FETÖ ile aynı çizgi! Kuytul operasyonunun perde arkası A Haber’de: “Ruh ikizi gibi davranıyorlar”

FETÖ ile aynı çizgi! Kuytul operasyonunun perde arkası A Haber’de: “Ruh ikizi gibi davranıyorlar”

Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden ve dini değerleri istismar ederek karanlık emellere hizmet eden yapılara yönelik operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı'na yönelik gerçekleştirilen operasyonun detaylarını değerlendiren gazeteciler Zafer Şahin ve Dr. Murat Özer, bu yapıların FETÖ ile olan "ruh ikizi" benzerliğine, yabancı istihbarat servisleriyle olan gizli bağlarına ve devletin bekasına yönelik hasmane tutumlarına dikkat çekti.

Alparslan Kuytul'a yönelik gözaltı kararıyla yapının niteliği, geçmiş faaliyetleri ve bağlantıları yeniden gündeme gelirken, operasyonun daha önce Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik operasyonla benzer yönleri dikkat çekti. A Haber'de yapılan değerlendirmelerde, dini söylemler üzerinden toplumsal taban oluşturan yapıların faaliyetleri ve bağlantıları mercek altına alındı.

KRİTİK DÖNEMEÇLERDE HASMANE TUTUM

Gazeteci Zafer Şahin, "İddialar son derece ciddi. Henüz ortaya çıkacak detaylar bekleniyor ama özellikle Türkiye'nin kritik dönüm noktalarında bu kişinin yaptığı açıklamalara baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hasmane bir tutum içinde olduğunu gösteren onlarca örnek var" ifadelerini kullandı.

Alihan Kuriş ve Kuytulculara yönelik operasyonların ortak noktaları olduğunu belirten Şahin, "Sözde dini bir yapılanmaymış gibi yola çıkıyorlar ancak ticari ve parasal ilişkilerde ayak izleri her şekilde ortaya çıkıyor. FETÖ'de gördüğümüz gibi İmam Hatiplere karşı anormal bir tepki içerisindeler ve Diyanet'in imamlarının arkasında namaz kılmıyorlar" sözleriyle yapıların karakterini deşifre etti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ALMANYA BAĞLANTISI

Almanya'nın bu yapılara kucak açtığını vurgulayan Şahin, "Bence en çok üzerinde durulması gereken nokta da Almanya'nın bunlara kucak açması. Mesela o Alihan Kuriş yapılanmasına baktığın zaman onlar da Almanya'da çok rahat bir şekilde faaliyet gösteriyorlar.Dini kalkan yaparak elde ettikleri parasal güçle başka ülkelerin istihbarat servislerinin kontrolüne geçiyorlar. Bu sistematik hiç değişmiyor, sadece isimler değişiyor; öncülleri ise FETÖ'dür" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

OPERASYONLARIN HEDEFİ: VATANDAŞI İSTİSMAR EDEN SUÇ YAPILARI

Operasyonun cemaatlere yönelik bir tasfiye hareketi olduğu iddialarını yalanlayan Zafer Şahin, "FETÖ'nün firari kalemşörleri sanki cemaatlere operasyon varmış gibi aynı nakaratı tekrarlıyor. Ancak Adalet ve İçişleri Bakanlarımızın da altını çizdiği gibi, bu cemaatlere yapılmış bir operasyon değil; vatandaşları kurban bağışı ve Kur'an kursu vaadiyle sömüren, paraları yurt dışına aktaran suç örgütlerine yönelik bir adımdır" şeklinde konuştu. Yapılanmanın uzun süredir devletin radarında olduğunu belirten Şahin, "Bu mesele Milli Güvenlik Kurulu gündemine kadar gelmiş bir güvenlik tehdididir. Ben bunu bir arınma olarak görüyorum ve toplumumuz açısından son derece hayırlı olacağını düşünüyorum" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ALPARSLAN KUYTUL'UN GEÇMİŞİ VE MALİ İLİŞKİLER AĞI

