İran savaşı yeniden mi başladı? Ülkeleri bekleyen tehlike: Ekonomik çatırdama kapıda

İran savaşı yeniden mi başladı? Ülkeleri bekleyen tehlike: Ekonomik çatırdama kapıda

İsrail'in Lübnan'da ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırıların ardından İran'dan Tel Aviv'e füze misillemesi geldi. İran rejimi İsrail'e olası bir saldırı başlatmasının ardından Körfez'deki ABD üslerini hedef alacağını duyurması Orta Doğu'daki savaş gerilimini en üst seviyeye çıkardı. Dünyanın gözü bölgede yaşanan gelişmelere çevrilirken A Haber'de saldırıların küresel bazdaki ekonomik yansımaları ele alındı. Askeri Stratejist İbrahim Keleş, savaşın başlamasıyla dünyayı ekonomik bir krizin beklediğini ve Güney Asya başta olmak üzere petrol sorununun giderek derinleşeceğini vurguladı.

Terör devleti İsrail, Lübnan'da ateşkese rağmen saldırı ve işgallerini sürdürürken İran'dan Tel Aviv'e balistik füze saldırısı gerçekleşti. İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney saldırının ardından "Sallantıdaki Siyonist rejimin nefesinin sayılı günü kalmıştır" derken ABD Başkanı Donald Trump Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Öte yandan haftalardır Washington ve Tahran hattında müzakere süreci görüşülürken, saldırıların uzlaşıyı tehlikeye atması savaşın yeniden canlanma riskini gündeme getirdi. Peki 40 günlük İsrail/ABD- İran savaşı yeniden başlarsa dünya ekonomisi ne düzeyde etkilenir? A Haber'de Sinan Tatlı'nın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Askeri Stratejist İbrahim Keleş çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

"İRAN'IN CEVABI ÇOK DAHA SERT OLUR"

Orta Doğu'daki ateş hattında yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Askeri Stratejist İbrahim Keleş, İsrail'in olası bir saldırısına İran'ın vereceği karşılığın boyutlarına dikkat çekerek, "İsrail cevap verirse şayet, İran bu sefer çok daha fazla bir karşılık verir. Şu anda sadece Lübnan'ın güneyinde ve İsrail'in kuzeyinde olan bir üsse saldırı yaptılar ama İsrail topyekün bir saldırıya başlarsa İran da daha önce ikaz verdiği bazı yerleri vuracaktır" ifadelerini kullandı.

Askeri Stratejist İbrahim Keleş, İran'ın 40 günlük savaşta İsrail'de bulunan Dimona Üssü'nü hedef aldığını hatırlatarak Tel Aviv'in Tahran'a saldırısı durumundan rejimin bu üssü tekrar vurabileceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Askeri Stratejist İbrahim Keleş, İran'ın 40 günlük savaşta İsrail'de bulunan Dimona Üssü'nü hedef aldığını hatırlatarak Tel Aviv'in Tahran'a saldırısı durumundan rejimin bu üssü tekrar vurabileceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"İRAN DİMONA ÜSSÜNÜ HEDEF ALABİLİR"

İran'ın askeri kapasitesinin ve hedef stratejisinin altını çizen Keleş, İsrail'in en kritik noktalarının tehlikede olduğunu belirterek, "Mesela İran Necef Çölü'ndeki Dimona Üssü'nün yakınına vurmuştu, bu defa belki de o üssün bizatihi kendisini de vurabilir. İsrail'in saldırısının kapasitesine bağlı olarak İran'ın vereceği cevap da değişecektir" sözleriyle bölgedeki sıcak temasın ne kadar tehlikeli bir boyuta evrilebileceğini aktardı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA EKONOMİK DEHŞET

Savaşın sadece askeri değil, küresel ticaret ve enerji koridorları üzerindeki yıkıcı etkisine vurgu yapan İbrahim Keleş, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma işaret ederek, "Nisan veya Mart ayının sonuna doğru savaşın bir ateşkese dönüştüğünü ve karşılıklı saldırıların durduğunu düşünmüştük ama bir şey daha var: Hürmüz Boğazı. Burası şu anda çok daha sıkıntılı bir yer ve işin çok ciddi bir ekonomik boyutu var" şeklinde konuştu.

