"Devlet yok Ahbap var" diyen ünlülerden geri vites! Türkiye'ye yönelik algı operasyonu: Dış odakların figüranları
6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağışlarla ilgili Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma sürerken, Haluk Levent'e destek veren bazı ünlü isimlerin verdiği ifadeler tartışma konusu oldu. Geçmişte yapılan bağış çağrıları ve "Devlet yok Ahbap var" söylemleri yeniden gündeme gelirken, A Haber'e konuk olan uzmanlar sürecin bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü ve Türkiye'nin hedef alındığını belirtti.
6 Şubat depremlerinde milyonlarca vatandaşın iyi niyetle yaptığı bağışları kumar masasında yediği ortaya çıkan Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent'e yönelik soruşturmada çarpıcı iddialar ortaya çıkmaya devam ediy0r. Halkın duygularını istismar ederek yaklaşık 7 milyar liralık bağışın Ahbap'a aktarılmasına aracılık eden bazı sanatçılar, yürütülen soruşturmada pişmanlıklarını dile getirse de geçmişte yaptıkları destek paylaşımları ilk günkü gibi hafızalarda yerini koruyor.
A Haber'de Cansın Helvacı'nın sunduğu Memleket Meselesi programında Ahbap soruşturması ve ünlülerin verdiği destekler ele alınırken uzman isimler çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

TOPLUMU HEDEF ALAN ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Yaşanan süreci "istismar" kavramıyla açıklayan Akademisyen-Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Vicdani duyguları istismar, maddi gerçekleri istismar, maneviyatın tamamını istismar; ama bu ahlaksızlığın, organize suç örgütünün asla bütün sivil toplum kuruluşlarını bir anda çöpe atması, heba etmesinin söz konusu olmadığını altını çizelim. Kendi adıma ben iki tane sivil toplum kuruluşuyla Hatay'daydım, Adıyaman'daydım, Osmaniye'deydim, Antep'teydim, Maraş'taydım; hiçbir yerden ne bir paylaşım yaptık ne bir görüntü verdik. Ayıptır bu ya" ifadelerini kullandı.
Fondaş medyanın "Devlet yok Ahbap var" şeklindeki kara propagandasına tepki gösteren Orallı, 'Sakın Kızılay'a güvenmeyin' diyerek her gün paylaşım yaptılar. Bu sözde adamlardan biri çıktı dedi ki; 'Kızılay'a giden paraların nereye gittiğini bilmiyoruz ama AHBAP'a giden her kuruşun nereye gittiğinin hesabını veriyoruz' dedi." sözleriyle algı operasyonuna dikkat çekti.
DIŞ POLİTİKADAN EKONOMİYE "HER ŞEYİ BİLENLERİN" YANILGISI
Kendini her konuda uzman gören bir kitlenin milleti yanılttığını belirten Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Bu her konuda bilgi sahibi olan; dış politikayı çok iyi bilen, Türkiye'nin iktisadi politikalarını çok iyi bilen, refah ve kalkınma modelinde topyekûn yanlışlardan bahseden, iç dinamiklerden, adalet söyleminden, eşitlik bağlamlı birtakım cümleler üzerinden yıllardır iktidarı eleştiren ve her şeyin en iyisini bildiğini iddia eden şu grup yanıldı değil mi şimdi? Yanıldı ve diyorlar ki 'Vallahi bilmiyorduk, gerçekten kefil değildik, hatta dolandırıcı olduğunu düşündük o yüzden ben bağış yapmadım'. Ya sadece burada yanılmadılarsa? Ya 24 yıldır bayağı bayağı adalette de, terörsüz Türkiye'de de, Mavi Vatan'da da, Karabağ Savaşı'nda da, SİHA-İHA meselesinde da, ekonomide de, ya bunların hepsinde yanılıyorlarsa?" cümleleriyle bu kesimin her milli meselede Türkiye'nin karşısında saf tuttuğunu vurguladı.
Akademisyen -Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Ahbap Derneği'nin topladığı bağış paralarıyla vatandaşların duygularının istismar edildiğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"BU SADECE DOLANDIRICILIK DEĞİL, DUYGU GASPIDIR"
Meselenin hukuki boyutunun ötesinde bir toplumsal travma yaratılmak istendiğini ifade eden Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Bu oluşturdukları güvensizlik duygusunun adı istismardır. Yıllardır iktidara gelememiş seçmenin de duygularını istismardır bu arada. Ana muhalefete oy verenlerin de duygusunu istismardır. Tertemiz vatansever vatandaşlarımızın duygularını da istismardır." dedi.
Orallı sözlerinin devamında hukuki sürece ilişkin; "Bu soruşturma sadece bir dolandırıcılık suçu, maddi çıkar sağlamak amacıyla Türk Ceza Kanunu madde 221 ile sınırlandırılırsa çok üzülürüm. İki kişi üç kişi dolandırıcılık yapmış, vatandaşın parasını almış, sahte kumarlarla bilmem nelerle harcamış; aman orada kalmasın. Şu ekranlarda gördüğümüz sözde sanatçıların, insanların bu duygularını gasp ederek 'Sakın Kızılay'a para vermeyin, devlet yok, baraj yıkıldı, helikopter yok, yangın çıktı' cümleleri bununla sınırlı kalmamalı" sözleriyle provokasyon barındıran cümlelerin bedelinin hukuk dilinde ağır olması gerektiğini savundu.
Sabah Gazetesi Yazarı Bercan Tutar, Ahbap'a yönelik bağış kampanyalarının arkasında dış odakların bulunduğunu ve Türkiye'ye karşı algı operasyonu yürütüldüğünü söyledi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"DIŞARIDAN BESLENEN BİR İŞGAL ZİHNİYETİ"
Sürecin ideolojik bir altyapıya sahip olduğunu belirten Sabah Gazetesi Yazarı Bercan Tutar, "Bu bir dolandırıcılığı, hırsızlığı aşan bir şey. Yani burada bir siyasi kültürel yozlaşma var, işgal zihniyetini seslendirme var, organize bir dışarıyla da ilişkili bir yapı var. Kovid salgını ilk çıktığında hatırlıyorum, Amerika'da bazı Çin Komünist Partisi'ne düşman kesimler 'Aha Çin bitti, ne güzel elimize bir fırsat geçti' dedi. Bu ideolojik bir bakış. Buradaki mesele bir doğal afetten bir rejim değişikliği, 'Erdoğan'dan kurtulacağız nihayet' umudu çıkarma, bu yönde çalışma; yani iç düşman mantığıyla hareket etme organizasyonu var. Bu çok tehlikeli bir şey ve bunu yıllardır yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
"REÇETEYİ DIŞ ODAKLAR YAZDI"
Yaşanan felaket üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışanların "üst akıl" ile hareket ettiğini vurgulayan Bercan Tutar, "Gezi'de bir ağacın kesilmesinden rejim değişikliği çıkmalı şeklinde hareket eden çok arsız bir kitle gördük. Doğal bir afet olur, devlet orada sarsıldıysa bile insan yardıma koşar, yardım eder devletini toplumunu ayağa kaldırmak için. Orada demez ki 'Aha devlet çöktü, onu bırakın buraya gelin'. Çünkü dışarıda da o dönemde öyle yorumlar yapıldı. Dış basındaki Türkiye düşmanı kesimler 'Erdoğan'ın bu seçimleri kazanması çok zor' şeklinde inanılmaz yorumlar yaptı. İşte bunlar da o dışarıdaki dış odakların, üst aklın onlara sunduğu reçeteyi, söylemi, retoriği bu şekilde Türkiye toplumuna enjekte etmeye başladılar. Bunun figüranlığını, kurşun askerliğini yaptılar. Bu hırsızlıkla, yolsuzlukla, dolandırıcılıkla sınırlı bir şey değil." sözleriyle kirli ittifakı deşifre etti.





