Babülmendep hattında tarihi harekat: Yemen’de Husilere 3 cepheden büyük kuşatma
Yemen'de uzun süredir dondurulmuş vaziyette duran iç savaş, hükümet güçlerinin Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteğiyle başlattığı geniş çaplı operasyonla yeniden alevlendi. Stratejik Babülmendep Boğazı ve çevresinde Husilere karşı kritik kazanımlar elde edilirken, operasyonun sahadaki yansımaları ve bölge jeopolitiğine etkileri A Haber’in “3 dakika” yayınında masaya yatırıldı.
Yemen'de yıllardır devam eden iç savaşta dengeleri değiştirebilecek yeni bir askeri hareketlilik yaşanıyor. Suudi Arabistan destekli hükümet güçlerinin Husilere karşı başlattığı operasyon, yalnızca Yemen'in geleceğini değil, Kızıldeniz ve Körfez güvenliğini de yeniden gündeme taşıdı.
BABÜLMENDEP HATTINDA ÜÇ CEPHELİ TAARRUZ
Yemen sahasındaki sıcak gelişmeleri aktaran A Haber Program Editörü Merve Aktaş, "Yemen'de yıllardır büyük ölçüde donmuş halde duran iç savaş yeniden alevlendi. Suudi Arabistan destekli Yemen güçleri, İran destekli Husilere karşı başlattıkları karşı taarruzda Babülmendep Boğazı ve çevresindeki stratejik noktaları geri almaya başladı. Hükümet güçleri üç cepheden ilerlerken Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon da yoğun hava saldırıları düzenliyor" ifadelerini kullanarak, Husilerin kimliğini, bölgedeki amaçlarını ve Babülmendep Boğazı'nın stratejik ehemmiyetini gündeme taşıdı.
Yemen'de hükümet güçleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteğiyle İran destekli Husilere karşı üç cepheden operasyon başlattı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"HALK DESTEĞİ OLMAYAN YAPILAR ORTADAN KALKACAK"
Örgütün yapısına ve arka planına ilişkin dikkat çeken tespitlerde bulunan Gazeteci Dr. Murat Özer, "Husi örgütü 1990'larda İran'ın bir uzantısı olarak Yemen topraklarında ortaya çıktı ve Yemen'deki Arap Baharı ile başlayan eylemler neticesinde gerçekleşen halk devrimini bir darbe yoluyla ele geçirmiş oldu ve Sana'daki iktidarı devirdi. Burada İran'ın çıkarları maksadıyla var olduğunu söyleyebiliriz. Elbette ki Yemen'deki bu hareketin ortaya çıkmasıyla beraber özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin ve Kızıldeniz üzerindeki egemenlik alanları üzerinde bir terör mekanizmasını harekete geçirmiş oldular. Kısa süre içerisinde bu halk desteği olmayan örgütün de tıpkı Suriye'de devrim gerçekleştiğinde nasıl İran merkezli bu yapılar ortadan kaldırıldıysa ya da Lübnan'da ortadan kalktıysa, halk desteği olmayan bu yapılar da bir şekilde ortadan kalkacaklar" değerlendirmesinde bulundu.
Babülmendep Boğazı ve çevresindeki stratejik noktalar, Yemen'de yeniden alevlenen çatışmaların merkezinde yer alıyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
KÖRFEZ'DE YENİ GÜVENLİK DENGESİ
Çatışmaların küresel ve bölgesel boyutuna dikkat çeken A Haber Program Editörü Merve Aktaş, "Husilerin Babülmendep hattındaki etkinliğini arttırması yalnızca Yemen'deki dengeleri değil, Kızıldeniz'in güvenliğini ve Körfez'in savunma hesaplarını da doğrudan etkiliyor. Stratejik geçitte tansiyon yükselirken Suudi Arabistan'dan Amerika'ya kadar bölgedeki aktörler için yeni bir güvenlik tablosu ortaya çıkıyor" sözleriyle yaşanan çatışmaların Körfez güvenliğini ne boyutta dönüştüreceğini irdeledi.