Keleş, değerlendirmelerinin devamında savaşın yeniden başlamasıyla Hürmüz Boğazı'ndaki krizin derinleşeceğini ve dünya ülkelerini ekonomik açıdan doğrudan etkileyeceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Keleş, değerlendirmelerinin devamında savaşın yeniden başlamasıyla Hürmüz Boğazı'ndaki krizin derinleşeceğini ve dünya ülkelerini ekonomik açıdan doğrudan etkileyeceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"EKONOMİLERDE ÇATIRDAMALAR GÖRÜLEBİLİR"

Stratejik petrol rezervlerinin tükenme noktasına geldiği uyarısında bulunan Keleş, dehşet anlarının ekonomik yansımasını "Ülkeler stratejik ticari petrol rezervlerinin Haziran sonu itibarıyla biteceğinden bahsediyorlar. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın bu haliyle devam etmesini mümkün kılmıyor. Bir yerde artık devletler de ekonomilerindeki çatırdamayı görecekler. Fiyatlar arttığı gibi petrolü bulamıyorsunuz da" ifadeleriyle dile getirdi.

GÜNEY ASYA VE ÇİN İÇİN TEHLİKE ÇANLARI

Petrol krizinin özellikle dışa bağımlı ülkeleri vuracağını kaydeden Keleş, küresel üretim zincirinin nasıl kopabileceğini anlatırken "Güney Asya ülkeleri bu noktada ciddi sıkıntıdalar. Petrolü tamamen dışa bağımlı olan ülkeler var ve bunların üretim kapasitelerinde büyük sorunlar çıkacak. Çin bazı fırsatları değerlendirip karadan boru hattı çekmiş olsa da Çin dediğimiz ülke dünyanın fabrikasıdır. Onun üretiminde meydana gelecek kısıtlamalar dünya ekonomilerini daha da büyük bir sıkıntıya düşürecektir" sözleriyle tarihi bir uyarıda bulundu.

İSRAİL'İN LÜBNAN'I İŞGAL PLANI

İsrail'in yayılmacı politikasının Gazze ile sınırlı kalmadığını belirten İbrahim Keleş, Lübnan cephesindeki tehlikeyi şu sözlerle aktararak "İşin ticari ve ekonomik boyutu bir yana, İsrail'in Lübnan ile alakalı zaten Gazze ile birlikte Lübnan'ı da işgal etme planı vardı. Bir ara Litani Nehri kıyısındaki Birleşmiş Milletler'e bağlı güçlere de saldırılarda bulundular. 2024'ün Kasım ayında bir ateşkes yapıldı güya ama İsrail o ateşkesi binlerce kez ihlal etti." dedi.

"İSRAİL İÇİN ATEŞKESİN BİR ANLAMI YOK"

İsrail'in diplomasiye ve anlaşmalara bakış açısını sert bir dille eleştiren İbrahim Keleş, "İsrail'in herhalde en sevmediği kavram ateşkestir, hiç hazmetmiyor. Ne Gazze ile ne Lübnan ile yapılan ateşkes İsrail için hiçbir anlam taşımıyor. O kendi gündemini uygulamaya çalışıyor" şeklinde konuştu.

İbrahim Keleş Hürmüz'ün kapaılı olmasıyla başta Güney Asya'yı ardından tüm ülkleeri etkilediğini ifade etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) İbrahim Keleş Hürmüz'ün kapaılı olmasıyla başta Güney Asya'yı ardından tüm ülkleeri etkilediğini ifade etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

ABD VE İSRAİL'İN "İYİ POLİS KÖTÜ POLİS" OYUNU

ABD-İsrail ilişkilerindeki stratejik tiyatroya dikkat çeken Askeri Stratejist İbrahim Keleş, Trump ve Netanyahu arasındaki ilişkiyi, "Bu işi tek başına yapmaya kalkarsa sıkıntısı büyük olur, o yüzden Amerika'yı bir biçimde bu işe dahil etmeye çalışıyor. Trump ile Netanyahu veya İsrail ile Amerika arasındaki ilişkilerde 'iyi polis kötü polis' oyunu oynuyorlar. Sorgudaki kişiden cevap alabilmek için kullanılan bu yöntemde sorgulanan kişi İran'dır. Kötü polis İsrail, iyi polis ise Amerika'dır. Ama her iki polisin de hedefi İran'ı istedikleri noktaya getirebilmektir" ifadelerini kullandı.

"İSRAİL, ABD DESTEĞİ OLMADAN ADIM ATAMAZ"

İsrail'in askeri hareket alanının tamamen ABD'ye bağlı olduğunu vurgulayan Keleş, Trump'ın söylemlerine temkinli yaklaştığını belirterek, "Amerika'nın desteği olmadan İsrail ne Lübnan'a saldırabilir ne de başka bir ülkeye. Hele İran gibi bir ülkeye saldırmak İsrail'in boyunu çok aşan bir şeydir. Amerika desteği olmadan yapamaz, o nedenle Trump'ın sözlerini çok da inandırıcı bulmuyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin