ENGİN ARDIÇ

Yürü bakalım Muharrem

Acun ile Şeyma… Sıla ile Ahmet… Tahir ile Zühre… Kerem ile Aslı... Kemal ile Muharrem…
Hepsinden gına geldi.
CHP'nin sonu gelmez "aday arayışından" da gına geldi.
Dar bölgelerin CHP militanlarından başka hiçkimseyi ilgilendirmeyen kayıkçı kavgaları bunlar.
Ihlamurunu içen emekli memuru da ilgilendirmiyor, gidecek ve CHP'ye oyunu verecek. Aday Ahmet olsa da verecek Mehmet olsa da verecek.
Öyleyse niçin bu "neredeyse ölümüne" çekişme?
Ucunda "belediye parası" var da onun için.

***

Mahmut Övür kardeşim yazdı, CHP örgütü Ankara'ya yürüyecekmiş. Magazin basını ellerini ovuşturuyor. Ekmek çıkacak.
Kılıçdaroğlu Ankara'dan İstanbul'a yürümüştü, hatta Hasan Cemal "Maltepe'de durmayın, Edirne'ye kadar uzanıp Selahattin Demirtaş'ı da kurtarın" demişti…
Sanki ellerinde böyle bir güç vardı.
Sanki seçim kazanmışlardı da, 1936 yılında Madrid hapisanesinin kapısına dayanıp tutuklu arkadaşlarını zorla dışarı çıkarttıran Dolores Ibarruri gibi onlar da demirleri sarsacaklardı…
Bu yürüyüş hem Enis Berberoğlu lehine kamuoyu yaratmak, hem de Kılıçdaroğlu'nun tartışma konusu yapılan koltuğunu "pekiştirmek" amacıyla yapılmıştı. Bu fikri de, Tayyip düşmanlığında onlardan hiç aşağı kalmayan Hüsamettin Cindoruk vermişti (Kılıçdaroğlu, onun için "ufkumuzu açtı" diyordu.)
Bunlar bu sefer ters yönde yürüyeceklermiş, İstanbul'dan Ankara'ya.
Öncekinin adına "adalet yürüyüşü" demişlerdi, buna ne isim koyacaklar?
Yürüyüş herhalde genel merkezin önünde biraz bağırıp çağırarak ve parti kedisi Şero'nun huzurunu kaçırarak sona erecek. Belki "siyah çelenk" falan da bırakırlar.
Aman yollarını şaşırıp da İyi Parti genel merkezine gitmesinler, ittifak gereği.
Hızını alamayıp "Sırrı Süreyya Önder'e özgürlük" diye bağıracak olanlar da HDP merkezine sapabilirler.
Sonuçta bir şey elde edemezler. Kılıçdaroğlu saltanatını yıkamazlar.
Ama hem yüreklerini soğuturlar, hem de muhalif basının zevzeklerine "işte canım ne güzel eylem yapıyorlar" diyebilme fırsatını verirler.
Belki üzerlerine çökmüş olan "karamsar ruh hali" azıcık dağılır.
Mart sonuna kadar… Karamsarlık nisan başında yerini koyu umutsuzluğa bırakacak.
İktidarın değişmediğini, "Tayyip'in" gitmediğini görünce de çok şaşıracaklar. Çünkü böyle bir beklenti içine itildiler.
Bu yürüyüşe Muharrem de katılsın, ona buna kafa atarak ilerlesin. Yürüyüşte birkaç da ayak tırnağı bıraksın, Kemal Bey öyle yapmıştı. (Batticon sürsün.)
Bir de, Kemal Bey o yürüyüşten sonra Çanakkale'ye tanrıça heykeli dikecekti, fos çıktı. Peki "her gün cuma namazı kılacak" kadar hepimizden daha sıkı Müslüman olan Muharrem ne yapar?
Belki de şiir yazar: Kuantum para etmiyor, Tatanka olayım senin için…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.