç olduğu ve hata payının yüzde 10’a kadar düştüğü vurgulandı.

STRATEJİK NOKTALAR VE HAVALİMANI HEDEFTE
Saldırıların sadece yerleşim yerlerini değil, stratejik noktaları da vurduğu kaydedildi. Gush Dan, Bnei Brak ve Ramla bölgelerinin yanı sıra Ben Gurion Havalimanı çevresinin de hem İran hem de Hizbullah füzelerinin hedefi olduğu bildirildi. İsrail tarafından yayınlanan son raporu değerlendiren Emine Kavasoğlu, "Bugüne kadar 290 füze ve 500’den fazla İHA ile toplam 227 İran saldırısı gerçekleşti. Lübnan’dan ise 379 ayrı saldırıda 400’den fazla roket fırlatıldı" diyerek rakamların vahametini ortaya koydu.

OKULLAR TATİL EDİLDİ, SIĞINAKLAR DOLDU
İsrail Savunma Bakanı’nın "savaşın belirleyici noktasına geçiyoruz" açıklamasının ardından saldırıların şiddetinin arttığı gözlemlendi. Bölgedeki son durumu özetleyen Emine Kavasoğlu, "Sığınaklardan çıkamayan Tel Avivliler bir süre daha burada yaşayacak gibi görünüyor. Bazı bölgelerde okulların açılmasına karar verilmişti ancak belediye başkanları bu karara uymadı. Okullar, Hamursuz Bayramı’nın sonuna, yani 8 Nisan’a kadar kapalı kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Hizbullah’ın da Lübnan sınırına 140 kilometre uzaklıktaki Palmahim Hava Üssü’nü vurduğunu duyurmasıyla bölgedeki tansiyonun zirveye ulaştığı aktarıldı.

 

14:54

TÜM DÜNYAYI SARSAN SAVAŞIN PERDE ARKASI! UZMAN İSİM A HABER'DE AÇIKLADI: HEDEF REJİM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL, PETROL!

Güvenlik Uzmanı-Stratejist Prof. Dr. Uğur Özgöker, A Haber canlı yayınında ABD-İran geriliminin perde arkasını araladı. ABD'nin Vietnam ve Afganistan'da siyasi olarak kaybettiğini ancak Irak'ta petrol nedeniyle kamuoyu desteği aldığını hatırlatan Özgöker, İran'daki asıl hedefin rejim değişikliği değil, petrol sahalarının kontrolü olduğunu vurguladı. Özgöker, Amerika'nın kara işgalinin imkansız olduğunu belirterek olası bir askeri operasyonun petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası'na yönelik olacağını ve nihai çözüm için İstanbul'da diplomasi masasının kurulabileceğini iddia etti.

Güvenlik Uzmanı-Stratejist Prof. Dr. Uğur Özgöker, A Haber ekranlarında gündeme bomba gibi düşen değerlendirmelerde bulundu.

"TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR"

ABD'nin geçmişteki savaşlarından dersler çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özgöker, Vietnam ve Afganistan yenilgilerine dikkat çekti. Özgöker, "Amerika, Afganistan'da da Vietnam'da da perişan oldu ama askeri olarak değil. Ekonomik olarak da siyasi olarak kaybetti. Niye kaybetti? 18 sene Vietnam'da kaldı. 3,5 milyon Vietkongluyu öldürdü, sadece 58 bin Amerikan askeri öldü. Bütün Vietnam'ı dümdüz etti fakat çekilmek zorunda kaldı, perişan oldu. Niye? Siyaseten kamuoyu desteği kesildi" sözleriyle, savaşların kaderini kamuoyunun belirlediğinin altını çizdi.

TEK HEDEF PETROL

Özgöker, Vietnam'da petrol olmadığı için Amerikan kamuoyunun savaşa karşı çıktığını ancak Irak işgalinde durumun farklı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Özgöker, "Irak'ın birinci ve ikinci Körfez savaşlarındaki işgallerine Amerikan halkı destek verdi. Niye? Petrolü vardı. Aynısı bu sefer de İran'da. Petrolü var. Dünyanın ikinci büyük petrol, dördüncü büyük doğalgaz rezervi" ifadelerini kullanarak gerilimin merkezindeki ekonomik nedeni gözler önüne serdi. Amerika'nın derdinin rejimle olmadığını vurgulayan Özgöker, Trump'ın, "O Ayetullah gider başka Ayetullah gelir. Tek şartım var, benim istediğim olacak," sözleriyle asıl hedefin İran'ın ekonomik yapısı ve petrol kaynakları olduğunu aktardı.

OLASI AMERİKAN ASKERİ OPERASYONU: HARK ADASI

İran'a yönelik topyekûn bir kara işgalinin imkânsız olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özgöker, olası bir askeri harekâtın adresini net bir şekilde işaret etti. Özgöker, operasyonun denizden karaya çıkarma şeklinde olacağını belirterek, "Yapabileceği tek şey var, kara harekâtı, o da amfibi. Yani denizden karaya çıkacak" dedi. Asıl hedefin İran petrol ihracatının %90'ının yapıldığı kilit nokta olduğunu söyleyen Özgöker, "Birinci Trump'ı kurtaracak tek şey, buraya el koymak. Hark Adası'nı, Hürmüz Boğazı'ndaki Hürmüz denen adayı ve Bender Abbas limanını işgal edip bütün petrolün geçişini serbest bıraktırıp ve petrol fiyatlarını tekrar 40 dolara indirmek" planını deşifre etti.

"REJİM DEĞİL, DEVRİM MUHAFIZLARI HEDEFTE"

Prof. Dr. Özgöker, operasyonun amacının rejim değişikliği olmadığını, doğrudan Devrim Muhafızları'nın ekonomik gücünü kırmak olduğunu iddia etti. Özgöker, "Devrim Muhafızları sadece asker değil, ekonomi de onların elinde. Bütün kamu iktisadi teşekkülleri, hepsi Devrim Muhafızlarının elinde. Rejimin Devrim Muhafızları kısmı lağvedilecek, petroller serbest bırakılacak, Amerikan-İngiliz şirketleri işletilecekler" sözleriyle nihai hedefin petrolün Batılı şirketlerce kontrol edilmesi olduğunu söyledi.

İSTANBUL'DA DİPLOMASİ MASASI KURULABİLİR

Tüm bu kanlı senaryoların yanında en olumlu senaryoyu da A Haber izleyicileriyle paylaşan Özgöker, çözümün adresinin Türkiye olabileceğini vurguladı. Özgöker, "En olumlu senaryo, Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi barış, diplomasi. İran ikinci bir hata yapmıştı, İstanbul'da kuruluyordu masa, gelmedi. İstanbul'a gelecek paşa paşa. Ondan sonra Amerika da gelecek" diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde İstanbul'da kurulacak bir masanın savaşı bitirebileceğini ve bunun sonucunda Trump'ın da seçimleri kazanacağını sözlerine ekledi.

13:57

İŞTE HAİN SALDIRININ VURDUĞU TAHRAN'DAKİ CAN PAZARI!

A Haber muhabiri Ekber Karabağ, savaşın vurduğu Tahran'ın güneyindeki bir yerleşim yerinden bildirdi. Sivillerin hedef alındığı hain saldırının ardından bölgede yaşanan can pazarı, enkaza dönen evler ve her şeyini kaybeden savaş mağdurlarının dramı A Haber kameralarına yansıdı. Evi başına yıkılan bir vatandaş yaşadığı dehşeti anlatırken, Kızılay yetkilisi ise savaşın korkunç bilançosunu şok edici rakamlarla gözler önüne serdi.

A Haber ekibi, bu an itibarıyla Tahran'ın güney-batı bölgesindeki saldırı noktasındaydı. Muhabirimiz Ekber Karabağ, patlamanın iki gün önce Cuma günü gerçekleştiği ve sivil bir yerleşim yerini hedef aldığını belirtti. Karabağ, olay yerindeki bir görgü tanığı ile konuşarak saldırının detaylarını ve yaşanan yıkımın boyutunu ilk ağızdan aktardı.

EVİ YIKILAN MAĞDUR O ANLARI ANLATTI

Karabağ, saldırıda evi tamamen kullanılamaz hale gelen bir vatandaşa mikrofon uzattı. Kalan eşyalarını enkazın altından kurtarmaya çalışan mağdur vatandaş, saldırının Cuma günü sabah saat 10 sularında gerçekleştiğini söyledi. Saldırı anında evde olup olmadıkları sorulduğunda ise, "Hayır, saldırı olduğu anda biz tahliye etmiştik, evde değildik" diyerek olası bir faciadan nasıl kurtulduklarını anlattı. Yıkımın boyutuna dikkat çeken ev sahibi, "Bu bölgede, bu sokakta etrafta 6 bina tahrip olmuş durumda" sözleriyle mahalledeki vahşeti özetledi. Ailesiyle birlikte daha önce önlem olarak evlerini boşalttıklarını belirten mağdur vatandaş, saldırıda iki kişinin de yaralandığını aktardı.

KIZILAY YETKİLİSİ KORKUNÇ BİLANÇOYU AÇIKLADI: YÜZLERCE OKUL VE HASTANE VURULDU!

Yayına katılan bir Kızılay (Kızılhaç) görevlisi ise savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini rakamlarla ortaya koydu. Burasının tamamen sivil bir yerleşim yeri olduğunu vurgulayan yetkili, insanların sağlam kalan eşyalarını enkazdan çıkarmaya çalıştığını belirtti. Savaşın başından bu yana ülkedeki sivil kayıplara ilişkin skandal verileri paylaşan Kızılay görevlisi, "Yaklaşık 54.550 hedef vurulurken, ülke genelinde 29.146, sadece Tahran'da ise 18.180 konut hedef alındı" ifadelerini kullandı. Vahşetin boyutunu ortaya koyan diğer rakamları da sıralayan yetkili, 120 okul, 17 Kızılay merkezi ve hastanelerle birlikte toplam 236 Kızılay biriminin hasar gördüğünü söyledi. Yetkili, "Yaptığımız kurtarma çalışmalarının yanı sıra, bu insan hakları ihlallerini her gün belgeleyip uluslararası kurumlara gönderiyoruz" sözleriyle yaşananların kayıt altına alındığını vurguladı.

YENİ SALDIRI DALGASI UYARISI GELDİ

Muhabirimiz Ekber Karabağ, bölgedeki diğer yıkılmış binaları da ekrana getirerek, hasarın görgü tanığının belirttiği 6 binadan çok daha fazla olduğunu gözlemledi. Savaşın sivillere yönelik olmadığı iddia edilse de sivil binaların ne denli büyük zarar gördüğünü ve insanların mağduriyetini aktaran Karabağ, İsrail ordusundan yeni bir uyarı geldiğini belirtti. Karabağ, "Özellikle İran'ın batısına yönelik bir saldırı dalgası başlatacaklarını duyurdular. Dünden itibaren Tebriz ve çevresi ciddi anlamda vuruluyor" diyerek tehlikenin devam ettiğini bildirdi.

CANLI| 16 gündür bitmeyen savaş ateşi! Katil Bibi "ölmedim" diyerek ortaya çıktı - 1

12:12

ABD'NİN ŞOK PLANI DEŞİFRE OLDU! ASIL SAVAŞ ALANI ORASI...

Gazeteci-Yazar Güngör Yavuzaslan, A Haber canlı yayınında ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara operasyonu planının perde arkasını araladı. ABD'nin Asya-Pasifik'ten bölgeye Deniz Piyadeleri kaydırdığını belirten Yavuzaslan, topyekûn bir işgal yerine özel kuvvetlerle yapılacak nokta operasyonlarına ve asıl sıcak çatışma alanının Irak olacağına dikkat çekti. Yavuzaslan, İran destekli vekil güçlerin devrede olduğunu ve ABD üslerinin vurulduğu anlara ait görüntülerin büyük bir propaganda savaşına işaret ettiğini vurguladı.

DENİZ PİYADELERİ BÖLGEDE: KARA HAREKATI MI GELİYOR?

ABD'nin bölgedeki askeri yığınağına yeni bir boyut kazandırdığını belirten Gazeteci-Yazar Güngör Yavuzaslan, Washington'un Asya-Pasifik'teki, özellikle Japonya'da bulunan üslerinden bölgeye Deniz Piyadeleri kaydırdığını aktardı. Bu sevkiyatın üçüncü bir uçak gemisi ve bir amfibi birliği ile birlikte geldiğini söyleyen Yavuzaslan, bu durumun, "Bir kara müdahalesi yapabileceğinin işareti, bu bir hazırlık" olduğunu belirtti. Ancak Yavuzaslan, 1991 veya 2003'teki gibi genel bir işgal beklemenin yanlış olacağını, mevcut hazırlığın daha farklı bir amaca hizmet ettiğini ifade etti.

"GENEL BİR SALDIRI BEKLENMİYOR, HEDEF NOKTA ATIŞI"

Yavuzaslan'a göre ABD'nin asıl planı, topyekûn bir işgalden ziyade "özel kuvvet operasyonu" benzeri lokal ve etkili vuruşlar yapmak. Hava saldırılarıyla etkisiz hale getirilemeyen uranyum ve füze depoları gibi stratejik noktaların ya da Hürmüz Boğazı ve Hark Adası gibi kilit bölgelerin kontrol altına alınmasının hedeflendiğini belirtti. Yavuzaslan, "Havadan ne kadar vurursan vur, ne kadar hava operasyonu yaparsan yap, kara harekatı olmadan net bir sonuç alamıyorsun. Yok ediyorsun orayı ama alan kontrolü gerçekleştiremiyorsun" sözleriyle kara birliklerinin önemine dikkat çekti.

ABD ÜSSÜ BÖYLE VURULDU

Canlı yayında ekrana gelen ve Bağdat'taki ABD Zafer Üssü'nün vurulduğu anlara ait İHA görüntülerini de yorumlayan Yavuzaslan, bu görüntülerin İran ya da Haşdi Şabi gibi İran'a bağlı gruplar tarafından kaydedilmiş bir propaganda unsuru olduğunu söyledi. Yavuzaslan, görüntülerin netliğine vurgu yaparak, "Bu çok önemli bir propaganda. Görüyorsunuz görüntülerin netliğini, her noktayı görebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu saldırıların, vekil güçlerin ne kadar aktif ve tehlikeli olduğunu gözler önüne serdiğini belirtti.

GERİLİMİN MERKEZİ: IRAK

Olası bir sıcak çatışmanın ana sahnesinin İran toprakları değil, Irak olacağını vurgulayan Yavuzaslan, bunun nedenini ise ABD üsleri ile İran destekli Haşdi Şabi güçlerinin Irak'ta "burun buruna" olmasına bağladı. Irak'ta Haşdi Şabi'nin yasal bir ordu statüsünde olduğunu ve Irak hükümetinden maaş aldığını hatırlatan Yavuzaslan, ortadaki büyük çelişkiyi, "Şu anda Irak hükümetinden maaş alan bir ordu, ABD'yi vuruyor. Peki Irak'ın en büyük müttefiki kim? ABD" sözleriyle aktardı.

İRAN'IN "VEKİL GÜÇLERİ" DEVREDE

Yavuzaslan, İran'ın bölgedeki en büyük kozunun "Direniş Ekseni" olarak adlandırdığı vekil güçler olduğunu belirtti. Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Haşdi Şabi ve Yemen'de Husiler (Ensarullah Hareketi) gibi grupların İran'ın talimatıyla harekete geçebileceğini söyledi. İranlı bir yetkilinin bu gruplar için kullandığı, "Onlar, İran İslam Devrimi'nin ayrılmaz birer parçalarıdır" sözünü hatırlatan Yavuzaslan, bu yapıların artık sadece birer milis gücü olmadığını, İran'ın bölgesel stratejisinin temel taşları olduğunu sözlerine ekledi.

 

Ahaber
03:58

“ATEŞKES İSTİYORLAR AMA HENÜZ ANLAŞMA YAPMAYACAĞIM”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, İran’ın ateşkes için görüşmeye hazır olduğunu söylediğini ancak mevcut şartların yeterince iyi olmadığını belirterek anlaşma yapmak istemediğini ifade etti.

A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, Trump’ın İran ile olası anlaşma sürecine ilişkin değerlendirmelerini aktararak, Donald Trump’ın İran’ın ateşkes için görüşmeye hazır olduğunu söylediğini ancak kendisinin henüz anlaşma yapmak istemediğini belirttiğini ifade etti. Sapmaz, Trump’ın bu konuda “İran bir anlaşma yapmak istiyor ve ben yapmak istemiyorum çünkü şartlar henüz yeterince iyi değil, her şart çok sağlam olmalı” sözlerini kullandığını aktardı.

Trump’ın olası anlaşmanın içeriğine de değindiğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “İran’ın tüm nükleer programlarını tamamen terk etmesi anlaşmanın bir parçası olmalı” ifadelerini kullandığını söyledi.

“HARK ADASI’NI TAMAMEN MAHVETTİK”

Trump’ın İran’ın stratejik noktalarından biri olan Hark Adası hakkında da dikkat çekici açıklamalar yaptığını aktaran Sapmaz, Trump’ın “Hark Adası’nı tamamen yok ettik, belki birkaç kez daha uğrarız sadece eğlence için. Tamamen mahvettik” sözlerini dile getirdiğini söyledi.

Trump’ın enerji altyapısına yönelik saldırı düzenlemediklerini de ifade ettiğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Enerji hatlarına dokunmadım çünkü yeniden inşa etmek yıllar alır” ifadelerini kullandığını aktardı.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için diğer ülkelerle iş birliği içinde olduklarını da vurguladığını belirten Sapmaz, Trump’ın “Boğazı güvence altına almak için diğer ülkelerle çalışıyoruz. İran’ın bu durumundan etkilenen birçok ülke savaş gemisi gönderecek ve ABD ile birlikte boğazı açık ve güvenli tutacağız” ifadelerini kullandığını söyledi.

Sapmaz ayrıca Trump’ın Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere gibi ülkelerin de bu sürece katılmasını beklediğini dile getirdiğini aktardı.

“PETROL FİYATLARI DÜŞECEK”

Trump’ın enerji piyasalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunduğunu belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Gaz fiyatları savaştan önce olduğundan daha düşük olacak. Çok fazla petrol var. Biraz tıkanıklıklar var ama yakında açılır” sözlerini kullandığını ifade etti.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme faaliyetlerinin yoğun şekilde sürdürüleceğini de belirttiğini aktaran Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Boğazı çok güçlü şekilde tarayacağız ve diğer ülkeler de bize katılacak” ifadelerini kullandığını söyledi.

MÜCTEBA HAMANEY HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

Trump’ın İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunduğunu aktaran Sapmaz, Trump’ın “Bilmiyorum bile hayatta mı. Şimdiye kadar kimse onu gösteremedi. Eğer hayattaysa ülkesine çok akıllıca bir şey yapmalı; teslim olmalı” ifadelerini kullandığını dile getirdiğini aktardı.

Sapmaz, Trump’ın Mücteba Hamaney’in ölümüne ilişkin iddiaları ise söylenti olarak nitelendirdiğini ancak “Babası öldü, korkuyor, yaralı, kaçıyor ve meşruiyeti yok” şeklinde ifadeler kullandığını söyledi.

“İRAN’IN ARAP ÜLKELERİNE SALDIRMASI SÜRPRİZ OLDU”

Trump’ın İran’ın Orta Doğu’daki bazı ülkelere saldırılarının kendisi için sürpriz olduğunu söylediğini de belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “İran’ın Arap ülkelerine saldırması benim için en büyük sürpriz oldu” ifadelerini kullandığını aktardı.

“İRAN’IN FÜZE VE DRON GÜCÜ BİTİRİLECEK”

Trump’ın İran’ın askeri kapasitesine yönelik operasyonların sürdüğünü söylediğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Füzelerin çoğunu, dronların çoğunu ve üretimlerini yok ettik. İki gün içinde tamamen bitirilecek” ifadelerini kullandığını aktardı.

Sapmaz, Trump’ın genel olarak İran’ı köşeye sıkıştırdığını düşündüğünü ancak acele etmek istemediğini belirttiğini ve “Zafer yakın ama şartlar mükemmel olmalı” sözleriyle açıklamalarını tamamladığını ifade etti.

23:33

İRAN'IN “GÖRÜNMEZ” ORDUSU VE ABD'NİN 26 GÜNLÜK LOJİSTİK ÇIKMAZI

Orta Doğu’da yükselen gerilim, bölgesel askeri dengeleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre İran’ın yarım asırdır hazırlık yaptığı savunma doktrini, Basra Körfezi’nde olası bir kara ve deniz harekâtını son derece zorlaştırabilir. Deniz tabanına gizlenmiş rampalı mayınlardan, 52 dereceyi bulan kavurucu sıcaklığa ve okyanus aşırı mesafelere kadar birçok faktörün ABD’nin askeri planlarını sekteye uğratabileceği değerlendiriliyor.

DENİZ TABANINDAKİ GİZLİ TEHLİKE: RAMPALI MAYINLAR

İran’ın bölgedeki askeri doktrininin yalnızca klasik savaş gemilerinden ibaret olmadığını vurgulayan Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, “İran’ın sadece savaş gemilerinden oluşan bir donanma gücü yok; patlayıcı yüklü sürat botları ve deniz tabanına, kumluk alanlara yerleştirildiği değerlendirilen rampalı mayın sistemleri de var. Bu rampalar hedefi algıladığı anda otomatik olarak açılarak gemileri alt kısmından vurabilecek şekilde tasarlanmış olabilir” ifadelerini kullandı.

Sohtaoğlu ayrıca, “İran yaklaşık 50 yıldır böyle bir savaşa hazırlanıyor. Bu geçiş hatlarının kontrolünü kaybetmemek üzerine kurulu ciddi bir füze savunma ve deniz doktrini bulunuyor” sözleriyle Tahran’ın savunma stratejisinin derinliğine dikkat çekti.

JAPONYA’DAN KÖRFEZ’E 26 GÜNLÜK KRİTİK SEVKİYAT

Bölgede olası bir kara operasyonunun lojistik açıdan da ciddi zorluklar barındırdığına dikkat çeken Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, “Burada konuşulan 5 bin kişilik bir deniz piyadesi birliği var ve bu birliklerin Japonya’da bulunduğu ifade ediliyor. Japonya ile bu bölge arasındaki mesafe yaklaşık 6500 mil. Bir gemi grubunun ortalama hızla hiç durmadan bölgeye gelmesi yaklaşık 26 gün sürüyor; yani böyle bir operasyonun kısa sürede gerçekleşmesi oldukça zor” ifadelerini kullandı.

METEOROLOJİK DUVAR: ŞAMAL RÜZGARLARI VE KAVURUCU SICAK

Bölgedeki meteorolojik şartların da askeri operasyonları zorlaştırabileceğini belirten Sohtaoğlu, “Bu bölgede etkili olan şamal rüzgarları ciddi kum ve toz fırtınalarına yol açıyor. Görüş mesafesi ciddi şekilde düşüyor ve bu durum askeri operasyonları zorlaştırıyor. Nisan ayından önce bu hava şartlarında büyük çaplı bir operasyon gerçekleştirmek oldukça güç görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sohtaoğlu ayrıca bölgede sıcaklıkların 50 dereceyi aşabildiğini belirterek bunun da askerî hareket kabiliyeti üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini ifade etti.

HARK ADASI: DOĞAL BİR KALE VE “MAHKUM ARAZİ”

Hark Adası’nın coğrafi yapısının çıkarma operasyonlarını son derece zorlaştırabileceğini vurgulayan Hüseyin Fazla, “Hark Adası’nda sadece çok sınırlı bir bölüm yumuşak kıyıya sahip. Adanın büyük bölümü sarp ve dağlık arazilerden oluşuyor. Bu tür araziler askeri açıdan ‘mahkum arazi’ olarak tanımlanır; yani aşağıdaki birlikler yukarıdaki savunma pozisyonlarına karşı dezavantajlıdır. Bu nedenle böyle bir noktaya çıkarma yapmak oldukça risklidir” ifadelerini kullandı.

USS TRIPOLI VE OSPREY HAREKETLİLİĞİ

ABD’nin bölgedeki yeni nesil amfibi gemilerinin olası bir çıkarma senaryosunu gündeme getirdiğini belirten Mete Sohtaoğlu, “USS Tripoli’nin bölgeye gelmesi bu senaryoları güçlendiriyor. Bu gemi özellikle F-35B savaş uçakları ve Osprey tiltrotor hava araçlarının iniş kalkış yapabilmesi için tasarlanmış bir platform. Bir anlamda Türkiye’nin TCG Anadolu gemisine benzer bir yapıya sahip” ifadelerini kullandı.

23:17

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GERİLİM TAVAN YAPTI: PETROL KRİZİ DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR!

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açma hamlesi ve İran’ın misilleme tehditleri küresel piyasalarda deprem etkisi yarattı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmede, bölgedeki 15 günlük kritik sürenin dolduğuna ve enerji sevkiyatındaki aksaklıkların küresel bir durgunluğu tetikleyebileceğine dikkat çekti.


PETROL FİYATLARINDA 200 DOLAR KABUSU
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın ekonomik yansımalarını değerlendiren Dr. Tolga Sakman, "Enerji uzmanları 15 günlük bir sınırdan bahsediyor, bugün 15. gün ve petrolün yokluğu asıl bundan sonra sistemde hissedilecek" ifadelerini kullandı. Boğazın kapalı kalması durumunda varil fiyatlarının 150 hatta 200 dolara çıkabileceğini belirten Sakman, "Bu durum sadece bölge ülkelerini değil, Japonya, Güney Kore ve Avrupa gibi enerji ithalatçısı ABD müttefiklerini de doğrudan sarsacaktır" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.


TRUMP’TAN ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇAĞRISI
Donald Trump’ın bölgedeki stratejisini yorumlayan Sakman, "Trump, konuyu uluslararasılaştırarak İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkeleri bölgeye çekmeye çalışıyor; böylece deniz güvenliğini kolektif bir sorumluluk haline getirmeyi hedefliyor" dedi. Bölgedeki askeri yığınağa da değinen uzman, "5 bin asker ve özel kuvvetlerin bölgeye gönderilmesi, İran’ın boğazdaki baskısını kırmaya yönelik bir hamledir" şeklinde konuştu.


HARK ADASI VE STRATEJİK HEDEFLER
İran’ın petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası’nın önemine vurgu yapan Dr. Tolga Sakman, "ABD, İran’ın savunma mekanizmalarını vurdu ancak petrol altyapısına bilerek dokunmadı; çünkü olası bir rejim değişikliğinde gelecek liderin büyük bir ekonomik krizle karşılaşmasını istemiyorlar" ifadelerini kullandı. Sakman, ABD’nin petrol tesislerini hedef almamasının bir diğer nedeninin ise küresel fiyat istikrarını koruma çabası olduğunu belirtti.


BARIŞ UZAK MI?
Bölgedeki çatışma atmosferinin geleceği hakkında iyimser bir tablo çizmek için henüz erken olduğunu söyleyen Sakman, "Şu an barışa giden bir yolda değiliz, her iki taraf da elini artırmaya devam ediyor" dedi. İran’ın "göze göz" stratejisi izlediğini belirten uzman, "İran misilleme konusunda yeminli; petrol tesisleri vurulursa bölgedeki Amerikan şirketlerini hedef alacaklarını açıkça söylüyorlar" ifadelerini kullandı. Savaşın süresine dair de öngörüde bulunan Sakman, "İran’ın stokları ve siyasi durumu bu savaşın Rusya-Ukrayna savaşı kadar uzun sürmesine izin vermeyecektir, ancak birkaç ay daha gerilim sürebilir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

 

22:42

TÜRKİYE ÜZERİNDEN NATO'YU SAVAŞA ÇEKME PLANI! "SAHTE BAYRAK" OPERASYONU MU?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bölgedeki füze saldırılarına ve tırmanan gerilime ilişkin kritik uyarılarını değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, Türkiye'nin sınır hattına düşen füzelerin arkasındaki büyük tehlikeye dikkat çekti.

İsrail ve MOSSAD’ın bir "sahte bayrak" operasyonuyla Türkiye'yi hedef göstererek NATO'yu savaşın içine çekmek isteyebileceğini vurgulayan Günyel, bölgedeki çözümün anahtarının her zamanki gibi Ankara olduğunu belirtti.

"SAHTE BAYRAK" OPERASYONU İLE NATO'YU TAHRİK PLANI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın provokasyon uyarısının altını çizen Dr. Cihan Günyel, "Hakan Fidan Bey bu füze atışlarıyla beraber bir provokasyondan söz ediyor ki bu çok önemli. Özellikle bir 'sahte bayrak' operasyonu olabilir bu. İran’da İsrail, MOSSAD ve onunla iş birliği yapan birçok unsur bulunuyor. Türkiye’yi füzelerle hedefledikten sonra hem Türkiye’nin savaşa dahil olması ama daha önemlisi NATO’nun savaşa çekilmesi isteniyor olabilir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bir NATO üyesi olduğunu ve topraklarının NATO savunma alanı içerisinde yer aldığını hatırlatan Günyel, bu tür bir provokasyonun tüm ittifak üyelerini savaşa sokma riski taşıyan çok tehlikeli bir oyun olduğunu sözlerine ekledi.

İNCİRLİK ÜSSÜ VE ADANA HEDEFİNDEKİ RİSK

Füzelerin düştüğü bölgelerin stratejik önemine değinen Dr. Cihan Günyel, "Barkoddaki düşen yerler Antep, Hatay ve Adana... Adana’da İncirlik Üssü mevcut. Bu, İran açısından oldukça riskli bir davranış biçimi. Türkiye, Batı ittifakının bir üyesi olduğu halde komşusu İran ile iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmeye çalışan, tarafsız durabilen bir güç. İran’ın bu provokasyonları engelleyememesi, önümüzdeki süreçte kendisi için büyük bir dezavantaj yaratacaktır" şeklinde konuştu. 

"İSRAİL BARIŞ İSTİKRARINDAN RAHATSIZ"

Bölgedeki kaosun asıl kaynağının İsrail’in stratejisi olduğunu belirten Günyel, "İsrail bu kaosu tüm bölgeye yayarak ülkelerin istikrarsızlaşmasını istiyor. Türkiye’nin bölgedeki barış inşasından İsrail çok rahatsız oluyor. Savaşın 15. günündeyiz ve ne Amerika ne de İsrail istediği hedeflere ulaşamadı; çünkü kendi güçleri yetmiyor. Bu yüzden Türkiye ve NATO müttefiklerini bu savaşa dahil etme arayışı içine girebilirler" değerlendirmesinde bulundu.

ÇÖZÜMÜN TEK ADRESİ YİNE TÜRKİYE

Türkiye'nin dış politikadaki özerk ve barış odaklı tutumunun hayati önemde olduğunu vurgulayan Dr. Cihan Günyel, "Ukrayna-Rusya savaşında olduğu gibi Türkiye kendi özerk politikalarıyla diplomasisini inşa ediyor. Suriye’de ve Dağlık Karabağ’da sorunların çözümünde nasıl Türkiye yer aldıysa, bugün İran ile yaşanan bu sürecin de ana aktörü ve çözüm mercii Türkiye’dir" ifadelerini kullanarak Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bölgedeki füze saldırılarına ve tırmanan gerilime ilişkin kritik uyarılarını A Haber ekranlarında değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, Türkiye'nin sınır hattına düşen füzelerin arkasındaki büyük tehlikeye dikkat çekti. İsrail ve MOSSAD’ın bir "sahte bayrak" operasyonuyla Türkiye'yi hedef göstererek NATO'yu savaşın içine çekmek isteyebileceğini vurgulayan Günyel, bölgedeki çözümün anahtarının her zamanki gibi Ankara olduğunu belirtti.
 

22:30

TEL AVİV ÇEVRESİNDE FÜZE PANİĞİ! A HABER İRAN'IN VURDUĞU NOKTADA

İsrail ile Lübnan ve İran hattındaki gerilim en uç noktaya tırmanırken, Tel Aviv ve çevresi füze saldırılarının hedefi oldu. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, saldırıların vurduğu Rishon LeZion bölgesinden sıcak gelişmeleri aktardı. Bölgedeki yıkımı ve halkın yaşadığı paniği yerinde görüntüleyen Kavasoğlu, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik "son 20 yılın en büyük hazırlığı" olarak nitelendirilen kara harekatı planlarını ve bölgedeki son durumu bildirdi.

TEL AVİV’DE SİREN SESLERİ VE YIKIM

Savaşın başından bu yana dördüncü kez füze parçalarının hedefi olan Rishon LeZion bölgesinde tansiyon oldukça yüksek. Olay yerindeki enkazın önünde konuşan Emine Kavasoğlu, "Burası Tel Aviv'e yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta ve bugün iki kez üst üste hedef oldu; füze parçalarının isabet etmesi sebebiyle bir konut ağır hasar aldı" sözleriyle saldırının boyutunu gözler önüne serdi. Patlama sonrası bölgede büyük bir panik yaşandığını belirten Kavasoğlu, "İmha edilen füze başlıklarından düşen parçaların patlama ihtimaline karşı bölge geniş bir güvenlik çemberine alındı" ifadelerini kullandı.

7 AYRI FÜZE SALDIRISI VE İRAN HAREKETLİLİĞİ

Gün boyu siren seslerinin susmadığı Tel Aviv ve çevresinde, hava savunma sistemlerinin yoğun mesai harcadığı görüldü. Saldırıların kaynağına ve sıklığına dikkat çeken Kavasoğlu, "Bugün İsrail'e yönelik yedi ayrı füze saldırısı gerçekleştirildi; İran tarafı 'gelişmiş silahlarımızı daha fazla kullanmaya başlayacağız' açıklamasının ardından saldırıların şiddetini artırdı" şeklinde konuştu. Tel Aviv merkezine çok yakın noktalarda duyulan patlama seslerinin halkı sığınaklara yönelttiğini söyleyen Kavasoğlu, "İki gündür Tel Aviv çok büyük tehlikeler atlatıyor, sığınaklarda adeta bir bekleyiş savaşı yaşanıyor" sözleriyle bölgedeki atmosferi aktardı.

LÜBNAN İÇİN "GAZZE" TEHDİDİ: DEV HAREKAT PLANLANIYOR

Sınır hattındaki askeri hareketliliğin zirveye ulaştığını belirten A Haber ekibi, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik kapsamlı bir kara operasyonu için düğmeye bastığını bildirdi. Sınıra yapılan sevkiyatı yerinde gözlemleyen Kavasoğlu, "İsrail medyası bunu son 20 yılın en büyük hazırlığı olarak nitelendiriyor; Lübnan’ı Gazze’ye çevirmekle tehdit ediyorlar" ifadelerini kullandı. Kuzeydeki Metula ve Kiryat Shmona gibi bölgelerin tamamen askeri bölge ilan edildiğini vurgulayan Kavasoğlu, "Kuzey artık bir hayalet kente dönmüş durumda, her an başlaması beklenen kara harekatı için tüm hazırlıklar tamamlanmış görünüyor" sözlerini kullandı.

YEMEN VE HUSİLERDEN "SAVAŞA KATILMA" MESAJI

Çatışmanın bölgeye yayılma riskinin her geçen dakika arttığını belirten Kavasoğlu, Husilerin sürece dahil olma ihtimalini de değerlendirdi. Yemen kanadından gelen açıklamalara değinen Kavasoğlu, "Husiler, savaşa katılmamız an meselesi diyerek İsrail’e yeni bir cephe açılacağı sinyalini verdi" bilgisini paylaştı. İsrail’in ise bu saldırılara karşılık olarak İran’daki uzay araştırmaları tesislerini ve hava savunma üretim sistemlerini hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "İsrail, kendisine yönelecek füzelerin önünü kesmek için İran içindeki stratejik noktaları vurmaya devam ediyor" diyerek bölgedeki çok cepheli savaş riskine dikkat çekti.

 

22:28

“İRAN SALDIRI İHTİMALİNİ ÖNCEDEN GÖRDÜ”

İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştiği stratejik ada, olası saldırı senaryoları ve artan gerilimle yeniden gündemde. A Haber’de konuşan Anadolu Ajansı İran Muhabiri Tolga Akbaba, İran’ın bu saldırı ihtimalini önceden gördüğünü ve ada için askeri önlemler aldığını söyledi.

Anadolu Ajansı İran Muhabiri Tolga Akbaba, İran’ın Hark Adası’na yönelik saldırı ihtimalini çok önceden öngördüğünü belirterek, “İran buraya yönelik saldırı tehdidini, saldırı ihtimalini çok önceden görmüştü. Nitekim İranlı yetkililerin petrol fiyatlarının 200 dolara çıkabileceği yönündeki açıklamalarının sebebi de buraya yönelik bir saldırı ihtimaliydi” sözleriyle değerlendirmede bulundu.

İRAN PETROL İHRACATININ KALBİ

Söz konusu adanın İran için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Akbaba, “Bu ada İran’ın kalbi adeta; çünkü İran petrol ihracatının yüzde 90’ı bu adadan gerçekleşiyor. Ada, İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre mesafede, Buşehr’e ise yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Akbaba, bölgedeki petrol altyapısına da değinerek, “Açıktan çıkarılan petrol ve İran karasından gelen petrol boru hatlarıyla bu adada toplanıyor. Günlük yaklaşık 27 milyon varil petrol depolama kapasitesine sahip. Yine yaklaşık 7 milyon varil ihracat kapasitesi bulunuyor ancak yaptırımlar nedeniyle bunun tamamı kullanılamıyor. Şu anda günlük yaklaşık 1,6 milyon varil petrol ihracatı gerçekleştiriliyor ve bunun en büyük alıcısı Çin” sözleriyle aktardı.

DOĞAL LİMAN GÖREVİ GÖRÜYOR

Adanın jeostratejik önemine dikkat çeken Akbaba, İran’ın Basra Körfezi’ndeki kıyılarının sığ olması nedeniyle büyük petrol tankerlerinin bu bölgelere yanaşamadığını belirterek, “İran uzun yıllardır bu adayı stratejik bir merkez olarak kullanıyor. Çünkü Basra Körfezi kıyıları oldukça sığ ve büyük tankerler yanaşamıyor. Bu ada ise İran için adeta doğal bir liman görevi görüyor” ifadelerini kullandı.

“FÜZELERLE HEDEF ALINDI” İDDİASI

İranlı yetkililerin açıklamalarına da değinen Akbaba, İran Dışişleri Bakanı’nın adanın hedef alındığını doğruladığını belirterek, “İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan bu adanın vurulduğunu doğruladı ve Körfez ülkelerinden gönderilen füzelerle hedef alındığını söyledi. Ancak İran tarafı petrol depolarının boş olduğunu açıkladı ve bunun bir önlem olduğunu ifade etti” sözleriyle aktardı.

ABD: 90 ASKERİ HEDEF VURULDU

Bölgede askeri gerilimin de yükseldiğini ifade eden Akbaba, “ABD ise burada 90 askeri hedefi vurduğunu belirtiyor. Elbette bu adaya yönelik kara operasyonu ya da çıkarma senaryoları da konuşuluyor. İran’ın buna karşı özellikle donanması üzerinden çeşitli önlemler aldığı değerlendiriliyor ancak stratejik nedenlerle bu detaylar açık şekilde paylaşılmıyor” ifadelerini kullandı.

17:37

ORTADOĞU’DA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR! ENERJİ SAVAŞI VE HÜRMÜZ ÇIKMAZI

ABD ve İran arasındaki gerilimde iki hafta geride kalırken, savaşın seyri enerji altyapılarına ve stratejik deniz yollarına kaydı. Washington yönetiminin İran’ın enerji tesislerini hedef almasına karşılık Tahran, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölgedeki kritik noktaları vurmaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Necmettin Mutlu, Hürmüz Boğazı’ndaki egemenlik mücadelesinden alternatif enerji koridorlarına, ABD’deki Evanjelik etkisinden İsrail’deki siyasi krize kadar bölgeyi bekleyen kritik süreci A Haber ekranlarında değerlendirdi.


STRATEJİK ADALAR VE HÜRMÜZ DENGESİ
Savaşın sadece karada değil, deniz yollarında da büyük bir kırılma yarattığını belirten Necmettin Mutlu, "Hürmüz Boğazı'nın hemen batısında yer alan üç küçük ada, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki itilaflı bölgenin kalbini oluşturuyor. Bu adaların konumu, boğaz trafiğini kontrol etmek için stratejik bir öneme sahip" sözleriyle bölgedeki askeri hareketliliğe dikkat çekti. Mutlu, ABD’nin enerji fiyatlarını baskılamak istediğini ancak sahadaki denklemin göründüğünden daha karmaşık olduğunu vurgulayarak, "Amerikalılar bu işleri sorgulamaya başlayacaktır çünkü Kaliforniya'da petrolün galon fiyatı 5.5 dolara kadar çıktı. Ruslar ise bu durumdan oldukça memnun görünüyor" ifadelerini kullandı.


ALTERNATİF TAŞIMA KORİDORLARI VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ
Hürmüz Boğazı’ndaki krizin derinleşmesiyle birlikte dünyanın gözünün yeni rotalara çevrildiğini ifade eden Mutlu, "Kısa vadede en önemli gündem alternatif taşıma koridorları olacaktır. Hürmüz’den çıkamayan sevkiyatların Umman’ın güneyine veya Suudi Arabistan’ın Yanbu ve Cidde limanlarına kaydırılması tartışılıyor" dedi. Bu noktada Türkiye ve Irak arasındaki dev projeye de değinen Mutlu, "Kalkınma Yolu projesi bir anda büyük bir fırsat haline gelebilir. Faw Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan bu hat, bölgedeki dengeleri kökten değiştirebilir" sözleriyle Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yaptı.


İSRAİL VE ABD’DE İÇ KARIŞIKLIK KAPIDA
Bölgedeki çatışmaların sadece askeri değil, siyasi sonuçlarının da olacağını belirten Necmettin Mutlu, Netanyahu ve Trump üzerindeki baskının arttığını söyledi. Mutlu, "Netanyahu rejimi değiştirebilir miyim derken, bizzat İsrail siyaseti tarafından tasfiye edilebilir. Anketler Netanyahu’nun oylarının hızla düştüğünü gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. ABD ayağında ise Evanjeliklerin etkisine değinen Mutlu, "Evanjelikler Amerika’yı dev bir akıl hastanesine dönüştürdü. Kendi akıl hocalarını orduya vaaz verdiriyorlar, dünyayı kendi sapkın anlatılarına inandırmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullanarak, Washington’daki iç çekişmelerin seçim sürecini de etkileyeceğini dile getirdi.


"ERDEMLİLER İTTİFAKI"NA ACİL İHTİYAÇ VAR
Dünyanın içinde bulunduğu bu kaotik durumdan çıkış yolunun küresel bir dayanışma olduğunu savunan Mutlu, "Dünyada artık bu sapkın senaryoları ifşa edecek ülkelerin bir araya gelmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın azınlıklarla yaptığı iftarda altını çizdiği gibi, bir 'Erdemliler İttifakı'na dünyanın acilen ihtiyacı var" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

 

16:32

ROMA SOKAKLARI “SAVAŞA HAYIR” DİYE İNLEDİ

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırgan politikaları sonrası Avrupa Birliği hükümetleri sessizliğe gömülürken, halkların tepkisi çığ gibi büyüyor. İtalya’nın başkenti Roma’da binlerce kişi, “Savaşa Hayır” sloganlarıyla meydanları doldurarak hükümete ve müttefiklerine net bir mesaj verdi. A Haber muhabiri Dündar Keşaplı, Roma’daki protestoların nabzını yerinden tuttu.


ROMA’DA “SAVAŞA HAYIR” SLOGANLARI YÜKSELİYOR
Sahadaki atmosferi aktaran Dündar Keşaplı, Avrupa Birliği ülkelerinde genel bir sessizlik hakimken halkın bu duruma ortak olmadığını belirterek, “Vatandaşlar sessiz kalmamayı tercih ediyor. İsrail'in Gazze saldırısıyla birlikte İtalya'da halk sessiz kalmamış ve meydanlara inmişti; bugün bir kez daha toplanmaya başladılar” sözleriyle aktardı. Keşaplı, protestoların temel amacını, “Slogan şu: Savaşa hayır ve İtalya hükümetinin savaşa katılmaması” şeklinde özetledi.

EKONOMİK KRİZ VE ENERJİ FİYATLARI HALKI BEZDİRDİ
Savaşın sadece siyasi değil, ekonomik sonuçlarının da İtalyan halkını zorladığını ifade eden Keşaplı, “İran'a yapılan saldırıların kabul edilemez olduğu ve bu savaşın yan etkilerinin özellikle ekonomi alanında büyük zararlar açtığı dile getiriliyor” dedi. Bölgedeki enerji krizine değinen Keşaplı, “Enerji ve gaz fiyatları tavan yaptı; halk, başta İtalya olmak üzere birçok Avrupa Birliği ülkesinde bu durumdan ciddi şekilde etkilenmiş durumda” ifadelerini kullandı.

MELONİ HÜKÜMETİNE DİPLOMASİ ÇAĞRISI
Göstericilerin ve organizatörlerin İtalyan hükümetinden beklentilerini aktaran Dündar Keşaplı, “Bu gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi ve İtalya hükümetinin baskı yaparak acil bir şekilde saldırıların sona erdirilmesi yönünde girişimlerde bulunması isteniyor” sözlerini kullandı. Keşaplı ayrıca, Başbakan Meloni’nin bölgeye askeri gemi göndermesinin halk arasında tepkilere neden olduğunu belirterek, “Sadece halk değil, siyasetçiler ve muhalif liderler de dış politikadaki bu krize karşı barış ve demokrasi çerçevesinde bir çözüm bekliyor” ifadeleriyle haberini noktaladı.

 

16:05

İSRAİL’DEN LÜBNAN’A 20 YILIN EN BÜYÜK KARA HAREKATI

İsrail ordusu, Hizbullah ile mücadele gerekçesiyle Lübnan topraklarına yönelik son 20 yılın en kapsamlı kara harekatını başlattığını duyurdu. Sınırın sıfır noktası Metula’da konuşlanan İsrail birlikleri Lübnan’ı yoğun topçu ateşine tutarken, bölge tamamen askeri yasak bölge ilan edildi. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, çatışmaların ve siren seslerinin gölgesinde sınır hattındaki kritik gelişmeleri ve İsrail ordusunun Lübnan’ı "Gazze’ye çevirme" tehdidini yerinden aktardı.

20 YILIN EN BÜYÜK SEVKIYATI: HEDEF LÜBNAN TOPRAKLARI

İsrail’in Lübnan sınırında askeri hareketlilik en üst seviyeye çıkmış durumda. Bölgedeki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Sınırın sıfır noktasında, Metula’dayız ve ardı ardına topçu atışlarıyla Lübnan toprakları bir kez daha hedef alınıyor. İsrail yaptığı açıklamayla 20 yılın en büyük kara harekatını başlattığını duyurdu" ifadelerini kullandı. 2006 yılındaki savaştan bu yana ilk kez bu kadar yoğun bir sevkiyat yapıldığını belirten Kavasoğlu, "Hizbullah ile mücadele etmek için Lübnan topraklarını işgal edeceklerini açıkladılar" sözleriyle harekatın kapsamına dikkat çekti.

"LÜBNAN’I GAZZE’YE ÇEVİRECEĞİZ" TEHDİDİ

İsrail hükümeti ve ordu yetkililerinin Lübnan halkına yönelik sert uyarıları sahadaki gerilimi tırmandırıyor. Kavasoğlu, "İsrail ordusu Lübnan’ı Gazze’ye çevireceğiz açıklamaları yapıyor. Halkın Litani Nehri’nin tamamen güneyine gitmesi, bölgeyi boşaltması gerektiğini duyurdular ve yakın bir zamanda operasyonların başlayacağını söylediler" şeklinde konuştu. Kiryat Shmona’dan Metula’ya kadar olan hattın tamamen boşaltıldığını söyleyen Kavasoğlu, "Burası askeri yasak bölge ilan edilmiş durumda" dedi.

200 FÜZELİK SALDIRI FİTİLİ ATEŞLEDİ

Harekatın başlamasına neden olan gelişmeleri hatırlatan Emine Kavasoğlu, "Bu kara harekatının fitilini tetikleyen gelişme, Çarşamba günü İran ve Hizbullah tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen 200 füzeli saldırı oldu" ifadelerini kullandı. Saldırıda 20 insansız hava aracının da kullanıldığını belirten Kavasoğlu, İsrail’in pek çok noktasında patlamalar yaşandığını hatırlatarak İsrail Savunma Bakanı’nın İran halkına yönelik, "Savaşı ancak rejimi devirerek bitirebilirsiniz" şeklindeki tehditlerini de aktardı.

SİREN SESLERİ VE ROKET UYARILARI ALTINDA SICAK TAKİP

Sınır hattında yayın devam ederken siren seslerinin yükselmesi bölgedeki tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan sıcak anları bildiren Kavasoğlu, "Şu an bulunduğumuz nokta için bir roket saldırısı uyarısı tekrar geldi. Sirenler duyuluyor ve bir yandan da topçu atışları gerçekleştiriliyor. Bulunduğumuz nokta için gerginlik ve tansiyon oldukça yüksek" sözleriyle bölgedeki dehşet anlarını aktardı.

KARA HAREKATI İÇİN TÜM HAZIRLIKLAR TAMAM

İsrail’in kuzey sınırına yönelik sevkiyatının sürdüğünü belirten Emine Kavasoğlu, "Savaş jetleri Lübnan’a doğru hareketleniyor, topçu atışları gerçekleştiriliyor. İsrail ordusu Lübnan topraklarını işgale hazırlanıyor. Ek birlikler ve takviye kuvvetler gönderildi; yakın bir tarihte kara harekatının başlayacağının sinyali verildi" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, bölgenin tamamen bir savaş alanına dönüştüğünü ve her an yeni bir çatışma dalgasının başlayabileceğini vurguladı.

14:15

ABD’NİN SALDIRI GİRİŞİMİNE İRAN’DAN SERT CEVAP: TAHRAN SOKAKLARI YİNE HAREKETLİ!

İran’ın başkenti Tahran’da sular ısınıyor. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, bölgedeki son gelişmeleri yerinde takip ederek kritik verileri paylaştı. Hark Adası’na yönelik füze saldırıları ve ABD’ye ait uçak gemisinin bölgeden uzaklaştırılmasına dair önemli açıklamalar peş peşe gelirken, Tahran sokaklarında da hareketlilik artmaya başladı.

TAHRAN SOKAKLARINDA ESKİ GÜNLERE DÖNÜŞ SİNYALİ

Başkent Tahran’daki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Tahran’da kalabalık sokaklarda hareketlilik arttı. Sattarkhan Caddesi’nde mağazaların önemli bir kısmı bugün itibarıyla açılmış durumda. Araç ve insan yoğunluğundan da görüleceği üzere Tahranlılar başkente geri döndü; tam olarak olmasa da eski günlere benzer bir durumun yaşandığını ifade edebilirim" sözleriyle bölgedeki atmosferi özetledi.

HARK ADASI’NA FÜZE YAĞMURU: PETROL TESİSLERİ HEDEFTE Mİ?

Günün en önemli gelişmesinin Hark Adası’na yapılan saldırı olduğunu belirten Karabağ, "Hark Adası, İran petrolünün yaklaşık yüzde 90’ının ihraç edildiği stratejik bir nokta. ABD, bu adaya yönelik yoğun bir füze saldırısı düzenlendiğini kabul etti. İran tarafı ise en az 15 füzenin adaya düştüğünü ancak petrol tesislerinde herhangi bir hasar veya can kaybı meydana gelmediğini bildirdi" ifadelerini kullandı.

ABD SAVAŞ GEMİSİ BÖLGEYİ TERK ETTİ

Bölgedeki askeri hareketliliğe dair İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen açıklamaları aktaran Karabağ, Sözcü Ebulfazl Şikariçi, "Abraham Lincoln savaş gemisi, İran’ın sürekli olarak attığı füzeler nedeniyle İran karasularından uzaklaşmak zorunda kaldı ve Hint Okyanusu’nun derinliklerine çekildi" sözlerini kamuoyu ile paylaştı.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ’NE KRİTİK UYARI

Gerilimin tırmandığı bir diğer nokta ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hattı oldu. İran Devrim Muhafızları’nın BAE yönetimine yönelik sert bir uyarıda bulunduğunu dile getiren Karabağ, İran makamları, "BAE’deki bazı meskun yerlerden İran’a yönelik füze saldırıları gerçekleştiriliyor. Bu durum karşısında İran, söz konusu mahalleleri hedef almak zorunda kalabilir" uyarısında bulundu ifadeleriyle Tahran’dan son gelişmeleri aktardı.

13:10

A HABER İRAN FÜZESİNİN DÜŞTÜĞÜ NOKTADA

İran ve Hizbullah’ın Çarşamba günü başlattığı koordineli saldırıların ardından Orta Doğu’da gerilim doruk noktasına ulaştı. İsrail’in son 20 yılın en kapsamlı kara harekâtına hazırlandığı bölgede, Nasir ve Zarzir mahalleleri füzelerin hedefi oldu. 300’den fazla binanın hasar gördüğü saldırılar sonrası A Haber ekipleri, yıkımın gerçekleştiği sıcak noktalardan son durumu aktardı.

20 YILIN EN BÜYÜK HAREKÂTI KAPIDA

İsrail’in saldırılara vereceği yanıtın boyutlarına değinen A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "İsrail şu an tetikte ve büyük bir kara harekâtı hazırlığı var, bu operasyon son 20 yılın en büyük kara harekâtı olacak ve 1 Nisan ile 8 Nisan tarihleri arasındaki Hamursuz Bayramı süresince tamamlanması planlanıyor" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, Çarşamba günü İran ve Hizbullah’ın 200 füze ile başlattığı ortak saldırıdan bu yana İsrail’in kuzeyinde çok şiddetli patlamaların yaşandığını dile getirdi.

NASİR VE ZARZİR BÖLGELERİNDE AĞIR YIKIM

Saldırıların merkez üslerinden biri olan Lübnan sınırındaki yıkımı yerinde inceleyen Emine Kavasoğlu, "Şu an Lübnan sınırının hemen yanı başında, saldırıların hedefi olan Nasir bölgesi Zarzir Mahallesi'ndeyiz ve burada 300’den fazla bina hedef alınarak ağır hasar gördü" sözleriyle sahadaki dehşeti aktardı. Kavasoğlu ayrıca, bölgede enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü ancak saldırıların gece boyunca devam ettiğini belirtti.

TEL AVİV VE BEN GURİON HAVAALANI ATEŞ HATTINDA

Füzelerin İsrail’in iç kesimlerine kadar ulaştığına dikkat çeken Kavasoğlu, "Dün gece Ben Gurion Havalimanı çevresinde sadece 2 saatlik bir dilimde 6 farklı noktaya roket saldırısı düzenlendi ve bu saldırılar Tel Aviv’de 20’den fazla kişinin yaralanmasına, bir kişinin ise hayatını kaybetmesine neden oldu" bilgisini paylaştı. İsrail genelinde yaralı sayısının 90’ı geçtiğini vurgulayan Kavasoğlu, füzelerin demir kubbe tarafından imha edilse dahi düşen başlıkların büyük hasar yarattığını ifade etti.

1 TONLUK SAVAŞ BAŞLIKLARI VE F-16 HAREKETLİLİĞİ

İran’ın kullandığı mühimmatın gücüne vurgu yapan Emine Kavasoğlu, "İran 1 tondan ağır savaş başlıklı Hürremşehr ve Hayber Şeken füzeleriyle karşılık vereceğini duyurmuştu, bu füzelerin düştüğü noktalarda ağaçlar köklerinden söküldü ve ağır yangınlar çıktı" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri hareketliliğin bir an bile durmadığını belirten Kavasoğlu, "Bizim yayın yaptığımız 15 dakikalık süre içinde bile tam 15 tane F-16 savaş uçağı Lübnan’a doğru havalandı" diyerek bölgedeki savaş tamtamlarının sesinin yükseldiğini sözlerine ekledi.

12:35

ABD UÇAK GEMİSİ BÖLGEDEN KAÇTI MI?

Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen "USS Abraham Lincoln uçak gemisi bölgeden kaçtı" iddiası dünya gündemine bomba gibi düştü. ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve olası bir kara operasyonu sinyalleri tartışılırken, Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber ekranlarında bölgedeki son durumu ve küresel güç dengelerini sarsacak kritik senaryoları analiz etti.

İRAN’IN İDDİASI VE BİLGİ KİRLİLİĞİ SAVAŞI

İran’ın, ABD’ye ait uçak gemisinin saldırıya uğradığı ve bölgeden çekilmek zorunda kaldığı yönündeki açıklamalarını değerlendiren Dr. Hayati Ünlü, "Bu bir iddia çünkü şu an öyle bir bilgi kirliliği var ki iki taraf da bu bilgi kirliliğini kullanarak karşı tarafın davranışıyla ilgili bir belirsizlik yaratmak istiyor. Bu gemi zaten durduğu yerde durmuyor, devriye gezmek zorunda. Ancak İran’ın bu açıklaması tamamen ABD stratejik davranışının bugüne kadar sahip olduğu o geleneğin itibarına yönelik bir açıklama" ifadelerini kullandı. Geminin savunma sistemlerine de değinen Ünlü, "Bu gemiler öyle vurulması kolay gemiler değil; dört katmanlı bir savunma sistemi var. Birinci katman karıştırma sistemi, ikinci katman eskortlar, üçüncü katman F-35’ler ve son katman gemideki füzelerdir" sözleriyle teknik boyuta dikkat çekti.

KARA HAREKATI MASADA MI? İSFAHAN VE HARK ADASI DETAYI

ABD’nin bölgeye binlerce asker ve deniz piyadesi sevk etmesini "kara harekatı hazırlığı mı?" sorusu üzerinden yorumlayan Ünlü, "Deniz piyadelerinin gelişi ilk defa kara harekatının ilk bileşeni olarak yorumlanabilir. Ancak 2200 kişiyle Tahran’a kadar gitmek mümkün değil. Kara harekatı biraz liste dışı kalsa da daha çok nokta operasyonlar, özellikle İsfahan’daki nükleer tesisler konuşulmuştu. Trump bir çıkış stratejisi arıyorsa oraya bir özel operasyon ihtimali var" dedi. Hark Adası’nın İran ekonomisi için kritik olduğunu belirten Ünlü, "Hark Adası İran’ın ekonomik olarak hayatta kalmasının %90’lık çıkış kapısı. Oraya yapılacak bir müdahale bir intihar senaryosu olabilir çünkü orası çok kolay bir hedef haline gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

ASIL HEDEF ÇİN: "THUCYDİDES TUZAĞI" VE 2024 KRİTİĞİ

Küresel denklemin asıl odağının Çin olduğunu vurgulayan Dr. Hayati Ünlü, "ABD nezdinde stratejik olarak orta ve uzun vadeli hedef Çin’dir. Bizim meşhur bir deyimimiz vardır; Thucydides tuzağı. ABD ve Çin bir rekabetten öteye savaşa girerse, savaşı kim başlatacak tartışması hep ABD’nin başlatacağı yönündeydi. Çünkü Çin büyüyerek geliyor ve bazen çatışma daha rasyonel hale geliyor" ifadelerini kullandı. 2024 yılının bir değişim yılı olduğunu söyleyen Ünlü, "BM verilerine göre 2040’ta Çin büyük bir demografik kriz yaşayacak. Bu yüzden ABD çatışmayı 2040’a kadar erteleme stratejisi güdüyordu ama son bir yıldır bu yumuşamanın kırıldığını görüyoruz. Pasifik’teki caydırıcı gücün buraya kayması, müttefikleri Japonya ve Güney Kore’de ABD’ye karşı şikayetleri artırdı" dedi.

UKRAYNA VE HUSİLER: ÇATIŞMANIN KÜRESELLEŞMESİ

Savaşın sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmadığını, Ukrayna ve Yemen eksenine de sıçradığını belirten Ünlü, "İran çatışması bize askeri bir öğrenme süreci de çıkarıyor. Rusya, Şahit dronlarını durduramayan sistemler üzerinden radar imha etmeyi öğrendi. Öte yandan Yemen’de Husilerle yapılan bir çatışmazlık anlaşması vardı. Eğer bu anlaşmadan çıkılır ve Hürmüz Boğazı sonrası Yemen’de de istikrarsızlık artarsa, bu artık bir 'Afro-Avrasya' çatışmasına dönebilir" uyarısında bulundu. Ünlü ayrıca, "Ukrayna’nın dronlara karşı kazandığı deneyimi bölge ülkeleriyle paylaşmak için desteğe gelebileceği, çatışmanın her geçen gün daha fazla senkronize hale geldiği bir evredeyiz" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

10:30

İRAN KUŞATILIYOR ENERJİ HAVZALARI YENİDEN DİZAYN EDİLİYOR!

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, A Haber canlı yayınında dünyayı sarsan gelişmeleri ve stratejik hamleleri değerlendirdi. Hürmüz ve Kızıldeniz'deki krizlerden Latin Amerika'daki enerji savaşlarına kadar geniş bir perspektif sunan Tercan, ABD ve müttefiklerinin "büyük resmi" nasıl şekillendirdiğini çarpıcı detaylarla deşifre etti.

BOĞAZLAR VE KÜRESEL EKONOMİK KRİZ TEHDİDİ

Bölgedeki stratejik geçiş noktalarının önemine dikkat çeken Dr. Canan Tercan, "Hürmüz ve Kızıldeniz’deki boğazların kapanması söz konusu olduğunda asıl ilgilenmemiz gereken ekonomik krizdir. Boğazlar kapanırsa küresel kriz daha da büyüyecektir. İran’ın direniş ekseni olan Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah bu noktada kilit rol oynuyor. Kızıldeniz, dünya ticareti için açık kalması gereken çok önemli bir hat" ifadelerini kullandı.

İRAN OPERASYONU ÖNCESİ STRATEJİK TASFİYE

İran’a yönelik bir operasyon gerçekleştirilmeden önce atılan diplomatik ve askeri adımları analiz eden Tercan, "İran kuşatılmadan önce yardım gelebilecek tüm üniteler tasfiye edildi. Ermenistan ile olan bağları kesildi, Kazakistan ve İsrail arasında İbrahim Anlaşmaları benzeri mutabakatlar yapılarak İran’ın yukarıdan destek alma imkanı ortadan kaldırıldı. Hatta Afganistan’ın İran’a destek vermesini engellemek için Pakistan ve Afganistan arasında çatışmalar çıkarıldı. Yani dost görünen aktörler bir şekilde saf dışı bırakıldı" sözleriyle aktardı.

SOMALİLAND HAMLESİ VE YEMEN HATTI

İsrail’in Afrika boynuzundaki hamlelerini değerlendiren Dr. Canan Tercan, "İsrail, Somaliland’i bir ülke olarak tanıdığını duyurdu ve orada askeri eğitim anlaşmaları yapıyor. Bu aslında o bölgeye kendi askerini sokmak ve bölgeyi domine etmek demektir. Planlanan şey, Somaliland üzerinden Yemen’i vurmaktır. Bu sayede hem bölgeyi temizlemeyi hem de ABD ve İsrail’in elini kuvvetlendirmeyi hedefliyorlar" açıklamasında bulundu.

LATİN AMERİKA VE ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ MAGA PLANI

Dünya genelindeki enerji havzalarının kontrol altına alınma sürecine değinen Tercan, "ABD, MAGA ideolojisi çerçevesinde Latin Amerika’yı yeniden dizayn ediyor. Venezuela, Meksika, Küba, Kolombiya ve Nikaragua gibi ülkeler çok önemli kaynaklara sahip. ABD buraları fiilen ele geçirmek yerine, Venezuela örneğinde olduğu gibi ekonomik ve askeri olarak kontrol altına almayı hedefliyor. 'Para bana çalışıyorsa, ordu benim istediğim gibi dizayn ediliyorsa sorun yok' mantığıyla hareket ediliyor" dedi.

MEKSİKA ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU VE BÜYÜK OYUN

Son dönemde yaratılan tehdit algılarına değinen Dr. Canan Tercan, "Şimdi de İran’ın Meksika üzerinden Kaliforniya kıyılarına saldıracağı yönünde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. FBI açıklamaları ve Trump’ın söylemleri bu yönde. Aslında savaş çok profesyonelce dizayn edilmiş ancak bize parça parça, bir magazin haberi gibi sunulduğu için büyük resmi görmekte zorlanıyoruz. Oysa adım adım MAGA ideolojisine doğru gidiliyor" ifadelerini kullandı.

09:15

İSRAİL POLİSİ A HABER EKİBİNİ ENGELLEDİ!

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta 15. güne girilirken, Tel Aviv ve çevresi yoğun füze saldırılarıyla sarsıldı. İran ve Hizbullah tarafından fırlatılan füzeler stratejik noktaları hedef alırken, bölgedeki sıcak gelişmeleri yerinden aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail polisinin Türk gazetecilere yönelik sert müdahalesine ve uygulanan sansüre canlı yayında tanıklık etti.

TEL AVİV FÜZE YAĞMURU ALTINDA: DEMİR KUBBE ÇARESİZ KALDI

Sahadaki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Gece saatlerine kadar bölge çok hareketliydi. İran, 48. dalga füze operasyonunu başlattığını duyurdu; Tel Aviv semaları her an yeniden hareketlenebilir" ifadelerini kullandı. Saldırıların boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran ve Hizbullah füzeleri Tel Aviv’in kalbine kadar ulaştı. Hava savunma sistemleri devreye girse de füze parçaları 6 farklı noktaya düştü. Ben Gurion Havalimanı’nın sadece birkaç kilometre yakını hedef alındı" sözleriyle füze yağmurunu aktardı.

ŞEHİRLER ENKAZ YIĞININA DÖNDÜ: 300 BİNA HASAR GÖRDÜ

Saldırıların yerleşim yerlerinde yarattığı tahribatı detaylandıran Kavasoğlu, "Shoham bölgesinde 3 katlı bir bina füze parçalarıyla enkaza döndü ve devasa bir yangın çıktı. Rishon LeZion’da otoyola düşen füze büyük bir çukur oluştururken, Metula bölgesi 15 roket atışıyla en zor gecelerinden birini yaşadı" dedi. Bölgedeki bilançoyu paylaşan Kavasoğlu, "Dün geceki saldırılarda 300 bina hasar gördü, 80’den fazla yaralı var. İsrail’in kuzeyi tam anlamıyla bir panik havası içerisinde" ifadelerini kullandı.

İSRAİL POLİSİ’NDEN A HABER EKİBİ’NE CANLI YAYINDA MÜDAHALE

Görevini yapmaya çalışan basın mensuplarına yönelik baskılara değinen Emine Kavasoğlu, "Yıkılan bir binayı görüntülemek istediğimizde İsrail polisinin müdahalesiyle karşılaştık. Özellikle Türkiye’den geldiğimizi duyduklarında tavırları değişiyor" dedi. Türk gazetecilere yönelik özel bir sansür uygulandığını belirten Kavasoğlu, "Akreditasyon kartlarımızı göstermemize rağmen süreci zorlaştırıp saatlerce alıkoyabiliyorlar. Türk basınına karşı ciddi bir engel çıkartma çabası var ancak biz gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz" sözleriyle yaşadıkları zorlukları dile getirdi.

BOŞ SOKAKLAR VE SİREN SESSİZLİĞİ

Şabat günü olması nedeniyle sokakların bomboş olduğunu belirten Kavasoğlu, "Sokaklarda kimse yok, insanlar evlerine hapsolmuş durumda. Erken uyarı sistemlerine olan güvensizlik halkı daha büyük bir korkuya sevk ediyor" diyerek Tel Aviv’deki son atmosferi A Haber ekranlarında paylaştı.++

08:10

ABD İÇİN İRAN SAVAŞI NEREDE BİTER?

Güvenlik Analisti Dr. Hurşit Dingil, A Haber ekranlarında bölgedeki son gelişmeleri ve Türkiye’nin savunma stratejilerini değerlendirdi. Yerli ve milli teknolojilerin bölgesel güç dengelerini değiştirdiğini vurgulayan Dingil, hava savunma sistemlerinden Doğu Akdeniz’deki askeri yığınaklara kadar pek çok kritik noktaya dikkat çekti.

YERLİ SAVUNMA SİSTEMLERİ VE BÖLGESEL DOMİNASYON

Türkiye’nin hava savunma alanındaki atılımlarını yorumlayan Dr. Hurşit Dingil, "Bölgede uzun süredir devam eden bir hava üstünlüğü rekabeti var. Türkiye'nin son yıllarda hava alanında yaptığı atılımlar, bu rekabette 'Ben de bir aktörüm' demenin güçlü bir ifadesidir ve diğer aktörleri endişelendirmektedir" ifadelerini kullandı. Hava üstünlüğünün bölgesel dominasyon için temel bir şart olduğunu belirten Dingil, "Hava savunma mimarimizin gelişmesi çok kritik. Ülkemizin geleceği bu sistemlerle eşleştirilebilir; o kadar hayati bir öneme sahip" sözleriyle savunma sanayiinin önemini aktardı.

HAVA HAKİMİYETİ VE İSRAİL’İN SALDIRGAN STRATEJİSİ

İsrail’in bölgedeki askeri hamlelerini değerlendiren Dingil, "İsrail tüm stratejisini bölgesel hava egemenliği üzerine kurguluyor. Lübnan'ın güneyine, Suriye'ye ve İran'a yapılan hava saldırıları bu stratejinin bir parçasıdır" dedi. Türkiye’nin "HAKİM" gibi sistemlerle bu tehditlere karşı hazırlandığını ifade eden Dingil, "Hava üstünlüğünden öte hava hâkimiyetini tam anlamıyla sağladığımızda, irrasyonel aktörlerin düşmanca davranışlarına karşı kendimizi tam koruma altına almış olacağız" sözlerini kaydetti.

ABD-İRAN GERİLİMİ VE EKONOMİK RESESYON TEHLİKESİ

Savaşın seyrine dair iki farklı senaryo olduğunu belirten Dr. Hurşit Dingil, "Eğer kısıtlı hedefler üzerine gidilirse süreç kısa sürebilir ancak rejim değişikliği gibi irrasyonel hedefler bu savaşı çok uzatır" uyarısında bulundu. Çatışmaların ekonomik maliyetine de değinen Dingil, "ABD için 14 gün içerisinde 20 milyar dolara yakın bir maliyet oluştu. Petrolün varil fiyatının 103 dolara yükselmesi ve arzda yaşanacak aksamalar sadece Ortadoğu'yu değil, Avrupa ve Asya ülkelerini de etkileyerek küresel bir resesyon başlatabilir" ifadelerini kullandı.

DOĞU AKDENİZ VE KIBRIS: TÜRKİYE’DEN KARŞI HAMLE

Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliği yorumlayan Dingil, "Levant hattında 7 Ekim’den bu yana ciddi bir yığınak yapılıyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail’den aldığı teşviklerle adadaki askeri kapasitesini artırıyor" dedi. Türkiye’nin bu duruma sessiz kalmadığını vurgulayan analist, "Türkiye, adada bozulan silah dengesine karşılık KKTC’ye F-16 savaş uçakları ve anti-İHA sistemleri konuşlandırdı. İsrail, Suriye’de kaybettiği mevziyi Doğu Akdeniz üzerinden dengelemeye çalışıyor ve bu hamlelerini doğrudan Türkiye’ye karşı yapıyor" sözleriyle bölgedeki stratejik tabloyu özetledi.

06:20

ABD VE İSRAİL'İ YUTAN KORKUNÇ MALİYET!

A Haber canlı yayınına katılan Stratejist Prof. Dr. Zakir Avşar, Amerika ve İsrail'in bölgede başlattığı savaşın perde arkasını araladı. Avşar, basit bir caydırma operasyonu olarak başlayan sürecin, kontrolden çıkarak Amerika'yı hem ekonomik hem de siyasi olarak bataklığa sürükleyen devasa bir maliyet canavarına dönüştüğünü çarpıcı ifadelerle gözler önüne serdi. Washington'ın evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirten Avşar, artan asker tabutlarının Amerika'da yeni bir "Vietnam Sendromu" korkusunu tetiklediğini ve kamuoyunun "Neden İsrail'in peşinden gidiyoruz?" sorusunu yüksek sesle sormaya başladığını vurguladı.

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI

Savaşın geldiği noktanın temelinde Amerika'nın istediği sonucu alamaması yattığını belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, Washington'ın büyük bir hesap hatası yaptığını dile getirdi. Avşar, "Buradaki esas mesele, Amerika'nın istediği gibi bir netice alamamasıdır. Eğer istediği neticeleri almış olsaydı, tabii buna gerek kalmayacaktı. Amerika baştan beri yanlış hesaplar içerisinde oldu, evdeki hesap çarşıya uymadı" sözleriyle durumu özetledi. Amerika'nın başlangıçtaki planının askeri bir müdahale olmadan, bölgeye gönderdiği uçak gemileriyle İran'a gözdağı vermek olduğunu aktaran Avşar, Washington'ın, "bir psikolojik harekat içerisinde bunun gerçekleşeceğini, hiçbir fiili saldırıya gerek kalmayacağına dahi inanıyordu. Ama öyle bir inanç içerisinde olması, pek de makul bir inanç biçiminde netice vermedi" ifadelerini kullandı.

ÜÇ BAŞLI MALİYET CANAVARI: ASKERİ, EKONOMİK VE SİYASİ

Prof. Dr. Avşar, planları altüst olan Amerika ve İsrail'in şimdi üç koldan gelen devasa bir maliyetle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Avşar, "Bugün Amerika'da, İsrail'de çok ciddi anlamda hem askeri hem de ekonomik maliyetler ödenmeye başlandı. Sadece onlar değil, Amerika ile birlikte bölgede hareket eden ülkeler de yine aynı maliyeti ödemeye başladılar" dedi. Bu maliyetin en tehlikeli boyutunun siyasi olduğunu belirten Avşar, "Amerika'da şu anda Trump'ın esas çekindiği hususlardan birisi nedir? Siyasi maliyet. O yüzden de bu siyasi maliyet noktasına çok fazlasıyla gelmeden konuyu daha hızlı bir şekilde halletmek üzere savaşın İran açısından çok ciddi anlamda maliyet ödenecek bir noktaya gelmesini temin etmeye uğraşıyor" sözleriyle Trump'ın asıl korkusunu deşifre etti.

TRUMP'IN OYUNU BOZULDU: ABD KAMUOYU İSRAİL'İ SORGULUYOR

Savaşın uzaması ve İran'ın beklenmedik direnişi sonrası Amerikan iç siyasetinde de dengelerin sarsıldığını belirten Prof. Dr. Avşar, kamuoyunun artık bu savaşı sorguladığını belirtti. Amerikalıların artık bu savaşı onaylamadığını söyleyen Avşar, "Yüksek sesle biz niye İsrail'in peşinde gidiyoruz eleştirilerini sıklıkla artık duyuyoruz. Amerikalılar da artık bunu sorgulamaya başladılar. Bizim imkanlarımız, kaynaklarımız, verdiğimiz vergiler ve insanlarımız, askerlerimiz niçin İsrail için harcanıyor?" diyerek Amerikan halkının tepkisini dile getirdi. Artan asker ölümlerinin Washington'da büyük bir endişe yarattığını ifade eden Avşar, "Eğer tabut sayısı artarsa, Amerika'ya dönen tabut sayısı, bu başka sendrom da yaratacak. Çünkü Amerika'nın yıllardır aşamadığı bir Vietnam sendromu var biliyorsunuz" sözleriyle tarihi bir uyarıda bulundu.

KÜRESEL EKONOMİ ATEŞ ÇEMBERİNDE

Savaşın faturasının sadece bölge ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını, küresel bir ekonomik yangına dönüştüğünü ifade eden Prof. Dr. Zakir Avşar, özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerinin de büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. Avşar, "Bu işin maliyetinin bir ucu da Avrupa'ya dokunmaya başladı. Avrupa çok ciddi anlamda çaresiz, sıkıntılı durumda. Keza Körfez ülkeleri... Trump'ın düşünün ki üç buçuk gün dolaşıp 5 trilyondan fazla kaynak topladığı Körfez ülkelerinden bahsediyoruz ama bugün onların ekonomisi de felç vaziyette, ülkelerindeki istikrar da felç olmuş vaziyette" diyerek tablonun vahametini ortaya koydu. Avşar, savaşın 15 gün daha sürmesinin bile, "bütün ülkeler açısından, dünya açısından ciddi bir enflasyonist etki, sonrasında da durgunluk anlamına" geleceğini söyleyerek küresel bir kriz kapıda uyarısı yaptı.

Mobil uygulamalarımızı indirin