ABD-İran krizinde yeni perde! İsrail medyasından çarpıcı iddia: Washington Tahran'a "son hakkınız kaldı" dedi

ABD-İran krizinde yeni perde! İsrail medyasından çarpıcı iddia: Washington Tahran'a "son hakkınız kaldı" dedi

İsrail basınında yer alan bilgilere göre, Hizbullah'ın birkaç hafta önce İsrail işgal güçlerine yönelik düzenlediği İHA saldırısının hedefinde üst düzey bir İsrail komutanı bulunduğu belirtildi. Öte yandan ABD-İran arasında aylardır devam eden nükleer müzakerelerde gerilim her geçen gün tırmanırken, İsrail basınından dikkat çeken bir iddia geldi. İsrail medyasına göre Washington, Tahran yönetimine "son hakkınız kaldı" dediği ileri sürüldü. Trump'ın Tahran ile müzakere sürecine ilişkin yaptığı konuşmada ise, "İran ile anlaşmanın ne olduğunu göreceksiniz" dedi.

ABD arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan, ateşkesin uygulanması konusunda mutabakata vardı. Anlaşma, Hizbullah'ın saldırıları durdurmasını ve Güney Litani bölgesinden çekilmesini öngörüyor. Ancak sahadaki gerilim sürüyor.

İsrail işgal güçleri, kuzey İsrail'de şüpheli hava hedefi nedeniyle sirenlerin devreye girdiğini açıkladı.

İran ise ABD ile görüşmelerde ilerleme sağlanamadığını belirtirken, Beyrut'a yönelik olası bir İsrail saldırısının çatışmaları yeniden tırmandırabileceği uyarısında bulundu. Orta Doğu'da diplomasi hızlanırken, bölgede tansiyon yüksek kalmaya devam ediyor.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

İRAN: MUTABAKATTA BELİRSİZLİKLER VAR

İran dini lideri Mücteba Hamaney’in askeri danışmanı Muhsin Rızai, ABD-İran arasındaki savaşın sonlandırılmasına yönelik mutabakat zaptı taslağında hala açıklığa kavuşturulması gereken belirsizlikler bulunduğunu söyledi. 
  
İran dini lideri Mücteba Hamaney’in askeri danışmanı Muhsin Rızai, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik üzerinde çalışılan mutabakat zaptına ilişkin açıklamalarda bulundu. Rızai, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, mutabakat zaptının mevcut taslağında hala açıklığa kavuşturulması gereken belirsizlikler bulunduğunu söyledi. 
  
Rızai ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı kendi şartlarını kabul etmeye zorlamak istediğini ve Tahran'ın taleplerini belirsiz bırakmaya çalıştığını öne sürdü. 

HİZBULLAH: İSRAİL TANKINA YÖNELİK SALDIRIDA BİR İSRAİLLİ ASKER ÖLDÜ

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan'daki Litani Nehri'nin kuzeyinde Hizbullah tarafından İsrail ordusuna ait bir tanka düzenlenen saldırı sonucunda bir İsrailli askerin öldüğünü açıkladı.   
  
İsrail, taraflar arasında dün ilan edilen yeni ateşkese rağmen Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik işgalini sürdürürken İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hizbullah tarafından düzenlenen bir saldırı sonucunda bir İsrailli askerin öldüğünü açıkladı. Öldürülen askerin, 21 yaşındaki Yüzbaşı Eitan Shmuel Lemberg olduğu açıklandı. Lemberg'in, Lübnan'daki Litani Nehri'nin kuzeyindeki bir İsrail tankına yönelik tanksavar füzeyle düzenlenen saldırıda öldüğü kaydedildi. 
  
IDF, saldırı sonrasında Hizbullah altyapılarına yönelik hava ve topçu saldırılarının düzenlendiğini açıkladı. 

KATZ, LÜBNAN'DAKİ İŞGALİN SÜRECEĞİNİ AÇIKLAMIŞTI
  
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz bugün yaptığı açıklamada, dün yeni bir ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail ordusunun şimdilik Lübnan'da saldırılara devam edeceğini ve ülkeden çekilmeyeceğini söylemişti. Katz, İsrail ordusunun İsrail hükümeti tarafından ülkenin kuzeydeki İsrail yerleşimlerini korumak amacıyla oluşturulan ve tampon bölge olarak tanımlanan alanın bir parçası olarak işgal ettiği Lübnan'ın güneyindeki geniş bölgelerde kalmaya devam edeceğini belirtmişti. 

TRUMP'TAN İRAN AÇIKLAMASI: HAFTA SONUNA KADAR ANLAŞMAYA VARILABİLİR

Ortadoğu’daki son gelişmeleri sıcak bölgeden aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "Donald Trump’ın bu açıklamaları aslında yeni değil. Ateşkes süreci boyunca benzer ifadeleri sıkça duyduk. Trump bir yandan İran ile müzakerelerin iyi gittiğini söylerken diğer yandan tehdit dilini kullanmaya devam ediyor" sözleriyle bölgedeki ikircikli atmosfere dikkat çekti. Karabağ, Trump’ın son açıklamalarında İran’ın yeni lideri Mustafa Hameney ile görüşmesinin bile mümkün olabileceğini belirttiğini ifade ederek; Ekber Karabağ, "Trump, önümüzdeki yakın gelecekte, hatta hafta sonuna kadar İran ile bir anlaşmaya varılabileceği yönünde bir ifade kullandı" şeklinde konuştu.

İSİMLER DEĞİŞSE DE ÇELİŞKİ DEĞİŞMİYOR

Ancak Washington’dan gelen bu 'iyimser' rüzgâr, Tahran duvarına çarpmış durumda. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı’nın açıklamalarına değinen Karabağ; Ekber Karabağ, "Irakçı, Trump ile aynı fikirde değil. Müzakere sürecini tamamen durdurmadıklarını ancak herhangi bir ilerleme veya gelişme kaydedilmediğini açıkça belirtti" ifadelerini kullandı. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik uçurumun ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

"KAYGILARIMIZ GİDERİLENE KADAR İMZA YOK"

Müzakere masasındaki kilitlenme sadece dışişleri bakanlığı düzeyinde değil, daha geniş bir kararlılıkla sürdürülüyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın yaptığı son açıklamaya dikkat çeken Karabağ; Ekber Karabağ, "Tüm kaygılarımız giderilinceye kadar herhangi bir anlaşmaya imza atmayacağız şeklinde bir irade beyan edildi" sözleriyle İran’ın geri adım atmaya niyetli olmadığını aktardı.

ATEŞ HATTINDA SICAK TEMAS: KİŞ ADASI VE KUVEYT HAVALİMANI HEDEFTE

Diplomatik söz düellosu devam ederken, sahada silahların susmadığı dehşet anları yaşanıyor. Tarafların birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçladığını belirten Karabağ, bölgedeki saldırı trafiğini şu sözlerle detaylandırdı; Ekber Karabağ, "ABD, İran’ın Kiş Adası’nı vururken; İran ise Kuveyt Havalimanı’nı hedef alıyor. Bu saldırılarda sivillerin hayatını kaybetmesi bile söz konusu oluyor ancak süreç bir şekilde bu kaotik yapıda devam ediyor" dedi.

İSRAİL TELEVİZYONLARINDAN 'SON UYARI' İDDİASI

Bölgedeki gerilimi tırmandıran bir diğer iddia ise İsrail kanadından geldi. İsrail televizyonlarının geçtiği haberlere atıfta bulunan Karabağ; Ekber Karabağ, "İsrail medyası, ABD’nin İran’a 'Artık bu sizin son hakkınız' dediğini öne sürüyor. Bu, aslında daha önce de defalarca dile getirilmiş bir tehdit" ifadelerini kullanarak bölgedeki psikolojik harp tekniklerine vurgu yaptı. Trump’ın daha önce Arap ülkelerinin kendisinden bu saldırıları yapmasını istediğini, ancak kendisinin hafta sonuna kadar beklemeyi tercih ettiğini söylediği de hatırlatıldı.

PİYASALARIN 'SAĞIR' KULAĞI VE LÜBNAN ÇIKMAZI

Tüm bu sert açıklamalara rağmen uluslararası piyasaların artık bu söylemlere karşı bağışıklık kazandığı gözlemleniyor. Karabağ, Trump’ın açıklamalarının artık piyasalarda ciddi bir oynaklık yaratmadığını belirterek; Ekber Karabağ, "Aynı şeyler o kadar çok tekrarlandı ki artık piyasalar bunu satın almış durumda. Meselenin somut bir tarafı veya ciddiyeti kalmadı gibi görünüyor" dedi. Ancak bu durağanlığın aksine, bölgedeki asıl patlama noktasının Lübnan olabileceği uyarısında bulunuldu. Karabağ; Ekber Karabağ, "Mesaj trafiği aracılar üzerinden devam etse de, özellikle Lübnan meselesi dolayısıyla bölgede çok ciddi ve aşılması güç bir gerginlik hakim" sözleriyle yaklaşan tehlikeli sürece işaret etti.

TRUMP: İRAN İLE ANLAŞMANIN NE OLDUĞUNU GÖRECEKSİNİZ

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir etkinliğin ardından dış politika ve İran gündemini değerlendirdi. İran'la bir anlaşma yapmaya yakın olduklarını kaydeden Trump, anlaşma sağlanması halinde İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul edeceğini ve Hürmüz Boğazı'nın hemen açılacağını belirtti.

Trump, açıklamasının devamında, "Eğer İran ABD askerlerini öldürürse bu, çatışmaların yeniden başlaması için güçlü bir gerekçe oluşturur" dedi. İran ile yürütülen sürece ilişkin de konuşan Trump, "İran'la yapılacak anlaşmanın nasıl şekilleneceğini göreceksiniz" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, "En önemli gelişme ise Hürmüz Boğazı'nın kısa süre içinde yeniden açılacak olması" değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların büyük kısmının zaten temizlendiğini anlatan Trump, anlaşma sağlanır sağlanmaz boğazın gemi trafiğine açılacağını vurguladı.

Trump, İran'la anlaşma noktasında ülkenin lideri Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık olup olmadığı yönündeki bir soruya, "Onunla görüşmek istemiyorum, ama görüşürsem, onunla tanışmaktan onur duyarım; bir anlaşmaya varabilir miyiz bunu görmek isterim. Eğer anlaşırsak, onunla görüşmem mümkün olabilir." şeklinde yanıt verdi.

Olası bir Trump-Hamaney görüşmesinin Beyaz Saray'da olup olmayacağı yönündeki soruyu ise Trump, bu konuları henüz görüşmediklerini ifade ederek yanıtladı.

"YA ANLAŞMA YA DA SAVAŞLA KAZANACAĞIZ" MESAJI

ABD Başkanı, İran'ın askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde yok ettiklerini savunarak, "Bir şekilde kazanacağız, ya kağıt üzerinde (anlaşma yoluyla) kazanacağız ya da askeri olarak kazanacağız." dedi.

Bununla beraber İran'ı Venezuela ile kıyaslayan Trump, İran'ın çok daha zor bir başlık olduğunu ve askeri açıdan Venezuela'daki gibi olmadığını vurguladı.

"Burası (İran) Venezuela gibi değil; oraya girip biraz kalıp çıkarsın, burası ise farklı." diyen Trump, İran'da kapsamlı askeri operasyon yapabilmenin çok daha ağır bir askeri sevkiyatı gerektirdiğini ifade etti.

Trump, "İran, Amerikan askerlerini öldürürse bu ülkeye yeniden saldırır mısınız?" şeklindeki bir soruya ise, "Eğer (İran) askerlerimizi öldürseydi, sanırım hiç tereddüt etmeden saldırılara yeniden başlardım." diye yanıt verdi.

ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN ÇIKARILMASI TARTIŞMASI

Diğer yandan Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması için ABD askerlerini İran topraklarına gönderme fikrini tartıştıklarını, ancak bu tür bir askeri operasyonun "çok riskli" olduğuna karar verip bundan vazgeçtiklerini anlattı.

Trump, bununla beraber, İran'daki nükleer kalıntıların çıkarılması konusunda İran'ın kendileri ile işbirliği yapacağını düşündüğünü belirtti.
 

"LÜBNAN'DA OLUMLU GELİŞMELER YAŞANACAK"

Öte yandan Trump, Lübnan konusunda hem Hizbullah tarafıyla hem de İsrail tarafıyla görüştüğünü ve barış anlaşmasına yönelik olumlu bir sürecin içinde olduklarını dile getirdi.

"Hizbullah bizi aradı ve artık durmaya ne dersiniz dediler. Bence orada bazı olumlu gelişmeler yaşanacak. Lübnan’da biraz barışın sağlanabilmesi gerçekten çok güzel olurdu." diyen Trump, bu konuda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de net bir şekilde konuştuğunu söyledi.
 

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDEN "GÜVENLİK" MESAJI

ABD'nin İsrail Büyükelçiliği, Orta Doğu'da tırmanan gerilim nedeniyle Amerikan vatandaşlarına yönelik yeni bir güvenlik uyarısı yayımladı. İsrail, Batı Şeria ve Gazze başta olmak üzere bölgedeki risklere dikkat çekilen açıklamada, vatandaşlardan olası bir saldırı veya çatışma durumunda en yakın sığınağın yerini bilmeleri istendi.

Orta Doğu'da tansiyon her geçen saat yükselirken, ABD'den dikkat çeken bir hamle geldi. ABD'nin İsrail Büyükelçiliği tarafından sosyal medya hesaplarından yayımlanan güvenlik mesajında, bölgedeki güvenlik ortamının "karmaşık ve hızla değişebilir" olduğu vurgulandı.

"GÜVENLİK ORTAMI HIZLA DEĞİŞEBİLİR"

Büyükelçilik açıklamasında, “Bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle güvenlik ortamı karmaşık kalmakta ve hızla değişebilmektedir. Orta Doğu'daki Amerika vatandaşlarını temkinli olmaya devam etmeleri gerektiği konusunda uyarıyor ve son dakika gelişmeleri için haberleri takip etmelerini teşvik ediyoruz. Bahreyn, İsrail, Batı Şeria, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri için Dışişleri Bakanlığı seyahat uyarıları hala seviye 3, 'Seyahati yeniden düşünün' seviyesinde kalmaktadır. İran, Irak, Lübnan, Suriye, Gazze ve Yemen hala seviye 4, 'Seyahat etmeyin' seviyesindedir" ifadeleri kullanıldı.

TRUMP'TAN PUTİN VE ZELENSKİY'E ÇAĞRI!

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray'dan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

Putin ve Zelenskiy'nin görüşmesinin çok iyi olacağını düşünüyorum. Bir araya gelip bu işi çözmeliler.

Askeri desteğimiz olmasaydı, Ukrayna bugün savaşmaya devam edemezdi. Benim verdiğim ekipmanlar olmasaydı Ukrayna bir ya da iki gün bile dayanamazdı.

İSRAİL: ABD İRAN'A "SON HAKKINIZ KALDI" DEDİ

ABD-İran arasında aylardır devam eden nükleer müzakerelerde gerilim her geçen gün tırmanırken, İsrail basınından dikkat çeken bir iddia geldi. İsrail medyasına göre Washington yönetimi, Tahran'a yönelik mesajında "Son hakkınız kaldı" ifadelerini ileterek sabrın tükenmek üzere olduğu uyarısında bulunduğu ileri sürüldü. 

KATİL İSRAİL'DEN LÜBNAN'A SALDIRI: 3 ÖLÜ

İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısı sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Ülkenin resmi haber ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail ordusunun ateşkese rağmen ülkenin güneyini bombalamaya devam ettiğine dikkat çekildi.

NEBATİYE KENTİNDE BOMBA SESLERİ YÜKSELDİ 

İsrail'in güneydeki Sur kentine bağlı Abbasiye beldesinde düzenlediği hava saldırısında 3 sivilin yaşamını yitirdiği aktarılan haberde, İsrail'in ayrıca Nebatiye kentine bağlı birçok beldeyi de bombaladığı kaydedildi.

Haberde, İsrail ordusunun hem savaş uçakları hem de insansız hava araçlarıyla (İHA) Nebatiye'ye bağlı Deyr Antar, Kefr Tebnit, Ernun, Şevkeyn ve Zubdeyn beldelerini bombaladığı ifade edildi.

Bu arada İsrail'in gün içinde Lübnan'ın güneyinde sürdürdüğü hava saldırılarında 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
 

HİZBULLAH'TAN İSRAİL İLE SAVAŞA DEVAM MESAJI

Hizbullah Genel Sekreteri Kasım, İsrail'i Lübnan'dan çıkarana kadar savaşmaya devam edeceklerini söyledi.

TRUMP'TAN "SAVAŞ YETKİLERİ" TASARISININ KABUL EDİLMESİNE TEPKİ

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Temsilciler Meclisinde, Washington yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören "savaş yetkileri" tasarısının kabul edilmesine tepki gösterdi.

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a yönelik saldırıların sona erdirilmesini öngören "savaş yetkileri" tasarısının Temsilciler Meclisinde kabul edilmesini "anlamsız bir oylama" olarak niteledi.

Oylamada "4 kötü Cumhuriyetçi ve tüm Demokratların" İran ile "son müzakerelerin sürdürüldüğü aşamada" savaş yetkilerini sınırlandırmak için oy kullandığına dikkati çeken Trump, "Böylesine vatanseverlikten uzak bir şeyi kim yapar? Görüşmelerin hangi aşamada olduğunu biliyorlar." ifadesini kullandı.

Trump, şunları kaydetti:

"Demokratlar 'Trump Delilik Sendromundan' besleniyor. Ülkemizin başarısız olmasını, bana birçok zaferden birini daha kazandırmaktan daha çok tercih ediyorlar. 4 Cumhuriyetçi ise bambaşka bir hikaye. Onlar gösteriş meraklısı! Kendilerinden utanmalılar."

TASARI

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören "savaş yetkileri" tasarısını dün kabul etmişti.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, 208 "hayır" oyuna karşılık 215 "evet" oyu kullanılmıştı.

4 Cumhuriyetçi üyenin Demokratlarla "evet" oyu kullandığı oylama, Trump'ın kendi partisinin çoğunlukta olmasına karşın Temsilciler Meclisinde İran'la savaşın sürmesine yönelik tepkinin somut ifadesi olarak değerlendirilmişti.

Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barrett ve Warren Davidson oylamada ABD'nin İran'la savaşının sona ermesi yönünde oy kullanmıştı.

VETO KESİN GİBİ

ABD Senatosunda gündeme gelen benzer bir savaş yetkileri tasarısı da nihai oylama öncesinde Senato Genel Kurulu gündemine alınması yönündeki oylamadan geçmişti.

Söz konusu tasarının Senatodan da geçmesi halinde savaş yetkileri tasarısı, ABD Başkanı Trump'ın masasına gidecek ancak Trump'ın bu yöndeki bir tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN İSRAİL'E LÜBNAN ÇAĞRISI: "SAVAŞ ÖNCESİ HATLARA ÇEKİLMELİ"

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, İsrail'in Lübnan'da kontrol altına aldığı bölgelerden çekilmesi gerektiğini belirterek, Tel Aviv yönetiminin ABD-İsrail saldırıları öncesindeki mevzilere dönmesini istedi.

İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'na konuşan Kaani, Lübnan'daki direniş hareketine destek vermenin tüm Müslümanların görevi olduğunu savunarak, "İsrail'i bölgeden çıkarmak ulaşılabilir bir hedeftir" dedi.

"DİRENİŞİN TEMEL TALEBİ İSRAİL'İN GERİ ÇEKİLMESİ"

Kaani açıklamasında, Lübnan'daki direniş güçlerinin öncelikli talebinin İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi olduğunu belirtti.

"Direnişin taleplerinin özü, işgalci rejimin (İsrail) 40 günlük savaş başlamadan önce bulunduğu mevzilere geri çekilmesidir" ifadelerini kullanan Kaani, Lübnanlı savaşçıların "kararlı direnişlerinin" sonuçlarını yakında göreceklerini söyledi.

Ateşkes açıklamasına rağmen İsrail operasyonlarını sürdürüyor

İsrail işgal güçleri ise perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington'da çarşamba günü duyurulan ateşkes mutabakatına rağmen güney Lübnan'daki askeri operasyonlarını sürdüreceğini bildirdi.

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki bazı bölgeleri onlarca yıldır işgal altında tutarken, bazı bölgeleri ise 2023-2024 dönemindeki çatışmalar sırasında kontrol altına aldı.

SON 25 YILIN EN DERİN KARA HAREKâTI

Mevcut operasyon kapsamında İsrail birlikleri Lübnan topraklarında 10 kilometreden fazla ilerledi. Bu durum, 2000 yılından bu yana gerçekleştirilen en derin İsrail kara harekâtı olarak kayıtlara geçti.

Resmi verilere göre İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da yürüttüğü geniş çaplı saldırılarda 3 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti, 10 bin 600'den fazla kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

BÖLGESEL GERİLİM TIRMANMIŞTI

Bölgede tansiyon, şubat ayının sonlarında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları başlatmasının ardından hızla yükseldi.

Söz konusu saldırılarda 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, İran da misilleme olarak İsrail'i ve ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef aldı. Tahran ayrıca küresel ticaret açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapattı.

