Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var?

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var?

Dijitalleşmeyle birlikte çocukların ekran alışkanlıkları değişirken, karşı karşıya kaldıkları riskler de farklılaşıyor. Zamanlarının büyük bölümünü sosyal medya platformlarında geçiren gençler; şiddet, zorbalık, uygunsuz içerikler ve zararlı akımlarla karşı karşıya kalırken, RTÜK'ün dijital platformlar yerine yalnızca yerli ve milli yayıncılara yaptırım uygulaması tartışmaları da beraberinde getiriyor. Peki çocuklar asıl tehlike olan sosyal medyadan neden korunmuyor? RTÜK'ün denetim mekanizmasının hedefinde neden televizyonlar var? A Haber'e konuşan uzmanlar, yeni neslin sosyal medyanın denetimsizliği nedeniyle büyük bir felaketle karşı karşıya kaldığını vurgularken, RTÜK'ün asıl tehlike olan dijital mecraları kontrol altına alması ve denetim mekanizmasını gerçek risk alanlarına kaydırması gerektiğine dikkat çekti.

Dijitalleşen dünyayla birlikte çocuklar ve gençlerin medya tüketim alışkanlıkları da değişti. Televizyon karşısında geçirilen zaman azalırken, cep telefonları ve sosyal medya platformları günlük hayatın önemli bir parçası hâline geldi. Ancak televizyon yayınları RTÜK tarafından sıkı şekilde denetlenirken, milyonlarca çocuğun her gün karşı karşıya kaldığı dijital içeriklerin önemli bir bölümü etkin bir denetim mekanizmasının dışında kalıyor.

RTÜK'ÜN DENETİM MEKANİZMASI SADECE YEREL MEDYAYA İŞLİYOR

RTÜK bazı programlarda çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verildiği gerekçesiyle televizyon kuruluşlarına yaptırım uygularken, sosyal medya platformlarında karşılaşılan şiddet, zorbalık, uygunsuz içerikler ve tehlikeli akımlara karşı aynı kapsamda bir denetimin gerçekleştirmemesi tartışmaları beraberinde getiriyor.

A Haber'in Analiz bölümünde, çocuk ve gençleri dijital medyada maruz kaldığı tehlikeler ile televizyon yayınlarına uygulanan denetim ve yaptırımların küresel sosyal medya platformlarına neden aynı şekilde uygulanamadığı sorusu mercek altına alındı.

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 1

DİJİTAL BAĞIMLILIK VE DEĞİŞEN NESİL

Çocukları korumanın ortak bir sorumluluk olduğunu ancak önce nerede olduklarına bakılması gerektiğini vurgulayan gazeteci Zafer Şahin, "Acil olarak devletin dijital platformlarda olan bitene karşı hukuki bir süreç geliştirmesi ve kontrol mekanizması oluşturması lazım. İngiltere'de, Fransa'da bütün ülkeler seferberlik halinde çünkü bunun nasıl bir tehlike olduğunun herkes farkında. Toplumun en zayıf halkası çocuklar ve onları tehlikeli içeriklerden korumak en başta ailenin, sonra resmi kurum ve kuruluşların görevidir" sözleriyle uyarılarda bulundu.

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 2


DİJİTAL MECRALARDA DENETİM VE TEMSİLCİLİK SORUNU

Dijital dünyadaki kontrolsüzlüğün toplumsal sonuçlarına değinen sosyal medya uzmanı Prof. Dr. Levent Eraslan, "Devlet, 'Black Box' adı verdiğimiz karanlık kutuda çocuklara öneri algoritmaları olarak sunulan her türlü yönlendirici ve zararlı süreçten sorumludur. Bunu hukuki yollarla yapmak zorundadır. " dedi.

Türkiye'de çocukların internet ve sosyal medya kullanım oranlarının korkutucu boyutlara ulaştığını belirten Prof. Dr. Levent Eraslan, "Dijital medya platformlarını denetlemek, sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini devlet eliyle mutlaka kontrol etmek zorundayız. Bu mecraların Türkiye temsilciliklerinin ve bürolarının aktif olarak kullanılması sağlanmalıdır. Dijital mecraların en büyük handikapı baş döndürücü bir süratle ilerlemesi. Bu sürat nedeniyle doğruyla yanlışın ayırt edilmesi zorlaşıyor; güzelliklerle beraber olumsuzluklar da hızla yayılabiliyor." ifadelerini kullandı.

TÜİK verilerine göre Türkiye'de 06-15 yaş grubunun internet kullanımı yüzde 91.3, sosyal medya kullanımı ise 06-15 yaş aralığında yüzde 66.1, 11-15 yaş grubunda ise yüzde 79'a ulaşmış durumda. Ortaya çıkan tablo, gençlerin sosyal medyada her geçen gün daha fazla vakit geçirdiğini gözler önüne sererken; dijital mecralardaki şiddet, zorbalık, LGBT propagandası, yasa dışı bahis ve yasaklı madde kullanımına özendiren içeriklerin çocuklar ve gençler için oluşturduğu tehlikeyi de bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 3

LGBT PROPAGANDASI VE GELENEKSEL MEDYANIN GÜVENİRLİĞİ

Gazeteci Zafer Şahin, sosyal medyada çocuk ve gençlerin birçok zararlı içerikle karşı karşıya kaldığını vurgularken "Eğer çocuklarımızı, gençlerimizi bu dijital çağın ve ekranın zorbalığından kurtaramazsak; algı ayarlarıyla oynanmış, kendi ülkesinin ve toplumunun değerlerine yabancılaşmış, aşama aşama felakete giden bir kuşak ortaya çıkacak." açıklamasında bulundu.

Dijital platformlardaki içeriklerin aile yapısını bozduğunu savunan gazeteci Zafer Şahin, "Dijital platformlara bakıyorsunuz; LGBT propagandası yapılmayan bir tane dizi, sinema filmi yok. Bir taraftan aileyi koruyalım diyoruz ancak biz burada televizyonları cezalandırırken karşı tarafın önü otoban gibi açık, hiçbir denetime tabi değil." ifadelerini kullandı.

Dijital platformların yarattığı tehdit sadece içerikle sınırlı kalmıyor; meselenin devasa bir ekonomik boyutu da bulunuyor. Netflix, YouTube, HBO ve TikTok gibi platformlar geçen yıl Türkiye'den yaklaşık 150 milyar lira gelir elde ederken, doğru düzgün vergi ödememeleri ve geleneksel medyanın reklam pastasından aldığı payı daraltmaları büyük bir adaletsizlik yaratıyor.

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 4


"YERLİ MEDYA NEFES ALAMAZ HALE GELİR"

Yabancı sermayeli platformların Türkiye'den elde ettiği devasa gelire ve vergi adaletsizliğine değinen Gazeteci Zafer Şahin, "Bu mecralar dört nala koşuyorlar, reklam pastasından daha fazla pay alıyorlar ve doğru dürüst vergi ödemiyorlar. RTÜK'ün cezalandırma mekanizması sadece yerli medyaya işlerse, yerli ve milli kanallarımız nefes alamaz hale gelir. Yarın öbür gün bu işler bittiğinde, Türkiye'nin haklı tezlerini anlatacak ve algı oyunlarını çökertecek bir medya kuruluşu kalmayacak. Reklam pastasındaki bu daralma devam ederse ve üstüne RTÜK'ün yerli medyaya bir türlü bitmeyen cezalandırma mekanizması işlemeye devam ederse milli medyanın ayakta kalma şansı yoktur. Çünkü dijital medya reklam pastasından aldığı payı sürekli artırıyor. " sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 5


Dijital platformlarda algoritma sistemi, çocuğun gelişimi yerine kullanıcının platformda daha uzun süre kalmasını amaçlıyor. Bu da siber zorbalık ve dezenformasyon riskini artırıyor. Siber zorbalık, şiddet, dezenformasyon, gerçek hayattan uzaklaştırma, lüks yaşamın dayatılması ve pek çoğu çocukların ve gençlerin korunması gerekiyor. Ortaya çıkan tabloda şu sonuç çıkıyor: Çocukları korumak istiyorsak neden sadece dijital platformlara değil de televizyona bakıyoruz?

Ekran değişti tehlike büyüdü! Çocuklar dijital kuşatma altında: Denetim mekanizmasının hedefinde neden TV var? - 6

"RTÜK DENETİM AĞIRLIĞINI DİJİTAL PLATFORMLARA KAYDIRMALI"

Denetim mekanizmalarının nasıl işlemesi gerektiğini sıralayan Prof. Dr. Levent Eraslan, "18 yaş altına algoritma kullanımı, onların takip ettikleri dışında kapalı şekilde verilmeli. Kişiselleştirilmiş reklam yasağı, sıkı yaş doğrulaması kontrolü getirilmeli ve platformlar net bir hukuki zemine oturtulmalıdır. Türkiye'de hukuk uygulamaları ne yazık ki sadece bilişimsel alanlardadır, diğer dijital platformlar denetimin dışındadır. RTÜK'ten BTK'ya kadar birçok kurum, denetimin ağırlık merkezini gerçek risk alanlarına kaydırarak çocuklarımızı korumaya dönük önemli kararlar almalıdır." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin