CANLI| ABD İsrail ve İran savaşında bitmeyen savaş denklemi! Laricani neden öldürüldü?

Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
CANLI| ABD İsrail ve İran savaşında bitmeyen savaş denklemi! Laricani neden öldürüldü?

ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı savaşın ardından üst düzey isimlerin hedef alınmasıyla Tahran'dan Tel Aviv'e peş peşe misilleme saldırıları gerçekleşiyor. İran'ın gölge lideri Ali Laricani'nin öldürülmesiyle İsrail'in birçok kenti hedef alınırken, A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt Tel Aviv'den bölgedeki son durumu aktarıyor.

ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı savaşın 3. haftasında, Tahran'ın gölge lideri Ali Laricani'nin öldürülmesi Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. İran'dan Gerçek Vaad-4 Operasyonları kapsamında 60. dalga operasyonları başlatılırken Tel Aviv'e intikam füzeleri ateşlendi. Bölgedeki sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarırken, uzman isimler yaşanan gelişmeleri deşifre ediyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

04:38

LARİCANİ'NİN ÖLÜMÜ NASIL PLANLANDI?

ABD ve İsrail’in İran'ın gölge lideri Ali Laricani’ye düzenlediği suikastın yankıları tüm dünyada sürerken, operasyonun perde arkasındaki kan donduran detaylar A Haber ekranlarında deşifre edildi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Kemal Olçar, Laricani’nin neden “vazgeçilemez” bir hedef olduğunu, İran rejimindeki kritik “Gölge Lider” konumunu ve İsrail’in saniyelerle yarışan “Fırsat Operasyonu” taktiğini canlı yayında tek tek anlattı. 

İSRAİL’İN HEDEFİNDEKİ ‘FAKİH’ GRUBU 

İran rejimindeki liderlik yapısının derinliklerine inen Kemal Olçar, "İran’da iki türlü liderlik var; bir tanesi Fakih grubudur. Bunlar rejimini düşün grupları, entelijansiyasıdır ve bu grubun çok fazla yedeklenmesi mümkün olmuyor. Bir dini lider ölene kadar bu görevi sürdürebiliyor. Laricani de bu düşün grubunun içerisindedir ve bu yüzden İsrail açısından çok kıymetli bir hedeftir." ifadelerini kullandı. Olçar, bu isimlerin rejimdeki radikal ve kökten gelen düşünsel yapıyı sürdüren kimlikler olduğunu belirterek, suikastın ideolojik bir tasfiye niteliği taşıdığına dikkat çekti.

"SON ONAY LARİCANİ'DEN GEÇİYORDU"

Laricani’nin rejim hiyerarşisindeki sarsılmaz yerini vurgulayan Kemal Olçar, "Ali Hamaney ölmeden önce, muhtemelen gölge lider olarak Ali Laricani’yi talimatlandırmış olduğu söyleniyor. Yapılan tüm çalışmalarda son onay ondaydı. Direniş örgütünün sağlamlaştırılması, stratejik ve operatif yöntemlerin tamamı Laricani’nin onayından geçiyordu." sözleriyle, maktulün aslında İran’ın dış operasyonlarındaki en kritik beyin olduğunu aktardı.

YÜKSEK ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ’NİN GERÇEK HAKİMİ

Laricani’nin kontrol ettiği mekanizmanın büyüklüğüne değinen Olçar, "Bu yapıya kimlik veren en kritik kurum Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’dir ve Laricani bu konseyin genel sekreteriydi. Konseyde Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı, İstihbarat Örgütü Lideri, Genelkurmay Başkanı, Yargı Erki Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı gibi en kritik aktörler bulunur. Konsey karar aldıktan sonra son onay yine dini liderdedir ancak bu yapının kontrolü tamamen Laricani’deydi." şeklinde konuştu.

"LARİCANİ'NİN YERİNE BAŞKA BİR İSİM GELEMEYEBİLİR"

Suikastın İran için neden telafisi imkansız bir kayıp olduğunu açıklayan Kemal Olçar, "Askeri liderlerin yerine bir başkasını atamak çok zor değil. Besic komutanı öldürüldü, yerine başkası gelir. Hatta Cumhurbaşkanı veya Genelkurmay Başkanı’nın yerine yedekleme sistemi hemen devreye girer. Ancak Velayet-i Fakih sistemini Humeyni’nin görüşleri doğrultusunda devam ettirecek lider sayısında çok büyük kısıtlar var. Laricani’nin yerine gelebilecek bir kimlik olup olmadığından emin değilim." ifadelerini kullandı.

KAN DONDURAN TAKTİK: ‘FIRSAT OPERASYONU’

İsrail’in suikastı gerçekleştirme yöntemine dair teknik detayları paylaşan Olçar, "Bu suikastlar planının adı 'Fırsat Operasyonu'dur. Bu yöntem, ani çıkan hedeflere karşı İsrail’in hava kuvvetlerinde hazır bekleyen bir grubun saniyeler içinde harekete geçmesidir. Anlık bir istihbarat sonucu, Laricani’nin katıldığı ve saatlerce sürmeyecek o kısıtlı toplantı haber alınır alınmaz derhal bombalama başlatıldı. 28 Şubat’ta da benzer bir yöntem kullanılmıştı." sözleriyle İsrail’in "sıcak temas" ve "nokta atışı" stratejisini deşifre etti.

AMERİKA’YI VE TRUMP’I ZORA SOKACAK HAMLE

Suikastın uluslararası siyasi dengelere, özellikle de ABD-İran ilişkilerine etkisine değinen Olçar, "Bu durum Amerika Birleşik Devletleri’ni zora sokacak, belki de Trump’ın elini daha da zorlaştıracaktır. Donald Trump’ın müzakereye götüreceği isimlerden biri belki de Laricani’ydi ancak İsrail o hedefi yok etti. Bu sırada ABD’de Ulusal Terörle Mücadele Direktörü gibi önemli isimlerin istifa etmesi de dikkat çekici bir gelişmedir." diyerek, suikastın küresel diplomasi hattında yaratacağı depremin altını çizdi. 
 

Mobil uygulamalarımızı indirin