Mekke anlaşmasıyla bölgede "sıfır terör" hedefi! Bölgesel dizaynda yeni dönem: Kilit ülke Türkiye

Mekke anlaşmasıyla bölgede "sıfır terör" hedefi! Bölgesel dizaynda yeni dönem: Kilit ülke Türkiye

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, savunmada caydırıcılığı ve terörle mücadelede ortak hareketi esas alıyor. Orta Doğu’nun terörden arındırılması hedefi ve bölgede "sıfır terör" anlayışının nasıl hayata geçirileceği A Haber’de masaya yatırıldı. Akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, yeni bölgesel denklemde Türkiye’nin kritik rolüne dikkat çekerken, Gazeteci Ekrem Kızıltaş ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması nedeniyle enerji ihracatında zorlanan Suudi Arabistan’ın Türkiye’yi önemli bir fırsat olarak gördüğünü belirtti.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 7 Ağustos tarihinde imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması İslam coğrafyasında coşkuyla karşılanırken, küresel denklemdeki güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Anlaşma, savunma ve caydırıcılık esasına dayanırken bir ülkeye yapılan olası bir saldırının tüm taraflara karşı yapılmış kabul edilecek. İran ve Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail'in bölgedeki işgal politikası ile Orta Doğu ateş çemberine çevrilirken Mekke Paktı ile birlikte bölgede terörün maşa olarak kullanılmasının önüne geçilecek.

MEKKE ANLAŞMASINDA HANGİ MADDELER YER ALIYOR?

  • Üç ülkenin ortak güvenliğini ve kolektif caydırıcılık kapasitesini artıracak.
  • Savunma sanayii iş birliği ile askerî birlikte çalışabilirliği ileri taşıyacak.
  • Başta terör örgütleri olmak üzere ortak güvenliğimizi tehdit eden tüm unsur ve yapılara karşı mücadelede iş birliği ve eş güdümü güçlendirecek.
  • Bölgede barış, huzur ve istikrarın korunmasına kritik katkılar sağlayacak.


A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Memleket Meselesi programında terörsüz bir bölgenin Orta Doğu'ya sağlayacağı kazanımlar ve Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının detayları uzman isimler tarafından değerlendirdi.


BÖLGESEL DİZAYNDA YENİ DÖNEM

Türkiye'nin jeopolitik konumuna ve son dönemdeki değişimine dikkat çeken akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "Soğuk Savaş bittikten sonra Türkiye'de konuşulan bir mevzu var, etrafımız ateş çemberi. Dört bir yanımızda savaşlar var. Şu an itibarıyla Balkanlar sakin. Dünya bir transformasyon geçiriyor, bir değişim geçiriyor ve bunun bir yansıması olarak da biz bölgeyi ve içeriyi yeniden dizayn etme çabası içerisindeyiz. Bu konuda kayda değer bir mesafe de aldık" sözlerini kaydetti.

Akademisyen İrfan Kaya Ülger, Türkiye'nin terörle mücadelede olağaüstü güçle yurt içi ve sınır dışında operasyonlarını kararlılıkla yürüttüğü belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Akademisyen İrfan Kaya Ülger, Türkiye'nin terörle mücadelede olağaüstü güçle yurt içi ve sınır dışında operasyonlarını kararlılıkla yürüttüğü belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

TERÖRLE MÜCADELEDE TÜRK ORDUSUNUN GÜCÜ

Türkiye'nin hem sahada hem masada gösterdiği kararlılığa değinen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "Türkiye inisiyatif kullandı ve olağanüstü ölçüde deneyim kazandı. Türk ordusu sadece Türkiye içinde değil, aynı zamanda Irak'ta, Suriye'de ve sınır ötesi bölgelerde bu terör yapılanmasıyla mücadele etti. Diplomasiyi etkili bir şekilde kullandık. Kıbrıs davasını tüm dünyaya anlatma ve oradaki problemleri Türkiye'nin çıkarları çerçevesinde izah etme çabasındayız" şeklinde konuştu.

Ülger ayrıca, küresel aktörlerin bölgeyi bir "tampon bölge" olarak gördüğünü belirterek, "ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Çin bu tampon bölgeyi kendi çıkarlarına göre yönlendirmek istiyor. Kullandıkları enstrümanlardan birisi de terör yapılanması" sözleriyle küresel oyunu deşifre etti.

"TERÖRE KARŞI KARARLILIĞIMIZI SONUNA KADAR KORUDUK"

Terör örgütlerinin dış güçler tarafından nasıl desteklendiğini aktaran Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "En elverişli enstrüman bu yapılanma. Bunu etrafımızdaki ülkelerdeki rejimler de kullandı. Öte taraftan Avrupa'daki ülkeler, Sovyetler Birliği ve arkasından Rusya Federasyonu da bu yapılanmayı bölgeyi dizayn ederken kendi çıkarları çerçevesinde kullandı. Hakan Fidan'ın çeşitli açıklamaları var; müttefikimiz ABD, terör yapılanmasına 50 bin TIR destek veriyor. Bundan hep şikayetçi olduk ama kararlılığımızı sonuna kadar koruduk" ifadelerini kullandı. Ülger, Orta Doğu projesinin artık Türkiye'ye rağmen değil, Türkiye'nin belirlediği çerçevede ilerlediğini aktardı.

Ülger, bölgenin yeni dizaynında Türkiye'nin kilit rol oynadığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Ülger, bölgenin yeni dizaynında Türkiye'nin kilit rol oynadığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

İSRAİL'İN RAHATSIZLIĞI VE TÜRKİYE'NİN CAYDIRICILIĞI

İsrail'in yapılan anlaşmadan oldukça rahatsız olduğunu belirten İrfan Kaya Ülger, "Bu devletlerin bir araya gelmesini hiç istemeyen en asli güç İsrail'dir. İsrail'in bölgeye yönelik hesaplarında Türkiye ciddi bir problem teşkil ediyor. Türkiye'nin İsrail ile doğrudan bir kapışmaya girmesi yakın zamanda beklenmez ama Suriye üzerinden yaşanan gelişmelerin başka rahatsızlıklara sebebiyet vereceği açık" dedi.

Ülger, Türkiye'nin savunma sanayiindeki devrimine de dikkat çekerek, "Türkiye son 20 senede savunma sanayiindeki yerliliğini yüzde 20'den yüzde 80'lerin üzerine çıkardı. Uçağını, tankını, topunu, füzelerini yapan bir ülke haline geldi. Vaktiyle ABD'den isteyip alamadığı hava savunma sistemlerini Rusya'dan aldığında köşeye itilmeye çalışılan bir ülkeydik, şimdi bunların ötesine geçen bir üretimimiz var" sözleriyle Türkiye'nin caydırıcı gücünü vurguladı.

Takvim Gazetesi yazarı Ekrem Kızıltaş, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla Suudi Arabistan'ın enerji ihracatında zorluk yaşadığını ve Türkiye ile yapılan Mekke Anlaşmasının ülkeleri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Takvim Gazetesi yazarı Ekrem Kızıltaş, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla Suudi Arabistan'ın enerji ihracatında zorluk yaşadığını ve Türkiye ile yapılan Mekke Anlaşmasının ülkeleri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

STRATEJİK ORTAKLIKLAR VE FİNANS KAYNAKLARI

Mekke Anlaşması'nın detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Takvim Gazetesi yazarı Ekrem Kızıltaş, "Suudi Arabistan'ın ciddi bir finans kaynağı olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda ciddi bir enerji kaynağı olan Suudi Arabistan'ın enerjisini satma konusunda Türkiye'nin kendisi için şans olduğunu bildiğini görüyoruz. Suudi Arabistan ve Türkiye arasında tarımdan diğer alanlara kadar ciddi adımlar atıldı" dedi.

Pakistan örneğine de değinen Kızıltaş, "Pakistan, geçen seneki çatışmalarda Türkiye'den yapılan teknik yardımlarla Hindistan ordusuna karşı ciddi manada başarı kazanan bir güç oldu" diyerek Türkiye'nin bölgesel ittifaklardaki kritik rolünü aktardı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin