KAAN ile hedef artık 6. nesil! A Haber’de dikkat çeken analiz: Savaş uçakları nasıl modernleştiriliyor?

KAAN ile hedef artık 6. nesil! A Haber’de dikkat çeken analiz: Savaş uçakları nasıl modernleştiriliyor?

Türkiye’nin yerli ve millî muharip uçağı KAAN’ın ilk prototipinin 21 Şubat 2024’te gerçekleştirdiği ilk uçuş, Türk savunma sanayii açısından önemli bir dönüm noktası oldu. KAAN’ın başmühendisi Emre Yaban’ın "asıl hedef 6. nesil" açıklaması yankı uyandırırken, emekli hava pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla dünyadaki 5. nesil uçakların kapasitesini ve Türkiye’nin F-35, F-16 Viper ve Eurofighter süreçlerindeki son durumu değerlendirdi.

Türkiye'nin savunma sanayiindeki iddiası KAAN ile yeni bir boyut kazanıyor. KAAN'ın başmühendisi Emre Yaban'ın açıklamaları, projenin yalnızca mevcut teknoloji seviyesini yakalamaya değil, bir sonraki neslin altyapısını bugünden kurmaya odaklandığını vurguladı. Konuyu A Haber ekranlarında değerlendiren emekli hava pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

KAAN İLE 6. NESİL YOLCULUĞU

KAAN'ın teknolojik altyapısına dair önemli açıklamalarda bulunan KAAN'ın başmühendisi Emre Yaban, "Şu anda yalnızca 4 ülke bu uçakla benzer özelliklere sahip 5. nesil savaş uçaklarını geliştirmeyi başardı. Ancak biz 6. nesle yöneliyoruz ve şu anda bunun altyapısını oluşturmak için çalışıyoruz. Bizim aslında asıl amacımız 5. nesil değil, 6. nesile giden yolun altyapısını oluşturmak. Şu anda sadece 4 ülke 5. nesil savaş uçakları geliştirebildi. Biz o 4 ülke ile beraberiz, aynı kulvara girdik ama bizim asıl niyetimiz 6. nesil savaş uçağının altyapısını döşemek" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

DÜNYADAKİ 5. NESİL SAVAŞ UÇAKLARI VE KAAN'IN FARKI

Savunma sanayi kapasitemiz ve KAAN'ın envantere gireceği günün heyecanla beklendiği süreçte, dünyadaki mevcut 5. nesil uçakları değerlendiren Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Bunların hepsi 5. nesil uçaklar. Zaten bunların içerisinde öncü olarak savaş uçağı olarak ama bunlara düşük görünürlük cephesinden bakarsak mesela F-117 falan vardı, daha farklı. Şu anda sahip olunan yetenekler açısından baktığımızda F-22 dünyada en öncü uçak. ABD'nin dünyada kimseye satmadığı çift motorlu bir uçak. Bizim de KAAN'a bakarsanız çift motorlu. ABD bu teknolojinin transferi olacağı için F-22'yi kimseye vermiyor. İsrail'in de başka ülkelerle hassas ilişkilerinin olduğunu bildiği için o platform üretim bazında ABD, İsrail'in bu işlere girmesini istemiyor. İki kere denedi, İsrail'i ters köşeye getirdi, vermiyor" sözleriyle küresel dengeleri aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

KAAN'ın tasarım avantajlarına değinen Dr. Hüseyin Fazla, "Şimdi burada bizim KAAN'a bakarsanız çift motorlu. Bir de Rusların Su-57'si var, o da çift motorlu. Yine J-20 var Çinlilerin, çift motorlu. J-31 bu açıdan çok da önemli bir uçak değil. Ama bu dördünü kıyasladığımızda F-35 tek motorlu. F-35 biraz F-16'nın 5. nesli gibi. Hepsinde görünmezlik var ama çift motorlu performansları daha yüksek ve çok rollü kullanabiliyorsunuz. Yani F-35'in bazı limitasyonları var tek motorlu olmasından kaynaklı. Her ne kadar dünyadaki en güçlü motora sahip uçak o olsa da performans farkları mevcut" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

YUNANİSTAN'IN F-35 TEDARİĞİ

Yunanistan'ın F-35 tedarik süreciyle ilgili detayları paylaşan Dr. Hüseyin Fazla, "F-35 Yunanistan'ın elinde maalesef olacak. İsrail'in zaten var, 75 civarında oldu. Yunanistan 20 adet, opsiyonla 40 adet olma ihtimali var. Yani şu an 2030'lardan itibaren gelecek. İkinci bir opsiyon çalıştırırsa 2035'e kadar bu sayı 40'a çıkacak" bilgisini verdi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

TÜRKİYE'NİN BEKLEYEN UÇAKLARI

ABD ile yaşanan F-35 ve F-16 krizine değinen Dr. Hüseyin Fazla, "Şu anda 5 adet F-35'imiz ABD Hava Kuvvetlerinin koruması altında, özel stoklama sistemlerinde bekletiliyor. Eğer anlaşma olursa ilk etapta onları gönderirler ancak uçakların tekrar elden geçmesi ve üretim takviminde yer almamız gerekiyor; bu zaman alacak ince uzun bir yol. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi 1.4 milyar dolarlık bir program ortaklığı payımız var. Öte yandan F-16 Viper uçakları konusunda Ocak 2024'te Kongre kararı alınmasına rağmen 2026 sonuna geliyoruz ve hala 40 uçağın satımı konusunda ilerleme kaydedemiyoruz. ABD ile el sıkışsanız bile işler o kadar kolay yürümüyor" şeklinde konuştu.

EUROFIGHTER TYPHOON VE PİLOT EĞİTİMLERİ

Alternatif çözümler ve eğitim süreçleri hakkında bilgi veren Dr. Hüseyin Fazla, "İngiltere'den Eurofighter Typhoon istiyoruz ama onlar 2030'dan önce üretemiyorlar. Ara çözüm olarak Katar ve Umman'ın elindeki 24 uçağın alınması konuşuldu ancak savaş durumu nedeniyle bu ülkelerin uçakları verip vermeyeceği belirsiz. Öte yandan 7 Eylül itibarıyla pilotlarımızın İngiltere'de Eurofighter eğitimleri tam manasıyla başlıyor. Bu 8 ay sürecek bir eğitim ve sonunda pilotlarımızın bir kısmı harbe hazır olacak" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İNGİLİZ F-35 PİLOTLARI HÜRJET İLE UÇTU

Pilotların yetkinliği konusuna da değinen Fazla, "Amerikan pilotuyla aynı paterni izleyen Türk pilotu arasında fark yok. Ancak uçak platformlarının farklılığından dolayı ekstra fark eğitimleri alınması gerekir. Bir F-35 pilotu HÜRJET'e hemen adapte olamaz, mutlaka simülatör ve uçuş emniyeti eğitiminden geçmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

HÜRJET'İN DÜNYA PAZARINDAKİ YERİ

HÜRJET projesinin küresel rekabetteki konumunu anlatan Dr. Hüseyin Fazla, "Şu anda İngiltere, HÜRJET benzeri bir platform tedarik aşamasında. Amerikalıların T-7, İtalyanların M-346 ve Güney Kore'nin T-50 uçağı ile yarışıyoruz. İngiltere üretim hattının kendi ülkesinde kurulmasını istiyor. Eğer TUSAŞ orada tesis kuracağını garanti ederse HÜRJET için ortak üretime geçilebilir. Biz benzer bir onayı İspanya'ya verdik ve onlarla el sıkıştık. ABD ile F-16 Viper görüşmelerinde de üretim hattının Türkiye'de kurulmasını istiyoruz çünkü HAVELSAN altyapısı buna müsait" sözleriyle stratejik ortaklıkların önemini vurguladı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

HÜRJET'in gelişim sürecine ve geleceğine dair önemli bilgiler veren Dr. Hüseyin Fazla, "TUSAŞ 2017 yılında büyük bir risk alarak, bir sipariş beklemeksizin kendi öz sermayesiyle bu süreci başlattı. Şu anda Hava Kuvvetlerine teslim edilecek ilk uçaklar uçuyor. Toplamda 16 uçaklık bir teslimat planlanıyor ancak Hava Kuvvetlerinin ihtiyacı olan sayı muhtemelen 60 civarında olacak. Eğer çok uluslu bir uçuş eğitim merkezine dönüştürebilirsek envanterdeki HÜRJET sayısı 100'ü bulabilir. Silahlı versiyonlarıyla birlikte doğru strateji izlenirse çok geniş bir pazar payına sahip olabiliriz" diyerek konuşmasını tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin