Dijital platformlarda vergi avantajı tartışması: Reklam geliri yurt dışına akıyor olabilir
Dijital platformlarda denetimsizlik, reklam sürelerindeki sınırsızlık ve yabancı şirketlere akan gelirler Türk medyasını tehdit ediyor. Uzmanlar, geleneksel medya ile dijital mecralar arasındaki adaletsizliğin giderilmesi için acil yasal düzenleme çağrısı yapıyor.
Sınırsızlık ve kuralsızlık yalnızca içeriklerle sınırlı değil, reklam alanında da kendini gösteriyor. Dijital platformlarda reklam sürelerine ilişkin herhangi bir kısıtlama uygulanmıyor.
Çekilen reklam filmlerinden tanıtılan ürünlere kadar, suç unsuru taşıyabilecek onlarca örnekle karşılaşmak mümkün. Ancak mesele denetim olmayınca aynı noktaya geliyor: Kontrol yok, ceza yok.
Bu denetimsizliğin faturası milli medya kurumlarına kesilirken reklam payının büyük çoğunluğu Amerikan menşeli şirketlere gidiyor.
Dijital yayın platformları şiddetten uyuşturucuya, aile temelini sarsan her içeriğe sahip. Daha fazlası reklam alırken de süre ve içerik bakımından herhangi bir kısıtlama görmüyor.
YASAL DÜZENLEME ŞART: TÜRK MEDYASI ERİYOR
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık "Eğer gerekli adımlar atılmazsa, yasal düzenlemeler gerçekleştirilmezse, RTÜK geleneksel mecraları nasıl denetliyorsa bu mecraları denetlemezse; işte o zaman Türk medyası diye bir medya kalmamış olacak" uyarısında bulundu.

REKLAM PASTASINDA BÜYÜK ADALETSİZLİK
Reklam rekabetindeki eşitsizliğe değinen Prof. Dr. Ali Murat Kırık "Bugün geleneksel medyayla dijital platformlar ne yazık ki aynı şartlarda rekabet etmiyor. Her şey dijital mecralar ve sosyal medya platformlarının lehine işliyor. Geleneksel yayın kuruluşları istedikleri reklamı veremiyor, sadece 12 dakikayla sınırlı kalıyor. Ancak sosyal medya platformları istedikleri an reklam girebiliyor" ifadelerini kullandı.
VERGİSİZ KAZANÇ YURT DIŞINA AKIYOR
Haberde görüşlerine başvurulan Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ, yabancı menşeli mecraların vergi avantajlarını eleştirerek "Yabancı menşeli yayınlar ne yazık ki Türkiye'deki kanallar kadar vergi ödemiyorlar. Harçlar ve benzeri yükümlülüklerden , her şeyden muaflar." dedi.
Reklam gelirlerindeki çarpıcı rakamları paylaşan Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Bugün dijital mecralara ayrılan reklam geliri yüzde 75'e çıkarken, geleneksel medya kuruluşlarının aldığı reklam oranı sadece yüzde 25. Yani yüzde 75'inin yurt dışına giden bir reklam geliri söz konusu" ifadelerini kullandı.

HİZMET VERGİSİNDE ÇİFTE STANDART
Bir çifte standart da hizmet vergisinde. Çünkü dijital hizmet vergisi yüzde 5. Buna mukabil televizyonlar ise yıllık karının yüzde 25'ini ödemek zorunda.
Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ konuyla ilgili "Dijital mecralar Türkiye'de kazandıkları paraları yurt dışındaki merkezlerine aktarıyorlar." yorumunu yaptı.
İSTİHDAM YERİNE TEKELLEŞME
Son olarak istihdam konusundaki uçuruma değinen Aytuğ "Ne bir istihdam yaratıyorlar kanallar gibi, ne de sektörel oluşuma bir fırsat tanıyorlar. Tekelleşmişler. Çarptıkları parayla günlerini gün edip bu ülkenin parasını yurt dışında çatır çatır yiyorlar." dedi.

Çok uluslu dijital platformların Türkiye ofislerinde ise sadece yönetici sınıfı çalışan var. Prof. Dr. Ali Murat Kırık son olarak "Dijital mecralar, sosyal medya platformları bırakın istihdam sağlamayı tam tersine Türkiye'den gelirleri alıyor ve yurt dışına aktarmış oluyor." dedi.