1965 Adana doğumlu olan, Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezuniyetinin ardından Mısır'daki El-Ezher Üniversitesi'nde eğitim gören Alparslan Kuytul'un faaliyetleri mercek altına alındı. 1994 yılında kurduğu Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı aracılığıyla medya üzerinden yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen ve daha önce de tutuklanan Kuytul'un, yeniden gözaltına alınmasının arkasında yine karanlık mali ilişkiler ve para trafiği yer alıyor. Milli Güvenlik Kurulu'nda devletin güvenliğini tehdit eden unsurlar arasında değerlendirilen bu yapılanmanın, vatandaşların dini hassasiyetlerini sömürerek oluşturduğu farklı algı operasyonları, operasyonun ana gerekçelerini oluşturuyor.

"BU BİR TARİKAT DEĞİL TİPİK BİR ÖRGÜTTÜR"

Dr. Murat Özer, Alparslan Kuytul yapılanmasının niteliğini analiz ederek, "Alihan Kuriş örgütüyle kıyaslandığında nicelik olarak daha küçük olsa da nitelik olarak tam anlamıyla bir örgüttür. Bu yapı bir tarikat değildir; tasavvufi bir silsilesi, şeyh-mürit ilişkisi veya halifesi yoktur. Aksine Kuytul, tasavvuf ve tarikatlara düşman birisidir" ifadelerini kullandı. Yapının politik bir hareket olduğunu vurgulayan Özer, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tekfir ederek kafir olarak görürler. İmamların arkasında namaz kılmamalarının sebebi budur. Örgütlenme biçimleri, hiyerarşileri ve militer görüntüleri itibarıyla DHKP-C veya MLKP gibi sol terör örgütlerine benzerler. Almanya'daki Cemalettin Kaplan'ın 'Hilafet Devleti' yapılanmasının Türkiye iz düşümüdürler" sözlerini kaydetti.

28 ŞUBAT PROVOKASYONLARI VE DIŞ ODAKLI POLİTİKALAR

Yapının kuruluş dönemine dikkat çeken Dr. Murat Özer, "Tam 28 Şubat öncesinde, Refahyol hükümeti kurulmadan hemen önce 1994'te Türkiye'ye dönüyor. Tıpkı Aczmendiler gibi bir şeylerin önünü açmak için kullanılmışlar" dedi. Örgütün dış politika duruşunu da eleştiren Özer, "Türkiye'de herkes İsrail vahşetine karşıyken, bu yapı Hamas'ı reddeden ve İsrail politikalarını normalleştiren bir yaklaşım sergiliyor. Suriye'de Esad katliamlarını görmezden gelip, Kasım Süleymani gibi isimleri taltif eden açıklamalar yapıyorlar. Devlet ile milletin uyum sağladığı her noktada fitne çıkarmaya ve taraftarlarını militarize etmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

FETÖ İLE "RUH İKİZİ" VE 15 TEMMUZ İHANETİNE DESTEK

Öte yandan yapılanmalar arasındaki organik bağa işaret eden Zafer Şahin, "FETÖ'nün 15 Temmuz öncesi açıklamalarıyla bu yapıların tavırları arasında inanılmaz bir benzerlik var. Yurt dışı ayakları ve kritik anlardaki pozisyonlarıyla adeta ruh ikizi gibi davranıyorlar" dedi.

Bu görüşü destekleyen Dr. Murat Özer ise çarpıcı bir kanıt sunarak, "Kuytul, 15 Temmuz darbe girişimi kendisine haber verildiğinde canlı yayında 'Hayırlı olsun' diyerek darbeyi tebrik etmiştir. Darbeden sadece 15 gün önce 'Erdoğan'ın kalemini kırdılar' açıklaması yapmıştır. Bu durum, Fethullahçı Terör Örgütü ile hem ideolojik hem de organik bir ilişki içerisinde olduklarının en açık kanıtıdır" sözleriyle konuyu analiz etti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin