LGBT lobileri yeniden devrede mi? Aile yapısı ve çocuklar hedefte: Uzmanlardan kritik uyarılar
İstanbul'a uğrayacakken rotasını değiştiren, içerisinde eşcinsel grupların da bulunduğu kruvaziyer gemi, LGBT tartışmalarını bir kez daha gündeme getirdi. Peş peşe yaşanan olaylar LGBT lobisinin işi mi? Cinsiyet karmaşası yaşayan çocuklar ya da gençler geri dönüş sağlayabilir mi? İşte yanıtları...
Önce özel bir lisedeki eşcinsel öğretmen skandalı, ardından İstanbul'a yönelen eşcinsel grupları taşıyan gemi...
Üst üste yaşanan bu olaylar "Lobiler yine devrede mi?" sorusunu akıllara getirdi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu Başkanı Zuhal Öztürk, "Bu lobinin de arkasında ciddi güçler var. İnsanlık yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor. Yani şimdiye kadar arkada yapılan çalışmalar artık göz önüne sokularak yapılmaya çalışılıyor" ifadelerini kullandı.
VAKALARDA DRAMATİK ARTIŞ: "PANDEMİ" DÖNEMİ
Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan komisyonun verileri ise tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Sağlık Bakanlığı Cinsiyet Değiştirme Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyon Başkanı Profesör Doktor Zeki Bayraktar, "2010 yılından sonra ergen cinsiyet disforisi vakalarında çok dramatik bir artış var. Buna uzmanlar biz, 'pandemi' diyoruz. 2009 yılında yıllık müracaat 330 civarındayken, 2025 yılı itibarıyla 1000'in üzerine çıkmış gözüküyor" sözleriyle rakamsal verileri paylaştı.
TRAVMALAR VE AİLE ROLLERİ TETİKLİYOR
Cinsiyet karmaşasının temelinde yatan nedenlere dikkat çeken Zuhal Öztürk, "Bu bireylerin mutlaka geçmiş hayatlarında travmaları oluyor. Kadın, kadınlık rolünden biraz erkeklik rolüne kaydığı zaman erkek de ailesini götürebilmek için ne yapıyor? Siniyor. O zaman erkekte de ne oluyor? Kadınlık rolü artmaya başlıyor. Çocuk bu sefer bakıyor ki evde benim hangisi benim annem, hangisi benim babam? Hele ki bunun üzerine bakıyoruz ki eğer çocuk bir tacize uğramışsa bu sefer ciddi şekilde aileye ceza kesiyor" dedi.
Sürecin psikolojik boyutunu anlatan Prof. Dr. Zeki Bayraktar, "Erken evrede ne oluyor? Çocuk, kendi cinsiyetinden olan ebeveyniyle özdeşim kuruyor. Erkekse babasıyla, kız ise annesiyle özdeşim kurar. Onun kimliğini, cinsiyet kimliğini de kendisine transfer eder. Çocuk bunu yapmakta zorlanırsa o zaman işte karmaşa başlayabiliyor" ifadelerini kullandı.
SOSYAL MEDYA KUŞATMASI VE ACI VAKALAR
Uzmanlar, eşcinselliğin normalleştirilmeye çalışıldığı sosyal medyanın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine de değindi. Zuhal Öztürk, "En büyük şu anki sorun, sosyal medya. Bize gelen birçok acı bir vakayı söylemek istiyorum. Bir erkek çocuğun anne-baba sağlıklı, çocukta da hiçbir sıkıntı yok; izlediği bir içeriğin arka arkaya önüne gelmesiyle ilk buluğ çağında gördüğü ilk rüyanın ne yazık ki hemcins olduğu" şeklinde konuştu.
"ASLA GENETİK YA DA HORMONAL DEĞİL"
Kimlik karmaşasının aşılabilir bir durum olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zeki Bayraktar, "Eşcinsellik ve transseksüellik asla ve asla genetik bir bozukluk değildir. Asla ve asla hormonal bir bozukluk değildir. Bu dönemde karmaşa yaşayan gençler asla kendisini eşcinsel veya transseksüel olarak damgalamasın. Bunlar geçici karmaşalar olabilir, çoğunlukla böyledir. Bu karmaşalar eninde sonunda çözümlenecektir. Ama bir psikolojik danışmanlık ve yardıma da ihtiyacınız varsa bunu talep etmekten imtina etmeyin. 25 yaşına kadar asla ve asla ne hormon ne de ameliyat düşüncesinde olmayın" uyarısında bulundu.
AİLELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımının kritik önemde olduğunu belirten Zuhal Öztürk, "Sadece erkek olarak sevsinler, kız olarak sevsinler. Bir babanın kız çocuğuna 'Ya bu toka ne kadar sana yakışmış kızım, saçların ne kadar güzel' demesi bile o kızı tetikler, kendi güzel kadınlık duygularını okşar. Bir erkek çocuğunun 'Canım oğlum, marketten şu alışverişi yapar mısın? Ah çok teşekkür ederim oğlum, aslan oğlum' demesi çok etkilidir. 18 yaş sonrasında eğer kişi isterse %100 dönme var. 18 yaş altında eğer fark edilirse aileye çok büyük iş düşüyor" sözlerini aktardı.
CERRAHİ MÜDAHALEDE GERİ DÖNÜŞ YOK
Meclis gündeminde olan ve cinsiyet değiştirme ameliyatı yaş sınırını 18'den 25'e çıkarmayı öngören yasa teklifi tartışılırken, Prof. Dr. Zeki Bayraktar, "Elbette ki pişman olanlar var fakat ne yazık ki eğer cerrahi süreç tamamlanmışsa eski cinsiyete dönmek mümkün olmuyor" ifadelerini kullanarak geri dönüşü olmayan yola karşı uyardı.





