CANLI | Savaşta kritik 12. gün: Trump'ın Cinping görüşmesi öncesi İran'a büyük bombardıman planı | A Haber ekipleri ateş hattında

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI | Savaşta kritik 12. gün: Trump'ın Cinping görüşmesi öncesi İran'a büyük bombardıman planı | A Haber ekipleri ateş hattında

ABD’nin müzakere masasını devirerek İsrail ile birlikte İran’a başlattığı savaş 12. gününde sürüyor. Orta Doğu’da gerilim tırmanırken İran’da Mücteba Hamaney’in liderlik iddiaları sonrası Trump ve Netanyahu cephesinden peş peşe tehdit mesajları geliyor. A Haber muhabirleri Tahran ve Tel Aviv hattından gelişmeleri aktarırken, Mete Sohtaoğlu Trump'ın 31 Mart'ta Çin lideri Cinping ile görüşmesi öncesinde İran'a yönelik büyük bir bombardıman planı olduğunu aktardı.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş 12. gününde sürerken Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor. Tahran yönetimi İsrail ve bölgedeki ABD-İngiliz üslerine misillemelerini sürdürürken, Mücteba Hamaney iddiaları sonrası Trump-Netanyahu cephesinden tehdit mesajları geliyor. Sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan, Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarıyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

03:48

KÖRFEZ'DE PETROL MÜ YOKSA SU MU DEĞERLİ

ABD'nin İsrail ile ittifakı ile başlattığı İran savaşında ülkenin birçok noktasında petrol altyapısını vurmasıyla Tahran'da çevre katliamı yaşanıyor. Orta Doğu'da devam eden savaşın boyutları giderek büyürken, petrolün su kanallarına sızmasıyla bölgede büyük bir tehlike açığa çıktı. A Haber Gece programına katılan Gazeteci ve Yazar Güngör Yavuzaslan, Körfez'de su krizi yaşanması durumunda oluşabilecek senaryoları ele alarak değerlendirmelerde bulundu. 


"SU VE ELEKTRİK ALTYAPISI VURULURSA KRİZ ÇIKAR"

İsrail, İran'ın elektrik ya da su altyapısını vurduğunda, İran'ın bu en kolay şekilde bölge ülkelerinin tesislerini hedef alacağını belirten Gazeteci ve Yazar Güngör Yavuzaslan, Birleşik Arap Emirlikleri örneğini kullanarak, "Eğer tesisler su altında vurulursa halk susuz kalırsa, Hürmüz Körfezi'nden gıda gelmezse büyük bir gıda krizi yaşanır" sözleriyle tehlikenin stresi aktardı.

İSRAİL'İN SU BAĞIMLILIĞI 

İsrail'in yeniden oluşturma zafiyetlerini dile getiren Yavuzaslan, "Siyonist İsrail, su konusunda yüzde 75 oranında deniz suyu arıtma tesislerine bağımlı. Kızıldeniz ve Akdeniz'deki bu bulunabilirlik İran'ın hedefi olabilir. İran, Hürmüz Körfezi'ni açık açtıktan sonra neredeyse bütün tuşlara basıyor; su tesislerini, elektrik altyapısı, rafinerileri ve havaalanlarını hedef değerlendirmesinde bulunuyor." dedi. 

"İLKLERİN SAVAŞI YAŞANIYOR"

Savaşta ilklerin yaşadığını vurgulayan Yavuzaslan, "Bu savaşa bir yazı yazsak, adı 'İlklerin Savaşı' olur. İlk defa havaalanları, rafineriler ve mevcut olan vuruluyor. İran, sahip olduğu için 'orası otel değildi, 5. kat CIA ofisiydi, bana karşı kullanılan buraları hedef alıyor. Ne yazık ki Tahran'da bir kız okulu vuruldu ve 167 masum bebek öldürüldü." sözlerle yaşanan vahşeti dile getirildi.

"KISASA KISAS: BİZE NASIL SALDIRIRSANIZ ÖYLE CEVAP VERİRİZ"

İran'ın askeri yapısının net olduğunu belirten Yavuzaslan, "İran'ın pozisyonu net: Kısasa kısas. Bize nasıl saldırırsanız biz de size öyle saldıracağız mesaj veriyorlar. Kendi barajları, yolları, köprüleri ve elektrik tesisleri hedef alınırsa aynı şekilde karşılık verecekler" dedi. Komşu ülkelerin ülkelerine da değinen Yavuzaslan, "Körfez ülkeleri şu ana kadar ABD ile tam bir ittifaka girmediler. Eğer Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin hava güçlerini ABD ile birlikte taarruz için kullanırsa, İran bu ülkelerde savaş hali kabul eder. Bu da bölgede yeni bir ilk demektir" kullanıldı.

"13 ÜLKE SAVAŞIN İÇİNDE"

Çatışmanın yayıldığı geniş coğrafyayı listeleyen Güngör Yavuzaslan, "Bu savaş yayılacaksa körfez dışında ilk adres Irak'tır. Çünkü Haşdi Şabi yapılanması var. Şu an çatışmanın içinde olan veya risk taşıyan topraklarda; Filistin, Lübnan, Irak, İran, Kuveyt, Bahreyn, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Umman, Ürdün, GKRY ve Yemen'i ateş açılıyor. Yaklaşık 13 ülke bu ateşin içinde. Ayrıca Azerbaycan ve Türkiye de risk altında; bize atılan iki tane füze nedeniyle" ifadelerini kullandı. 

23:58

İSRAİL'DE UYARI SİSTEMLERİ BOZULDU

A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu'nun Tel Aviv'den aktardıklarına göre; "İran'ın İsrail'e attığı bombalar başkente kadar ulaşırken Tel Aviv'de uyarı sistemleri bozuldu. İsrail radar sistemlerinden sinyal alamıyor." dedi. 

"RADAR SİSTEMLERİ ETKİSİNİ YİTİRMEYE BAŞLADI"

Kavasoğlu gün boyunca bölgedeki gelişmeleri aktararak; "İran'dan açıklamalar gelmişti; dendi ki 'Ölümcül füzelerimizi ateşlemeye başlayacağız' denilmişti. 34. dalganın başlayacağı açıklandığında Hürremşer ve Hayber Şekan füzelerinin ateşleneceği duyurulmuştu. Saatler 12'yi gösterdiğinde İsrail'de çok şiddetli patlamalar yaşandı. Tel Aviv'in de etkisi altında kaldığı patlamalardı bunlar. Yine pek çok noktaya füze parçaları düştü. Ama daha da önemlisi artık o her gün anlattığımız radar sistemlerinin etkisini yavaş yavaş yitirmeye başladığını görüyoruz. Şöyle ki, bugün iki kez yanıldı bu sistemler. Telefonlara uyarı gelmesine rağmen uyarı sistemleri çalışmadı ya da telefonlara uyarı gelmesine rağmen herhangi bir saldırı gerçekleşmedi." dedi. 


"İSRAİL RADAR SİSTEMLERİNDEN SİNYAL ALAMIYOR"


Emine Kavasoğlu gün boyunca Tel Aviv'de şiddetli patlamaların yaşandığını ve fakat radar sistemlerinden sinyal alınamadığını belirterek; "Dün de yaşanmıştı ve dün yaşanan konuyla ilgili bir soruşturma başlatıldı. IDF bunun neden kaynaklandığını araştırmaya çalışıyoruz diye açıkçası biraz kamuoyunu telkin etmeye çalıştı. Ama ortaya çıkan görüntüler vardı; öncelikle fotoğraflar ya da amatör kameralarca bölgede yaşayanlarca çekilen görüntüler vardı. Neydi o? Radar sistemlerinin hedef alındığı ve yerle bir olduğu. Hizbullah hedef almıştı o noktaları. İşte bugün o görüntülerin, tam o dakikalarda oradan geçen araçların kameralarına yansıdığı anlar servis edildi. Çok çarpıcı görüntülerdi, radar sistemleri tamamen yerle bir olmuş durumda. Bet Şemeş yakınlarında bir kısmı, bir kısmı da Vali Elah bölgesinde olduğunu söyleyelim. İşte onun yansıması sahada bu uyarı sistemlerinin hata vermesiyle belli olmuş oluyor, anlaşılmış oluyor." ifadelerini kullandı. 
 

22:57

TRUMP'TAN CİNPİNG GÖRÜŞMESİ ÖNCESİ TAHRAN'A BOMBARDIMAN PLANI

ABD'nin müzakere masasını dağıtarak İran'a başlattığı saldırıların 12. gününde Orta Doğu adeta ateş çemberine dönerken liderlerin karşılıklı tehditleri ise sürüyor. Trump İran ile yeniden görüşebileceğinin sinyalini verirken İran ve Tel Aviv hattında füze saldırılarını yeniden başladı. Öte yandan ABD Savaş Bakanı Hegseth İran'a bu gece saldırıların artacağını vurgularken A Haber'de Cansın Helvacı'nın sunduğu Memleket Meselesi programından günlerdir süren savaş mercek altına alındı. Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 31 Mart'ta gerçekleştireceği görüşmenin öncesinde tahmini olarak 19-20 Mart tarihlerinde İran'a bir saldırı gerçekleştireceğini ve bu zamana kadar yapılan saldırılardan çok daha büyük bir bombardıman olacağını belirtti. 

NÜKLEER SIĞINAKLARA HAVA İNDİRME OPERASYONU

ABD'nin sağlıklı hedefinin İran'ın yer altı tesisleri olduğunu belirten Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, "Havadan indirme operasyonu ile gidip aralıklı sığınakların yer altı tesislerinin imha senaryosu masada. Başarılı olup olmaması önemli değil; yeter ki 30 saniyelik bir videonun gece görüş kamerasıyla 'Amerikan zaferi, küresel gücümüzün dağıtılması' şeklinde Trump için kullanıldı". Sohtaoğlu, bu tür bir operasyonun doğrulanmasının bile mümkün olmadığını, dünya çapındakilerin bu görüntülere mahkûm çıkaracağını belirtti.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE STRATEJİK ADALAR HEDEFTE

Hürmüz Boğazı'ndaki enerji rejiminin kontrolü için İran'ın askeri devletinin hedef alınacağını ifade eden Sohtaoğlu, "Ebu Musa, Keşm ve Hark adaları İran'ın gözü kulağıdır. Hürmüz Boğazı'nın açılmakta olduğu için küresel durgunluk ve petrol fiyatlarında yükselişi nedeniyle bu adalardaki İran askeri birimlerinin ABD tarafından çalıştırılması masadaki en güçlü senaryolardan biri" sözleriyle kritik noktalarda işaret etti.

"İSFAHAN VE NATANZ'DAN URANYUMU ALACAKLAR"

İran'ın nükleer yakıta yönelik ikinci bir senaryo aktaran Sohtaoğlu, "İsfahan ve Natanz tesisleri, Amerikan vergi mükellefinin en çok bilinen yerler. Birileri gidiyor o uranyumu alacak. Ancak İran askerleri 1979'dan beri bu pusuda bekliyor. ABD'nin 10-12 aksamadan çıkması mümkün değil ama Trump bu ölü sayılarını açıklamaz ve bunu bir başarı olarak değerlendirmesinde bulundu." ifadelerini kullandı. 

PEKİN ZİRVESİ ÖNCESİ İRAN'A BÜYÜK BOMBARDIMAN

Mete Sohtaoğlu, "Trump, 31 Mart'ta Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile oturacak. Trump Pekin'de Şinping'in karşısına kendi söylemiyle İran'ı fethetmiş bir lider olarak oturmak isteyecektir. 31 Mart tarihinden önce Trump'ın İran meselesini çözmesi gerekiyor. 19-20 Mart'ta muhtemelen İran'a Diego Garcia ve diğer bölgelerden gelen bombardıman uçaklarıyla bu zamana kadar gördüğümüzden çok daha fazla bir saldırı yapılacak." dedi. 

AKDENİZ'DE ADI KONMAMIŞ KOALİSYON GÜCÜ

Operasyonun uluslararası boyutuna değinen Sohtaoğlu, İsrail'in İran içerisinde komuta kademesini ordu ve siyasi yapılarını hedef alacağını ve saldırılara arka çıkan ülkelerin hava füze savunmasına katılacağını belirterek "Fransa ve İngiltere'nin de içinde olduğu, adı konmamış bir güç olan Akdeniz'de birleşerek füze savunmasını göğüslüyor. Mart'ın son haftası İran'da, özellikle Tel Aviv'e yönelik füzelerin aynı anda atılacağı bir senaryoyu yaşayabiliriz" kullandı. 
 

18:49

SİYONİST REJİMİN SÖZDE "GÜVENLİK" KALKANI ÇÖKTÜ

İran ile İsrail arasındaki gerilim tırmanırken Tel Aviv’de dikkat çeken bir alarm krizi yaşandı. Telefonlara “olağanüstü risk altındasınız” uyarıları gönderilmesine rağmen sirenlerin çalmaması dikkat çekti. İran’ın “34. dalga füze saldırısını başlattık” açıklaması sonrası kentte sığınak uyarıları yapılırken, Tel Aviv’deki gelişmeleri A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu canlı yayında aktardı.

TELEFONLARA UYARI GELDİ AMA SİRENLER ÇALMADI

Tel Aviv’de dikkat çeken bir alarm gecikmesi yaşandığını belirten A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, yaklaşık 10 dakika önce telefonlara “olağanüstü risk altındasınız” uyarısı geldiğini ancak normalde 7-8 dakika içinde duyulması gereken siren seslerinin hâlâ çalmadığını belirterek, "Yaklaşık 10 dakika önce telefonlarımıza yine 'olağanüstü risk altındasınız' uyarısı geldi. Normal şartlarda 7-8 dakika içinde siren seslerinin duyulması gerekiyordu ama o siren sesleri hâlâ çalmadı. Telefonlara uyarı geldi ama erken uyarı sistemleri, alarm sistemleri yine devreye girmedi" ifadelerini kullandı.

Kavasoğlu, İsrail ordusunun daha önce de benzer bir durumla ilgili soruşturma başlattığını hatırlatarak, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin dün de sirenler çalmadan Tel Aviv’in hedef alındığını açıkladığını ve hava savunma sistemlerinin doğrudan müdahale ettiğini söyledi.

İRAN: 34. DALGA SALDIRI BAŞLADI

İran’ın yeni bir saldırı dalgası başlattığını açıkladığını aktaran Kavasoğlu, İran tarafından yapılan açıklamada 34. dalga füze saldırısının başlatıldığının duyurulduğunu belirterek, "İran tarafından bir açıklama yapıldı ve '34. dalga füze saldırısını başlattık' denildi. Her an bir patlama yaşanabilir. Bize uzak bir noktadan iki ayrı patlama sesi duyduk ama şu an itibarıyla görünürde herhangi bir şey yok" sözleriyle sahadaki son durumu aktardı.

TEL AVİV'DE SOKAKLAR BOŞALDI

Sığınak uyarılarının yapıldığını ifade eden Kavasoğlu, bölgede insanların hızla güvenli alanlara yöneldiğini belirterek, "Sığınaklara gidin uyarıları hem bulunduğumuz noktada hem de çevredeki binalarda yapıldı. Sokaklarda yine hiç kimse kalmadı" ifadelerini kullandı.

Kavasoğlu ayrıca İran tarafından yapılacak misillemenin İsrail tarafından da beklendiğini ancak sirenlerin hâlâ devreye girmediğini söyledi.

İSRAİL'DE SAVUNMA BÜTÇESİ TARTIŞMASI

İsrail’de savaşın gölgesinde yeni bir savunma bütçesinin onaylandığını da aktaran Kavasoğlu, İsrail yönetiminin yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ek savunma bütçesi kabul ettiğini belirterek, bu bütçenin önemli bir kısmının kasada tutulmasının ülkede büyük tartışma yarattığını ifade etti.

Kavasoğlu, hem muhalefetin hem de eski başbakanın bu karara sert tepki gösterdiğini belirterek, söz konusu bütçenin yaklaşık 4 milyar dolarlık bölümünün kullanılmadan kasada tutulmasının “yolsuzluk” iddialarını beraberinde getirdiğini söyledi.

TEL AVİV VE ÇEVRESİNDE PATLAMALAR

Bugün gün içerisinde İsrail’in farklı noktalarının hedef alındığını belirten Kavasoğlu, Tel Aviv ve çevresinde iki ayrı saldırı gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Saat 12.00’de ve 15.00’te iki ayrı saldırı gerçekleştirildi. 12.00’deki saldırı oldukça şiddetliydi. Bney Brak'ta ve Tel Aviv’in farklı bölgelerinde patlamalar meydana geldi. Şarapnel parçalarının düşmesi sonucu yangınlar çıktı" sözleriyle saldırının etkisini anlattı.

CAN KAYBI VE YARALI SAYISI ARTIYOR

İsrail’de saldırıların bilançosunun ağırlaştığını belirten Kavasoğlu, son açıklamalara göre ölü sayısının arttığını ifade ederek, dünkü saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini, ağır yaralı bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle toplam can kaybının 14’e yükseldiğini söyledi.

Yaralı sayısının ise 2000’in üzerine çıktığını belirten Kavasoğlu, İsrail’in ilk kez yaralı askerlerin de bulunduğunu kabul ettiğini aktararak, "İlk kez askerler de dahil 2000'in üzerinde yaralı olduğu ifade edildi" bilgisini paylaştı.

İRAN'DAN “ÖLÜMCÜL FÜZE” MESAJI

İran’ın sabah saatlerinde dikkat çeken bir açıklama yaptığını belirten Kavasoğlu, Tahran yönetiminin bundan sonra daha yıkıcı füzeler kullanacağını duyurduğunu söyledi.

Kavasoğlu, İran’ın özellikle Hürremşehr ve Hayber Şeken füzelerini ateşlediğini açıklayarak, bu füzelerin geniş tahrip gücüne sahip olduğuna dikkat çekti.

RADAR SİSTEMLERİ TARTIŞMASI

Tel Aviv’de alarm sistemlerinin neden devreye girmediğinin merak konusu olduğunu belirten Kavasoğlu, İran’ın günlerdir İsrail’in radar sistemlerini etkisiz hale getirdiğini iddia ettiğini ifade ederek, "Günlerdir İran tarafı İsrail’in radar sistemlerini kör ettiğini iddia ediyor. Eğer bu doğruysa erken uyarı sistemlerinin eskisi kadar güvenilir çalışmaması da bununla bağlantılı olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

17:59

A HABER TAHRAN'DA! İNKILAP MEYDANI'NDA YÖNETİME TAM DESTEK

Tahran’ın kalbi konumundaki İnkılap Meydanı, dün olduğu gibi bugün de tarihi anlara sahne oluyor. Ellerinde İran bayrakları ve dini liderlerin posterleriyle meydanları dolduran binlerce vatandaş, Devrim Muhafızları ve ordunun arkasında olduklarını haykırdı.

Bölgedeki son durumu aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ "Gece gündüz bu manzarayı burada görmek mümkün. İnsanlar İran bayraklarını ve Ayetullah Ali Hamaney ile Mücteba Hamaney'in fotoğraflarını ellerine alarak yönetime desteklerini veriyor" sözleriyle sahadaki atmosferi paylaştı.

LİDERLER ARASINDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Bölgede silah sesleri yükselirken Ankara ve Tahran hattında da önemli bir diplomasi trafiği yaşandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasındaki görüşmenin detaylarına değinen Ekber Karabağ, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, özellikle son yaşanan meselenin araştırılması yönünde bir görüş birliği oluştu" ifadelerini kullandı. Bu kritik temasın ardından her iki ülkenin dışişleri bakanlıklarının da konuyu yakından takip ettiği bildirildi. 

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA "KAPATIRIZ" RESTİ
ABD’li siyasetçi Donald Trump’ın açıklamalarıyla alevlenen Hürmüz Boğazı tartışması, İran cephesinde sert karşılık buldu. Eski İran Meclis Başkanı Ali Laricani'nin çıkışına dikkat çeken muhabir, Laricani’nin, "Ya bu boğaz herkes için açık olacak ya da herkes için kapalı olacak" dediğini ve Trump’ın tehditlerine karşı, "Onlar bizi silecektir ancak bilmeleri lazım ki ilk önce Trump silinecektir" sözleriyle rest çektiğini aktardı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ise daha temkinli bir dil kullanarak, "Biz o boğazı kapatmadık, savaş koşulları dolayısıyla orası kapanmıştır" şeklinde konuştuğu belirtildi.

BOMBALARIN GÖLGESİNDE HABER NÖBETİ
Saha operasyonlarının devam ettiği Tahran’da, basın mensupları da zorlu şartlar altında görev yapıyor. Haberi aktardığı sırada yaşanan tehlikeyi dile getiren Ekber Karabağ, "Haber takibi yaparken iki kez saldırı oldu. Saat 15.00 civarında bir enkazdan haber yapacaktık, tam o sırada etrafa bombalar düştü. Bakiri otoyolunda da benzer patlamalar yaşandı, saldırılar tüm şiddetiyle sürüyor" ifadeleriyle bölgedeki hayati riskin ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi.

15:30

TEL AVİV SEMALARINDA SESSİZLİK BOZULDU

İsrail’in kalbi Tel Aviv, İran’dan ateşlenen füzelerin hedefi olmaya devam ediyor. Bölgedeki son durumu canlı yayında aktaranA Haber Haber Programları Müdürü Emine Kavasoğlu, "Yeniden sirenler çalmaya başladı. Saatler 11’i gösterdiğinde son saldırı yaşanmıştı. Uzun süredir sessizlik vardı Tel Aviv semalarında ama şimdi arda arda uyarılar sonrası yeniden sirenler çalmaya başladı." sözleriyle bölgedeki gerilimi gözler önüne serdi.

İSRAİL ALARMDA: "EN AZ BİR TON AĞIRLIĞINDAKİ FÜZELER..."

İran tarafının saldırıların şiddetini artıracağına yönelik açıklamaları sahada karşılık buluyor. Saldırıların boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "Dünden bu yana yoğun olacağı söylenmişti zaten o saldırıların ki şunun da altı çizilmişti İran tarafından; artık hafif başlıklı füzelerle saldırılar gerçekleşmeyecek, en az bir ton ağırlığındaki füzelerle saldırılarımızı gerçekleştireceğiz, uzun menzilli füzelerle saldırımızı gerçekleştireceğiz demişlerdi." ifadelerini kullandı.

ERKEN UYARI SİSTEMLERİNDE ZAFİYET

Saldırılar sırasında teknolojik sistemlerin her zaman yeterli olmadığı, telefon uyarıları ile sirenlerin zaman zaman uyuşmadığı görüldü. Yaşanan kaosu aktaran Kavasoğlu, "Şu anda telefonumda her bir nokta için siren sesleri duyulmaya başladı. Telefona uyarı gelmesine rağmen erken uyarı sistemleri sirenlerin duyulmadığını söyleyelim ama şu anda 3-4 ayrı patlama duyduk." şeklinde konuştu. Ayrıca hava savunma sistemlerinin müdahalesiyle gökyüzünde oluşan görüntüleri, "Hava savunma sistemleri müdahale eder etmez gökyüzünde kırmızı bir alev oluşuyor, bir toz bulutu, duman bulutu oluşuyor." cümleleriyle tarif etti.

SALDIRILARIN BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR: 3 ÖLÜ

İran’ın kullandığı yeni nesil mühimmatların İsrail’de ciddi bir yıkıma ve can kaybına yol açtığı belirtildi. Özellikle sanayi ve inşaat alanlarının hedef alındığını kaydeden Emine Kavasoğlu, "Dün düzenlenen saldırıda 16 ayrı parçaya bölünen füzeler kullanıldı ve çok sayıda nokta Tel Aviv'de, Tel Aviv'in çevresinde zarar gördü. Sanayi merkezinde bir inşaat alanına düşmüştü o füzelerin parçaları. Bugün itibarıyla üç kişi dünkü saldırılarda hayatını kaybetti." sözleriyle acı tabloyu aktardı.

14:47

İNGİLTERE'DE DOĞAL GAZ ALARMI

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin enerji piyasalarına yansımasıyla İngiltere'de doğal gaz stoklarının kritik seviyeye gerilediği ve yalnızca iki günlük rezerv kaldığı bildirildi. Hükümet olası enerji kesintilerine karşı uyarılarda bulunurken halka tasarruf çağrısı yaptı. Gelişmelerin ayrıntılarını A Haber muhabiri Alparslan Düven aktardı.

STOKLARDA BÜYÜK DÜŞÜŞ: 1,5–2 GÜNLÜK GAZ KALDI

Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilim, Birleşik Krallık’ın enerji arzını da doğrudan etkiledi. Gaz dağıtım operatörü National Gas tarafından paylaşılan veriler, stoklardaki ciddi düşüşü ortaya koydu.

A Haber Londra Temsilcisi Alparslan Düven, “Ülke genelinde doğal gaz rezervleri alarm veren bir seviyeye gerilemiş durumda” ifadelerini kullandı. Düven, geçen yıl yaklaşık 18 bin gigawatt saat seviyesinde olan enerji miktarının bu yıl 6 bin 700 gigawatt saate düştüğünü belirtti. Mevcut stokların ise İngiltere’nin günlük gaz talebini yalnızca 1,5 ila 2 gün karşılayabildiğini aktardı.

DIŞ KAYNAKLARA BAĞIMLILIK VE “KIRMIZI ALARM”

İngiltere’nin sınırlı depolama kapasitesi, ülkeyi dış enerji kaynaklarına büyük ölçüde bağımlı hale getiriyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) depolama oranlarının da oldukça düşük seviyelere gerilemesi, enerji güvenliği konusunda adeta “kırmızı alarm” verilmesine yol açtı.

İngiltere, doğal gaz ihtiyacının önemli bir bölümünü ABD’den gelen LNG tankerleri ve Norveç’ten sağlanan boru hattı gazı ile karşılıyor. Ancak küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve artan maliyetler, bu sevkiyatların sürdürülebilirliği konusunda da endişeleri artırıyor.

 

13:30

TRUMP’IN YENİ HEDEFİ NERESİ?

İran tarafından ateşlenen füzeler bölgedeki gerilimi en üst noktaya taşırken, Türkiye teyakkuza geçti. PATRIOT savunma sistemleriyle önlemler artırılırken, İran’ın içerisindeki kirli oyunlar ve provokasyon girişimleri deşifre edildi. Daily Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Dr. Mehmet Çelik, bölgedeki son gelişmeleri ve Donald Trump’ın yeni dönem stratejilerini A Haber ekranlarında çarpıcı analizlerle değerlendirdi.

FÜZE TEHDİDİNE KARŞI PATRIOT ÖNLEMİ

İran yönünden gelen füzelerin ardından Türkiye’nin savunma stratejisini değerlendiren Dr. Mehmet Çelik, "Füzelerin nereden geldiğiyle ilgili bizim baktığımız resmi açıklama Türkiye Cumhuriyeti’nin makamlarıdır; onlar da bu füzelerin İran yönünden geldiğini net bir şekilde ortaya koydu" ifadelerini kullandı. PATRIOT sistemlerinin önemine dikkat çeken Çelik, "Cumhurbaşkanımızın dün kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklama çok önemli. Biz bölgemizdeki ateşten ülkemizi, insanımızı ve ekonomimizi korumaya çalışıyoruz. PATRIOT'lar bu yaklaşımın aslında bir parçası" sözleriyle savunma hattındaki kararlılığı vurguladı.

İRAN’IN İÇİNDEKİ PROVOKASYON TEHLİKESİ

İran yönetimindeki çift başlılığa ve komuta zincirindeki aksaklıklara değinen Dr. Mehmet Çelik, Pezeşkiyan hükümeti ile Devrim Muhafızları arasındaki gerilime işaret etti. Çelik, "Komuta zinciri dışında farklı gruplar kendi başlarına karar veriyorsa, bu acaba Türkiye’ye karşı bir provokasyon mu sorusunu akıllara getiriyor. Pezeşkiyan bunun durum kurtarmasını mı yapmaya çalışıyor? Bunu iyi analiz etmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgedeki gücünü hatırlatan Çelik, devletin her türlü ihlale karşı sınırlarını koruma yükümlülüğünü net bir tavırla sergilediğini belirtti.

TÜRKİYE’NİN DEV DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Türkiye’nin krizin başından beri yürüttüğü barışçıl ama kararlı politikayı anlatan Dr. Mehmet Çelik, "Sayın Hakan Fidan’ın 50 küsur mevkidaşıyla görüşmüş olması, Sayın Cumhurbaşkanımızın diplomasi vurgusuyla yaptığı temaslar, bu savaşa diplomatik bir çözüm getirilmesi içindir" sözleriyle aktardı. İran tarafında ise bu netliğin maalesef görülmediğini belirten Çelik, Tahran yönetiminin iç kamuoyunu konsolide etmek için dış tehditleri bahane ederek bölgeyi ateşe atma stratejisi izlediğini ifade etti.

TRUMP’IN KÜRESEL STRATEJİSİ VE KİRLİ PAZARLIK

Donald Trump’ın bölgeye yönelik planlarını analiz eden Dr. Mehmet Çelik, ABD’nin hegemonyasını yeniden tesis etme çabasında olduğunu söyledi. Çelik, "Trump savaşı bir an önce bitirip çıkmak istiyor ancak İran bunu ne kadar uzun sürdürürse ABD’yi o kadar yıpratabileceğini düşünüyor. Trump savaşı bitirip ardından Küba veya Venezuela gibi hedeflere yönelmek isteyebilir" ifadelerini kullandı. İran’ın Türkiye’yi de savaşın içine çekme riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Çelik, "İran rejimi, içindeki ekonomik ve sosyal problemleri bastırmak için ateşi bölgeye yayma stratejisi izliyor" sözleriyle büyük tehlikeyi deşifre etti.

12:14

BAHREYN'DE "KRAL ÜLKEYİ TERK ETTİ" İDDİALARI GÜNDEMDE

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İsrail dış istihbarat servisi Mossad adına casusluk yaptığı iddia edilen Hint asıllı bir mühendisin tutuklandığını duyurdu. Stratejik bölgelere ait hassas görüntü ve verileri Mossad'a aktardığı öne sürülen casusluk vakası, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırırken; Gazeteci Güngör Yavuzaslan, konunun perde arkasını ve Körfez ülkelerindeki istihbarat savaşlarını A Haber ekranlarında mercek altına aldı.

STRATEJİK NOKTALARIN VERİLERİNİ SIZDIRDI

Bahreyn istihbaratının uzun süredir takip ettiği operasyonun detayları gün yüzüne çıktı. Haber spikeri Haktan Uysal, "Bahreyn istihbaratı, Mossad için casusluk yaptığı öne sürülen bir mühendisi tutukladı. Hint asıllı telekomünikasyon mühendisi Nitin Mohan'ın, stratejik konumların hassas coğrafi verilerini, fotoğraflarını ve video keşiflerini İsrail dış istihbarat servisiyle paylaştığı belirtiliyor." sözleriyle gelişmeyi aktardı. Şüphelinin paylaştığı bilgilerin, yabancı istihbarat servisleri tarafından hedef belirleme ve analiz amacıyla kullanılabilecek nitelikte olduğu vurgulandı.

KÖRFEZ ÜLKELERİNDEKİ NÜFUS YAPISI VE GÜVENLİK RİSKİ

Gazeteci Güngör Yavuzaslan, Körfez ülkelerindeki yabancı çalışan nüfusunun güvenlik açısından oluşturduğu risklere dikkat çekti. Yavuzaslan, "Bu Körfez ülkelerinde kendi Arap vatandaşlarından daha fazla Hint ya da Asya kökenli insan var. Suudi Arabistan hariç hemen hepsinde durum böyle. Kendi nüfusları çok az olduğu için hizmet sektörü için dışarıdan çok fazla insan geliyor. Hint asıllı mühendis başlığına bu açıdan bakmamız lazım. Mossad'ın buralarda asimetrik saldırılar yapmak için bu tür saha elemanlarını kullandığı görülüyor." ifadelerini kullandı.

MOSSAD’IN ASİMETRİK SALDIRI STRATEJİSİ

Bölgedeki enerji tesislerine yönelik saldırıların arka planını değerlendiren Yavuzaslan, "Mossad'ın buralarda elde ettiği ajanlarla, askeri üsler dışındaki havaalanları veya petrol ve doğalgaz tesisleri gibi noktaları vurmak için insansız hava araçlarını kullandığına dair ciddi görüşler var. İran sihaları havada uçarken, araya iki tane Mossad dronu karıştırıp bu saldırıları gerçekleştirebiliyorlar." dedi. Bu stratejinin bölgedeki enerji güvenliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi.

BAHREYN’İN İÇ DİNAMİKLERİ VE DARBE İDDİALARI

Bahreyn'deki mezhepsel yapının ve siyasi istikrarsızlığın dış müdahalelere zemin hazırladığı ifade edildi. Uysal, "Bahreyn'in yüzde 50'sinden fazlası Şii, bu da Bahreyn'i diğer ülkelerden farklı kılıyor. Yönetimin değişebileceğine veya yöneticilerin ülkeyi terk ettiğine dair güçlü iddialar var." değerlendirmesinde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise konuya ekleme yaparak, "Şu anda Bahreyn'de kendi polisinden daha fazla Suudi Arabistan ve Katar'dan gelen askerler bulunuyor. Bu askerler kralı korumak ve olası bir darbeyi engellemek için oradalar; nitekim daha önce bir darbe girişimini bu sayede engellemişlerdi." sözleriyle bölgedeki hassas askeri dengeyi özetledi.

11:07

A HABER EKİBİ İSRAİL'İN VURDUĞU HASTANEDE

İran’da çatışmaların 11. gününde ağırlaşırken, sivil kayıplar 1.300’ü aştı. Başkent Tahran’da gece boyunca yoğun bombardımanlar, sivil yerleşim birimleri ve hastaneleri hedef aldı. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, bölgeden ve İran’ın misilleme operasyonlarının sürdüğü sıcak noktadan son durumu aktardı.

GANDHİ HASTANESİ HİZMET DIŞI KALDI
Saldırıların merkez üslerinden biri olan Tahran’daki Gandhi Hastanesi’nde incelemelerde bulunan A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, “An itibarıyla Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani’nin basın toplantısını takip ediyoruz. Hastane, ABD ve İsrail saldırılarında ciddi hasar gördü” dedi. Karabağ, hastanenin ağır hasar durumunu ve hükümetin sivil zayiatlar konusunda bilgilendirme yaptığını aktardı.

TAHRAN’A YARIM SAATLİK YOĞUN BOMBARDIMAN
Gece saatlerinde saldırıların yoğunlaştığını belirten Karabağ, “Dün gece 12 ile 1 arasında, yarım saat boyunca savaş uçakları Tahran’ı bombaladı. Bölgeden gelen bilgiler, başkentte paniğin hakim olduğunu ve savaş uçaklarının uzun süre bombardıman gerçekleştirdiğini doğruluyor” ifadelerini kullandı.

İRAN’DAN MİSİLLEME: 10 HAYBER-ŞEKEN FÜZESİ
İran’ın saldırılara sessiz kalmadığını ve misilleme operasyonlarını başlattığını aktaran Karabağ, “İran, karşı tarafı onlarca füzeyle vurdu. Tel Aviv’e yönelik 10 adet Hayber-Şeken füzesi fırlatıldı. Ayrıca Irak’taki Amerikan üslerine yönelik de İran’ın bir saldırısı söz konusu oldu” dedi. Bu durum, bölgedeki gerilimin daha da tırmanacağının işareti olarak yorumlanıyor.

TRUMP’IN AÇIKLAMALARINA TAHRAN’DAN YANIT
Donald Trump’ın savaşın bitirilmesine yönelik açıklamalarına Tahran yönetimi net yanıt verdi. Karabağ, İran Dışişleri Bakanlığı ve Devrim Muhafızları’nın açıklamalarını aktararak, “Savaşın bitmesi esasen İran’ın elinde. ABD, savaşı durdurur ve İran’a tekrar saldırmayacağına dair garanti verirse ancak bu ortamda savaş durur” ifadelerini aktardı. İran makamları, barışın ancak saldırıların tamamen kesilmesi ve güvenliğin sağlanmasıyla mümkün olacağını vurguluyor.

09:35

İSRAİL'DE GÜNLÜK 4 MİLYAR DOLARLIK KAYIP!

Gece boyu süren hareketliliğin ardından Tel Aviv’de sakin bir sabahın yaşandığını belirten A Haber Haber Programları Müdürü Emine Kavasoğlu, “Hareketli bir geceyle yattık ama sakin bir sabaha uyandık diyebiliriz. İran tarafından gerçekleştirilen o misillemeler en son gece saat 23.00’te yaşandı. Ondan sonra herhangi bir siren sesi duymadık” ifadelerini kullandı. İsrail halkının büyük bir korku ve panik içinde olduğunu vurgulayan Kavasoğlu, “İsrailliler sığınaklarda yaşıyor, Tel Aviv’in en işlek caddeleri dahi bomboş kalmış durumda. İnsanlar sığınaklara girmek için birbirleriyle tartışıyor” sözleriyle sahadaki atmosferi dile getirdi.

EKONOMİK YIKIM: GÜNLÜK KAYIP 4 MİLYAR DOLAR!

Savaşın askeri boyutunun yanı sıra İsrail ekonomisine vurduğu ağır darbeye dikkat çeken Kavasoğlu, “Savaş harcamaları ve olağanüstü hal nedeniyle İsrail’in günlük kaybı neredeyse 4 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu, ekonomi açısından sürdürülebilir bir tablo değil” dedi. Sahadaki can kayıplarına ilişkin yeni bilgileri de paylaşan Kavasoğlu, “İran’ın 31. dalga saldırısında bir sanayi bölgesine düşen füzeler nedeniyle iki Çinli işçi hayatını kaybetti. İsrail tarafında toplam ölü sayısı 11’e yükselirken, yaralı sayısı 2 bini aşmış durumda” değerlendirmesinde bulundu.

MOSSAD BAŞKANI ÖLDÜ MÜ? ASKERİ SANSÜRÜN BOYUTU

Sosyal medyada yayılan Mossad Başkanı David Barnea ve Güvenlik Bakanı Ben-Gvir gibi üst düzey isimlerin öldüğü iddialarına değinen Emine Kavasoğlu, “İsrail medyasında bu konuda hiçbir bilgi yok. Yoğun bir sansür uygulanıyor. Üst düzey bir yetkilinin hayatını kaybetmesi durumunda dahi bunun yayınlanması şu an için mümkün değil” ifadelerini kullandı. Sansürün sadece bu isimlerle sınırlı olmadığını belirten Kavasoğlu, “Maliye Bakanı Smotrich’in oğlunun Lübnan sınırında yaralandığı bilgisi bile ancak 4-5 gün sonra medyada küçük bir başlık olarak yer alabildi” diyerek İsrail’in bilgi akışını nasıl kestiğini aktardı.

TÜRK JETLERİ VE KKTC HAMLESİ: İSRAİL SESSİZ!

Türkiye’nin KKTC’ye F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırmasına İsrail’in tepkisini değerlendiren Kavasoğlu, “İsrail medyasını yakından takip ediyorum; Türkiye’nin F-16 hamlesine ilişkin henüz hiçbir haber veya yorum yer almadı. Bu konu hiç yaşanmamış gibi davranılıyor. Muhtemelen bu da uygulanan yoğun sansürün bir parçası” sözlerini kullandı. Kavasoğlu, savaşın ne zaman biteceğine dair belirsizliğin sürdüğünü ve İsrail yetkililerinin bu kararın Trump tarafından verileceğini düşündüklerini belirterek analizini tamamladı.

09:10

TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA ÇEKMEK İSTEYENLERİN HESABI NE?

Savaşın gidişatını "kirli bir savaş" olarak tanımlayan Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, “Siviller hedef alınıyor, kimin kime füze attığı çok belli değil. Türkiye bu savaşın bir tarafı değil ancak hem bir NATO ülkesi hem de İran’la komşu olması sebebiyle bölge aktörleri tarafından birçok planın içine dahil edilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye sınırlarına düşen füze parçalarına değinen Erdem, “İranlı yetkililer ‘biz atmadık’ dese de devletimiz kimin nasıl yaptığını mutlaka araştırıp bilecektir. Türkiye, kardeşi kardeşe kırdırma planlarına gelmeyecektir” sözleriyle Ankara’nın kararlı duruşunu aktardı.

İRAN’DAKİ OTORİTE BOŞLUĞU VE MOZAİK SAVUNMA

İran iç siyasetindeki kırılmalara dikkat çeken Faruk Erdem, “Savaşın ilk gününde dini liderin öldürülmesinin ardından bir otorite boşluğu oluştuğu söyleniyor. İran’ın ‘mozaik savunma sistemi’ dediği yapı, bu boşluk nedeniyle herkesin ‘atış serbest’ mantığıyla hareket ettiği bir duruma dönüşmüş olabilir” dedi. Erdem, bölgedeki bazı unsurların Azerbaycan ve Türkiye gibi ülkeleri savaşın içine çekerek amaçlarına ulaşmaya çalıştığına işaret ederek, “İran’da 30-35 milyon Azeri Türk’ü var; burada çıkarılacak bir karışıklık üzerinden yeni bir oyun kurulmak isteniyor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

İSRAİL’İN SANSÜRÜ VE TÜRKİYE’NİN CAYDIRICILIĞI

İsrail’in sahadaki kayıplarını gizlediğini belirten Faruk Erdem, “İsrail, gelen füze saldırılarıyla ilgili tam bir sansür uyguluyor. Sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi bir hava yaratılıyor, dışarıya fotoğraf ve bilgi sızdırılmıyor” dedi. Türkiye’nin bölgedeki askeri gücünün altını çizen Erdem, “İsrail şunun farkındadır; Türkiye ne bir Irak’tır ne bir Suriye. Buraya doğru bir adım atarken mezar yerlerini de hazırlamaları gerekir. KKTC’deki F-16’larımız ve hava savunma sistemlerimiz bölgeyi kontrol altında tutacak güce sahiptir” ifadelerini kullandı.

EKONOMİK SAVAŞ VE HÜRMÜZ ÇIKMAZI

Savaşın sadece askeri değil, ekonomik bir boyutu da olduğunu vurgulayan Faruk Erdem, “Savaş petrol ve ekonomi üzerinden yürüyor. İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak, ABD ise petrol rafinelerini vurarak karşılıklı ekonomik baskı kurmaya çalışıyor. Bu durum küresel ekonomiyi de ciddi şekilde etkiliyor” sözleriyle süreci özetledi. Erdem, savaşta her zaman masumların zarar gördüğünü belirterek, “Nerede olursa olsun masumlar ölüyor, bu kirli ortamın bir an önce sona ermesi tek temennimizdir” cümleleriyle analizini tamamladı.

08:25

İRAN’IN STRATEJİK FÜZE KORİDORU VE MENZİLLERİ

Ortadoğu’daki füze trafiğinin rotasını çizen Orta Doğu Mete Sohtaoğlu, “Ortadoğu’da İran meselesi geçtiğinde bakmamız gereken geleneksel bir füze koridoru var; bu hat İran, Irak ve Suriye üzerinden geçiyor” ifadelerini kullandı. Bölgedeki füze kapasitesinin ulaştığı menzile dikkat çeken Sohtaoğlu, “İran’ın füze menzilleri 700 ile 2000 kilometre arasında değişiyor. Özellikle Kirmanşah bölgesinden ateşlenecek bir balistik füze, Irak ve Suriye üzerinden geçerek Hatay ve Doğu Akdeniz rotasını izleyebilir” sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

YERİN 80 METRE ALTINDAKİ DEVASA FÜZE ŞEHİRLERİ

İran’ın yer altı tahkimatlarına vurgu yapan Sohtaoğlu, “İran, Irak savaşından bu yana yaptığı planlamalarla yerin 7-8 kat altında, içinde araba ile gezilebilecek büyüklükte devasa füze şehirleri ve depoları inşa etti” dedi. ABD Başkanı Trump’ın bu tesislerin imha edildiği yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Sohtaoğlu, “İran’ın propaganda videolarına bakıldığında bu devasa füzelerin hala yerinde olduğu görülüyor. Yerin 60-80 metre altındaki bu yapıları tamamen kullanılamaz hale getirmek askeri açıdan oldukça zor” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK’TAKİ ‘GRİ BÖLGE’ VE GİZEMLİ HELİKOPTER TRAFİĞİ

Irak sahasındaki istihbari hareketliliğe değinen Mete Sohtaoğlu, “Irak, karaborsanın ve örgütlerin cirit attığı bir ‘gri bölge’. Son haftalarda Necef ve Kerbelâ bölgelerinde askeri taktik giyimli kişilerin Amerikan helikopterleriyle bölgeye ekipman yığdığına dair haberler çobanlardan yayılıyor” sözlerini kullandı. Bu hareketliliğin bir provokasyon riski taşıdığını belirten uzman, “CIA veya Mossad’ın buraları kullanarak Türkiye’yi de denkleme dahil edebilecek, İran görünümlü saldırılar düzenleme ihtimali her zaman masada” diyerek önemli bir uyarıda bulundu.

HEDEFTE GİRİT VE GÜNEY KIBRIS MI VAR?

Savaşın coğrafi olarak genişleme ihtimalini değerlendiren Sohtaoğlu, “İran’ın fırlatabileceği Fetih-110 veya Zülfikar gibi füzeler için Girit Adası’ndaki Amerikan yerleşkeleri ve Güney Kıbrıs ideal hedefler arasında yer alıyor” dedi. Sohtaoğlu, Doğu Akdeniz’deki dengelerin her geçen gün daha da gerildiğini belirterek, “Savaşın seyri, bu bölgelerdeki stratejik noktaların hedef alınmasıyla çok daha farklı bir boyuta evrilebilir” ifadeleriyle analizini tamamladı.

 

08:20

TRUMP’IN ÇELİŞKİLİ MESAJLARI VE STRATEJİK TAKTİKLERİ

Trump'ın açıklamalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, “Trump’ın ifadeleri oldukça çelişkili, ne istediğini veya nasıl bir mesaj vermek istediğini henüz tam olarak anlamış değiliz. Savaş bitmek üzere derken bir yandan Lübnan ve İran’ın başkenti Tahran’a yönelik saldırılar tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı. Trump’ın bu söylemlerinin bir algı yönetimi olabileceğini belirten Gündoğdu, “Trump, belki de bu söylemlerle İran’ın olası misilleme gardını düşürmeyi veya savunma hattını zayıflatmayı amaçlıyor olabilir” sözleriyle durumu aktardı.

NETANYAHU’NUN PLANI VE PRESTİJ KAYBI

İsrail’in bölgedeki hedeflerinden vazgeçmeyeceğini ve ABD desteğine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Netanyahu, bölgede arzuladığı o ‘yeni Orta Doğu’ düzenine ulaşana kadar Trump’ın bölgeden çekilmesine kesinlikle müsaade etmeyecektir. 12 günlük savaş sürecinde gördük ki, ‘yıkılmaz’ denilen o Demir Kubbe sistemi İran füzeleri karşısında çaresiz kaldı. İsrail ve Netanyahu bu prestij kaybını telafi etmeden geri adım atmak istemiyor” değerlendirmesinde bulundu.

ABD İÇİNDEKİ SİYONİST BASKI VE YENİ SARMAL

ABD yönetiminin üzerindeki iç ve dış baskılara işaret eden Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, “Trump, hem ABD kamuoyundaki savaş karşıtı sesten hem de Amerika içerisindeki derin siyonist yapıların baskısından dolayı büyük bir sıkışmışlık içerisinde. Göstergeler savaşın bittiğini değil, aksine ABD’nin Orta Doğu’da yeni ve daha derin bir sarmalın içine düştüğünü kanıtlıyor” cümleleriyle analizini tamamladı. Gündoğdu, Trump’ın “çekiliyoruz” imajı vererek tansiyonu düşürmeye çalışsa da sahadaki askeri hareketliliğin tam tersi bir yönde ilerlediğini sözlerine ekledi.

07:55

DOĞU AKDENİZ’DE YENİ DENKLEM

Doğu Akdeniz'de suların ısındığını ve Türkiye'nin bölgedeki kararlı duruşunu vurgulayan Akademisyen Prof. Dr. Abdullah Aydın, “Türkiye artık eski Türkiye değildir. Cumhurbaşkanı’nın paylaşımı Orta Doğu için değil, Doğu Akdeniz için yapıldı. Yunanistan ve Güney Kıbrıs, 200 yıldır yaptığı gibi küresel güçleri arkasına alarak Türkiye’ye düşmanlık besliyor” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bölgedeki gücünü perçinleyen askeri adımlara değinen Aydın, “Biz 6 tane F-16 uçağımızı oradaki denklemi değiştirmeye çalışan küresel güçler ve İsrail için gönderdik” sözleriyle Ankara’nın stratejik mesajını aktardı.

SAVAŞIN YAYILMA RİSKİ: LÜBNAN VE SURİYE HEDEFTE Mİ?

İsrail’in saldırgan politikalarının sadece İran ile sınırlı kalmayabileceğine işaret eden Prof. Dr. Abdullah Aydın, “Burada hazır bir kargaşa varken maksimum seviyede bir galibiyet çıkartma derdindeler. Beyrut meselesi, aslında İsrail’in bir sonraki hamlede Suriye’ye yönelik bir harekatının işareti olarak görülmeli” değerlendirmesinde bulundu. Aydın, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının da bu savaşın ana motivasyonlarından biri olduğunu, “Güney Kıbrıs ve Yunanistan, ‘burada doğal kaynaklarımız var, buyurun bu bağı güçlendirin’ diyerek Batılı güçleri bölgeye davet ediyor” cümleleriyle dile getirdi.

İRAN’DA SERTLEŞEN YÖNETİM VE STRATEJİK ÜSLER

İran’ın iç siyasetindeki değişimin sahaya yansımalarını analiz eden Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, “İran’ın yeni yönetimi, babasını aratacak şekilde daha da sertleşecek. Eski İran fotoğrafının daha sert bir versiyonunu göreceğiz” dedi. Bu sertleşmenin askeri hedefleri de değiştirebileceğini belirten Sohtaoğlu, “İran’ın füzelerinin ve kamikaze İHA’larının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki İngiliz ve Amerikan yasal olmayan istihbarat yerleşkelerini hedef alması şaşırtıcı olmaz” ifadelerini kullandı.

NATO’NUN LOJİSTİK MERKEZİ GİRİT TEHLİKEDE Mİ?

Savaşın coğrafi olarak genişlemesi durumunda kritik noktaların hedef alınabileceğini söyleyen Mete Sohtaoğlu, “Girit Adası’ndaki Souda Körfezi, NATO görünümlü ancak Orta Doğu’daki savaşların beslendiği bir Amerikan lojistik adası haline geldi. İran’ın buradaki Amerikan yerleşkelerini vurma ihtimali var” sözleriyle bölgedeki riskin büyüklüğüne dikkat çekti. Sohtaoğlu, Doğu Akdeniz’in önümüzdeki dönemde dünya gündeminin bir numaralı maddesi olacağını “Savaş biter bitmez gündemin öncelikli noktası Doğu Akdeniz olacak şekilde bir denklem inşa ediliyor” diyerek aktardı.

05:12

"DİN SAVAŞI DEĞİL PETRO-DOLAR ÇATIŞMASI"

ABD-İsrail'in İran'a başlattığı savaşın 11. gününde Trump, yeni lider Mücteba Hamaney'e tehditler savurarak suikast sinyali verirken saldırıların devam edeceğini vurguladı. Öte yandan savaşın mali boyutu merak konusu olurken A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar savaşın son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

"TRUMP'IN HEDEFİ REJİMİN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRMEK"

İran'a yönelik saldırıların mahiyetini Trump doktrini üzerinden analiz eden Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Saldırının ana hedefi işgalsiz savaş. Yani bir işgal harekatı düşünülmüyor" ifadelerini kullandı. Bu çatışmanın bölgesel bir savaş değil, küresel bir hesaplaşma cephesi olduğunu vurgulayan Tutar, "Yeni bir dönem var. Şu anda çok kutuplu bir dönemdeyiz. Rusya'yı, Çin'i veya Türkiye'yi bir kenara iterek tek başınıza hareket edemezsiniz." sözleriyle aktardı. Çatışmanın bir din savaşı olmadığını, bunun sadece bir makyaj olduğunu söyleyen Tutar, "Bu bir din savaşı değil emperyalist savaş, Petro-Dolar endeksi... Temelinde Amerikan'ın hedefi rejimi değiştirmek değil, rejimin davranışını değiştirmek" değerlendirmesinde bulundu. Venezuela örneğini hatırlatan Tutar, Trump'ın lider kadrosunu alarak devlet mekanizmasını ayakta bıraktığını ve rejimin davranışını şekillendirdiğini belirtti.

AMERİKA İSRAİL'İ İSRAİL DE AMERİKA'YI KULLANIYOR

Saldırılarda İsrail'in ön planda olmasının Amerika'daki yansımalarına da değinen Tutar, "Amerika'da da tartışılıyor; yani bu savaşı kim başlattı, İsrail başlattı Amerika peşine düştü. Ben o kanaatte değilim. Zaten Trump da, Rubio'nun yaptığı açıklamalar da biraz şeyi gösteriyor. Yani 'biz İsrail'i zorladık'..." ifadelerini kullandı. ABD'nin emperyalist paylaşım stratejisinde İsrail'i bir araç olarak gördüğünü vurgulayan Tutar, "İsrail'i istediği şekilde, istediği yolda kullanabiliyor. Tabi İsrail de bunun şeyiyle, gazıyla şöyle bir şey yapılıyor Amerika'da mesela şu anda İsrail'in imajını aklamak için: İşte biz İsrail'i bu savaşa zorladık, İsrail bizim müttefikimiz, bizim adımıza 2000 kilometre ötedeki bir ülkeyi, bir hedefleri bizim için bombalıyor. Bizim böyle bir müttefikimiz var mı dünyada?" sözleriyle aktardı. Amerikan kamuoyundaki İsrail karşıtlığını azaltmak için, "Bu savaşı biz yürütüyoruz, İsrail'i de bu anlamda biz kullanıyoruz" şeklinde yeni bir söylem geliştirildiğini de ifade etti.

YENİ SYKES-PICOT İHTİMALİ VE HARİTA DEĞİŞİKLİĞİ

İsrail'in yeni bir Ortadoğu dizaynı hedeflediğine dair söylemlerin ABD'de çok fazla karşılık bulmadığını söyleyen Tutar, "İsrail'in mesela işte gündeme getirdiği, 'İran'a yönelik savaş 2026 Sykes-Picot'ya, yeni bir Sykes-Picot'ya yol açacak' şeklindeki açıklamalara da mesela Amerikan yönetimi, kamuoyu çok fazla destek vermiyor" ifadelerini kullandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuya dikkat çektiğini hatırlatan Tutar, "Bugün Sayın Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar da biraz buna göndermeydi. Yani güç harita değişikliğine yol açabilecek bir şey değil bu savaş. Çünkü niye? Eğer böyle olsaydı, örneğin 1991'deki Irak bombardımanındaki yöntemi izlerdi" sözleriyle ABD'nin farklı bir strateji izlediğini belirtti.  

02:24

İRAN'DAN TEL AVİV'E BOMBARDIMAN

İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları sürerken gece saatleri Tel Aviv'e yeniden füze attı. İsrail'de Demir Kubbe devreye girerken bölgede panik yaşandı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt Tel Aviv'deki son gelişmeyi aktardı. 

1 TONLUK FÜZELERLE VURDULAR: TEL AVİV'DE BÜYÜK YIKIM

Bölgedeki sıcak gelişmeleri Tel Aviv'den aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bir saat önce oldukça yoğun bir saldırı yine yaşandı Tel Aviv'de. Devrim Muhafızları bir uydu merkezinin vurulduğunu açıkladılar" ifadelerini kullandı. Hizbullah'ın da radar merkezlerini ve Tel Aviv'e sadece 10-15 kilometre uzaklıktaki Sde Micha üssünü hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana belki de en hareketli gününü yaşadı Tel Aviv. Saat 12 itibarıyla 1 tonluk savaş başlıklı füzelerle saldırıların gerçekleşeceği duyurulmuştu. Havada ağırlıkları 2 ila 5 kilogram arasında değişen 24 ayrı parçaya ayrıldı o füzeler ve maddi hasara neden oldu" sözleriyle sahadaki yıkımı aktardı.

İSRAİL KAYIPLARI GİZLİYOR: SOKAKLARDA SIKI SANSÜR

Saldırılarda yaşanan can kayıplarına ve İsrail'in uyguladığı katı sansüre dikkat çeken Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana ilk kez iki kişi hayatını kaybetti. Şu ana kadar toplamda 11 sivilin hayatını kaybettiğini biliyoruz ama İsrail medyasında hayatını kaybedenlerin sayısının daha fazla olduğu söyleniyor," ifadelerini kullandı. Füze yağmurunun Bat Yam, Bnei Brak, Petah Tikva ve Tel Aviv'in merkezinde etkili olduğunu dile getiren deneyimli gazeteci, "Daha önce de anlattığım gibi, yine yoğun güvenlik önlemleri alındı ve o saldırıların düzenlendiği herhangi bir noktanın görüntülenmesine de izin verilmedi" sözleriyle İsrail'in gerçekleri gizleme çabasına vurgu yaptı.

İRAN VE HİZBULLAH'TAN EŞ ZAMANLI İHA VE FÜZE SALDIRISI 

İran'ın askeri anlamda geri adım atmayacağının altını çizen Kavasoğlu, "İran, savaş kapasitemiz sonlanmadı açıklamasını yapıyor. Stratejimizi değiştirdik, artık uzun menzilli füzelerle daha sık aralıklarla daha hedefe yönelik saldırılar gerçekleştireceğiz dediler" sözleriyle aktardı. İran'ın balistik füzeleriyle eş zamanlı olarak Hizbullah'ın da sınır bölgelerinde yoğun İHA saldırıları başlattığını ifade eden Kavasoğlu, "Elah Vadisi bölgesinde bir siber iletişim merkezinin hedef alındığı duyuruldu. Hayfa'daki üslere de yine yoğun bir saldırı olduğunu söyleyelim. Nevatim ve Ramat David gibi üslerin orada bulunması sebebiyle hiç şüphesiz o noktalar da önemli" ifadelerini kullandı. Hayfa'da eğitime verilen araya da değinen Kavasoğlu, belediye başkanının bombardıman sürerken çocukların hayatını tehlikeye atarak okulları açmaya kesinlikle karşı çıktığını belirtti.

WITKOFF VE KUSHNER ZİYARETİNİ ERTELEDİ 

Saldırıların arka planında Washington ve Tel Aviv arasında tırmanan bir gerilim olduğuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran'da hedef alınan petrol rafinerilerinin bulunması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında bir gerilim olduğu söyleniyordu. Yarın iki önemli ziyaretçisi olacaktı İsrail'in, Trump'ın danışmanları Witkoff ve Kushner burada olacaklardı. Ancak o ziyaretlerinde iptal olduğu bilgisi geldi," ifadelerini kullandı. Çatışmaların küresel piyasalara yansımasına da değinen Kavasoğlu, "Kısa süre önce Trump'ın yaptığı açıklamalarla birlikte petrolün varili 117 dolarlardan 85 dolara kadar düştü" sözleriyle aktardı.

00:23

"FÜZELERİ TÜRKİYE'YE BİZ ATMADIK"

Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği bir dönemde Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede, Türkiye topraklarına düşen ve etkisiz hale getirilen füze meselesi tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.

İran tarafı saldırı iddialarını kesin bir dille reddederken, gerçeğin ortaya çıkması için "ortak araştırma grubu" kurulması önerisinde bulundu. Bölgedeki sıcak gelişmeleri A Haber muhabiri Ekber Karabağ aktardı.

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmenin en kritik maddesini Türkiye sınırları içine düşen ve etkisiz hale getirilen füze oluşturdu. Konuyla ilgili detayları paylaşan A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Mesud Pezeşkiyan, "Türkiye’de bugün olan bu füze meselesiyle ilgili oraya düşen ve etkisiz hale getirilen mesele konusunda ortak araştırma grubu oluşturulmasına sıcak baktıklarını" ifade ettiğini belirtti. 

İran tarafı, Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerinin altını çizerek, hedefte bölgesel iş birliklerinin olduğunu savundu. Mesud Pezeşkiyan, "Bazı devletler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve kendi deyimiyle Siyonist rejim, komşu ve İran'ın komşularıyla kendisi arasında işte bazı ihtilaflar yaratmaya çalışıyor" sözleriyle provokasyon uyarısında bulundu.

İran’ın komşularıyla olan ilişkilerinde saldırgan bir tutum içinde olmadığını kaydeden Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerden bize saldırı olmadığı sürece biz onların topraklarına bir saldırımız söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

Mobil uygulamalarımızı indirin