ATEŞKES YÜRÜRLÜKTE, MÜZAKERELER SÜRÜYOR

Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan ateşkes 8 Nisan'da yürürlüğe girerken, taraflar arasında daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılması için diplomatik girişimler devam ediyor. Ancak sahadaki askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, bölgede gerilimin tamamen sona ermediğini gösteriyor.

İRAN LİDERİNDEN AÇIKLAMA: "DÜŞMAN HALKIN DİRENCİNİ ZAYIFLATMAYI HEDEFLEYEN KAPSAMLI BİR HİBRİT SAVAŞA YÖNELDİ"

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, ABD-İsrail'in, "savaş alanında aldıkları yenilgi sonrası halkın direncini zayıflatmayı hedefleyen kapsamlı bir hibrit savaşa" yöneldiğini ifade etti.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Hamaney, İran devriminin kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün 37'nci yıldönümü münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı.

Hamaney, ABD önderliğindeki "hegemonik sistemin" İran'ın iç işlerini hedef alan yeni bir stratejiye geçtiği uyarısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Neredeyse seksen yıl önce İsrail adında bir garnizon kuran baskı rejimi, sözde Büyük İsrail'in Fırat'ın doğusundaki boş ve sahte coğrafyasının doğu sınırında bağımsız bir İran'ın varlığını kabul etmiyor ve ilerlemesini engelleyecek her türlü tedbiri almaktan geri durmuyor."

"ABD VE İSRAİL DERİN AŞAĞILANMA VE ARDI ARDINA YENİLGİYE UĞRADI"

ABD-İsrail'in, savaş alanında "derin bir aşağılanma ve ardı ardına yenilgiler yaşadıktan sonra" kapsamlı bir "hibrit savaşa" başvurduğu değerlendirmesinde bulunan Hamaney, söz konusu hibrit savaşın toplumun çeşitli kesimleri arasında şüphe, umutsuzluk ve bölünme tohumları ekmeye dayanan yöntemlerle yürütüldüğünü belirtti.

Hamaney, "düşmanın" stratejik hedefinin halk ile ülke yönetimi arasındaki karşılıklı güveni zayıflatmak olduğu uyarısında bulundu ve vatandaşlar ile devlet kurumları arasındaki güvenin ve ulusal birliğin korunmasının önemine işaret etti.

HİZBULLAH'TAN NOKTA OPERASYON! İSRAİL'İN KRİTİK KOMUTANI SON ANDA KURTULDU

Hizbullah'ın fiberoptik insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirdiği saldırıda Lübnan'ın güneyine giden İsrail işgal güçlerinin Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo'nun bulunduğu askeri konvoyu hedef aldığı ortaya çıktı.

İsrail işgal güçlerinden yapılan açıklamada, Hizbullah saldırısının Tümgeneral Milo ve beraberindeki heyetin Lübnan'ın güneyinde işgal edilen bir köye ziyareti sırasında gerçekleştiği belirtildi.

Tümgeneral Milo ve beraberindeki heyetin araçlarından inmesinden kısa bir süre sonra Hizbullah'ın gönderdiği fiberoptik kamikaze İHA'nın konvoydaki askeri araçlardan birine doğrudan isabet ettiği aktarıldı.

YARA ALMADAN KURTULDU

Birkaç hafta önce gerçekleştiği belirtilen saldırıdan Milo ve beraberindeki askeri heyetin yara almadan kurtulduğu ifade edildi.

Hizbullah'ın Milo'yu hedef alan saldırısının ardından İsrail ordu komuta kademesinin Lübnan'da işgal edilen bölgelere yönelik ziyaretine ilişkin güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Hizbullah'ın gerçekleştirdiği İHA saldırılarıyla Lübnan'ın güneyinde "komutanları avlama" stratejisi benimsemeye başladığı belirtildi.

Hizbullah'ın İsrail-Lübnan sınır hattında gerçekleştirdiği etkili İHA saldırıları karşısında İsrail işgal güçleri kalıcı çözüm bulmakta zorluk çekiyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail işgal güçlerinde İHA saldırılarına karşı alanlarında uzman sivil ve askerden oluşan bir ekip kurulduğunu ve kalıcı bir çözüm üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ: ORDU ABD'NİN KULLANDIĞI YERLERİ HEDEF ALDI

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Silahlı Kuvvetleri'nin ABD'nin kullandığı yerleri hedef aldığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından bölgedeki son gelişmelere ilişkin bir açıklama yayımladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) iş birliğinden övgüyle bahsettiği bir videoyu alıntılayan Arakçi, "Silahlı Kuvvetlerimiz, ABD'nin sivil deniz taşımacılığına saldırmak ve ateşkesi ihlal etmek için kullanmasına izin verilen noktalara yönelik meşru müdafaa saldırıları düzenliyor" ifadelerini kullandı.

Açıklamasında olası yeni saldırılara karşı da uyarılarda bulunan Arakçi, "Herhangi bir düşmanca eyleme derhal ve kararlı bir yanıt verilecektir. Yaptırımların ve savaşın başaramadığını, daha fazla savaşla kazanmak mümkün olmayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

TRUMP'IN, İRAN SALDIRILARINDA ABD ASKERLERİNİN ÖLMESİ HALİNDE ATEŞKESİ SONA ERDİREBİLECEĞİ İDDİASI

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın Amerikan askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sona erdirmeyi değerlendireceğini yakın çevresine söylediği öne sürüldü.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, karşılıklı saldırıların Trump üzerindeki baskıyı ve ateşkesin uzun vadede sürdürülmesine ilişkin şüpheleri artırdığını belirtti.

Yetkililer, Trump'ın buna rağmen Hürmüz Boğazı'nı yeniden ulaşıma açacak, İran'ın nükleer faaliyetlerini sona erdirecek ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldıracak bir anlaşma imzalamaya yakın olduğunu söylediğini iddia etti.

Son haftalarda üzerinde çalışılan çerçeve anlaşmasının, öncelikle Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve ABD'nin İran'a yönelik ablukasının kaldırılmasını öngördüğünü savunan yetkililer, Trump'ın, İran'ın ABD askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sonlandırmayı değerlendireceğini yakın çevresine söylediğini öne sürdü.

ABD Başkanı Trump, İran'la devam eden müzakerelere ilişkin, "Müzakerelerin çok çok iyi gittiğini ilettiler. Eğer (anlaşma) olursa, olmayabilir de ama olursa mesela bu hafta sonu olabilir." ifadelerini kullanmıştı.

İRAN'DAN LÜBNAN MESAJI: SAVAŞ TÜM CEPHELERDE DURMALI

İran ile ABD arasında devam eden müzakereler ve bölgedeki askeri hareketlilik yeni açıklamalarla gündemdeki yerini koruyor. A Haber canlı yayınında Tahran'dan son gelişmeleri aktaran Ekber Karabağ, hem İran'ın Lübnan konusundaki tutumunu hem de ABD ile yürütülen görüşmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmeleri paylaştı.

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİ: KUZEY İSRAİL'DE HAVA SALDIRISI ALARMLARI DEVREYE GİRDİ

İsrail işgal güçleri, perşembe günü kuzey İsrail'de hava saldırısı sirenlerinin çaldığını duyurdu. İşgal güçleri, olaylardan birinin sonuçlandığını, diğerinin ise yanlış alarm olduğunun belirlendiğini açıkladı.

İsrail işgal güçleri sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kısa süre önce Kfar Yuval bölgesinde düşman hava aracı sızmasına ilişkin çalan sirenlerin ardından şüpheli bir hava hedefi tespit edildi. Olay sona ermiştir. Herhangi bir yaralanma bildirilmemiştir" ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, Arab el-Aramşe bölgesinde verilen diğer alarmın ise "yanlış tespit" sonucu verildiği belirtildi.

ABD, İSRAİL VE LÜBNAN'DAN ORTAK "ATEŞKES" AÇIKLAMASI

 İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda gerçekleştirdiği doğrudan görüşmelerin ardından üç ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, "İsrail ve Lübnan, ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kalmıştır. Ateşkes, Hizbullah saldırılarının tamamen durdurulmasına ve tüm Hizbullah unsurlarının (İsrail sınırı ile Lübnan'ın Litani Nehri arasındaki) Güney Litani bölgesinden tahliye edilmesine bağlıdır" denildi.


İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda gerçekleştirdiği doğrudan görüşmelerin 4. turunun tamamlanmasının ardından, üç ülkeden görüşmelerin içeriğine ilişkin ortak açıklama geldi. İsrail ve Lübnan heyetlerinin ateşkesin hayata geçirilmesi konusunda görüş birliğine vardığı kaydedilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kalmıştır. Ateşkes, Hizbullah saldırılarının tamamen durdurulmasına ve tüm Hizbullah unsurlarının (İsrail sınırı ile Lübnan'ın Litani Nehri arasındaki) Güney Litani bölgesinden tahliye edilmesine bağlıdır" ifadeleri kullanıldı.

"DEVLET DIŞI AKTÖRLER DEVRE DIŞI BIRAKILACAK"

İsim vermeden Hizbullah'ın Lübnan'daki varlığına işaret edilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ABD'nin yardımıyla devlet dışı tüm aktörlerin devre dışı bırakılması ve bölgenin yegane kontrolünün Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne verilmesini öngören pilot bölgeler oluşturma sürecinin hızla hayata geçirilmesi konusunda mutabık kalmıştır" denildi. Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına kapı aralayacağı vurgulanan açıklamada, "Görüşmelere katılan tüm ülkeler, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geleceğine bu iki egemen hükümet tarafından karar verilmesi gerektiğini yinelemiştir. Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün, Lübnan'ın geleceğini rehin almaya yönelik her türlü girişimi reddedilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

"İSRAİL VE LÜBNAN DOĞRUDAN MÜZAKERELERE DEVAM EDECEK"

İsrail ve Lübnan'ın karşılıklı güveni inşa etmek, sorunları çözmek ve iki ülke arasında kapsamlı bir anlaşmaya varmak için doğrudan müzakerelere devam etme kararı aldığı aktarılarak, "Heyetler, 29 Mayıs'ta Pentagon'da yapılan görüşmeleri temel alarak, Lübnan ve İsrail'in egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sürdürülebilir bir şekilde güvence altına almayı amaçlayan bir güvenlik çerçevesini ele almıştır. Bu çerçeve, devlet dışı silahlı grupların dağıtılmasını ve yeniden ortaya çıkmalarının önlenmesini de içermektedir" denildi.

ABD'DEN LÜBNAN SİLAHLI KUVVETLERİ'NE DESTEK TAAHHÜDÜ

Görüşmelere katılan tüm tarafların, İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını ve Orta Doğu genelindeki istikrar bozucu faaliyetlerini kınadığı belirtilerek, "ABD, İsrail ve Lübnan hükümetlerinin egemenliğine yönelik süregelen desteğini yinelemiştir. Çatışmaların sona ermesine yönelik herhangi bir anlaşmanın, başka bir kanal üzerinden değil, doğrudan ABD'nin arabuluculuğunda iki hükümet arasında yapılması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. ABD, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesinin artırılması ve Lübnan'ın egemenliğini etkin bir şekilde kullanması konusunda destek vermeye hazır olduğunun altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı.

İSRAİL, KIRMIZI ÇİZGİ OLARAK HİZBULLAH VARLIĞINA İŞARET ETTİ

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 2 Haziran'da yaptığı "Hizbullah'ın sadece İsrail'in ve ABD'nin değil, aynı zamanda Lübnan'ın da düşmanı olduğu" yönündeki açıklamaları hatırlatılarak, "İsrail, görüşmelerde güvenliğinin ve toprak bütünlüğüne saygının ancak Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve tüm Lübnan'daki Hizbullah altyapısının çökertilmesiyle sağlanabileceğini yinelemiştir. Askıda kalan tüm sorunların çözümü ile kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için ABD liderliğindeki doğrudan müzakerelerin önemini vurgulamıştır" denildi.

LÜBNAN'DAN EGEMENLİK VURGUSU

Lübnan'ın görüşmelerde egemenliğe karşılıklı saygı ve çatışmaların durdurulmasının önemine vurgu yaptığı aktarılarak, "Lübnan heyeti, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin öneminin altını çizmiştir. Lübnan, ülke genelinde etkin kontrolü sağlamak adına, ABD desteğiyle Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesini artırma kararlılığını ifade etmiştir" ifadelerine yer verildi.

İsrail ve Lübnan heyetlerinin kapsamlı bir anlaşmaya varma hedefiyle 22 Haziran'da başlayan haftada yeniden bir araya gelerek siyaset ve güvenlik süreçlerini ele alacağı aktarıldı. ABD'nin bu süre zarfında taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaya devam edeceği ifade edildi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin